Kapalım eşim, kızkardeşim ve turistler Hikayesi

Haziranın son günlerini yaşıyorduk, yoğun iş temposu ve bunaltıcı sıcaklar yüzünden bu Pazar gününü dinlenerek geçirecektik. Yaptığı limonatayı bize doğru getiren karıma bakarken aklımdan sadece istanbul’dan bir an önce ayrılmam gerektiği duygusu hakimdi. Gülümseyerek limonotayı bana uzatan 55 kilo civarı, boyu 170’e yakın, beyaz tenli tesettürlü 21 yaşında alımlı bir genç kız olan karımı düşünmeye başlamıştım. Evleneli 2 seneyi biraz geçmiş ve doğru dürüst bir balayı dahi yapamamıştık üstelik maddi imkanlarımızın müsait olmasına rağmen, evet bu ona yaptığım bir haksızlık olabilirdi. O da benim yanımda sekreter olarak çalışmış ve en az benim kadar yorulmuştu. Tabii sekreter deyince mad men’deki don d****r’ınkilere benzer fanteziler de yaşamadık değil.

Karımın az ama öte yandan 27 yaşında uzun boylu, yakışıklı ve karısıyla evlenene kadar pek çok kadınla ilişkisi ve çok hareketli bir cinsel hayatı olmuş ve hayatı o zamana değin hiç de muhafazakar çizgilerle yaşamamış biri için güneyde son yıllarda türeyen muhafazakar otellerden birinde tatil yapmak pek kolay değildi. Karımdan ve ailesinden kaynaklı olarak esk**en düzenli içtiğim içkiyi artık arada bir kaçamak düzeyine indirmek zorunda kalmış ve gece hayatımı tamamen bitirmiştim ve bunlar gönülsüzce olmuştu. Benliğim ve kimliğim değişmemişti, ne yani şimdi kara kıllı adamların arasında havuza girip sonra da öğle yemeğinde hoşaf; akşam yemeğinde de maklube yiyip, şerbet mi içecektim?

Annem bile açık olmasına rağmen sahi ben sümeyye ile neden evlenmiştim? Yıllardan beri hep türbanlı biriyle ilişki yaşama arzum vardı, sümeyye ile de conrad’da yeni müşteriyle yapacağımız toplantı yapacağımız o gün tanışmıştım, giydiği daracık lacivert pantolon ve bugünlerde bol bol dillediğim o tatlı memelerini saran dar bluzu bugün gibi aklımda.

beni azdıran sümeyye’nin seksiliği ve başlayan ilişkimiz sonrasında evlilik fikrine iten ailesinin servetiydi. Orta halli bir aileden geliyordum ve çok çalışsam da ulaşabileceğim üst sınır belliydi, asla ensesi kalınlar sınıfına giremeyecektim. Babasıysa çalıştığım sektördeki dev şirketlerden birinde çok üst düzey bir pozisyonda çalışıyor, bunun yanı sıra sümeyye’nin amcası bir siyasi partimizin ilçe başkanıydı. Bu şartlar dahilinde önüm açılacaktı. Yavaş yavaş başlayan ilişkimizde her ne kadar evlenmeden sümeyye’yi sikemesem de ailelerin de tanışması ve işin ciddiye binmesiyle başlayan süreçte tadına daha çok varacaktım. Çok azgın ve doyumsuzdu, evliliğimiz sonrasında her şeyi kolayca daha sınırsız ve yatağımızdan çıkmadan saatlerce yaşamaya başlamıştık. Tek kesin kuralı götünden sikmememdi.

Birkaç dakika sonra masada duran limonotalardan birini alarak kızkardeşim elif yanımıza geldi. Elif, sümmeye’den bir yaş büyük, uzun simsiyah saçları; ufacık burnu ve iri gözleriyle uyumlu biçimli yüz hatları; uzun ve ince boynu; geniş ve kemikli sırtından aşağı karnına ve beline doğru indikçe zarif bir şekilde incelen gövdesi; karımınkilerin neredeyse iki katı olan büyük göğüsleri; geniş ve çıkık poposu; erkekleri kendisine çeken uzunca bacaklarıyla 175 cm’yi biraz aşan boyu, 55 kilo civarındaki kilosu ve modern diye ifade edilse bile türbanlı olan karımın giyim tarzıyla taban tabana zıt aşırı seksi yaratılışı ve bunu sunmaktan çekinmeyen giyim tarzıyla haziran’ın o son sıcak günlerinde güneşten daha fazla içimi ısıtıyordu. Yıllardan beri onu arzuluyordum, şarkıda dediği gibi “hiçbir şeyi istemedim, seni istediğim kadar”

Hosteslik yapan kızkardeşim, sümeyye ile olan evliliğimize, yaşam tarzlarımızı göz önünde bulundurarak pek sıcak bakmamış ve ilk zamanlarda beni bu yüzden kafayı yemiş bir ucube olarak görmüş, sonra da kızın ailesinin konumunu öğrenmesiyle bana sahtekar olduğumu bizzat kendisi söylemişti. Ve fakat ilerleyen zamanda benim bu evliliği başarıyla yürüttüğümü görüp, ailemizin de baskısıyla elif aradaki buzları eritmişti. Sümeyye ile iyi anlaşmışlardı, elif’in biraz önyargısı vardı ama sümeyye uyumlu ve arkadaş canlısı biriydi. Bu da onu hem iyi bir görümce hem de arkadaş yapıyordu elif için. Ve sık sık görüşür olmuşlardı, bu durum esasında canımı sıkıyordu çünkü kızkardeşime her görüşümde sümeyye ile evlenerek kapana sıkıldığımı hissediyor, elif gibi dışarıda onları sikmemi bekleyen pek çok kızın var olduğunu anımsıyordum.

Sol yanıma oturup limonatasını içerken, askısız straplez elbisesinden taşan o iri beyaz memeleri ve bacaklarını kaldırarak verdiği frikikler üst üste sigaralar yakmama sebebiyet veriyor, sümeyye’nin sigara içmeme olan kızgınlığıyla dolu cümleleri de bir yandan tepemi attırıyordu. Beni sol yanımda tecavüz sağ yanımda cinayet hissiyle dolduran iki kadın vardı.

Tatil konusu açılmıştı:

– Aşkım, temmuz’un 15’inde istanbul’dan ayrılalım, ben bazı oteller belirledim, onlardan birini beğenir orada kalırız.
– Bakarız sümeyye, bakarız.
– Sümeyye hayırdır, yolculuk nereye?
– Canım suat pek gönüllü olmasa da izmir, muğla, aydın şöyle gezelim diyoruz.
– Ben de o tarihte yıllık izne çıkıyorum.
– O sen de gelsene bizimle elif, çok güzel olur. Öyle değil mi suat?
– (içimden hay senin gibi karının ben taaaa) tabii neden olmasın…
– Valla gelirim hem abimle hem minik yengemle güzel bir tatil yaparız. Ya tekne de kiralarız sen şimdi orada milletin içinde rahat edemezsin. Bakir koylarda teknemizle rahat ederiz, sen de özgürce denize girersin.
– Ayyy harika olur güzelim. Dimi suaaatt?
– Peki elif hanım o tekneyi kim kullanacak? Bunu da düşündün mü?
– Ben geçen sene tatilimden öğrendim, çok basit abi ben kullanırım, korkma.
– (Sümeyye büyük bir sevinçle) Ayy harika canım ya.
– (hay şansımı sikeyim ulan) tamamdır o zaman kızlar, 15 temmuz’da yeşilköy hava limanı’nda buluşuyor, tatile muğla’dan başlıyoruz.

İç konuşmalarımdan da fark edileceği üzere hoşnut değildim bu durumdan. Bir yanda fıstık gibi yabancı karılar bir yanda tepemde iki kadın. Yine de en azından bahsettiğim türde uyduruk bir muhafazakar otele gitmeyecektim, bu da bir şey sayılırdı öyle ya.

15 temmuz 2014

Marmaris’teki otelimize valizlerimizi bırakmış, tekne kiralayacağımız yere doğru yürüyerek gidiyorduk. Kızkardeşim poposunu kabak gibi ortaya çıkaran mini bir şort ve üzerine derine bir dekolteye sahip bir asklı body giymişti. Karımın pembe topuklu ayakkabıları dikkat çekiciydi.

daha sonra üzerindeki o siyah beyaz alacalı feraceyi çıkaracak, göğsünün üst kısmı birazcık açık olan ve ön tarafı çok ince olmasa da transparan ve dikkatle bakıldığında karımın pembe sütyenini rahatlıkla görebileceğiniz sweati ve bacaklarıyla poposunu sımsıkı saran siyah taytıyla endamını gösterecekti. Kızkardeşim elif ve karım sümmeye “gösterme” yarışı içerisindeydiler ve benim azgınlığım şortumdan neredeyse taşacaktı. Tekneyi yarın teslim almak üzere anlaştık, kalan sürede otelin barı ve havuzunda takılacaktık.

Sümeyye’nin halleri beni fazlasıyla şaşırtıyordu, hem gün içinde havuzbaşı ve bar gibi farklı yerlerde giydiği tesettürün sınırlarını zorlayan kıyafetleri hem de şuh halleri ayrıca sadece beni şaşırtmakla kalmıyor, erkeklerin ilgisini de çekmeyi başarıyordu.

kızkardeşim sümeyye’den etkilenip biraz kapanacak mı diye düşünürken galiba tam tersi olmuş, öyle görünüyor ki elif’in yardımıyla karıcığımın kadınlığı ön plana çıkmıştı. Akşam yemeğindeyse minisi ve iri göğüslerini ortaya sunan bodysiyle bu sefer elif göz ziyafeti sunuyordu. Ara ara eğildiğinde etraftakilerin kızkardeşimin göğüslerini nasıl süzdüğünü rahatlıkla görebiliyordum.

bu azgınlıkla fazla dayanamayıp odaya girdiğimiz anda sümeyye’nin üstüne atladım. Öyle ateşli bir sevişme ve tatmin edici bir boşalmaydı ki herhalde sümeyye ile böylesi seksi hiç yapmamıştım. Mini bardaki jack daniels’tan birkaç kadeh yuvarlayarak ikinci posta önce rahatlıyordum, sınırları aştığımıza göre artık karım da içkime karışamazdı herhalde. Ama pek öyle olmadı, yo öyle sandığınız gibi de olmadı. Elimdeki bardağı kapıp viskiyi yudumlamaya başladı. Sonra da nasıl olsa sen de içtin, birazdan öpüşünce ben de içmiş sayılacağım deyiverdi. Tarih dersinde söylenir ya, almanya savaşı kaybedince biz de kaybetmiş sayıldık, diye. İşe o hesap. Üçüncü bardaktan sonra kafası iyice güzelleşen karımla 3-4 saate yakın sevişip koyun koyuna uyuduk.

Elif ve sümeyye tepemden aşağıya su dökünce uykusuzluk ve yorgunluğun verdiği rahatsızlıkla biraz kızgınca yataktan kalktım. Haydi teknemize gidiyoruz diye cıvıldamaya başladılar. Sümeyye o kadar heyecanlıydı ki, aklı başından uçup gitmiş yatağın başında duran kullanılmış prezervatifleri unutuvermişti.

– Ay alıyım şunları suat (garipsediğim şen bir kahkaha ile)
– (elif duyacağım şekilde sümeyye’ye fısıldayarak) gece hızlı geçmiş yengecim

Hala şaşkındım ne derece elif’le bu kadar samimi olmuştuk, peki ya karım hiç utanmıyor muydu bu hareketlerinden? Anlaşılan o ki ikisi birbirine her şeylerini anlatıyor, bu her şey kelimesini yatakta olan her şey de içeriyordu. Doğrusu kızmış ve utanmıştım çünkü böyle şeylere aile içinde alışık değildim.

Teknemize binip elif kaptanlığında denizde ilerliyorduk, bizim kızların şen kahkahaları bitmiyordu. Bense mayomu giyip, bir elimde bira diğerinde sigara mavilikleri seyrediyordum. Karım yanıma gelip duracağımız koyu göstererek, ben bikinimi giyeyim artık dedi. Ben de iyi dedim.

karım burada kim görecek canım diyerek altındaki pembe pantolonu ve beyaz gömleğini çıkararak beyaz sütyeni ve beyaz g-stringi ile karşımda duruyordu. İstanbul’da iken şuram buram görünüyor mu diye aynaya bakıp, bana da sorular soran karım, her ne kadar ıssız bir yerde, denizin ortasında da olsak bir anda karşımda böyle kalıvermişti. Beyaz dantelli sütyenini çıkarıp çantaya attı, altındaki beyaz kilodu da salınarak ağır ağır çıkarmak üzere bacaklarından aşağı indiriyordu. Beni azdırıyor ve o bunu besbelli biliyor ve görüyordu. Sümeyye çantasından çıkardığı pembe bikinisini giydikten sonra, arkasını bana, yüzünü denize dönerek saçlarını topluyordu.

avuç içi pembe bikinisinin sımsıkı sardığı poposuna bakmaktan gözlerimi alamıyordum. Hemen sonra o güzelim memelerini ortaya çıkaran leopar desenli üst bikinisi ve altındaki minnacık siyah g-string bikinisiyle elif geldi. Kızkardeşimin daha önce hiç görmediğim yerlerini özellikle nefis iri kalçalarını görmek beni krize sokmuştu. İç çekerek, yutkunuyordum.

http://i.hizliresim.com/mPzqjR.jpg

Beraberce koydaki o küçük, gizli kalmış kumsala indik, havluları serdikten sonra elif güneş kremlerini çıkardı, sırtını dönüp sümeyye’ye sürmesini rica etti. Sümeyye ona güneş kremi sürerken ben de fırsattan istifade, “haydi aşkım ben de sana süreyim” deyiverdim. Karım taş gibi olmuştu ama bacım afet sayılırdı. Ben ağır ağır sırtını kremlerken sümeyye’nin, o elif’in o güzel sırtını kremlemeyi bitirmiş ve yaptığı işe elif’in boynunun altından memelerine doğru ilerleyerek devam ediyordu.Sümeyyemin narin elleri elif’in iri memelerini sürdüğü kremle parlatırken dayanamayıp bir adım daha atarak karımın poposuna 17 cm’lik sikimi dayadım. Elif’le iki defa göz göze gelmiştik o anlarda. Sümeyye de kendisini biraz geri atınca çok fena olup bir iki defa daha elimi sırtında gezdirip hemen kremi yere bırakarak makilik alana doğru yürüdüm. Birkaç dakika sonra bir ağacın altında aletimi sıvazlayarak 31 çektim. Yangınım sönmemişti ama yapacak bir şey de yoktu. Aletimin inmesi için etrafta öyle dolanırken ileriden küçük bir teknenin bizim koya doğru geldiğini görmüştüm, 5-6 dakika sonra bulundukları açıdan bizimkiler de bunu görecek ve türbanlı karım o anlarda sıkıntı çıkaracaktı. Bulunduğum uzaklıktan teknenin içinde iki sarışın adam olduğunu görebiliyordum, muhtemelen turistlerdi. Bu yüzden hemen başka bir yere gidelim diye hızla aşağı kumsala doğru iniyordum ki bizimkileri görmeye başladığım anda nutkum tutuldu. Kızkardeşim ve sümeyye öpüşüyor ve sümeyye’nin eli o incecik ipin yanından elif’in kadınlığını okşuyordu. Sümeyye çakalı arada bir de benim gelip gelmediğimi kontrol etmek üzere yukarıya bakıyordu. Kuytuda olduğumdan göremedi, biraz izledikten sonra hemen seslice öksürerek onların toparlanmasına fırsat veren bir an oluşmasını sağladım. Ve bir iki dakika sonra da aşağı yanlarına indim, ikisi de heyecanlı görünüyor ve onlar bu adrenalini neye borçlu olduklarını benim bilmediğimi sanıyorlardı. Havlunun üzerine uzanıp gözlerimi kapadım, sümeyye’yi o heriflerin sümeyye’yi neredeyse çırılçıplak bırakan bu bikiniyle görmesi artık sikimde bile değildi. Gözlerimi 2-3 dakika sonra elif’in “abi birileri geliyor” sözüyle açacaktım. Sümeyye kızkardeşimle yiyişmeyi, otel odasında kafayı çekmeyi ve teknede çırılçıplak soyunmayı biliyordu ama adamların geldiğini duyunca dindar tarafı kabarmış ve yaygara koparmıştı. Ama benim kabaran sikim yanında bir hiçti. Adamlar yaklaştıkça sümeyye “suat haydi gidelim” diye tutturarak toparlanmaya başlamış, elif ve ben bir şey olmaz, burada nolucak diye onu ikna etmeye çalışıyorduk. O anlarda tekneyle yaklaşan o iki adam ya bizi yatıştırmak ya da bizim bir an önce gitmemizi sağlayarak özgürce kumsalı kullanmak için ateşli şekilde öpüşmeye başladılar. Bunun üzerine ben ve elif onlar zaten erkek değil diyerek bizimkini zorla ikna ettik.

Adamlar selam verip 10 metre ötemizde uzandılar, alman oldukları belliydi. sırt üstü yatana diğeri biraz doğrulup şevhetle güneş kremi sürüyordu. Adamların vücudu hem kaslı hem estetikti. Elif’in dudaklarından şunlar dökülecekti:

– adamlar şey ama çok seksiler, yenge bayıldım
– doğru söylüyorsun kız ama ibneler işte.

10 dakika sonra elif bikinisinin üstünü çıkarıp kenara bıraktı. ikimizin ortasında uzanan sümeyye’ye bakarak:

– sümeyye böyle yarısı beyaz yarısı esmer hoş görünmüyor. yunanistan’da, ispanya’da, fransa’da kadınlar genelde açar.
– Haklısın canım ama bizde olsa her erkek bakar yiycek gibi. Burada kim baksın uzağımızda şunlar, yanımızda suat abin var.
– Abicim bakmıycan değil mi öyle?
– Ne bakıcam kız, benim karımınkiler daha güzel.
– Oooooooo….yenge görüyor musun abimi helal olsun valla.
– Bakmaz benim kocacım, o sadece karısına bakar.

İçimden sümeyye’ye sadece “yaw he he” dedim. Elif’in memelerinin güneşe karşı dimdik görüntüsü, onlara böyle yakın olmak ama onları sağamamak, avuçlayamamak beni gebertmişti. Sümeyye’yi kolundan tutup denize doğru götürdüm. Sikim üzerimdeki mayoya sığmıyordu artık. Denizde güya şakalaşırken, sümeyye’nin yüzünü bana doğru çevirip sıyırdığım mayomun içindeki altındaki sıyırarak amcığına sokmaya başladım. Ilık suyun altında şakalaşma rolü yaparak girip çıkıyordum amcığına. Sümeyye dudağıma yapıştı, öyle azgınlaşmıştık ki rol yapmayı bıraktık. İnlemelerle birlikte boşaldık.biz bunları yaşarken kumsalda o anlarda, elif güya çaktırmadan bir eliyle siyah bikisinin kenarından kendisini parmaklıyor, diğer elinin işaret parmağı da dudaklarının arasında geziniyordu. Alman gay çiftse yavaş yavaş öpüşüyordu. Boşaldıktan 5-6 dakika sonra sümeyye’ye haydi çıkalım dediysem de onun dudaklarıma sarılıp ısırarak beni öpmesi ve bi daha demesiyle yeniden sevişmeye başlamıştım. Sümeyye’nin dudaklarını bıraktıktan sonra onun hızlıca bikisinin üstünü çözmesi ve o ufak yemelik memelerini gözlerimin önüne sermesiyle memelerine saldırmıştım. Sümeyye’yi delice bir arzuyla 10 dakikadır sikiyordum ve bu halimize çığlıklara varan iniltilerimiz eşlik edince kumsaldan neler yaşadığımız ayan beyan görünüyordu. Kumsaldakilerin orada olması ve bizi izlemesi sanırım ikimizi de daha çok azdırıyordu. Gözümü bizi izleyip azanlara bakmak üzere kumsala çevirdim, elif almanlardan birinin yarağını yalıyor, diğeri de arkasına geçip hostes hanımı sikiyle uçuruyordu. Bir dakika boyunca hareketsiz onları izlediğimden sümeyye de dönüp arkasında olanlara baktı.

