Meral Abla

Küçük bir kasabada yaşayan içine kapadık bir gençtim. Tek dostum ve arkadaşım ağabeyimdi. Benden on yaş büyüktü ve yeni yetişen bir delikanlı olarak beni bazı konularda yetiştirmeye çalışıyordu. Zaman zaman açık saçık filmleri izlemek için sinemaya götürüyordu. Bazen de Erotik dergiler tutuşturuyordu elime. Sonra da ne hissettiğimi soruyordu. Ben ise üstü kapalı laflarla geçiştiriyordum. Ağabeyim evli idi ve evi ayrı olduğu için ben ailemle kaldığımdan odama döner, bu çok etkilendiğim manzaraların acısını yalnız başıma çıkarır, kendi kendimi doyururdum.Ağabeyim bir yaz akşamında yine telefon etti, akşam kendi evime gelmemi, maçı beraber izlememizi söyledi. Olur dedim. Öğle sonu ağabeyimin evine ulaştığımda kapı kapalıydı, yengemin evde olamayacağını düşünememiştim. Herhalde bir komşudadır diye düşünüyordum ve kapıda bir süre oyalandım, sonra da yan komşunun kapısını çaldım. Bu ev Meral Ablanın eviydi. Tombulca bir hanımdı, sevecen tavırları vardı. İki üç ay önce ilk çocuğunu dünyaya getirmişti. Beni kapıda görünce hemen içeri aldı. Yengem gelene kadar beklememi söyledi. Bir komşudadır gelir şimdi dedi.Meral Abla elinde bir meyve suyu ile geldi ve bana ikram etti. Kendisi baktığımı görünce bana gülümsedi. Meral AblaBirden bire iri göğüslerinden birini çıkardı. Kocaman bembeyaz memesi vardı.Elimdeki meyve suyunun titrediğini fark ettim, önümde aletim pantolonumu öyle zorluyordu ki, pantolonum yırtılacak sanıyordum. Meral Abla hiçbir şey olmuyormuş gibi davranıyor, benim bu halime sinsi sinsi gülüyordu sanki. Meyve suyu genzime kaçtı, bir süre öksürük nöbeti tuttu. Koca meme önümde duruyor. Ben kanepeye oturdum, bütün gayretimde önümdeki kabarıklığı yenmeye çalışıyorum. O da yanıma oturdu. “Bebekler nasıl besleniyor, annelik nasıl olur merak etmiyor musun, bu süt nasıl doluyor bu memelere” dedi.Bilmiyorum diyebildim. Eliyle memesini sıktı, elime yüzüme süt fışkırdı. Daha çok tahrik olmuştum. Gel bak sık şunu nasıl fırlatıyor gör, bebeğin ağzına bu sayede gidiyor anladın mı, dedi. Memesine elimi uzattım, hafifçe sıktırdım, yine süt fışkırdı, üstüme başıma. O gülümsemeye devam ediyordu. Bu sütü bebeğe emzirmediğim zaman rahatsız oluyorum dedi. O kadar çok ki, bazen da sütü kendim boşaltıyorum, yeniden doluyor sonra dedi. Memesinin yumuşaklığı o kadar hoşuma gitmişti ki… Tekrar dokunmak için aklıma bir hinlik geldi.- Diğeri de dolu mu abla dedim.- Evet dedi. Diğer memesini de çıkardı bana gösterdi, elle bakalım dedi.Dokununca oradan da süt fışkırmaya başladı.- Hadi bak tadına dedi, bir bebek nasıl emiyormuş gör, dedi.Beynim zonkluyordu. Eğildim, memesini yalamaya başladım. Ucunu emeceksin dedi.Ucunu ağzıma aldım, ağzım bir anda süt doldu, ağzımın kenarlarından sızmaya başladı, ama bırakmak istemiyordum, bir süre emdim, bu sırada aletimde biraz rahatlama oluyordu, belli ki hafif hafif atış yapıyordu. Artık memesini bir erkek gibi emmeye başlamıştım, hafif yollu ısırıyordum, dişlerimin arasına alıyordum. Meral abla birden kalktı, içeri odaya geçti. Benimki yaşadıklarımın şokuyla hala pantolonumu zorluyordu. Odadan bir el beziyle geldi. Senin de üstün başın batmış, temizleyim dedi. Ayağa kalktım, ah şu merete bir dokunabilsem, aletimi içeri bir yere kıvıracağım ama ince pantolonun içinden o kadar belli oluyor ki… Önce üst tarafımı sildi, sonra önüme eğildi. Pantolonumun önünden aletimin ön kısmını temizlemeye başladı, aletimden akan menilerden bir kısmı pantolonumun dışına da leke yapmıştı. Bir taraftan bezle önüme tazyik yaparken bir taraftan allah allah burada başka bir leke olmuş çıkmıyor diyor, aletime yine dokunuyordu. Hadi çıkar şu pantolonu da içerde temizleyim, dedi.- Olmaz abla, çıkaramam dedim.- Olur mu canım ben senin ablanım, sonra ağabeyin, yengen ne der dedi.Öyle ya, çıkardım. Çıkarınca külotumun önünden kocaman bir abide öne kabardı. Şuh bir şekilde gülümsedi. Pantolonumu aldı. Odadan çıktı. Lekeli yeri iyice silmişti. Odaya geldi. Şimdi kurur dedi. Birkaç dakika sonra giyersin. Olur dedim. Bu arada o yokken güya külotumun içinden aletimi yana yatırmış düzeltmiştim. Meğerse ucu yan taraftan açığa çıkmış. Ah canım benim demek Meral ablanın tombul memeleri seni tahrik etti diyerek yanıma gelmesiyle aletimi tutması bir oldu.Şimdi aletim özgürlüğün lezzetiyle külotumun yanından dışarı fırlamıştı. Vay maşallah, kimleri becereceksin, kimleri doyuracaksın Allah bilir dedi. Eliyle oynuyordu. Dilimle dişimin arasında abla dedim. Dur hele sen benim memelerimi emerken abla demiyordun, bekle bakalım dedi. Memesini tekrar çıkararak aletimi memesine sürmeye başladı, bu kayganlık içinde kıvranıyordum. Birden bire benimki patladı memelerine yüzüne akmaya başladı. Hay maşallah, her tarafı suladın dedi.

