ah türkan hanım ahh

Merhabalar ben kaan..ben hemen konuya gireyim.üniversite okudugum için yazları staj yapmak zorundaydım.bende stajımı yapmak için hayli yoğun bayanların içinde yaptım..çalıştığım yerde 1.70 boylarında türkan hanım vardı.29 yaşında daha evlenmemiş çıtırmı çıtır birisiydi.yazın olduğu için altına daracık bir pantolon giyer beni    adeta çıldırtırdı.bir yaz günü işten çıktığımızda evimiz birbirimize biras yakındı .    ve her çıkışta birlikte yürüdük.bana yolda kız arkadasın olup olmadığını sordu bende şimdi ona gitceğimi söyledim.maksat azını aramaktı.yavaş yavas evine doğru yaklasıyorduk.ben tam vedalaşmak üzereyken benim gözlerime baktı ve gelsene    sana çay yaparım dedi.bende hemen girdim.evi ufaktı.çayımı yudumlarken kalkmam gerketiğini söyledim.kız arkadaşım beklemeye gelemezdi.bana neden gidiyorsunki hem kız arkadasın bekleyebilir dedi.bende onun bana verdiklerini sen vermezssinki dedim.içeri gitti ve üzerine askılı pembe bir elbise giydi.göğüsleri ufaktı amaa dimdiri bir kalcaşı    vardı..teni sanki kokusu beni adeta çıldırtıyodu.elimi beline attım sikim direk gibi olmuştu.yatağına doğru uzandık..deli gibi öpüşüyordu.zaten ufak olan göğüslerini emmeye    başladım.inim inim inliyodu.hadi dedi.bende yavaş yavaş arkasını döndürdüm.sikimi götüne götürdüm bana hiç yapmadım olmaz dedi.ben çıldırmış gibiydim.parmağımı soktum sonra bir    hamlede 23 lük yarrağımı sokuverdim.adeda uçuyordu.sonra domalttım götünden çıkarıp amına sokmaya başladım.am alev alev yanıyordu.ikimizde uçuyorduk.tam boşalacaktımki ağzına verdim.yüzünün heryeri meni olmuştu..amına birdaha soktum tırnaklarıyla zevkten sırtımı yırttı.artık yeter dedi.hayatının sikini yemişti.ertesi gün işyerinde bana hiçbirşey olmamış gibi pişkin pişkin sırıtıyordu..ben sabırsızca akşamın çıkışını bekliyordumm..istanbulda yasayan zevki tatmak isteyen bayanların mesjlarını bekliyorummm..rumuz üniversiteliiGönderen: kaan
Canli sikiş sohbeti yapmak için beni araya bilirsiniz. 00 237 800 00 66

ev sahibi dilek hanım 2

Daha önce göndermiş olduğum 1inci hikayede bahsettiğim gibi artık pazar günleri mümkün olduğu kadar evde kalıp pazar işini eşime devretmiş alışverişi o yapıyor bende yine denk gelir mi diye pencereden yukarıdaki balkonu gözetliyordum bir ay içinde bir hafta denk gelmese de muhakkak diğer hafta bu nefis orta yaşlı yaratığı seyredip 31 çekerken oda sanki farkında değilmiş gibi teşhir ettiği vücudu ve bende gördüğü o her zaman övündüğüm aletime bakarak zevk alıyor kimbilir ne hayaller kuruyordu içinden. Artık onunla beraber olmak için sanırım benim olduğu kadar onunda birtakım planlar yaptığını tahmin etmek güç değildi ve bir hafta sonu eşimin babasının rahatsız olması dolayısıyla annelerine 2-3 günlüğüne gitmesinin ardından o her 15 te veya muhakkak ayda bir yapılan içkili toplantıya ev sahibi benim yalnızda olsam muhakkak gelmem için ısrar etmesiyle ilk defa herkesin eşiyle geldiği bu yemeğe yalnız katılmaktan başka çarem kalmamış ve kabul ederek çatı katına davete çıkmıştım. Dilek hanımın yüzünde güller açıyordu sanki o gece, çok neşeliydi ilk önceleri pek anlayamadım bu neşesini nereden kaynaklandığını ama bakışlarından ve eşiminde olmamasından dolayı bana daha da yakın davranıyordu yalnız kaldığımızda sanki. O akşam içkiye erken başlayan gurubumuzda ev sahibimiz yine ipin ucunu kaçırmış saat 11 de sarhoş olup gözleri kapanmaya başlamıştı bile.Ama o yinede arkadaşların ısrarıyla sanki içkiyle yarış yaparcasına küfelik oluncaya kadar içmeye devam etmiş bu arada bana da devamlı ısrar ederek benimde iyice çakır keyif olmama sebep olmuştu. Misafirlerin gitme saati yaklaşıp teker teker gitmeleriyle biz ev sahibi ve dilek hanımla yalnız 3müz kalmış adam zil zurna sarhoş olduğundan bana içmem için devamlı ısrar ederken