sikiş dedi

KARIMI BEN MI DUZDURDUM
Eve döndüğümüzde gece yarısını bir iki saat geçiyordu. Karım da ben de aşırı içkiliydik. Üniversite imtihanları için geldiği İstanbul´da geçireceği bir hafta boyunca yanımızda kalan Mehmet, kapıyı açtığında halimizi görünce ayakta durmakta zorluk çeken karımı kanepeye kadar götürmeme yardımcı olduktan sonra, ikimize de birer sade kahve yapıp ellerimize tutuşturdu. Ayşen´in kahveyi içebilecek durumda olmadığını az sonra kanepenin üzerinde sızıp kalmasından anlamıştık. Ben bir kaç yudum aldıktan sonra karımın loş ışıkta şehvet uyandırıcı biçimde açılan siyah file çoraplı seksi bacaklarına iştahla bakıp, karşı koltukta televizyon seyreden Mehmet`e aldırmadan, eteğinin aItından elimi uzatarak tüysüz kadınlığını okşamaya başladım. Karım öylesine sarhoştu ki kendisine kuzeninin yanında yaptıklarımın farkında olmaksızın mışıl mışıl uyuyor, külodunun arasından elimi sokup okşadığım aşk deliği ise aksine, klitorisi uyarıldığı her seferinde olduğu gibi kaygan zevk sıvılarıyla ıslanmış, parmaklarımla karıştırdıkça vıcık vıcık sesler çıkarıyordu. Karımın cinsel organından çıkan sesleri duyduğundan emin olduğum genç çocuk arada bir gözgöze geldiğimizde utançla gözlerini kaçırmakta, karımı bir başkasının önünde okşuyor olmak ise beni daha çok azdırmaktaydı. Yeterince hazır olduğumuza karar vererek, sızmış durumdaki karımı yatak odasına götürmek üzere genç çocuktan yardım istedim. Ayağa kalktığında önündeki çadırı gördüğümü farkeden Mehmet, eliyle oIdukça iri kabarıklığı saklamaya çalışırken boşuna uğraşıyor gibiydi. Ayşeni yatağa uzattıktan sonra, delikanlının odadan çıkmasını bile beklemeden kendinden geçmiş durumdaki karımın giysilerini çıkarmaya başladım. Kendim de tamamen soyunarak, yüzüstü yatan güzel kadınımın biçimli kalçalarının üstüne uzanırken kapının araIığından yaptıkIarımı izIeyen Mehmete aIdırmaksızın kızışmış durumdaki deliğe girdim. Sarhoş kafayla uzun süren gidip gelmelerim sonucunda boşalıp boşalmadığımı açıkçası anımsamıyorum. Hatırladığım tek şey, karımın aşk deliğine girip çıkarken, yavaş yavaş şiddetlenen bir baş dönmesiyle birlikte adeta yüksek bir uçurumdan baş aşağı düşüyormuş gibi hissedişim. Ondan sonra herhalde kendimden geçmişim. Derin uyku sırasında bir ara Mehmetin beni sarsarak uyandırmaya çalıştığını sanki hatırlar gibiyim ancak bu bir rüyamıydı yoksa gerçek mi ayırdına varamamıştım. Bir şey beni gerçekten uyandırdığında önce ne olduğunu anlayamadım. Sarhoşluğumun etkisiyle başımın fırıl fırıl dönmesinin verdiği sersemlikle mücadele ederek zorla gözlerimi araladığımda, gördüklerimin rüya olduğuna yemin edebilirdim. Mehmet yanımda yatan çırılçıplak durumdaki Ayşen´in meme uçlarını ağzına almış iştahla emiyor, karım bacakları olabildiğince açık, oğlanın en az bir kadınınki kadar çekici görünen yuvarlak dar kalçalarını elleriyle kavrayıp bastırarak, erkeklik organını içine daha sert sokması için teşvik ediyordu. Yattığım yerden çocuğun damarları şişkin kamışının karımın yarığında bir an kaybolduktan sonra parlak bir ıslaklığa bulanmış olarak tekrar dışarı çıktığını görebiliyordum. Altı yıl önce evlendiğim yirmi dört yaşındaki karımın eline o güne kadar benimkinden başka erkek eli değmemişti. Şu anda ise, tam da yanıbaşımda erkek güzeli bir yaratık tarafından şehvetle düzülürken ben bu duruma müdahale edebilecek durumda değildim. Hala gördüklerimin rüya mı yoksa gerçek mi olduğunu ayırt etmekte zorluk çekiyordum. Karım, başını elleri arasına aldığı çocuğun kadınlığına durmaksızın girip çıkan iri kamışının hareketlerini hayranlıkla izliyor, öpmek için oğlanın dolgun dudaklarına uzanırken kendisini çok güzel düzdüğünü fısıldıyordu. Gördüklerim ya da gördüğümü sandıklarım beni şiddetle uyarmış, amansızca dikilen kamışım hayalarımı gererek sancılı bir ereksiyona dönüşmüştü. Genç kadınımın bir başka erkek tarafından becerilmesine şahit olmaktan dolayı bu denli tahrik olacağımı doğrusu hiç ummazdım. Karanlık odaya salondan gelen ışıkla aydınlanan terli çıplak bedenleri pırıl pırıl parlıyor, ateşli öpüşme sesleri arsızca odada yankılanıyordu. Kalkıp müdahale etmeyi aklımdan geçirmeme rağmen, durumun bende yarattığı şehvet duygusu bunu yapmamı engeIIiyor, sonuna kadar sevişmelerini izleme isteğime engel olamıyordum. Elimi bilinçsiz bir şekilde yorganın altına uzatarak dokunulma ihtiyacı içinde zonklayan kamışımı sıvazlamaya başladım. Aynı anda, delikanlı ellerini karımın iki yanında yatağa dayayıp geniş omuzlarını yükselterek dar kalçalarını karımın arzuyla açtığı bacakları arasında ağır ağır indirip kaldırmaya başladı. Şimdi genç erkeğin iri erkeklik organının, karımın dış dudakları zevkle şişkinleşen daracık deIiğini amansızca gererek, narin bedenine saplanışını çok net olarak görebiliyordum. Ayşen oğlanın göğüs kıllarına parmaklarını geçirip kaslı bedenini tutkuyla okşarken, genç çocuk gelmek üzere olduğunu fısıldadı. Karım üstüne boşalmasını söyleyince, delikanlı muz gibi kıvrık biçimli anormal büyüklükteki kamışını sıkıştığı delikten çıkara

rak fışkırırken, karım uzanarak iki eline ancak sığan organı gövdesinden kavrayıp sıvazlayarak ustalıkla sağmaya başladı. Güçlü aygırın dölleri hiç tükenmeyecekmiş gibi karımın çıplak memeleri ve gergin karnı üzerine fışkırıyor, genç çocuk vücudu yay gibi gerilmiş bir durumda, baş kısmı patlayacakmış gibi şişen erkeklik organını karımın ellerine bastırıyordu. Boşalması bittiğinde pozisyonunu bozmadan nefes nefese gözlerini karımın gözlerine diken oğIanın bakışIarına hayranIkIa karşıIık veren karım ise göğüslerine bulaşan menileri sanki krem sürer gibi bir yandan memelerine yediriyor, bir yandan da parmaklarına bulaşan sıvıları diliyle yalıyordu. Şahit olduğum enfes sevişmenin yarattığı şehvet duygusunun güdülemesiyle, genç erkeğin dölleriyle yıkanıp, yapışkan bir ıslaklıkla parıldayan diri memelerin uçlarına uzanıp ağzıma almamak için kendimi zor tutmaya başIamıştım. Delikanlının sertliğini kaybetmeyen kamışı havayı kısa aralıklarla döverken, karım üstünde soluyan oğlana; ´´İyimiydi?“ diye fısıldadı. Oğlan ´´ Harikaydı“ diye cevap verirken karım; ´´ Şimdi sıra bende“ diyerek çocukla yer değiştirdi. Onun yanlızca bu pozisyonda tatmin olabildiğini çok iyi bilirim. Ata biner gibi aygırın üstüne oturan kızışmış kahpe, hala kaya gibi sert görünen erkeklik organının, gövdesine göre daha küçük olmasına rağmen, benimkinin en kalın noktasından bile daha kalın olan başını eliyle tutarak deliğine yerleştirdi. Yavaş yavaş bacaklarının arasında kaybolan devasa uzuv, aldığı zevkle inleyen karım kalçalarını yavaşça kaldırınca tekrar tüm ihtişamıyIa ortaya çıktı. Uzunluğunu yaklaşık yirmibeş santim olarak tahmin ettiğim erkeklik organının tamamını içine sokup çıkarabilmek için karım kalçalarını bir hayli yükseltmek zorunda kalıyordu. Mehmet yattığı yerden uzanıp, o anda benim yapabilmeyi çok istediğim gibi kadınımın diri memelerini avuçlarında hoyratça sıkarken, yorganın altında sessizce sıvazladığım kamışımdan püskürmeye başlayan zevk sıvılarım tazyikle fışkırarak üstümdeki yorgana buIaştı. Aldığım müthiş zevkle gözlerimi kapatırken sarhoşluğumun etkisinden kaynaklanan şiddetli baş dönmesiyle birlikte yeniden hissettiğim uçurumdan düşme duygusu yaşadığım şiddetli orgazma karıştı yine kendimden geçtim. Bir ara tekrar uyanır gibi olup bilinçsizce gözlerimi açtığımda, karım tuvalet masasının önünde ayakta, yüzü aynaya dönük, gergin bacakları açık ve kalçaları geriye doğru çıkık durumda, arkasındaki kaslı vücudu antik Yunan tanrılarına benzeyen genç erkeğin sertçe içine girip çıkmalarına çok zevk aldığını belirtir şekilde inleyerek karşılık veriyordu.
Günün ilk ışıklarıyla gözlerimi açtığımda, karımı başı göğsüme dayalı çıplak olarak uyur durumda buldum. Odasının kapısından kontrol ettiğim Mehmet´in de yorganına sarılmış bir halde derin derin uyuduğunu görünce, büyük bir çabayla gece olanları anımsamaya çalışmama rağmen kafamda beIIi beIirsiz canlanan birkaç açık seçik sahnenin gerçekten yaşanıp yaşanmadığını bir türlü kavrayamıyordum. Bir rüya mı görmüştüm, yoksa yaşananlar gerçekmiydi hala emin değildim. Yarım saat sonra işe gitmek için evden çıkarken üstüne şeffaf bir gecelik almış olan karım beni kapıdan uğurlarken dudaklarına öpücük kondurduğum sırada gözlerine dikkatle bakıp meşum geceden kalma izler bulmaya çalıştım. Ama, akşamdan kalma boş bakışlarından birşey anlamak mümkün değildi…