Ben utanıyordum, ne yapacağımı şaşırmıştım. O aletimi hala eline yüzüne sürüyor, memelerinde gezdiriyordu. Sonra kalktı, benim elimden tuttu. Lavaboya götürdü. aletimi, etrafını, kendi yüzünü, memelerini yıkamaya başladı. aletim yeniden dikiliyordu. O ise yıkamaya devam ediyordu. Ne olduğunu anlamıyordum. Eteğini kaldırdı, bembeyaz götü çıktı ortaya. Hadi aslanım yavaşça daldır şunun içine ki, öldüm burada, suyunu akıta akıta dedi. Bembeyaz bir yarık vardı götünün altında. aletimi yavaşça ilerlettim. Ucu girmişti ki o geriye doğru gelince aletim içerde kayboldu. Enteresan bir sıcaklık hissettim. Sonra garip bir kayganlığın farkına vardım. Birden sesini duydum, salla be koçum diyordu. İleri geri hareket ettiğimde bu işi çözmeye başladığımı düşündüm. aletim zevkten dört köşe oluyordu. Dalgalanıyordum adeta. O sırada onun inlemeleri başlayınca tam bir gururla şiddetlenmeye başladım. Oh aslanım, hadi aslanım, koçum gibi laflar duyunca daha da şiddetleniyordum. Elimle kaba etlerini tuttum. Bu yumuşaklık bu kadar mı hoş olurmuş, yumuşacık götü dizlerime değince bir hoş oluyordum. Girdikçe girmek geliyordu içimden. Sonra içimden öyle bir dalga yükseldi ki kendimi zaptedemedim ve içine boşaldım. Eteğini indirdi, üstünü başını düzeltti. Bana pantolonumu verdi. Bir meyve suyunu daha hakkettin dedi. Meyve suyunu bir dikişte içmiştim. Dışarı çıktı, yengemlerin ziline bastı, yengem gelmişti. Bana yengemin geldiğini haber verdi. Beni yolcu ederken yanağıma bir öpücük kondurdu. Meral ablanı unutmazsın değil mi aslanım dedi. Evet dedim gülerek, seni asla unutmam……Ağabeyimin evine girdim. Orada yengem kız kardeşi Demet’i de çağırmış. İkisi bir mutfakta bazı hazırlıklar yapıyorlardıSanki yüzüme manalı manalı bakıyorlarmış gibi geldi, sonra kendi kendime her şeyi abartma oğlum, hiçbir şey yokmuş gibi davran diye telkinlerde bulunuyorum. Televizyonu açtım, yengemle kız kardeşi mutfakta bir şeyler hazırlıyorlar, Demet yengemin hazırladıklarını masaya getiriyordu. Odaya her girişinde yüzüme bakıyor, hafif gülümsüyordu. Aklımdan yine bir şeyler mi biliyor diye şüpheler uyanıyor, yok canım daha neler diyerek kendimi teselli ediyorum. Üzerine nefis bir kot giymiş, her dönüşünde ardından bakıyorum. Karşıda bir ayna var, o da çıkarken aynadan kendisini izlediğimi fark ediyor ve kontrol ediyordu. Şu kot pantolon yok mu, ne iç gıcıklayıcı… Bir de üzerine dar bir t-şort giymezler mi, o güzelim göğüsleri meydanda… İnsan ellememek için kendini zor tutuyor ama ne yaparsın dişleri sıkıp oturmaktan başka çare yok. Yengem arada bir mutfaktan bana havadan sudan laflar uzatıyor, bayramlık ağzımı açıp verilebilecek en kestirme cevapları veriyorum. Lakin şu kız iki de bir ne gülümseyip duruyor anlamıyorum. Ah ulan Demet, açıkta bir şey mi gördün demek geliyor içimden ama o kadar… Ama erkeklik gurur ve şuurum öylesine havalarda ki kendimi tam bir erkek gibi hissediyordum. O biçim havalardayım yani, oturuşum, duruşum bile değişti sanki.Ağabeyim geldi, ooo koçum geldin mi, akşama Galatasaray’ın maçı var, birlikte izleriz dedi. İşin ilginç tarafı ben Fenerliyim ama bensiz de hiçbir şey içine sinmez. Benimle tartışmaktan büyük bir keyif alır. Benim kızmam, uzun uzun Fenerbahçe’yi anlatmam onu mutlu eder.Sofraya dördümüz oturduk, ağabeyim rakısından bir yudum çekerken, bu maç ne olur diyor, ben de karşı takımın iyi olduğunu söylüyorum, buna keyif oluyor. Bir ara Demet bir kadeh daha getir, bizim oğlan da artık büyüdü, rakıdan birkaç yudum içmek hakkı dedi.Ben sesimi çıkarmıyorum. Bir bardak daha geldi sofraya yine aynı gülümsemeyle… Serde erkeklik var, biraz da rahatlama duygusuyla kadehi yarılayıverdim. Ağabeyim “Hooopsssss” diye bir ses çıkardı. Yavaş aslanım bir yere mi yetişeceksin. Herkes gülümsedi. Sofradan kalktığımda başım dönüyordu ama kimseye belli etmemeye çalışarak tekli koltuğa çöküverdim. Hep Demeti düşünüyordum, esmer olduğu halde niye saçlarını sarıya boyatıyordu bu kız?Maç başladı, ağabeyim yengemle yan yana kanepeye oturdular, Demet karşıda oturuyordu, ben bir Demet’e bakıyordum çaktırmadan biraz da maça… Sonra ne olduğunu hatırlamıyorum, ben kendimi kanepede uzanmış vaziyette buldum. Maç bitmiş, ağabeyimle yengem masanın başında kağıt oynuyorlar, Demet yanı başıma oturmuş bana gülümseyerek bakıyordu.Ağabeyim uyandığımı görünce fazla karıştırdın, için bulanıyor mu dedi. Yok hayır dedim, doğrulmaya kalkarken içim öyle bulandı ki, tuvalete zor yetiştim. Yengemin söylendiğini duyuyordum. Ağır geldi çocuğa, rakı, bira, şarap… alışık değil bünyesi diyordu. Yahu ben birayı ne zaman içtim, şarabı ne zaman kaçırdım, hiçbirini hatırlamıyordum. Ağabeyim bana Demet’i hatırlayıp hatırlamadığımı sordu, ben şaşırdım, bu ne demek şimdi dedim. Ağabeyim bastı kahkahayı. Memet, Demet karıştırıyordun ya… Az mı sarıldın kızcağıza… diyorduBen Demet’e baktığımda kızın yüzü kızarıyordu. Ulan başka bir bok yemedik inşallah diye geçiriyorum. Yengem yine sakin tavırlarla, bozma şimdi çocukları dedi, biraz eğlendiler ne var. Aman tanrım, hiçbirini hatırlamıyorum.Biraz sonra yengem bana şekersiz bir kahve getirdi. Boş ver takma kafana ağabeyin abartıyor dedi. Ağabeyim oradan hala kıs kıs gülüyor. Demet ve ben suskunuz. Ben tabii ki şaşkın. Ben şaşırdıkça ağabeyim, basıyor kahkahayı. Surata bak surata diyor. Nasıl görünüyorsam artık. Sonra ben müsaade istedim yan odadaki kanepeye yattım, hala başım zonkluyordu. Bir taraftan da neler olup bittiğini hatırlamaya çalışıyorum ama nafile. Gecenin bir yarısı içimden gelen bir bulantı ile uyanıp tekrar tuvalete koştum. Rahatladım, elimi yüzümü yıkadım, üzerimde sadece bir şortum var. Odaya dönerken diğer odanın penceresinde birinin oturduğunu fark ettim. Demet’ti bu. Odaya yöneldim ve ne yapıyorsun dedim. Uyku tutmadı dedi. Yanına oturdum, benim de uyuyacak halim yoktu. Fısıltıyla konuşuyorduk, Demet’in iki lafının biri can sıkıntısıydı. Yüzünü zor seçiyordum, ah biraz ışık olsa diye içimden geçiriyordum ki… Demet’in nefesini yakınlarımda hissetmeye başladım, bana biraz daha yaklaşmıştı. Bu sırada dizi dizime değdi. Sıcaklığını hissediyordum. Yine bana bir şeyler olmaya başlamıştı. Zapt edilmez bir duyguyla havalanıyor ve sertleşiyordum. Elimi yanlışlıkla uzatmış gibi yaparak göğsüne dokundum ve çektim. Yumuşaklığı hissetmiştim. Bir muzırlık düşünüyordum ki, o can alıcı bir konu açtı.-Kız arkadaşın var mı? Dedi.-Yok dedim.-ya senin erkek arkadaşın var mı diye sordum.-hayır yok dedi.-Hiçbir kıza sarıldın mı, öptün mü dedi.-Yooo hayır dedim.-Gel sana ne göstereceğim dedi.Elimden tuttu, koridorun ışığına yakın bir yere gelince ağabeyimin dergilerinden birinin elinde olduğunu fark ettim. -Şuna baksana dedi.Derginin kapağında devasa aletli bir adam kadının birini domaltmış beceriyordu. Artık zıvanadan çıktım. Nefes nefese idim. Kapağı açtım, bir dizi fotoğraf değişik değişik pozisyonları gösteriyordu. Bu sırada :-ben korkuyorum, dedi.-Hayırdır dedim.-Erkeklerden korkuyorum, hem merak ediyorum, hem korkuyorum dedi.Sustuk. -Onların aletleri çok büyük dedi.-Olsun alışırsın dedim.Gülümsedi. Önümdeki kabarıklığa baktı. -Ama daha erken dedi.-Ne için dedim.-Bir erkekle yatamam, korkarım dedi.-Olsun dedim.Elini uzattı, yanağımı okşadı.-Ama bir öpücük, küçük bir kaçamak fena olmaz dedi.Yanağıma uzandı küçük bir öpücük kondurdu. Ben de elini tuttum, dudağından daha büyük bir öpücük aldım. Birbirimize baka kaldık. Sonra bir küçük öpücük daha, bir dudak daha… Bir dudak daha… derken nefes nefese kaldık. Ben tekrar onu kanepeye götürdüm. Kanepede öpüşme faslımız bu sefer şapırtıya ve emişmeye dönüştü. Dudaklarını ısırmaya başladım. Dilini emiyorum. Yüzünü yalıyorum. Memelerini sıkıyorum, avuçluyorum. Memelerini açmak istediğimde tepki koydu. Kapadı. Olmaz dedi. Sadece görmek istiyorum dedim. Hayır dedi. Öpüşelim, öpüşmeye devam ederken ben onunla yere yuvarlandım. aletim kaskatı, üzerinde bacaklarının arasından tazyik yapıyorum. Bu sırada açılan pijamasından memesinin birinin dışarı çıkmış olduğunu fark ettim, çaktırmadan bir hamleyle dudaklarından sıyrılıp memesini yakaladım ve emmeye başladım.Bu sırada inlemeye başladı. Bir taraftan da ağabeyim ile yengem duyacak diye korkuyorum. Memelerine ses çıkarmayınca aldığım cesaretle pijamasının içine elime daldırmamla beraber beni iteledi. Olmaz diyorum dedi. Sadece öpüşeceğiz dedi. Masumane ben de peki dedim. Artık zıvanadan çıkmıştım. Ona küçük bir oyun hazırlamanın zamanı gelmişti. Onun dudaklarına yeniden yapışırken, şortumun kenarından aletimi dışarı çıkarmayı başardım. aletimi ona göstermeliydim. Karnına oturur gibi yaptığımda aletimi fark etti. Hafif doğrulmak istedi, müsaade ettim. Elini aletime uzattı. Yavaşça dokundu. Sanki bir kediyi sever gibi seviyordu. Ben dalgalanmaya devam ediyordum. aletim nabzımın atışına ritim tutarcasına bir aşağı bir yukarı tik tak atıyordu. – Onu bu kadar sevdiysen fotoğraflardaki gibi öpsene dedim.Bir veda öpücüğü kondurur gibi dudaklarıyla öpüp geri çekti.- Beni çok mutlu ettin, hayatımın en heyecanlı en mutlu günü bugün dedi. Sana söz veriyorum kendimi hazır hissettiğimde ilk sen becereceksin beni dedi.- O zaman izle beni dedim.Aletimi onunla beraber okşamaya başladım. İkimiz bir tutuyorduk. Onun memeleri açıktı. İleri geri hareket etmeye kendimi rahatlatmaya çalışıyordum. Beraberce salamaya başladık. Ben hızlandıkça hızlanıyor, memelerine kadar sürttürüyordum. Sonunda büyük bir sallantıyla eline, göğüslerine, pijamasına fırlatıverdim. Şaşkındı. Eliyle sıcak sıcak menileri okşuyordu, inceliyordu. Tuvalet kapısının açıldığını duyar duymaz odalarımıza kaçıp yataklarımıza girdik.

