Home » Swinger Hikayeleri » ROMAN – Bölüm 1

ROMAN – Bölüm 1

“Merhaba, Adım Mariana” dedi ve elimi sıktı. “Türkçe biliyor musunuz” diye sordum. İngizilce yanıtladı “Sadece bu kadar, henüz 3 gün oldu Türkiye’ye geleli” dedi. Sonrasında da Oylum hanım ile tanıştık. Çalıştığım otelin imaj resimleri için gelmişti Oylum Hanım ve Mariana.

“Mariana odasına geçsin isterseniz dinlensin biraz, yol onu biraz sarstı, biz de sizinle çekim programını konuşalım olur mu” dedi Oylum Hanım. “Tabi neden olmasın, hem zaman da kazanmış oluruz biraz” dedim ve ofisime geçtik.
“Birşey rica edeceğim, geldiğimden beri sürekli olarak Oylum Hanım diye hitap ediyorsunuz bana. Ben pek sevmiyorum böyle hanımlı beyli konuşmaları. Hem 4 gün boyunca geceli gündüzlü birlikte çalışacağız. Bu samimiyeti kaldıralım, eğer sizin için bir sakıncası yok ise ben size Cenk demek isterim, siz de bana lütfen Oylum diye hitap edin” dedi ofise girer girmez. “Peki Oylum, nasıl istersen” diyerek cevapladım.
“Normalde çekimlerde genellikle otel tarafında bir bayan olur ve her şeyi onunla karar verir ve hayata geçirirdik. Burada seninle çalışmak umarım zor olmaz. Bu yüzden bazı şeyleri baştan konuşmak istiyorum” dedi. Ne demek istediğini anlayamamıştım. Boş ifadelerle bakıyordum Oylum’a. Devam etti. “Çekimlerin çoğunda manken kullanacağız. Makyaj, saç vs. ince işler ve bir erkeğin çok da karışmasını istemem açıkcası, bayan gözü daha farklı oluyor. Gerçi sizin pazarlama müdürünüz Sevgi hanım ile bu konuyu görüştüğümüzde, “Emin olun Cenk, bu güne kadar çalıştığınız birçok bayandan daha detaycıdır ve kadın güzelliğinden anlar” diye beni bilgilendirdi ama bir de işin çıplaklık boyutu var. Çünkü çekimlerin büyük bölümünde Mariana tamamen çıplak kalacak en azından poz ve ışık ayarlamalarını yaparken. Ve bir erkek bulunması hem onu hem de beni rahatsız eder. Umarım beni yanlış anlamazsın” diye ilave etti.
“Hayır, bu hiç sorun değil. Merak etmeyin. Siz poz ile ilgili gerekli hazırlıkları yaparken ben dışarıda beklerim. Manken gerekli pozu alınca gelirim, detayları kontrol ederim, pozu onaylarım ve çekim yapılır. Sorun olmaz yani” diye cevapladım. Oylum bunu mavi gözlerindeki gülümseme ve yüzündeki küçük tebessümle memnuniyetle karşılamıştı. Örnek pozlara bakarken farkettim ki gerçekten çekilecek pozların çoğundaki mankenler ya tamamen çıplaktı, yada hafif bir erotizm vardı kapalı olsa dahi vücudunun farklı bölgeleri. “Bu kadarı gerçekten bana bile fazla gelirdi zaten, muhtemelen bi kaza açardık başımıza bu pozlar çekilirken” deyiverdim Oylum’a. Başladı gülmeye. “Ben bile bir kadın olarak zorlanıyorum bazen bu tarz çekimlerde mankenlere saldırmamak için ama ne yapalım, işimiz” dedi Oylum. İçimden “Bu oylumda bir iş var ama, dur bakalım kokusu çıkar” diye geçirdim içimden. “Daha önce yaptığınız çekimlerden örnekler var mı? Merak ettim nasıl işler çıkartmışsınız” diye sordum. “Aaa, tabi dur açayım sana biraz” dedi. Otel dışında fashion ve araba fotoğrafları da çekiyormuş. Önce otellere baktık. Türkiye’nin ve dünyanın farklı köşelerinden bir çok otel çekmiş mankenli. Sonra Fashion çekimlerine baktık. Daha çok iç çamaşırı ve mayo çekmiş ve araba fotoğrafları da. Oldukça lüks ve özel arabalar özel kadınlarla çekilmiş resimler. Bu arada hiçbir çekimde erkek manken olmaması dikkatimi çekmişti. Sanırım Oylumun olayı da buydu. Kesinlikle kadınlardan hoşlanıyordu. Güzel kadınlardan. Resimlerdeki kızlar o kadar güzeldi ki, etkilenmemek elde değildi açıkcası ve de etkilenmiştim. Ereksiyonum belli olmasın diye tekerlekli sandalyemle iyice masanın altına kaymıştım. Oylum da bunu fark etmişti galiba. “Lavabo ne tarafta ” diye sordu birden. Yerimden kalkamadan oturduğum yerden tarif ettim lavabonun yerini. Artık emindi en azından ne halde olduğumdan ki yüzünde muzip bir gülümsemeyle ofisten çıktı. Arkasından dikkatlice bakınca aslında Oylum’un da bir manken kadar düzgün ve şekilli bir vücudu olduğunu düşündüm. Tunik vardı üzeride. Kalçalarının arasına girmişti arka taraftan. Belli ki tagna giyiyordu. Yuvarkal ve şekilli kalçalarını hafif hafif oynatarak yürüyordu. Tam olarak kırıtmıyordu ama nasıl baktıracağını biliyordu. Bu beni daha da ateşlendirmişti. Oylum’un lezbiyen mi yoksa biseksüel mi olduğundan emin olmalıydım bir şekilde. Eğer lez ise hiç yorulmaya gerek yoktu. Ama biseksüel ise uğraşmaya ve elde etmeye değer bir güzellikti.
15 dk. falan geçmişti galiba ki Oylum lavabodan döndü. Yüzünde tatlı ama hafif bir yorgunluk ifadesi vardı. Mavi gözleri gerçekten etkileyiciydi. İnsanın direk içine işliyordu. Yüzüne tam oturan şekilli burnu, makyajla dikkat çekecek şekilde belirginleştirilmiş dolgun ve sarkık dudakları… Bu kadın gerçekten seksiydi. “Sen de yorgunsun, istersen biraz istirahat et, 1-2 saat sonra buluşup öyle çalışalım ne dersin?” diye sordum Oylum’a. “Evet ya, iyi olur. Lavaboda hissettim ne kadar yorgun olduğumu” dedi. Onunla birlikte ofisten çıktım ve Oylum odasına geçti.
Akşam üzeri saat 5 civarında Oylum dinlenmiş bir şekilde ofisime geldi. “Bu iyi geldi. Gerçekten yorulmuşum” dedi. Çalışmak için bir toplantı salonu ayarladığımı söyledim. “Harika, ofise girip çıkan çok olur, rahat çalışamayız, zaten birçok malzemeyi de buraya getireceğiz iyi yapmışsın” dedi. Oylum, duş da almış, uzun sarı saçlarını da başının arkasında topuz yapmıştı. Boynu tüm güzelliğiyle ortaya çıkmıştı. Geldiğinde giydiği tulumu değiştirmiş, altına krem rengi uzun şilebezi bir etek, üzerine de mavi, V yaka kolsuz bir tshirt giymişti. Tam ofisten çıkmak üzereyken Mariana’da geldi. Uykudan yeni uyandığı yüzündeki yastık izinden belliydi. “Odaya çıktığım gibi kendimi yatağa attım ve yeni uyandım, alelacele de aşağı indim, umarım programı bozmamışmdır” diye üzgün bir ifadeyle seslendi Oyluma. “Yoo. biz de tam çalışmaya başlayacaktık. Sen istirahat etmeye devam edebilirsin çünkü bu gün çekim yok, ama istersen bizimle de gelebilirsin.” dedi Mariana’ya. “Havuzları ve SPA’yı keşfetmeni isterim. SPA’ya git, havuza gir, türk hamamının keyfini çıkar, fırsatı kaçırma” diye ekledim bende. “Bu gün canım istemiyor. Zaten çekimlerin çoğunluğu orada olacak. Aralarda bol bol yüzerim. Oda da canım sıkılır. Sizinle gelsem olur mu?” diye sordu. Oylum’da “Tabii” dedi ve üçümüz birlikte toplantı salonuna doğru yürümeye başladık. Mariana uzun dalgalı saçlarını serbest bırakmıştı. Üzerinde siyah askılı bir tshirt vardı. İçine sütyen giymemişti. Altında ise penye bir etek vardı. Uzun ve düzgün bacakları bütün ihtişamıyla gözler önündeydi. Bu iki kadınla çalışmak oldukça büyük bir eziyet olacaktı benim için galiba.