Beylikduzu escort
Beyoğlu escort
Büyükçekmece escort

başla dı bitti hepsi bi anda oldu

Merhaba ben Sibel, 46 yaşında, evli ve iki çocuk annesiyim. 1.70 boyunda, hafif balık etli, beyaz tenli, dolgun kalçalara ve memelere sahip, yolda yürürken sürekli bakılan bir kadınım. Anlatacağım olay 4 sene önce başıma geldi ve o günden sonra hayatım değişti… Kocam ve çocuklarım 3 günlüğüne İstanbul’da oturan kayınvalidemi ziyarete gideceklerdi. Kayınvalidemle küs olduğumdan ben gitmiyordum. Evde yalnız kalmayım diye, iki sokak ilerde oturan kızkardeşimde kalacaktım. Kocamı ve çocuklarımı gönderdikten sonra öğlenleyin kızkardeşime gittim. Gün boyu evde vakit geçirdik. Kızkardeşimin oğlu, yani yeğenim Oğuz da evdeydi. Oğuz 1.75 boylarında, düzgün vücutlu, kumral, yeşil gözlü bir gençtir, o zaman 20 yaşındaydı. Mevsim yaz olduğu için üzerimde tek parça diz üstüne kadar gelen sarı bir elbise vardı. Elbise vücudumu biraz sarıyordu ve kalçalarımla memelerim ön plana çıkıyordu. Oğuz’un ara sıra bacaklarıma baktığını farkediyordum, ama benimle ilgili farklı bir niyeti olduğunu düşünmüyordum. Nede olsa teyzesiydim. Bir kez de mutfakta dolaptan bardak almaya uzanırken önü kalçalarıma değdi, ama ben yine kötü bir niyet sezmemiştim. Neyse, gece oldu, üzerimizi değiştirdik, gecelik, pijama falan giydik, oturmaya devam ediyorduk, bir yandan meyve yiyor, çay içiyorduk. Ben diz üstüme kadar gelen pembe bir gecelik giymiştim. Oğuz tam karşımdaki koltukta oturuyor ve yine bacaklarıma bakıyordu. Artık iyice emindim bana baktığından ve oturuşumu düzelttim. Bir süre sonra herkesin uykusu geldi ve yatmaya karar verdik. Herkes odasına çekildi, ben de en arkadaki oturma odasında çekyatta yattım. Üç gün bu şekilde geçti, sonra ben evime döndüm. Birkaç gün sonra Oğuz beni aradı, “Teyze evdeysen sana bir şey göstermek istiyorum!” dedi. Ben de, “Gel canım, evdeyim!” dedim. Kocam işyerinde, çocuklarım da okuldaydı. Oğuz’un bacaklarıma baktığını hatırladığım için altımdaki kısa şortu çıkarıp kot pantolon giydim. 15 dakika sonra Oğuz geldi. Oturduk biraz, “Eee, ne gösterecektin?” dedim. Oğuz da, “Ama bunları kimseye söylemeyeceksin, aramızda kalacak! Tamam mı teze?” dedi. Ben de, “Tamam da, neymiş, göster bakalım!” dedim, çok merak etmiştim. Telefonunu çıkardı ve birtakım videolar izletti bana. Onlarda kaldığım 3 gün boyunca telefonuyla benim görüntülerimi çekmiş. Otururken bacaklarımı, ayağa kalktığımda kalçalarımı, yakınlaştırıp memelerimi ve en kötüsü de uyurken beni soyup tüm vücudumu elleyip öperkenki görüntülerin hepsini kaydetmişti. İzlerken dehşete kapıldım, şok oldum. “Sen naptın? Nasıl çektin bunları?” diyordum. Meğerse hepimizin içeceğine uyku hapı atmış ve ben dahil hiç kimse bir şey hissetmemiş. Videoda ben uyurken Oğuz dudaklarıma yumuluyor, memelerimi yalıyor ısırıyor, göbeğimi, bacaklarımı, amımı yalıyor, ters çevirip kalçalarımı yoğuruyor, mıncıklıyor, götümün deliğini yalıyor, parmaklıyor, sonra da sikini çıkarıp 31 çekiyor, göbeğime göğüslerime boşalıp, peçeteyle vücudumu siliyor, hiçbirşey olmamış gibi geri külodumu, geceliğimi giydiriyor ve ben öylece yatıyorum. Oğuz’un başındaysa, burnuna kadar gelen ağzını açıkta bırakan siyah kadın çorabı var ve yüzü belli olmuyordu. “Teyze, bu görüntüleri başkalarına göstermemi istemiyorsan, benimle sevişeceksin!” dedi. Karşı çıktım, başına şu gelir bu gelir dedim, ama Oğuz, aksi taktirde bu görüntüleri internete de koyacağını söyledi. Hiçbir çıkar yolum yoktu, mecburen onun dediğini yapacaktım. Çaresiz olduğumu anlayınca yaklaştı yanıma ve beni öpmeye başladı. Gözlerimi kapattım ve işi oluruna bıraktım. Bir yandan dilimi dudaklarımı emiyor, bir yandan da elleri tüm vücudumdaydı, memelerimi sıkıyor, belimi kavrıyor, kalçalarımı, bacaklarımı elliyordu. Sonra bir hışımla tişörtümü çıkardı, sütyenimin kopçalarını açıp memelerime yumuldu, hunharca emmeye başladı. Arada memelerimi ısırıp canımı yakıyordu. Yalayarak göbeğime kadar indi, sonra ters çevirdi, boynumdan başladı, sırtımı, belimi her yerimi yaladı. Sıra kot pantolonuma gelmişti, onu da aceleyle çıkardı ve külodumu dizlerime indirip direk kalçalarıma yumuldu, yalamaya ve ısırmaya başladı. Ben de artık zevk alıyordum, teslim olmuştum ona. Kalçalarıma sert bir tokat attığı zaman bende ipler koptu, o götümün deliğini yalıyor, ben de kalçalarımı ona doğru itiyordum. Sonra beni koltuğa yatırdı, külodumu dizlerimden tamamen çıkarıp, bacaklarımı ayırdı, amımı yalamaya başladı. Çok güzel yalıyordu cidden, bazen dilini amımın içine sokuyordu. Ben orgazm olurken çığlık atmamak için yastığı yüzüme bastırıyordum. Amımdan sonra kasıklarımı ve bacaklarımı yalamaya başladı. Arada baldırlarımı ısırıyordu, belli ki bu işi sert yapmayı seviyordu. Sonra kazık gibi olmuş sikini çıkardı ve ağzıma verdi. Orta boyda, düzgün, çekici bir siki vardı. Sikini iştahlı iştahlı yaladım, arada kafamdan bastırıp hepsini ağzıma köklüyordu. Bazen boğulacak gibi oluyordum, gözlerimden yaş geliyordu ve bu onun çok hoşuna gidiyordu. Daha sonra beni yeniden koltuğa yatırdı ve bacaklarımın arasında yerini aldı. Sikinin başını birkaç kez amıma sürttükten sonra dalıverdi içime. O anda derin bir inleme çıktı benden, çok zevk almıştım. O pozisyonda, memelerimi sıka sıka, hunharca sikti amımı. Orgazm üstüne orgazm oluyordum. Sonra sikini amımdan çıkardı ve “Teyze domal!” dedi, hemen dediğini yaptım. Arkama geçti ve yine amıma kökledi. Kalçalarımı tokatlaya tokatlaya sikti amımı. Bir ara çok sert girip çıkmaya başladı, ‘Şak, şak, şak!’ sesler geliyordu ve o sesler beni daha çok azdırıyordu. Birden amımdan çıkarıp, belime, sırtıma, kalçalarıma boşaldı. Dölü sımsıcaktı ve tüm arkama yayılmıştı. Ben domalık haldeyken önüme geçti ve ağzıma verdi. Sikini yalayarak döllerden temizledim, sonra banyoya gittim, tabi o da arkamdan geldi. Beraber banyo yaptık. Vücudumun ıslaklığı onu çok tahrik etmişti, kendini kaybetmişçesine ellerini her yerimde gezdiriyordu, memelerimi sıkıyor, kalçalarımı mıncıklıyordu. Banyodan çıktığımızda ben işimiz bitti sanırken, beni kolumdan tutup sürükleyerek yatak odasına götürdü. Hemen beni yatağa yüz üstü yatırdı. “Napıyorsun Oğuz?” dememe kalmadan, kalçalarımı ısırıp yalamaya başladı. “Senin bu götüne hastayım teyze!” diyerek götümün deliğine dilini sokuyordu. Götümü sikmek istediğini anlamıştım, korktum canım acıyacak diye, ama teslim olmuştum bir kere. Göt deliğimi iyice yalayıp parmakladıktan sonra, sikini tükürükleyip göt deliğime dayadı. Götüme bastırdıkça canım acıyordu, acıyla inlemeye başladım, ama umrunda değildim, altından da kaçamazdım. Yavaş yavaş sikini bastırdı ve inlemelerim arasında hepsini soktu götüme. Üzerime yattı ve o şekilde uzun süre sikti götümü. Gariptir, hem canım acıyordu, hem zevk alıyordum. Oğuz ise götümü sikerken bir yandan saçımı çekiyor, arada da kalçalarımı tokatlıyordu. Götümü 15-20 dakika siktikten sonra, yine sertçe kökleyerek götüme boşaldı. Üzerime abandı kaldı bir süre, sonra üstümden kalktı ve toparlandık. Üzerimizi giyindik ve birer sigara yaktık. Oğuz’a gülerek, “Hayvan, muradına erdin mi? İstediğin oldu mu?” diye sordum. “Ohhh teyze, inanılmaz güzeldi! Ama keşke videoya kaydetseydik, çok daha güzel olacaktı! Evde seyreder 31 çekerdim!” dedi. Ben de, “Bu yaptıklarımızın sır olarak kalacağına söz verirsen, birdahaki sefere kaydederiz!” dedim. Bunu duyunca sevinçten Oğuz’un ağzı kulaklarına vardı. Kapıdan çıkarken de kocaman birer öpücük verdik birbirimize. O günden beri sürekli görüşüp sevişiyoruz, fantazilerimizi gerçekleştiriyoruz

Eşimin geçmişini öğrendiğimde… (4)

Evet, işte o alçak Kemal beni bayıltıp kadının biriyle filmimi çekmiş ve şimdi de eşimin de yer aldığı başka filmler olduğunu söylüyordu sırıta sırıta. “Senin ananı sikerim puşt” diye üstüne yürüdüğümde Sema kolumdan çekip tuttu beni. Kemal “Suatçığım boşuna sinirleniyorsun hayatım eğer dediklerimi yaparsan hiç bir tatsızlık çıkmadan bu konuyu kapatırız” derken pis pis sırıtıyordu. Eşimin tırnakları koluma geçmişti canımın acısı bir nebze düşünebilmemi sağladığından “Ne istiyorsun?” diyebildim. Kemal bana yüzsüzce “Şekerim” derken ben bu herif ibne mi ulan diye aklımdan geçiriyordum. “Bak şimdi Sema’cığımın bir kaç sikiş filmi var bende ama detayını kendisi anlatır zaten sana, senle birinci film için anlaşalım diyorum, önerimi dinle bir, eminim kolayca halledeceksin.” dedi. Eşimin tırnakları kolumdan et kopartırken içim sızlayarak “Söyle ulan ne istiyorsun?” dedim.
“İki seçenek sunacağım sana hangisini istersen uyar şimdi bak birinci filmin değeri elli bin dolar” ben “Çüş” derken devam etti. “Ama sevgili Sema’ya ne kadar değer verdiğimi göstermek için ve seninle de arkadaşlığımızı ilerletmek arzusunda olduğumdan eğer hemen şimdi ben buracıkta izlerken bir kere sevişirseniz hiç para istemeden filmi iade edeceğim.” dedi. “Ses çıkartmadan oturacağım şuracıkta, sen de bu dünya güzelini bir posta sikeceksin hepsi bu. Ama para ödemeyi seçersen banka bilgilerimi mailinde bulabilirsin, hayatım.”
Hiç tereddüt etmedim “Siktir git paran akşama hesabında olur, bir daha da yüzünü görür ya da sesini duyarsam hayatını söndürürüm ibne” diyerek kovdum pezevengi odadan. Çıkarken “Anlaşma birinci film içindi unutma” demesini ise önemsemedim.
Sema tırnaklarını kolumdan çıkarmış bornozun kuşağından beni kendine çekiyordu. Bu kadar konuşacak şey varken nasıl seks düşünebildiğini hesaplamaya çalışırken açılan bornozdan dışarı çıkmış olan sikimi ağzına almıştı bile. Bu derece hırsla emdiğine rastlamamıştım. Ağzında boşalmam çok sürmedi ve eşim kendi menim sürülmüş dudaklarını dudaklarıma değdirip “Seni seviyorum sakın unutma” diyerek yataktan çıkmama dahi fırsat vermeden kapıyı çekip gitti. Arkasından bakakaldım.

Dünden beri başımdan geçenleri değerlendirebilecek durumda olmadığımı anlamam uzun sürmedi. İş hayatında kriz çözen, batık şirket kurtaran yönetici diye tanınmak için sakin bir şekilde durum değerlendirmesi yapmayı bilmeniz beklenir. Ben krizlerin adamı olarak başarıya ulaşmıştım. Bu artık batar dedikleri kurumları ayağa kaldırmış olmaz denilen şeyleri oldurmuştum ama içinde bulunduğum durumu değerlendirmem için önce kendimi toplamaya gerek duyuyordum.
Duşumu aldım otelin mağazasından aldırttığım temiz gömlek ve pantolonu giydim, traş oldum ve savaşı güçlü olduğum cepheye taşıdım. Ofise gittim…
Mailimde gerçekten de o ibnenin hesap bilgileri bulunan bir mesaj vardı. Dubai’de bilmem ne bankasına elli bin dolar transfer etmem 2 dakika sürdü. Dekontu adresine geri gönderip iki saat kadar olayları kafamda sıralayarak değerlendirdim. Ne tarafındanbakarsam bakayım eşimin benden gizlediği bir şeyler olduğu kesindi. Demek ilk adım bu sırrı öğrenmek yani eşime ulaşmak olacaktı. Telefonunun açılmamasına şaşırmadım evi aradığımda evdeki kız Sema hanımın çıktığını ve dönmediğini söyledi. Demek bir süre benden uzak duracaktı, normal karşılayarak sekreterime hanımefendiyi spor salonu, kuaför filan gibi yerlerden aramasını ve bulursa hemen cebime bağlamasını tembih ederek yıllardır kasadan çıkartmadığım Glock 32’yi belime takıp Kemal’in peşine gitmeye hazırlanıyordum ki mail ekranıma düştü.
Kemal gülümseyen yüzler yapmış, para için teşekkür ediyor ve ekte bir film sunuyordu. Elim titreyerek açtım filmi, sonuçta eşimle evlenirken bakire olmadığını biliyordum tabii ama bu tür bir işe girmiş olması midemi bulandırıyordu.
Film bir otel odasında gizlice çekilmişti, yataktaki adamın yüzünü her gazetenin ekonomi sayfasından ve birçok derginin kapağından tanıyordum. Onunla deli gibi sevişen kadın ise bu kadar yıldır soyadımı taşıyordu tabii. Eşimin yirmibeş yaşlarındayken şimdikinden daha ince olduğunu düşünürsek belki de adamın sikinin göründüğü kadar büyük olmayabileceğini düşünmem sadece sapıkça geldi ama adam eşimi domaltıp götünü sikmeye başladığında uyarılmam beni gerçekten rahatsız etti. Tabii bırakmayıp sonuna kadar izledim 90 dakikalık videoyu. Bir buçuk saat içinde adam eşimi mümkün olan her yerinden sikerken eşim çok açık bir şekilde kamera açılarını kolluyordu, yani bu filmin çekildiğinin farkındaydı ve hiç gocunmuyordu. Filmin sonunda adam eşimin amcığına döllerini boşaltırken de çığlık çığlığa boşalıyor ve adamın dudaklarını ısırırcasına öpüyordu.

Çok kötü oldum…

Eşimin geçmişini öğrendiğimde… (5 ve

Karımın evlenmemizden önce o ünlü işadamıyla sikiştiği filmi izlediğimde uyarılmış olmam beni hem kızdırmış hem de şaşırtmıştı. Üstelik bunu şantaj aracı olarak kullanan birisi için yapmış olması daha da korkutucuydu. Şantajcı Kemal’in aynı filmlerle şimdi de beni tehdit etmesi ise asla kabul edilemezdi ama önce eşimi bulmalıydım.

Kasadan çıkarttığım Glock 32’yi aldım, bir kaç telefon görüşmesinden sonra sekretere eşimi aramaya devam etmesini söyleyip arabaya atladım.

Silah belimde eve vardığımda Sema’nın arabasını garajdaki yerinde görünce rahatlamıştım. Hızla yukarı fırladım. Eşim salodaki kanepede bekliyordu, hiç konuşmadan yanına oturdum. “Neler oluyor Sema?” Uzanıp elimi tuttuğunda elimden geçen elektrik neredeyse gözümü yaşartacaktı. “Ah sevgilim” dedi “Nerden başlasam? Kemal’in beni bulacağımı hiç beklemiyordum sana o nedenle o zamanki şeylerden bahsetmemiştim”
“Şantaj için iş adamlarıyla sikiştiğini anlatamazdın tabii” derken kendimden nefret ediyordum sevgilimi kırdığım için. “Kimi biliyorsun?” demesi o filmlerden çok sayıda olduğunu teyid ediyordu ama zaten Kemal’in söylediğinden biliyordum. İnsan aşık olduğu eşinin fahişe olduğunu hemen kabul edemiyor tabii. “Boşver kimi bildiğimi şimdi, anlat” dedim.

Anlattı…

Kemal’le üniversitede çıkmaya başlamış ve kısa sürede ailesine yurtta kalıyorum diyerek onun yanına taşınmış. Bildiğim öğrenci aşkıymış başta. Bir süre sonra Kemal okulu bırakmış ve para kazanmaya kafayı takmışsa da hiç bir işte dikiş tutturamamış babasından kalan parayı da bitirince torbacılığa başlamış. Evdeki esrar ve ex partilerinin grup seks partilerine dönüşmesi katılanlarca yadırganmıyordu. “O kış Kemal çıldırdı Suat” dedi sevgilim. Uyuşturucu satışından elde ettiği parayla evin her tarafını kameralarla donatmış partileri filme çekmeye başlamıştı. “Bir gün kafamız kıyakken bana çekimleri artık planlı yapacağını benim de ona yardım edeceğimi söyledi, kafam o kadar iyi, yaşadığım ortamlar o kadar uçuktu ki sormadım bile ne istediğini.” dedi sigara kullanmayan sevgili eşim. Kemal ünlü ve paralı kişilerle uyuşturucu bağlantıları kurarak Sema’yı da onlara hediye niyetine sunmaya başlamış, tabii filmlerini çekip sonra şantaj enstrümanı olarak kullanarak. “Yemin ederim o dönemde ne yaptığımı bilmiyordum, kaç kişiyle çekti beni onu da bilmiyorum.” derken ben içimden “Ne yaptığını çok iyi biliyordun, orospu” diye geçirdim içimden. Elbette biliyordu ne yaptığını, gözümle görmüştüm adamın sikini yalarken nasıl gözlerinin parladığını ve beni şimdi götümden sik diye yalvarmasını ve sonra da adam içine girdiğinde acı ve zevkten çığlık attığının kaydı cebimdeki telefonun hafızasındaydı. “Kaç kişiye verdin onu da biliyorsun.” dedim içimden.