özgenin hediyesi

Özge’nin canı çok sıkkındı. O gün 21 yaşına basıyordu ve İstanbul’da, yalnızca 6 aydan beri yaşadığı bu kentte yalnızdı. Bülent, yani 6 ay önce evlendiği kocası, görevli olarak gittiği Anadolu’nun bilmemneresindeydi ve ilk başta defalarca doğum gününde mutlaka yanında olacağı sözü verdiği halde, yoktu işte. Aslında ona pek kızmaması gerektiğini de biliyordu ama, yine de kızıyordu işte.
İkisi de İzmirli’ydiler. Evlenecekleri sırada Bülent, İstanbul’daki büyük bir uluslararası şirkette iş bulmuştu ve hemen üstüne atlamıştı tabii. 26 yaşındaydı ve şirketin satış teşkilatının müfettişliğini önermişlerdi ona. Doğrusu iyi bir pozisyondu ve ürcet de bayağı yüksekti. Yani İzmir’de asla bulamayacağı bir iş bulmuştu müstakbel kocası. O sırada düğün tarihi bile belliydi zaten. Evi İstanbul’da tutmuşlardı değişiklik olarak ve nikahtah sonra da atlayıp gelmişlerdi hemen. İlk bakışta işler yolundaydı, uzun lafın kısası.
Ama her şeyin bir faturası olduğu gibi, Bülent’in onları rahatlıkla yaşatabilecek işinin de bir faturası vardı. Sürekli Anadolu kentlerine, hatta kasabalara gidiyordu ve Özge de yalnız kalıyordu İstanbul’da. 6 ay içinde kalda değer arkadaşlıklar da kuramamıştı zaten.
Bu sefer de 1 haftalığına gitmişti kocası. Sonra bir hafta daha uzamıştı ve dün de arayıp, ilave bir hafta daha uzayacağını haber vermişti Özge’ye. İşte tepesini attıran da bu olmuştu zaten. Zaten iki haftadır kocası yoktu yanında. Bu en başta erkeği yok demekti. İlk bir hafta zorlanarak da olsa dayanmıştı buna. Sonra geceleri rüyalar görmeye başlamıştı. Sikiş rüyaları.
Ama bunlar durumunu dana da kötüleştirmekten başka bir işe yaramamıştı ki. Genellikle kıvranarak uyanıyor sonra da içindeki ateşi söndürebilmek için parmaklarına başvuruyordu çaresizce. Neredeyse 31 manyağı olmak üzereydi.
Bugün doğum günüydü ve kocası hala yoktu. Halbuki ne kadar hazırlamıştı kendini Özge. 21 yaşına basarken, kocasının sikinin üstünden hiç inmemeyi planlıyordu. Tüm gün boyu sikişirlerse ancak doyabileceğini düşünmüştü.
Sabah uyanınca, ne yapacağını düşünmüştü bir an. Sonra da ne olursa olsun bu günü güzel yaşaması gerektiğine karar vermişti. Evet kocası, yani onu mutlu edecek bir sik yoktu ama olsun. Moralini bozmayacaktı. Sanki herşey yolundaymış gibi giyinip süslenecekti ve evde tek başına, televizyonun karşısında oturacaktı.
İşe uzun uzun duş yapmakla başladı. Tam banyodan çıkmıştı ki, kocası aradı telefonla. Doğum gününü kutluyor, gelemediği için özür üstüne özür diliyordu. Sonra da üstüne giyecek bir şeyler bulmak için gardroba yöneldi. Üstündeki bornozu çıkarıp yatağın üstüne bırakmıştı. Gardrop kapısındaki büyük boy aynasında kendini gördü. Çıplak vücudu hala hafifçe nemliydi. Kütür kütür, belki de biraz küçük sayılabilecek yusyuvarlak memeleri dim dikti. Beli incecik, kalçaları tam gerektiği kadar geniş, göbeği bir dansözünkü kadar çekici, bacakları alabildiğine uzun ve güzeldiler. Kasıklarında en ufak bir tüy bile yoktu. Tüm vücudu bir bebeğinki kadar yumuşaktı yani. Güzel olduğunu biliyordu Özge. Sonra aynaya sırtını dönüp arkadan görünüşüne de baktı. Şimdi vücudunun en güzel yerine, kıçına bakıyordu. Gerçekten de sik kaldırıcıydı kalçaları. Zaten sırf bu yüzden, şimdiye kadar tanıdığı tüm erkekler onu götünden sikmek için yanıp tutuşmuştu. O da vermişti hepsine. İnanılmaz derecede zevk alıyordu götünün sikilmesinden.
Gardrobu açıp giysilerine şöyle bir baktı. İnce birşeyler arıyordu. Hava da zaten çok sıcaktı. Sonunda, siyah penye giysisini aldı eline. Battal boy bir atlet fanilasına benziyordu bu. İncecik kumaşında, küçük beyaz benekler vardı. Çıplak vücuduna giysiyi geçirip, aynada yine kendine baktı. Kolları, omuzları, sırtının yarısı, göğsünün büyük kısmı ve memelerinin bir bölümü ortadaydı. Güzel ve şehvetli yüzünü çevreleyen sapsarı saçları, dalga dalga umuzlarına dökülüyordu. İncecik kumaş karnını ve kalçalarını sarıyor, eteği ise kasıklarından en fazla bir karış sonra bitiyordu. Acayip olmuştu doğrusu. En hoşu da, giysinin siyah rengi ile bembeyaz teninin yaratığı müthiş kontrasttı.
“Eğer Bülent burada olsaydı ve beni böyle görseydi, hemen yatırıp sikerdi,” diye düşündü.
Ama yoktu kocası işte.
Sonra salona geçip televizyonun karşısına, oturdu. Ayakları çıplaktı ama önemi de yoktu zaten. Nasıl olsa dışarı çıkmayacaktı. Öğlen olmuştu bu arada.
Saat 5’e kadar olaysız geçti. Diziler, kadın programları, bir yabancı film filan derken zaman akıp gitmişti işte. Sonra kapı çalındı. Hayret kim gelmişti ki acaba?
Yerinden kalkıp kapıya giti ve açtı. Hakkı amca ile burun buruna geldiler. Kayınpederinin asker arkadaşıydı Hakkı amca. Bülent’i çocukluğundan beri tanıyordu ve arasıra gelip giderdi onlara. Bu sefer yalnız da değildi üstelik. Yanında onunla aynı yaşlarda, yani 45 civarında gösteren bir arkadaşı vardı, elinde de büyük bir pasta kutusu.
“Doğum günün kutlu olsun bebek,” dedi Hakkı amca, “Bizi içeri davet etmiyor musun?”
Birden içine sevinç dolduğunu hissetti Özge. İşte biri gelmişti doğum günü için.
“Ne demek Hakkı Amca… Buyrun buyrun…”
Yol verip onları salona aldı Özge. Sonra karşılıklı durdular ve tanıştırma faslı başladı tabii.
“Bak bebek, bu benim arkadaşım İhsan. Senin kayınpederi de tanır. Buralardaydık bugün ve aklıma doğum günün geldi. Hıyar kocan Bülent de yok İstanbul’da biliyorum zaten. Bir şeyler alıp geldik yalnız kalmayasın dile.”
“Merhaba İhsan Amca,” dedi Özge adama, “Tarıştığımıza çok memnun oldum. Ayrıca Hakkı Amca, geldiğinize çok sevindiğimi de söylemem gerek…”
Adamlar 3 kişilik kanapeye oturdular, Özge de onların karşısındaki geniş tek koltuğa geçti. Sohbete başladılar. Sonra birden onlara bir şey ikram etmemiş olduğunu akletti. Kocasının geleceğini sandığı için, o gün açılmak üzere, onun sevdiği türden bir şişe pahalı viski almıştı önceden. Yerinden kalkıp viskiyi getirdi ve Hakkı Amca ile İhsan Amca’nın oturduğu kanapenin hemen önündeki sehpaya koydu. Sonra da gidip mutfaktan bardak, buz ve çerez getirdi. Şimdi olmuştu işte.
Bu arada Hakkı Amca da bardaklara viski doldurup buz atmış ve birini de Özge’nin eline tutturmuştu bile. İçki, özellikle de viski içtiğinde pek öyle sarhoş olmuyordu Özge ama, iyice azgınlaşıyordu her zaman. Ama şu anda bunu düşünüp de endişelenecek hali de yoktu doğrusu. En kötü ihtimalle, Hakkı Amca ile arkadaşı gittikten sonra yine parmaklarına başvuracaktı. Hoş zaten viski içmese de yapacaktı bunu ya.
Bir süre sonra alkolün etkisini hissetmeye başladığında, o ana kadar dikkat etmediği başka bir şeyin de farkına vardı. Misafirleri, yani Hakkı Amca ile arkadaşı İhsan Amca, biraz içine düşmüş gibiydiler. Bakışları yakıcı olmuştu sanki. Biraz siker gibi yani. Gerçi Hakkı Amca önceleri de zaman zaman böyle bakmıştı ona ama, fazla ciddiye almamıştı Özge. Ne var ki durum bu sefer biraz farklıydı. Bir kere siksizlikten kıvranıyordu, sonra bugün doğumgünüydü ve üstelik viski içiyordu. Kısacası, ne istersen vardı yani.
Anlaşılmaz bir şekilde hoşuna gitmişti böyle bakılmak. Göz ucuyla kendini şöyle bir kontrol edip, adamların ne gördüklerini anlamaya çalıştı. Offfff. Öyle bir oturmuştu ki, bacakları neredeyse kalçalarına kadar meydandaydılar. Kimbilir onlar nerelerine kadar görüyordu. Aslında belki de biraz daha dikkatli olması, kendine çeki düzen vermesi gerekiyordu ama, umurunda bile değildi. Seyredilmek çok hoşuna gidiyordu. Yerinde kımıldanıp, eteğinin biraz daha sıyrılmasını sağladı.
Artık; öncelikle İhsan amcanın gözleri başka yere bakamaz olmuş gibiydi. Adamın kapkara gözlerinin bacaklarını adeta okşadığını hissediyordu Özge. Ve bu giderek içindeki ateşin bülümesine, daha azgınlaşmasına neden oluyordu sanki. Bir süre sonra, durmadan bahaneler yaratıp, içariye, mutfağa gidip gelmeye başladı. Böylece kalkma bahanesiyle bacaklarını biraz daha aralıyor, sonra mutfağa yürürken eteğinin altında kıvır kıvır oynayan talçalarını onlara seyrettiyordu. Geri dörerken de, amcaların gözleri memelerine, giysinin incecik kumaşı altından tüm hatlarıyla belli olan ve attığı her adımda titreyip sallanan memelerine kitleniyordu.
Mutfağa üçüncü gidişinden sonra tam salona geri dönüyordu ki, İhsan Amca’nın sesini duydu:
“Oğlum bu ne biçim am böyle be..? İnan kendimi zor tutuyorum…”
“Şşşşşş…” dedi Hakkı Amca da, “Yavaş ol be oğlum, duyacak şimdi…”
Ondan böyle “am” diye sözedilmesi, aklını başından aldı Özge’nin. Am olduğunu çok iyi biliyordu kendi de zaten. Bunu başkalarına, istemese de hissettirdiğini de. Offff, amı birden deli gibi sulanmıştı işte. Geri dönerken, kalçalarını daha fazla kıvırdığını farketti. Otururken de, eteğinin iyice sıyrılmasına dikkat etti bu sefer. Bacakları iyice aralık oturuyordu artık.
Bir daha sefer mutfağa gittiğinde daha uzun kaldı içerde. Kapının hemen yanında durmuş, salondan gelebilecek sesleri duymaya çalışıyordu. Yine İhsan Amca’ydı konuşan:
“Lan bu manita beni deli edecek be… Her yerini gösteriyor, görmüyormusun sen de… Donu bile yok kıçında… Ne sikilir ama değil mi?”
“Bilmez miyim İhsan’cım. Başından beri kafayı yedirdiyor bana da. Aklımda hep onu yatırıp sikmek var ama, bir türlü denk gelmedi işte. Neyse, bugün kocası olacak *** yok buralarda. Ve bugün kurtulamıyacak elimden….”
“Sen o götü bırak şimdi. Buradaki götün güzelliğini farkında mısın, onu söyle bana Hakkı. Allah sanki sikilsin diye yaratmış…”
Bu sefer geri dönerken, buzdolabından yine kocasıyla kutlama yapmak için aldığı şampanya şişesini de getirdi. Yürürken amından suzan suların bacaklarının iç taraflarına doğru aktığını hissediyordu Özge. Yerine oturamadan Hakkı amca, tazelediği viski bardağını tutuşturdu eline. Üçüncü bardaktı bu ve artık pek yerinde duramaz olmuştu. Sürekli kıpır kıpırdı koltuğun üstüne. Durmadan bacak değiştiriyordu. Kalçalarının yarısı meydandaydı. Hatta zaman zaman amını gösteriyordu amcalara. Böyle yaptıkça da daha fazla azgınlaştığının farkındaydı ama, kendini tutamıyordu sanki. Onların siklerini kaldırdığının farkındaydı ve bu inanılmaz hoşuna gidiyordu.
Şampanya şişesini de, hemen yanındaki sehpaya koşmuştu ve gözlerini onladan alamıyordu bir türlü. Şişenin uzun ve kalın boynu tıpkı bir sik gibi görünüyordu gözüne. Kendini tutamadı ve sağ elini uzatıp şişenin boynunu kavramdı. Sonra onu yavaş yavaş, tıpkı bir siki okşar gibi okşamaya başladı. Amcalar da kıvranmaya başlamışlardı artık.
“Eh artık pastanın zamanı geldi bebek,” dedi birara Hakkı Amca, “Şimdi sen otur oturduğun yerde, biz İhsan Amca’nla her şeyi ayarlarız.”
Özge onların kalkıp, pasta kutusu ellerinde mutfağa gidişlerini seyretti. Bu iyi olmuştu işte. Biraz kendine gelebilecekti böylece. Yoksa içini öyle bir ateş basmıştı ki, dayanılır gibi değildi hani.
Beş dakika sürmedi adamların geri dönmeleri. Hakikaten mutfakta ne gerekiyorsa bulmuşlardı. Pastayı çıkarıp büyük bir tabağa koymuşlar, üstünün mumlarını bile dikmişlerdi. Küçük pasta tabakları ve çatallar da getirmişlerdi. Bu arada 3 şampanya bardağı ve buz kovası da vardı tabii. Getirip hepsinin masanın üstüne koydular. Mumları yaktılar ve Özge’yi oraya, aralarına çağırdılar.
Karmakarışık duygular içindeydi Özge. Kalkarmen şampanya şişesini de aldı. İkisinin arasına oturduğu andan itibaren başbaşka bir evreye girmişti iş. Artık hafifçe de olsa vücutları birbirine dokunuyordu. Bu nedenle de bayılacak gibi olduğunu hissediyordu. Öte yandan önünde doğum günü pastası vardı. Mumları yanıyor ve onun üfleyip söndürmesini bekliyordu. Öne eğilip tek üflemede hepsini söndürdü sonra. Kendisi de dahil olmak üzere hep birlikte alkışladılar o zaman. Sonra eline bıçağı alıp üç dilim testi ve tabaklara koydu Özge. Bu arada Hakkı Amca da şampanya şişesini onun elinden almış, açmakla meşguldü. Dönüp onu seyretmeye başladı. Gerçekten sik gibiydi şişenin boynu. Mantarı fırladığında bir miktar şampanya havaya fışkırdı, sonra da köpükler sızmaya başladı dışarı. Ohhh şimdi de belini getiren bir sike benzemişti. Özge nereye ve neye baksa sik görecek gibi hissediyordu kendini. Şişeyi Hakkı Amcanın elinden kaptı adeta ve ağzındarn sızan köpükleri büyük bir iştahla yalamaya başladı.
Tam bir sessizlik oluşmuştu şimdi. Amcaların çıtı çıkmıyordu. Ama Hakkı Amca uzanıp şişeyi aldı onun elinden. Halbuki o tam da şişenin boynunu ağzına almak üzeriydi. Buğulu gözlerle adamın bardaklar dolduruşunu seyretti. Alev alevdi içi.
Kadehleri tokuşturdular ve Hakkı Amca’nın isteği üzerine bir dikişte içtiler. Sonra İhsan Amca yeniden doldurdu kadehleri. Şimdi daha da sokulmuşlardı amcalar ona. İki taraftan vücuduna değiyorlardı ve bu kasıklarının alev alev yanmasına neden oluyordu. Hele Hakkı Amca daha çok sokulmuştu ona. Bir elini kanapenin arkasına atmış, yüzünü yanağına iyice yaklaştırmıştı. Adamın sıcak nefesini kulağında hissediyordu Özge. Yerinde duramıyordu. Tüm vücudu kıpır kıpırdı. Adeta kıvranıyordu iki erkeğin arasında. Sol memesi iyce dışarı çıkmıştı. Memesirir sertelişp düğme gibi olmuş başı görünüyordu. Eteği neredeyse beline kadar sıyrılmıştı.
“Doğum günün kutlu olsun bebek,” diye fısıldadığını duydu Hakkı Amca’nın.
Başını ona çevirdi. Şimdi yalnızca bir kaç santim vardı yüzlerinin arasında. Gözleri birbirinin içine dikiliydi. Offff, siker gibiydi adamın gözleri.
“Tanrım beni gözleriyle sikiyor…” diye düşündü Özge, “Ohhhhhh gözleriyle sikiyor beni…”
Tepeden tırnağa am kesilmişti adeta. Bu arada İhsan amca da öbür tarafından vücuduna adeta yapışmıştı. Onun sıcak nefesini boynunda, omuzunda hissediyordu. Ohhhh sikişmek istiyordu. Bu amcalara vermek istiyordu. Artık kendini tutamaz olmuştu.
“Offf ilik gibisin Özge,” dediğini duydu İhsan Amca’nın, “Manyak gibi bir şeysin. Adamın aklını başından alırsın sen…”
Artık kendini tutamıyordu. Ağzı elinde olmadan açıldı ve etli dudukları Hakkı Amcanın dudaklarına yapıştılar adeta. Adam değil o saldırmıştı. Ağzını alabildiğine açtı Hakkı Amca. Özge adamın dilini dudaklarıyla yakalayıp ağzının içine çekti ve emmeye başladı. Başı dönüyordu. Tıpkı bir siki emer gibi emiyordu Hakkı Amca’nın dilini. Emdikçe de daha çok azgınlaştığını, daha çok sikilmek istediğini farkediyordu. Sonra İhsan Amca’nın ateş gibi dudaklarını omuzunda hissetti. Tüm vücudu elektrik çarpmış gibi titredi bir anda. Hakkı Amca’yı bırakıp ona döndü. Şehvetle çarpılmıştı adamın yüzü. Hırsla onun dudaklarına yapıştı bu sefer de. İçinin eridiğini hissediyordu.
Sonra eller memelerini mıncıklamaya başladı. Bir memesini Hakkı amca,bir memesini İhsan amca avuçlamış okşuyordu. İp kopmuştu artık. Dönülmez noktaya geldiğinin farkındaydı Özge.