– Aaa suat, elif’i sikiyor ibneler.
– İbne değil, biseksüel bu adamlar.
– Her ne seksüelse be, ne yapıcaz şimdi ya
– Kes sesini yürü orospu

Çölde delice susayıp su arayan adamın, gördüğü nehre doğru attığı her heyecanlı ve arzulu adımın, benim çatır çutur sikilen kızkardeşime ve onu siken iki almana doğru attığım adımlardan hiçbir farkı yoktu. Sümeyye ile çırılçıplak vaziyette yanlarına vardığımızda iki alman elleriyle adeta bir silah gibi tuttukları iri siklerini kızkardeşimin yüzüne doğrultmuşlar ve elif’in yanaklarına, alnına, burnuna bembeyaz sıvılarını, döllerini fışkırtıyorlardı. Onları izlerken sümeyye’nin eli amcığında, benim elimse yarağımdaydı. Kırmızı havlunun üzerinde yüzünde ve saçının ön kısmında döllerle yatan kızkardeşime yaklaşıp:

– Karıcığım, seni istiyorum.
– Ben de seni kocacığım.

Parmaklarımla sıcak dölleri sıyırıp elif’in etli dudaklarını yalamaya başladım. Öpüşmüyor adeta birbirimizi vakumluyor, ısırıyorduk. Güneş kreminin ve almanların spremlerinin kokusu ve tadı her geçen dakika sevişmemizin tuzu ve biberine dönüşüyordu. Elif’in iri memelerini dakikalarca avuçlayıp, yaladıktan sonra kadınlığına iniyor, ortalığı kızkardeşimin “ahhhhh” sesleriyle inletiyordu. Almanlarsa elif gibi sümeyye’yi de sikiyor, iri yaraklı olan alman götünden karımın bekaretini sümeyye’yi bağırta bağırta ele geçiriyordu. Diğeriyse bağırdığı zamanlarda saçından sıkıca tutarak karımı iri yarağına bastırıyordu. Sümeyye’nin ağzına giren iri malafatla beraber yanaklarının ve dudaklarının aldığı şekilde müthişti, balık gibi olmuştu sümeyyem.

Elif’le yılların ateşini dakikalarca süren ateşli sevişmeyle söndürdükten sonra almanların arasında yorgunluktan bitap düşen sümeyye her yanından akan döllerle “ben hiç böyle sikişmedim” diyerek kendisini elif’in yanına atıyordu. Bana da sürekli “beni bacından iyi siktiler” deyip duruyordu.

Hepimiz dinlenirken alman muhteşem bir kızkardeşe, fena olmayan bir eşe sahip olduğumu söyleyerek kompliman yapıyor, elif’se Nice’te, st. Tropez’de yaşadığı maceraları, yaptığı grup seksleri anlatıyordu. Biraz dinlendikten sonra alman çift kendi arasında sevişmeye başlamışlardı elif ve sümeyye de yiyişiyorlardı. Almanların ateşli sevişmeleri gözüme takıldı. Ten renkleri, kasları, kaymak gibi tüysüzlüğüyle vücutları o kadar muazzam bir erkek vücuduydu ki, bakmaktan kendimi alıkoyamıyordum. Bu ilgimin üzerine beni durup davet etmeleriyle yanlarına geldim ama ne yapacağımı bilmiyordum, hislerim karmaşıktı. Almanlardan biri göğsümü tutarak meme uçlarımı yalamaya diğeriyse sikimi sıvazlayıp yalamaya başladı. Boyları iki metreye yakın bu iki alman arasında küçük bir kız gibi kalmıştım. Her geçen dakika daha çok yanıyordum. Memelerimi yalayan kalçalarımı da vahşice avuçlamaya ve parmağını deliğimin önce etrafında sonra ağır ağır içinde gezdirmeye başlamıştı.tir tir titriyordum, karımı ve elif’i hırlayarak vahşice siken ben şimdi ince, tiz ve kadınsı iniltilerle iki erkeğin arasında kavruluyordum. Göğüslerimi emen hans, mark’a dönerek:

– Let’s start
– Go ahead

Bu diyaloğun ardından hans beni domalır bir pozisyona getirerek birkaç dakika boyunca göt deliğimi diliyle ıslattı, başım dönüyordu o anlarda. Mark’sa koca sikini ağzıma vermiş erkekliğini bana sunuyordu. Öyle delice yalıyordum ki yarağını…elif ve sümeyye; sikilişimi izleyerek abisinin ve kocasının bu halleriyle daha da azıyorlar ve onlar da inliyorlardı. Hans sikini deliğimden ağır ağır sokup tekrar geri çıkarıyordu, öyle azmıştım ki “i am beging you, please hans,please…i want your cock, come on my husband, fuck me…” diyerek yalvarıyordum. Hans 25 santime yakın iri yarağını öyle bir soktu ki başım dönmeye başladı, adeta dünya dönüyor, her şey yıkılıyor, paramparça oluyordu. Hans soktukça girdiğim şok ortadan kalkıyor, yıkılan her şey eski haline dönüyor, damarlı içimde kayıp durdukça her şey daha da güzelleşiyordu. Hans ve mark beni dakikalarca siktikten sonra elif’e yaptıkları gibi ağzıma yüzüme boşaldılar. Elif ve sümeyye hans ve mark’ın boşalması bittikten hemen sonra o güzelim yaraklara sarılarak bir güzelce temizlediler.

Beşimiz yan yana denize girdikten sonra kumsalda da yan yana, koyun koyuna uzanarak batan güneşi seyrettik. Ben de uzun uzun seyrettim, ben o güneşin altında yeniden doğmuştum. Ağustos’un ilk haftasına kadar birbirimizden ayrılmadık, aynı odada kalıp, beraber büyük bir tekne tutup her bakir koyda saatlerce seviştik, hem güzel kızkardeşimi sikmenin ve siktirmenin hazzı, sümeyye’nin yarak hastası azgın bir türbanlı dişiye dönüşmesi hem de almanların kolları arasındaki iniltilerimle muhteşem bir tatil geçirmiştim.

Sikilme Günlüğüm (4) hikayesi

Sikilme Günlüğüm (4)

Sabah uyandığımda, dün gece uykuya daldığım ensadaki heyecanı halen içimde yaşıyordum. Bugün, benim için çok farklı bir gün olacaktı, bunu şimdiden hissedebiliyordum. Akşam Mike’ın geleceği saati iple çekiyordum adeta. Yatağımda bir o yana bir bu yana kıvrılıp keyif yaparken bir yandan da akşam yaşanabilecekler üzerinde kafamda kurgular yaratıyordum. Birden odamın kapısında Juli’nin sesini duydum:

“Tatlım, uyandın mı, içeri girebilir miyim?”

Juli’ye içeri girmesini söyledim. Aynen dün gece koltuğun üzerinde bıraktığım haliyle, tamamen çıplak bir vaziyette odamdan içeri girdi. Dün, nispeten alkollü bir haldeyken gördüğüm vücudu, şimdi dinç bir kafayla ve gün ışında görmekten etkilendim doğrusu. Juli’nin vücudu dün gecekinden çok daha güzel, seksi ve çekici gözüktü o anda gözüme. Yatak odamın penceresinde, aralık olan perdeyi aşıp içerdi dolan güneş ışığı Juli’nin vücudunun yuvarlak hatları üzerinde parlıyordu. Juli:

“Az önce Mike’ın telefonuyla uyandım. Bugün akşam olmadan, erkenden gelecekmiş. Eğer dün gece konuştuğumuz konu hakkında fikrini henüz değiştirmediysen, belki hazırlanmak istersin diye düşündüm. Bikaç saat içinde burda olur Mike” dedi.

Hayalini kurduğum an için akşamı beklemek zorunda olmayacağımı bilmek beni çok mutlu etti. Yüzümde istemsiz bir şekilde oluşan gülümsemeyle Juli’ye bakarak, hemen kalkıp hazırlnamaya başlayacağımı söyledim. Hem yüzümdeki ifadeden, hem de yataktan çok istekli ve hızlı bir şekilde kalkmam üzerine, dün gece konuşulanlar hakkında fikrimin değişmediğini yeterince açık bir şekilde belirtmiş oldum Juli’ye.

Banyoya girdiğimde, aynada kendimle karşılaştım. Gördüğüm yüz ifadesinde gülümsemekten ziyade, ağzımın kulaklarımda olduğunu farkettim. Bir an önce toparlanıp, hazırlanmam gerektiğinin farkındaydım. Götümün sikilebilme ihtimaline karşı, enema yapmalıydım. İçimin tamemen temizlendiğine emin oluktan sonra da duş almaya karar verdim. O esnada, henüz çok az tüylenmiş olan ama yine de bu akşam pürüzsüz bir şekilde parlak olmasını istediğim amımı traş etmeye karar verdim. Küvetin içinde, sıcak suyu biraz açtım, amımın etrafını ıslattıktan sonra, Mike’ın traş takımındaki köpükten bir miktar sürdüm. Jiletle, sakin ve dikkatli bir şekilde önce amımın üst tarafını, sonra da kenarlarını ve alt kısmını, tamamen pürüzsüz bir şekilde temizledim. İşim tamamlandığında, bir yandan kalan köpükleri temizliyor, bir yandan da akşam olacakları hayal etmeye çalışıyordum. Bir süre sonra, elimle kendimi yıkamak yerine, aslında elimi amımın üzerinde gezdiriyor olduğumu farkettim. Düşüncesi bile beni heyecanlandırıyordu. Küvetin içine iyice kayarak oturdum ve bacaklarımı açarak küvetin kenarlarına koydum. Elimdeki duş başlığını, akan su amımın üzerine gelecek şekilde tutuyor, diğer elimle de yumuşak hareketlerle amıma dokunuyordum. Amıma akan ılık suyun verdiği hissi, Mike’ın beni yaladığı andaki his olduğunu hayal ederek mastürbasyon yapmaya başladım. Parmaklarımı amımın üzerinde yukarı aşağı sürtmeye başladıktan bir süre sonra, her seferine iki parmağımı ıslak amımdan içeri sokup çıkartıyordum. Çok yavaş ve sakin bir şekilde buna devam ederken, çok zaman geçmeden boşalacağımın farkındaydım. Tam boşalmak üzereyken, parmaklarımı çekip sadece suyu hissetmek için duş başlığını iyice yaklaştırdım kendime ve bikaç saniye içinde boşalmaya başladım. Bacaklarımı küvetin kenarlarında tutamıyordum artık. Zangır zangır titriyorlardı. Bu şekilde akan suyun altında, küvetin içinde biraz bekledikten sonra yıkanmaya ve banyodan çıkmaya karar verdim.

Banyodan sonra saçlarımı kuruttum, odama gidip akşam için ne giyeceğime karar vermem gerekiyordu. Kıyafetlerimin üzerimde çok da uzun süre kalmayacağını biliyordum ama yine de Mike’a, beni soyunurken izlediğinde yaşayabileceği görsel bir şölen de hazırlamak istiyordum. Ben bu kararsızlık içinde dolabımın karşısında üstümde sadece bir havluyla dururken, kapım çaldı. Gelen Juli’ydi.

“Hazırlanmaya başlamışsın bile, ne giyeceğini mi düşünüyorsun?” dedi.

Ona, kendisinin ne giyeceğini, Mike’ın özellikle tercih edeceği bir giyim tarzının olup olmadığını sordum. Karşılığında aldığım cevap, beni şaşırttı:

“Mike’ın en sevdiği kıyafet, olmayan kıyafet. Ben, eğer senin için de bi sakıncası yoksa, Mike’ı tamamen çıplak karşılamayı düşünüyorum. Bence sen de öyle yapmalısın” dedi ve odadan çıktı.

Bu durumda benim de daha fazla düşünmeme gerek yok diyerek üstüme sadece bana biraz uzun gelen, yarım kollu beyaz bir t-shirt giydim. İçimde sütyen, altımda da iç çamaşırım yoktu. Odamdan dışarı çıktığımda, Juli’nin gerçekten de evde çırılçıplak dolandığını gördüm. Gayet normal bi şekilde, işlerini yapıyor, odasına giriyor çıkıyor, göğüslerini sallaya sallaya yürüyordu evin içinde.

Bi ara Juli’nin mutfaktan bana seslendiğini duydum:
“Kendime kahve yapıyorum, sen de ister misin?”
“Olur tabi, isterim” dedim. Elinde iki fincan kahveyle geldi ve yanıma oturdu. Bacaklarını bağdaş kurarak koltuğun üstüne çıktı. Dün gece gördüğüm göğüsler, yine tüm ihtişamıyla karşımda duruyorlardı. Bacaklarının arasından, amının üst kısmını da görebiliyordum. Onu gözlerimle süzdüğümü farkedince “sabret, Mike geldiğinde hepsi senin olucak” dedi.

Kahvelerimizden birer yudum aldık, konuşmaya başladı:

“Bugün için uzun süredir plan yapıyorduk. Senin de bu kadar ilgili olabileceğini hiç düşünmedik aslında. O yüzden sevindim doğrusunu istersen. Mike da seni çok istiyordu, söylediklerinden anlattıklarından bunu anlayabiliyordum. Senin de onu istediğine zaten şüphem yok. Bense, her ikinizi de istiyorum, bu durumda hepimiz için güzel bir gün bizim olacak sanırım” dedi ve güldü.

“Juli, aslına bakarsan ben hem çok şaşkınım hem de bi yandan böyle birşeyin yaşanması için gerçekten can atıyordum. Yani ne diyeceğimi inan bilmiyorum. Biraz tedirgin ve gerginim sanırım” dedim.
“Tedirgin olmanı gerektirecek hiçbişey yok. Birazdan Mike gelir. Bu konu ile ilgili hiçbirşey konuşmamıza gerek yok. Hepimiz ne istediğimizi biliyoruz. Akışına bırak ve herşey kendi kendine gelişsin” dedi ve tam o sırada kapı çaldı. Gelen Mike’dı.

O anda, kalp atışlarımın sesini neredeyse kulaklarımla duyuyor gibiydim. Çok heyecanlıydım. Öyle ki, heyecandan amım bile ıslanmıştı. Mike’ı karşılamak ve selam vermek için ağaya kalktığımda, oturduğum yerde amımın bıraktığı ıslaklığı gördüm koltuğun üzerinde.

“Merhaba kızlar, aşkım seni çok özledim” diyerek Juli’nin dudaklarına yapıştı Mike. Bikaç adım arkada onları izliyordum. Aslında 2-3 saniye sürmüştü öpüşmeleri ama benim için o an herşey ağır çekim gibiydi. Dakikalarca onları seyrediyormuşum gibi hissettim bir an. Uzun boyuyla Mike’ın Juli’nin yanında ne kadar iri göründüğünü, Juli’nin öpüşmek için ayak parmaklarının ucunda durmasına rağmen Mike’ın öne eğilerek onu öpmesi ve hemen ardından Juli’nin kalçasına kayan eli. O kocaman siyah el Juli’nin beyaz kalçasında ne kadar da çekici duruyordu ve daha da ötesi, sadece birkaç dakika sonra o eller benim vücudumun üzerinde de dolaşacaktı. Kalbim yerinden çıkacak gibiydi ve bir anda Mike’ın bana seslenmesiyle ağır çekim aniden sona erdi. İrkilerek, sadece “merhaba” diyebildim kısık bir sesle.

“Biz kahve içiyorduk, sen de ister misin” dedi Juli. Mike’ın da onay vermesiyle Juli mutfağa, Mike ise koltuklara doğru yöneldi. Yanımdan geçerken, yüzünde tatlı bir gülümseme vardı. “Sen de gelsene, neden bekliyorsun orda öyle” dedi. Yürüyerek Mike’ın oturduğu koltuğun yanındaki koltuğa yöneldim. Mike’ın gözleri benim üstümdeydi. Bütün vücudumu yukarıdan aşağıya süzdüğünü farkedebiliyordum. Yerime oturdum, ama ne diyeceğimi bilemediğim için sessizliğimi de bozamıyordum bir türlü.

“Hadi ama, bu kadar gergin olmana gerek yok” diyerek oturduğu yerden kalktı ve benim yanıma oturdu. Otururken bir elini bacağımın üstüne diğer elini de omuzumdan atarak koluma koymuştu. Yüzüne bakmak için kafamı çevirdiğim anda, dudaklarıma minik bir öpücük koydu. “Merak etme, çok eğleneceğiz” dedi. O an, üstümdeki bu tedirginliği ve çekingenliği atmak zorunda olduğumu hissettim. Ben de artık girişken ve en az onlar kadar rahat bir tavır sergilemeliyim diye düşündüm ve ona “hiç şüphem yok, en çok da sen eğleniceksin, bu güne kadar yaşamadığın şeyler yaşatıcam sana” dedim ve ben de Mike’ın dudaklarına minik ama ıslak bir öpücük kondurdum.

Bu cümle ağzımdan nasıl çıktı ben bile inanamadım aslında kendime. Neyime güvenerek bunu söyledim hiç bilmiyordum. O güne kadar muhtemelen hayatımda gördüğüm en büyük yaraklı adam karşımda duruyordu ve ben bu kadar iddialı sözler sarfediyordum. Söylediklerimin Mike’ın çok hoşuna gitmiş olduğu her halinden belliydi. O sırada Juli’de içeri geldi, kahve fincanını sehpanın üzerine koyarak, Mike’ın öbür tarafına da o oturdu. “Bakıyorum kaynaşmaya başlamışsınız bile” diyerek bir bacağını açarak Mike’ın bacağının üzerine koydu ve öpüşmeye başladılar.

Hemen yanı başımda gördüğüm bu sahneyi izleyerek kahvemden bir yudum aldım. Çok ateşli bir şekilde öpüşüyorlardu. Mike’ın dilinin Juli’nin ağzına nasıl girip çıktığını dahi görebiliyordum. Mike, Juli’nin omuzunun üstünden geçirdiği bir eliyle göğsünü okşarken, diğer elini de Juli’nin açık olan bacakları arasından, amına doğru götürdü. Hem öpüşüyorlardı hem de Mike Juli’nin amını parmaklıyordu. Çok kısa bi zaman sonra Juli inlemeye başlamıştı bile. O esnada Mike’ın orta parmağını Juli’nin amına soktuğunu gördüm. Kocaman ellerinin uzun parmakları vardı ve sadece orta parmağı bile, kalınlık olarak olmasa da uzunluk olarak ortalama bi yarak boyundaydı. Onları izlerken çok heyecanlanmış ve etkilenmiştim. Amımın sırılsıklam olduğunu hissedebiliyordum ama oturduğum yerden kalkmaya cesaretim bile yoktu. Muhtemelen oturduğum yerde amımın kocaman bir izi oluşmuştu bile.