şimdi eşine de içmesi için zorlama yapıyor bende bunun benim için bir fırsat olacağını düşünerek bende hadi dilek hanım 1-2 bardakla bir şey olmaz deyip gaza getirerek beraberce kadehlerimizi çinçin yaparak dileğinde hafif hafif sarhoş olmak üzere olduğunu fark etmiş bu ara açılıp büyüyen masayı toplayarak kapatmış 4 kişilik hale getirmiş bu nedenle birbirimize iyice yaklaşmıştık.kocasıyla benim arama oturan dilek artık yalnız kimsenin olmamasından da cesaret alarak iyice şen şakrak olmuş bende kazayla elimden çatalı masanın altına düşürüp eğilip masanın altından alırken hafifçe dokandıgım dizlerinin üstündeki bembeyaz bacaklarını açarak sanki beni daha da elle der gibi gözlerime manalı manalı bakıyor bu gecenin artık bizim aşk gecemiz olacağının müjdecisi gibi hareketlerde bulunuyordu.biraz sonra bende sanki sarhoş olmuş gibi numara yaparak bu geceyi çatı katında kalarak geçirmek fikri geldi aklıma. Çünkü bu sayede belki de bir fırsat yaratabilirdim nasılsa eşimde yoktu bunu değerlendirmeliydim ve numaraya başladım offf başım çok dönüyor fena oldum bende galiba derken kocası mertcim sen burada hiç yatmadın degilmi nasılsa yalnızsın hem bu sıcakta burası güfür güfür eser seni ayıltır öyle degilmi hanım diye dileğe sorarken oda tabi tabi çok iyi olur deyip bana bakarak gülerken kocası başını masaya dayamış sızıp kalmıştı. Çatı katında terasta da yazın sıcakta serin olduğu için yatıp uyuyabilecek bir divan vardı. bazı geceler ev sahibinin yukarı çıkıp o divanda yattığını bildiğim için bende dilek hanıma macit beyin yerini almayayım belki bu akşam oda burada yatmak ister dediğimde macit söylediklerimi duymuş olmalı ki olsun mert sen içerde yatarsın orası daha rahattır burada ben alışığım sineklerle arkadaş gibiyim zaten bu alkole karşı bana dokunmuyorlar bile dedi eşine de dilek bana battaniye mertede içerisi sıcaktır pike ver gitmeden önce unutma deyip eşinin getirdiği battaniyeyi örtüp uzanmasıyla sızması bir olmuştu zaten. Biraz sonra horuldamaları başlamış dilek hanım işte böyle mert bey bu horlamalara alıştım artık sabaha kadar horlar deliksiz uyur ee insan bu kadar içki içerse olacağı bu zaten karaciğeri de iflas etmiş doktor söyledi diğer yerleri de arızalı derken manalı manalı bana bakıyor bende birer kadeh daha doldurduğum içki kadehini ona uzatarak sıhhatine şerefine deyip önümüzdeki çerezden yerken fındıklarda çok güzel tazeymiş dedim. dilek hanımda aman mert bey fındık sizin yaştakilere pek yaramaz sonra eşin de yok ne yaparsın deyip kıkır kıkır gülerken bende burada sinekler çoğaldı içerde mutfakta devam edelim mi muhabbete deyince kalkıp mutfağa geçerken terasa çıkan kapıyı kilitleyen dilek bana böcek filan girmesin nasılsa uyanmaz ya uyanırsa tuvalet için duyar açarsınız mert bey olur mu diye sordu bende tabi çok mantıklı dedim ben size yatacağınız yere temiz çarşaf sereyim birde pike vereyim bakın burada misafirlerimizi ağırladığımız için pijama bayanlar içinde gecelik de var deyip dolabı açıp bana gösterirken çok kısa seksi bir gecelik gördüm dolapta kısa açık mavi ince askılı bu geceliği giyen bir kadını erkeği muhakkak çok arzular dedim oda güldü. Değil gecelik çırılçıplak yatsam da benim bey etkilenmez demesiyle kolundan tutup kendime çektim delice dudaklarına yapışarak öpmeye başladım oda karşılık veriyor zevkten tirtir titriyordu. Acele etme biraz daha uyusun temkinli olalım zaten bende burada yatmayı düşünüyordum hele bu yatakta seninle yatmak benim için bir hayaldi ama kayınpederinin bu rahatsızlığı bulunmaz bir fırsat yarattı bize derken madem hoşuna gitti bu geceliği giyeyim uyanırsa üzerine sabahlık giyip saklanır veya aşağıya inerim dedive giydiği süper seksi gecelikle sutyensiz o nefis hala dimdik memeleri ve tanga tipi ince ipli kiloduyla yatağın yanına uzanıp hadi