İhsan amca soluklanmak için ağzını biraz uzaklaştırınca, hırsla Hakkı amcaya döndü yüzünü. Dudakları yeniden birleşti. Başı dönüyordu Özge’nin. Yine adamın dilini yakalamış, deli gibi emmeye başlamıştı. Ömründe ilk kez böyle bir şey oluyordu. İki erkek birden vardı yanında. İkisiyle de öpüşüp emişiyordu. İkisi de memelerini mıncıklıyordu. Çılgın bir şeydi bu. Birden müthiş bir şeyin daha farkına vardı sonra. Hakkı amca pantolonunun önünü çözmüş, sikini dışarı çıkarmıştı. Ohhh kocamandı siki. Kapkara, kıllı ve kocaman. Çok güzeldi.
Elini uzatıp onu sımsıkı kavradı Özge. Sonra başını çevirip İhsan amcaya baktı. Tanrım o da çıkarmıştı sikini dışarı. Sanki mümkünmüş gibi, onunki daha da büyüktü üstelik. Özge öbür eliyle de onu tuttu. Sonra da, ikisini birden sıvazlamaya okşamaya başladı. Uçmuştu sanki.
Tanrım ne kadar güzeldi amcaların sikleri. Taş gibi sert, kocaman ve alev alev sıcaktılar. Doğum gününde siksiz kaldığından yakınırken, bir anda iki siki birden olmuştu işte.Ohhhh! Gözü başka hiç bir şeyi görmüyordu artık. Biran önce onları içine istiyordu. İkisini birden üstelik. Onu böyle bir günde yalnız bırakan sevgili kocasını boynuzlamak istiyordu. İki amcanın siklerini içine alarak, onlara vererek, kendi evinin salonunda, doğumgününde sikişerek boynuzlamak istiyordu kocasını. Sik istiyordu, sikişmek istiyordu, kendini siktirmek istiyordu. Gözleri şehvetten kısılmış, ellerindeki sikleri hayranlıkla seyrediyordu. Ohhhh, amcaların siklerini seyrediyor, onları okşuyordu.
Hakkı amcanın sikinin kocaman başının tepesinde beyaz damlacıklar belirmeye başlamıştı. Bu ağzının sulanmasına neden oluyordu Özge’nin. Ama memelerini mıncık mıncık yoğuran ellerden de kopamıyor ve bu nedenle eğilip o aklını başından alan damlaları istediği gibi yalıyamıyordu. Sonra daha da müthiş bir şey oldu ve Hakkı amca elini indirip bacağının iç tarafını okşamaya başladı. Tüm vücudu elektrik çarpmış gibi titredi Özge’nin. Bacakları alabildiğine aralandılar. Şimdi kendini tabak gibi açmıştı amcaların önünde. Vıcık vıcık sulanmış, şişmiş dudaklarını susamış bir ağız gibi açmış amını gösteriyordu onlara.
Artık sikilmesine az kaldığının farkındaydı Özge.
Tanrım, farkında olmak ne demek, bunu delicesine istiyordu. Ellerindeki amca siklerinin içine girmesini istiyordu.
“Ahhh sikin beni hadi..!” diye inledi birden. “Oh hadi sikin beni… İkiniz birden sikin beni…”
Hakkı Amca’nın parmakları bir anda amını buldu. Oturduğu yerde iyice kıvranmaya başlamasına neden oldu bu temas. Sonra yavaşça içine girdi parmak. Bu Özge’nin sarsıla sarsıla belini getirmesi için yetti de arttı bile.
Gözleri kararıyordu.
Sonra İhsan Amca’nın sesini duydu.
“Bu Bülent tıpkı babası gibi salak Hakkı. İnsan böyle tepeden tırnağa am olan bir fıstığı bırakıp gider mi be? Hadi mecbur oldu gitti diyelim, doğumgününde geri dönmez mi?”
“Bu ailenin erkekleri böyle işte he yapalım. Sen şikayet etmiyorsun değil mi İhsan?”
“Yok lan ne şikayeti? Manyak mısın nesin? Şu amın güzelliğine baksana. Şu bacaklara, hele şu göte bir baksana. Üstelik sik diye deliriyor…”
Onların aralarında böyle konuşmaları, Özge’nin, mümkünmüş gibi daha da çok tahrik olmasına yol açıyordu. Yine kıvranmaya başlamıştı iki amcanın arasında.
“Ohhh n’olur sikin beni…” diye yalvardı.
“Acele etme bebek…” dedi Hakkı Amca, “Sikileceksin… Hemde hiç sikilmediğin gibi sikileceksin… Ama acele yok… Yavaş yavaş… Tadını çıkara çıkara…”
Artık parmağı bir piston gibi girip çıkıyordu Özge’nin *****. Sonra İhsan Amca’nın eli de girdi devreye. Bacağının iç tarafını okşaya okşaya yukarı çıktı ve amını buldu. Ohhh şimdi iki parmak birden verdı amının dudakları arasında. Elleri ise hala amcaların sikleriyle doluydu. Ateş gibi yanan, taş kadar sert, kapkara, kıllı ve kocaman siklerle doluydu elleri.
Uçuyordu Özge.
Sonra zevkten buğulanmış gözleri İhsan amcanın aşağı kaydığını farketti. Çömelip bacaklarının arasına girdi ve iki eliyle onları daha da araladı adam. Hakkı amca da parmağını çekmişti şimdi amından. Bundan hiç hoşlanmamıştı ama, bir anda İhsan amcanın başı kasıklarına gömüldü. Beli bir yay gibi böküldü Ezge’nin. Sonra adamın dudakları amının susamış bir ağız gibi açılmış dudaklarına yapıştılar bir anda. Dili içine kaydı. Ve birden beli gelmeye başladı Özge’nin.
Kıvrana kıvrana belini getiriyordu.
Ama onun dinlenmesine izin vermedi amcalar. Yüzüne sürünen yakıcı sıcaklık, onu bir anda kendine getirdi. Hakkı amca kanapenin üstüne çıkmıştı. O kocaman sikini yüzüne sürüyordu. İştahla açtı ağzını Özge. Dili uzanıp o koaman kıllı sikin tepesindeki delikten sızan beyaz damlacıkları yalamaya başladı. Offf ne kadar güzeldi tadı.
Neredeyse aynı anda İhsan Amca’nın başparmağı, götünün deliğini okşamaya başladı. Tüm vücudu elektrik çarpmış gibi titredi bu temasla. Amından bısan sularla vıcık vıcık kaygandı götü. Onun, adamın parmağının altında açılmaya başladığını hissediyordu Özge. Kalçaları delicesine çalkalanmaya başlamıştı artık. Götünü adamın parmağına bastıyordu. İçine girmesini istiyordu o kalın parmağın.
Birden bastırdı İhsan Amca. Yağ gibi kaydı içine parmağı. Aynı anda da, Hakkı Amca o kocaman sikini ağzına sokuverdi.
Tanrım, yine beli geliyordu. Offff hem de ne biçim geliyordu.
İhsan Amca’nın parmağını koparacak gibi sıkıştırmıştı götü. Dudakları ise Hakkı Amca’nın sikine vantuz gibi yapışmıştı. Beli bükülmüştü. Tüm vücudu sarsılıyordu.
Sonra Hakkı Amca ağzını sikmeye başladı. O kocaman sikini, deli gibi emen ağzına sokup çıkarıyordu artık. Tıpkı bir amı siker gibi sikiyordu ağzını. İhsan Amca ise hem amını yalamayı sürdürüyordu, hem de parmağını artık yeniden gevşeyip açılan götüne sokup çıkarmayı.
Ohhhh tanrım, çılgın bir şeydi bu.
Birlikte mahvediyordu amcalar onu. Birlikte sikeceklerdi. Bunu düşünmek bile kafasının içinde patlamalara neden oluyordu Özge’nin.
İhsan amcanın ağzı amından uzaklaştığında çildıracak gibi hisseti kendini. Eğer kendi ağzı Hakkı amcanın sikiyle dolu olmasa avaz avaz bağırır, onu mahveden dili geri isterdi. Ama birden İhsan Amca’nın konuşmaya başladığını duydu.
“Götün sik istiyor değil mi Özge?” diyordu adam. “Oh çok güzel götün… Yumuşacık… Daracık… Sik diye deliriyor… O salak kocan sikiyor mu hiç götünü ha? Söyle bakayım…”
Bu sözler beynini patlatıyordu Özge’nin. Ona böyle şeyler söylenmesinden her zaman çok zevk almıştı. Gerçekten de, İhsan Amca’nın tam söylediği durumdaydı o anda. Götü sik diye deliriyordu. Offfff deliriyordu.
“Oğlum Hakkı…” dedi bu sefer de İhsan Amca arkadaşına, “Nasıl bir *** biliyor musun? Çiçek gibi… Pembe…. Kıpır kıpır… İlk ben sikicem bu götü, ona göre…”
Bir daha geldi beli Özge’nin. Çırpınıyordu artık.
Ağzı tümüyle Hakkı amcanın insafına kalmış gibiydi. Sikini hırsla sokup çıkarıyordu adam. Geri çekilirken, o bir mantar gibi şişmiş başı dudaklarının dış kenarlarına kadar geliyor, sonra soktuğunda ise taşakları çenesine çaprıyordu. İhsan amca da yeniden başını kasıklarına gömmüştü ama artık amını değil götünü yalıyordu. Ohhhh giderek açılan götünü yalıyordu. Ateş gibiydi dili.
Sağ ayağını onun kasıklarına doğru götürdü Özge. Kısa bir süre öncesine kadar elinde olan, o okşamaya doyamadığı sike ulaşmaya çalışıyordu. Sonunda parmakları değdi, o alev alev yanan taş gibi sike. Bu temas tüm vücudunun kıvranmasına neden oldu Özge’nin. Sonra ayağını yumuşak hareketlerle oynatmaya, akyını başından olan o kocaman amca sikini yumuşacık parmaklarıyla okşamaya başladı. Bunun İhsan amcanın çok hoşuna gittiğini anlıyordu ama, mümkünmüş gibi onun daha çok hoşuna gidiyordu sanki. O kacaman, alev alev yanan ve taş gibi sikin parmaklarına temasını hissetmek bile uçurucuydu.
Sonra birden doğruldu İhsan amca. Hem götünün içine girip çıkan o usta dil, hem ayakparmaklarının altındaki kocaman sik uzaklaşmıştı şimdi. Böyle kalmaya dayanamıyordu Özge. Artık mutlaka sikilmek istiyordu. Mutlaka ve hemen.
İhsan amcanın ellerinin ayak bileklerini kavradığını ve bacaklardını yukarı kaldırdığını hissettiğinde rahatladı ama. On tanrım, sikecekti artık onu amca. Ağzını sikmekte olan Hakkı amca görüşünü engellediği için İhsan amcanın ne yaptığını göremiyordu gerçi ama, adamın bileklerini pençe gibi kavrayan ellerinin bacaklardını giderek daha yukarıya kaldırdığını ve iyice açtığını farkediyordu. Ohhh onu önünde tabak gibi açıyordu amca. İstediği gibi sikmek için hazırlıyordu onu.
Sonra o müthiş sikin başını götünün deliğinde hissetti. Tüm vücudu sarsılmaya başladı o anda. Götü açılıp kapanıyordu kendiliğinden, Yine beli geliyordu. Adam daha sokmadan tekrar belini getirmesine neden oluyordu işte. Durulmasını beklemekedn, tek bir harekette soktu sikini İhsan amca. Yalıyarak götünü öyle bir hale getirmişti ki, adeta yağ gibi kaydı o kocaman sik içine. Sikle dolu ve dudakları Hakkı amcanın kasıklarındaki kıllara adeta yapışmış ağzından derin ve boğuk bir inleme çıktı. Dalga dalga kıvranıyordu şimdi. Yine beli geliyordu ve iki amcanın arasında adeta çırpınıyordu.
Biraz toparlanabildiğinde, kendini iki amcanın arasında, aynı anda hem götünden hem ağzından sikiliyor buldu Özge. Müthiş bir şeydi bu. Şimdiye kadar olabileceğini hep bildiği ama hiç yaşamadığı bir şeyi yaşıyordu. İkisi birden sikiyorlardı onu. İki sik girip çıkıyordu vücuduna.
Amcalar giderek daha hızlanan bir tempoyla sikiyorlardı onu. O kocaman kıllı sikler, birer piston gibi girip çıkıyordu ağzıyla götüne. Kendini zevkten delirecek gibi hissediyordu Özge. Dayanılmaz bir şeydi bu. Dayanılmaz güzel, dayanılmaz zevkli ve dayanılmaz uçurucu. Artık zaman kavramını yitirmeye başlamıştı. Ne kadardır sikilmekte olduğunun bile farkında değildi. Yalnızca sikiliyordu.
Sonra birden ağzındaki sik kasılmaya başladı. Beli geliyordu Hakkı amcanın. Atey kadar sıcak erkeklik sıvıları gırtlağının en dibine fışkırıyor, doğrudan midesine iniyordu. Beyni patlamıştı sanki. Birden götünün içinde bir bomba patlamış gibi oldu. İhsan amca da belini fışkırtmaya başlamış, sikini köküne kadar sokmuştu içine. Karnının içinde bir ateş topu vardı sanki. Gözleri karardı.
Yeniden çevresinde olup bitenleri kavrayabilicek hale geldiğinde, kendini yatak odasında, yatağın üstünde buldu. Bir tarafında Hakkı amca, öbür tarafında da İhsan amca oturuyordu. Onu buraya taşımıştılar anlaşıldığı kadarıyla. Birden adamların ikisinin de çırıl çıplak soyunmuş olduklarını garkederek kendine baktı. Onu da soymuşlardı amcalar. Kocasıyla paylaştığı yatağın üstünde, iki amcayla birlikte çırıl çıplak bulunmak, birden çok uçurucu geldi ona. Adamların onu sikmeye doyamadıkları anlıyordu. O da doyamamış hessediyordu zaten kendini. Ama bir sonraki sikişin evlilik yatağında olacağını kavramak, sanki mümkünmüş gibi, daha da azdırmıştı Özge’yi.
Doğrulup oturdu o da. Gözleri, amcaların siklerinin hala kazık gibi olduğunu farkettiğinde, mutlulukla gülümsedi. Ellerini iki tarafa uzatıp, tıpkı ilk başta olduğu gibi, iki siki de kavradı ve okşamaya başladı.
“Yirne sikilmek istiyorsun değil mi Özge?” diye sordu Hakkı amca. “Anlıyorum ki, seni bir tek gün bile siksiz bırakmamak gerek…”
“Ahhh evet…” diye inledi Özge, “Yine sikilmek istiyorum Hakkı amca… Hep sikilmek istiyorum… Offf durmadan sikilmek istiyorum…”
“Kocan olacak o Bülent salağı seni yalnız bırakıyor ama…” dedi İhsan amca, “Öyle değil mi? Ne yapıyorsun peki?”
“Birşey yapamıyorum İhsan amca… Yani daha doğrusu şimdiye kadar bir şey yapamıyordum… Ama siz geldiniz işte… Geldiniz ve beni uçurdunuz… Ohhhh çok güzem siktiniz beni… N’olur bir dana sikin hadi… Bir daha n’olur… İkiniz birden yine…”
İhsan amca yatağın üstüne sırtüztü uzanıverdi birden. Siki bir direk gibi havaya dikiliydi.
“Gel o zaman üstüme Jzge…” dedi, “Hadi gel otur sikimin üstüne… Bu sefer amını istiyorum…”
Adeta panter gibi atladı adamın üstüne Özge. Dizlerini onun iki yanında yatağa dayayıp, dibindern kavradığı o kocaman kıllı sikin üstüne indirdi kasıklarını. Amının dudakları adamın sikine değdiği anda da, bırakıverdi kendini. Az önce götüne girip çıkan, onu zevkten adeta delirten, karnının içinde fışkıran sik, bir anda dibine kadar girdi *****.
“Ohhhhhh…” diye inledi, “Çok güzel sikin İhsan amca…”
Sonra Hakkı amcanın kalçalarını okşayan elini hissederek ürperdi. Adamın kıllı orta parmağı bir anda kalçalarının arasına girip götünün deliğini buldular. İhsan amcanın belleriyle vıcık vıcıktı götü. Hala açıktı. Ve yavaşça soktu parmağını Hakkı amca.
Birden beli gelmeye başladı Özge’nin. Müthiş bir şeydi bu.
“Ben de bu sefer götünü istiyorum Özge…” dedi Hakkı amca, “Seni ilk gördüğümden beri aklım hep götünde zaten…”
Özge, zevkten kısılmış gözlerle onun arkasına geçtiğini farketti. Tanrım, İhsan amcanın siki dibine kadar ***** gömülüyken, öbür amca da götüne sokacaktı. Bunu düşünmek bile, belinin yeniden gelmesine neden oldu.
Sonra Hakkı amcanın sikinin o alev alev yanan başını götünde hissetti. Nefesini tutup bekledi. Yavaş yavaş, ama hiç zorlanmadan içine kaymaya başladı sik. Ta ki, Hakkı amcanın kasıklarındaki kıllar kalçalarına yapışana kadar.
Ve onu sikmeye başladılar amcalar. Biri amını, öbürü götünü sikiyordu. O kocaman ve kıllı amca sikleri, iki deliğine birden girip çıkıyordu.
“Ohhhh sikin beni…” diye bağırdı Özge, “Ohhh hadi sikin beni… Amımı götümü sikin… Ohhhh hadi… Ahhhhhhhhhh…”
Artık durmadan beli geliyordu. Çıplak vücudu amcaların arasına yine sıkışmış, zevkten dalfa dalga kıvranıyordu. Gözlerinde zevk şimşekleri çakıyordu. Şimdiye kadar hiç tadına varmadığı bir şeyi yaşıyordu. Aynı anda hem amından hem götünden sikiliyordu.
Hem de normalde kocasıyla paylaştığı yatağın üstünde.
Hem de doğum gününde.
Uzun uzun siktiler onu amcalar. Bu sefer kolay gelmeyecekti belleri anlaşıldığı kadarıyla. Ama Özge kendini tutamıyordu. Ornu bulutların üstüne çıkaran zevk dalgalarından biri geçmeden öbürüne kaptırıyordu kendini. Siklerin içine girip çıkarken sürtündüğü yerlerdeki sinir uçlarından gelen küçük elektrik şokları beynini patlatıyordu adeta. Bir daha hiç inmemek üzere bulutların üstüne çıkmış gibiydi.
“Ohhh beynimi sikiyorsunuz sanki…” dedi çığlık çığlığa, “Beynimi sikiyorsunuz… Beni zevkten delirtiyorsunuz… Ohhhh çok güzel…”
İnleyip konuştukça amcalar daha da azıyordu tabii. Şimdi büyük bir hırsla sikiyormlardı Özge’yi. Amca sikleri içinde birbirine karışmış gibiydi sanki. Giriyor, çıkıyor, yine giriyorlardı.
Sonra birden ikisi birden fışkırtmaya başladılar. Bu sefer iki alev topu birden patlamıştı karnın içinde. Amcaların ikisi birden belini fışkırtıyordu içine. Bir çığlık kaçtı ağzından. Kocaman bir el onu kavrayıp boşluğa fırlatmış gibi oldu aniden. Yine gözleri karardı.
Tekrar kendine geldiğinde,. Üçü de yatağın üstünde, birbirlerine sarılmış yatıyorlardı. Mutlulukla gülümsedi Özge. Aklına sabahki kızgın hali gelmişti. Doğum gününde yalnız kalmanın sıkıntısı çökmüştü sabah içine. Ama hiç de öyle olmamıştı işte. Hem yalnız değildi, hem de müthiş bir hediye almıştı.
Daha güzel ne hediye edilebilirdi ki böyle bir günde zaten?