Bir süre sonra Mike elini Juli’nin amından çekip benim bacağıma uzattı. Halen öpüşüyorlardı ve kafası bana dönük değildi ama eliyle bacağımı okşuyor, dizimle kasığım arasında hareket ettiriyordu elini. En yukarı kadar çıktığında, elinin kenarı amımın kenarına dokunacak gibi oluyordu ama hemen sonrasında tekrar aşağı indirerek okşamaye devam ediyordu. Bu şekilde bikaç defa daha devam ettikten sonra, birden kendimi oturduğum yerden biraz aşağıya doğru kaydırdım. Amacım, Mike’ın eli bacağımdan kasığıma doğru geldiğinde amıma temas etmesini sağlamaktı. Öyle de oldu zaten. Mike’ın elini ve parmaklarını t-shirt’ümün altından amımın üstünde hissediyordum. Çok yavaş hareketlerle amımın üstünde gezdiriyordu parmaklarını.

Juli, dudaklarını Mike’ın dudaklarından ayırdı ve hemen pantolonuna doğru uzandı. Kemerini açmaya çalıştığı esnada, ben de Mike’ın pantolonunda, bacağına doğru uzanan kabarıklığı farkettim. Gördüğüm şey gerçekten inanılmazdı. Kabarıklık, bacağı boyunca uzanıyor, neredeyse dizine gelmeden bir süre önce bitiyordu. Daha önce banyodan çıktığında kalkmamış haliyle gördüğüm bu yarak, sertleşmiş haliyle gerçekten kocamandı.

Juli’nin dudaklarından ayrılan Mike, bana dönerek öpmeye başladı. Hem dudaklarımı hem de boynumu, sakin ama iştahlı bir şekilde öpüyordu. Ben de göz ucumla Juli’yi takip ediyodum. Mike’ın kemerini ve düğmesini açmış, indirdiği fermuarının arasından elini içeri sokuyordu. Gördüğüm kabarıklığın o fermuar açıklığından dışarı çıkma ihtimali zaten yoktu. Bir süre Juli’nin eli, Mike’ın pantolonunun içinde, yarağının üzerinde gezindi. Birden Mike ani bir hareketle yerinden kıpırdanarak pantolonun biraz aşağı indirdi ve hemen ardından da Juli, içeride tuttuğu o muhteşem şeyi dışarı çıkardı…

Gördüğüm manzara inanılmazdı. Rengiyle, şekliyle, boyutuyla resmen büyülemişti beni. Boyu, en az odamdaki dildo kadardı, o kesin. Kalınlık olarak ise belki birazcık daha ince ama yine de kocaman görünüyordu gözüme. Gerçek bir yarak olarak, bu kadar büyüğünü canlı olarak ilk kez görüyordum. Rengi, vücuduna göre daha koyu renkliydi. Herhangi bir kıvrım veya kavis yoktu, dümdüz, adeta bir demir kazık gibi duruyordu. Alt kısımlarına doğru, pürüzsüz dokusunun üstünde damarları kabarmış bir şekilde görülebiliyordu. Sikinin başı, kısmen sünnetsiz derinin altındaydı ilk başta ama Juli elinin ilk hareketiyle, aşağıya doğru sıvazladığı anda başı da tamamen ortaya çıktı. Öne doğru uzanan, yağmur damlası şeklinde, ucunda hafif bir ıslaklıkla biraç santim önümde duruyordu hayalini kurduğum o ihtişamlı yarak.

Juli birden öne eğilerek Mike’ın sikini ağzına almaya başladı. Bir eliyle sikinin dibinden tutmuş, bir yandan da sadece başını ağzına alır bir şekilde yalıyordu. Bense bir yandan Mike’le deli gibi öpüşüyordum. Eliyle amıma daha rahat ulaşabilmesi için bacaklarımı iyice ayırdım. Mike öbür elini t-shirt’ümden içeri sokmuş göğüslerimle oynamaya, onları sıkmaya başlamıştı. Ben Mike’ın dudaklarımdan ayrıldığı her anı fırsat bilerek, kafamı yana eğip Juli’nin o muhteşem sikle neler yaptığına bakmaya çalışıyordum. Şimdi, sikin başından biraz daha fazlası Juli’nin ağzına girip çıkıyordu. Juli kafasını her yukarı kaldırdığında, ağzındaki ıslaklığın siki neresine kadar ıslattığını görebiliyordum.

Birden, Juli kafasını kaldırıp “aaahhh, biraz nefes almam lazım” diyerek kendini geriye attı koltuğun üstünde. Bu inanılmazdı, Mike’ın sikinin sadece çok az bir kısmını ağzına almış olmasına rağmen nefessiz kaldığını düşünüyordu. Oysa ben çok daha fazlasını, hatta zorlarsam tamamını bile alabilirdim o koca siki ağzıma. Deepthroath konusunda oldukça tecrübeliyim ve bundan hem kendim çok zevk alıyorum, hem de erkeklerin buna bayıldığını biliyorum. Bir sikin ağzımı aşıp, boğazımdan aşağıya kaydığını hissetmek beni çok tahrik ediyor. Juli’nin ise sadece bu muhteşem sikin sadece ilk bikaç santimini ağzına alabilmesine şaşırmıştım doğrusu. Eğer Mike, bugüne kadar Juli’nin yaptığı oral seksten memnun kalmışsa, birazdan benim ona yapacaklarım gerçekten aklını başından alabilirdi.

Ben üstümdeki t-shirt’ten artık sıkılmaya başlamıştım. Koltukta hafifçe doğrularak t-shirt’ümü çıkarttım ve koltuğun üstünde dizlerimin üstünde duruyordum. Göğüslerim Mike’ın kafasının hizasındaydı. Hiç vakit kaybetmeden onları yalamaya ve öpmeye başladı. Bir yandan da eli halen amımın üstündeydi ama henüz parmağını sokmaya yeltenmemişti. Sadece üstten okşayarak oynuyordu amımla. Juli, uzandığı koltuktan doğrularak Mike’ın sikini tuttu ve “tadına bakmak ister misin sen de” dedi bana. İşte nihayet sıra bana gelmişti ve tüm hünerimi gösterebilecektim şimdi.

Mike arkasına yaslandı. Mike’ın yanından, bulunduğum yerden öne doğru eğilerek Juli’nin elinin üstünden ben de tuttum sikini. Önce dilimle ufak ufak başının etrafını yaladım. “nasıl, güzel görünüyor di mi, bu kadar büyüğünü görmüş müydün daha önce” dedi Juli. “Harika görünüyor, bu kadar büyüğünü hiç görmedim daha önce. Peki sen benim gibi yalayan birini gördün mü acaba” diyerek ilk hamlede alabildiğim kadarını ağzımın içine aldım. Biraz ağzımın içindeki sikin üstünde dilimi biraz gezdirdikten sonra, yavaşça yukarı doğru kaldırdım kafamı ve sadece sikin başı dudaklarımın arasında kalacak şekilde durdum. O esnada Mike’dan derin bir inleme sesi geldi. Tekrar aşağıya indim ve ağzımın için tamamen dolana kadar aldım içime. Az öncesine kadar hiç sesi soluğu çıkmayan Mike, sikini her ağzıma alışımda bir kere daha inliyordu. Ben bu şekilde ağzımla Mike sikinin üstünde inip çıkarken, Juli’den koltuktan inip, Mike’ın pantolonunu ve boxer’ını tamamen çıkarıyordu.

Ben, ağzımla ıslattığım yarağın üstünde, her seferinde biraz daha derine inererek, orda biraz bekleyip yavaş bir şekilde yukarı çıkıyor, bu şekilde güzelce yalıyordum elimin altındaki bu muhteşem siki. Gerçekten o kadar büyüktü ki, bunu başından köküne kadar boğazıma alıp alamayacağım konusunda tereddüt ettim doğrusu. Juli, alt kısmını tamamen soyduğu Mike’ın bacaklarının arasında yere diz çöktü. Ben bir yandan Mike’ın sikini yavaş ve derin bir şekilde yalarken, o da Mike’ın taşaklarını yalamaya ve emmeye başladı. Mike’ın bu durumdan fazlasıyla hoşnut olduğu her halinden belli oluyordu. Ben de artık tempomu biraz arttırarak hem daha hızlı yalıyordum Mike’ı hem de bir yandan elimle de yukarı aşağı sıvazlıyordum sikinin dışarda kalan kısmını. Her seferinde biraz daha derine inmeye çalışıyordum. Şu ana kadar bile ağzıma alabildiğim kadarıyla Mike da Juli de şaşkındı.

Ağzımdaki tükürükle iyice ıslanmış olan yarak, boğazımdan daha rahat kayabilecek durumdaydı artık. Kendimi biraz zorlamanın vakti geldi diye düşündüm kendi kendime. Koltuktan aşağıya inerek, Juli’yle yer değiştirdim. Şimdi tam olarak Mike’ın karşısında, yerde dizlerimin üstünde duruyordum ve bu pozisyonda, karşımda duran bu kocaman siki gırtlağımın en derin noktasına kadar almaya kararlıydım. Sikin en dip kısmını tuttum ve başını ağzımın içine aldım. Derin bir nefes alıp, bir hamlede alabildiğim kadar derine sokmaya çalıştım yarağı ama gırtlağıma dayandığı anda durdu. Bir kez daha ve bir kez daha denedikten sonra, ağzımdan aşağıda akan salyalar tamamen kaplamıştı Mike’ın sikini. Derin bir nefes alıp tüm gücümle tekrar kafamı aşağıya bastırdığımda, o kilit notkasını bu sefer geçebilmiştim. Sikinin başı gırtlağımdan geçtikten sonra, ıslaklığında etkisiyle bir anda sikinin dibindeki elimle buluştu dudaklarım. Gerçekten bugüne kadar ağzıma aldığım en büyük yaraktı bu. Daha önce bu kadar derin bir deepthroath denemesini sadece dildolarımla yapmıştım. Gerçek bir sikle yapmanın tadı çok daha güzelmiş. Bi süre, hiç ağzımdan çıkarmadan, gırtlağımın içinde git-gel yaptım. Mike’ın inlemeleri artık bağırma boyutuna gelmiş hem hissettiği hem de gördüğü şey karşısında şaşkındı. Juli’de aynı şekilde gördüklerine inanamaz bir şekilde bana bakıyordu. Bu şekilde biraz devam ettikten sonra, sikinin dibini kavradığım elimi de çektim ve sikinin tamamını, boğazımın içine alabildim. Bu kadarı gerçekten çoktu benim için de ama yapabildiğim için de zevkten çıldıracak gibiydim. Ağzımın kenarlarından akan salya, çenemden aşağıya süzülüyordu. Mike’ın ise sikinin tamamı, taşaklarına kadar ağzımdan akan sularla sırılsıklam olmuştu. Bu kadar ıslak bir şekilde gırtlağımı siktirirken çıkan sesler ise benim daha çok hoşuma gidiyordu.

Juli, koltuğun üstünde ayağa kalktı, yüzü Mike’e dönük bir şekilde, Mike’ın suratına doğru alçaldı. Bu pozisyonda Mike onun amını yalamaya başlamıştı. Ben de tüm ilgi ve şefkatimle Mike’ın sikiyle gırtlağımı sikmeye devam ediyordum. Sonra, Mike’ın taşaklarını da ihmal etmemem gerekir diye düşündüm. Koca sikini ağzımdan çıkarım, sikinden aşağıya süzülen tükürüklerimle ıslanmış olan taşaklarına gömdüm yüzümü. Oldukça sarkık ve kocamandı taşakları. Önce dilimi üzerinde gezdirdikten sonra, teker teker taşaklarını ağzıma alıp emmeye başladım. Önce birini emiyor, çekiyor, dilimle oynuyordum sonra diğeriyle. Bu arada, iki elimle de sikini sıvazlamaya devam ediyordum.

Mike Juli’yi çok güzel yalıyor olmalıydı. Juli’nin bugüne kadar hep duvar arkasından duyduğum sesleri şimdi yanıbaşımda, kulağımda yankılanıyordu. Kafamı yukarı kaldırdım, Juli kendinden geçmiş bi halde, arkası bana dönük şekilde Mike’ın yüzünün üstünde oturuyordu. Dizlerimin üstünden doğruldum ve Mike’ın kucağına doğru tırmanarak Juli’nin götüne doğru yaklaştım arkasından. Mike Juli’nin amıyla ilgilenirken, ben de onun tertemiz ve daracık görünen göt deliğiyle ilgilenmeye karar verdim. Dilimi önce kalçalarında biraz gezdirdikten sonra, göt deliğini yalamaya başladım Juli’nin. Bu arada, henüz Mike’ın kucağına oturmadığım halde, siki bacaklarıma ve amıma değiyordu. O koca sikin üstüne oturmak ve onu içimde hissetmek için sabırsızlanıyordum doğrusu. Öte yandan, acele edip içinde bulunduğum anın hızlı geçmesini de istemiyordum. Her dakikayı, yoğun bir şekilde hissederek yaşamak istiyordum.

Juli’nin göt deliğini iyice yaladıktan sonra tek parmağımı içine sokabilir miyim diye düşünerek bir hamle yaptım ama gerçekten çok dardı. Onu şimdi daha iyi anlyorum, bu haldeyken Mike’a götünü siktirmesi gerçekten pek mümkün gözükmüyordu. Yine Juli’den bir itiraz gelmediği için, tekrar tekrar deniyordum. Bu arada, Mike da elini amımın üzerine uzatmış tek parmağını o da benim içime sokmaya başlamıştı. Parmağı adete bir sik gibi amımın içine girip çıkıyordu. Amımın ıslaklığı Mike’ın parmağını da sırılsıklam yapmıştı. Sonra ikinci parmağını da içime soktu. O an itibariyle, beni sikmeye hazırladığını anladım. Hemen altımda duran koca sik, biraz sonra amımdan içeri girecekti. Heyecandan bayılmak üzereydim.

Juli arkasını dönerek bana baktı, “hadi ne bekliyosun, hayal ettiğin sik hemen elinin altında duruyor, otursana üstüne” dedi. Hiç duraksamadan elimle Mike’ın sikini tuttum ve zaten sırılsıklam olan amımın üstüne yerleştirdim. Sonra yavaş yavaş kendimi o sikin üzerine aşağı bırakmaya başladım. Daha henüz sadece başı içime girdiği andan itibaren, o müthiş duyguyu hissetmeye başladım. Yavaş ve sakin bi şekilde, sikinin yarısı amıma girecek kadar oturdum ve bekledim. İçimdeki sıcaklığı hissetmek istiyordum. Yavaş yavaş yukarı aşağı inip çıkmaya başladım Mike’ın kucağında. Her inişimde biraz daha fazla bırakıyordum kendimi ve şimdiden amımın en derin noktalarında hissedebiliyordum onu. Gerçekten bu sik fazla büyüktü. Kontrol bende olmasına ve oldukçta yavaş hareketlerle girip çıkmasına rağmen, Mike’ın sikinin büyüklüğünü hissedebiliyordum. Mike’ın benim üstümde olup abanarak amımı siktiğini hayal ettiğimde ise, Juli’nin neden o kadar çığlık çığlığa sikildiğini daha iyi anlayabiliyordum şimdi.

Juli koltuktan aşağıya inerek benim arkama, Mike’ın dizlerinin arasına geçti tekrar. Ben Mike’un kucağında inip kalkarken, o da hem Mike’ın taşaklarını hem de benim götümü yalıyordu. Benim tempom gittikçe hızlanmaya başladı. Mike kocaman elleriyle belimden kavrayıp yukarı aşağı hareketlerime destek oluyor, bir yandan alttan o da hareket ederek tempoya ayak uyduruyordu. Mike’ın da hareketlenmesi ve her seferinden belimden tutarak aşağıya doğru bastırmasından dolayı, amımın gerçekten en dibine vurduğunu hissedebiliyordum o koca yarağın ve henüz tamamı girmemişti bile içime. Hissettiğim olağanüstü zevkin yanı sıra, içime her vuruşunda tatlı bir sızı da hissediyordum. Bu iki duygunun birleşimi muhteşemdi ve beni inletiyordu. Juli de bir yandan göt deliğimi iyice yalamış ve parmaklarıyla deliğimin üstünde oynamaya başlamıştı. Tek parmağını götümden içeri sokmak için hazırlanıyordu ve çok geçmeden bunu yaptı da. Diliyle ıslattığı deliğime rahat bir şekilde girdi parmağı. Sonra ikinci bir parmağını daha soktu vakit keybetmeden. Mike beni kucağına oturtmuş, kocaman sikiyle amımı sikerken, Juli de iki parmağıyla götümü sikiyordu ve ben boşalmaya çok yaklaşmıştım. Mike altımda gittikçe daha seri bir şeklide hareketlenmiş, çok uyumlu bir tempoda beni de yukarı aşağıya hareket ettirerek sikiyordu. Juli de hızlı hareketlerle parmaklarını sokup çıkartıyordu arkama ve benim daha fazla dayanacak halim kalmamıştı. Çok geçmeden, bacaklarım titremeye başladı ve kontrolsüz bir şekilde kasılmaya başladım. Mike’ın sikinin üstündeki ve göbeğindeki tüyler klitorisimi, içimdeki kocaman yarağı amımın en derin noktalarını ve Juli’nin parmakları da götümü aynı anda uyardığı için, yaşadığım orgazm da gerçekten çok yoğundu. Kendimi kaybetmiş gibi hissediyordum. Duyduğum sesler birbirine karışıyor, gözlerimi açsam bile etrafımı net göremiyor gibiydim. Saniyler sonra daha fazla dayanamadım ve Mike’ın göğsüne kafamı yaslayarak kendimi bıraktım.

Ben bu şekilde biraz soluklanırken, Juli parmaklarını içimden çıkardı ve “bundan sonrasına odamızda devam etmeye ne dersiniz” diyerek ayağa kalktı, odasına doğru yürümeye başladı. Mike’de kalçalarımdan tutarak, sikini amımdan çıkarmadan ayağa kalktı birden. Mike henüz boşalmamış olduğu için halen kazık gibi sertti. Ayağa kalktığında bacaklarımı onun beline doladım ve kollarımla da boynuna sarıldım. Her ne kadar Mike beni kalçalarımdan kavrayıp taşıyor olsa da, ayağa kalktığımızda vücudumun ağırlığıyla biraz daha aşağıya kaydım ve sikininin amımın en derin noktasına dayandığını hissedebiliyordum. Adeta sikinin üzerinde taşıyordu Mike beni ve o yürüdükçe, içimde hareket eden yarağının verdiği zevk tarifsizdi.

Juli odasına girer girmez yatağın üzerine yattı ve bacakları açık bir şekilde “ben de istiyorum artık, şimdi sıra bende” dedi. Mike, yatağın kenarında eğilerek beni Juli’nin yanına yatırdı ve sikini amımdan çıkardı. Amımın ıslaklığıyla sıvanmış siki, ıslaklığın etkisiyle parlıyordu. Bu ıslaklıktan gördüğüm kadarıyla, sikinin tamamı amıma girmemişti bile henüz ama ben fazlasıyla dolduğumu hissetmiştim.

Mike, yatağın ucunda ayakta duruyordu. Juli’nin ayak bileklerinden kavrayıp onu yatağın kenarında doğru çekti ve bacaklarını iki yana doğru açtı. Sikini Juli’nin amının üzerinde yukarı aşağı hareketlerle sürtüyor ve içine girmek için hazırlanıyordu ki, Juli elimden çekerek, “hadi, beni hazırlarsana Mike’ın siki için” dedi. Juli’nin üstüne 69 pozisyonunda çıktım ve amımı Juli’nin ağzına yapıştırdım. Benim karşımda ise Mike’ın ıslak yarağı ve Juli’nin pürüzsüz amı vardı. Juli beni yalamaya başlamıştı, ben de Mike’ın sikini ağzıma aldım. Az önce kendi amımdan çıkmış olan sikin üstünden, amımın tadını hissedebiliyordum. Bu beni daha da heyecanlandırdı ve büyük bir iştahla, yutmaya başladım Mike’ın sikini. O da elleriyle kafamdan tutmuş, kalçasını ileri geri hareket ettirerek sikinin boğazıma girmesine destek oluyordu, adeta ağzımı, gırtlağımı sikiyordu. Ağzımın kenarından taşan salyalarım çenemden aşağıya süzülerek Juli’nin amının üzerine akıyordu. Elimle Juli’nin amını iyice ıslatarak onu Mike’ın siki için hazırlıyordum.