karşıdan seyrederek boşaldığın dileğin yanında şimdi okşa sev beni erkeğim delice sev ihtiyacım var diyen bu afetin sözlerini bitirmeden yanıma çekip geceliğin altından o nefis bacakları okşarken dudaklarını kopartırcasına öpüp emiyor . memelerini hoyratça okşayıp sıkarken koltuk altlarını yalıyor ve aşağıya inerek kilodunu çıkartıp o şahane amcıga ağzımı dayayıp kana kana o nefis ağdalı amın dudakları arasında gezinen ağzımla bir yandan yana çevirerek amla göt arası yalamalarıma devam ederken oda benim pantolonu ve kilodumu çıkarmış eliyle kazık gibi olan sikimle oynarken bende ters dönüp apış arasından amına başımı dayayıp dilimle onun o kayısı gibi şişmiş amcıgını dillerken oda yüzüne çarpan yaragımı ağzına almış emiyor ohhh ne kadarda büyük 25 yıldır evlendiğimden beri ilk defa böyle bir yarak tarafından sikilmenin rüyasını yaşadım ben mert bey sik hadi sokkk bunu amıma diye inlerkenyaprak yaprak açılmış am dudaklarına yönelttiğim sikimin başını dayadım amcıga Merak etme dileğim senin bu amıda götüde doyuracağım bu gece sabaha kadar güzelim derken bacaklarını belime dolayan ev sahibim dilek hanıma bir kökledim ki zevkten ve acıdan ahhhh diye bağırırken kocasının horlama seslerinin yanında şimdi karısının sokkk sikkk beni diye inleme sesleriyle sabaha kadar 3 posta amcıktan bir postada bağırta bağırta ilk defa verdiği o nefis götünden siktim doyuncaya ve doyuruncaya kadar…. ve bu sevişmelerimiz ev sahibi olup onlardan taşınıncaya kadar hiç olmazsa 15 te ayda birde olsa kezde apartmanın aşağıdaki kömür deposunda veya çatı katında bazen anten düzeltme bahanesiyle sebepler bularak devam etti 3 yıl boyunca sonra başka bir şehre tayin olmamla bu güzel amcıktan ayrılmak zorunda kaldım ve kendi evimize yerleştim. Şimdi bayramlarda yolumuz Turgutlu Manisaya düşerse muhakkak uğruyoruz ama beraber olmamız için eski fırsatı bulamıyoruz tabi… Her kiracıya böyle ev sahibi dileğimle.. Orta yaş gurubu seksin en güzel yapıldığı yaşlardır bunun kıymetini bilin sayın hanımlar ve değerlendirin… diyorum ki böyle ev sahibi bulsam 500 milyon kira vermeye hazırım ama nerde bir daha böyle şans degilmi??

birsen hanım

Çalıştığım gazetenin editörü ile başım dertte. Bağlı olduğum servise tayin olduğundan beri bana kancayı taktı. O geldikten sonra gazeteye pek az haber ve fotoğrafım girmeye başladı. Çok ince eleyip dokuyan birisi, armudun sapı, üzümün çöpü diyerek çalışmalarıma mana bulup çöp sepetine atıyor. Ayrıca kadın oluşu, karşısında serbestçe konuşmamı engelliyor. Daha doğrusu, kocası gazetenin sahibi… Hoş beni hiç konuşturmuyor ya. O da ayrı bir mesele…Bu yüzden akşamları arkadaşlarla keyif için aldığım bir iki bardak içkiyi çoğalttım… Gece postasında çalıştığım bir günün sabahı, herkes işini götürüp editörün masasına teslim ederken, ben özellikle en sona kalmak için oyalanıyor, odadan odaya dolaşıp güya bir şeyler arıyormuş gibi davranıyordum. Nihayet en sona kalmayı başardım. Diğer arkadaşlar görevlerini tamamlamış, tatlı uykularını çekmek üzere evlerinin yolunu tutmuşlardı. Kapıyı kapadığımı duyan editörüm, başını incelemekte olduğu yazıdan kaldırıp elini uzattı. “Ver bakalım” diyerek benden işimi istedi. İçimden “Al şunu” diyerek yarağımı göstermek istedim ama bir çuval inciri berbat edebilirdim. Masaya serdiğim fotoğraf ve yazıları bir süre inceledi, sonra da “Ne bunlar böyle?” diye soğuk bir biçimde sordu. Aslında ne olduğunu çok iyi anlamıştı. Ahlak masası ekipleriyle yaptığımız bir baskında bir sürü dönmeyi uygunsuz vaziyette yakalamıştık. Ben de fotoğraflarını çekmiştim. Göğüsleri meydanda, elleri ile yüzünü kapamaya çalışan dönmenin fotoğrafını bir kenara atarken, “Bunlar genel ahlaka aykırı, basamayız” diyerek dudaklarını büktü. İçimden, “Giydiğin kısacık ince şortun acaba genel ahlaka uygun