Ohhhh tanrım, çılgın bir şeydi bu.
Birlikte mahvediyordu amcalar onu. Birlikte sikeceklerdi. Bunu düşünmek bile kafasının içinde patlamalara neden oluyordu Özge’nin.
İhsan amcanın ağzı amından uzaklaştığında çildıracak gibi hisseti kendini. Eğer kendi ağzı Hakkı amcanın sikiyle dolu olmasa avaz avaz bağırır, onu mahveden dili geri isterdi. Ama birden İhsan Amca’nın konuşmaya başladığını duydu.
“Götün sik istiyor değil mi Özge?” diyordu adam. “Oh çok güzel götün… Yumuşacık… Daracık… Sik diye deliriyor… O salak kocan sikiyor mu hiç götünü ha? Söyle bakayım…”
Bu sözler beynini patlatıyordu Özge’nin. Ona böyle şeyler söylenmesinden her zaman çok zevk almıştı. Gerçekten de, İhsan Amca’nın tam söylediği durumdaydı o anda. Götü sik diye deliriyordu. Offfff deliriyordu.
“Oğlum Hakkı…” dedi bu sefer de İhsan Amca arkadaşına, “Nasıl bir *** biliyor musun? Çiçek gibi… Pembe…. Kıpır kıpır… İlk ben sikicem bu götü, ona göre…”
Bir daha geldi beli Özge’nin. Çırpınıyordu artık.
Ağzı tümüyle Hakkı amcanın insafına kalmış gibiydi. Sikini hırsla sokup çıkarıyordu adam. Geri çekilirken, o bir mantar gibi şişmiş başı dudaklarının dış kenarlarına kadar geliyor, sonra soktuğunda ise taşakları çenesine çaprıyordu. İhsan amca da yeniden başını kasıklarına gömmüştü ama artık amını değil götünü yalıyordu. Ohhhh giderek açılan götünü yalıyordu. Ateş gibiydi dili.
Sağ ayağını onun kasıklarına doğru götürdü Özge. Kısa bir süre öncesine kadar elinde olan, o okşamaya doyamadığı sike ulaşmaya çalışıyordu. Sonunda parmakları değdi, o alev alev yanan taş gibi sike. Bu temas tüm vücudunun kıvranmasına neden oldu Özge’nin. Sonra ayağını yumuşak hareketlerle oynatmaya, akyını başından olan o kocaman amca sikini yumuşacık parmaklarıyla okşamaya başladı. Bunun İhsan amcanın çok hoşuna gittiğini anlıyordu ama, mümkünmüş gibi onun daha çok hoşuna gidiyordu sanki. O kacaman, alev alev yanan ve taş gibi sikin parmaklarına temasını hissetmek bile uçurucuydu.
Sonra birden doğruldu İhsan amca. Hem götünün içine girip çıkan o usta dil, hem ayakparmaklarının altındaki kocaman sik uzaklaşmıştı şimdi. Böyle kalmaya dayanamıyordu Özge. Artık mutlaka sikilmek istiyordu. Mutlaka ve hemen.
İhsan amcanın ellerinin ayak bileklerini kavradığını ve bacaklardını yukarı kaldırdığını hissettiğinde rahatladı ama. On tanrım, sikecekti artık onu amca. Ağzını sikmekte olan Hakkı amca görüşünü engellediği için İhsan amcanın ne yaptığını göremiyordu gerçi ama, adamın bileklerini pençe gibi kavrayan ellerinin bacaklardını giderek daha yukarıya kaldırdığını ve iyice açtığını farkediyordu. Ohhh onu önünde tabak gibi açıyordu amca. İstediği gibi sikmek için hazırlıyordu onu.
Sonra o müthiş sikin başını götünün deliğinde hissetti. Tüm vücudu sarsılmaya başladı o anda. Götü açılıp kapanıyordu kendiliğinden, Yine beli geliyordu. Adam daha sokmadan tekrar belini getirmesine neden oluyordu işte. Durulmasını beklemekedn, tek bir harekette soktu sikini İhsan amca. Yalıyarak götünü öyle bir hale getirmişti ki, adeta yağ gibi kaydı o kocaman sik içine. Sikle dolu ve dudakları Hakkı amcanın kasıklarındaki kıllara adeta yapışmış ağzından derin ve boğuk bir inleme çıktı. Dalga dalga kıvranıyordu şimdi. Yine beli geliyordu ve iki amcanın arasında adeta çırpınıyordu.
Biraz toparlanabildiğinde, kendini iki amcanın arasında, aynı anda hem götünden hem ağzından sikiliyor buldu Özge. Müthiş bir şeydi bu. Şimdiye kadar olabileceğini hep bildiği ama hiç yaşamadığı bir şeyi yaşıyordu. İkisi birden sikiyorlardı onu. İki sik girip çıkıyordu vücuduna.
Amcalar giderek daha hızlanan bir tempoyla sikiyorlardı onu. O kocaman kıllı sikler, birer piston gibi girip çıkıyordu ağzıyla götüne. Kendini zevkten delirecek gibi hissediyordu Özge. Dayanılmaz bir şeydi bu. Dayanılmaz güzel, dayanılmaz zevkli ve dayanılmaz uçurucu. Artık zaman kavramını yitirmeye başlamıştı. Ne kadardır sikilmekte olduğunun bile farkında değildi. Yalnızca sikiliyordu.
Sonra birden ağzındaki sik kasılmaya başladı. Beli geliyordu Hakkı amcanın. Atey kadar sıcak erkeklik sıvıları gırtlağının en dibine fışkırıyor, doğrudan midesine iniyordu. Beyni patlamıştı sanki. Birden götünün içinde bir bomba patlamış gibi oldu. İhsan amca da belini fışkırtmaya başlamış, sikini köküne kadar sokmuştu içine. Karnının içinde bir ateş topu vardı sanki. Gözleri karardı.
Yeniden çevresinde olup bitenleri kavrayabilicek hale geldiğinde, kendini yatak odasında, yatağın üstünde buldu. Bir tarafında Hakkı amca, öbür tarafında da İhsan amca oturuyordu. Onu buraya taşımıştılar anlaşıldığı kadarıyla. Birden adamların ikisinin de çırıl çıplak soyunmuş olduklarını garkederek kendine baktı. Onu da soymuşlardı amcalar. Kocasıyla paylaştığı yatağın üstünde, iki amcayla birlikte çırıl çıplak bulunmak, birden çok uçurucu geldi ona. Adamların onu sikmeye doyamadıkları anlıyordu. O da doyamamış hessediyordu zaten kendini. Ama bir sonraki sikişin evlilik yatağında olacağını kavramak, sanki mümkünmüş gibi, daha da azdırmıştı Özge’yi.
Doğrulup oturdu o da. Gözleri, amcaların siklerinin hala kazık gibi olduğunu farkettiğinde, mutlulukla gülümsedi. Ellerini iki tarafa uzatıp, tıpkı ilk başta olduğu gibi, iki siki de kavradı ve okşamaya başladı.
“Yirne sikilmek istiyorsun değil mi Özge?” diye sordu Hakkı amca. “Anlıyorum ki, seni bir tek gün bile siksiz bırakmamak gerek…”
“Ahhh evet…” diye inledi Özge, “Yine sikilmek istiyorum Hakkı amca… Hep sikilmek istiyorum… Offf durmadan sikilmek istiyorum…”
“Kocan olacak o Bülent salağı seni yalnız bırakıyor ama…” dedi İhsan amca, “Öyle değil mi? Ne yapıyorsun peki?”
“Birşey yapamıyorum İhsan amca… Yani daha doğrusu şimdiye kadar bir şey yapamıyordum… Ama siz geldiniz işte… Geldiniz ve beni uçurdunuz… Ohhhh çok güzem siktiniz beni… N’olur bir dana sikin hadi… Bir daha n’olur… İkiniz birden yine…”
İhsan amca yatağın üstüne sırtüztü uzanıverdi birden. Siki bir direk gibi havaya dikiliydi.
“Gel o zaman üstüme Jzge…” dedi, “Hadi gel otur sikimin üstüne… Bu sefer amını istiyorum…”
Adeta panter gibi atladı adamın üstüne Özge. Dizlerini onun iki yanında yatağa dayayıp, dibindern kavradığı o kocaman kıllı sikin üstüne indirdi kasıklarını. Amının dudakları adamın sikine değdiği anda da, bırakıverdi kendini. Az önce götüne girip çıkan, onu zevkten adeta delirten, karnının içinde fışkıran sik, bir anda dibine kadar girdi *****.
“Ohhhhhh…” diye inledi, “Çok güzel sikin İhsan amca…”
Sonra Hakkı amcanın kalçalarını okşayan elini hissederek ürperdi. Adamın kıllı orta parmağı bir anda kalçalarının arasına girip götünün deliğini buldular. İhsan amcanın belleriyle vıcık vıcıktı götü. Hala açıktı. Ve yavaşça soktu parmağını Hakkı amca.
Birden beli gelmeye başladı Özge’nin. Müthiş bir şeydi bu.
“Ben de bu sefer götünü istiyorum Özge…” dedi Hakkı amca, “Seni ilk gördüğümden beri aklım hep götünde zaten…”
Özge, zevkten kısılmış gözlerle onun arkasına geçtiğini farketti. Tanrım, İhsan amcanın siki dibine kadar ***** gömülüyken, öbür amca da götüne sokacaktı. Bunu düşünmek bile, belinin yeniden gelmesine neden oldu.
Sonra Hakkı amcanın sikinin o alev alev yanan başını götünde hissetti. Nefesini tutup bekledi. Yavaş yavaş, ama hiç zorlanmadan içine kaymaya başladı sik. Ta ki, Hakkı amcanın kasıklarındaki kıllar kalçalarına yapışana kadar.
Ve onu sikmeye başladılar amcalar. Biri amını, öbürü götünü sikiyordu. O kocaman ve kıllı amca sikleri, iki deliğine birden girip çıkıyordu.
“Ohhhh sikin beni…” diye bağırdı Özge, “Ohhh hadi sikin beni… Amımı götümü sikin… Ohhhh hadi… Ahhhhhhhhhh…”
Artık durmadan beli geliyordu. Çıplak vücudu amcaların arasına yine sıkışmış, zevkten dalfa dalga kıvranıyordu. Gözlerinde zevk şimşekleri çakıyordu. Şimdiye kadar hiç tadına varmadığı bir şeyi yaşıyordu. Aynı anda hem amından hem götünden sikiliyordu.
Hem de normalde kocasıyla paylaştığı yatağın üstünde.
Hem de doğum gününde.
Uzun uzun siktiler onu amcalar. Bu sefer kolay gelmeyecekti belleri anlaşıldığı kadarıyla. Ama Özge kendini tutamıyordu. Ornu bulutların üstüne çıkaran zevk dalgalarından biri geçmeden öbürüne kaptırıyordu kendini. Siklerin içine girip çıkarken sürtündüğü yerlerdeki sinir uçlarından gelen küçük elektrik şokları beynini patlatıyordu adeta. Bir daha hiç inmemek üzere bulutların üstüne çıkmış gibiydi.
“Ohhh beynimi sikiyorsunuz sanki…” dedi çığlık çığlığa, “Beynimi sikiyorsunuz… Beni zevkten delirtiyorsunuz… Ohhhh çok güzel…”
İnleyip konuştukça amcalar daha da azıyordu tabii. Şimdi büyük bir hırsla sikiyorlardı Özge’yi. Amca sikleri içinde birbirine karışmış gibiydi sanki. Giriyor, çıkıyor, yine giriyorlardı.
Sonra birden ikisi birden fışkırtmaya başladılar. Bu sefer iki alev topu birden patlamıştı karnın içinde. Amcaların ikisi birden belini fışkırtıyordu içine. Bir çığlık kaçtı ağzından. Kocaman bir el onu kavrayıp boşluğa fırlatmış gibi oldu aniden. Yine gözleri karardı.
Tekrar kendine geldiğinde,. Üçü de yatağın üstünde, birbirlerine sarılmış yatıyorlardı. Mutlulukla gülümsedi Özge. Aklına sabahki kızgın hali gelmişti. Doğum gününde yalnız kalmanın sıkıntısı çökmüştü sabah içine. Ama hiç de öyle olmamıştı işte. Hem yalnız değildi, hem de müthiş bir hediye almıştı.
Daha güzel ne hediye edilebilirdi ki böyle bir günde zaten?