Mike, iyice ıslanmış olan yarağını ağzımdan çıkardı. Onu kendi elimle Juli’nin amının öne getirdim. “Şimdi seni, istediğin ve sevdiğin şekilde sikmeye başlayacağım tatlım” dedi Mike ve bir hamlede, tüm gücüyle Juli’nin amına girdi. O sırada amımı yalamakla meşgul olan Juli, inanılmaz bir çığlık attı ama halinden de şikayetçi görünmüyordu. Mike, tüm gücüyle, sert bir şekilde Juli’yi sikmeye başladı. Daha önceden tanıdık gelen seslerdi bunlar benim için. Mike’ın Juli’nin vücuduna her vuruşunda çıkan sesleri ve Juli’nin çığlıklarını daha önce pekçok kez dinlemiştim. Şimdi tek fark, bu seslerin tam ortasında duruyordum, Juli altımda ve Mike’ın yarağı da tam karşımdaydı.

Mike Juli’ye karşı gerçekten acımasızdı. Tüm gücüyle ve gövdesinin ağırlığıyla abanarak sikiyordu Juli’yi. Hatta sikmekten öte, amını dağıtıyordu Juli’nin. Juli bir yandan bağırıyor, bir yandan de kendi sesini bastırmak için yüzünü, ağzını benim amıma gömüyordu. Benimse gördüğüm manzara müthişti. Mike, sikini nerdeyse başına kadar çıkartıyor, sonra tüm gücüyle en dibine kadar saplıyordu Juli’nin amına ve bunu çok hızlı bir tempoda yapıyordu. Ben de zaman zaman Juli’nin amını yalayabilmek için kafamı aşağıya eğiyordum ama Mike o kadar sert sikiyordu ki, bir türlü sabit bir şekilde yalayamıyordum Juli’yi. Her vuruşunda, tüm vücudu iler geri hareket ediyordu Juli’nin ve bende onun üstünde aynı şekilde sallanıyordum. Mike bu şekilde biraz daha devam ettikten sonra sikini Juli’nin amından çıkartıp benim azğıma verdi tekrar. Bu sefer, kendi am suyumdan farklı olarak Juli’nin amının suyunu tadıyordum. Mike, son birkaç dakikadır Juli’nin amını siktiği tempoda ağzımı sikmeye başladı ve işte o anda gerçekten boğuluyorum sandım. İki eliyle kafamdan tutarak, tüm gücüyle boğazıma sokuyordu yarağını. Her seferinde, büyük ve sarkık taşaklarının çeneme çarptığını hissedebiliyordum. Bir süre bu şekilde yüzümü siktikten sonra, yine Juli’yi sikmeye devam etti.

Oldukça uzun zamandır sikişiyorduk ama Mike’ın boşalmaya hiç niyeti yok gibiydi. Bir makina gibi sikiyordu ve hiç de yorulmuş görünmüyordu. Bir süre sonra, sikilme sırası yine bana gelmişti. Mike, ben tutup yatağın üzerinde domalttı. Bir yandan Juli’yi sikmeye devam ederken, arkama doğru eğilerek, amımı yalamaya başladı. Ben de yüzüm Juli’ye dönük bir şekilde, istemsizce Juli’nin dudaklarını yapıştım. Mike, amımı güzelce yaladıktan sonra, sikini Juli’den çıkartıp, aynı hızda benim amıma geçirdi. Bir anda nefesimin kesildiğini farkettim ve daha ne olduğunu bile anlayamadan, az önce aynı Juli’yi siktiği gibi şimdi de beni sikmeye, amımı dağıtmaya başladı Mike. Belimden tutup, her sokuşunda kendine doğru çekmeye çalışıyordu bense, her seferinde abanarak içime giren yaraktan biraz kaçmaya çalışırcasına kendimi öne atmak istiyordum ama Mike’ın kollarına karşı gelmem çok da mümkün olmuyordu. Az önce Juli’den yükselen çığlıklar, şimdi benden duyuluyordu ama aksi mümkün değildi zaten. O koca yarak, tüm gücüyle amımın parçalıyordu.

Her ne kadar amımın içine büyük dildolar sokmaya alışık olsamda, bu tempo ve bu şiddette sikilmek benim için bile sıradışıydı. Mike, hiç acımadan sikiyordu. Ben onun kucağındayken tamamını içime alamadığım siki, sanıyorum artık tamamen giriyordu içime. Mike belimi kavramış bir durumdayken, öne kaçamadığım için, dizlerimi yavaş yavaş indirirerek ondan uzaklaşmaya çalışıyordum. Bu sayede, Mike her abandığında sikinin bir kısmının dışarda kalabileceğini ümit ediyordum. Ama düşündüğüm şey tam tersine dönmeye başladı. Ben dizlerimi aşağıya doğru indirdikçe, bir süre sonra yatakta yüz üstü yatar hale geldim. Mike da bunu fırsat bilip, yatağın üzerine çıktı. Şimdi, tam arkamda, tüm vücudunun ağırlıyla üstüme abanır bir pozisyonda sikiyordu Mike beni ve kaçacak hiçbir yerim kalmamıştı. Juli ise yanımda uzanmış, bir yandan kendi amıyla oynayıp bir yandan da bizi izlemekten çok keyif alıyor gibi gözüküyordu.

Bi ara Juli yataktan kalktı ve Mike’ın arkasında geçti. O sırada öyle tahmin ediyorum ki, Mike’ın iri vücudunun altında, sadece iki yana ayrılmış bacaklarım görünüyordu Juli’nin gözüyle bakıldığında. Ne yaptığını göremiyordum ama, duyduğum seslerden, dolabının çekmesini açtığını ve orada bişeyler aradığını anlayabiliyordum. Çok geçmeden, elinde bir kayganlaştırıcı jel şişesiyle yatağa geri döndü. Gözlerimin içine bakarak:
“Mike’ın göt sikmeyi ne kadar çok arzuladığını ama benim bunu yapamadığımı biliyorsun. Senin bunu denemeye cesaretin var mı şimdi? Mike’ın sikini götünde hissetmek ister misin” dedi elinde tuttuğu şişeyi bana göstererek.
Daha ben cevap bile vermemiştim ve ne cevap vereceğimi de bilemiyordum. O koca yarağı götümde hissetmeyi tabi ki çok istiyordum ama Mike’ın her ikimizi de nasıl acımasızca siktiğini düşününce, bunun ne kadar iyi bir fikir olduğu konusunda da tereddüt ediyordum doğrusu. Ancak öyle sanıyorum ki, her ne karar verirsem vereyim ve fikrim ne olursa olsun, onlar kendi aralarında konuşup bunu önceden planlamışlardı sanırım. Mike, götümü sikecekti…

Mike, önce amımdan çıkardı sikini ve Juli’nin elindeki jel şişesini açtı. Önce kalçalarımın üzerine bolca döktü ve sonra da kendi eline bir miktar döküp sikini sıvazlamaya başladı. Juli’de elleriyle kalçama dökülen jeli sürmeye başladı. Göt deliğimin üzeri kaygan jelle kaplanmıştı. Ağzımdan tek kelime dahi çıkmıyordu. Yattığım yerden kafamı arkaya çevirerek, her ikisinin de nasıl bir keyifle götümü hazırladıklarını seyrediyordum. İkisi de, birazdan olacaklar için heyecanlı bir bekleyiş içindeydiler. Dakikalardır hayvan gibi bizi siken Mike, şu anda çok sakin ve yavaş hareket ediyordu. Daha önce hiçbir kadının götünü sikmişmiydi bilmiyorum ama en azından Juli’yi götten sikemediğini biliyordum. Bundan dolayı da biraz heyecanlıydı sanırım. Juli’nin parmaklarıyla deliğimi hazırlayışını keyifle seyrediyordu Mike, bir yandan da sikini sıvazlamaya devam ediyordu.

Juli, göt deliğimin artık hazır olduğunu söyleyerek biraz geri çekildi ve bizi izleyebileceği bir şekilde yatağa uzandı. Bir an yüzüne baktım Juli’nin ve göz göze geldiğimizde, onun da en az Mike kadar heyecanlı olduğunu ve Mike’ın götümü sikerken bizi izlemekten ne kadar keyif alacağını hissedebiliyordum. Ben pozisyonumu hiç değiştirmeden olacakları bekliyordum ki, Mike, sikini tutarak yavaş yavaş üstüme uzandı ve sikinin ucunu götümün deliğine yasladı. Küçük bir baskı uygulayarak, başını zaten iyice kayganlaşmış olan deliğimden içeri soktu. Götüm daha önce sikilmeye çok alışık olduğu için herhangi bir problem yoktu benim için de. Sonrasında, yavaş yavaş, santim santim içime kaymaya başladı. O an, hiç bitmeyecek gibi hissettim. İçim giriyor, giriyor ve girmeye devam ediyor gibiydi adeta. Ben, derin bir nefes aldığımda, sonunda Mike’ın siki de tam anlamıyla götüme girmişti. Juli, gözlerimin içine bakarak “hazır mısın” diye sordu. Azğımdan tek kelime bile çıkmıyordu, sadece Juli’nin yünüze bakıyordum. Juli Mike döndü ve kafasını yukarı aşağıya hareket ettirerek, “başlayabilirsin” der gibi onay verdi…

Dördüncü bölüm de burada son buluyor. Devamı gelicek. Takip edin 😉
BBC-Tiryakisi

Annemin Gizli Dünyası hikayesi

4 sene önce henüz 18 yaşında toy bir genç iken, üniversite eğitimim için ayrıldığım istanbul’a artık temelli olarak dönmüştum. Bu 4 sene içinde hayatımda pek çok şey değişmiş, en büyük olay ise 3 sene evvel babamı kalp krizinden kaybetmem olmuştu. Artık koca evde annemle tek başıma kalacaktım. Annem şengül 44 yaşındaydı, bundan 24 sene önce kendisinden 22 yaş büyük olan babamla evlenmişti. babamsa dededen kalma iki büyük deri fabrikasının sahibiydi, otoriter, neredeyse hiç yüzü gülmeyen nemrut suratlı bir adamdı. Babam öldüğünde fabrikalar ve çeşitli mülklerin yerinde yeller esiyordu, bunların hepsi babamın kumar bağımlılığının neticesinde buharlaşmış, maddi sıkıntılar bizim için her gün daha fazla artar olmuştu. Belki de babamın kalp krizi geçirmesinin sebebi de buydu. Sonraki yıllarda elde kalan para benim okulumu bitirmeme ancak yetebilmişti, ne zorluklar içerisinde okumuştum florida’nın cehennem sıcağında ben o okulu. Tabii maddi yönü itibarıyla bunların bir yanılgıdan ibaret olduğunu çok sonraları öğrenecektim.

Annemden bahsetmek gerekirse; modern anlamıyla başörtülü, 165 cm boyunda, 65 kilo civarı, bembeyaz kaymak gibi bir teni olan, belirgin vücut hatlarıyla (dolgun kalçaları ve büyük, diri memeleriyle) balık etli bir kadındı. Yaşı ve fiziğiyle ideal bir mature olan annem şengül, bunun yanında güzelliğini ortaya koyan çok hoş ve seksi bir yüze de sahipti. İnsanı içine çeken yeşil gözleri, pembeye boyadığı tatlı dudakları, bembeyaz dişleri ve minik hokka burnuyla adeta bir portre gibidir. Tatlı kadife sesi, hep güler yüzlü oluşu, sıklıkla beliren gülümsemesi ve zaman zaman attığı gür kahkahalar fiziksel özellikleriyle de birleşerek onu kolaylıkla şuh, alımlı ve seksi bir kadın boyutuna taşıyordu. Öyle ki onunla birkaç dakika geçiren her yaştan erkeğin ondan etkilenmemesi ve bunun bir “sexual tension” boyutuna ulaşmaması pek zor bir durum.

İstanbul’daki evime dönüşümle beni şaşırtan olayların başında annemin bir giyim mağazası açması olmuştu. Annem artık patron olmuş, açtığı mağazada bir de genç bir kızı tezgahtar olarak istihdam ediyordu. Anneme bu mağazanın hangi parayla açıldığını sorunca, bana babamın eski dostlarının ve sağolsun amcamın yardım ettiğini söyledi. 54 yaşındaki amcamın hali vakti yerindeydi, üç ayrı semtte kebapçısı vardı. Annemin finansal kaynak konusundaki açıklamalarını tam anlamıyla tatmin edici bulmasam da üstelemedim.

Geleli 1 ay olmuştu, temmuz sıcağı ortalığı kavuruyordu. tatil kısmını bir yana bırakıp artık iş arama kısmıyla meşgul olmam gerektiğini düşünüyordum o sıralar. Kafam bu düşüncelerle doluydu ama annemin ne kadar değiştiğini her gün daha açık şekilde görmem beni başka meseleler üzerine düşünmeye itiyordu. Babamın aşırı otoriter tavrının ve hatta zorbalığa varan ceberutluğunun hakim olduğu aile hayatımızda hem tek çocuk olan ben hem annem çoğu zaman edilgen ve ezik kalmaktan kurtulamıyor ve mütemadiyen her alanda ve her anlamda babamın sözlerini tereddütsüz emir telakki edip korkuyla uyguluyorduk. Ama artık her şey değişmiş, mehdi bey’in diktatörlüğü yıkılmıştı. Buna rağmen yine de anneme birkaç defa babamdan bahsedecek, hatrımızdaki pek az hoş anıyla onu yad etmeye çalışacak olmuştum, annemse ya lafı değiştirmiş ya gönülsüz bir iki kelam edebilmişti. Zaten bu normal değil miydi ki? Çirkin ve sevimsiz bir adam olan babamla evlenmelerinin en büyük sebebi babamın zengin oluşuydu, evlilik hayatları boyunca annemin babama hiçbir zaman sevgiyle yaklaştığını görmedim, gerçi aynısı babam için de geçerliydi. Annemi değişen şartlar yüksek özgüven sahibi, iletişim becerileri üst düzeyde olan, daha kadınsı giyinmekten ve çapkın bakışlar atmaktan kaçınmayan ve butün bunları “patron” titri ile otoriter bir üslupta yapan bir “femme fatale” olma haline taşımıştı.

http://i.hizliresim.com/PqqAkQ.jpg

Beni şaşırtan önemli konulardan biri de annemin giyim tarzının çoğunlukla tesettür standartları içerisinde kalarak ve hatta bazen de dışına çıkarak kadınlığını vurgulayacak ölçüde değişmiş olduğuydu. Esk**en annem neredeyse topuklarına varacak ölçüde uzun bir etek giyer, üzerine de bol, vücut hatlarını belli etmeyecek kazak,sweat vs. giyerdi. Şimdiyse bazen diz kapaklarını zorlayan bazen dar bazen geniş etekler giyiyor ya da bacaklarını ve kalçalarını saran bir jean ya da kumaş pantolon tercih ediyordu. Üstü için de benzer durum geçerliydi, her giydiği karnını ve göğüslerini sıkıca sarıp, hatlarını belli eden kıyafetlerdi. Bunun üzerine bir de ağır makyaj yapıyordu, bazen kullandığı rimel, ruj vs. onu l****a makyajı yapmış azgın bir kadına dönüştürüyordu. Bu metamorfoz beni annemin iç çamaşırı çekmecelerini karıştırmaya varacak ölçüde hem meraklandırmış hem azdırmıştı. çekmecenin içi dantelli, transparan, g-string külotları bir diğeri ise tamamen transparan/yarı transparan, leopar desenli çeşitli seksi sütyenleri bana sunmuştu. Sütyenleri elime her aldığımda iç kısmını ağzıma doğru götürüp içine giren annemin iri memelerini hayal ederek kalp çarpıntısıyla kendimden geçiyordum.

http://i.hizliresim.com/VVV8WB.jpg

Aynısını g-string külotlar için de dakikalarca yapıyordum. Bu heyecanlı dakikaları bırakıp yeni şeyler aramak üzere giysi dolabını karıştırdığımda saten ve tül olmak üzere seksi gecelikler ve kombinezonlarla karşılaştım. Öyle muhteşem şeylerdi ki heyecanım gitgide büyüyordu. Özetle bütün bunlar yavaş yavaş annem şengül’ü annem olmaktan çıkararak, onu benim için orta yaşlı, seksi, isterik bir ev arkadaşına dönüştürmüştü. Ama aklımdaki esas soru da şuydu: “peki ama bu seksapelite kimin için?”

Annemin giyim mağazasına üç farklı günde, üçüncü gidişimde de annemi bulamadım, tezgahtar nebahat ( evet şarkı ismi gibi) annemin toptancıya gittiğini kırıtarak 3. defa söyledi. (Bu kızın da gözü bendeydi, bu aşamada biraz da kendimi aktarayım fiziksel olarak. 187 cm, 85 kg, esmer, her gün spor yaptığımdan hem atletik hem estetik bir vücuda sahibim.) Tevazuyu bir kenara bırakırsak tezgahtar bir kız için sosyal statü, eğitim ve fiziksel özelliklerim itibarıyla fena sayılmam. Bunlar bir yana da Şengül’ün toptancıya gitmediği besbelliydi, nereye gitmişti acaba? Bu soru, üst üste iki gün sabah annemle çıkıp, akşama kadar dükkanın civarında gizlice dolanmama yol açtı. Şans bu ya, annem neredeyse iki gün boyunca akşama kadar dükkandaydı. Yalnız amcam bu iki günde 3 defa mağazaya gelmiş ve her seferinde bir saatten fazla kalmıştı. Galiba aklımdaki sorunun cevabı da buydu ama varsayımları kenara bırakıp, emin olmam gerekti. Söz konusu ikinci günün akşamında annem mağazadan çıkıp eve gitmek üzere arabasına gittikten sonra, mağazaya daldım.

– Selimciğim hoşgeldin, ben de kapatıyordum.
– Nebahat, annemin odasından bir şey almam lazım, hemen hallederim.

Annemin odasına girip, her yanı iyice yokladım hızla. Fakat görünürde hiçbir şey yoktu. Çıkmak üzere kapının kulpunu tuttuğum anda kenarda duran çöp kutusu gözüme çarptı. İçini açıp bir iki kağıdı kaldırıp derine inince iki tane kullanılmıış, içi sperm dolu prezarvatif ortaya çıktı. Varsayımlar hakikate dönüşmüştü. Çöp kutusunu kapatıp, odayı gözlemledim. Deri, açılıp çift kişilik geniş bir yatağa dönüşebilen bir koltuk vardı, oda için fazla geniş bir koltuktu. Esbab-ı mucibesi şimdi anlaşılıyordu, haydar amcam yengesini işte bu deri koltukta gün aşırı sikiyordu. Bunun üzerine annemin oğluma mezuniyet hediyem diyerek aldığı, muhtemelen haydar amcamın parasıyla alınmış spor bir mercedes’le caddebostan sahilinden kadıköy’e doğru ağır ağır yol alıyordum.