Beklediğim gibi kapı çalmasa yalanlarına devam edecek olduğunu bilmek neredeyse midemi bulandırıyordu ama kendimi tuttum. Ben kapıya giderken “Dur” dedi “Ben açarım.”

Tahmin ettiğim ve umduğum gibi Kemal sırıtarak içeri girdi.

“Paraları aldım Suatçığım sağol, demek bu güzeli benim önümde sikmemek için elli bin dolar ödedin ha? Helal valla, Sema’nın sikişmesine en yüksek rakamı elbette kocası öder yani başkalarından bu kadar almamıştım hiç.” derken “Salak” dedim içimden. “Şu diğer filmleri de ver de Kemal bitsin bu saçmalık artık. Ben de sana biraz daha koltuk çıkayım belki yüz bin filan. Bu konuyu kapatalım gitsin kardeş.” dediğimde yüzündeki ifadeyi görmek gerekti. Şaşkınlık, kazanmanın verdiği rahatlık, megalomanyanın sınırlarındaki gezinti…
Elini eşimin memesine sokarken gözümün içine bakıyordu. “Tamam” dedi “Filmleri vereceğim ve sizi bir daha rahatsız etmeyeceğim ana bir tek dileğim var onu da bana çok görmezsin.” Eşimin gözlerinden gözlerimi alamıyordum. Kalbimden bir parçayı daha derinlere gömerken “Ne istersen tamam.” dedim.
Eşimin dudaklarına yumuldu…
Yerimden kıpırdamadım, Glock belime batıyordu ama yerimden kıpırdamadan izlemeye koyuldum. Kemal’in eşimi kolayca soymasını, kendisinin soyunmasını, eşimin o çok iyi tanıdığım tatlı amcığını yalamasını, yalanmaya asla dayanamayan karımın adamın başını amcığına bastırışını ve inlemelerini izledim.
Yabancı bir adamın eşimi gözümün önünde sikmesini ve amından çıkarttığı sikini ağzına verip keyif yaptığını izledim. Eşimi sikinin üstüne çıkartıp zıplatırken zamanın yavaşladığını hissettim. Domaltıp arkasına geçtiğinde “Sevgilim” dedim “Bülent’e biraz da götünü versene.” Şaşkınlıkla baktı yüzüme, gerçekle yüzleşen birinin endişeli bakışlarıydı. Kemal ya da asıl adıyla Bülent boşalma sesleri çıkartmaya başladığında puştu kafasından vurdum.

Glock 32 az bulunan 357 kalibre otomatik silahlardandır. Mermi çok ağır olmasa da hızlı olduğundan vurduğu yerde yaklaşık 500 lb/ft bir moment yaratır. Normal bir otomobilin torku bundan azdır, yani birini yakından kafasından vurursanız kafa mafa kalmaz üstelik etraf feci şekilde batar. Eski sevgilisi Bülent’in kanı çıplak bedeninde desenler yaparken çığlığı etrafı çınlattı. Üstüme saldırması ise içimdeki en küçük kuşku kırıntısını bile yok etti.

Elimin tersiyle çarptığım tokatın sonradan adli tıpta işe yarayacağını biliyordum. Halıya çöktü. “Dinle kaltak” dedim.

“Beni tanımamışsın, kendini de akıllı sanıyorsun”. Çıkarttığı sesler konuşma değildi gözlerinin camlaşmaya başladığını görünce bir tokat daha attım. patlak dudak daha da işe yarardı adli tıpta. “Birazdan buraya polis gelecek, emniyetten tanıdıklar, ifademe göre eve geldiğimde seni tecavüze uğrarken görüp ırz düşmanı sapığı vurarak seni kurtarmış olacağım. Adamı tanımıyorsun seni, döve döve sikiyordu ve zaten şokta olduğundan fazla birşey sormazlar.” İçimden hakim bana “Aferin oğlum” diyecek diye düşünerek devam ettim. “Bundan başka bir şey anlatırsan sonun sevgilinden beter olur.”

“Nasıl?” dedi kısık sesle.

“Nasıl mı anladım?” Güldüm. “İlk yüzleşmemizden önce seviştik seninle hatırlıyorsan ve sen boşalırken benim adımı söylemedin yıllar sonra. Bağırdığın isim Bülent’ti. Sonra Kemal diye tanıştığım Bülent’in verdiği filmdeki adamın şimdilik gizli tuttuğumuz bir ortaklıkta yer aldığını bilemezdin tabii, bir telefon yetti Kemal’in Bülent olduğunu anlamaya. Bir de, salak sevgilim, Dubai’de sevgilinle ortak hesap açtırdığın bankanın yönetim kurulunu incelemeliydin, bu kadar işim var oralarda her boka maydanoz olduğumu bilmiyor musun?” Titriyordu.
“Birazdan polis gelir ifadeni doğru düzgün verirsen hayatımız eski haline döner, vermezsen ben biraz sıkıntı çekerim ama sonunda yırtarım fakat sen bitersin.”
Başını anlarcasına salladı.
Bir kriz daha karlı bir şekilde atlatılmıştı.
Elbette sözde eski haline dönecek olan yaşamımızın aktörlerinin artık ben ve eşim görüntülü bir seks kölesinden ibaret olacağını söylemedim…

Beklenmedik Bir Gece!

İş için şehir dışına çıkmam gerekiyordu. Otobüsüm rotar yaptığı için 2-3 saat gecikmeli olarak gideceğim şehre varmıştım, saat geç olduğı için şehirde toplu taşıma bitmişti , kalacağım otel 25-30dk yürüme mesafesinde ve sadece bir sırt çantam olduğu için yürümeye karar verdim.

Karanlık sokaklarda ilerlerken bir apartmanın zemin kat penceresinden sevişen bir çift gözüme çarptı , tül perdenin arkasından silüet olarak görünen çift son derece azgın biçimde hareket ediyordu. Birkaç saniye duraksadım , tam yoluma devam etmeye karar vermiştim ki , çiftin farkında olmadan izlenebileceklerini düşünerek uyarmaya karar verdim. Pencereye yaklaşıp cama hafifçe parmağımla tıkladım. Çift aniden irkildi. Birisi pencere doğru ilerledi, yaklaştıkça genç bir erkek olduğu net biçimde anlaşılmaya başlamıştı. Perdeyi hafifçe araladı ve eliyle “Ne var?” dercesine hareket yaptı. “Dışarıdan kabak gibi görünüyosunuz , ya ışığı kapatın yada kalın perdeyi kapatın. Kötü niyetli birine denk gelirseniz iş alırsınız başınıza.” dedim. “Haklısın farketmemişiz , uyardığın için sağol” dedi. O kalın perdeyi kapatırken ben de arkamı dönmüştüm. 1-2 adım atmadam “Buralarda mı oturuyorsun?” dedi. Ben de otele gittiğimi söyledim.Biraz tedirgin bir sestonuyla “İstersen burada kal.” dedi. Piyangodan seks çıkmıştı. Hevesli biçimde “Olur” diye atladım. Apartman kapısına doğru ilerlerken “Umarım kadın güzeldir de , keyif alırım” diye düşünüyordum.

Apartmandan içeriye girdim , aynı genç daire kapısını açtı. Üzerinde sadec boxer vardı. İçeriye girdiğim anda buz kesildim. Çünkü evin salonunda bir başka 23-24 yaşlarında çırılçıplaktı. Daire kapısının kapanma sesi ile kendime geldim. Ağzımdan ilk çıkan cümle “Ben gay değilim” oldu. İçeridekiler de şaşırmıştı ancak çıplak olan “Sevişmek zorunda değilsin , istersen arkadaki odaya geç uyu” dedi. Çantamı çıkarıp koltuklardan birine oturdum. Bir yandan da durum çok ilgimi çekmişti çünkü ilk kez böyle bir duruma şahit oluyordum. Kibarca “Sizi izleyebili miyim?” diye sordum. Cevap bi vermeden birbirlerinin dudaklarına gömüldüler.

3-4 dakikalık öpüşme ve okşamadan sonra ikisininde taş gibi olmuş sikleri gözüme çarptı. İkisininde siki 15-16 cm civarı vardı ve epey kalındılar da. Çıplak olan kanepeye doğru döndü ve eğildi , bu sırada diğeri boxerını çıkartıyordu. Boxerını çıkarttıktan sonra eliyle siki birkaçkez sıvazladı ve sikinin başını diğerinin götüne sürttürmeye başladı. Eğilmiş olan aldığı zevkten dolayı sesler çıkartmaya başlamıştı bile. Bu arada heteroseksüel olmama rağmen ben de erekte olmaya başlamıştım.

Çift bir süre sürtündükten sonra , ayakta olan eline kayganlaştırıcıyı sürüp önce sikini sonra da eğilmiş olanın götünü iyice sıvazladı. Sikinin başını partnerinin göt deliğine dayadı veyavaşça bastırmaya başladı. Sikinin başı tam olarak deliğe girdiğinde , sikilen genç derin bir oh çekti ve “Bastır , bastır” diye inlemeye başladı. Bu inleme beni o kadar etkilemişti ki hemen pantolonumu sıyrıp sikimi elime aldım ve otuzbir çekmeye başladım. Sikişen gençler benim otuzbir çektiğimi farketmemişti bile. Sikişmeleri hızlandıkça benim de otuzbirim hızlanıyor onlar duraksayınca ben de duraksıyordum , adeta onlarla birlikteymişim gibi hissediyordum. Bir yandan da “Bana da teklif etseler bari.” diye homurdanıyordum kendi kendime.

Kendimi kontrol edemez duruma geldiğimde pantolonumu tamamen çıkarıp yanlarına gittim. Onların keyiflerini kaçırmaktan çekindiğim için direk “Ben de sikebilir miyim?” teklifini yapmak yerine “Beni de yalar mısın?” teklifini yaptım. Eğilmiş olan ve zevk inlemeleri çıkartan genç sikini işaret ederek “Önce sen” dedi. Sonunda sikişe dahil olabilme umuduyla , biraz da çekinerek eğildim ve ağzımı sikine doğru götürdüm. Ereksiyonu kaybetmişti ve sikilrken sallanan sikinden meniler saçılıyordu. Yavaşça ağzıma aldım ve yalamaya başladım. Ağzıma aldıktan hemen sonra siki tekrar kalkmaya başladı ve inlemeleri daha da belirgin hale geldi. Sikiş en hızlı hale geldiğinde bacaklarının titremeye başladığını farkettim , çok geçmeden ağzıma çılgınca boşalmaya başladı. O kadar çok zevk alıyordu ki ayakta durmakta bile zorlanıyordu. Zaten az sonra da kendisini yere bıraktı , ben ise ağız dolusu spermle kala kalmıştım. Hızlıca kalkıp klozete tükürdüm , aslında tadı da fena değildi. Bunca yıldır nasılda tadına bakmak aklıma gelmemişti?

Geri döndüğümde kalkmış koca bir sik beni karşıladı , boşalmış olan koltuğa uzanmış , hala yavaş yavaş inliyor ve ara ara kasılıyordu. Hayatımda ilk kez seksten bu kadar zevk alan birini görmüştüm ve beni ölümüne meraklandırmıştı. “Nasıl bu kadar zevk alabiliyor?” diye sordum ayakta duran gence. Hiçbirşey söylemeden yanıma yaklaştı arkamı çevirdi ve az önce siktiği partneri gibi eğiltti beni. Tepki vermek istiyordum ama az önce gördüğüm boşalma sahnesi gözümün önüne geliyor ve beni engelliyordu. 3-4 saniye sonra göt deliğimde bir soğukluk hissettim , kayganlaştırıcının soğıkluğuydu bu.Ardından bir parmağını soktu götüme , tuhaftı , hiç acımamıştı aksine hoşuma da gitmişti. Parmağını biraz sokup çıkardıktan sonra ikinici parmağı birz sonra da üçüncü parmağı soktu içime. Ben de ereksiyonu kaybetmiştim sikim artık kalkık değildi ama yine de tarifsiz zevk alıyordum. Parmaklarını götümden çıkardıktan sonra sikini göt deliğime yasladı ve bastırmaya başladı. Biraz basturduktan sonra bir rahatlama ve inanılmaz bir zevk aldığımı hissettim ve istemdışı derin bir “ohhh” çektim.

Sikinin geri kalanını da yavaşça içime doğru itlemeye başladı. İçime giren her milim beni biraz daha zevke getiriyordu. Çok geçmeden hızlanmaya başladı. O kadar hızlı ve sert sikiyordu ki beni kasıkladı götüme çarptığında çıkan şaplak sesleri oda da yankılanmaya başlamıştı. Sonra birden hiç beklemediğim bir anda sikinin tamamını göt deliğime bastırdı ve belime sarıldı. Beni kendine delicesine çekiyor biraz daha biraz , daha içime girmek istiyordu. Bense hareket edemiyordum , adeta devam etmesi için yalvarmak istiyordum. Bir süre sonra sikini yavaşça götümden çıkardı , içime boşalmış olduğunu o zaman farkettim. O da diğeri gibi koltuğa uzandı. Ben ise eğilmiş vaziyette , sikilmiş ve terkedilmiş biçimde bekliyordum. Ne yapacağımı bilemez haldeydim. Olduğum yere çöktüm , ne kadar çok zevk aldığımı düşünüyordum , ve şimdi ne olacağını. Bu sırada göt deliğimde bir sıcaklık hissettim, az önce içimde boşalan o koca sikin spermleri yere damlıyordu. Neden bilmiyorum ama , bunu hissetmek beni o kadar mutlu etmişti ki sönük sikimi elime alıp 31 çekmeye başladım. Daha sikim kalkmadan bacaklarım titremeye başlamıştı ve o az önce gördüğüm tarifsiz orgazmı yaşıyordum. Bu boşalma uzunca süre devam etti. Sonunda kendimi yere saldım ve orgazmın keyfini sürmeye başladım. Bu sırada uykuya dalmıştım.