mu?” diye geçirip diğer fotoğrafları göstermeye çalıştım. Bakmak istemedi bile, “Bunların hepsi çok açık, basamayız dedim ya” diyerek kestirip attı. Eh! Öyleyse ben sana basayım da gör bakalım editör hanım… Tam zamanıydı, kocaman elimi uzatıp kabarıklığını avuçladım. Elimle kıskıvrak yakalamıştım. Gözlerini fal taşı gibi açıp, “Delirdin mi, ne yapıyorsun?” diye bir şeyler söylemeye çalıştı. Daha fazla konuşmaması için de ensesinden yakalayıp dudaklarımı ağzına kapattım. Amını elimle yoğururken, dudaklarını öylesine ateşli bir şekilde öpüyordum ki, en soğuk kadın bile kayıtsız kalamazdı. Beni omuzlarımdan itip, “Çılgınsın” diye bağırdı. Bu sefer iki elimle boynuna sarılıp tekrar tıkadım ağzını. Yavaş yavaş gevşeyip kolları ile belime sarıldı. Böylece kaleyi içerden fethetmiştim. Editörüm, “Biri gelebilir” diyerek beni uyardı. Doğrusu, her an biri içeri dalabilirdi, hemen fırlayıp kapıya “Toplantı var, girilmez” yazan tabelayı takıp ardından da kilitledim. Bu arada editörüm iki elini masaya dayamış, kalçalarını bana doğru çevirmişti. Ben yanına yaklaşırken, o dahili hattan sekreteri Demeti aramış, “Demet hanım, çok meşgulüm. Lütfen telefon bağlamayın” demişti. Yanına iyice yaklaşıp şortunu ve külotunu ayak bileklerine indirdim. Her zaman iştahla baktığım kalçaları bir karış önümdeydiler. Editörümüzün yüzü gibi amı ve götü de bakımlıydı. Amında bir tek kıl bile yoktu, götü ise pırıl pırıl parlıyor, adeta gel beni yala diye haykırıyordu. Amının iyice ortaya çıkması için biraz eğilmesini istedim. Dediğimi yapınca kaymak gibi amı artık burnumun dibindeydi. Kasıklarından tutup kendime doğru çektim bu muhteşem üçgeni, yiyor muydum, yoksa yalıyor muydum, ben de şaşırmıştım ne yaptığımı. Ama ortada bir gerçek vardı ki, bu yaptığım editörümün çok hoşuna gitmiş, iyice masaya yayılmış, zevk çığlıkları atmaya başlamıştı. Nihayet editörümün hoşuna giden bir şey yapabilmiştim sonunda… Bir süre onu yalayıp zevk girdaplarında uçurduktan sonra, yavaşça ayağa kalkıp fermuarını indirdim. Pantolonum ayaklarımın dibine inince, editörüm sikimi merak etmiş olmalı ki, dönüp baktı, iriliği gözlerini kamaştırmıştı. “Oh!… Onu bana sok, lütfen çabuk…” diye inlemeye başladı. Eh, yazı işlerinin günlük haber toplantısına fazla bir zaman kalmamıştı… “Yağma yok editör hanım, şimdi biraz da sen yalvar bakalım” dedim içimden… Yarağımı gövdesinden kavrayarak amının dudaklarına sürtmeye başladım. Editörüm zevkten perişan olmuştu. Sikimi amının etrafında dolaştırdıkça bacaklarını iyice aralayıp içine girmemi bekliyor, sokmadığımı görünce de kalçalarını titretip, “Hadi sok şunu, ne olursun, hadi” diye inleyip yalvarıyordu. Eh, kök söktürme sırası şimdi bana gelmişti, yarağımı geri çekerek tempoyu düşürdüm. “Ne olursun beni sik, sonra her istediğini yapacağım… Hadi sok onu bana ne olursun…” Ben keyiften gülümsüyordum, “Hah, şöyle imana gel bakalım” dedim içimden kendi kendime, ama yine de yarağımı sokmamakta inat ettim. Sabrı tükenen editörümüz, birden hızla arkaya dönüp beni omuzlarımdan itip sandalyenin üzerine oturttu ve hiç vakit kaybetmeden ata biner gibi kucağıma oturdu. Tabi bu arada eliyle yarağımı kavrayıp içine almayı da ihmal etmedi. İki eliyle de boynuma sarılıp kucağımda sikimin üzerine inip kalkmaya başladı. Her durumda editör olduğunu belli etmese olmaz sanki. İşte yine insiyatif ona geçmişti. Üzerime hızla inip kalkıyor, dilediğince siktiriyordu kendini. Bir ara titrediğimi görünce boşalacağımı anladı, hemen eliyle yarağımı kökünden kuvvetlice sıkıp, “Sakın içime fışkırayım deme, çünkü ben daha doymadım” dedi. Doğru söylüyordu, onca sikilmesine rağmen henüz gelmemişti. Bu arada ben de boş durmuyordum. Bluzunun iki düğmesini çözüp meydana çıkan bembeyaz memelerine yumulup öpmeye, yalamaya başladım. Bazen de ince belinden