Moda’da daha önce birkaç defa sikiştiğim e****t melike’nin memelerini yalarken amcamın ağzı ve diliyle annemin memelerini nasıl yalayıp ısırdığı aklıma geliyordu. melike’nin memeleri ufaktı, anneminkilerse hem iri hem diriydi. Başımı kaldırıp nalan’a: “bana haydar de, haydarım sik beni de” “ne haydarı canım” “ben de sana şengülüm, orospum diyeceğim” “selim, sen de mi manyadın lan” “sen ne diyorsam onu söyle güzel bahşiş vereceğim, azdır beni bu sözlerle”….

Melike’yle geçirdiğim gecenin ardından arabamla eve dönüyordum. Onların neler yaşadığını hayal ederek, haydar olup annem şengül’ü defalarca sikmiştim. Amerika’dayken seks yapmadığım kadın tipi kalmamıştı, defalarca boşalmıştım, yaşım 23’e varırken yıllar boyunca ne kadar çok boşalmıştım ama dün nalan’ın evindekileri düşününce sanki kendimi ilk kez boşalmış gibi hissettim. Çünkü böylesi hiç olmamıştı, adeta kor bir alev gibi yanmış ve nalan’ın amcığını ve kasıklarını döllerimle sırılsıklam yapmıştım.

Eve vardığımda saat 11’e geliyordu, annem çoktan mağazaya gitmişti, ben de yorgun olmama rağmen hemen bir duş alıp çıktım. Şüphe uyandırmak istemediğimden arabayı almak yerine taksiye bindim. İçimden bugün bir şeyler olacak diye hissediyordum ama olacak olan hakikaten olacaksa ben ne yapacağım o zaman diye düşünmeden de edemiyordum. Amcam içerideki odaya girecek ve annemi sikecek. Peki ben ne yapacağım? Ya da amcam annemi alıp götürecek ve bir yerde sikecek, o zaman yine ben ne yapacağım? Muammalarla dolu “sexual corruption” temalı oynadığım bu bir tür dedektiflik oyunu nasıl son bulacaktı, hiç bilmiyordum.

Yaklaşık iki saat olmuştu, halen oturuyordum bu parkta. Oturduğum yerden uzaklıktan kaynaklı olarak biraz zor da olsa mağazayı görebiliyordum. Güvercinleri ve onlara yem atanları izlerken neredeyse annemin mağazadan çıkışını kaçırıyordum. Şengül’ü görmemle birlikte (başında yüzünü ortaya çıkarak değişik bağlama stiline sahip beyaz bir türban, lila renkte koca memelerini gözler önüne seren dar bir bluz, siyah topuklusunun birkaç parmak üstünde biten siyah bir etek vardı.

http://i.hizliresim.com/kkk70A.jpg

hızlı adımlarla onu takibe koyuldum, yaklaşık 10 dakika yürüdükten sonra malum kişi yani haydar amcam annemi yol ağzından tank gibi olan cipine aldı. Hemen taksi çevirip takip ettirmeye başladım. Uzun süren yolculuk dragos’ta geniş bahçeli bir villanın önünde son buldu. Onlar inip içeri girerken, ben de taksiciye dikkatli takibi ve meraklı sorularını kesmesi sebebiyle mükafatı olan 100 lirayı takdim ettim. Amerika’da geçen yıllardan sonra henüz yeni yeni alışmaya başladığım istanbul’da daha önce hiç gitmediğim dragos’ta koskoca bir villanın etrafında dolanarak içeri girmek için micheal scofield tarzı bir plan yapmaya çalışıyordum ki bu anlarda villanın arka duvarının hemen yakınında duvara aşmamda yardımcı olabilecek büyük ve uzun bir kalas buldum. Yine de pek kolay olmadı oraya tırmanmak, demirlere kolumu çarparak ufak bir yarayla içeri dalabildim. Bahçede pek çok farklı türde ağaç ve çiçek vardı ama asıl korkum bir köpeğin varlığıydı ki neyse yoktu. Ağır ağır adımlarla eve yaklaştım, şatovari villanın camlarından ilkin amcam haydar’ı gördüm, telefonla konuşuyordu. Annem ortalıkta görünmüyordu. 5-6 dakika sonra haydar telefon görüşmesini sürdürürken, korna sesleri gelmeye başladı. Amcam hızlı adımlarla dışarı çıkıp kapıyı açtı, içeriye beyaz renk çok lüks bir bentley girdi. İçinden çıkan babamın eski arkadaşı, altmışlı yaşların ortasındaki hacı abdullah amca idi. Esk**en sadece ik marketi olan, birkaç defa hacca gitmiş bu mübarek adam son yıllarda hızla zenginleşmiş ve büyük bir market zincirinin sahibi olmuştu, altındaki araba servetinin ne ölçüde genişlediğini ifade ediyordu. Haydar amcam, hacı abdullah’i alarak bahçedeki masaya götürdü. Bunlar oturup sigara içerken birkaç dakika sonra da esk**en beri zengin olan pek çok döviz bürosu ve kuyumcusu olan hanzovari bir görünüme sahip, amcamın akranı diyebileceğim bir yaştaki arap asıllı usame kendisine hiç yakışmayan kırmızı ferrasi ve her yerine takıp takıştırdığı altın yüzük ve kolyeleriyle çıkageldi. Bir koltuk boştu, beklenen adam da ultra lüks minibüsüyle geldi. tesettür giyim üzerine birkaç mağazası ve anadolu’da iki avm’si olan 45’li yaşlardaki ahmet de son yıllarda iyice zenginleşmişti, imam nikahlı 3 tane karısı olduğunu herkes değilse de bilen bilirdi. Masada tüm koltuklar dolmuştu ama o zaman haydar amca ve eski iki arkadaşı hacı abdullah ve usame ve tabii bir de son gelen çember sakallı ahmet, hepsi birden annemi mi sikecekti? Ahmet minibüsün arka kapısını açtığında aşağı inen uzun boylu ve beyaz tenli, biri siyah biri kızıl saçlı iki travesti ve onların arkasından inen daha sonradan çember sakallı’nın son hanımı olduğunu öğrendiğim o seksi türbanlıyı görmemle birlikte çılgın bir partiye düştüğümü hemen anlayıverdim.

kızlar masadakilere el sallayarak içeri girdiler, ahmet masaya geçti. Bense o sırada ağacın arkasında bir yandan masayı bir yandan da evin içini gözetliyordum. Belli ki bu aşılması güç duvarların içerisinde çok şey yaşanmıştı. İlk olarak gözüme daha sonradan adının mümine olduğunu ve bu partiye ilk kez katıldığını öğrendiğim ahmet’in imam nikahlı son eşi çarptı. biraz sonra o iki travesti de seksi kıyafetler içerisinde aşağıya indiler. Annem salondan çıkıp 5 dakika sonra nefes kesici bir kıyafetle içeriye girdi. Tabanı kırmızı, rugan topuklu ayakkabısı, dizlerini biraz aşan ince siyah külotlu çorabı, beyaz ağırlıklı jartiyeri ve pers yeşili türbanıyla 5 metre ilerimde duruyordu. Elindeki 5-6 farklı renk ve modeldeki türbanı hemen yakındaki giysi dolabına bıraktı, daha sonra o büyük dolaptaki çeşitli kıyafet ve aksesuarları kadınların ve travestilerin arada özellikle partner değiştirdikçe çıkartıp taktığına şahit olacaktım.

Anneciğimin arkası cama dönük konuşurken gördüğüm mükemmel götü adeta nefesimi kesmişti. Kızıl ve siyah saçlı travesti ve mümine üç ayrı geniş yatağa oturmuş, üçü de el aynalarındaki son hallerine göz atıyorlardı. Annem dışarı çıktı, beyaz masaya doğru yürüdü ve sadece kilotlarını çıkarmadan bekleyenlerden yaş sırasına göre ilk önce hacı abdullah geldi annemin yanına. annem kısacık ateşli bir öpüşme sonrasında, hacı’nın kilodunu eliyle çıkararak 20 saniye kadar sikini sıvazlayıp, sonra da götüne şaplak atarak onu içeri yolladı. Mütedeyyin iş adamı, kıçındaki kıllar ağaran hacı abdullah annem şengül’den kıçına şaplak yiyerek wonderland’e doğru yol alıyordu. Aynı prosedür diğer 3 katılımcı için de uygulandı, son sıradaki ahmet bu ritüeli uzatmak istese de annem buyurgan tavrıyla ona yolu gösterdi. Çılgın partinin, çılgın bir ritüelle start alması ve her şeyin büyük bir özenle yürümesi, her şeyi fransızca tabirle “cream de la cream” kılıyordu.

Çırılçıplak kalmıştım, bunca şeye şahit olduktan sonra artık korkacak da bir şey kalmamıştı. Kapı açık olduğundan usul usul çırılçıplak halde hemen arkalarından içeri girdim. Koca bir salon, küçük masalarda ağız toplarından vibratörlere, çeşitli kremlerden kırbaca kadar bir sürü farklı seks oyuncağının yanı sıra pahalı konyaklar, viskiler, şaraplar, purolar….anlaşılan tabular yıkılmış ve hazzın sıcağı bütün katılımcıları aşktan ve zevkten uçurur olmuştu. bütün bunların ortasında 4 ayrı yatak ve o 4 ayrı yatakta her türlü fantezi dönüyordu, bu kuşkusuz dünyanın her yerinde olabilirdi ama bu seks partisini farklı kılan katılımcılarıydı. Bu odadaki bütün kadınları başta annem şengül’ü, o travestileri sikmek istiyordum, yetinmeyecek amcamın 20 cm civarındaki devasa yarağını da şapır şupur yalayacaktım, bütün aklım, heyecanım ve kalbim sikimde atıyordu. Bütün bunlara gittikçe yükselen şekilde duyulan inlemeler ve odadaki afrodizyak etkili kokular da etkilenmişti. Karşımdaki manzara gaspar noe ya da pasolini filmlerinden çılgın bir sahne değil, bir adım ötemde duran gerçekti.

O esnada şunlar yaşanıyordu:

Hacı abdullah ilk girmenin avantajıyla biraz öndeydi ve bir eliyle memelerini okşadığı kızıl saçlı afetin sikini diliyle canlandırmaya çalışıyordu. Haydar amcam yeni gelin mümine’ye o güzel sikini yalatıyordu:

http://i.hizliresim.com/d55EVV.jpg

Mümine de arada rakısını yudumluyor, annemle yiyişen kocası ahmet’in çıkardığı vahşice sesleri duyup tecrübeli ellerde bir erkeğin ne hale geleceğini arada böyle bakarak iyice görüyordu:

http://i.hizliresim.com/j55Rdn.jpg

usame ise diğer travestiyi sırtı kendisine dönük şekilde oturtup bir yandan götünüsikiyor bir diğer yandan da onun sikini sıvazlıyordu.

Ortama daha dikkatle baktığımda annemin koltuk-yatak arası üzerinde sevişilen bu 4 mobilyadan en büyüğünde bulunduğunu gördüm. bunun, adeta sadrazam kayığı ya da bir çeşit devasa kleopatra koltuğu olduğu söylenebilirdi. Annem ahmet’in sikini yalıyordu ama ne yalama…dilini adeta bir sanatçı gibi kullanıyor, ahmet’in sikinin başını öyle güzel dilliyor, sonra ağzını açıp sikinin başını, o küçücük bölgeyi ağzına alıp bırakıyordu. Diliyle damarlı yarrağının üzerinde adeta sörf yaparak ahmet’in taşaklarına iniyor ufak ufak, hınzırca ısırıklarla ahmet’i çıldırtıyordu. Annem’in bu kadar uzun yıllar babamla geçen mutsuz evliliğinden sonra, belki de yıllar sonra kendini tatmin etmesi ile yüksek ve sınırsız cinsel arzuları açığa çıkmıştı. Sonradan öğrendiğime göre annem son 3 sene içerisinde kendisindeki cevheri öyle bir göstermiş ki bir sex mastera dönüşmüş, wonderland dediğim bu seks vahasını en ince ayrıntısına kadar kendisi yaratmış, işte o kadın şimdi ahmet isimli muhafazakar zengin bir işadamını azdırarak saksosuyla kudurtuyordu.

kudurduğum için daha fazla dayanamıyordum, annemin götünü siken ahmet’in işini bitirmesinden sonra hemen içeri girecektim. Ahmet sikini çıkarıp anamın götüne değil suratına doğru getirerek sikini yalatmaya başladı boşalmaya yakın da çıkarıp şengül’ün yüzünü dölleriyle bıraktı.tam o anda hacı abdullah kızıl travestiyi amcam haydar’ın kollarına bırakmış, haydar’ın bıraktığı tazecik mümine’yi de hacı abdullah yarağının üzerine almıştı. usame hala diğer travestiyle sikişiyor, bir gözüyle de kleopatra şengül’ün boşa çıkmasını bekliyordu. İşte tam o sırada içeri daldım, herkes beni fark ettiği anda hemen yerinden kalktı, onlar gibi çırılçıplaktım ve sikimden döller yere akıyordu. Ahmet boşalıp rahatlamış, usame annemi beklerken kudurmuş, hacı abdullah mümine’nin taze vücudundan bir anlık da olsa kopmasından dolayı öfkelenmiş, amcam haydar’sa çözemediğim şekilde bu vartayı unutarak ilk konuşan olmuş, gülümseyerek bana hoşgeldin demişti. Bizim kebapçı tuhaf adamdı doğrusu. Annemin dudakları, yanakları döl içindeydi.

– Oğlum selim şey, ne denir ki?
– Annem ben hesap sormaya değil, sikişmeye geldim. Burası mükemmel.
– Kızmadın mı yani?
– Seninle gurur duyuyorum ben, sen eşsiz bir community yaratmışsın, sen bir dahisin, seks tanrıçasısın.

Herkes şaşkınlığı atlatmış, hacı abdullah’ın buraya nasıl girdiğime dair peşi sıra sorduğu soruların ardından, buradaki işleyişe dair birkaç şey söylemişti. En önemli şeyin hiyerarşi olduğu ve şengül’ün buranın kraliçesi olduğu, en son katılanın en düşük rütbede olduğu gibi şeylerdi. Herkes çıplak bir şekildeyken süren bu 10 dakikalık diyaloğun ardından herkesin bir duş alması ve yemekten sonra devam edilmesi kararlaştırıldı. Usame ve elbette usame’den bin kat daha fazla ben annemi sikememenin verdiği sıkıntıyla biraz tatsızdık.

Herkes üzerini değiştirmek ve duş almak üzere odalarına çekildi, haydar amcam da eliyle bana gel işareti yaptı. Onun odasına gittik, yemek masasında bazı kuralların olduğu kapalı kıyafetlerle oturmak gerektiğini, ön taraftaki havuz başı partilerinden sonra bile yemek masasına mayo, deniz şortu ve bikini ile oturulamayacağı gibi kurallardan söz etti. Bana çok güzel bir gün geçireceğimi falan söyledi ama ben fena halde azmıştım ve az önce salondaki mükellef ve mükemmel sofradan bana bir ekmek kırıntısı bile düşmemişti. Göbekli ve biraz da kıllı olan amcamın vücudu hele hele o güzel ve hala yarı kalkık olan siki beni delirtmişti. Amerika’da defalarca gaylerle seks yapmıştım, vücudumun ne kadar çekici olduğunu iyi biliyordum. Dayanamayıp arkasından dolanarak elimi o koca güzel sikine attım, dikleşen memelerimi de onun sırtına sürüyordum. Amcam azgınca hırlıyordu, bir elini o da benim arkama attı. Birkaç dakika böylece devam ettik ve öyle ani döndü ki incecik dudaklarımı kalın etli dudaklarıyla buluşturdu, adeta yiyordu beni, dişleri dudaklarımı koparacaktı neredeyse. Bıyıkları ağzıma giriyordu, öyle tatlı tatlı yiyordu ki beni ayaküstü. Aleti iyice kabarmıştı, beraber yatağa atladık. Amcamın kucağına oturup, dudaklarına yumuldum. Bıyıklı beni yiyordu, elleriyle de memelerimi avuçluyordu, öyle hırıltılar çıkararak boşalıyorduk ki annemin ve tezgahtar nebahat’in odaya girmesiyle durabildik. Onlar da haydi yemek hazır tümcesinin, haydi kısmını söylerken bu manzarayla karşılaşınca bir anda donakaldılar. Pek çok şeye tanık olsa da annemi, oğlunun kaynının sikinin üzerinde ceylan gibi sekmesi şaşırtmıştı. Yaşananlar adeta film karesi gibiydi. Geldikleri gibi aniden bir şey söylemeden çıktılar, hay aksi Nebahat’in burada ne işi vardı. Haydarım ve ben istifimizi bozmadık, 10 dakika daha sevişip beraber duşa girdik sonra da o yemek masasına ben de bahçede bıraktığım kıyafetlerimi giymeye gittim. Yemeğe biraz geç katılmıştım, daha sonra tabii bunun da nahoş bir tavır olarak kabul edildiğini öğrendim. Nebahat villanın arka girişinden 2 saat önce gelip bütün yemekleri yapıp, masayı hazırlamıştı. Masanın bir başında annem diğer başında hacı abdullah amca oturuyordu. Masada seks konuşmak da yasak olduğundan, seks dışında bambaşka şeyler konuşuluyordu. Ahmet’in başakşehir’de açacağı giyim mağazası, hacı abdullah’ın taksim’deki kendi adını taşıyan lokantayı almak gibi tuhaf hayali, annemin yerli yersiz attığı şuh kahkahalar, usame’nin altın fiyatları ve dövizin yükselişi üzerine attığı nutuklar ve ekonomik krizin varlığına ilişkin iddiaları ve ona menfi anlamda gösterilen tepkilerle birlikte yemeği tamamladık.

Havuz başına geçip oturmuştuk, benim aklım ne zaman sikişeceğimizdeydi ve en önemlisi şengül’ü ne zaman bağırta bağırta sikeceğimdeydi. Tabii sonradan haydar’dan öğrendim ki annemi buradaki saçmalıklara göre en son sikme sırası bendeydi. Tabii haydar sağolsun sırasını bana verdi, artık sondan ikinciydim. Nebahat elinde tepsiyle geldi, bir fincan türk kahvesi dışında hepsi çeşitli içkilerden oluşuyordu. Herhalde türk kahvesini hacı abdullah içecek derken, hacı en önce buzlu rakıyı kaptı, türk kahvesi içen annem dışında herkes çeşitli içkiler aldı. Ben de usame’nin çok özel (pahalı demeye utandığından) dediği konyaktan almıştım.

Yaklaşık bir saaat geçmiş, herkes çakırkeyf olmuştu, annem haydi içeri geçelim diye buyurdu. Sonra öğrendim ki yaşadığımız havuz başı rutininin ardından söylenen bu cümlenin anlamı 15 dakika sonra herkesin salonda hazır bulunması gerektiğiydi. Villaya girerken annem tarafından icra edilen malum ritüel birazdan yine başlayacaktı. böylelikle anneme ilk kez dokunabilecek, dudaklarına kısa da olsa yapışıp sonra da sikimi yine kısa bir süre için de olsa eline verebilecektim. Annem salonunun girişindeki koltukta sırayla bu muameleyi herkese çekiyordu, herkes tadı damağında kalarak salona giriyordu. Sıra sonunda bana gelmişti.

http://i.hizliresim.com/PqqAkQ.jpg

dudaklarına öyle bir yapıştım ki hem süreyi bir dakikadan fazla ihlal ettim hem de annemi kendime çekerek yine yapmamam gereken bir şeyi yapmıştım. Bunun üzerine usame ve hacı bana dönük olarak kibarca bir uyarı yaptılar ve o anda bitirdik. Annem ceza olarak sikimi de sıvazlamamıştı.