Sabah telefonumun alarmı ile uyandım , evin koltuklarında bir ağzıma diğeri götüme boşalmış olan iki erkek uyuyordu. Kısa bir süre onları çıplak izledikten sonra temizlenip evden çıktım. Bu yzdıklarımı yaşayalı bir hafta bile olmadı ve ben şimdiden sikilmeyi özledim 🙂 Kimbilir , belki bu yazıyı okurlar ve bana bir mesaj atarlar 🙂

Sabah Seksi

ALINTI

Saat 08.30 uyandık. Üzerindeki ip askılı gecelik üstünden çıplak omuzlarını, boynunu, kollarını okşamaya başladım tüy gibi. Karımın en sevdiği şeydir bu. Kedi gibi mırıldanmaya, her tarafında hafif hafif gezinen parmaklarımın doğrultusunda vücudu dalgalanmaya başladı. Sikim sertleşmeye başladı anında…

Alttan pijama altını dizine kadar sıyırdım. Pembe külodunu da çıkarmadan, kenarlarından ortaya doğru sıvazlayıp tanga haline getirdim. Karımın bu küloduna bayılıyorum. Kenarları ince dantelli, şeker pembesi bişi…

Öyle harika bir görüntü oluştu ki… Yapılı etli omuzlardan bele doğru bir incelme, ince belden geniş kalçalara harika bir kavislenme… Yuvarlacık etli butlar… Üstüm çıplak yatmıştım, altımdaki eşofmanı sıyırıp atıverdim, benim ufaklığı arkadan bacak arasına yerleştirdim. Sikimin kafasıyla arka deliğine, amına baskı yapmaya başladım. Baktım külodun üstünden olmayacak sıyırıp atıverdim. Üstündeki siyah şeyi de çıkardığımda çırılçıplak kaldı kucağımda…

İki kaşık gibi yatar vaziyette okşamaya devam ediyorum. Sikim arkadan apış arasında, ıslanmaya başlayan amcığına sürtüyorum. Ellerim omuzlarında, saçlarının arasında dolaşıyor. Omuzlarını tutup parmaklarımla hafif hafif acıtmadan masajımsı hareketlerle ovalıyorum. İnliyor durmadan…

– “Ne istiyorsun?” diyor.

– “Ne istediğim belli değil mi?” diyorum kulağına eğilip üflerken memelerini avuçluyorum, uçlarını sıkıyorum.

– “İstemiyorum” diyor. “Bırak biraz özleyelim. Daha yeni yaptık.”

– “Ben özledim işte…” diyorum. “Bak sikim taş gibi oldu, özledik ikimiz de seni…” Kulak memesini yaladığımda huylanıp kaçırıyor kulağını dilimden… “Hem sen ne azgın orospusun… İstemiyorum diyorsun, içine yarak girdiğinde hemen sulanmaya başlarsın merak etme…”

– “İstemiyorum yaa… Bırak… İşim var, banyo falan çıkarma başıma… İşine gitsene sen…”

– “Benim işim sensin aşkım… Seni sikmek istiyorum.”

– “Ben de kahvaltı yapmak istiyorum. Karnım aç…”

– “Benim de karnım aç karıcım… Önce ufaklığın karnını doyuralım, sonra kahvaltı yaparız. Hadi bırak kendini…” Harbiden de açım ha… Karnım gurulduyor…

Piçliğine, sikimi arka deliğine bastırıp kasıklarımla kalçalarını okşuyorum, uzamaya başlayan kıllarımı çıplak kabalarına sürtüyorum. Omuz masajına, okşamalara da devam tabi… Elbette istiyor o da… Yoksa bu kadar soymama, çırılçıplak bırakmama izin vermezdi. Daha ilk hareketimde kestirip atardı. İstiyor orospu… Sikişmek istiyor o da… Elimi önden sokup kasıklarını yokluyorum. Parmaklarımı bastırıp klitorisini okşuyorum, ıslaklığı hissediyorum.

– “Bak, amın ıslanmış işte… İstiyorsun sen de…”

– “Hayır, istemiyorum. Her zaman ıslak o…”

– “Hayır, yeni ıslandı. İstemese ıslanmaz bilirim ben…” diyorum. “Bırak amına gireyim, içine girdikten sonra hayır demez o… Yeter ki bir kere gireyim…”

Bingo… Dönüp sırtüstü yatıyor yatakta… Memeleri kabarmış, meme uçları dikilmiş. Amcığı şişmiş gibi sanki, yumruk gibi olmuş bacaklarının arasında… Dirseğimin üstünde bu nefis manzarayı seyrediyorum. Eğilip memelerini okşayıp benden taraftaki sağ memesini yalamaya, ucunu dudaklarımın arasında kıstırmaya başlıyorum. Karım da inlemeye başlıyor anında…

Elimi apışarasına atıyorum bu arada… Avuçluyorum, orta parmağımla klitorisine bastırıp okşuyorum… Kıvranıyor, inliyor… Elini uzatıp sikimi avuçluyor. Benim ufaklık kalkmış, sertleşmiş, hazır vaziyette… Okşayıp sıkıyor.

– “Nasıl? İstediğin gibi olmuş mu?” diye soruyorum.

– “Evet…” diyor.

– “Hadi o zaman, inmeden sokayım sana onu… Sikeyim bir güzel…”

– “Konuşma terbiyesiz terbiyesiz…” diyor.

Kalkıp malzemeyi alıyor sakladığımız yerden. Durex yani. Yattığım yerde havaya dikilmiş yarrağıma önce prezervatifi geçiriyor, sonrada bacaklarının arasına alıp amını geçiriyor. Islak amında yağ gibi kayıyor sikim… Sıcaklığı yakıyor sikimi… İnliyorum anında…

– “Oohhh…” diyorum. “Sıcacık amcığın, kızmış yine…”

– “Öyle mi?” diyor.

– “Evet aşkım… Fırın gibi amın… Sikimi yakıyorsun…”

Oturup kalkmaya başlıyor. Her zamanki gibi sikimin üstünde kalça dansı yapıyor orospu. Bitiyorum zevkten… Bir süre böyle devam ediyor. Yoruluyor. Üstüme yatıp kollarını dinlendiriyor. Ellerimle kalçalarını tutup pençeliyorum, alttan sikimi sokup çıkarmaya devam ediyorum. Dinlenince doğruluyor, elimi aramıza uzatıp am dudaklarını aralıyorum, klitorisinin kasık kıllarıma iyice temas etmesini sağlıyorum. İnliyor bir anda…

– “Ooohhh…”

– “Nasıl, güzel mi? Zevk almaya başladın di mi?”

– “Evet, zevk aldım. Ama şu kıllarını kesmesen daha çabuk zevk alıcam. Kısaltma şunları…” Elini uzatıp yokluyor sikimin dibindeki kılları… “Bak hala uzamadılar. Bir daha kesme sakın… Benim onlar… Onlar uzun olunca daha çok zevk alıyorum. Girip çıkarken okşuyor benimkini…”

– “Tamam, senin olsun. Daha da uzamazlarsa gidip hazır uzamışlarından bulurum sana karıcım, merak etme…”

– “Sapık koca… Senin sikini istiyorum ben… Başkasını değil…”

– “Hadi kapat gözlerini… Bak altında Behlül var şimdi… Onun kılları uzundur, seni o sikiyor şimdi… Deniz kenarındaki villaya götürmüş seni, sikiyor… Ooohhh…”

Ses çıkarmıyor, inip kalkmaya devam ediyor. Kalçaları çalkalanıyor, amını dipleyip sürtüyor kasıklarıma… Hareketleri yavaş,

– “Aşkım, yoruldun sen… Bırak biraz ben sikeyim seni…” diyorum. Hemen iniyor üstümden, yana devriliyor. Bacaklarını aralayıp ıslak amcığını avuçluyorum, okşuyorum. Kıvranıyor.

İçine giriyorum. Gidip gelmeye başlıyorum. Kalçalarımı sağa sola, öne arkaya yaylandırıyorum. Oohhh.. Nefis… Am duvarları bitiriyor beni zevkten… Bir süre daha bu şekilde sikiyorum karımı… İnliyor zevkten…

Üzerine tüm ağırlığımla bırakıyorum kendimi… Kolumu boynunun altından geçirip omuzlarını sımsıkı sarıyorum. Kollarımın arasında kıpırdayacak, kaçacak yeri yok şimdi. Yüz kiloluk, üstünde gidip gelen, amına bastıra bastıra girip çıkan ağırlığın altında nefesi kesiliyor, ağzını açıp nefes almaya çalışıyor. Bu vaziyette daha tahrik olduğunu hissediyorum, biliyorum. Kulağına eğilip dilimle kulak deliğinde, kulak memesinde dolaşırken fısıldıyorum,

– “Kim var üstünde şimdi?” diyorum. “Kim sikiyor seni? Kıvanç mı?” Pompalamaya devam ediyorum bu arada… Tempoyu sürekli değiştiriyorum. Kısa kısa, uzun uzun, hızlı hızlı… Sürekli… Durmaksızın… “Yoksa Doktor mu? Söyle… Kim sikiyor seni… Kimin yarrağını yiyorsun?”

– “Hiç biri… Senin sikini yiyorum… Senin… Geliyorummm…” diyor, kıvranmaya başlıyor.

Hay bin Haydar Dümen… Geç boşalma… Veya karımın erken boşalması… Yine hazırlıksız yakalandım. Benim geleceğim yok gibi… Bakayım, biraz daha hızlanıp diplesem orgazm olur muyum acaba? Pompala… Bastırr… Hayırr… Olamazz… Karım orgazm oluyor ve bende tık yok… Uğraşmama gerek yok artık. Biliyorum, gelmez benimki… Karım altımda kıvranıyor hala… Sikimde amının kasılmalarını hissediyorum ama nafile… Terlemişim iyice… Performans? Acil spor yapmalıyım.

Karım iyice boşalana kadar bekliyorum. Sonra sikimi çıkarıyorum içinden… Prezervatifi çıkarıp atıyorum. Vavvv… Yorulmuşum. Banyoya gidiyorum. Vayy… Bir büyük şişe kadar işiyorum. Demek sebep buymuş… Hay allah… Keşke önce tuvalete girseydim. İdrar kesesi dolu diye mi boşalamadım yine… Sikimi yıkıyorum, temizliyorum. Krem bitmiş. Şampuan alıyorum kremlisinden… Bir parça tuvalet kağıdı… İçeriye geliyorum, yatağa karımın yanına uzanıyorum. Görevini biliyor o da… Biraz sikimi okşayıp öpüyor. Saçları kasıklarımda…

– “Dilini göster bana…” diyorum. Gösteriyor kısacık, sonra ucunu dolaştırıyor sikimde… Bizde öyle emme manifoldu gibi ağza alma, emme yok maalesef… Sırf bu yüzden bi gün kaçak et kesecem valla… Kenarından yalıyor, ıslak dilini hissedince kıvranıyorum… Sonra şampuandan avucuna alıp sikimi sıvazlamaya başlıyor. Başı eğilmiş, saçları kasıklarımda… Parmakları kaygan kaygan, amcık gibi zevk veriyor. Taşaklarımda ellerinin, dudaklarının sıcaklığını hissedince ben bitiyorum zaten… Kasılmaya, boşalmaya başlıyorum. Hemen yan taraftaki tuvalet kağıdını tutuyorum sikimin başına, menileri boşaltıyorum.

İşte böyle dostlarım… Bizim evdeki sikişin bugünkü hikayesi böyle… Pek pornolarda seyrettiklerimize, bloglarda yazan hızlı hatunların yaptıklarına, anlattıklarına, sizin yaşadıklarınıza benzemiyor değil mi? Aahhh… Ah…

Çapa escort
Çatalca escort
Etiler escort

Görme engelli kiracımızla hasret giderdim…

ALINTI

Adım Güler, 30 yaşındayım ve 10 yıldır evliyim. Kocam yurtdışına mal götüren bir TIR şoförü, ayda bir, iki ayda bir üç-beş gün kalıyor, işlerini ve bu arada beni halledip tekrar Avrupaya, Rusyaya gidiyor. Bir çocuğumuz oldu, oğlum sekiz yaşında okula gidiyor. Ekonomik durumumuz iyi sayılır, ama ben mutsuzum. Evliliğim koca yolları gözlemekle geçiyor hep… Bir yıl önce altımızdaki daire satılınca, kocam daireyi satın aldı. Bir süre boş durdu daire, sonra yaşlı bir karı koca gelip kiraladı. Yanlarında gözleri görmeyen genç bir delikanlı vardı. Beyaz bastonuyla yürüyor, her işini kendi yapabiliyordu. Hüseyin oğullarıymış. Kocam da ben de aileyi pek sevdik.
Hüseyin, Üniversitenin görme engelliler için açtığı özel bir bölümde okuyor, ve sabahları şehir içi otobüsle Üniversiteye gidiyordu. Ben de oğlumu bir sokak ilerdeki okuluna götürüp getiriyordum. Her sabah aynı saatlerde çıktığımızdan sürekli karşılaşıyor, birlikte konuşa konuşa gidiyorduk. Yolda ben ona yoldaki kaldırımları, engelleri aşması için yardımcı olurken, o da dirseğimi tutuyor, birlikte en az on dakika bu şekilde yürüyorduk. Ben oğlumu okula bırakıp okulun önündeki otobüs durağında Hüseyin ile beraber sohbet ediyor, bineceği otobüs geldiğinde onu uyarıp binmesini sağlıyordum. Her gün bu şekilde gide gele iyice samimi olmuştuk.
Hüseyin çok konuşkandı, çok ta şakacıydı. Hiç körlüğüne üzülmezdi. Ama her şeyden öte, Hüseyin çok yakışıklı bir gençti. Hüseyin’den çok etkileniyordum, dirseğimden tutup yürüdüğümüzde içim bir hoş oluyor, kendimi onun karısı gibi görüyordum. O durmadan bana bir şeyler anlatırken benim aklımdaysa kolumdaki elin sıcaklığından başka bir şey olmuyordu. Heyecanlanıyor, genç kız gibi içim bir hoş oluyordu.