tutup üzerine oturup kalkmasına yardım ediyordum. Birden gözleri baygınlaşarak kucağıma yığıldı, bayıldı sandım, meğerse orgazm oluyormuş. Az sonra yüzüme gülerek, “Ben doydum” dedi. Öyleyse sıra bana gelmişti. Onu kucağımdan ittim, arkasına geçip kalçalarını kavradım, elleri ile sandalyeye tutunup kıçını iyice geriye doğru çıkardı. Yarağıma amına yerleştirip hepsini içine kökledim. Biraz önce “Doydum” diyen editörüm, tekrar zevk çığlıkları atmaya başlamıştı. Artık benim de boşalma zamanım gelmişti, kasıklarından iyice kendime doğru çekip spermlerimi içine yollamaya başladım. Spermlerimin sıcaklığını içinde hisseden editörüm bir kez daha boşalmıştı. Tam o sırada dahili telefon çaldı. Sekreter Demet, yazı işleri toplantısının başlayacağını haber veriyordu. Editörüm aceleyle üzerini düzeltip makyajını tazelerken odadan çıktım. Sekreter Demetin önünden geçerken, Demet, “Hayrola, ne toplantısıydı bu?” dedi anlamlı anlamlı gülümseyerek. “Ne oldu ki?” diye sordum elimde olmadan. O yine gülümseyerek, “Hiç canım, sabahın bu saatinde pek özel görüşme yapmazdınız da… Merak ettim. Neredeyse toplantıya yetişemiyordu” dedi. Onun bir şeylerden şüphelendiğini anlamıştım ama aldırmadım, servisteki masama geçip zaman öldürmeye başladım… Daha toplantı bitmemişti, bir ara çaycı Hüseyin yanıma geldi, “Müjdemi isterim” dedi. “İçeride sizin editör seni bir övüyor ki, hayret edersin ağabey. Şeytanın bacağını kırdın galiba” dedi. Ben sadece gülümsemekle yetindim. Bu çaycı milleti, Tanrı vergisi midir nedir, her şeyden anında haberdar oluyorlardı. “Bu çay benden ağabey, hayırlı olsun” dedi giderken. O sırada Demetin oturduğu tarafa baktım, bizi dinlediğini anladım. Gülümseyerek bana bakıyordu. Sadece, “Şeytanın bacağı ha…” dedi. Cevap vermedim. Öğleye doğru iki haberimin de gazeteye girdiğini öğrendim. Editörüm benden memnun kalmıştı anlaşılan. Bir iki telefondan sonra, editörümün kocasının Cumartesi günü yurt dışına gideceğini öğrenmiştim. Öğleden sonra, bir ara kapısının önünden geçerken başımı içeri uzatıp, “Cumartesi günü geliyorum” dedim. editörüm, parlak gözlerle bakmış, hafifçe gülümsemişti… Demet, önünden geçerken dayanamamış, “Hafta sonu mesaisi mi?” diye sormuştu. Onunla ağız dalaşına girmeye hiç niyetim yoktu, gülümseyip yerime geçtim, ama Demeti de seyretmekten kendimi alalamadım. Cumartesi akşamı, editörümün evindeydim. Daha doğrusu, gazetemizin sahibinin evinde… Şehrin lüks semtlerinden birinde, harika bir evin sahibiydi. Kırmızı tuğlalarla örülü bahçe duvarı boyunca uzanan sık süs bitkileri ve ağaçlar evi yabancı gözlerden gizliyordu. Dört katlı binanın ön ve arka cephesi tümüyle sarmaşıklarla kaplanmış, karanlığın içinde gölgeleniyordu. Ağır ahşap kapının üzerindeki bronz tutamaklar da belli ki yıllar öncesine aitti. Zili çaldım ve inanılmaz çekicilikte, siyahlar içinde, mini etekli bir hizmetçi karşıladı beni ve içeriye aldı. Genç kadının bacakları sütün gibi dümdüz ve iriceydi, eteği nefis kalçalarını örtmek şöyle dursun, daha da çıplak gösteriyordu. İçimden, “İşte sabaha kadar emip yalamaktan bıkmayacağım bir çit bacak” diye geçirdim. Hizmetçi kadın önümde kıçını sağa sola sallaya kıvıra yürüyor, beni üst kata çıkarıyordu. Öyle ince beli, öyle iri ve güzel götü vardı ki, dayanamadım ve elimi atıp avuçladım. Bir avuç dolusu kıç eti avcuma sıkıştı, elimi iyice kapattım, canını yaktım. Bana mısın demedi, daha da kırıtmaya, götünü kıvırmaya başladı. Arkasından kalçalarını tutup kıçına doğru önümü yasladım, o da kendini arkaya verdi. Heyecanlanmıştım, o da heyecanlandığını belli etmemeye çalışarak, “sabırlı olursan bir şeyler yapabilirim belki” diye fısıldadı… Geniş koridorda bir kapının önünde durduk. “Hanımefendi içeride banyoda. Sizi bekliyor” dedi. Gerçekten de banyoya girmiştim ve editörüm çırılçıplak