Toplantı salonuna çıktık, bilgisayarlar açılırken kahve, kurabiye ve meyvelerden atıştırmaya başladık. Barko cihazından örnek pozları tekrar açtı Oylum. Her poz için ayrı ayrı aksesuar, saç, makyaj vb. detayları konuşup not alıyorduk. Mariana da dikkatlice bizi izliyordu. “İngilizce konuşmanızda bir mahsur var mı? Ne dediğinizi anlamıyorum” demesiyle Oylum ve ben biraz utanmıştık açıkcası. İkimiz de özür diledik Mariana’dan ve ingilizce konuşmaya başladık. İlk baktığımız pozlar öyle çok açık pozlar değildi. Genelde bikini, mayo veya bornozlu pozlardı. Bu pozlarda Mariana’da çok birşey söylemiyordu. SPA pozlarının ilkine geldiğimizde ise Mariana sordu “Bu pozlar çekilirken sen de orada olacak mısın, yani hazırlık aşamasında?” diye. “Hayır, sen hazırlanırken ben dışarıda olacağım, sadece poza hazır olduğunda gireceğim” dedim. Oylum da ekledi “Merak etme, biz bu konuyu konuştuk. Senin ve benim rahat çalışabilmem için Cenk bey bu konuda bize yardımcı olacak” diye Mariana’nın içini rahatlatacak birkaç cümle kurdu. Mariana “Hımm, peki” dedi ama yüzünde garip bir endişenin olduğunu da görebiliyordum. Sanki hala benim onu çırıl çıplak göreceğimle ilgili yada gizlice bakacağımla ilgili endişeleri vardı. Bu arada Oylum “Mariana, şu pozu burada bir ön prova yapabilir miyiz?” diye resmi gösterdi. Resimde manken yüzü kameraya dönük şekilde, bacaklarını omuz genişliğinde açmış, elleri dizlerinde öne doğru eğilmiş şekildeydi. Saçları ise tamamen önündeydi. Mariana “Olur tabii” dedi. “İsterseniz tüm pozlarda yapabiliriz bunu ben örneklerim sorun olmaz” diye de ekledi ve ayağa kalkarak resimdeki pozu verdi. Askılı tshirtü yere doğru sarkmış, diri göğüsleri tshirtünün arasından tüm ihtişamıyla görünüyordu. Bu manzara beni çoktan etkilemişti. Tam bu sırada Mariana ile göz göze geldik. Utanmıştım çünkü yakalanmıştım. En azından Mariana’ya. Oylum bu esnada bilgisayardan başka birşeye bakıyordu. Mariana sanki hiçbirşey olmamış gibi pozunu bozmadı ve Oyulm’a seslendi. “Tam böyle mi?” diye. Oylum kafasını kaldırdı ve Mariana’ya baktığında hiçbirşey söyleyemeden öylece bakakaldı. Çünkü o da benim gibi tshirtün içindeki manzaraya takılmıştı. Benim ona baktığımı farkettiğinde gözlerini kaçırdı ve “Evet, işte tam böyle” diye pozu doğruladı.
Mariana doğruldu ve tam yerine oturacakken aniden üzerindeki tshirtü çıkarttı. Oylum ve ben donmuştuk. İkimiz de Mariana’nın göğüslerine bakmaktan kendimizi alamıyorduk. “Yeterince baktınız mı? Tshirtümü giyeyim mi yoksa biraz daha böyle durmamı mı istersiniz?” dedi kızgın bir ses tonuyla. Oylum ve ben ne diyeceğimizi bilemedik. İkimiz de hala Mariananın göğüslerine bakıyorduk. İri ve dolgun göğüsleri vardı. Ve dimdikti. Göğüs uçları koyu kahverengiydi. Melez teninde göğüs uçları pembe yuvarlaklar üzerindeki kahverengi çikolata parçası gibi duruyordu. Göğüs uçları bile sanki tornadan çıkmış kadar düzgündü. Biz konuşmadığımız için Mariana’da öylece duruyordu ve muhtemelen bizim gözlerimizi yakalamaya çalışıyordu. “Eminim böyle çalışmak daha keyifli olur. Olağan üstü güzel göğüslerin var ve onları şu anda yalamamak için, okşamamak için kendimi zor tutuyorum. Buna müsade edermiydin acaba?” diye pervasızca cevap verdim Mariana’ya gözlerinin içine bakarak. Suratındaki ifade daha da kızgınlaştı Mariana’nın. Biraz da şaşırmıştı. Böyle bir tepki beklemiyordu galiba. Kontrolsüz bir şek**e ağzından “Nasıl yani?” diye diye şaşkınca sordu. “İşte aynen dediğim gibi. Baştan çıkarıcı göğüslerin var ve gözlerimin önünde onları örten hiçbirşey yok. Onları okşamak ve yalamak istiyorum. Müsade eder miydin?” dedim. Oylum tamamen şoka girmişti benim kurduğum bu cümleler üzerine ve hiçbirşey söyleyemiyordu. Mariana Oylum’dan birşeyler söylemesini beklercesine Oylum’a bakıyordu. “Neden şaşırdın ki Oylum. Sen de bakıyordun biraz önce kızın göğüslerine ve zaten ikimizin de baktığını fark ettiği için sinirlendi. O yüzden de tshritünü çıkartıp doya doya seyretmemizi istedi” dedim. Oylum’un ağzından sadece “Ama” çıktı. Oylum’un tepkisizliği ve benim söylediklerim Mariana’yı iyice kızdırmıştı. Hışımla toplantı odasında bana doğru geldi ve göğüslerini ağzımın hizasına getirdi ve öylece durdu. Oylum Mariana’nın bana birşeyler yapacağını hissettiği için yerinden kalkmış ve o da bir anda dibimizde bitmişti. “Mariana, sakin olur musun?” dedi Oylum ve kolundan tutup onu geri çekmek istedi. Mariana Oylum’a “Kolumu bırak, merak etme kavga çıkarmayacağım” diyerek Oylum’u uyardı. Oylum, bir elinde Mariana’nın tshirtü ile göğüslerini örtmeye çalıştı. Mariana bunu da kabul etmedi ve Oylum’un elini itti. Oylum bir adım geriye çekilmek zorunda kaldı. “Ben sizi utandırmak ve yaptığınızın ne kadar ahlaksızca olduğunu göstermek için tshirtümü çıkartmıştım. Ama sen daha da ahlaksızca konuşmaya devam ettin. Al bakalım o zaman göğüslerimi okşa ve yala. Bu sana ne kazandıracak bilmiyorum.” dedi. Oylum iyice şoka girmişti hem Mariana, hem de oylum meraklı gözlerle ne yapacağımı bekliyorlardı. “Peki, müsade ettiğine göre sorun yok o zaman” dedim ve sol elimi Mariana’nın göğsüne doğru kaldırarak göğsünün hizasına getirdim. “Bunu yapmamı istediğinden emin misin?” diye tekrar sordum Mariana’ya. “Demin istediğini söyledin, ben de sana izin verdim. Al bakalım hadi” dedi ve bir adım öne gelerek göğsünü elimin içine oturttu. Mariana sinirlenince daha da cesur, cüretkar ve patavatsızlaşmaya başlamıştı. Oylum ise bütün şaşkınlığıyla olanları izliyordu. “Hadi, okşa onu neden duruyorsun” diye çıkıştı Mariana. Amacı beni iyice utandırmaktı belli ki. “Lütfen artık bunu bitirir misiniz, bu iş iyice çirkinleşmeye başlayacak ve bu beni çok rahatsız ediyor” dedi Oylum. “Neden rahatsız oluyorsun ki, sen de bakıyordun göğüslerime. Hem eğildiğimde pozu denerken hem de tshirtümü çıkardığım zaman. Cenk açıkca söyledi onları okşamak ve yalamak istediğini. Senin de aynı niyette olduğun her halinden belli.” diye çıkışmı Mariana Oylum’a. “Saçmalama” diye cevapladı Oylum. “Bunu istediğini biliyorum, çünkü daha önce birlikte çekim yaptığın kızlardan birkaç tanesi senin kızlara karşı olan ilgin konusunda beni uyarmıştı. Jaque ismi sana birşeyler hatırlatıyor umarım” dedi Mariana. Oylum kıpkırmızı olmuş ne diyeceğini bilemiyordu. Elimi Mariana’nın göğüsünden çektim. Elindeki tshirtünü aldım ve otoriter bir ses tonuyla “Şimdi sakinleşme zamanı, tshirtünü giy ve karşıdaki sandalyeye otur Mariana” dedim. Oylum zaten utançtan kıpkırmızı olmuş, başı ellerinin arasında yanımdaki sandalyeye çoktan yığılmıştı. “Mariana, dediğimi yap lütfen” diye tekrar ettim. Karşı koymadı. Tshirtünü giydi ve gösterdiğim sandalyeye oturdu. Elleriyle saçlarını düzeltirken “Böyle olmamalıydı, böyle olmamalıydı İsa aşkına biliyordum, şimdi ne yapacağım, ajansım duyarsa beni kovar, nasıl çıkacağım bu işin içinden, daha ilk işimde kovulacağım diye sayıkladı kendi kendine koyu bir Rio aksanıyla portekizce. “Korkmana gerek yok. Biraz sonra hepimiz sakinleşeceğiz çünkü bu hepimiz faydasına” diye cevapladım Portekizce Mariana’ya. Yüzüme donuk bir ifadeyle bakıyordu. Portekizce bildiğimi bilmiyordu ve bu ona çok şaşırtıcı gelmişti. “Portekizce biliyor muydun?” diye sordu. “Evet” dedim. “Peki” dedi ve gözlerimin içine bakmaya devam etti. Bu arada Oylum oturduğu yerden doğruldu ve “Portekizce de mi biliyorsun?” diye o da sordu. “Evet biliyorum” dedim. “Şaşırtıcı” diye cevapladı.