Artık öyle olmuştu ki, evden çıkarken Hüseyini görmesem kapılarını çalıyor, anne babasıyla selamlaşıp onun çıkmasını bekliyordum. Yaklaşık 3-4 ay böyle sürüp gitti, Hüseyinle çok samimi olmuştum. Kocam da aileyi sevmişti. Bir kaç kez onlarda ve bizde birlikte yemek yemiş, sohbet etmiştik. Cana yakın insanlardı. Anne babasının memlekette de arazileri vardı. Yılın yarısını ekim, dikim, hasat vesaire işler için memlekette geçiriyorlardı. Hüseyin de evde yalnız kalıyor, kendi başına evi çekip çeviriyor, okuluna gidiyordu. Kocamın eve geldiği sınırlı günlerde konuştuğumuzda o da hep Hüseyinin nasıl becerikli biri olduğunu beğeniyle anlatırdı.
Bir bahar günüydü. Kocam yine Rusyaya gitmişti. İki haftadır yapayalnızdım. Hüseyinin anne babası da memleketteydi. Markete gidip akşam yemeği için bir şeyler almak için aşağı inerken Hüseyin de evden çıkıyordu. Merhabalaştık,
-“Nereye gidiyorsun Hüseyin?” diye sordum.
-“Bizimkiler memlekete gittiler, ben de çarşıdaki restoranlardan birinde pide falan yiyeceğim abla.”
-“Evde çok güzel yemek var. Pide yiyeceğine gel içeri gir. Ben marketten bir şeyler alıp geleyim, bizde yemek yeriz. Hem çocuk evde yalnız kalmamış olur, daha iyi…”
– “Tamam abla!” dedi.
Hüseyin’i kolundan tutup içeriye aldım. Yolu biliyordu ama, ben yine salona kadar götürdüm onu. Oğlum onun geldiğini görünce sevindi. Ben çıktım, aceleyle markete gidip alacaklarımı aldım, eve geldim. İçecek bir şeyler, kola, bira, meyve suyu falan da aldım bol bol… Geldiğimde Hüseyin oturmuş oğlumla oynuyorlar, oğlum heyecanla ona bir şeyler anlatıyordu. Onlar konuşurken ben de yemek hazırladım. Yemekti, hoş beşti derken vakit ilerlemiş, saat 9 gibi olmuştu. Ertesi gün okul olduğundan oğlumu yatırdım. Geldiğimde Hüseyin de kalkmaya davrandı,
– “Oo.. Vaktin nasıl geçtiğini anlamamışım. Ben de kalkayım abla.” dedi. Kolundan tutup engel oldum,
– “Otur Hüseyin, nasıl olsa sen de yalnızsın, ben de… Evde tek başıma canım sıkılıyor. Ben sana soğuk bira getireyim, sohbete devam ederiz. Sen de eve gidip ne yapacaksın? Beraber oturalım işte…” dedim.
Artık yalnız kalmıştık… Sohbete devam ediyorduk. Soğuk birer bira çerez getirdim, ikimiz de bira içiyor, konuşuyorduk. Sohbet uzadı, ikinci, üçüncü biralar da içildi.


Kendimi bir garip hissediyordum, içim kıpır kıpırdı. Kocam gideli iki hafta olmuştu. Yatağımda tek başıma kendimi okşamalarla, içime salatalık falan sokup tatmin olmaya çalışmayla geçen iki uzun hafta ve uzun, yalnız geceler… Oysa bu gece genç, yakışıklı bir erkekle başbaşa oturuyor, onunla sohbet ediyordum.
Bir yandan sohbet ederken bir yandan da onun yakışıklı yüzünü, kaslı kollarını, geniş göğüslerini, pantolonunun önündeki kabarıklığı seyrediyordum. Hem de hiç çekinmeden, utanmadan… Çünkü biliyordum ki o beni, benim nereye baktığımı, nasıl baktığımı göremiyordu. Aldığım alkolün de etkisiyle öyle rahattım ki hareketlerimde…
Onun okuldan, arkadaşlarından, ev yaşamından bahsederken anlattıklarını dinler gibi yaparken aslında ne anlattığının farkında bile değildim, onu seyretmekle meşguldüm. Arada bir “yaa, öyle mi?” falan diyerek sohbete katılır gibi yapıyor, onun konuşurken kıpırdayan etli dudaklarına, gömleğinin açık yakasından görünen hafif kıllı göğsüne bakıyordum. Bir yandan da kendimi okşuyordum.

Evet, kendimi kaybetmiş gibiydim. Oturduğum koltukta yayılmıştım. Elimin birini eteğimin altına, külodumun içine sokmuş sıkıp sıkıp bırakıyor, diğer elimle uçları kabarmış göğüslerimi okşuyordum. Çıldırmış gibiydim. Seks yapmadan geçen yalnız geceler beni bu hale getirmişti işte… Gözleri görmeyen genç bir yabancıyla başbaşa, yalnız ikimiz otururken onun karşısında mastürbasyon yapıyordum. Üstelik hafif sarhoş bile olmuştum. Garibin haberi bile yoktu yaptığımdan…
Üzerimdeki askılı tişörtün askılarını indirip sütyenimi çıkarmıştım. Elimdeki soğuk bira şişesini memelerimin arasında, ürperen, kabarmış meme uçlarında dolaştırıyordum. Tüylerim diken diken kabarmıştı. Soğuk şişenin etkisi mi, giderek içimde yükselen şehvetin etkisi mi bilemiyorum. Bereket ses çıkarmamak için, inlememek için dudaklarımı ısırmayı akıl edebiliyordum.
Bir ara Hüseyinin oturduğu yerde kıvranmaya, bacaklarını kasmaya başladığını fark ettim. Sıkışmış gibi davranıyordu. Toparlandım,
-“Ne oldu Hüseyin? Rahatsız mısın?” diye sordum.
-“Yok abla… Şeyy… Benim eve gitmem gerek…” dedi sıkılarak…
-“Tuvalete gitmen gerek galiba… Sıkılma, hareketlerinden belli oluyor.” diye rahatlatmaya çalıştım onu…
-“Şey, evet abla… Bu biralar… Pek alışkın değilim aslında bu kadar içmeye… Çok sıkıştım da… Sanırım eve bile yetişemeyeceğim.”
-“Gel canım, ben seni lavavoya götüreyim. Sıkılmana gerek yok ki… Bunca zamandır beraberiz, yabancı değiliz artık…”

Ayağa kalktı, elinden tutup yönlendirdim Hüseyin’i. Askılarını indirdiğim tişörtüm aşağıya inmiş, memelerim meydandaydı ama düzeltmeye gerek görmemiştim, nasıl olsa o beni görmüyordu. Daracık holde yanyana yürürken kolunu tutup kendime yaklaştırdım. Göğsümün biri onun koluna temas ediyor, ucu gömleğine sürtünüyordu. Offf…
Tabi, kısa bir andı bu… Banyonun kapısından içeri girmesini sağladım, klozetin önüne götürüp bıraktım. Yanında durup bekliyordum. Duraksadı, gülümseyerek,
– “Abla, ben gerisini hallederim, sen lavabonun yerini göster, yeter bana…”
– “Ah, pardon canım…” dedim. “Öyle ya, koca adamsın sen…” diyerek elini tuttum, yandaki lavabonun üzerine koyup havluların yerini söyledim. Çıkmam gerekiyordu, ama birden onunkini görmeyi şiddetle istediğimi fark ettim. Kapıya yöneldim, çıkar gibi yapıp içeriden gürültüyle kapattım. Kapının yanında nefes bile almadan durup onu izliyordum şimdi.
Telaşla klozetin kapağını kaldırdı, etrafını elleriyle yoklayıp yerini ezberledikten sonra doğrulup fermuarını indirdi. Elini içeriye sokup aletini çıkardı Hüseyin… Gözlerim faltaşı gibi açıldı. Parmaklarının arasında kocaman, uzun bir canavar duruyordu. Sertleşmiş, damarları meydana çıkmış, mantar gibi iri mor başından dibine kadar nefis harika bir erkeklik organıydı. 20 santim belki daha fazlaydı uzunluğu, kalınlığı da göz dolduruyordu…


Tamam, kocamınki de doyuruyordu beni, inim inim inletiyordu yatakta ama bu bambaşka bir şeydi sanki… İnlememek için kendimi zor tuttum, elimi ağzıma kapattım. Kalbimin atışlarını duyacak diye korkuyordum… Siki o kadar sertleşmişti, göbeğine doğru dikilmişti ki işeyebilmek için üstünden bastırıp klozete nişanladı, şırıl şırıl işemeye başladı. Gözlerimi alamıyordum ondan… Sanki dakikalar sürdü işemesi… Nihayet bittiğinde o kocaman sertleşmiş sikini içine sokmadan yandaki lavaboya döndü. Musluğu açıp ellerini yıkadı.
Sıvı sabunla yıkadığı ellerini hala meydanda, fermuarın arasından dışarıya, havaya fırlamış, dimdik duran sikine götürdü sonra… Kaygan, ıslak parmaklarıyla şöyle bir sıvazladı. Sonra avuçlarının içinde sıkıp başından köküne kadar kaydırmaya başladı. Yüzü kızarmış, dudaklarını ısırıyordu. O öpülesi ıslak etli dudaklarından “Oohhh…” diye bir inilti koptu… “Oohhh… Güler…” diye inledi fısıltıyla… Vay piç vay… Gözlerime inanamıyordum. O güzelim sikini sabunlu parmaklarıyla sıvazlıyor, kendini tatmin ediyordu Hüseyin…

Öyle garip, manyakça bir durumdu ki bu… Kendi evimde, banyomda, oğlum odasında uyurken, yabancı bir erkeğin kendini tatmin etmesini izliyordum gizlice… Hem de benim ismimi sayıklayarak… Beni düşünerek… Bir an üstüne atlayıp o kocaman sikini tutmak, yalayıp yutmak, içime, alevler yanan, suları akan amıma sokmak istedim. Sonra durup kendime hakim oldum. Böyle yaparak ürkütebilirdim kuşumu… Ters tepebilirdi… Benim ismimi fısıldayarak sikini okşuyordu ama… Ya ben üstüne gidince tepkisi değişik olursa?

Bana “abla” diye hitap etmesi geldi aklıma… İş gerçeğe binince beni tersleyip refüze eder miydi acaba? Dayanamazdım buna… Tuttum kendimi… O da fazla uzatmadı zaten, sikini soğuk suyla yıkayıp kuruladı, yuvasına zorla sokup fermuarını çekti. Ellerini yıkayıp ıslak elleriyle yüzünü sıvazladı. Sanırım kalkmış erkekliğinin inmesini bekliyordu.
Duvarı yoklayarak kapıya yöneldiğinde telaşla ters tarafa çekildim. Kapıyı açıp çıktı, holü yoklaya yoklaya salona ilerledi. Ben de arkasından çıkıp sessizce ilerledim, sanki odadaymışım gibi
– “Aa, geldin mi Hüseyin?” diye karşıladım onu… “Problem yok di mi? Sanki sesini duydum gibi, bana mı seslendin?” diye sordum hınzırca…
– “Yok abla…” derken sanki yüzü kızardı gibi geldi bana… Sohbetimize kaldığı yerden devam etmeye başladı. Eline soğuk bira tutuşturup koltukta yanına oturdum bu kez… Yakından bakıyordum şimdi ona… Her tarafını inceliyor, pantolonun önündeki kabarıklığı izliyordum. İçinde ne canavar yattığını biliyordum o kabarıklığın… Üstüne atlamamak için kendimi zor tutuyordum. Arkadaşlarından, kızlardan, okulda yaşadıklarından bahsediyordu. Sözünü kestim,
-“Kız arkadaşın var mı Hüseyin? ” diye sordum. “Flört gibi yani…” O da,
-“Hayır, yok abla.” dedi.
-“Kız arkadaşın hiç olmadı mı?” dedim.
-“Hayır, maalesef olmadı abla.” dedi. “Onlar sağlıklı erkeklerle ilgilenir, benimle sadece arkadaş olurlar… Beni kimse istemez ki bu halimle…” O anda içim cız etti, Hüseyin için üzüldüm, elini tuttum,
-“Sakın kendini üzme Hüseyin. Sen yakışıklı, sırım gibi delikanlısın. Seni istemeyen kız neler kaçırdığının farkında değil.” diye teselli etmeye çalıştım. “Belki sana birisini buluruz.” dedim.
Hüseyin bu sözüme çok sevindi. Ben bu sefer merak ettim, acaba Hüseyin hiç cinsel ilişkiye girmiş miydi. Bunu nasıl soracağımı da bilmiyordum. Sorayım mı, sormayım diye düşünürken, ağzımdan birden çıktı, biraların verdiği çakır keyiflik, tuvalette gördüğüm manzaranın etkisiyle daha serbest konuşabiliyordum,

-“Hüseyin sen hiç cinsel ilişkiye girdin mi?” deyiverdim. Hüseyin yine,
-“Hayır hiç girmedim abla. Daha milli olamadım! Bu vaziyetteyken de pek olacak gibi değilim galiba…” dedi, başını da önüne eğdi, utanmıştı.
-“Anladım…” dedim. “Peki, kızı bulsak, onun nasıl biri olduğunu nasıl anlayacaksın Hüseyin? Senin istediğin ölçülerde biri mi? Ya vücudu senin istediğin gibi değilse?”
-“Ailem belki yardımcı olur abla. Hem bunlar benim gözlerim…” diyerek ellerini gösterdi. “Ellerimle yoklayarak görebiliyorum. Sesinden karakterini anlamaya çalışıyorum.”
Yutkundum. Elleriyle yoklamak mı? Bir an o ellerin benim üstümde dolaştığını hayal ettim. Ürperdim. Ateşim yükseliyordu gitgide… Çatallanmış, boğuk bir sesle,
-“Peki, ben nasıl biriyim Hüseyin? Ne düşünüyorsun benim için?”
-“Şeyy.. Sen genç, güzel birisin Güler abla…”
-“Genç tamam da, güzel olduğumu nerden biliyorsun? Yoklamadın ki?”
Elini tutup yüzüme götürdüm. Parmakları alnımda, burnumda, dudaklarımda, yanaklarımda, çenemde dolaşıyordu hafifçe, okşayarak… Dudaklarıma değdirdiği parmağını öptüm hafifçe… Ateşe değmiş gibi çekti parmaklarını, saçlarımı okşadı. İçim eriyordu, kasıklarım alev alev yanıyordu o okşarken…
-“Peki, kızın vücudunun nasıl olduğunu nerden bileceksin Hüseyin?” dedim fısıltıyla… “Böyle parmaklarınla mı?” Hüseyinin de yüzü kızarmıştı. Saçlarımdaki elini tutup hafifçe aşağı indirdim davet edercesine… Boynumdan aşağıya indi parmaklar… Tüy gibi omuzlarımda dolaştı. Tekrar ellerini tutup göğüslerime doğru götürdüm. Askılı tişörtüm belimdeydi. Memelerim meydanda, dimdik olmuşlar, uçları arzuyla, şehvetle kabarmışlardı. Elleri çıplak memelerime ilk temasında çekmek istedi, tuttum, bırakmadım.
-“Abla?” dedi yutkunarak… Fısıltıyla,
-“Devam et Hüseyin… Görmeye devam et…” dedim. “Anlat bana… Nasıl, güzel miyim? Memelerim güzel mi? Hadi anlat…” Göğsüm inip kalkıyordu heyecandan nefes nefeseydim…