Abdullah yine mümine’yi domaltmak üzere hazırlamıştı. Ahmet siyah saçlı olan travestinin sikini yalarken, travesti de onun deliğini yalıyordu. Amcam haydar nebahati götünden sikiyordu. Kızıl saçlı travesti de bana kalmıştı ama ağır tempo giderek annemi izliyordum çünkü usame denen herifin ağzının suyu akıyor, annemde ona striptiz yaparak onu çıldırtıyordu. Daha sonraları usame’nin annemle evlenmek için anneme defalarca malvarlığının yarısını önerdiğini, anneminse bunu düşünmeden her defasında reddettiğini öğrenecektim. Annem usame ile evlenmek istemese de onunla sevişmeye bayılıyordu, bu her halinden belliydi. Annem usame için öyle bir şey giymişti ki neredeyse aklım çıkacaktı:

http://i.hizliresim.com/kkkabA.jpg

kızılla annemi izleyerek azgınca öpüşüyordum ki amcam yanına çağırdı bizi. Sonra dudaklarıma saldırdı, fena azmıştık. Kızılda bir yandan sikiyle arkamı zorluyordu. Haydar eliyle kızıla nebahati gösterdi, nebahatin de süt gibi vücudu vardı. Dayım arkadan bana ağır ağır sokmaya başladı:

http://3.bp.blogspot.com/-KvF_EMxkcOc/UiidP_OEgjI/AAAAAAAAAEo/KtcPDmwnYHo/s1600/tumblr_msf1ojysC11ssvubso1_1280.jpg

nebahat de kızılın yarağını yalıyordu. Annem haydar amcama seslendi:

– Haydar oğum nasıl, canını çok yakma
– Şengülcüğüm oğlundaki göt sen hariç buradaki dört karıda da yok. oğlun götünün bu güzelliğini senden almış.
– Oğluşum,aşkım seni hacı’dan sonra alıcam.

Annem duş alıp geldikten sonra hacı anamı sikecekti, ahmet’in sikini yalayıp haydar’ımın sikini sıvazladığım o anlarda omzumdan tutarak:

– Burada gördüğün bu insanlar nasıl bu hale geldi diye merak ediyorsundur, annen öyle bir aşüfte ki hepimizi yoldan çıkardı. Ama bedeli ne olursa olsun annenin koynuna girmek her şeye değer.
– Haklısın ama bana daha tadına bakmak kısmet olmadı.
– Olacak, olacak…annen bugün çok daha azgın, tam yemelik zamanında. herhalde şengül’ü çıldırtan senin gibi bir yağız delikanlıyı koynuna alacak olması. Bunları yalıyorsun da eee bizim başımız kel mi? Haydi annenin amına girmeden ıslat şu koca oğlanı…

Hacı abdullah’ın sikini yalamaya başladım, hacı abdullah’ın yaşına bakarak yaptığım tahminin aksine siki sımsıcak ve damarlıydı. Annem gelmişti işte, hacı yarağını ağzımdan çekip anneme doğru hareketlendi. Aynı ahmet’in son karısı gibi domaltır bir pozisyona getirdi:

http://i.hizliresim.com/XvvjE7.jpg

hacı annemi çatır çutur bağırtarak sikerken ben de farklı kombinasyonlar dahilinde diğerleriyle sikişmeyi sürdürüyordum. hem mümine’yi sikerken hem de bana defalarca kez aşık olduğunu söyleyen nebahat’in içindeyken annemin öncesinde heteroseksüel tarafımı ayakta tutmaya çalışıyordum.

Hacı’nın artık işi bitmiş sıra bana gelmişti, annem duşa girdiğinde ben de mümine’nin içinden çıktım. Yemek sonrasında havuz başındayken bol bol ceviz ve fındık yemiştim, şimdi de final maçı öncesi cinsel isteğimin sönmemesi için daha fazla boşalmayacak, sadece salonun başındaki dev ekranda oynayan pornoyu izleyip, dinlenecektim. Yaklaşık yarım saat olmuş, heyecanla beklediğim kadın hala görünmemişti. Bunun üzerine içeriye gidip, duşa baktığımda hacının annemi yiyip, sonra da sakso çektirişini bir 10 dakika izlemek zorunda kaldım. Doğrusu çok güzel sevişiyorlardı.

artık dayanamayarak hacı’yı hem uyardım hem de kuralları hatırlattım. O da benden özür dileyip, annemin dayanılmaz olduğunu söyledi. Hacı çıktıktan sonra anneme:

– Saatlerdir bekliyorum, hemen burada yapalım, anne dayanamıyorum kadınlığına, neredeyse ağlatacaksın hadi ya
– Aşkım özür dilerim, bu kuralları ben koydum şimdi de uymasam olmaz. İçerideki dolabımdan istediğin kıyafeti getir bırak. Yukarı kata çık özel oda var, orada duş alıp, bekle beni. Annen seni orada ebediyen erkeği yapacak bitanem.
İstemeye istemeye dediklerini yaptım. Yarım saat sonra annem geldi. Bugün onu çok farklı kıyafetler içerisinde görmüştüm ama ben evdeki gibi giyinmesini istemiştim. Beyaz bir başörtüsü ve normal bir kıyafet. Annem içeri girdiğinde ayağa kalktım, kapının eşiğinden bana gülümsüyordu. Anneme doğru gidip kapıyı kapattım. Bir nefes kadar yakındım ona artık, gözleri gözlerimdeydi. Anın zevkini çıkarmak için ağır hareket ediyorduk, hint filmlerindeki gibi burnumuzu ve yüzümüzü birbirine sürtüyor, hırıltılı seslerle, vahşi arzularla koklaşıyorduk. Dudaklarıma azgınca saldıran şengül oldu, öyle ani ve şiddetli şekilde atıldı ki adeta yiyordu dudaklarımı, elleri sırtımdan kalçalarıma doğru inmiş, kalçalarımı mıncıklıyordu. Ben de annemin kalçalarında kadife teninde parmaklarımı gezdiriyordum.yavaş yavaş adımlarla beni yatağa atıp, sikimi avuçladı.

http://i.hizliresim.com/LaaXDo.jpg

diliyle sikimi buluşturduğunda annemin tadına iyice varmaya başladım. Dokunuşları öyle ustaca, timingi o kadar doğruydu ki çıldırtıcı iniltiler çıkarmaktan geri duramadım. bir erkeğin siki ve taşaklarıyla oluşan bütünlüğün tamamından yararlanmasını öyle güzel beceriyordu ki, en hassas bölgelerimi şevhetli dil darbeleriyle ıslatmıştı. Bana sürekli kocacım ve artık kocamı buldum diyordu. Sikim boşalmaya çok yaklaştığında tamamen ağzının içine alıp git gele başladım. Bunu yaptığı sırada bacaklarımın arasından bana azgın ve çapkın bakışlar gönderiyordu. Ağzına sular seller gibi boşaldım, ağzındaki döllerimi iştahla yuttu, diliyle dudaklarının kenarında kalanları da güzelce temizledi. Annemin iri memelerine artık dalma zamanı gelmişti, memelerini göstermeden öyle güzel avuçluyor ve beni kıvrandırıyordu ki neredeyse dayanamayıp saldıracaktım. Ama şengül ben kıvranırken bir anda çat diye açıverdi ve ben önüme serilen iri memeleri gözlerimle biraz inceledikten sonra ağır ağır avuçlayarak dillemeye başladım. Annemin eli kadınlığındaydı, bense annemin oldukça iri ve dikleşmiş memelerini avuçluyor, annemin de bir eliyle ittirdiği kafamı bu yemelik tombik memelerin arasına gömüp orada kalmak istiyordum. Annemin iniltileri her geçen dakika arttıkça memelerinden yavaşça bal kutusuna inmenin zamanı geldiğini anlayarak dilimi kadınlığına yavaş yavaş daldırdım. Sulanan amcığı öylesine yavaş ve aralıklı yalıyordum ki annem iyice azıyordu. Annemin yangınına son vermek üzere bacaklarını kaldırarak sikimin başını amcığına dayadım. Çok azmış olmama rağmen daha çok azmış olan annemin “sok sok kocacım” “sik artık selimim” diye inlemelerini duymak çok hoşuma gidiyor ve annemin arzulayan bakışlarına karşı sikimin başını ağır ağır sokuyor sonra da tamamen çekiyordum. Ağır ağır sadece başını sokup çıkarırken sonunda dayanamayıp öyle bir soktum ki annem “ahhhhhhahahahhhhhhhh” diye bağırarak bütün evi inletti. Ben de 8-10 defa sokup çıkardıktan sonra şengül’ün amcığına boşaldım. Hemen ardından anneciğmin yanına uzanarak 10 dakika boyunca ateşlice öpüştük. Dudaklarımı annemin boynuna oradan da ağır ağır koltuk altına doğru götürmüştüm, koltuk altını yalıyordum, içimde annemin her kuytusunu keşfetmek için öyle bir arzu vardı ki…

O gece annemle o villada sabah saat 9’a kadar korkunç bir iştahla seviştik, nebahat’in yemeğin hazır olduğunu haber veren sesiyle çırılçıplak ve koyun koyuna uyandığımızda saat 4’e geliyor ve bizi yeni bir parti bekliyordu.

Bıyıklı Tamircime Verdim hikayesi

Akşam dışarı çıkacaktım ve bu yüzden mutlaka duş almak zorundaydım ama günlerden beri sorunlu olarak çalışan musluğum bozulmuştu. Hemen internetten bir tesisatçı bularak çağırmıştım, şanslı günümdeydim. Kapı çaldı ve tesisatçım gelmişti. Daha sonra adının özkan olduğunu öğrendiğim benden en az 15 yaş büyük muhtemelen 40’lı yaşlarda, esmer, geniş omuzlu, simsiyah saçları ve simsiyah bıyıkları vardı. Hemen banyoma geçip tamire başladı. Aylardan beri sevişmemiştim ve özkan usta’nın adaleli kolları eşliğinde ingiliz anahtarını her çevirişinde içim bir hoş oluyordu.

Odama geçip siyah kısa şortumu giydim o uğraşırken. Aslında hiçbir beklentim yoktu bunu yaparken ama ona daha hoş görünmek istemiştim sadece. Özkan ustaya sorunun ne olduğunu soruyor o da kısa cevaplarla geçiştiriyordu. Aniden su fışkırmaya başladı, özkan usta eliyle kapatmaya çalışıyor ama bir şey yapamıyordu, bana hemen vanayı kapatmamı söyledi. Kapatıp geldikten sonra ikimiz de sırılsıklamdık. Özkan usta küvetin içinde benden daha beter ıslanmıştı. Israrla kıyafetlerini isteyip kurutma makinesine attım. Sadece küloduyla öylece kalmıştı, siki inik olmasına rağmen iriliğini belli ediyordu.Kısacık siyah şortum ve ıslanmış kolsuz beyaz t-shirtümle musluğun mekanizmasına bakmak üzere özkan usta’nın önüne geçmiştim, bakarken oradaki vidalardan birini küvetteki suyun içine düşürdüm. Ben eğilip ararken şortum iyice sıyrılıyor ve altımdaki siyah tanganın yarısı meydana çıkıyordu, özkan da hafif eğilerek arıyor gibiydi. Azgınlıktan yanıyordum ve ona sadece kendimi sunuyordum, istemezse gidebilirdi. Özkan arkama yanaştı, “acaba nerde” diye soruyordu ama özkan usta aletiyle popomdaydı artık. Arkamdan ağır ağır beni zorluyor, açık bir yanıt vermemi bekliyordu. Bulduğum contayı buluyormuş numarası yapıyordum ben de. Özkanıma doğru kendimi ittim, artık sikinin iriliği bütünüyle kalçamdaydı. Özkan’sa sikini tamamen geri çekmişti, o an korku içindeydim ama şortumu indirip tangamın ipinin kenarından çıplak sikiyle git gele başladı. Elleriyle bir yandan yumuşakça sırtımı okşuyordu. İnlemeye başlamıştık, Ben dayanamıyordum, domalma pozisyonundan doğrularak özkan’la göz göze geldim. Soluk soluğaydık. Özkan incecik dudaklarımı etli dudaklarıyla yemeye başladı, dudaklarımı dişliyordu adeta. Siyah bıyaklarının dudaklarımdan boynuma uzanan vahşi öpüşlerinde tenime temas etmesi beni kudurtuyordu zevkten. Beni haşince çekip duvara yasladı, tshirtümü güçlü kollarıyla paramparça edip yırtarak boynumdan başlayıp göğüs yalayıp ısırıyordu. Ufacık bir kız gibiydim o anlarda, meme uçlarım feci dikleşmişti. Sonunda meme uçlarımı tatlı ısırışları ve dil darbeleriyle ıslatıyordu, erkeğim beni yerken parmaklarından birini ağzımı alıp yalıyordum iniltilerimle.

Dayanamıyordum artık bacaklarıma değen iri yarağına dokunamamaya. Kocacığımın başını tutup ateşli şekilde öptüktük sonra, külodunu indirdim. Bu iri, yağız adamın siki de kendi gibi kocaman, upuzun ve kalındı. Yıllarca özlemini çektiği vanilyalı dondurmaya yıllar sonra kavuşan bir insanın ona yaklaşırkenki ürkekliğinde ve özleminde dudaklarımı kocamın yarağına götürdüm. Sikinin başı sıcacık ve kocamandı, “orospum, yala yarağımı, ahhhhh yala seni daha domaltıcam” diye inliyordu özkan da. Aletini küçücük dil darbeleriyle, boydan boya yalıyor sonra sikinde gidip gelirken kocamın şevhet dolu gözlerine bakıyordum. Ağzıma almaya çalışıyordum ama aleti sığmıyordu, ta genzime kadar dolmuştu, kocam başımı sertçe tutup çekiyordu. Alev alev yanan damarlı ağzımın içine zevk sularını boşalttı, özkan ustam sikini çekerek kalan kısmının da yüzüme, yanaklarıma boşalmasını sağladı. Ağzım sıcacıktı, erkeğimin ılık suyu ve kokusunu yutuyordum içime. Beni kaldırarak yatak odama götürdü. Yüz üstü uzandım, özkan dölleriyle dolu yüzüme yaklaşarak bıyıklarıyla yemeye başladı beni. Uzun uzun öpüyor ve ısırıyordu. Boynuma attığı öpücükler ve memelerimi okşayan iri elleriyle altında delice azıyordum. “aşkım seni içimde hissetmek istiyorum, kocacım haydi artık sik beni” Özkanımın beni domalttıktan sonra deliğimi diliyle ıslattı. Her dil darbesini çığlıklarım takip ediyordu. damarlı iri yarağının başını ağır ağır sokmaya başladı. Ama deliğime alamıyordum, çok iriydi dar deliğim için. Krem sürmesini teklif ettim ama kabul etmedi, allah bize krem vermiş dedi. Kendi yarağından ve benimkinden süzülen dölleri deliğime sürmeye başladı, bir yandan da parmaklarını deliğime sokuyordu, sonunda sıcacık döllerimizin de etkisiyle 4 parmağını da içime aldım. Özkan da beni parmaklamayı bırakmış, yarağını sokmaya başlamıştı. “kocacım ahhhhhh aşkımmmmm……sok içime…..karın yap beni….domalt bıyıklım….” diye edepsizce sözlerle kocamı azdırıyordum iyice. Damarlı deliğimde kayıp duruyor, özkan da kalçalarımı tokatlıyordu. Beni çatır çatır, kökleyerek götümden yarım saat boyunca sikti. Ayağa kalkıp kocama sofra hazırlamaya giderken döllerinin sıcaklığı içimde akıyordu.

Özkan’a sandviç yaparken, o yanıma gelmiş omuzlarımdan, boynumdan, kulaklarımdan öpüyor “karıcığım harikasın” diyordu. Özkanımla karnımızı doyurduktan sonra beni kolları arasına alarak yatağımıza götürdü. Yanıyordum ben, alev gibi, doymamıştım daha. Sikinin üstüne yavaş yavaş oturdum, kocamın dudaklarına doğru yapıştım, bıyıklı yiyordu beni yine. Ben sikinin üstünde ağır ağır gidip geliyordum, oysa meme okşayıp arada lokum gibi dediği güzel götüme şaplaklar atıyordu. Kocamla sabaha kadar seviştik, musluğu ertesi gün akşama doğru anca tamir edebildi. Ama ben yine de ödülünü duşun altında bıyıklı tamircime sundum.

Tuhaf Hatun.. hikayesi

Merhaba Arkadaşlar. İlk defa sosyal bir ortamda bir olay anlatacağım.Olay diyorum çünkü hikaye değil birebir yaşanmış bir olay.

Ben 28 yaşında minyon 1.71 boyunda 66 kilo normal bir penis boyuna sahip biriyim.Olayımızın kahramanı ise Azra adında 1.68 boyunda 60 kilo 32 yasında dul bir hanım.

Azra ile tesadufen yanlıs noyu aramamla tanıstım.Baktım sesi hoşuma gidiyor bir kaç kez daha sınırımı zorlayıp tanısma teklıf ettim.Lakın basarılı olamadım.Ama adını soyadını bilinmeyen numaralardan almıstım bir kere.Face’den ismini aratmıştım.Adı ve soyadında ıkı kişi çıktı.Biri oldukca buyuk biri ise duydugum sese uygun Azraydı.Şans olsa gerek ekledım.Bir gun sonra kabul etti.Bilgilerini inceledim.Okudugu okulu ogrenıp netten arastırdım.Dersimi iyi çalıstım yanı.

Muhabbete basladıgımızda neden ekeledıgımı sordu.Aynı okulda okudugumuzu felan soyledım.Basladık okuldan muhabbete.İşta o hoca bu hoca felan fıstık.Sıkıstıgım yerde ise kaç yıl gectı hatırlayamadım diyerek geçiştirdim.Boyle 2 gun konustuktan sonra bulusmak istedim.Beklemediğim bir şekilde kabul etti.Şaşırdım.Neyse biz bulustuk.Yüz olarak guzel olmasada fiziki anlamda cok iyiydi.Biraz konustuktan sonra konu cınsel yasama geldı.İnanılmaz rahattı.Ben dahada sasırmaya baslamıstım.Neticede avlamak için çalışmam gerekıyordu ama hersey cok kolay oluyordu..

İş yerime gitmem gerektıgını bı belge almam gerektıgını soyledım onuda davet ettim. Geldi :)) Bu aradainanılmaz sasırmıstım.Yani ilk defa tanıstıgın biriyle cok rahat olması ve hemen bir kapalı ortama gelmek istemesi….İş yerıne geldıgımızde ona bişiler ıkram ettım.Bende diğer odada yalancıktan ses cıkartıp ısım varmıs ızlenımı uyandırmak ıstemıstım.15 dk sonra yanına gidip oturdugumda muhabbete kaldıgımız yerden devam ettik.Derken bırden boynunun agrıdıgını soyledı.Bende sazanlık yapıp atladım.Ben ovarım diyerek arkasını donmesını sağladım.Arkasını dondukten sonra boynunu ovalamaya basladım.Sonra yavas yavas sırtına dogru ındım.Sudyenı uzerinde bilhassa duruyorum kı telkısını olcmeye calısıyorum derken…Off detaylar bana dehset veriyo..Sonunda kütür kütür siktim arkadaslar..Hemde hatunda her turlu yol var.Yanı anal , oral hard aklınıza gelecek hersey..Daha sonra numarasını diğer arkadaslarımlada paylastım onlarda gidip aynı gun işlerini gorduler..