Yerimden kalktım ve çay kavhe standına doğru yürüdüm. Amacım herkesin içini biraz serinletmekti. Bir tane limonlu soda açtım ve Mariana’ya uzattım. Oturduğu yerden başı tam erkekliğimin hizasındaydı ve ben hala erekteydim. Mariana’da bunu farketti ve gözleri pantolomunum önündeki kabarıklıktaydı. Yakalandığını anladığında da “Sakın benim yaptığımı sen yapma olur mu” dedi Portetikzce ve gülmeye başladı. “Aslında fena fikir değil ama Oylum’a fazla gelir bu kadarı galiba” diye portekizce cevapladım ve ben de gülmeye başladım. “Siz ne konuşuyorsunuz Portekizce benim hakkımda” dedi. Mariana hemen atladı “Şey, ben de onun önündeki kabarıklığa bakarken yakalandım da, benim yaptığım deliliği sen yapma demiştim. Cenk de bana Oyluma bu kadarı fazla gelir zaten dedi. İster istemez Oylum’un gözleri önümdeki kabarıklğa kaymıştı. “Sakın haa” diye ekledi Oylum ve o da gülmeye başladı. Oylum’a da bir soda verdim ve kendim de bir soda alarak oturdum. Üçümüz de gülmekten kendimizi alamıyorduk.
Kısa bir sessizlik oldu. Hiçkimse konuşmuyordu. Kendi adıma ben bu sessizlikte yaşadığımız o 10 dakikalık süreci düşünüyordum. Bir yandan olağanüstü bir keyif almıştım çünkü hem tatlı bir şiddet ve kızgınlıkla, hem de erotizm ve sex çağrışımlarıyla ciddi anlamda bir adrenalin yüklenmesi yaşamaşıtım. Utanma duygusunu daha da ahlaksızlaşarak aşmaya çalışırken beynimde psikolojik olarak, erkekliğime hızla pompalanan kan aşırı derecede heyecanlandırmıştı beni. Kısa süreli de olsa farklı bir deneyimdi benim için. Belki de uzun süredir bu iç anadolu kentinde sakin ve sessiz devam eden hayatımda bir anda uç noktalarda farklı renkler görmekti hoşuma giden yada beni cezbeden şey.
“Portekizceyi nerde öğrendin? Hem de brezilya aksanı ile?” diye seslendiğinde Mariana, kendime geldim. “Üniversitede öğrendim. Brezilyalı bir kız arkadaşımız vardı. O öğretti.” diye cevapladım. “Daha önce bir brezilyalı kız arkadaşın oldu yani öyle mi?” diye ekledi Mariana, “Hayır, bu öyle bir arkadaşım değildi, normal bir arkadaşımdı ama sonrasında birlikte olduğum Brezilyalı kadınlar oldu” diye cevapladım. “Ateşli ve çılgınız değil mi, galiba biraz da deliyiz” dedi ve güldü Mariana. “Evet, bunu inkar edemem” diye yanıtladım. “Eee, peki ya Türk kadınları?” diye sordu Oylum. “Naz yapmakta dünyanın 1 numaraları, ama ben pek haz almıyorum Türk kızlarından açıkcası” diye cevapladım. Oylum bu cevaba bozulmuştu. “Hadi ordan sen de, Türk kızları bence bir numara” diye çıkıştı. Mariana “Anlaşılan bu güne kadar birlikte olduğun kadınlardan en çok türk kadınlarını beğenmişsin Oylum” diye vurucu cümleyi söyledi Mariana. İkimiz de gülmüştük ama Oylum biraz sinirlenmişti açıkcası. “Evet, Türk kadını daha saf ve ateşli bence. Ben en çok türk kadınları ile sevişmekten keyif alıyorum.” diye devam etti. “Çünkü onları iyi tanıyorum ve bastırılmış duygularını açığa çıkartmak bana zevk veriyor. Özellikle ilk kez lezbiyen ilişki yaşıyorlarsa daha da keyifli oluyor sevişmek. Ama yabancı kadınlar zaten hayatlarında birden çok bu deneyimi yaşadıkları için bir kadınla sevişmek onlara sıradan geliyor galiba.” diye devam etti. “Peki ya sen Mariana, en çok hangi milliyetten erkekler hoşuna gidiyor?” diye sordu Oylum “İtalyanlar” diye cevap verdi Mariana. “Hiç türk erkeği olmadı galiba hayatında” diye ekledim hemen. “Hayır olmadı” diye yanıtladı. “O zaman İtalyanlar demen normal” dedim ve gülümsedim. “Göreceğiz bakalım ilerleyen zamanda İtalyanlar mı 1 numarada kalacak yoksa Türk erkeği mi 1 numaraya çıkacak” diye davetkar bir cümle kurdu. Oylum bile anlamıştı. “Siz galiba Türk – Brezilyalı ilişkisini derinleştireceksiniz bu gidişle.” dedi ve muzipçe gülümsedi. “peki hiç bir kadınla seviştin mi?” diye sordum Mariana’ya. “Evet, birkaç kez seviştim. Ama çok zevk almadım.” diye yanıtladı. “O zaman seviştiğin kadınlar yeterince iyi değilmiş” diye ekledi Oylum. “Anlaşılan bu çekimler bayağı eğlenceli olacak. Görünüşe göre herkes birine birşey ispatlama peşinde” dedim ve hepimiz gülmeye başladık. “Peki Oylum, sen hangi milliyetin erkeklerini beğeniyorsun?” diye vurucu soruyu sordu Mariana yine. Oylum sessiz kalmıştı bu kez. “Dürüst olmak gerekirse ilk deneyimimi bir erkekle yaşadım. Yıllar önceydi ve o günden bu yana hiçbir erkekle birlikte olmadım. Kadınlar bana daha fazla zevk veriyor” diye yanıtladı utana sıkıla. “Kötü deneyim bir kadını ya frijit yapar yada lezbiyen yapar zaten” diye ekledim. yine kahkaha tufanı kopmuştu.
“Bu kadar sohbet yeter, hadi artık işimize” dedim ve tekrar çekimler ile ilgili notlara, pozlara, detaylara boğulduk. Zamanın nasıl geçtiğinin farkına bile varmamışız. Toplantı salonunun kapısı çalındı. Garson çocuklardan biri gelmişti. “Cenk Bey, büfe kalkmak üzere, yemeğe inmediğiniz için haber vermek istedik.” dedi. Mariana ve Oylum’a yemeğe inelim mi diye sordum. ikisi de “Hayır, çay kahve, kurabiye meyve bayağı doyduk açıkcası, hiç inmeye gerek yok, pizza varsa büyük boy bir pizza söyleyelim, hem çalışırız hem de yeriz, zaman kaybetmeyiz” diye devam etti Oylum. Garson “Peki, karışık bir pizza, büyük boy yaptırıp getiriyorum.” dedi ve ayrıldı. Yine işimize gömüldük. Mariana yine kalkıp pozların denemelerini yapıyordu. Her göğüs frikiği verdiğinde kahkaya boğuluyorduk. Bu arada pizza geldi. Mariana “Şarap içebilir miyim acaba eğer bu akşam çekim yapmayacaksak?” diye sordu. Oylum da “Evet iyi fikir, kırmızı şarap içelim” diye ekledi hemen. Garsona büyük kırmızı şarap ve kola sipariş ettim. Birkaç dakika sonra şarap ve kola gelmişti bile. “Sen içmeyecek misin şarap” diye sordu Oylum. “Şimdi değil ama belki ilerleyen saatlerde bir kadeh” diye cevapladım. Şaşırmışlardı. İkisi birden “Hayır, olmaz, zaten az işimiz kaldı, bitirelim ve hep beraber içelim” diye ısrar ettiler. “Bakarız, hadi hem yemek hem iş devam edelim bakalım” diye konuyu geçiştirdim.