-“Ooohhh… Çok güzelsin abla… Tenin pürüzsüz… Saçların ipek gibi… Dudakların etli etli… Boynun uzun, kuğu gibi… Göğüslerin… Çok… Çok güzel… Sert… Uçları kabarmış… Etrafında yuvarlak pütürler var…” Konuşurken dudakları, göğsümde, uçlarında dolaşan parmakları titriyordu. Dudaklarım kurumuştu heyecandan, yalayarak ıslattım.
-“Sonra? Hadi devam et… Aşağıya in… Oraları da anlat…”
-“Karnın dümdüz, kaslı… Göbek yok, fazla kilon yok, balık etisin…” Elini tuttum, dizime koydum. Anladı. Bacaklarımı okşamaya, yukarılara çıkmaya, eteğimin altına girmeye başladı.
-“Bacakların da güzel, sert, kaslı… Tüysüz… Kendine bakıyorsun, bakımlı birisin…”
-“Ohhh…Evet canım… Yeni ağdaladım bacaklarımı… Bir kaç gün sonra kocam gelecek, ona hazırlamıştım. Hadisene… Devam et…” Elleri, parmakları kasıklarıma gelmiş, külodumun üstünden okşamaya başlamıştı.
-“Abla… Bu…”
-“Oohhh… Am canım… Kadın amı… Benim amım… Hiç ellemedin di mi? İlk defa mı?” Titriyordu parmakları… “Dur, külodumu çıkarayım, öyle dokun…” Belimi kaldırıp külodumu indiriverdim eteğimi çıkarmadan… Şimdi parmaklarının önünde hiç bir engel kalmamıştı. Okşuyor, sıkıyor, parmaklarının ucuyla her tarafında dolaşıyordu. Bacaklarımı aralamış, kendimi iyice arkaya vermiştim. Amcığımı okşayan parmakların verdiği hazzın esiri olmuştum. “Oohhh… Devam et Hüseyin… Çok güzel… Devam et…”

-“Islanmış bu abla… Ateş gibi… Islak…”
-“Evet canım… Zevk alıyor çünkü… İçinden sular geliyor sen okşadıkça… Zevk suları onlar… Zevk veriyorsun bana canım… Erkeğim… Oohhhh….”
-“Abla… Ben… Benim şeyim çok sertleşti… Rahatsız ediyor… Çıkarabilir miyim?”
Doğruldum. Çok fena olmuştum. O koca siki yemeden bırakamazdım. Ama burada olmazdı, kendimi tutamazdım o koca siki içime alırken bağırır, gürültü yapardım. Çocuk uyurken rahat edemezdim. Hüseyinin elini tutup çektim,
-“Abla?” dedi kırgın kırgın… Gülümseyerek dudağından öptüm erkeğimi…
-“Burda olmaz Hüseyin… Çocuk var… Ben dayanamam, sevişirken ses çıkarır, gürültü yaparım, uyanır. Senin eve gidelim canım… Daha rahat ederiz. Seni milli yapmak istiyorum bu gece… Hadi, gel…”
Kaldırıp elinden tuttum, üstümü başımı düzeltirken oğlumun odasına baktım, mışıl mışıl uyuyordu. Elinden tuttum, acele adımlarla çıkıp alt kata, Hüseyinin evine indik. Heyecandan titreyen elinden anahtarları alıp kapıyı açtım. İçeriye girip kapıyı kapatır kapatmaz duvara yasladım erkeğimi… Dudaklarına yumuldum. Etli dudaklarını yalarken o da karşılık veriyor, emiyordu. Dilimi ağzının içine sokup dilini okşadım. Uzun uzun öpüştük.
Kendimi geri çektim zorla… İkimiz de nefes nefeseydik. Üstümdekileri yırtarcasına çıkardım, çırılçıplak kalmıştım. Tekrar Hüseyine yaklaşıp çıplak vücudumu yasladım bedenine… Öpüşürken ellerini tutup kalçalarıma götürdüm. Ne istediğimi anlamış, elleri kalçalarımda dolaşıyor, sırtımı okşuyordu. Taş gibi olan siki pantolonun üstünden göbeğime baskı yapıyordu. Dudaklarını bırakmadan elimi araya soktum, telaşla kemerini çözüp pantolonunu küloduyla birlikte aşağıya indiriverdim. Ayakkabı, çorapları ayağında duruyordu hala, pantolonu da ayaklarındaydı. Uzun siki füze gibi meydana çıkmış, havaya dikilmişti. Eğilip tapınır gibi diz çöktüm önünde… Parmaklarımın arasına alıp hayranlıkla seyrettim heybetini… Okşadım… Ucundaki delikte bir damla zevk suyu parlıyordu. Dilimi uzatıp aldım o damlayı… Dudaklarımla minik bir öpücük kondurdum başına…

-“Ohhh… Güler abla…” diye inledi erkeğim… Dudaklarımın temasıyla kasılıvermişti.
-“Canım… Bırak bana kendini… Ablana bırak sen… Ben her şeyi hallederim…”
Sikinin koca başını ağzıma sokmaya çalıştım. Aldım da… Emiyor, lolipop gibi ağzımın içinde dolaştırıyor, dilimle okşuyordum. Çıkarıp ıslanmış canavarıma bakıyor, sonra tekrar ağzıma sokuyor, boğazıma girdiği kadar, dibine kadar almaya çalışıyordum. Ellerim de boş durmuyor, torbalarını okşayıp sıkıyor, bacaklarının içlerini, kasıklarındaki tüyleri okşuyor, parmağımı kabalarında, arka deliğinde dolaştırıyordum. Dizleri titremeye başlamıştı erkeğimin…
-“Abla… Abla… Ben…”
Sikini ağzımdan çıkarıp başımı kaldırdım, yüzü kıpkırmızı olmuş, ağzı nefessiz kalmış kuş gibi açılmıştı. Elleri saçlarımın arasında kasılmıştı. Boşalmak üzereydi,
-“Bırak kendini canım… Boşalt içindekini… Ben seni emerim şimdi… Yutarım seni…”
Ağzıma aldım yine… Vakumlamaya, emmeye başladım. İlk damlaların geldiğini hissediyordum. Ağzıma o bildik tad dolmaya başlamıştı. Elleri istemsizce saçlarımı kökünden kavramış kendine çekiyor, sikini boğazıma kadar gömmeye çalışıyordu. Nefes alamaz hale gelmiştim, ama dayandım. Spermleri direk boğazımdan kaymaya başladı. Kasılıyor, bacakları titriyor, inliyordu. O boşaldı, ben yuttum. Bitene kadar ağzımdan çıkarmadım sikini…

Neden sonra sakinleşti. Püskürmesi bitti. Ağzımı bileğimin tersiyle silip kalktım. Dudaklarına yumuldum yine… Gömleğini, atletini çıkardım bir yandan… Ayaklarındaki pantolonu, ayakkabılarını kendisi çıkardı. İkimiz de çırılçıplaktık. Dudaklarımı onun vantuzundan kurtarıp gülerek boşaldıktan sonra yarı sert duran sikini tuttum,
-“Hadi canım, beni yatağımıza götür…” dedim. “Gerdek yatağımızda senin erkekliğini bozayım. Evdeki en geniş yatak nerde?”
-“Karşıda, holün en sonundaki oda abla… Bizimkilerin yatak odası…”
Sikini kavrayıp tuttum, çeke çeke aceleyle yatak odasına gidip geniş yatağa attım kendimi… Hüseyin de ezbere bildiği yatağın kenarına oturdu. Elini tutup alev gibi yanan, zevk suları akıp duran amcığıma götürdüm. Üstünde süs olsun diye bıraktığım minik tüy şeridini okşadı. Parmaklarını dudakların arasından sokup içini okşadı. Kıvrandım…
-“Ooohhhh… Çok güzel… Hadi aşkım… Ben senin sikini yaladım, emdim. Şimdi de sen beni yala… Gel… Yaklaş bana… Bacaklarımın arasına gel…” Eğilip başını kasıklarıma yaklaştırdı. Saçından tutup yönlendirdim onu. Bacaklarımın arasına uzanıp yalamaya başladı. Islak dilin amcığıma temasıyla ürperdim, kasıldım.
-“Ooohhh.. Yala canım… Yala aşkım… Dondurma yalar gibi yala beni… Dilini dolaştır… Ohhh… Evet… Orasını yala… O sert şeyi, klitorisi yala… İçine sok dilini… Aaahhhh… Özlemişim bunu… Öyle özlemişim ki… Devam et… Dilinle sik beni… Oohhhh… Mımmmm…” Saçlarını tutup amcığıma gömüyordum başını… O da hakkını veriyordu doğrusu…
Sanki her zaman yaptığı bir şeymiş gibi harika yalıyordu beni… Kendimi kaybediyor, zevk denizinde yüzüyordum sanki… Başını tutup çektim, yuvarlayıp sırtüstü yatırdım Hüseyini… Dizlerimi başının iki yanına koyup amımı ağzına verirken ben de sikine uzandım. 69 pozisyonunda, o yatarken ben üstte birbirimizi yalayıp emmeye başladık. Yine kocaman olmuştu siki… Hüseyin amımı yalarken ben de onun verdiği zevkle daha hızlı yalıyor, köküne kadar ağzıma sokup çıkarıyordum. Dakikalarca yaladım, yaladım, yaladım… Doyamıyordum yalamaya…

Baktım, yine kasılmaya başlayınca kestim yalamayı… Doğrulup döndüm. Sikini yalamaktan ıslanmış ağzımla onun dudaklarına, benim zevk sularımla ıslanmış dudaklarına yumuldum. Öptüm, öptüm, öptüm… Kollarıyla sımsıkı sarılıyor, pazularının arasında göğsüm sıkışıyor, nefessiz kalıyordum… Sonra dudaklarımı dudaklarından çekip sordum,
-“Hazır mısın aşkım? Beni sikmeye hazır mısın? Seni milli yapalım mı artık? Bu koca sikini sokar mısın bana?”
-“Oohhh.. Evet… Evet Güler abla… Hazırım…”
-“Hadi o zaman… Başlayalım…”
Kalçalarımı kaldırıp deminden beri aramızda ezilen, karnıma kasıklarıma batan erkeğimin kalın sikini apış arama aldım. Zevk sularıyla ıslanmış am dudaklarıma sürttüm. Sonra biraz daha dizlerimin üstünde kalkıp başını sabırsızlıkla bekleyen amcığımın giriş kapısına dayadım. Kale kapısına dayanan koç başı gibiydi. Sularımdan ıslanan ve kayganlaşan başın biraz daha içime girmesi için alçaldım. Zorlanarak girdi yumruk gibi başı… Durdum, birbirlerine alışmasını bekledim. İçimden sular aktığını hissedebiliyordum. Öyle zevk alıyordum ki anlatamam. Sonra, oturmaya başladım. Alçaldım, alçaldım. Uzun siki santim santim içime gömülüyordu. Kalınlığı içimi dolduruyor, yara yara giriyordu amcığıma…

-“Mımmmm… Çok güzel… Çok güzel sikin var aşkımm… Harikaaa… Ooohhhh… Öyle özlemişim ki… Tadını unuttum nerdeyse… Dur, bekle… Bekle biraz… Çok kalın sikin var canım… Yumruk gibi içimde… Oooohhhh… Bitirdin beni… Erkeğimmm… Nasıl? Güzel mi? Hoşuna gitti mi sevişmek?”
-“Ohh.. Evet… Çok güzelmiş abla… Çok zevkliymiş… İçin ateş gibi… Elimle yapmaktan daha güzelmiş…”
-“Evet… Evet canım… Nasıl, eldiven gibi sardım seninkini di mi? Benim evde, banyoda nasıl yaptığını seyrettim. Ona benzemez bu… Gerçek am sikiyorsun şimdi…”
-“Hissetmiştim abla… Senin orda olduğunu biliyordum ben… Mahsus yaptım… Senin görmeni istedim… Seni azdırmak istedim… Seni nasıl istediğimi öğren istedim… Oohhh… İyi ki yapmışım… Bak, şimdi içindeyim senin…”
-“Seni namussuz seni…” dedim gülerek… “Demek beni tuzağa düşürdün ha? Beni kötü emellerine alet ettin sen… Dur bakalım, seni zevkten öldüreyim de gör sen…” Oturup kalkmaya başladım bunu söylerken… Koca yarak yara yara içime gömülüyor, kalktığımda başına kadar çıkarıp tekrar köklüyordum.
-“Zaten zevkten ölüyorum abla… Çok güzelmiş sevişmek… Keşke daha önce yapsaydık… Çok güzel… Harikasın… Bitiyorum, ölüyorum zevkten…”
-“Ben… Ben de ölüyorum… Oooohhhh… Sikin öldürüyor beni aşkım… Aaahhhh… İçimi yarıyor sikin… Damarlarını bile hissediyorum… Kafası ta dibimde… Aaahhh…”
Kendimi tutamıyor, inliyor, küçük çığlıklar atıyordum. Üstünde gidip gelirken kaç kez kasılıp boşaldığımı sayamadım. Sonra içimden çıkardım, yana devrildim. Bacaklarım tutmuyordu. İkiye ayırdım bacaklarımı, erkeğimi de tutup üstüme çektim. Bacaklarımın arasına aldım.
-“Diz çök şimdi erkeğim… Ver şu koca sikini bana, içime alayım onu… Ablan yoruldu artık… Şimdi sen sokacaksın bana… Pompalayacaksın beni… İçime sokup çıkaracaksın sikini… İşte böyle…”
Sikini tutup amcığıma soktum yine… Yine yavaş yavaş girdi içime… Yarısına kadar girdikten sonra kendini bırakıverdi üstüme, sikini dibine kadar gömdü içime…

-“Aahhhh… Yavaş canım… Yavaş sok… Ooohhhh…. Öyle büyük sikin var ki, canım yanıyor sert girince… Kocamdan büyük seninki… “
Bacaklarımın arasında inip kalkmaya başladı. İkiye ayrılmış bacaklarımın arasında kalçalarını avuçlayıp yönlendiriyordum erkeğimi… Kalçalarını avuçluyor, okşuyor, belinden tutup kendime çekiyor, sırtını tırnaklıyordum. Hüseyin, önce yavaştan yavaştan sokup çıkarıyordu. Sonra hızlanmaya başladı. Çekiliyor, başına kadar çıkarıp aniden içime gömüyor, erkekliğinin başı rahmime vuruyordu sanki. Her çekişinde içimden çıkardığı sikinin boşluğu bir saniye sonra tekrar milimine kadar doluyor, içimdeki suları dışarıya fışkırtıyordu. Sularımın arka deliğimden aşağıya yatağa süzüldüğünü, altımın sırılsıklam olduğunu hissedebiliyordum.
Başımı kaldırıp dudaklarını öpüyor, yalıyor, saçından çekip çılgın gibi dudaklarını emiyordum. Narin vücudum, onun erkek gövdesinin ağırlığı altında eziliyor, nefessiz kalıyordum. Üstümden kalktığında hava alabilmek için çırpınıyordum.