deli yenge seks tutkusu

Selam ben 26 yengem 35 yaşlarinda minyon sözde kapali bi bayandir daha once 1evlilik yapmis ve bu 2.evlilikleri
neyse zaman zaman yengemle bi araya gelmelerizde bana karsi sicak tavirlar icindeydi bazen garip geliyordu bana ama kotu dusunemiyordum neyse ufak tefek olaylarla 4 yıl geldi gecti
bi gun tlf num caldi arayan oydu hayirdir falan dedim yanlis oldu falan dedi ama icime kurt dusmtstu bi kere hal hatir sordum iyi falan diyip alakasiz muhabbetlere giriyordu bende insan ya meraktan yada dedigim anda bomba patladi yada iki bacak arasindan bulur demezmi hemen bende cvp verdim sen hep ordan bulmussun baksana 3 cocuk var falan dedim gulustuk tlf kapadik aradan 2 gun gecmisti kafaya koydum ne olursa olsun sikecektim aksam cocuklarin yatma saatini bekledim ve tlf aradim ama orospu baskalariyla konusuyordu neyse 2 saat aradim ve sonunda dondu bana saat gece1 olmustu bu arada kuzende sehir disindaydi tır soforuydu cunku
bana hayirdir sen beni ararmiydin hayirsiz dedi bende kafam iyi sizin oralardayim
ugruyacaktim ama bi turlu tlf ulasamadim hep mesgul dedim onun hep bi bahanesi vardi ve gunduz ugrarsin dedi ama ben resmen azmistim sikmeliydim kafama koymustum ve yok simdi dedim olmaz gec oldu falan dedi ben israr edince kabul etti arabayi surup gittim binanin kapisi aralikti iceri girdim merdiven de bekliyordu sessiz ol dedi onumde cikiyordu ama ne cikmak merdivende arkadan saldirmamak icin kendimi zor tuttum neyse eve girdim odanin kapisini acti gel dedi ama cocuk orda uyuyordu bende yenge cocugu uyandirma dedim hola ciktim orda bi cekyat vardi oraya oturdum los isik ve kahveler nerde dedim guldu mutfaga gecti bende arkasindan girdim mutfak cok daginikti oda kusura bakma 3tane velet evi dagitiyor dedi bende önemli değil dedim ve mutfak ışığında arkadan bunu sürmeye başladım üstünde sutyeni belli olan bi tisort altta kalçalarını meydana çıkaran bi pantolon harika gorunuyordu saclar toplanmis ve çok parfüm sıkmıştı ne o hayırdır parfümlenmissin dedim e senin için dedi gulduk kahveyi ocağa koydu içeri geçti
ben çekyata oturdum oda ayakta bana bakiyordu hayırsız hoş geldin dedi bende kusura bakma unuttum parfüm kokundan dedim ve kalkıp sarıldım ama ne sarılma beline doladim ve yanaklarindan opuyormus gibi yapip boynuna dogru iniyordum birden gozlerime bakti ve hayirsiz ozlemissin gercekten beni dedi bende fazla merak iyi degil dedim ve guldum bu kizardi ama bozuntuya vermeden cekyata oturduk neyse ben rahat otururken o solumdan kalkip sagima oturdu ama nerdeyse kucaıgima oturdu okadar yakindi ve bende film koptu birden donup dudaklarina yapistim ve uzerine abandim hic tepki vermeden hemen uzandi hemen bi elim amini oksarken digerelim goguslerinde idi ve sende istiyorsun dememle olay dahada patladi evet kac zamandir istiyorum bi kac kez yanliz kaldik ne yaptiysam sen tahrik olup beni shkmedin diyor ve dudaklarimi somuruyorduki yatak odasinin kapisi gozume carpti ve kaldirdim bunu bu hemen mutfaga kostu ve bende arkasindan meger cezveyi unutmusuz altini sondurdu ve yatak odasina gecip soyunduk hemen yataga uzandi
bende uzerine uzandim ve dudaklarindan asagi dogru opmeye basladim oda eliyle sikimi oksuyor ve yalvariyordu hadi yap kac zamandir istiyorum dye goguslerine ordan gobegine ordan amina dogru yaladim ve kuduruyordu kilotunuda actim hemen bacaklarini acti ve hadi dedi ama acelem yoktu yanina uzandim sira sende dediim anda bi anda sikime egilip yalamaya basladi ama ne yalamak biraz yaladiktan sonra sanki tecavuz eder gibi ustune oturup kalkmaya basladi bende deli oluyordum ve kalcalarini tokatlamaya basladim cildiriyordu sacindan tutup kendime cektim ve alttan ben girip cikmaya basladim cok bagiriyordu cocuklar uyanmasin dedim yok dedi ve daha hizlandi bide farkettimki defalarca bosalmis yengem geliyorum dedigimde icime bosal diyor ve dahada hizlandiriyordum ve icine patladim hemen yataktan kalktim ustumu giydim pismanlik kaplamisti icimi ama o hic pisman degildi bidaha istiyordu ben kimse gormeden gideyim dedim ve kacmaya calistim bornozla kapiya kadar geldi opustuk ve ciktim pismandim
ertesi gun saat 10 gibi aradi bagirdim cagirdim ben alkolluydum sen nasil izin verirsin diye bi ton konustum ve bi daha gorusmek istemiyorum dedim ve arama beni dedim oda hic bisey demeden tlf kapadi bi daha gorusmedik ve 7 ay sonra kuzenim baskasiyla yatarken yakalamis ve bi guzel dovdukten sonra evden atmis simdi bosandilar allahtan duyulmadan kisa zamanda bitti yoksa bende biterdim uckurumuza sahip chkamiyorsak ya evlenip evde karini yada disarda parayla orospu sikeceksin benden tavsiye evli bide akrabanla yatmayacaksin ancak kurtuldum..