Mariana ve Oylum, daha ilk dilim pizzada birinci kadehleri bitirmişlerdi bile. Şarabın verdiği sıcaklıkla olsa gerek Oylum elleriyle sütyenini çözdü ve göğüslerini serbest bıraktı. Mariana ve ben şaşırmıştık. “Ne oldu ki, sen de sütyen takmıyorsun, ben de çıkardım işte sütyenimi” diye şaşkınlığımızı gidermeye çalıştı. Oylum’un göğüsleri de en az Mariananınkiler kadar güzel görünüyorlardı tshirtün içinde. İri göğüs uçları sanki mavi askılı tshirtünü delip çıkacakmış gibi duruyordu. Mariana ve ben Oylum’un göğüs uçlarına kilitlenmiştik. “Anlaşılan sıra benimkilerde” dedi Oylum ve birden ayağa kalkıp tshirtünü yukarı sıyırdı. “Alın bakalım, ellemek ve yalamak serbest” dedi. Hepimiz gülmeye başlamıştık. “Hadi ama, okşayın ve yalayın bakalım” diye yineledi Oylum şakayla karışık. Mariana uzandı ve Oylum’un sol göğüsünü avucunun içine alıp hafifçe sıktı ve bıraktı. “Etkilendim” dedi ve aniden ayağa kalkarak kendi tshirtünü yukarı sıyırdı. Oylum’un tam karşısına geçti ve göğüslerini oylumun göğüslerine dayadı. “Hangisi?” sorusuyla kendime geldim. Yada gelmeye çalıştım. Birbirinden güzel iki kadın, birbirinden etkileyici iki çift göğüs gözlerimin önündeydi. Üstsüz iki kadın göğüs göğüse karşımda duruyorlardı. “Bu gerçekten oluyor mu?” diye sordum. Güçlü bir kahkaha patlattı Mariana ve Oylum “Evet, gerçekten oluyor ve senden hangimizin göğüslerinin güzel olduğunu söylemeni istiyoruz” dedi Mariana. “Zor bir karar, ikinizinki de birbirinden güzel” diye kıvırmak istedim ama Oylum, “Hadi ama, birimizinkini diğerinden daha beğendiğin kesin. Hangisi?” diye ısrar etti Oylum. Bu kez ikisi birden bana doğru geldi ve gözümün önüne getirdiler göğüslerini. Dehşet bir manzaraydı. Yüzümden 20 santim uzakta iki çift göğüs vardı ve ikisi de muhteşemdi. Mariananın melez teninde iri bir portakal büyüklüğündeki göğüsleri, pembeden koyu kahveye doğru giden göğüs başları ve sanki tornadan çıkmışcasına düzgün göğüs uçları vardı. Aşağı doğru incelen belinde, geniş ve şekilli omuzlarının tam ortasında muhteşem duruyorlardı. Büyüklükleri, vücudu ile çok orantılıydı. Göğüs uçları yukarı doğruydu. Oylum’un göğüslerinin de ondan kalır yanı yoktu. Büyüklükleri neredeyse aynıydı. Hafif bronzlaşmış beyaz teninde bikini izi göğüslerini daha sexi gösteriyordu. Onun göğüs uçları Mariananınkilerin aksine bayağı koyu kahverengiydi. Göğüs uçları tam karşıya bakıyordu ve Mariananınkine göre biraz daha aşağıya doğru sarkmıştı. “E hadi ama, sabaha kadar senin cevap vermeni bekleyemeyiz, analizin bittiyse söyle” diye çıkıştı Mariana. Bir elimi Mariana’nın bir elimi Oylum’un göğsüne uzatmıştım ki Oylum geri adım attı. “Elle değil, sadece gözle karar vereceksin.” Mariana’da onu tastiklercesine geri adım attı ve “Evet, Oylum doğru söylüyor” dedi. O göğüslere dokunamamak beni çıldırtmıştı. Açıkcası Oylum’un göğüsleri; belki de lezbiyen olduğu için; daha güzel görümüştü gözüme. “Ben kadınları sadece vücudunun bir parçalarıyla değerlendirmem” diye saçma bir cevap çıkıverdi ağzımdan. “OOO… yapma, hadi ama” diye çıkıştılar ikiside. “Peki dedim, tamam söylüyorum. Ama kimse kırılmayacak ve küsmeyecek tamam mı?” İkisi de onaylarcasına başlarını salladılar ve “Oylum’un göğüslerini daha çekici buldum” dedim. Oylum kendini alkışlamaya başladı ve “İşte, Türk kızının gücü” diye sevinç gösterileri yapıyordu. Mariana her ne kadar belli etmemeye çalışsa da üzülmüştü. Durumu bir şekilde kurtarmalı ve iki kadını da mutlu etmenin bir yolunu bulmalıyım” diye düşündüm. Ama dedim. Görsellikle birlikte benim için kadının göğsünde, teninde hissettiğim de çok önemli. O yüzden onlara dokunmam ve hissetmem lazım. Oylum; “Yoo, bir kere benimkiler güzel dedin, artık bunu değiştiremezsin, kıvırma” diye cevapladı. Mariana “E ozaman zaten yine seninkine güzel diyecektir. Ne kaybedeceksin ki” diye üsteledi Oylum’a. Ben sessiz kalıyordum. Mariana’nın bu lezbiyenin göğüslerine bir erkek eli değmesine ikna etmesini bekliyordum. “Tamam” dedi Oylum. “Peki dedim. Daha da farklı bir şey yapalım. Ben gözlerimi kapatayım, Siz de yanyana oturun, tshirtlerinizi yukarı sıyırın ve ben kim olduğunuza bakmadan göğüslerinizi okşayayım. Böylelikle doğruyu bulmuş olabilirim” dedim. İkisi de kabul ettiler. Ben toplantı salonunun uzak köşesine gittim. Yüzümü duvara döndüm. Oylum ve Mariana da iki sandalye ile birlikte geldiler. Gözlerimi hiç açmadan önüme döndüm ve eğilerek göğüsleri bulmaya çalıştım. Bir el yardımcı oldu bana. Bu Oylum’un eliydi. Çünkü Mariana’nın parmakları ince ve uzundu. Oylumun ise Mariana’nın parmaklarına göre daha kısa ve daha toplucaydı. Bu işimi kolaylaştırmıştı çünkü cevabım mutlak suretle Mariana olmalıydı. Gerçi gözümü hafiften aralayıp hangisi Oylum, hangisi Mariana bakacaktım zaten ama artık göz açma hilesi yapmaya da gerek kalmamıştı.
Oylum’un iki göğüsünü de avuçladım arkasından. Bu harika bir duyguydu. Göğüsleri göründüğü kadar diriydi. Onları hafif hafif okşadıkça Oylum’un nefes alış verişi hızlanıyordu. Daha fazla uzatmadan Mariana’nın göğüslerine kaydım. Bu kızın göğüsleri gerçekten göründüğünden daha da iyiydi. Dirilerdi ve değişik bir haz veriyordu onun göğüslerine dokunmak. Hiç bırakmak istemedim açıkcası. Çünkü bu oyun çok hoşuma gitmişti. “Vee” dedi Oylum karar verebildin mi? “Hayır” dedim. Bu sefer sol elimi Oylum’un sağ göğsüne, sağ elimi Mariana’nın sol göğüsüne koydum ve ikisini de hissettim. Gerçekten Mariana’nın teninden farklı bir haz alıyordum. Değişik geliyordu. “Sağ elimdeki göğüs tensel olarak beni daha fazla etkiledi” diye cevabı verdim hızlıca. Bu kez Mariana çok mutlu olmuştu. Oylum ise kurnazlığın farkına varıp türkçe “Her ikimizi de mutlu etmek zorundasın zaten” diye muzipce gülümsedi. Sevinç dansı yapan Mariana bunu duymamıştı. Oylum’a ne yapmamı bekliyordun ki! dercesine baktım ve gülümsedim.
Şimdi kutlama zamanı diye ikinci kadehleri doldurdu Mariana. Hep birlikte kadeh kaldırdık, onlar şarapla, ben de kola ile. Biraz daha çalışmaya devam ettik ve sonunda bitirmiştik. “iş bittiğine göre artık sen de şarap içebilirsin” diye yarılanmış şarap kadehini uzattı Mariana. Ben de bir dikişte bitirdim hepsini. Bu iyi gelmişti. Oylum boşalan kadehleri doldurmak için şarap şibiten kadehi doldurmak için şişeyi eline aldığında bittiğini farkettik. Evet, iş bitti, şarap da bitti. Hadi artık toparlanalım saat de bayağı geç olmuş” dedim. “Sohbete devam edelim, ne dersiniz? Belki birkaç kadeh daha şarap içeriz” dedi Oylum. “Evet, iyi olur, eğlenceli oluyor” diye ısrar etti Mariana. “Saat gerçekten çok geç oldu ve planımıza göre de sabah erken kalkıp çekimlere başlamamız lazım. Bence bu kadar keyif ve sohbet bu gün için yeterli. Yarın hepimiz için yorucu bir gün olacak” dedim. İkisi de hak verdi. Gerçekten saat çoktan 23:30 olmuştu ve sabah saat 8’de çekimlere başlamamız gerekiyordu. Bu da en iyi ihtimalle 6’da kalkıp kahvaltı yapıp hazırlıklara başlamamız gerekiyor demekti. Toplantı salonundan çıkıp lobiye indik. Koridorda yürürken hiçkimseden ses çıkmıyordu. Açıkcası içimden bu geceyi bu iki kadınla şarap ve sexle geçirmek gibi deli bir arzu vardı ancak hem otel içerisinde böyle birşey yapamazdım; işimden olabilirdim; hem de önümüzdeki 4 gün gerçekten yoğun enerji gerektirecekti. Bu arzu sanırım sadece bende değil, Oylum ve Mariana’da da vardı. Üçümüz de oyuncağı elinden alınıp uyumak zorunda bırakılan çocuklara benziyorduk herhalde. Mariana ve Oylum’u odalarına kadar götürürsem devamının geleceğinden de emindim. Öyle büyük bir çelişkiydi ki bu. Koridor boyunca hep Mariana ve Oylum’un göğüslerini düşündüm. Gözümün önünden gitmiyordu. O diri göğüslerin her birini ayrı ayrı hala avuçlarımın içinde hissediyordum. Oteldeki çalışanlar koridor boyunca yanımda yürüyen bu iki olağanüstü kadına kilitlenmişlerdi çoktan. Gerçi müdürleri olduğum için çaktırmamaya çalışıyorlardı ama koridor boyunca yüksek camlardan Mariana ve Oylum’un arkasından nasıl baktıklarını fark edebiliyordum. Onların yerinde olsam ben de farklı davranmazdım herhalde.