yıkanıyordu. Beni hissedince arkaya dönmüş, “Gelsene” demişti. Hemen soyunup yanına gittim. Onu çırılçıplak görmek beni hemen tahrik etmiş, hizmetçinin biraz önce kaldırdığı yarağımı daha da dikleştirmişti. “Bakıyorum hazırsın” dedi editörüm gülerek. Ona hemen domalmasını, arkadan yapacağımı söylediğimde, “Mümkün değil, orayı vermiyorum. Bunca yıllık kocama bile…” dedi. Onu hemen zorlayıp elimden kaçırmak istemiyordum. Kaderime razı olmuştum. Sıcak duşun okşayıcı çarpışları altında önüme oturmuş, sikimi emmeye başlamıştı. Emdiği yarağımı yüzüne yapıştırıp, aşağı yukarı sürterek yanaklarına boşalttığı zamansa zevkten ölüp ölüp diriliyordum. Muhallebi kıvamındaki meniler, duştan akan suyla karışıp, sevgili editörümün boynuna, oradan da memelerine ve daha aşağılara karnına, kasıklarına ve nihayet kadınlığına ulaşıp, yapışkanımsı bir uzantı ile banyonun mermer döşemesine süzülüyordu. Az sonra, içimde kalan son kırıntıları, damlacıkları yutmak için sikime ağzını dayadı ve güçlü emişlerle sikimi içine çekmeye başladı. Sikim, dudaklarının basıncı, ağız boşluğunun nemli, kaygan ve sıcak vakumu ile anında kabarıp büyüdü, ağzının içini dolduruverdi. Bir süre ağzına sokup çıkardıktan sonra, ilk defa deneyeceğim bir şeyi istedi benden, “Yüzüme işer misin?” dedi. Çok şaşırmıştım ama onu kırmaya da niyetim yoktu… Ikınarak getirdim benimkini, büyük ve güçlü bir şırıltıyla yüzüne patladı altın duş. Benim sıvılarım ip gibi uzayıp yüzüne çarpıp, sıcak damlacıkları etrafa, boynuna memelerine, saçlarına saçılırken, sağ eliyle dibinden kavrayıp iyice açtığı ağzına hizaladı ve akan sidikleri doldurmaya başladı. Şırıltı ile dolan ağzındaki sıvıları acele ile boşaltıyor, sonra sikimin ucunu ağzına bir-iki santim kadar sokup yeniden dolduruyordu. Bu arada boğazındaki refleksten bir miktarını da yuttuğu belli oluyordu. Sanki çeşmeden kana kana su içen birisi görüntüsü ile son damlaya kadar yaptı bunları… Artık sıvının gelmediğini görünce, sikimi çekiştirip muhallebimi getirmek için çırpınmaya başladı. Sıcak suyun ve ilk defa yaşadığım bu olayın şoku ile derhal ağzına patladım, iki elimle saçlarını dibinden kavrayıp, yüzünü sikime yapıştırdığım için çırpına çırpına, kıvrana kıvrana her damlasını yutmak zorunda kaldı. İrileşmiş gözleri ve yüzündeki gergin ifade, dudaklarından dökülen itiraz inlemeleri, bu zorla yutma işinden hiç memnun kalmadığını gösteriyordu…

Ebru hanım ve kocasıyla doyasıya seviştim

Merhaba lezbiyen hikayeleri okurları, Ben Cansu. 24 yaşında, sarışın, 1.65 boyunda, 50 kilo bir kızım. Geçtiğimiz hafta yaşadığım işyeri seks hikayesini anlatmak istiyorum sizlere. Bir bayan kuaföründe çalışıyorum. Sürekli hemcinslerimin saçları, tırnakları ve makyajı ile ilgileniyorum. Her müşteriyle ayrı ayrı muhabbet edip onu dükkana bağlamamız gerekiyor. Yoksa o müşteri bir daha kolay kolay bize gelmiyor. Patronumuzun en çok dikkat ettiği konuda bu. Sürekli bizi gözetleyip müşterilerle diyaloğumuzu kontrol ediyor. Aramızda muhabbeti oldukça ilerletiğimiz ve sürekli bana gelen bir müşterim var. Ben olmadığım zamanlarda başka kimseye saçlarını elletmiyor. İsmi Ebru Hanım. Ebru Hanım 32 yaşında bir kamu kuruluşunda çalışan bir hanımefendi. Gayet tatlı dilli ve sempatik biri. Ebru Hanım 1.78 boylarında, 55 kilo civarında, esmer ve çok bakımlı biri. Ebru Hanımla gayet iyi diyaloğumuz vardı. Bana eşi ile yaşadıklarını anlatırdı sürekli. Ben saçlarıyla ve tırnaklarıyla ilgilenirken süreklide muhabbet ederdik. Müşterilerim arasında en çok konuşmaktan zevk aldığım kişide Ebru Hanımdır. Ebru Hanım’ın eşinin ismide Koray’dı. Hiç görmemiştim ama Ebru Hanım’ın anlatmalarına göre nasıl biri olduğunu tahmin edebiliyordum. Ebru Hanım’ın kuaförde işi bittikten sonra Koray Bey alırdı. Fakat hiç denk gelipte görmüşlüğüm olmamıştı.