Meğerse hatun bu cinsellıkle alakalı bir hastalık varmıs cok sex yapma arzusu duyuyolarmıs ondan varmıs..Bir süre sonra zaten mıdem bulandı daha kaldırmadım..

Şimdi baskaları sikiyor.Yanlız kadın zevkıne yapıyor parayla yapsa inan su anda kendıne bı ıkı daire almıstı..K.bakmayın yazarken cok sıkıldım bi anda kestım oyle..Bu arada sıkma yalan hayal gucu değildir..Tamamen gercektır..

EŞİMLE İLK KEZ DENEDİK. hikayesi

Ben istanbulda yaşayan sıradan bir türk vatandaşıyım.sıradan da bir aile yaşantım var.eşimle birbirimizi severek evlendik.cinsel hayatımızdada hiç bir problem yok.anlatacağım olay kesinlikle gerçek.eşimle rutin bir cinselliğimiz devam ederken.bir gün bir film seyrettik.porno film.bu filde evli 2 çift bir misafirlikte birbirlerini sikiyorlardı.film izledikten sonra yatağımıza geçtik ve sevişmeye başladık ikimizde filmin etkisiyle fena azmış vaziyetteydik.hem sikişiyor hemde fantezi kuruyorduk.o filmdekini gerçekleştirebilirmiyiz diye konuşuyorduk..eşimin üzerindeyim ve sikim onun vıcık vıcık olmuş amcığının içinde.hangi tanıdığımızla yapabilirz diye konuşuyoruz bu arada..eşim dedi ki burak ve eşiyle nasıl olurdu dedi.ben burağın buna yanaşmayacağını söyledim.sonra bayram ve eşini önerdik birbirimize ama onlarda rutinin dışına çıkacak tipler değildi.mehmet nasıl dedi eşim..onun siki kocamandır dedi..bende haticenin amı ve götü hep beni tahrik etmiştir dedim..bu fantezimiz bölece kaldı..sonra bir gün benim üniversiteden arkadaşım ve eşi telefon açtı.birkaç günlüğüne bizde kalacaklarını söylediler.ve geldiler.işte o zaman ben planımı yaptım yıllardır görüşmediğim üniversite arkadaşım ve eşiyle grup yapabilirdik.ama bunu onlara söyleyemezdik.ve mümessil bir arkadaştan aldığım kuvvetli bir uyku ilacı ile planımı yapmaya karar verdim..saat 12 ye kadar oturduk eski günlerden bahsettik.sonra ben mutfağa geçtim ve 4 bardak meyva suyu doldurdum.2 tanesine uyku ilacını attım.onlara ikram ettik ve saat 1 gibide yataklarımıza gidip yattık..eşimin hiç birşeyden haberi yoktu..yatak odasıda onun amını okşarken anlattım herşeyi..eşim cesaret edemeyiz bun dedi..ben denemekte kararlıydım..yavaşça yataklarımızdan kalktık..inanılmaz heyecanlıydı..onların odalarının önünde azıcık oynaştık..sonra yavaşça içeriye daldık.karısı vearkadaşım sırt sırta vermiş yatıyorlardı…önce ben halimeye yavaşça dokundum.hiç bir tepki yoktu..eşimin pijamaları vardı üzerinde.sonra yavaşça pijamanın üst tarafını yukarıya doğru kadırdım..mor renkli bir sütyen giymişti..bu sırada eşim henüz cesaretini toplayamadığı için sadece seyrediyordu.sonra ben uyandırmaktan korkarak halimenin sol göğsünü dışarıya çıkarttım..muhteşem memesi vardı..tahrik olmamış bir memeydi..dilimin ucuyla meme başını yalamaya başaladım…sağ elimde halimenin kalçasındaydı..ama henüz hiç bir tepki yoktu ve buda benim cesaretimi artırmama yetiyordu.dakikalarca memesini yaladıktan sonraaeşofmanımı dizime kadar indrip sikimi halimenin yüzüne ve dudaklarına sürmeye başladım..eşime hadi dedi..ve oda korkak adımlarla serdara yaklaşmaya başladı…serdarın sikine dokunuyordu..serdarın üzerindede benim eşofman vardı..sonra eşim serdarın eşofmanını aşağı çekip serdarın sikini dışarı çıkarttı..serdarın siki büzük büzüktü ve çok küçük görünüyordu.eşim bir hamlede sikini ağzına aldı..ve ağzının içinde emiyordu siki..bende halimeyi sırt üstü yatırmak için hafifçe iteledim..halime ağzını şapırdatarak sırt üstü yattı..hemen eşofmanını dizene kadar indirdim..beyaz bir kilotu vardı ama o kadar dardı ki halimenin amcığı kilottan bile belli oluyyordu..amcığına eğildim hemen yalamaya başladım dakikalarca yaladım..amını sulandırana kadar yaladım..amcığının dudaklarını parmağımla aralayıp en derinlerini yalıyordum ..ve halimenin amcığı mükemmel kokuyordu..bu arada eşimde hala serdarın sikini kaldıramamamıştı..hala ağzındaydı sik..ama azda olsa eşimin ağzını doldurmaya başlamıştı..bu arada halimeden hafif iniltiler gelmeye başladı.korktum geri çekildim ama kaçalarını oynatıyor olmasıbeni acaip tahrik ediyordu.sonra bir daha yumuldum halimenin amcığına bu kez YAPMAAAAAA diye sinirli ve baygın bir ses geldi..ama ben artık duramazdım..dilimi amcığının deliğine doğru sokmaya başladım..halime iyice inilemeye ve sesler çıkarmaya başladı..eşimde bu arada serdarın sikini kaldırmayı başarmıştı..az önce ki halinden eser yoktu..eşim bir yandan serdarın sikini yalarken bir yandanda amnı okşuyordu..ben ise hala halimenin amını yalıyor onun iniltilerini dinliyordum..sonra halimenin bacağını iyice ayırdım ve sikimi amına sokmaya karar verdim…artık vıcık vıcık olmuştu..sikimi dayadım amcığına ve amının dudaklarının arasından amının içine doğru sokmaya başladım..artık halimeninin sesleri dahada artmıştı..eşim hala serdarın kini yalarken ilginç bişi oldu ve serdar eşimin ağzına boşalmaya başladı…eşim o kadar azmıştı ki lıkır lıkır ağzına boşalan spermlerin hepsini yutuyordu..ben ise halimenin üzerinde gidip geliyor ve halimeyi kocasının yanında sikiyordum..eşimde yanıma geldi ve önce eğilip sik ile amın naıl birleştiğini izledi bir müddet..sonra benle öpüşmeye başladı..az önce serdarın sppermleini yutan eşim şimdi benle öpüşüyordu.bense hiç aldırmıyor halimenin amcığını sikmeye devam ediyordum..bir yandan da eşimin amcığını parmaklamasını seyrediyordum.sonra halimenin karnına boşaldım..halimeyi giydirirken son defa amcığını öptüm o koku hala burnumda..odamıza geçtiğimizde hala doymamış olan bir azgın boğa vardı..ve onun en sevdiği pozisyon olan amcığını dudaklarıma ve yüzüme sürterek boşalttım onu..sabah 11 gibi kalktık ve misafirlerimizin kapısını çaldık uyandırdık…akşam siklidiklerini farkında değiller ama yorgunluklarının hala atamadıklarından bahsediyorlardı..ve sanırım ilacın etkisi azda olsa devam ediyordu…akşam amını siktiğim kadına halime hanım demem benim için o kadar garip oldu ki.:)))

izmir escort
escort izmir

KARIMLA İLK DEFA GRUP YAPTIK hikayesi

Ben istanbulda yaşayan sıradan bir türk vatandaşıyım.sıradan da bir aile yaşantım var.eşimle birbirimizi severek evlendik.cinsel hayatımızdada hiç bir problem yok.anlatacağım olay kesinlikle gerçek.eşimle rutin bir cinselliğimiz devam ederken.bir gün bir film seyrettik.porno film.bu filde evli 2 çift bir misafirlikte birbirlerini sikiyorlardı.film izledikten sonra yatağımıza geçtik ve sevişmeye başladık ikimizde filmin etkisiyle fena azmış vaziyetteydik.hem sikişiyor hemde fantezi kuruyorduk.o filmdekini gerçekleştirebilirmiyiz diye konuşuyorduk..eşimin üzerindeyim ve sikim onun vıcık vıcık olmuş amcığının içinde.hangi tanıdığımızla yapabilirz diye konuşuyoruz bu arada..eşim dedi ki burak ve eşiyle nasıl olurdu dedi.ben burağın buna yanaşmayacağını söyledim.sonra bayram ve eşini önerdik birbirimize ama onlarda rutinin dışına çıkacak tipler değildi.mehmet nasıl dedi eşim..onun siki kocamandır dedi..bende haticenin amı ve götü hep beni tahrik etmiştir dedim..bu fantezimiz bölece kaldı..sonra bir gün benim üniversiteden arkadaşım ve eşi telefon açtı.birkaç günlüğüne bizde kalacaklarını söylediler.ve geldiler.işte o zaman ben planımı yaptım yıllardır görüşmediğim üniversite arkadaşım ve eşiyle grup yapabilirdik.ama bunu onlara söyleyemezdik.ve mümessil bir arkadaştan aldığım kuvvetli bir uyku ilacı ile planımı yapmaya karar verdim..saat 12 ye kadar oturduk eski günlerden bahsettik.sonra ben mutfağa geçtim ve 4 bardak meyva suyu doldurdum.2 tanesine uyku ilacını attım.onlara ikram ettik ve saat 1 gibide yataklarımıza gidip yattık..eşimin hiç birşeyden haberi yoktu..yatak odasıda onun amını okşarken anlattım herşeyi..eşim cesaret edemeyiz bun dedi..ben denemekte kararlıydım..yavaşça yataklarımızdan kalktık..inanılmaz heyecanlıydı..onların odalarının önünde azıcık oynaştık..sonra yavaşça içeriye daldık.karısı vearkadaşım sırt sırta vermiş yatıyorlardı…önce ben halimeye yavaşça dokundum.hiç bir tepki yoktu..eşimin pijamaları vardı üzerinde.sonra yavaşça pijamanın üst tarafını yukarıya doğru kadırdım..mor renkli bir sütyen giymişti..bu sırada eşim henüz cesaretini toplayamadığı için sadece seyrediyordu.sonra ben uyandırmaktan korkarak halimenin sol göğsünü dışarıya çıkarttım..muhteşem memesi vardı..tahrik olmamış bir memeydi..dilimin ucuyla meme başını yalamaya başaladım…sağ elimde halimenin kalçasındaydı..ama henüz hiç bir tepki yoktu ve buda benim cesaretimi artırmama yetiyordu.dakikalarca memesini yaladıktan sonraaeşofmanımı dizime kadar indrip sikimi halimenin yüzüne ve dudaklarına sürmeye başladım..eşime hadi dedi..ve oda korkak adımlarla serdara yaklaşmaya başladı…serdarın sikine dokunuyordu..serdarın üzerindede benim eşofman vardı..sonra eşim serdarın eşofmanını aşağı çekip serdarın sikini dışarı çıkarttı..serdarın siki büzük büzüktü ve çok küçük görünüyordu.eşim bir hamlede sikini ağzına aldı..ve ağzının içinde emiyordu siki..bende halimeyi sırt üstü yatırmak için hafifçe iteledim..halime ağzını şapırdatarak sırt üstü yattı..hemen eşofmanını dizene kadar indirdim..beyaz bir kilotu vardı ama o kadar dardı ki halimenin amcığı kilottan bile belli oluyyordu..amcığına eğildim hemen yalamaya başladım dakikalarca yaladım..amını sulandırana kadar yaladım..amcığının dudaklarını parmağımla aralayıp en derinlerini yalıyordum ..ve halimenin amcığı mükemmel kokuyordu..bu arada eşimde hala serdarın sikini kaldıramamamıştı..hala ağzındaydı sik..ama azda olsa eşimin ağzını doldurmaya başlamıştı..bu arada halimeden hafif iniltiler gelmeye başladı.korktum geri çekildim ama kaçalarını oynatıyor olmasıbeni acaip tahrik ediyordu.sonra bir daha yumuldum halimenin amcığına bu kez YAPMAAAAAA diye sinirli ve baygın bir ses geldi..ama ben artık duramazdım..dilimi amcığının deliğine doğru sokmaya başladım..halime iyice inilemeye ve sesler çıkarmaya başladı..eşimde bu arada serdarın sikini kaldırmayı başarmıştı..az önce ki halinden eser yoktu..eşim bir yandan serdarın sikini yalarken bir yandanda amnı okşuyordu..ben ise hala halimenin amını yalıyor onun iniltilerini dinliyordum..sonra halimenin bacağını iyice ayırdım ve sikimi amına sokmaya karar verdim…artık vıcık vıcık olmuştu..sikimi dayadım amcığına ve amının dudaklarının arasından amının içine doğru sokmaya başladım..artık halimeninin sesleri dahada artmıştı..eşim hala serdarın kini yalarken ilginç bişi oldu ve serdar eşimin ağzına boşalmaya başladı…eşim o kadar azmıştı ki lıkır lıkır ağzına boşalan spermlerin hepsini yutuyordu..ben ise halimenin üzerinde gidip geliyor ve halimeyi kocasının yanında sikiyordum..eşimde yanıma geldi ve önce eğilip sik ile amın naıl birleştiğini izledi bir müddet..sonra benle öpüşmeye başladı..az önce serdarın sppermleini yutan eşim şimdi benle öpüşüyordu.bense hiç aldırmıyor halimenin amcığını sikmeye devam ediyordum..bir yandan da eşimin amcığını parmaklamasını seyrediyordum.sonra halimenin karnına boşaldım..halimeyi giydirirken son defa amcığını öptüm o koku hala burnumda..odamıza geçtiğimizde hala doymamış olan bir azgın boğa vardı..ve onun en sevdiği pozisyon olan amcığını dudaklarıma ve yüzüme sürterek boşalttım onu..sabah 11 gibi kalktık ve misafirlerimizin kapısını çaldık uyandırdık…akşam siklidiklerini farkında değiller ama yorgunluklarının hala atamadıklarından bahsediyorlardı..ve sanırım ilacın etkisi azda olsa devam ediyordu…akşam amını siktiğim kadına halime hanım demem benim için o kadar garip oldu ki.:)))

Komşum Handan ile Denizde hikayesi

merhaba ben emin .. sizlere geçen yaz başımdan geçenleri anlatmak istedim..bana vakit ayıirdiginiz icin simdiden tesekkur ederim. 25 yasindayim 182 83 esmer kirli sakalli cevremdekiler tarafindan yakisikli bulunan biriyim..bir sahil kentinde yalnız yasıyorum.bir aile apartmaninda oturuyorum ve sakin durust birisi oldugum icin benden rahatsiz olan kimse yoktur.yan komsum handan 42 yasinda evli beyaz tenli balık etli cok guzel bir hatundur..icimden onu gecirirdim hep ama apartmandaki cizgimi bozmamak icin bir girisimde bulunmaktan cekinirdim surekli.handan ozel bir bankada calisiyor ve bildimiz uzere bankaci her kadin gibi handan da cok bakimlidir bu guzelliginin yaninda..kocasi ise gercekten handan gibi bir hatuna yakismayan hani sunepe dedigimiz adamlardandır.bu yetersizligi yetmiyormus gibi bi de capkinlik yapmaya calisip eline yuzune bulastirmaz mi .. handan a haketmedigi seyler yasattigini biliyordum cunku duvarlarımız bitisik oldugu icin tartismlarini dinlerdim surekli..benim kocasi ayhan la aram iyidir ayhan in arabasi yokken benden araba ister bende verirdim islerini gormeye giderdi .. birsey alacak oldugu zaman bana sorardi yani ayhan bana oldukca guvenirdi .. disardan cok normal gozuken ev yasamlari cocuklarinin da sehir disiya universiteye gitmesiyle iyice icerden icerden bozulmaya tartismalarin siddeti artmaya basladi…gecelim o harika gune .. agustos da cok sicak birgundu gercekten ve pazar gunu olmasi nedeniyle herkes gibi bende arkadaslarla deniz kenarina kacmayi planlıyordum o gun handan ve ayhan i hic gormemistim.. hazırlanıp arkadaslarimla konusmak icin balkona ciktigimda handan ve ayhan i arabalarinin basinda beklerken buldum .. balkondan seslendigimde arabalarinin bozuldugunu soylediler ve ben asagi inip arabalarina bakabileceimi soyledim..aslinda ayhan ın arabasi umrumda bile degildi ama handan i kısacik sortuyla askili body si ile biraz daha yakından gormek icin indim asagi ..her neyse handan i bastan asagi guzelce suzdukten sonra arabaya baktim ve sadece bir sigortanin yerinin degişmesi gerektigini farkettim .. tabii dedimya ayhan gerizakalisi birseyden anlamadigi gibi bunu da becerememis ve 2 dk da arabalari calisir hale getirdim. handan el cirpip sevinince o guzel dolgun gogusleri zipladiya ben bu sevinci bir daha gormek icin arabayi 20 saat daha tamir edebilirdim :).. her neyse biz de denize gidikcektik geldigin cok iyi falan dedi handan sen ne yapıcaksin bugun dedi gel beraber gidelim dedi bana ben bu teklifi duyunca bir an bile tereddut etmeden olur gidelim dedim .. ayhan da onayladiktan sonra ben surucu koltuguna gectim ayhan yanima handan da arkaya oturdu ve gidecegimiz yere dogru yola ciktik ben surekli aynadan handan i kesiyordum ve ben ona baktikca o da arada bakıyodu ve ben ilk defa bugun ona karsi biseyler belli etmeyi dusunuyordum cunku inanilmaz derecede tahrik ediciydi o gun . bu bi sigortayi bile degistiremeyen ayhan belki de onu yatakta mutlu edemiyodu ve benim gibi birini o da arzuluyodu.bakisa bakisa deniz kenarina geldik ve oturacagimiz yeri zar zor ayarlayip oturduktan sonra sohbet etmeye basladik. o gun orasi gercekten cok ama cok kalabalikti denizde bile dogru durust girecek yer kalmamisti zaten dedigim gibi oturacagimiz yeri de cok zor bulduk.. daha sonra denize girmek icin kalktim ben ve tisortumu cikarip denize dogru yurumeye basladim handan da hadi ayhan biz de girelim cok sicak hava dedi ayhansa ben simdi girmicem mangali kurayim sen git istersen emin le dedi ben de hadi handan abla girelim dedim ama oyle bi baktim ki ona o an sanki gel hadi karicim denizde seni doya doya kucaima almak istiyorum der gibiydi ve handan da bunu anladi gulusunden belliydi hafif hafif ben handan i beklemeye basladim ayakta o soyundukca o guzel baldirlari gogusleri ortaya ciktikca benim aletim zonk zonk atmaya ve kazik gibi olmaya basladi sadece onu boyle gormek bile beni bu hale getiriyoken bi de onu kucaimda altimda hayal ettikce delirebilieceimi dusundum 🙂 .. bi de pembe ojeli ayak parmaklari zaten cok sıkı bi ayak fetisiyim o beyaz bacaklariyla ciplak ayaklarini bir arada gorunce basim dondu artik yarraim sortu yirtacak gibi oldu ve ben ayhan farketmesin diye sırtımı dondum ve zaten handan da bikinisi ile yanıma gelmişti .. yavas yavas denize dogru yururken o guzel pamuk gibi ellerini tutmamak icin kendime zor hakim oldu .. ayhan in bizi izlediginden suphem olmadigi icin dikkatli davraniyordum.. handan la sohbet ederek denize girdik ve cok kalabalik oldugu icin ben biraz da handan i korumak icin ona yakin duruyordum..bu yakinliktan dolayi elim arada gobegine falan degiyordu ama bi gozumde ayhandaydi..bu el carpmasi gibi ellemeler arasinda sohbeti tartismalarina getirdim.. sebebini falan sordum eger ozel degilse diye handan sa aslinda ozel ama sen bizden biri gibisin sana anlatirim dedi ve anlatmaya basladi ayhan in yapmaya calistigi ama bi turlu beceremedigi ve sadece parasini yedirdigi hatunlardan falan vay be dedim bende ayhan abi ye bak bu kadar hızlımı ya dedim .. handan bi kahkaha atti ve ne hızlısı ya evdekini isini dogru durust goremio ama salaklıgından disarda biseyler ario dedi .. ben de bozuntuya vermeden hmm falan dedim .. sonra da handan senin gibi esim olsa birak disarda birilerini aramayi evden disari bile cikmam valla dedi .. handan bu lafimdan cok hoslanmisti ve icimden gelerek soyledigimi biliyodu .. saol canim benimm bende oyle istiyorum ama nerde oyle koca dedi.. artik ok yaydan cikmisti bende elini tuttum denizde goren olmadigi icin ve gozlerinin icine bakarak iste burda dedim.. once bi sasirdi ama hosuna gittigi o kadar belliydi ki ama emin sen ben nasil olur falan dedi bende susturdum o an onu ve dur direk bi cevap vermek zorunda deilsin dedim peki dedi sadece .. biraz daha yuzduk falan iste.. yuzerken ben yakin durup artik ona carpmiyor resmen istedigim yerini elliyordum onun .. farkindaydi ama hic de rahatsiz olmuodu..aradan zaman gectikten sonra ayhan da yanimiza gelmişti ve biz uzaklasmis ama bakislarimizdan birbrimz icin yandigimiz belliydi .. beraber yuzmeye devam ederken handan birden alakasizca ayhan a karpuz aldin mi diye sordu ayhan da yok yaa unuttuk falan dedi sonra handan ona hadi gec olmadan al gel dedi ayhan once nazlandi ama evin gercek reisi handan oldugu icin tamam dedi ve ben gelince baslariz artik dedi mangala ben de tamam abi dedim ve handan o cikarken bana bi goz kirpti ama sanki kalbim aletimde atiyodu .. o kadar sertlesmistimki… ayhan cikti ve arabasina binip gozden kayboldugu anda handan iyice yaklasti bana ve elimden tuttu sana cevabim evet dedi.. ayhan in gelip gitmesi yarim saati bulabilecegi icin ben de rahattim ve istedigim herseyi yapacaktim denizin altinda handan a deniz cok kalabalik oldugu icin kimse kimsenin ne yaptigini umursamiyor sevgililer karı kocalar kucak kucaga duruolardi ve bizde ole durabilecektik handan elimi tutarken onun belinden kavradim ve tehlikeli oldugunu bile bile dudaklarindan opmeye basladim o da o kadar istekliydiki kimseyi umursamadan opmeme izin verdi ama 5-10 sn surdu daha fazla risk alamazdik.. tamam yasadigimiz yere uzakti ama ne olur ne olmaz.. birlikte gecireceigimz dhaa cok vaktimiz olacakti.. bu opusme sırasinda demir gibi olmus yarragim handan in kadinligina oyle bi baski yaptki ki nerdeyse bikinisini delip icine girecekti.! handan opustukten sonra bunu farketti ve elini aletime goturup harika birsey harika diyerek gozlerini kısarak oksamaya basladi aletimi ..o aletimi oksarken bende onu tam olarak kucaima almis bacaklarini baldirlarini heryerini oksuordumm.. sonra onu kucaimdan biraktim ve bana sarildi hemen bacaklarini belime doladi ve kalkmis yarraim tam olarak gotune baski yaparken elleri boynumda bana opucukler atıyo ve harikasin diyodu bende ayni seyleri soyleyerek elimi kalcalarina ve kadinliginda gezdiriyordum.. ne muthis bi kadindi hala yazarken bile aletim kazik gibi oluo.. ona orda sokmak icin neler vermezdim ama biliyordum ki en gec 24 saat icinde o guzel kadinliginin icinde olacaktim bir sekilde .. bunlari dusunerek o kucaimda kivirtirken bikinisinin icine elimi daldirdim kadinligini ciplak sekilde oksarken bu tamanen bana siki siki sarilip titreye titreye kucaimda bosaldi ve harika birsey bu ya ayhan bi kez olsun bile bosaltamadi beni yatakta dedii.. ben de daha dur askim defalarca bosalacaksin benim altimda dedim ..cok ama cok mutluydukk.. ben dimdik yarraimla onun icine girememistim ama benim kadar onun da onu sikmem icin delirdigini biliordum.. ayhan ın gelmesi yaklastigi icin biz denizden cikmak zorunda kaldik ve masya oturup ayhan i beklemeye basladik…. yazimin ilk bolumunu okudugunuz icin cok tesekkur ederim umarim guzel vakit gecirmisinizdir benimle irtibata gecip tanismak isteyenler icin size mail adresimi birakicam [email protected] gelen tepkilere gore devamini da buyuk bir zevkle yazmak istiyorum… simdilik hoscakalin…