Sonunda boşalmaya başladı. Kasılıyor, titriyor, içime sokup çıkarmaları gitgide hızlanıyor, çılgın bir tempoyla sikiyordu beni… İlk fışkırmalarını, sıcak menilerini içimde hissettiğimde ben de son kez koyvermeye başladım. Aynı anda boşalıyorduk ikimiz de… Bağıra bağıra, inleye inleye, kıvrana kıvrana orgazm oluyorduk.
Sonunda durulduk… Kavgadan çıkmış gibiydik… Kendini koyuvermiş, üstüme uzanmıştı Hüseyin… Nefes alamıyor, altında boğuluyor gibiydim. Üstümden yuvarladım onu… Kolunu yastık yapıp sarıldım. Başım geniş göğsünde, bacaklarım yandan onun kaslı bacaklarına dolanmış vaziyette kaldık… Harikaydı… Hiç böyle bir sevişme yaşamamıştım kocamla… Böyle tatmin olduğumu, böyle zevk aldığımı hatırlamıyordum…

-“Nasıl aşkım? Güzel miydi? Zevk aldın mı?” diye sordum göğsündeki tüyleri okşarken… Alacağım cevabı bile bile…
-“Evet… Çok güzeldi abla… Harikaymış…” dedi erkeğim.
-“Bundan sonra abla yok kocacım… Ben senin karınım artık…” dedim. Uzanıp dudaklarından öptüm. O da karşılık verdi bana…
-“Peki aşkım… Peki karıcım… Sen nasıl istersen… Bu zevki yaşattın ya bana… Senin kölenim artık…”
-“E, hadi o zaman kölem… Biraz dinlen, kendine gel… Sonra tekrar yapalım… Tekrar sik beni… O koca sikini yine içime sok… Tekrar tekrar… Açlığımı doyur benim…”
-“Unuttun mu sahip? Ben de açım. Bu yaşıma kadar seni beklemişim ben… Kolay kolay bırakmam seni karıcım…” dedi üstüme çıkarken… Az önce boşalmasına rağmen siki yine sert, dik, kalın ve kocamandı.

Dediğini de yaptı… Tekrar tekrar sikti beni… Dinlene dinlene… Uyuduk, uyandık, seviştik… Sabaha kadar… Sabah gün ağarırken bacaklarım titreye titreye yukarıya, evime gittim. Kendimi yatağa attım. Biraz dinlenip kendime geldim, oğlumu okula götürmem gerekiyordu. Gidip gelene kadar bacaklarım titredi. Eve geldiğimde direkt Hüseyinin kapısını çaldım. Evdeydi hala… Benim sesimi duyunca heyecanla kalkıp kapıyı açtı. Yatağımıza, aşk yuvamıza gittik hemen… Öyle yorgunduk ki, öğleden sonraya kadar birbirimizin çıplak bedenlerine sarılıp uyuduk…
Üç gün sonra kocam gelince ayrılmak zorunda kaldık. Kocamın altına yatıp sevişirken Hüseyinin yüzü geliyordu gözümün önüne… Zevk alıyordum elbette, ama Hüseyinin verdiği zevki, onun görmeyen gözlerini, beni görmeye çalışırken bütün vücudumda dolaşan parmaklarını aklımdan çıkaramıyordum.
Kocam gittikten sonra bir bahane uydurup oğlumu yazlıkta oturan dedesine bıraktım. Kuzenleriyle birlikte olacağı için o da çok mutluydu. Ben de mutlu olmak için, son sürat evime giderken sevgilimin kollarına kavuşacağım anı bekliyordum sabırsızlıkla… Bir hafta boyunca yataktan çıkmadık. Her an, her saniye, bıkmadan, usanmadan seviştik, koklaştık. Benim evimde, onun evinde… Korkmadan, çekinmeden… Evin her köşesi bizim seks yapmamız içindi. Günah yuvamızdı, mutluluk yuvamızdı…

Sevgilim ve Arkadaşları ile ilk Grup Sex tecrü

Merhaba

Ben Murat Sizlere sevgilim ile çeşme tatilindeki ilk grupsex tecrübemizden bahsetmiştim. İstanbul’a döndüğümüzde sevgilimle artık tek fantezimiz aldığımız bu masaj hizmeti ve sonrasında yaşadığımız grup sex ti sevgilim çok değişmiş tam istediğim kadın olmuştu zaten alımlı ve kendine güvenen biriydi giyimi oldukça sexy idi ama başka bir havası vardı sevişmelerimizde daha istekli daha azgındı her erkeğin istediği şeydi. Çeşme tatilimizden döndükten hemen sonra nişanlanmıştık nişandan sonrada düğün hazırlıkları başlamıştı arayı çok uzatmak istemiyordum tabi bu arda birde iş yoğunluğum vardı artık bir gün yeni evli bir çift arkadaşımızla hafta sonu bireylerde buluşup birkaç kadeh atalım dedik. Daha doğrusu Nişanlımın okuldan arkadaşı Sevim ve eşi sevim inanılmaz güzel bir kızdı incecik vücudu pürüzsüz ve buğday teni yuvarlak ve gerçekten kıvamında ölçülü göğüsleri koçasıda ortalama bir Türk erkeği fakat çok zengin bir o kadarda öküzdü yani görgüsüzdü karısını çok sıkmadığı üzerine titrediği beliydi fakat parasının esiri olmuştu diyebilirim çünkü sevim yanımıza geldiğinde her yerde giyilmeye cesaret edilemeyecek derin yırtmaçlı yazlık bir elbiseyle geldi bir ara Tuvalete kalktım dönüşte bakmak için o nasıl bir yırtmaçtı bütün kalçaları meydanda idi zaten göğüs dekoltesi ise insanı bitiriyordu. İçkiler ve sohbet derken sevimin alkolü fazla kaçıran kocası Tuvalete gitti bu arada nişanlım sevime sordu nasıl gidiyor evlilik diye Sevim çok iyi derken yüzü buruştu nişanlımın hadi bir sorun mu var söyle ısrarı üzerine masadan uzanarak kulağına bir şey fısıldadı nişanlım kâh kayı bastı sonra benim kulağıma kocasının penisi çok ufakmış ve sertleşmiyormuş dedi bende güldüm ve kulaktan kulağa mı oynuyoruz ne var bunda insanlık hali dedim bunu dememin hemen arkasından nişanlım sikimi tutarak seninki de fena büyük ama bazen sertleşmiyor dedi. Ben utandım biraz gülüştük ve hala kocası gelmemişti sevim nerede kaldı acaba dedi. Ben bakayım bu arada Nişanlım sana belki güzel bir tavsiyede bulunur dedim. Nişanlım bana baktı bende ona Çeşmedeki masörünü tavsiye et belki evliliğine neşe katar dedim. Ve kalktım sevimin kocasına bakmaya WC ye gittiğimde çok kalabalıktı ve adamı bulduğumda kusmuş ve yüzünü yıkıyordu anlaşılan içki çok yaramıyordu biraz halini sordum ve sohbet ettik ayaküstü tuvaletten çıkınca evlilik nasıl tavsiyelerin var mı? Dedim çok mutlu olduğunu karısını çok sevdiğini ama ufak sorunlar olduğunu söyleyince içimden gülmek geldi. Ne gibi sorunlar dedim? Bizim her şeyimiz iyi aslında deyince dayanamadım biraz lafı geveleyerek ne olabilir gibisinden cinselliği de katarak yuvarlak bir soru sordum. Utanarak evet sanırım çok yeterli biri değilim dedi. Bende sıkma canını karın genç güzel her şey cinsellik değil biraz Open Marriage yaşayın dedim anlaşılan İngilizcesi iyiydi. Bana benim için sorun olmaz ama karım çok sıcak bakmaz bu tarz şeylere Türkiye sonuçta dedi sen nasıl bakarsın diye sordu bana: bende ona gel biraz ayrı oturalım dedim birer viski istedim kadehini bitirene kadar nereden başlayacağımı hazırladım ve Çeşmede yaşadığımız olayı biraz daha yumuşatarak anlatım. Hiç olumsuz tepki vermedi keşke senin karın gibi düşünse dedi karım. Ve kalktık eşlerimizin yanına gittik. Sonrada evlerimize yolda Nişanlım sevime her şeyi anlattığını ve inanılmaz heyecanlandığını Sevimin eli ayağının boşaldığını bunu keşke kocama anlatsan dediğini kızın web sitesini v.s. sorduğunu söyledi fakat karım o an aklına gelmediğinden sadece karınız için masaj masör emre diye anlatmış. Bende kocasıyla konuştuğumu anlatım deyince nişanlım inanmıyorum çok kötü adımızı çıkaracak şimdi dedi. Hayır dedim hem yumuşattım hem de inanılmaz anlayış gösterdi ve keşke karım istese dedi deyince nişanlım o zaman bu salaklar birbirlerinden çekiniyor dedi. ve telefonunu çıkarak arak kıza mesaj yazmaya başladı ve bana massage for wife web sitesinin tam adresini sordu www.massageforwife.com adresini verdim ve Sevime Whatsapp tan mesaj attı. Nişanlıma olacakları çok merak ediyorum dedim oda bende ediyorum öğrenir seni bilgilendir im dedi. Nişanlımı ailesinin evine bıraktım o gece bende evime gittim birkaç gün de yüz yüze gelmedik.
Hafta içi düğün için alışveriş v.s. için Nişanlımla buluştuğumda sana anlatacaklarıma inanmayacaksın dedi. Yarın için Sevim Massage for wife ten randevu almış ve bende onlarda olacağım dedi ben ona bakınca sende gel ama Sevimin haberi olmasın ben kapıyı bir şekilde aralık bırakır sana çağrı atarım dedi her şeyi planlamıştık. Ben aşağıda sabırsızlıkla beklerken nişanlımdan beklenen çağrı geldi ve hemen apartmana girdim oradan da hedefime dış kapı örtülü fakat açıktı çok sessizce ittim ve içeri girdim uzun bir koridor vardı, oda ne inanmıyorum içeride bir adam odadan çıktı ve sinsice ilerliyordu bende onu takip ettim ilerde karım kapı aralığını açmış bir odayı izliyordu muhtemelen masör Emre’nin masajını izliyordu bu adamda karımın arkasına geçti ve ona sürterek oda izlemeye başladı muhtemelen karım ben sandı çok hoşuma gitmişti adamın yüzünü fark ettiğimde sevimin kocası olduğunu anladım olay iyice renklenmişti içeride Masör sevimi sikerken nişanlım ve sevimin kocası izliyordu ve nişanlım arkasındaki adamı ben sanıyordum. Sevimin kocası nişanlımın eteğini yukarı kaldırdı ve kalçalarını okşamaya başladı sonrada tangasını aşağı indirdi ve diz çökerek kalça arasını ve amını yalıyordu nişanlımda dudaklarını ısırarak odayı izliyordu sonra sevimin kocası ayağa kalktı ve küçük sikini çıkararak karıma sürtmeye başladı siki hem küçük hem de sertleşmiyordu nişanlım küçük siki his edip arkasına dönünce ben fırladım ve ağzını kapattım 3. Müz. birbirimize bakıp suspus olduk taki ben Sevimin kocasının sikini tutup hadi biraz karını izle ve nişanlıma sürt eminim kalkacak diye fısıldayana kadar bu sefer yer değiştik ben en önden Sevimi izlemek için yerimi aldım nişanlımda arkada ve sevimin koçasıda onun arkasında nişanlıma sürter vaziyete masör emre yi izliyorduk emre çoktan Sevimi aynaya doğru domaltmış inanılmaz bir şiddetle sikiyordu çünkü sevim daha hızlı vur diye uzun bir sürenin acısını çıkarıyordu bu sırada arkadan sevimin kocası biraz fazla abanmış olacak ki ben öne doğru çok hafif ilerledim ve Emre dönerek bize baktı adımla seslenerek hoş geldiniz deyince Sevim panik oldu hemen toparlandı ve 3 müz içeri girdik aslında kocası izleyecekmiş ve sevimin evde olması belki onlara daha fazla heyecan katacakmış ama ben planlarında yokmuşum o zaman devam edin ben sizi izliyorum dedim. Masör Emre sevimin kocasına dönerek kaldığımız yerden devam edebilir miyiz dedi. Adam tabi diyerek hepimiz yatağa oturduk ben hayır bu şekilde olmaz dedim senin de katılman lazım dedim sonra nişanlıma döndüm soyar mısın lütfen arkadaşımızı dedim nişanlım sevimin kocasını soyduktan sonra adamı elinden tutarak gel dedim Emre’nin sikini tutum ve önce biraz sıvazla ve sonra kendin sok dedim Sevim kocasına dönerek bunu yapabilirimsin aşkım dedi kocası da sen istersen deyince sevim çok mutlu olurum canım dedi adam Emre’nin sikini tutarak sıvazladı ve karısına sokması için deliğine getirdi bu sırada adamın siki sertleşmişti karısı bunu görünce işte bu dedi ve kocasına dönerek sikini emmeye başladı emre arkadan sevimi sikerken sevimde kocasının sikini emiyordu bizde nişanlımla öpüşerek sürtünerek izliyorduk sonra emre sevimi nişanlıma doğru getirdi ve nişanlımın kucağına doğru domalttı nişanlım affladı ama sevim anlamıştı emre onu sikerken nişanlıma öpüşmeye başladılar harika bir manzaraydı emre son olarak sordu nereye boşalayım diye nişanlım sevimin kocasına gel yanımıza otur dedi ve Emre’nin sikini çıkartı ve sevimin kocasının yüzüne ve göğüslerine boşalmasını sağladı. Sonra Sevim ide davet ederek ikisi oradan yalamaya başladılar bende dayanamadım ve bende sevimin kocasının üzerindeki spermleri yalamak için onlara katıldım harika bir gündü tabi bütün geceye kadar sürdü. Teşekkürler Massageforiwfe.com

1. Bölüm:
Sevgilim ile Çeşme tatilimizde ilk Swingers deneyimimiz.

Hemşirem…..(gerçek)

Merhaba adım Okay, Ankara’da yaşıyorum ve evliyim, yaşım 38.. Kendimi övecek yaşta değilim 🙂

Başımdan geçen güzel anıyı sizlerle paylaşmak istiyorum, tam iki yıl önceydi…

Çocukluk arkadaşlarımla hala arada sırada görüşüyoruz, bazen Facebook bazen telefonla işte, ilk okul aşkım Filiz bir gün beni aradı, devlet hastanesinde hemşire..
Iki arkadaşı ile gece dışarı çıkıp eğleneceklermiş, ama eve de dönmeyeceklermiş, hepsi evli. Eşlerine nöbet var diye yalan söyleyecekler ve içmeye gidecekler.. Hem ilgi çekici hemde ne kadar kırıcı diye düşündüm.. Benden isteği ise onlara katılmam değil de kalacak yer ayarlamamdı…

Biraz bozuldum ama yinede ona ofisimde kalabileceklerini söyledim..o gece beni arayacak ve onları ofise bırakacaktım..