Geçtiğimiz hafta sonu Pazar günü Ebru Hanım yine kuaföre geldi. Morali çok bozuktu. Koray Beyle tartıştıklarını ve evden bir sinirle çıktığını anlatıyordu bana. Pazar günü olduğu için kuaförde kimse yoktu. Paraya ihtiyacım olduğu için ben açıp kapatıyordum kuaförü Pazar günleri. Patron ve diğer elemanlarda tatil yapıyordu o gün. Neredeyse 2 saat boyunca Ebru Hanımla dertleştik. Ben ona Koray Beyle barışmaları için telkinde bulunuyordum kendimce. 2. saatin sonunda Koray Bey Ebru Hanım’ı aradı. Ardındanda 20 dakika sonra kuaföre geldi. Kimse olmadığı için içeriye girdi ve Ebru Hanım’a çiçek verip özür diledi. Ben Ebru Hanımla koltukta oturuyordum. Bunlar sarılıp öpüşmeye başladılar. Koray Bey 1.80 boylarında, esmer, top sakallı ve oldukça karizmatik biriydi. İlk defa görmüştüm o gün. Bunlar birbirlerine sarıldığında bende çok sevinmiştim. Herkes için görülmesi gereken bir manzaraydı. Sarılmayı geçip deli gibi öpüşmeye başlamışlardı yanımda. Oldukça şaşkın ama mutlu bir şekilde izliyordum bunları. Koray Bey Ebru Hanım’ın boynunu yalamaya başladı. Artık şehvetle sevişmeye başlamışlardı. Ebru Hanım bana dönü ve elini uzattı. Anlamamıştım neden elini uzattığını. Kafasını kendinden emin bir şekilde sallayarak elimi tut tatlım dedi. O esnada Koray Bey hala Ebru Hanım’ın boynunu yalayıp elleriyle göğüslerini avuçluyordu.
Şaşkınlık içinde elimi uzattım. Ebru hanım elimi tuttu ve kendisine doğru çekti. Beklemediğim bir şekilde dudaklarımı öpmeye başladı. Kendisini ve eşini her zaman çok sempatik bulduğum için karşı koyamadım. Ayrıca hiç kaba gelmemişti o an. Dudaklarımı Ebru Hanım’a bıraktım. Şehvetle öpüyordu beni. Koray Bey gözümün önünde Ebru Hanım’ın göğüslerini dışarı çıkardı ve yalamaya başladı. Ebru Hanım bir yandan benimle öpüşürken bir yandanda elimi Koray Bey’in açtığı göğüslerine koydu. Okşamamı istiyordu. Bende bunların heyecanına kapıldım. Lezbiyen değildim ve Ebru Hanımla öpüşürken pek zevk almıyordum. Ama biliyordum ki Koray Beylede sevişecektik. Ebru Hanım’ın istediğide buydu. Ben Ebru Hanım’ın göğüslerini okşarken Koray Beyde elini benim göğüslerime uzattı. İşte o an zevk almaya başlamıştım. Ebru Hanım kafamı tutarak Koray Bey’e uzattı. Koray Beyde beni öpmeye başladı. Elleri göğüslerimdeydi aynı zamanda. Bir anda kendimi Koray Beyle ateşli bir şekilde öpüşürken buldum. Ebru Hanımda Koray Bey’in gömleğini çıkarıyordu. Belliki bu muhabbet baya ilerleyecekti. Ama karşı koymayacaktım. Çünkü bende uyarılmıştım o an. Biz Koray Beyle sevişirken Ebru Hanım Koray Bey’in vücudu yalıyordu. Koray Bey’de üzerimdeki herşeyi çıkarmıştı. Elimi arkama atarak sütyenimi çıkardı. Göğüslerim Koray Bey’in dudaklarındaydı. Göğüs uçlarımı sertçe yalıyordu.