Odaların bulunduğu koridora gelmiştik. “İkinize de iyi geceler, yarın sabah saat 6:30’da kahvaltıda görüşmek üzere” dedim. “Tamam, 6.30’da kahvaltıdayız” diye onayladı ikiside. “Bir söz istiyorum ikinizden de, yetişkin birer insan gibi söz verin ve bu gece kendi odalarınızda uyuyun” dedim. Gülüştüler. “Merak etme, bu çılgınlık ancak sen de olursan gerçek olabilir çünkü ben Mariana’ya bir kadından da zevk alınabileceğini, Mariana bana Brezilyalı kızların ne kadar ateşli olduğunu, sen de her ikimize hem erkekliği hem de Türk erkeğinin İtalyan erkeklerinden daha iyi olduğunu ispat etmek zorundayız. Ve görünüşe bakılırsa bu ancak üçümüzün bir arada olacağı bir durumda ispatlanabilir” dedi Oylum. Mariana ve ben şaşırmıştık. “Yani?” dedim. “Yani bu gece herkes kendi yatağında uyuyacak” dedi Mariana net bir ifadeyle. Anlaşmıştık. Mariana 4üncü kat A blokta koridorun sonunda bir odada kalıyordu. Oylum da yine aynı blokta koridorun ortalarına doğru bir odadaydı. Her ne kadar anlaşma yapılmış da olsa bu iki kadının uslu durmayacağından adım gibi emindim. “Otelde koridorlarda kamera sistemi var. Ve emin olun kayıtlardan kimin koridorda nereye girdiğini görebiliyorum” diye ikisine de inceden bir göz korkutma yaptım. Güldüler. “Eğer bensiz birşey yaparsanız çok üzülürüm ve kırılırım bunun dışında yapacak birşeyim yok bunu da bilin” diye ilave ettim. Mariana yanağıma tatlı bir buse kondurdu. “Merak etme ve rahat uyu” dedi. Oylum’la da öpüştükten sonra ikisi de asansöre binim odalarına çıktılar. Hızlı adımlarla ofise gittim ve güvenlik kameralarından 4üncü kat A bloktaki kamerayı ekrana getirdim. İkisi de asansörden inmişlerdi. Oylum’un odasının önüne geldiler. Oylum Mariana’yı öpmek istedi ve dudaklarını Mariana’ya doğru uzattı. Kendi kendime kızdım ve tamam dedim, odaya girerler ve sabaha kadar sevişirler. Mariana yüzünü hafifçe çevirdi ve Oylum’a yanağını uzattı. Oylum marianayı yanağından öptü. Mariana koridorun sonundaki odasına doğru yürümeye başladı ve oylum da odasına girdi.
Gece eve gitmek bana zor gelmişti. Resepsiyondan kendime bir oda aldım. Hem Mariana’ya, hem kendime hem de Oylum’a sabah saat 6 için uyandırma yazdırdım ve odaya geçtim. Hemen uyumak istiyordum. Gözlerim açık olduğu halde Mariana ve Oylum’un göğüsleri hep gözlerimin önündeydi. Onların göğüslerini okşadığım anlar hayalimden gitmiyordu. Soyundum ve duşa girdim. Sıcak suyun etkisiyle iyice erekte olmuştum. Patlamak üzereydim. Suyu soğuğa çevirdim ve ereksiyonumu zor da olsa indirmeyi başarabilmiştim. Sudan çıkıp bornozu giydim ve kendimi yatağa attım.
Telefonun sesiyle uyandım. Arayan resepsiyondu. Uyandırma servisi için aramışlar. Onlara manken ve fotoğrafçının uyandıklarından emin olmalarını rica ettim. Yataktan kalkıp tekrar duş aldım ve traş oldum. Yine erekte olmuştum. Bunu indirmenin bir yolu vardı ama ben o enerjiyi harcamak yerine saklamak istiyordum. Tekrar erkekliğime soğuk su tuttum birkaç dakika. Bu iyi gelmişti ve ereksiyonum inmişti.
Üzerimi giyinip kahvaltıya inmek üzere odadan çıktım. Asansöre bindim ve restorana indim. Mariana ve Oylum da restorandaydılar ve kahvaltılarına başlamışlardı bile. Büfeden kahvaltımı alıp yanlarına oturdum. Selamlaştık. İkisi de hala yorgun görünüyorlardı. “İyi ki devam etmemişiz, yoksa ölünüz çıkacakmış sabaha baknasınza halinize” dedim. “Evet gerçekten iyi yapmışsın, yoksa tüm program aksardı. Kahvaltıyı hızlıca yapalım ve çekimlere başlayalım” dedi Oylum. “Tamam” dedi Mariana hala uykulu gözlerle.
Kıyafetler ve malzemeler bizim katta, Mariana’nın odasının yanındaki odada dedi oylum. “İstersen hepsini toplantı salonuna taşıtalım. Böylelikle herşey orada olur, daha rahat hareket ederiz.” dedim. “O kadar malzemeyi taşımak şimdi zaman alır. Bence o odayı kullanalım, ama oraya çay, kahve falan koydurursan süper olur” dedi Oylum. “Tamam” dedim ve malzemelerin bulunduğu odaya gün boyu yetecek kadar meyve, poaça, kurabiye, çerez falan çıkarmalarını söyledim restorandaki şefe.
Odaya çıktık. Mariana’nın odasının yanındaki odaydı. Arada bağlantı kapısı vardı. Bağlantı kapılarını da açtık. Mariana kendi odasına geçti üzerini değişmek için. Bu arada Oylum ve ben çekimler için kıyafetleri ve aksesuarları ayarlamaya başladık. Kapı çaldı, gelen garsondu. Çay, kahve ve diğer siparişleri getirmişti. Odada uygun yere bıraktıktan sonra gitti. Bu arada Mariana duş almış, saçları ıslak ve üzerinde sadece bir havlu ile yanımıza geldi. “Ne giyeceğim, saçımı kim yapacak, makyajı kim yapacak” diye sordu. “otelin kuaförü yapacak, az sonra burada olur” demeye kalmadan kapı çalındı. Açtım. Gelen kuaför Buket’ti. Çekimler boyunca Mariananın saç ve makyajını o yapacaktı. “Nasıl yani, o da mı bütün gün bizimle olacak çekimlerde” diye şaşkın şaşkın sordu Mariana “Hayır, sadece sabahları ve öğlenden sonraları çekim öncesinde senin makyajını ve saçını yapacak, sonra lazım olursa çağıracağız” diye cevapladı Oylum. “Niye bu kadar tepki verdin ki!” diye ben de sordum şaşkın şaşkın. “Bilmem, ben sadece 3ümüz varız diye düşünmüştüm de” dedi. Oylum da patlattı hemen, “Merak etme, o işi sadece üçümüz yapacağız, 4üncü yok rahat ol” dedi. Kahkaya boğulmuştuk. “Cenk bey, hangi işi 3ünüz yapacaksınız” diye sorunca hepimiz şok olmuştuk. “Sen ingilizce biliyor musun Buket?” diye sordum. “Evet, kendi kendime öğrendim evde” dedi. Oylum hemen devreye girdi “Şimdi Mariananın saçını şu pozdaki gibi istiyoruz, makyajı da buna yakın olsun. Parlamamasını sağlamamız gerekiyor” diye konuyu hemen makyaja ve saça çevirdi. Buket de sorduğu soruyu unutup işine konstantre olmuştu çoktan.

Oylum Buket’i Mariana’nın yanına götürdü. Ara kapı açıktı. Mariana üzerinde sadece havlu ile aynalı konsolun karşısında oturuyordu. Buket’e istediğini tekrar tarif etti. Ben de onları izliyordum. Mariana, makyajsız haliye bile oldukça güzel bir yüze sahipti. Melez güzeliydi. Yüz hatları yuvarlaktı ancak çıkık elmacık kemikleri vardı. Yanağındaki gamzeleri sanki özenle yerleştirilmişti. Ela gözleri oldukça biçimliydi. Sırtının ortasına kadar inen gür ve hafif dalgalı saçları pırıl pırıl parlıyordu. Buket önce Mariana’nın saçlarını taramaya başladı. Bu arada Mariana sanırım daha rahat etmek için havlusunu beline düşürdü. Muhteşem göğüsleri aynadan görmem yetmişti ve hemen erekte olmuştum. Mariana aynadan onu izlediğimi fark etti ve küçük bir öpücük attı. Bu arada Oylum Mariana’nın yanından ayrılıp benim bulunduğum odaya geçti. Buket gördüğü manzara karşısında şaşırmıştı. Mariana’nın kusursuz göğüslerine takılıp kalmıştı kızcağız. Beni farketmesinden korkuyordum ki aynada Buket ile göz göze geldik. Kafamı çevirdim. Buket de Mariananın saçlarını bırakıp ara kayıpı kapattı. Arkasından içerden bir kırırdaşma geldi ama ne konuşulduğunu duyamadım. Oylum da yanımda kırırdamaya başlamıştı. “Senin kuaför manzarayı kapattı galiba” diye dalga geçti benimle. “Evet, aynen öyle oldu ama kötü oldu ona yakalanmam. Geveze kızın teki, şimdi otelde dedikodu yayar başıma iş açılır” diyebildim Oylum’a. “Merak etme, ben onunla konuşur ve çekimlerde böyle şeylerin olması normal, bunların hiçbiryerde konuşulmaması gerekir” diye sustururum dedi. “Hadi kızı ben susturacağım da sen önündekini nasıl susturacaksın asıl onu merak ediyorum” diye gülmeye başladı. “E yani şimdi dünkü olanlardan sonra zaten gece sabahı zor ettim. Akşam 10 dakika, sabah 10 dakika sürdü soğuk suyla indirmem” dedim. Gülmeye devam etti. “E bir hal çerisen bakardı insan eliyle” dedi. “Açıkcası yapmamak için zor dayandım, enerjimi bu güne saklamayı tercih ettim” diye cevapladım. “Sen dua et de Buket görmemiş olsun, yoksa halin cidden kötü olur” diye beni kızdırmaya devam etti Oylum. Bu arada Buket yan odadan Oylum’a seslendi saçı ve makyajı kontrol etmesi için. Oylum geçerken kapıyı açık bırakmıştı ki ben Mariana’nın göğüslerini yine görebileyim diye. Ama Mariana bu kez havluya sarınmıştı. Oylum Mariana’nın saçını ve makyajını kontrol ederken Buketle göz göze geldik. Buket hınzır hınzır gülümsüyordu hafiften. Anlaşılan o ki kapının açık kalıp benim Mariana’nın göğüslerini izleyeceğimi tahmin etmiş ve onu havlusuna sardırmıştı. Görünüşe göre benim hayallerimi yıkmaktan da keyif almışa benziyordu. “Ellerine sağlık, güzel olmuş, tam istediğim gibi” dedi ve teşekkür etti Buket’e. “Rica ederim, bana ihtiyacınız var mı başka yoksa gideyim mi?” diye sordu Buket. Yok teşekkür ederim bundan sonrasını biz hallederiz diye cevapladı ve gönderdi Buket”i.