Fatih escort
Fındıkzade escort
Halkalı escort

baldiz baldan tatlıdır bal döktüm yaladım baldızı

Merhaba ensest hikayeler tutkunları. Geçenlerde bizim memlekete gitmiştik köye akrabalara falan işte. Karımın ailesinin yanına da uğradık karımın süper güzel bir bacısı var. yani benim baldız. onlarda aslında şehirde kalıyorlardı ama yazları köye gidip tarla işlerinde çalışıyorlardı . Kız kardeşi o yıl lise 2 yi bitirmiş ve 3 e geçmişti tam serpilip genç kızlığa adım attığı 18 yaşındaydı. O günü yine bahçede çalışmış ve çok yorgun olarak eve gelmiştik hepimiz çok yorgunduk sadece eşim evde kalıp bize yemek hazırlıyor onun dışında hepimiz bahçeye gidip çalışıyorduk . Yine böyle yorgun günlerimizin biriydi ve bana iş yerinden telefon geldi benim acil olarak işe dönmemi ve 1-2 günlük işim olduğunu haberini telefonla eşime haber vermişlerdi. Ben o yorgun halimle acele olarak hazırlanıp yola çıkacaktım ki eşim baldızımın da benimle gelip okuluna uğraması gerektiğini söyledi. Acele akşam üzere yola çıktık 4-5 saat yolculuktan sonra kasabaya gelmiştik baldızımı evine bırakarak ben de eve gidip duş alıp yatacaktım. Duşumu alıp rahatladıktan sonra 1 duble rakımı alarak TV. karşısına geçip istirahate çekilmiştim ki telefon çaldı arayan dı . Bizde suyun akıp akmadığını soruyordu onlarda kesilmişti ve duş alamamıştı baldızım. Suyun bizde aktığını bize gelip duş alabileceğini söyledim . Yarım saat sonra kapı çalındı açtığımda karşımda baldızım çok sinirli idi . Gündüz o bahçe çalışmasından ve yorgunluktan sonra duş alamamasının stresi gözlerinden okunuyordu. Ben salonda rakımı yudumlarken baldız hemen duşa daldı. O duşta iken ben koltukta o yorgunlukla uyaya kalmışım biraz sonra biri bana dokunarak enişte yatağa geç rahat uyu diyerek dokunuyordu gözümü açtığımda karşımda baldız üzerinde ablasının bornozu ile duruyordu.İkimizde yorgunluktan bitkin bir haldeydik . baldıza her tarafım ağrıyor aslında iyi bir masaja olsa çok iyi olur dediğimde o da bana masaj yapabileceğini söyledi. Bunun üzerine ben de halının üzerine yüz ustu yatarak baldızım da yanıma oturdu ve bana masaja başladı . boyunlarıma , kolarıma ,sırtıma ve bacaklarıma masaj yapmaya başladı . Daha sonra sırt ustu çevirdi beni ve masaja devam etti. Ben şortla idim ve baldızın bana temaslarından tahrik olmuştum ama gizlemeye çalışıyordum ve bir an önce bitirmesini bekliyordum. bana masajı bitirdikten sonra benim ona masaj yapmamı istedi ve yüz üstü halıya yatarak beklemeye başladı ben de ona masaja başladım . Boynunu sırtını kolarına ve bacaklarına indikçe baldızın gözlerinin kısılmaya başladığını fark ettim , onu sırt üstü çevirdim ve masaja devam ettim bornoz hafiften açılmış ve altında kilot ve sütyeni görülüyordu . Kilotuna baktığımda önünde ıslaklığı fark ettiğimi görüce baldız toparlandı ve yüzü kızarmıştı. Onun bu durumunu görünce ben utanmaması gerektiğini söyledim o bundan cesaretlenmiş olsa gerek konuyu sex getirerek konuşmaya başladı. Bana ablasına hiç ihanet edip etmediğimi? Şu an ablası hamile olduğu için sex hayatımızın nasıl olduğu? gibi sorular sormaya başladı . Konuştukça konular açılıyordu ve daha samimi ortam doğuyordu . Ben de onun erkek arkadaşı olup olmadığını soruyor , ve merak ettiği sorulara cevap veriyordum. ama şortumun onundeki kabarıklığı saklayamaz olmuştum baldızım önumu işaret ederek canın çok çekti galiba enişte dedi ? ben de onun önunu işaret ederek sanki sen çok masumsun dedim ve bornozu açarak ıslanmış olan kilotuna elimi değdirerek bu nedir dedim? Baldızım hiç tepki vermeden öylece duruyordu ben elimi kilotunun içine sokarak yavaş yavaş amını okşamaya başladım . Artık amının iyice sulanmıştı ben baştan bornozu ardından süryenini ve kilotunu yavaş yavaş çıkardım ve karşımda sütün gibi bacaklar ve daha yeni kıl çıkmaya başlamış o amı görünce bende artık dayanacak güç kalmamıştı . baldızı kucağıma alarak yatak odasına taşıdım . yanına uzandım ve onu öpmeye başladım her yerini yalıyordum göğüslerini, bacaklarını ve yavaş yavaş o bal kutusun ulaştığımda baldızım artık tatlı tatlı kasılmaya başladı ilk orgazma ulaşmıştı başımı tutarak sıkıca bacaklarının arasın bastırıyor ben de yalamaya devam ediyordum son birkaç kasılmadan sonra başımı tutup kaldırdı ve dudağıma bir öpücük kondurarak teşekür etti ve bornozu üstüne cekerek kapattı kendini.Yüzü kıpkırmızıydı hala utandığı belliydi. Yanına uzandım ona sarılarak utanmaması gerektiğini söylediğimde ablasının yuzüne nasıl bakacağını sayıklıyordu ben de şakayla karışık hadi sen rahatladın beni de rahatlat dedim sıra sende diyince irkildi. Gözlerini açtı yüzüme baktı ne yapacağını bilmiyordu ben de elini tutup sikimin üzerine götürdüm ve okşamasını söyledim yavaş yavaş okşamaya başladı sikim dim dik olmuştu şortu zorluyordu şortu çıkartmasını söyledim yavaş yavaş şortumu çıkarttı ve elini yine sikime getirdi ve sıkmaya başladı artık sikimin tüm damarları çıkmıştı . Baldızım kulağıma daha önce hiç bir erkeği çıplak görmediğini hiç ilişkisi olmadığını bakire olduğunu söylüyordu ve hala gözünü açıp sikime bakmıyordu. Ben de onun bekaretine dokunmıyacağımı ama istediği gibi bakması gerektiğini söyleyerek cesaret veriyordum. eliyle hala sikimi sıkı sıkı tutuyordu gözünü açtı o şaşkın bakışları ile sikime baktı ve ne yapmalıyım dedi ben de onu yavaş yavaş yala dedim . Eğildi ve dondurma yalar gibi onu yalamaya başladı giderek daha iyi yalıyordu ben de dayanacak güç kalmamıştı ağızın boşalınca ne olduğunun şaşkınlığında ona spermleri yutmasını söyledim o da son damlasına kadar hepsini yuttu . Bir birimize sarılarak uzandık ama ben hala doyuma ulaşmamıştım biraz sonra onu tekrara okşamaya başlayınca o da karşılık vermeye başladı benimki yine kalkmıştı ben de onu uyarmaya başlayınca o da kendisini bana bıraktı . ben sırt ustü yatarak onu kucağıma oturttum ve elimle uyarmaya devam ettim artık o gelmek üzereydi sikimi arkasına dayayarak deliği zorlamaya başladım ama girmiyordu . Kalktım krem aldım ve onu önüme domaltarak arkadan yavaş yavaş zorlamaya başladım canını yakarak korkutmak da istemiyordum.

Yaram tam taş kesmişti kaygan göt deline harpadanak soktum tabi kendisinin üzerine istediği gibi oturmasını söyledim. Ben de bu arada onu uyarmaya devam ediyordum o da sikimin üstüne yavaş yavaş oturuyordu başı girince canı yandı ve öylece bir süre hiç kımıldamadan üzerinde durdu biraz sonra tekrar oturmaya başladı yavaş yavaş benimki o dar tünelde ilerliyordu . Artık taşaklarıma kalçaları değmişti acı bir çığlık attı ve bir süre daha hareketsik kaldı üstünde ben de bu arada uyarmaya devam ediyordum daha fazla dayanamıyacaktım patlamak üzereydim o da artık rahat rahat oturup kalkıyordu sikimin üstünde zevk almaya başlamıştı ve içine patladım o da kasılmaya başlamıştı ve hep beraber doruğa ulaşarak üzerime yığıldı öylece . Sikimi bir süre içinde öylece tuttu canını yanmasının yanı sıra zevk aldığı da beliydi dudağımdan öptü ve çok güzel olduğunu söyledi. Sevinmiştim ilk ilişkisinden zevk aldığını söylemesi bana gelecek için ümit vermişti. Öylece uyuya kalmışız sabah kalktığımda ben hala çıplak yatakta yatıyordum baldız duşunu almış kahvaltı hazırlamış mutfaktaydı . Ben işimi o gün halletmiştim baldız da okul işini halletmişti ama bir birimize 1 gece daha ayırmaya karar verdik ve o gece de köye dönmedik .Bu şekilde ilişkimiz 6 ay sürdü daha sonra baldız bana bekaretini verdi.

yengeee-az deyil kahpe:)