Koray Bey ellerimi alarak vücuduna koydu. Bana hadi sende katıl artık der gibiydi. Benim daha cesur ve daha aktif olmamı istiyorlardı. Ebru Hanım Koray Bey’in fermuarını açarak sikini dışarı çıkardı ve yalamaya başladı. Ben birileri gelebilir dedim ve kuaförün kapısını kitlemeye gittim. Pazar günü olduğu için gelen kişi dükkanı kapalı sanıp giderdi. İçeride rahatlıkla takılabilirdik bizde. Kapıyı kitledikten sonra yanlarına gittim tekrar. Altımda kot pantolunum vardı ama üzerimde hiçbirşey yoktu. Yanlarına gittiğimde Ebru Hanım Koray Bey’in sikini yalıyordu hala. Koray Bey sem sert olmuştu. Benimle öpüşmeye başladı. Ellerini göğüslerimi sıkıyordu. Ebru Hanım bana buraya gel Cansu dedi. Dizlerimin üzerine çöktüm. Koray Bey’in yarak kocaman olmuştu. Elimi uzatıp yarağı tuttum. Sonra istekli bir şekilde yalamaya başladım. Yaladığım en temiz yaraklardan biriydi. Koray Beyde Ebru Hanımda saçımı tutuyorlardı. Bende deli gibi sik yalıyordum. Ebru Hanım göğüslerimi yalamaya başladı. Ben yarağa yoğunlamıştım. Arkamı döndüğümde Ebru Hanım çırılçıplak olmuştu. Altında sadece kırmızı bir tanga vardı. Vücudu gerçektende taş gibiydi. Ebru Hanım elimi tutup muhabbet ettiğimiz koltuğa uzattı beni. Altımdaki kotu çıkardı. Altımda siyah bir iç çamaşırım vardı. Amımı yalamaya başladı. Koray Beyde koltuğa çıkarak ağzıma vermeye çalışıyordu. Ebru Hanım dilini çok iyi kullanıyordu. Amım sulanmaya başlamıştı. Koray Beyde o esnada çırıl çıplak olmuş ve kafamı tutup taşaklarını yalatıyordu bana.
Ebru Hanım koltuğa uzanıp bacaklarını açtı ve gel hayatım dedi Koray Bey’e. Koray Bey Ebru Hanım’ı sikmeye başladı. Öyle hızlı sikiyordu ki onları izlemek bile bana zevk veriyordu. Ebru Hanım zevk sesleri çıkarıyordu. Ebru Hanım beni tutup kendisine çekti ve göğüslerini yalamamı istedi. Koray Bey sikerken bende göğüslerini yalayıp avuçluyordum. Resmen kıvranıyordu Ebru Hanım. Koray Bey yarağını Ebru Hanım’dan çıkardı ve beni domalttı. Bacaklarımı koltuğua koyup beni koltuğun üzerine eğdi. Kendiside ayakta ve yarağı dimdikti. Sulanan amcığımı yalamaya başladı. O yaladıkça ben kıvranıyordum bu sefer. Göt deliğimle amımı birbirine katmış yalıyordu. Ebru Hanım da Koray Bey’in yanına giderek kalçalarımı yalamaya başladı. İkiside beni domaltmış arkamdan yalıyorlardı. İçimden enteresan bir çift dedim. Ama hiç zevkimi bozmuyordum. Koray Bey ayağa kalkıp amcığıma yarağını soktu. Yavaş giriş yaptı. Daha sonra Ebru Hanım’ı siktiği gibi hızlanmaya başladı. Yarak içime girdikçe acı ve zevki karışık hissediyordum. 19 cm civarında kalın bir yarağı vardı. Koray Bey Ebru Hanımla beni değişmeli olarak sikti. Bir süre sonra beni sikerken aniden sikini çıkarıp Ebru Hanım’ın ağzına boşaldı. Sonra ikiside beni koltuğa uzattı ve amımı yalamaya başladılar. İlk defa iki kişi aynı anda amımı yalıyordu. Bugüne kadar çok nadir orgazm olmuştum fakat beni orgazm etmeyi orda başarabildiler.
Bende boşaldıktan sonra Ebru Hanım dudağıma bir öpücük kondurdu. Gülümseyerek sana ilk günden beri ısınmıştım dedi. Koray Beyde çok zevk aldığını bunu sürekli tekrarlamamız gerektiğini söyledi. Hepimiz üzerimizi giyindik. Ayak üstü biraz muhabbet ettikten sonra çıktılar dükkandan. Benimde halim kalmadığı için hemen arkalarından kuaförü kitleyip bende eve gittim. Hayatımda yaşadığım en enteresan günlerden biriydi benim için. Aradan bir hafta geçti. Ne Ebru Hanım tekrar dükkana geldi nede beni aradılar 1 hafta içinde. Kendime şaşırıyorum böyle bir ilişkiyi tekrar istediğim için. İçimi size dökmek istedim. Okuduğunuz için teşekkürler. Hoşçakalın