Buket çıkınca Mariana “Senin bana baktığını fark etmiş, kapıyı utanmayayım diye kapatmış Buket” dedi Mariana ve Oylum’la birlikte gülmeye başladılar. “Desene otelin diline düşeceğim Cenk bey manken kızın göğüslerine bakıyor utanmaz adam diye” dedim. “Sonuçta bayan kuaförü, bunu yapması normal” dedi ve gülmeye devam ettiler Oylum ile birlikte. Bu arada Mariana sandalyeden kalktı ve benim olduğum tarafa geçti. Oylum ve ben Mariana’ya kıyafet sıralamasını gösterdik. Her kıyafetle birlikte kullanacağı aksesuarları yanlarına gelecek şekilde ayarlamıştık zaten. “Ben çıkıyorum, siz giyinip ana restorana gelirsiniz artık” dedim. Oylum “Bekle de Mariana kıyafetleri teker teker giyip denesin. Sonra tekrar tekrar olmamış yukarı çıkıp başka şeyler aramayalım” dedi. “Tamam” diyebildim ve odada kaldım. Bu arada Mariana ilk kıyafeti aldı ve ara kapıya doğru yöneldi. Güzellikleri tekrar tekrar görmekten mahrum kalacağım diye geçiriyordum ki içimden aniden durdu “Zaten çoğunu gördün, kalanını da bir şekilde göreceksin, burda değişirim ben üstümü senin için bir sakıncası yoksa” dedi ve üzerindeki havluyu yere düşürdü. Artık Mariana’nın tüm güzellikleri gözlerimizin önündeydi. Kusursuz bir vücudu vardı. Dün göğüslerine bakmaktan dikkat edememiştim ama göbeği ve göbek deliğinin etrafı pürüzsüzdü. Kadınlığının üzerindeki tüm tüyleri almıştı. Sadece tam ortadan ince bir çizgi halinde bırakmıştı. Hafif dışarıdaydı kadınlığının dudakları ve parıl parıl parlıyordu. Artık gerçekten zorlanıyordum. “Onun için bir sakıncsı olduğunu sanmıyorum ama pantolonunun içindekini baya bir zor duruma sokacağın kesin, biraz daha durursa pantolonu patlatıp çıkacak dışarıya” diye önümü gösterdi Mariana’ya Oylum ve ikisi de kahkahara boğuldu. “Eğer biraz daha üstüme gelirseniz gerek kalmayacak, ben serbest bırakacağım, bakalım o zaman nereye kaçacaksızın?” dedim. Gülmeye devam ediyorlardı. “Benim durumumun saklanacak hali kalmadı ama senin de benden farklı olduğun söylenemez Mariana, baksana bacaklarının arası parlamış” dedim. Mariana biraz utanmıştı. “Dünden beri bu haldeyim. Senden farksız değilim ve ne kadar sabredeceğimi bilemiyorum.” diye cevapladı Mariana. “Açık söylemek gerekirse benim de kasıklarım dün geceden beri ağrıyor. Üçümüzün de ciddi anlamda rahatlamaya ihtiyacı var” dedi Oylum. Bir anda sessiz kaldı herkes. Hiçbirimiz ne yapmamız gerektiğini bilemiyorduk bu durumda galiba. Ama birimizin de birşey yapıp diğer ikisini harekete geçirmesi gerekiyordu.
Oylum ve Mariana ayaktaydı, ben de ayağa kalktım. Oylum’a doğru hareket ettim ve elinden tuttum. Hiçkimse konuşmuyordu. Sadece hızlı hızlı nefes alıp veriyorduk. Sürekli olarak birbirimizin gözlerinin içine bakıyorduk. Oylum’u da Mariana’nın olduğu yere doğru çektim. Diğer elimle de Mariana’nın elini tuttum. İkisinin de elini aletimin üzerine getirdim ve ellerini orada bıraktım. Sadece gözlerimizle konuşuyorduk. Usulca okşamaya başladılar hem birbirlerinin ellerini, hem de benim aletimi. Bir elimi Mariana’nın çıplak bedeninde usulca gezdirirken diğer elimi de Oylum’un sarı saçlarının içine iyice sokmuştum. Oylum’u kendime doğru çektim ve onu dudaklarından öpmek istedim. Oylum önce hafifçe direndi. Mariana ikimizi seyrediyordu. Bu küçük direnişi Mariana da fark etmişti. Dudaklarını ikimizin dudaklarının arasına uzattı. Üçümüz de havaya küçük buseler konduruyor gibiydik aslında aynı anda birbirimizin dudaklarından öpmek isterken. Oylum Mariana’yı öpmeye daha meyilliydi, Mariana ise bana doğru ben ise Oylum’a odaklanmıştım nedenini bilmediğim bir şekilde. Galiba lezbiyen bir kadınla sevişmek; üstelik yıllardır hiçbir erkekle olmadığını bildiğim lezbiyen bir kadınla sevişecek olmak” bana daha çekici geliyordu. Bu arada Mariana ellerini aletimin üzerinde gezdirmeye devam ediyordu. Oylumun eli ise Mariana’nın elinin üzerinde, daha çok onun elini okşuyor gibiydi. Mariana oylumun elini tuttu ve aletimin üzerine bastırdı. Bu esnada ben de Oylum’un dudaklarına daha fazla ulaşmaya çalışıyordum. Ve sonunda Oylum’un alt dudağını tamamen yakalayabilmiştim. Hafifçe ısırdım ve kaçmasını engelledim. Oylum gözlerini kapatmış artık direnmez olmuştu. Alt dudağını usulca bırakıp her iki dudağına da küçük ısırıklar atmaya başladım. Dudaklarını biraz daha aralamış, bana cevap vermeye başlamışdı Oylum da yavaş yavaş. Zinciri yavaş yavaş kırıyordu artık. Sonunda tamamen kendini bıraktı ve dillerimiz ağızlarımızın içinde buluştu. Dilimi yakaladı ve emmeye başladı. Bir ara koparacağını sandım. Bu arada Mariana aletimi tamamen Oylum’un eline teslim etmiş, benim elimi kendi kadınlığına götürmüştü. Benim elimle kendini okşuyordu. Oylum benle öpüşmeyi bırakıp birden önüme diz çöktü. Tam kafasının hizasında hem benim erkekliğim hem de Mariana’nın kadınlığı vardı. Bu arada ben Mariana ile öpüşmeye başlamıştım. Dudaklarımız hoyratça buluşuyor, tüm ağız sıvılarımız birbirine karışıyordu. Dillerimiz sürekli birbirinin üzerindeydi. Sanki dillerimizle sex yapıyor gibiydik. Mariana’nın başını hafifçe geriye atmasıyla anladım ki Oylum önce Mariana’nın kadınlığına daldırmıştı dilini. Oylum her ne yapıyorsa iyi yapıyordu belli ki çünkü Mariana dudaklarımı ısırmaya başlamıştı gittikçe artan sertliklerde. Dudaklarımı Mariana’nın dişlerinden kurtarmış çenesinden boynuna oradan da muhteşem göğüslerine indirmiştim artık. Mariana kendini iki Türk’e teslim etmişti çoktan. Saçlarını arkada savuruyor, bir eliyle Oylum’un başını kadınlığına bastırırken, bir eliylde de benim başımı göğüslerine bastırıyordu. “Harika lütfen durmayın” diye inlemeye başladı Mariana. Ayakta durmakta zorlandığı dizlerindeki titremeden belli oluyordu. Dişlerimle küçük ısırklar atıyordum Mariana’nın göğüs uçlarına. Bir elimle boşta kalan göğüsünü okşarken, diğer elimle de Mariana’nın çıkık kalçalarını okşuyor, sıkıp bırakıyordum. Kadınlığı Oylum’un ağzında, kalçaları ve göğüsleri ellerimle ve dudaklarımla sevilen Mariana ayakta daha fazla dayanamadı ve kendini yere bıraktı. Oylum üzerindeki tshirtü ve sütyenini hızlıca çıkartıp boylu boyunca mariananın üzerine uzandı. Deliler gibi öpüşüyordu iki kadın ve ben onları seyretmekten büyük zevk alıyordum. Mariana Oylum’un şortunu bacaklarından sıyırmaya çalışıyor, kalçaları açığa çıktıkca onları sıkıyordu. Manzara inanılmaz güzeldi. Sevişen iki kadını seyretmek müthiş keyif veriyordu. Oylum’un kalçalarının hizasında yere diz çöktüm. Mariana’ya yardım etmeye başladım Oylum’un şortunu ve tangasını çıkarmak için. Tamamından kurtulmuştu artık Oylum’da. Hem