Türbanli Karim Ve Alman Komsum Hikayesi

Biz uzun yillardir Almanyada yasiyoruz.Kapi komsum olan Ralf karisini kaybetmis 50-60 yaslarinda ama gencliginde spor yaptigindan atletik yapili ve karisini
uzun zaman önce kazada kaybetmis birisiydi.Ben ve karimda mütavazi insanlardik. Karim oldukca tutucu ve bir o kadarda güzeldir. Tesetürlü ve basi kapalı dolasir. 30 yasinda olan ince belli ve kalin kalcalara sahiptir.
Komsum Ralf yalniz yasadigi icin devamli bize gelir sohbet ederdik.
Bir gün konusurken konu sexse geldi dedimki Ralf yillardir kadinsiz nasil yasiyorsun? diye sakayla karisik soru sordum. Oda elimle idare ediyorum.
Ya dedim elle nereye kadar gider olurmu hic. Oruspulara filan gitsene dedim. Ralf ben evli kadinlardan ve degisik olanlardan hoslanirim dedi.Bende nasil yani diye sorunca
kizmak yok dedi.Mesala senin karini cok güzel ve seksi buluyorum ipek örtüyle basini örtüyor ve dar ve uzun etek giyor ve kalcalari bütün güzelligiyle ortaya cikiyor. Iste seni karin gibi bir kadinla beraber olmak isterdim.
Bense icimden kizmistim fakat konuyu actigim icin seslenmedim.
Hatta bizim Ralfla dalga geciyim diye düsündüm nasilsa yas elli-altmis is bitmis. Dedimki Ralf benim karimi sen yapamasinki seninki calismaz
emekliye ayrilmistir diye takildim.Oda eger karin verirse sende seyredirsin dedi nasil yaptigimi. Bende vermez diyince oda idaaya varmisin dedi bende varim dedim. O aksam karimla sevisirken Ralfin anlattiklari aklima geldikce tahrik oldum.Neyse bir kac gün sonra karim dediki Ralf bana hediye almis
diyince ne almis dedigimde pahali bir yüzsük verdi. Bende onu yemege davet ettim dedi. Sesli olarak eyvah dedim.Karim ne oldu diyince bende gecenki konusmalari anlattim. Karimda bana kizdi. Aksam eve döndügümde karimi asiri süslenmis buldum hayirdir dedim ne bu hal oda senin ihtiyari biraz
azdiralim demezmi Karima sakin ha yüz verme dedim.Sen baslattin bende bitireyyim dalgamizi geceriz dedi. Karim makyaj yapmis topuklu siyah ayakkabi ve siyah ince coraplari dar ve dizine kadar olan siyah etegi ve beyaz hafif icini ve sütyenini belli eden gömlegiyle basindada altin renginde kapalı hazirdi eglenceye Ralf geldiginde karimda gözlerini alamiyordu. Sanki yiyecek gibi bakiyordu.
Karima bu daha bir güzelsiniz dedi. Karimda tessekkür ettikten sonra benle ilgili düsüncelerinizi biliyorum ama kocamdan baska erkege vermedim dedi.
Ralfta güldü ve biz idayaa girdik sizi razi edersem kocanizda söz verdi kizmayacak hatta seyretmesinede izin verecegimki görsün benimki emekli olmusmu olmamismi.Nasilsa karimdan emindim fakat icimede korku girmisti fakat
karimi baska birisi sikerken görmenin hayali bile beni ucurmaya baslamisti.
Ralf karima senlede idayya girelim istersen dedi. Karimda ne gibi mesala diye cevapladi. Kocanle ben siklerimizi yaristircagiz kiminki büyükse hemen burda ona verceksin tamammi dedi. Karimla ben sasirmistik bir birimize öylece baka
kaldik.Karim ne diyorsun diye bana türkce sordu.Bende olabilir fakat sende istersen.Karimda ya bununki büyük cikarsa ne olacak, bende o zaman
vereceksin dedim. Karim kizmayacakmisin dedi. Bende yavas,yavas zevklenmeye basladim dedim.
Karimda tuhaf ama bende korkuyla karisik tuhaf oluyorum dedi.
Tamam dedi karim kabul ediyorum fakat bu olay burda kalcak Ralfta söz verdi.
Biz karimin karsisinda Ralfla soyunmaya basladik. Ralfin vücudu oldukca diriydi bense biraz kiloluydum.Kilodlarimizida
cikardik.benim sikim kalkmisti bile Ralf biraz oynadi karima bakarak oda kaldirdi.Cetvelle ölctük beniki 20cm Ralfink**e 22 cm ve birazda kalindi.
benimki inceydi. Ralf idayi kazandim fakat sen yinede zorla degil kendi gönlünce karar ver dedi. Karimsa hayir istiyorum diyince isler yoluna girmisti. Ralf
aten soyunmustu hazirdi karim baslayalim diyerek Ralf yaklasti Ralfta ona yaklasti ve elinden tutarak masanin üzerine oturttu yerdeki pntolunun cebinden
bir inci kolya cikartti ve boynuna takti.Öpmeye basladi karimda karsilik veriyordu. Karim masanin üzerine uzanmis Ralfta etegi siyirdi ve karimin amina dogru yaladi karimin inlemeri artmisti Kildunu cikardi amini dahada derinden yalamaya basladi karim siyah jartiyer coraplari vardi ve gercekten cok seksiydi Basin da kapalı ve gözleri kapali inliyordu. Istiyorum haydi dedi, Ralf Iyice kalinlasmis ve büyümüs yaragini karimin aminin arasindan iceri
yavasca soktu. Elleriylede gömlgini cart diye yirtti ve sütyenin üzerinden memelerini oksamaya basladi.Karim zevkten gözleri kapali etegi belinde inliyordu. Ralfta belini saga,sola
dans edergibi yavas,yavas sikiyordu karimi yaklasik on dakika karimi amindan sikti. Ralf karimin amini yavas,yavas sikiyordu bense zevkle diyordum. Gercekten Ralf bu isi biliyordu.Karim zevkten inliyordu aminin sulari zevk sulari olarak caglamis akiyordu. Ralf yaklasik on dakika sonra geliyorum dedi.karimsa icime bosal lütfen diye inliyordu. Ralf karimin icine döllerini o güzel tirasli amina bosaldi.Ikiside soluk,soluga kalmislardi.Ralf yaragini cikardi ve bana
döndü hayatimda ilk defa bu kadar güzel am siktim cünkü tertemiz ve kilsizdi sizlere tesekkür ederim dedi.Karimsa hala yemek masasini üstünde yatiyordu karimda dogrularak bende sana tesekkür ederim beni mest ettin kocam erken geliyor her zaman beni tatmin edemiyordu yaragin ve sikilmenin tadina vardim.Kalkti ve Ralfa sarildi dudaklarina yapisti.Bense karimin sözleri karsisinda sok olmus vaziyette olan biteni seyrediyordum.Ralf karimin dudaklarina
yumulmus adetta emiyordu.Karimin dügmeleri acilmis bir vaziyetteydi Ralfta asagi dogru indi sütyeni yari araladi.>Memelerinin ucunu yaliyor ve emiyordu.Ralf yasindan umulmayan
bir performansla karimla sevisiyordu.siki tekrar irilesmeye basladi.karimsa onun vücudunu öpüyordu. Ralf bana döndü iznin olursa bir daha karinin tatli amini sikmek istiyorum dedi.Karimsa geldedi elinden tutugu gibi yatak odasina gectiler bende arkalarindan yürüdüm.Ralf yataga sirt üstü uzandi ve yaragini havaya dikti.Karimsa etgini yukari beline kadar siyrdi ve Ralfin yaraginin üstüne yavasca oturdu.Karim yavastan basladigi ise hizlanarak devam etti.Ralfin akintisi oldukca
gec geldi bu sefer onbes,yirmi dakika sürdü.ikisde bitmis bir sekilde yataga uzandilar.Karim hayatindan memmundu. Ralf isini bitirdi ve bana ve
karima sükranlarini sunarak ayrildi.Karima bu son bir daha sade bana siktirceksin dedim.Karimsa olur,olur diyerek banyoya gitti.
Aradan bir kac gün gecti isten eve döndügümde karim kapiyi acti misafirimiz var dedi. Ralf icerde oturuyordu karim masada duran paketti gösterdi bak bana hediye getirmis dedi. Pakette seksi bayan ic camasirlari vardi. Ralfa dönerek bu mesele kapandi tammami oda tamam dedi.
Aradan zaman gecti eve erken geldim kapiyi acip iceri girdim ortalikta kimse yoktu.Tam telefonla karimi arayacakken yatak odasindan sesler geliyordu.Sesizce yaklastim karim duvara yaslanmis Ralfa amini yalatiyordu.
Karimin üstünde kremrengi etek kalcalarini sikica sariyordu. basinda ipekkrem rengi basörtüsü üstünde lacivert rengi . sütyen ve ince lacivert renginde baldirlarina kadar coraplarla cok seksiydi.Ralf karimin bacaklarini beline sardirdi .O tatli amini doyasiya sikmeye basladi.Karim resmen zevkten bagiriyordu.Bense kizmakla beraber sikimi cikartmis otuzbir cekiyordum. Karim artik baska yaraklarin tadina alismisti.Ralf karimi iyice sikti ve birde götten sikiyim yada sikimi yala lütfen diyordu.Karimsa ikisinede itiraz ediyordu.
Olmaz götümü kimse sikmedi onu kocama sakliyorum o sikerse belki sanada veririm diyordu. Ralf o zaman ben gidiyorum dedi bense hemen disari kactim.
Karimi götten sikmenin hayaliyle yürüdüm

Beylikduzu escort
Beyoğlu escort
Büyükçekmece escort

gercek bir olay Hikayesi

Basimdan gecen, ve hala devam eden, hic kimseyle paylasamadigim ve paylasmadigim olayi sizlere anlatmak istiyorum.
Almanyanin Batisinda yasiyorum, Evliyim 45 yasindayim. Karim 40 yasinda. 20 senedir evliyiz. Bir Okuyan 20 yasinda oglumuz var. Karimin bir 42 yasinda evli 4 cocuklu abisi ve bir 51 yasinda, 165cm boyunda biraz kilolu, bosanmis ablasi var. Ablasinin Almanya disinda calisan 26 yasinda tek bir oglu var.
Abisi Hamburgda, bizden 300km uzakta yasiyor. Ablasi bizim kaldigimiz sehirde.
2011 Senesinin paskalya tatilinde karim oglum ile beraber abisine tatile gittiler. Ben iseEvi badana yapmak icin süpriz olsun diye bir bahane uydurup gitmedim . Ablasi ise bel agrisi oldugu icin araba yolculugunu yapmak istemedi. Böylece yalniz baslarina bir haftaligina Hamburg a yola ciktilar.
Karimin gittiginin ertesi günü ablasi bana telefon acip yemek yaptigini gelip alabilecegimi söyledi. Ben de evi badana yaptim icin, zamanimin olmadigini, evde yemek oldugunu söyleyip tesekkür ettim.
Ertesi günü badana isini bitirip, ortaligi temizledim, dusumu aldim. Aksam üstü sarabimi actim ve yaptigim isleri degerlendirdim. Bi ara evin zili caldi kapiyi actim. Baldiz yemek getirmis, beraber yaptigi yemeklerden yeyip, birer kadeh sarap daha ictik. Orda burdan muhabbet ettik.
Aksam saat 21:00 olmustu, beraber 2. Sise sarabi bitiriyorduk, sordum niye gitmedigini Hamburg a. O da bana belinin bir haftadir agridigini, araba yolculugunun onu daha kötü yapa bilecegini söyledi.
Hafif cakir kafayla ona isterse belini masaj yapabilecegimi söyledim. Belinin agrisina iyi gelir diye oda kabul etti. Kaslarinin yumsamasi icin sicak dus almasini önerdim. Dusunu alip benim bornozumu giyip iceriye girdi. Yere yastik koyup, karninin üstüne yere yatti ve masaja koyuldum.
Bornozu üstünden beline kadar siyirip, südyenini de izni ile cözüp, belini ve sirtini 15dakika kadar masajyagi ile masaj yaptim. Poposuna yaklastikca tanga kilotlardan giydigini farkettim. Sonra kilodum yaglanmasin diye biraz daha assagiya indirdi. Poposunun yarisi ortada idi. Bende yavas yavas poposunun üstüne kadar yaklastim masajimla. Hic ses sikarmiyor ve itiraz etmiyordu. Isterse Kilodunu birazdaha assagiya cekebilecegini söyledim, daha rahat masaj yapa bilmek icin. Ozaman bacaklarininda masaj yapmami istedi. Kendini tamamen ciplak his etmesin diye bornozu sirtina örtüp,zaten assagida olan kilodu kendisi dahada assagiya indirdi. Bende izni ile tamamen cikarttim kilodnu. Iste o kocaman ve güzel göt ortaya cikmisti. Bacaklarini yaglayip bacak kalca masajina basladim. Bastan bacaklarini araliksiz tutarken sonra gevseyip hafiften aralamaya basladi. Aminin hafif killi dudaklari görüküyordu. Ben poposuna yag döküp göt deligine kadar parmaklarimi gezdiriyordum. Zevklendigi belli idi. Hafif hafif göt deliginin üstünden parmagimi gezdiriyordum. Benim üstümde sadece t-short ve shot vardi. Biraz geriye cekilip t-shordumu cikardim. Masaj yaparken bir elimle shordumu assagiya indirdim. Ben de arkasinda simdi ciplak halde onu masaj yapi yordum. Yagli parmaklarimla aminin dudaklarini masaj yapiyordum. Kendisinden hafif hafif inlemeler geliyordu.Hafiften üzerine egilip sikimi poposuna degirdim. Bastan ürktü, ve ciplak oldumu anlayinca oda poposunu hafif yukariya kaldirdi. Artik girmemi bekliyordu. Biraz aminin üstünden öyle sürtünüp icine girdim. Sonra sirtinin üzerine yatirip oral sex yaptik. 69 , arkadan, her posisionda sevistik……güzeldi…
Kac senedir sex yapmadigini, neyazikki itiraz edemedigini söyledi. Söz verdik ne olursa olsun ikimizin arasinda kalacagini herseyin.
Bazen bulusup hafta sonu uzaklara saunaya gidiyoruz. Ona yine bir kadin oldugunu hatirlatiyorum.
Sex e mahrum kalacagina, veya her hangibi birilerine dost olacagina, böylesi daha iyi oldugunu düsünüyoruz.
Benim ikinci karim artik….