Gün geldi çattı. Beni aradı ve çıktım evden, eşime de şehir dışından misafir var diyerek evden çıktım..
Verdiği adresten onları aldım ama ne alış, üç sarhoş hatun biri Filiz çocukluk aşkım ki bunu ona hiç söylemedim.. Diğeri iki bayan onun iş arkadaşları biri çok seksi düzgün bir fiziği vardı adı Nur…diğer bayan ise çekingenlikte bir numara..

Arabaya bindiler hepsi iyi sallanıyordu, benzinlikte durdum ve kahve aldım..o sırada Nur arabaya kusmaya başladı.. Uffffff kıza üzülmek ayrı arabanın o haline üzülmek ayrı bir dert oldu içime…arabayı benden çok eşim kullandığı için korkmuştum..

Ofise girdik, iki katlı büyük bir yerim var çok odalı ve oturma grupları olduğu için kızları yatırabilecektim, neyse kahve yaptım biraz kendilerine geldiler ve ayrı ayrı odalara yatırdım hepsini.. filiz Nur’un yanında benim nerede yatacağımı sordu, eve dönemem bu saatte artık alt katta sekreterin odasında kalırım bir sıkıntı olursa seslenin dedim..kombiyi bir gün önce açık bırakmıştım üşümemeleri için… Sekreterin salonu büyük olduğu için klimalarla destekleniyordu bende sesten rahatsız olmamak için elektrik sobasını ikili koltuğa yaklaştırıp uyumaya çalıştım..

Yaklaşık yarım saat sonra Filiz yanıma geldi, uyuyamadım diyerek.. Sohbet ettik dertleştik, kocasına çok kızıyordu..işsiz biri aile adamı değil…ve Filiz için çok üzülüyorum gerçekten…içimi döksem diye düşündüm sonra vazgeçtim, hem sıkıntılı hemde hala sarhoş…birinden faydalanmak bana göre hiç değil..

Neyse sohbetten sonra Filiz gidip yattı…bir süre sonra uyumuşum..

Sabaha karşı kapı açıldı hemen uyandım, Nur karşımdaydı.. Hem sevindim hem endişelendim, ne oldu bir şeymi var? Hayır, seni arıyordum buldum dedi ve gülümsedi, çok hoştu gerçekten.. Bende gülümsedim.

Uzun boylu kumral incecik kilosu gayet yerinde bir afetti.. Ne yalan söyleyim Filiz onun tırnağı bile olamazdı…ben böyle kalça görmemiştim…

Uyuyamadınmı yoksa dedim.. Tuvaleti bulamamış 🙂 gülmeye başladım…bende benimle konuşmak istediğini sanmıştım dedim beraber güldük.. Tuvaletten dönünce üşüdüğünü farkettim ve burası sıcak benimle oturmak istersen gel dedim ve yattığım koltuğu gösterdim, rahattı ama ikil koltuktu.. Geldi.

Sohbet etmeye başladık, ondan bundan, hemşirelikten hastalardan,,eşlerden..konuşurken başını omzuma koydu çok hoşuma gitmişti, bende elimi omzuna attım. Kolunu okşamaya başladım yavaş.. O hala konuşuyordu, beni tanıdığına sevinmiş falan filan 🙂 en azından artık sarhoş değildi…arabaya kustuğunu hatırladı ve kaçkere özür diledi, arabayı temizletebileceğini, hayır dedim önemli bak şu anda başın omzumda ve seni yavaş yavaş okşuyorum İnan bana ilk fırsatta dudaklarına yapışacağım dedim…şaka sanıp güldü sonra birden ciddleşip gözlerimin içine baktı bir süre…..

Film kopmuştu, deli gibi öpüşmeye başladım,, dudakları offfff öpüşmeyi özlemiştim dedim resmen, bir yandan ellerim bütün vücudunu geziyordu,,, yapmayalım biri iner Filiz gelir hem yanlış bu evliyiz bilmem ne… Of ya sikim kazık gibi olmuş artık durmak mümkünmü…ikili koltuğa iki büklüm uzanmış yiyişiyoruz ve hanımefendi bundan öteye gidemeyiz gibi laflar ediyor..

Ben artık yukarı gideyim dediğinde çıldırmak üzereydim artık, elimi bir çırpıda o dar pantolonun arasından amına attım, o neydi öyle sırılsıklam, vıcık vıcık olmuş bir am… Deli gibi istiyordu ve yok yanlış yok bilmem ne gibi laflarla durmamı söylüyordu..elimi amsından çekti ayağa kalktı kapıya doğru giderken arkasından yakaladım ve pantolonun düğmesini açtım bir çırpıda… Dizine kadar sıyırdım, diğer elimle kumaş pantolonumun fermuarını açıp malı dışarı çıkardım… Koltuğun kolçağına oturup onu yavaşça sikime çektim.. Hayatımda ilk defa kolayca am a sokuyordum…bir anda hepsi girdi içine aynı anda ohhh çektik… Bembeyaz çıkık bir götü var manyak bir şey….

Üstümde hoplata hoplata sikmeye başladım, hiç susmuyordu hem süper bu çok güzel hem de yeter bırakalım gelen olur diyordu,,,evlisin bunu yapma eşine ne diyeceksin….aramızda kalır dedim gülerek.. Sürekli boşalıyordu zaten o yüzden vıcık vıcıktı amı…

Kaldırdım güzelce ve dizlerini koltuğun minderine koyarak domalttım.. Gözüm dönmüştü… Kitap gibi açılmıştı güzel götü…sikimi çıkarıp pembe göt deliğin yalamaya başladım, çıldırıyordu ama bir yandan da ne yapıyorsun diyordu,,,hayır arkama giremezsin!… Girmedim,,,tekrar amına soktum hızlı hızlı vurarak sikmeye devam ettim. Sakın içime boşalma diye söylenmeye başladı.. Nereye boşalayım dedim her yer halı üst baş battı zaten ben hala pantolonluyum :).. Ağzıma boşallllll… Benim için film kopmuştu artık,,,malı çıkarıp ensesinden yakaladığım gibi kafasını yaklaştırdım ve ağzına verdim malı..offffff gülerek ağzına boşalmaya başladım okalar güzel emiyorduki bir damlasını bile taşırmadan yuttu.. Ayağa kalkıp pantolonunu çekti bir parça saçlarını düzeltip kapıya doğru yürüdü, belinden yakaladım öpmek için uzanırken beni itekledi,,,neyin var dediğimde, ağzına boşalırken güldüğümü onu aşağıladığımı söyledi….

Daha sonra öğrendi tabi,boşalırken istem dışı güldüğümü 🙂 inanın nedenini bende bilmiyorum,,iki yıldır nöbete çıkıyoruz onunla ve otelde kalıyoruz iki haftada bir…onu her buluşmamızda önce dilimle sonrada sikimle defalarca boşaltıyorum…en sevdiğim şey vıcık vıcık am yalamak….

İbne olmadığımı anladığım gece…

Rutin bir iş yemeğinden çıkmış eve dönmek üzere Harbiye’den Nişantaşı yönüne gidiyorum. Hafif içkiliyim ve gözüm polis çevirmesinde. Sağda otostop çekenlerden ilki ilgimi çekmiyor, ikincisi de öyle ama üç numara cazip. Şeytan dürtüyor önünde duruyorum. Cam aşağı inerken uzun sarı saçları arabanın içine giriyor “Naber tatlım?” “Gelsene” diyorum ani bir kararla. Yan koltuğa akıyor uzun bacakları. Yakında uygun yeri var tabii ve talebinden fazla bir tutarı biraz önce garsona bahşiş vermişim. Oraya gidiyoruz.

Asansör olmaması ne kadar iyi, seks yapacağın kesin olan birisiyle asansörde çıkmak sorunlu bir eylem. Yanında düz dursan ters, sarılıp oynaşmaya başlasan başka türlü. Merdivende önden çıkmasına izin vererek harika poposunu dikizlemekle yetiniyorum. Evi ucuz eşyalarla döşenmiş oldukça loş ama en azından kötü kokmuyor, ayakkabıları çıkartmamı rica ederken elimden tutup içeri götürüyor, kendimi ona teslim etmeyi uygun buluyorum. Birkaç para benden ona geçiyor, yorum yapmadan uzanıp dudaklarımdan öpüyor. “Soyun” diyor “Hemen geliyorum”.

Soyunmuş yer yatağına uzanırken aklımdan anlamsızca ağzım rakı kokuyor acaba rahatsız olur mu diye birşeyler geçiyor. Odaya girdiğinde üstünde siyah dantel bir body var sarı uzun saçlarıyla yarattığı kontrast çok güzel, dolgun memeleri dimdik. Gülümsediğinde pırıl pırıl dişlerini görüyorum.
“Beklettim mi erkeğimi?”
“Beklemeye değersin”
Yılan gibi uzanıyor yanıma, boyu bana çok yakın, hiç de küçük olmayan sikim elinde neredeyse kayboluyor ama sıcak nefesi ucunda bile. Dilini başının etrafında çevirip emmeye başlıyor. Memelerinin olanaksız sertliğini karnımda hissediyorum elim taş gibi kalçasında. Dantel body ulaşmak istediğim yere engel, başını tutup kendime çekiyorum, dudaklarını öperken ellerim omuzlarından aşağı kayıp memelerini açıyor. Beline indiriyorum çamaşırını ama daha aşağı inemiyorum. Yine akıp gidiyor belimden aşağı ve sikimi alıyor ağzına, zevkten başka bir şey yok benim için.

Ne kadar geçtiğini bilmiyorum ama “Haydi erkeğim” diyor. O inanılmaz güzellikteki göt önümde domalmış duruyor, dantel çamaşır yana çekilmiş.

Kalçalarını öperek yaklaşıyorum ve yerine geldiğimde sikini ağzıma alıyorum. “Aaaa” diyebiliyor sadece, “Bilmiyordum ama çok iyi”. Baştan beri beni kandırmış olabileceğini düşünmesi beni eğlendiriyor içimden. Çok değişik bir duygu. Hep merak ettiğim bir şeyi yapıyor olmanın verdiği zevkle emmeye koyuluyorum. Ağzımda hemen sertleşen bir sik olmaması üzücü ama zevk aldığını görebiliyorum. Devam ediyorum. Kendi sikim patlayacak kadar sert, ağzımdaki sertleşmiyor ama emmesi çok zevkli “Dur biraz” diyor. O da nefes nefese. “bekle” diyor.

Bekliyorum.

Odanın zaten az olan ışığı tamamen yok oluyor. Çok karanlık. Yanıma çıplak uzanan o değil, önemsemiyorum. Uzanıp öpüyorum, hafif sakalı dudağıma değiyor. “Şşşşş” diyor kulağıma, başımı tutup aşağı indiriyor, ağzıma veriyor sikini. Ne zaman bu kadar sertleşti? Benimkinden büyük ve kalın, hırsla emmeye başlıyorum. İnleyen ben miyim o mu? Elleri başımı bastırıyor sikinin boğazıma dayanması rahatsız etmiyor, çok zevkli. Ne kadar emdiğimi bilmiyorum ama artık birşey düşünecek durumda değilim. Beni tutup çeviriyor, itiraz edemem, kaslarım çalışmıyor aklımda tek şey var , siki. Yüzükoyun yatırıp kalçalarımı okşuyor. Sikinin başını götümde hissediyorum. Kasılıyorum. Parmağıyla kremlediğini anlayınca aklımdan krem de nerden çıktı sorusu geçiyor. Serin ve rahatlatıcı. Üstüme çıkıyor. Sikinin başını bastırıyor götüme, bu hesapta yoktu, bu gece sadece oral yapacaktım ben, hem de travesti olacaktı erkek değil. Karşı koymak aklımdan bile geçmiyor kendimi bırakıyorum, içime giriyor. Üstümde gidip gelirken bağıran hangimiziz?

Kadın olmak böyle bir şey mi? Sadece onun zevk almasını istiyorum. Hiç tanımadığım, yüzünü dahi görmediğim bu adamın zevkini artırmak için götümü kıvırıyorum beni sikerken. Canım neden hiç acımıyor? Sikim neden artık kalkık değil? Onunum ben, ne isterse yapacağım. Götüme her vurduğunda bağırıyorum. Eliyle ağzımı kapaması bile zevk veriyor bana. İstediği gibi sikiyor bakir götümü ve içime boşalıyor. Önce içime fışkıran belini hissediyorum sonra da götümden dışarı sızanları. Sikini çıkartıp ağzıma veriyor, yalayarak temizliyorum, titriyorum zevkten. Beni yattığım yerde götümden beller akar durumda bırakıp geldiği gibi sessizce gidiyor. Ben ne yapıyorum demeye kalmadan sapsarı saçlar ve upuzun bacaklarıyla o giriyor odaya, hiç konuşmadan sarılıyor bana başımı o inanılmayacak sertlikteki memelerine yaslayıp seviyor beni. “Asıl istediğin buydu senin, ben yapamam ama evde yapan vardı iyiki, mutlu musun?”

Başımı sallıyorum.

Memelerine yaslanmış olmaktan değil asıl istediğimin sikilmek olduğunu itiraf etmekten ötürü uyarılıyorum sikim kalkıyor. “Sen gelmemişsin, olmaz öyle” diyor. Dudakları sikimi çevreliyor. Ağzında patlarken gözümün önünden adını bilmediğim erkeğimin sikini yalamam geçiyor. Son damlasına kadar emiyor sikimi. Gözlerim kapanıyor.

Giyinip çıkıyorum, merdivenlerde dizlerim titriyor, arabanın anahtarı cebimde cüzdan olması gerekenden daha ince geliyor açıp bakmıyorum bile, nasılsa hizmet bedeli ben uyurken alınmıştır. Umursamıyorum. Eve gelinceye kadar düşünüyorum, kafamda kuruyorum. Yukarı çıkarken izleyeceğim harika bir popo yok, asansörle çıkıyorum. Sevgilim yatakta beklerken uyumuş tabii delirtici güzellikteki vücuduna bir daha bakıyorum. Bu kadın için her şeyi yapabileceğimi biliyorum. Zaten yaptım da. Kim ne kadar sikerse siksin ondan vaz geçemem… Sikilmekten de vaz geçmeyeceğim tabii…