Mariana hem ben ellerimizle Oylum’un kalçalarını ve kadınlığını keşfediyorduk. Oylum bir yandan Mariana’yla öpüşüyor, bir eliyle göğüslerini okşarken bir eliyle de Mariana’nın kadınlığını okşuyordu. İki kadın birbirlerine düğüm olmuş gibilerdi sanki. Eğilip Oylum’un kalçalarına ıslak öpücükler kondurmaya başladığımda Oylum birden irkildi ve bana baktı. Bu saatten sonra hiçbirşey umrumda değildi artık. Kalçasına küçük bir tokat attım. Yine Mariana ile öpüşmeye devam etti oylum. Kalçalarını iyice araladım ve kadınlığını dilimle keşfetmeyi istedim. Birden kendini diğer tarafa attı Mariana’nın üstünden Oylum. Mariana boylu boyunca uzanıyordu önümde. Oylum, Mariana’yı öpmeye devam ederken, Mariana elimi tuttu ve beni kendine doğru çekti. Kendini Oylum’un dudaklarından kurtarıp pantolonuma yöneldi ve kemerimi çözdü. Siyah boxerimin ön tarafı sırıl sıklamdı çoktan. Aletimi serbest bıraktı. Elleriyle önce yumurtalarımla oynamaya başladı. Oylum’a baktı onu davet edercesine ama Oylum daha çok Mariana ile ilgilenmeyi tercih etmişti. Mariana’nın ayak ucuna doğru kaydırdı kendini ve başını Mariana’nın kadınlığına gömdü. Mariana Oylum’un dil darbeleriyle birlikte hareket edercesine erkekliğimi yalamaya başlamıştı. Bir taraftan yumartalarımla oynuyor, bir taraftan kalçalarımı sıkıyor ve dudaklarıyla da erkekliğimi emiyordu. Dilini aletimin üzerinde bir aşağı bir yukarı hareket ettiriyor, aletimin başını ağzınının içine alıp diliyle tam uç noktasına darbeler atıyordu. Bu kız oral sex yapmayı çok iyi biliyordu. Oylum’un dil darbeleri hızlandıkça Mariana’nın da oral sexi gürleşiyor, daha da hızlanıyordu. Mariana artık çıldırmıştı. Aletimin tamamını ağzına sokmayı denemiş başaramımıştı. Mariana ve ben birbirimizin gözlerinin içine bakıyorduk. Gözlerimin hemen altında ise aletimin ağzında nasıl kaybolduğunu izlemek muhteşem bir duyguydu. Artık patlamak üzereydim. Mariana iyice hızlandı. Artık iki eliyle birden aletimi kavramış yukarı aşağı sıvazlıyor, başı ortaya her çıktığında ise dudaklarıyla ve diliyle çılgınca şeyler yapıyordu. “Harikaaa, geliyorum” diye inleyebildim sadece. Mariana aletimi ağzından çıkarıp göğüslerine doğru çevirdi yönünü. Eliyle birkaç kez daha sıvazladı ve ben olanca gücümle patladım. Mariana’nın iki göğsünün arası tamamen erkeklik sıvılarımla dolmuştu resmen. Büyük bir rahatlama gelmişti üzerime. Dizlerim deli gibi titriyordu. Eğilip Mariana’yı dudaklarından öptüm. Sanki hiç sevişmemişiz gibiydik. Elleriyle üzerindeki menilerimi göğüslerinin üzerine yaymıştı. Bu arada Oylum ikimizi izliyor bir yandan Mariana’nın kadınlığını diliyle keşfederken diğer yandan da kendi kendini parmaklıyordu. Mariana yerden kalktı ve duşa yöneldi. Oylum ve ben başbaşa kalmıştık bir anda. Birbirimize bakıyorduk. Oylum’a uzandım ve onu kendime çekerek öpmeye başladım. Bu sefer direnmemişti. “Bakıyorum hala dimdiksin” dedi Oylum. “Evet, mutlu etmem gereken iki kadın var burada” diye yanıtladım. “Neden denemiyorsun?” diye sordum Oylum’a?” “Garip geldi birden” diye cevapladı. Bu arada elinden tutup aletimi eline verdim. “Şimdi onu yavaşça sıvazla ve keyfini çıkar” diyebildim ve tekrar öpüşmeye başladık. Ellerimle Oylum’un bütün vücudunu keşfediyordum. Göğüslerini, kalçalarını, kadınlığını, bacaklarını, yüzünü, boynunu, heryerini. Bu arada Mariana’da duştan çıkmış ve bize katılmıştı. O da Oylum’un arkasına geçmişti. Oylum, ikimizin arasıda kıvranıyordu. Kollarından tutup onu yatağa yatırdık Mariana ile birlikte. Ayak uçlarından başlayarak bütün vücudunu yalamaya başlamıştık yukarıya doğru. Oylum ellerini kadınılığına götürüp kendini okşamayı istemişti ama Mariana elini tutup buna müsade etmemişti. Kadınlığına ulaştığımızda Mariana ve ben, önce uzun uzun öpüşüp ellerimizle Oylum’un kadınlığını bir müddet okşadık. Parmaklarımız oylumun kilitorisi üzerinde yukarı aşağı, sağa sola çılgınca hareket ediyordu. içine sokmuyorduk, sadece okşuyorduk. Sonra öpüşmeyi kesip dudaklarımızı ve dillerimizi Oylumun kadınlığıyla buluşturduk. İkimiz de deli gibi Oylum’u yalıyorduk. Oylum kısık kısık inliyor, kendini bir kasıyor bir bırakıyordu. Mariana ile iyice hızlandık. Oylum artık tüm kontrolünü kaybetmiş şekilde kasılmaya başlamıştı. Öyle güçlü bir orgazm dalgasına kapılmıştı ki Mariana ve ben artık yalamayı bırakmış Oylum’un kasılmalarını izliyorduk. Mariana Oylum’un üzerinden atlamış ve benim bulunduğum tarafa gelmişti. Bu kez ikimiz öpüşmeye başlamıştık yine. “Sıra bende” dedi ve Oylum’u da elinden çekip kaldırdı. Bu kez Mariana uzanmıştı aramıza. “Aynısından istiyorum hadi” diye seslendi Mariana. Oylum ve ben yine başladık ayak ucundan Mariana’nın. Bacaklarını iyice açmış, bizim kadınlığına ulaşmamızı beklerken kendi göğüslerini de hoyratça sıkıp okşuyordu Mariana. Bir taraftan da bizim ona yaptıklarımızı izliyordu. Kadınlığına ulaşmıştık o uzun bacakları ıslak öpücüklere ve küçük ısırıklara boğduktan sonra. Oylum ile kah öpüşüyor, kah Mariana’nın kadınlığına dil atıyor, kah kilitorisini parmaklarımızla sıkıştırıyor okşuyorduk. Mariananın inlemeleri artmış, kasılmaları sıklaşmıştı. “Hadi devam edin” diye inledi Mariana ve Oylum ve ben hızlandırdık dillerimizi. Mariana derin bir ohh çekerek şiddetle kasılmaya başladı. Göbeğindeki kasılmaları net bir şekilde görebiliyordum. O da rahatlamıştı. Oylum ile birlikte Mariana’nın dudaklarına uzandık. Üçümüz de öpüşüyorduk. Herkes en az bir kez mutlu olmuştu. Ama ben hala erekteydim. “Sanırım bunun çaresine bakmamız lazım, yoksa Cenk bütün gün böyle gezmek zorunda kalacak” dedi Mariana aletimi göstererek Oylum’a. İkisi de gülmeye başlamışlardı. Oylum yerinden doğruldu ve üzerimden atlayarak öbür tarafıma geçti. Şimdi ben Mariana ve Oylum’un ortasındaydım. İki kadın önce dudaklarımdan öptüler beni. Elleriyle bütün vücudumu okşuyorlardı. Göğüslerini ağzıma sundular. Onları ısırmak, dilimle yalamak acayip zevk veriyordu. Aletim bir taraftan zonkluyordu resmen. Sanki bütün kan erkekliğime toplanmış, ucunu kessen akıp gidecekti vücudumdan. Ben onların göğüsleriyle oyalanırken, iki kadın birbirleri ile deli gibi öpüşüyorlardı tepemde. İkisi de yavaş yavaş aşağıya kaymaya başladılar. Boynumu, omuzlarımı göğüslerimi öpe okşaya göbeğime ve oradan da erkekliğime ulaşmışlardı. Kendimi biraz daha geriye çektim ve dirseklerimin üzerine doğruldu. İki kadının aletimi yalamasını seyretmek istiyordum. Mariana aletimi sıkıca kavradı ve Oylum’a doğru uzattı. Oylum biraz çekingen kaldı. Yapmak iseyip istemediğinden emin değildi. “Bil ki Türk erkeği artık bir numara. Ama özellikle bu türk erkeği, o yüzden keyfini çıkar” dedi Mariana Oylum’a. Oylum biraz ürkek bir tavırla dudaklarını uzatıp başına küçük bir öpücük kondurdu. “Böyle yapacaksın” dedi mariana ve aletimi kendi ağzına sokup yalamaya başladı. Oylum ona doğru uzandı. Mariana’nın dudaklarından arta kalanı diliyle yalıyor, o da dudaklarıyla kavramaya çalışıyordu. Mariana aletimin başını ağzından çıkardı ve onun ağzına soktu. Oylum önce yavaşça diliyle ağzının içindeki aletimi yalamaya başladı. Sonra eliyle kavrayıp yukarı aşağı hareket ettirmeye başladı kafasını. Tam olarak ağzını beceriyordum. Mariana bir yandan Oylum’dan boşta kalan yerleri yalıyor, diğer yandan taşaklarımı okşuyordu. Bu iki kadın beni resmen uçuruyordu. Bu kez Mariana oylum’un ağzından çekti aletim. “Şimdi birlikte” dedi. İki kadın dudaklarını aletime yapıştırıp birlikte yukarı aşağı hareket etmeye başladılar. İşte bu muhteşemdi. Senkronize bir şekilde ve aynı anda yukarı aşağı gidip geliyorlardı. Artık benim de kasılmalarım başlamıştı. Mariana bunu anlamıştı ve aletimi tekrar Oylum’un ağzına soktu. Bana baktı ve göz kırptı. Niyetini anlamıştım. Beni Oylum’un ağzında patlatacaktı. Mariana bir eliyle Oylumun başını kontrol ediyor, yukarı aşağı hareket ettiriyordu, bir eliyle de taşaklarımı okşuyordu. Oylum ise dudaklarıyla aletimi kavramış ağzının içine girip çıktıkça diliyle başına darbeler atmaya devam ediyor, diğer eliyle de senkronize bir şekilde aletimi sıvazlıyordu. Dayanamadım ve patladım. Oylum ağzının içinde hissettiği ilk meniyle aletimi çıkartmak istedi ağzından ama Mariana buna müsaade etmedi ve Oylum’un kafasını iyice bastırdı. Oylumun gözleri kocaman açılmıştı. Başına ne geldiğini anlamıştı. Aletimi ağzından çıkarmadan somurmaya ve sıvazlamaya devam etti. Ben volkan gibi patlamıştım. Mariana gülüyordu. Oylum kafasını kaldırdı ve Mariana’ya uzandı. Onu dudaklarından delicesine öpmeye başladı. Mariana kendini kaçırmak istemişti ama Oylum Mariana’nın kafasını sıkıca tutmuştu. Ne olduğuna anlam verememiştim önce ama sonrasında Mariana’nın ağzının kenarından damlayan menimle anlamıştım.
Oylum Mariana’yı bıraktı ve gülmeye başladı. “İşte şimdi oldu” dedi. İkisi de gülüyorlardı. “Demek benim ağzıma patlatırsın, bak artık senin de ağzında” diye Mariana’ya gülüyordu. “Hımm. bunu haketmiştim” dedi Mariana. Ben de gülüyordum. Bu durum çok hoşuma gitmişti. Menilerim iki kadının da ağzının içindeydi ve ikisi de tükürmeden yutmuştu. “Sen neyle besleniyorsun?” diye sordu Mariana “Niye ki?” dedim. Çok değişik bir tadın var. Normalde pek yapmadığım birşey ama senin tadın keyif verdi” diye cevapladı Mariana. “Musluk orda, canın çektiği zaman aç iç” diye espriyi patlattı Oylum. Yatağa uzanmış gülüyorduk.
Üçümüz de rahatlamıştık. Kasıklarımdaki acı veren ağrı yerine artık hazzın verdiği mutluluk ve rahatlama duygusuna bırakmıştı. “Diğerlerinin tadı nasıldı ki bu sana keyif verdi?” diye sordu Oylum Mariana’ya. Mariana gülümsemişti. “Hoşuna gitti galiba Cenk’in sütü” diye ekledi. “Evet, hoşuma gitti. Değişik bir tadı vardı gerçekten. Hani tamam ben ilk defa bir erkeğin menilerini yuttum ama birçok kadının da tadına bakmış birisi olarak söylemeliyim ki kadınlarınkinden bile daha lezzetli ve keyif vericiydi.” dedi. Mariana’da “İnan bana, bu güne kadar hiç bir erkeğinkini ağzımda bu kadar uzun süre tutmamıştım. Ya hemen yutmuştum yada geri tükürüp ağzımı çalkalamıştım. Ama bu gerçekten lezzetliydi. Değişik bir tadı vardı ve hala dilimde bu tadı hissedebiliyorum” diye ekledi. “Az daha devam ederseniz kendi ağzıma da boşalıp tadına bakacağım valla” diye espriyi patlattım. Oylum hemen dudaklarıma yapıştı ve dilini dilimin üzerinde dolaştırmaya başladı. “İşte böyle birşey tadın, ama daha yoğunu”
Mariana şaşırmıştı Oylum’un bu hareketine. “Sen zincirleri hepten kırdın artık” dedi gülerek. Oylum yüzüme bakıyordu benden bir tepki beklercesine. “Tepkisiz kaldın!” diye de söyledi zaten. “Ne tepki vermemi bekliyordun ki?” diye sordum Oyluma. “Bilmem, yani kendi erkekliğk suyunu ağzında hissetmek seni rahatsız etmedi mi?” diye tekrar sordu. Bir erkek olarak benimki olduğu müddetçe bir sakıncası yok. Sen iğrendin mi benim menilerimi yalayıp yutarken! yada ben senin zevk sularını içerken hiç iğrenmedim. Sen kendini okşadıktan sonra parmaklarını yalayınca iğreniyormusun?” diye sordum. “Yok ama ne bileyim, bir erkek için farklı olur diye düşündüm galiba bir anda” diye devam etti. Mariana halimize gülüyordu. “Doğruyu söylemek gerekirse ben de şaşırmadım değil tepkisiz kalmana, bundan iğrenmeyen bu güne kadar tanıdığım 2 yada 3 erkek olmuştur.” diye ilave etti Mariana.
Saat neredeyse 10 olmuştu ve biz hala çekimlere başlamamıştık. Aksine bütün eşyalar dağılmış heryer heryerdeydi. Marianada ne saç ne de makyaj kalmıştı. “Hadi bakalım, artık cidden çalışma zamanı, hem çok hem de hızlı çalışma zamanı” diye hepimizi ayaklandırdı Oylum. “Ben Buket’i çağırayım da Mariana’nın saçını ve makyajını tekrar yapsın” diye devam etti. “Bekle, ben üstümü falan giyineyim, odanan çıkayım öyle çağır, sonra iş açılır başıma” diye uyardım Oylum’u. Tamam dedi. Hızlıca kalktım, duş aldım ve üzerimi giyinip odadan çıktım. Asansöre binip Lobby katına indim. Asansörden dışarı çıktığımda karşımda Buket duruyordu. “Hayırdır!” diye sordum. “Mariana’nın saçını ve makyajını yapmam için çağırdı beni Oylum Hanım” dedi Buket. “Sizin haberiniz yok mu?” diye de eklemeyi ihmal etmedi geveze kız. “Haberim yok, onlar kıyafetleri deneyeceği için ben çıkmıştım odadan” diye bir yalan attım. Buket asansöre bindi ve kata çıktı. Ben de ofise geçtim.
Yaklaşık yarım saat sonra Oylum geldi. Herşeyin hazır olduğunu söyledi ve mekanlarda tek tek çekimlere başladık. Çok masum pozlardı. Ve hem Mariana’nın modellik becerileri, kıyafetlerdeki kusursuzluk, makyaj, saç ve mekanın güzelli, hem de Oylum’un fotoğraf konusunda gerçekten çok iyi olması, ışığı, açıyı çok iyi ayarlaması, olağanüstü sonuçlar çıkarıyordu. Çeşit çeşit fotoğraf makineleri, ışık cihazları, ölçüm cihazları vardı. Gün boyu otelin içerisinde oyun salonu, restoran, bar, pastane, çocuk alanları, fast food center heryerde birçok çekim yaptık. Yemek molası bile vermeden devam ettik ki programı yakalayabilelim diye. Akşam saat 6 civarında artık üçümüz de bitmiştik. Hele Mariana, kıyafet değiştir, makyaj tazele, olmadı yeni baştan, ayanğını kaldırma, kaşını indirme, dudağını büz, şöyle dur canı çıkmıştı kızcağızın.

Sanal seks numaramı görmeyenler için tekrardan numaram : 00353 515 737 08