Merhaba ben Erzurumdan Ayhan. Ozaman ben 17 yaşındayken, (köyde oturduğumuzdan) dersane için merkeze gidiyordum. Merkezde yurt hayatı devam ederken, 2-3 haftada bir köye uğruyordum. Sömestr tatili yaklaşmıştı, ben de köye gideceğim için, birkaç tane Porno dergi ve Porno CD almak için merkezde dolaşırken, yakın akrabamız olan Sevda abla ile kızı Büşrayı gördüm. Benim ne zaman köye gideceğimi sordular. Ben de haftasonu gideceğimi söylediğimde, Sevda abla bana, “Aynur yengenin birkaç parça siparişleri var, bir ara uğra da vereyim onları, yengene götür ver!” dediler. Tamam dedim, vedalaştık. Sırası gelmişken Aynur yengemden bahsedeyim. Aynur yengem 35 yaşında, yaklaşık 1.65 boyunda ve 80 kilonun uzerinde, büyük kalçalı ve iri göğüsleri ola bir kadındır. Biri 3, diğeri 5 yaşında 2 çocukları var. Kocası (yani amcamın oğlu Murat abi) iş için kaçak yollarla Almanya’ya gitti.
Neyse, ben köye gitmeden bir gün önce Sevda ablaya uğrayıp Aynur yengemin paketini aldım. Bir yandan da merak etmeye başladım, pakette ne var diye. Hemen yurda gelip içinde ne olduğuna baktım. İçinde birkaç parça giyim ve çok güzel ve sexy dantelli iç çamaşırları vardı. Aynur yengemi o iççamışarlarıyla hayal ederek 31 çektim. Sabah hava biraz kapalıydı ve fırtına havası vardı. Bizim oraların kış şartları malum. Köy arabasını beklemeye başladım. Akşam saat 16 gibi yola koyulduk. Merkezle köyün arası 45 km falan vardır. Köye varmadan fırtına etkisini artırdı. Bizim evle de köy arasında 2.5 km mesafe var. Mezrada oturuyoruz. Köye geldiğimizde mezranın yolu kardan kapanmış, minibüs bir türlü gidemiyordu. Dolayısıyla ben mecburen köyde kaldım. Aslında yengeme ertesi gün gündüz uğrayıp paketini verecektim, ama şartlardan dolayı direkt yengeme gittim. Kapıyı çaldım, yengem kapıyı açtı ve “Ayhan sen nerden geliyorsun bu havada?” dedi. “Dersane tatil oldu yenge, eve geldim ama yollar kapalı, gidemedim, onun için sana geldim…” dedim. “İyi yapmışsın, gir içeri, sabah gidersin!” dedi.
İçeriye geçtik, biraz sohbet falan derken, akşam oldu, yemek yedik. Yemekten sonra ben TV izlemeye başladım. Bir yandan da aklımda yengemin iççamaşırlarını düşünüyordum. Yengem bulaşıkları hallettikten sonra yanıma gelince, “Yenge, Sevda abla sana bir paket gönderdi!” dedim. “Neymiş?” diye sordu yengem. “Ben ne bileyim yenge, sana vermem içim bana verdi…” dedim. “Tamam, çay koyup bakarım, nerde?” dedi. “Çantamda.” dedim. Yengem çay koyduktan çantamdan paketi alırken, (elbiselerimin altına sakladığım) porno dergileri ve CD’leri görmüş ve elinde dergilerle salona geldi, “Ayhan, bunlar ne lan? Yoksa dersane dergileri mi?” diyerek güldü. Ben utancımdan kıpkırmızı oldum ve cevap veremedim. Yengem gülerek dergileri çantama bırakıp, paketini aldı ve diğer odaya gitti. 10 dakika sonra geldi. Ben utancımdan halen yengemin yüzüne bakamıyordum…
Çaylarımızı içerken yengem çantamdan tekrar dergileri aldı ve “Bu dergileri ne yapıyorsun?” dedi. Utancımdan kıpkırmızı bir şekilde, “Okuyorum, fotoğraflara bakıyorum.” dedim. “Başka?” dedi. Ben, “Hiiççç!” deyince yengem güldü, “Lan anlat, korkma kimseye söylemem!” dedi. “Neyi?” deyince, “Dergilerden kimseye bahsetmem, hadi anlat, yoksa ablana ve annene söylerim!” dedi. Bunu nasıl söyleyebildim bilmiyorum ama, “31 çekiyorum!” dedim. Yengem, “Hmmm… Peki merkezde kadın yokmu o ihtiyacını karşılamak için?” dedi. “Var olmasına var yenge de, ama param yetmediği için yapamadım hiç…” dedim. “Hiç mi yapmadın?” dedi. “Hayır, hiç yapmadım.” dedim. “Kaç para istiyor o kadınlar?” dedi. “2-3 haftalık harçlığım ancak yeter yenge!” dedim. “Vaay be! O kadar çok mu istiyorlar?” dedi. “Evet yenge, okadar çok!” dedim.
Yengem benimle konuşurken biryanda da dergideki resimlere bakıyordu. “Bunlar gerçek olamaz!” diye söylenmeye başladı. Ben de, “Niye gerçek olamaz?” dedim. “Baksana adamlara, yarrakları kol gibi! Karılar bunları nasıl alıyor?” dedi. Ben de, “Kadınlar taş gibi, alıyorlar işte!” dedim. Yengem gülerek, “Lan kadınlar taş gibi de olsa, bu yarrağı yeyince çuval gibi olur!” dedi. Yengem dergileri karıştırdıktan sonra, “Peki bu CD’ler ne?” diye sordu. Ben de, “Porno… Seks filmleri yani.” dedim. Yengem de, “Hiç seks filmi izlemedim, hadi izleyelim!” dedi. “Olmaz yenge, çocuklar var…” dedim. “Çocuklar uyuyor, hadi izleyelim!” diye ısrar etti. “Ama kimseye söylemek yok, aramızda kalacak!” dedim. “Tamam söz, hadi!” dedi. Ben hemen VCD-Playeri kurmaya başladım. O esnada yengem, “Ayhan sen paketimi açtın mı? Dogru söyle!” dedi. “Evet yenge…” dedim. “Tahmin etmiştim!” dedi.
VCD-Player açıldı, CD’lerden birini taktım ve film başladı. Grupseks olan bir filmdi. Yengemle filmi izlerken, yengem bir ara, “Oha lan! Bu kadarı da olmaz!” dedi. Ben, “Niye yenge?” deyince, “Bu adamın siki sanki pilli, üç kadını sikiyor, of demiyor!” dedi. Ben de, “O durumda kim of der ki!” dedim. Yengem gülerek, “Sen de aynısını yapabilirmisin?” dedi. “Evet!” dedim. “Yok lan, sen bir defa 31 çek, sikin hemen iner!” dedi. “Hayır inmez! 3-4 defada anca iner!” dedim. “Hadi çekte görelim!” dedi. “Olmaz yenge, yapamam!” dedim. Yengem ısrar ediyordu, “Yap ne olacak, ha burda yaptın, ha banyoda, ne farkı var?” dedi. “Yenge sen varsın diye utanırım yapamam!” dedim. “Ozaman bekle!” dedi ve odasına gitti. Birkaç dakika sonra tekrar geldiğinde üzerine battaniyeyi sarınmıştı. Tam karşıma geçip battaniyeyi açtı ki, gözlerime inanamadım. Yengem o yeni iççamaşırları giymişti…
“Nasıl? Beğendin mi?” dedi. Dilim tutulmuştu, kekeleyerek, “Evet…” diyebildim. Yengem defile mankeni gibi etrafında dönerek, “Peki benim vücudumu da beğeniyormusun?” dedi. “Evet…” dedim. “Peki ençok neremi beğeniyorsun?” dedi. “Kalçalarını ve göğüslerini!” dedim. “Çok mu güzeller?” dedi. “Evet! Mükemmeller!” dedim. Yengem, “Üşüdüm!” deyip bataniyeye sarıldı tekrar ve “Bana bak, kimseye söylemek yok!” dedi. “Taman yenge!” dedim. Yengem yanıma gelip oturdu ve “Hadi, sıra sende!” dedi. Ben, “Ne sırası?” deyince, “31 çekeceksin, biz de biraz canlı sik görelim! Utanırım deme bak kırarım kafanı, işin utanması falan kalmadı artık! Hadi çıkar üstünü!” dedi…
Ben üstümü çıkarttım, üzerimde sadece baksır kaldı. Yengem iyice yanıma oturup, “Yap hadi!” dedi. Elimi baksırın içine sokup, sikimle oynamaya başladım. “Napıyorsun öyle? Donunu da çıkar da sikini görelim!” deyince, ben de, “Sen de çıkar ozaman!” dedim. Yengem, “Tamam lan!” diyerek iççamaşırlarını çıkardı. Ben de baksırı çıkardım, ikimiz de çırılçıplak olmuştuk. Ben yengemin meraklı bakışları eşliğinde, sikimi yavaş yavaş sıvazlayarak 31 çekiyordum. Yengem birden, “Ayhan, filmdeki gibi yapmak istermisin?” dedi. “Nasıl yani?” dedim. “Bak adam kadının amını yalıyor, sen de benimkini yala!” dedi. Ben salaklaşmıştım iyice. Yengem bacaklarını açıp, “Hadi gel yala! Gel ben seni bu gece ama doyuracağım!” dedi…
Ben hemen yengemin bacak arasına yumuldum ve amını yalamaya başladım. Yengem başımı amına bastırmaya başladı. Ben yaladıkça yengemin amından adeta çeşme gibi su akıyordu. Yengem, “İyi yala lan, içine dilini sok! Bızırımı em!” diye talimat veriyordu. Ben artık dayanamıyordum ve yengemin amını bir an önce sikmek istiyordum, “Yenge sikimi içine sokayım mı?” dedim. Yengem de, “Daha şimdi değil, önce yala!” dedi. “Dayanamıyorum yenge, kasıklarıma ağrı girdi!” dedim. “Gel ozaman ben de senin sikini yalayım!” dedi. 69 pozisyonu aldık, ama yengem sikimi ağzına alır almaz ben hemen boşaldım. Yengem bana kızarak, “Niye hemen boşaldın lan?” dedi. “Napıyım yenge, dayanamadım!” dedim. “Git banyoda sikini yıka gel!” dedi. Hemen banyoya koştum sikimi yıkamaya…
Sikimi yıkayıp geldiğimde, yengem, “Bak beni bu gece uçur, herzaman sana bu kapı açık!” deyip amını gösterdi. “Tamam yenge!” deyip, tekrar amını yalamaya başladım. 10 dakika falan yaladıktan sonra yengem birden, “Hadi şimdi sok sikini amıma!” dedi. Hemen amına soktum sikimi, amı ateş gibi yanıyordu. İçinde gidip gelmesi okadar zevkliydi ki, anlatamam. Yengem sürekli, “Sakın içime boşalma!” diye tembihliyordu. Ben biryandan yengemin amını sikiyordum, biryandan da göğüslerini emiyor, yalıyordum. Yine fazla dayanamadım ve “Gelmek üzereyim!” dedim. Yengem, “Kalk üstümden!” dedi ve beni sırt ürtü yatırdı, “Ağzıma boşal!” diyerek sikimi yalamaya başladı. Öyle bir boşaldım ki yengemin ağzına, adeta bulutların üzerindeydim…
Yengem, “Hadi amımı yala biraz daha, ben yarım kaldım!” dedi. Ben tekrar am yalamaya başlamıştım, bir yandada göt deliğiyle oynuyordum. Yengem, “Ne o lan, götümü mü sikmek mi istiyorsun?” dedi. Büyük bir sevinçle, “Evet yenge!” dedim. Yengem ise, “Önce amımı doyur, sonra götümü iste!” dedi. Bu arada benim alet yeniden sertleşmişti, yengem elini attı sikime, “Yıka gel!” dedi. Bir koşu yıkayıp geldim ve yengem tekrar amına aldı. Ama bu sefer epey uzun sürdü boşalmam (yarım saatten fazla siktim). Ben boşalana kadar yengemin kaç defa orgazm olduğunu bilmiyorum, yengem sadece, “Sik beni Ayhan!” diyordu durmadan. En sonunda yengem pes etti, “Yeter bukadar, bittim, halim kalmadı!” dedi. Biraz dinledikten sonra tekrar öpüşmeye başladık. Ben yengemin götünü parmaklamaya başlayınca, yengem, “Orayı da başka gün sikersin!” dedi. Ben de fazla ısrar etmedim. Ogün sabaha kadar uyumadık yengemle, dinlene dinlene sikiştik. Sabah duş alıp kahvaltı yaptıktan sonra, ben yorgun bir şekilde eve gittim.
Yengemle halen deliler gibi sikişiyoruz ve götten de sikiyorum yengemi artık. Amcaoğlu da Almanya’da bir Alman karıyla evlenip işçi konumunda kaldı, yılda sadece 2 haftalığına gelip gidiyor. Onun dışında yengemi hep ben sikiyorum-az deyil kahpe:)

Yeğenimin Eşi

50 yaşlarında, evli,bir şirkette ihracat müdürlüğü yapmaktayım.bir yabancı müşterimizle iş bağlantılarını yaptıktan sonra, müşterimiz Selçuk ta ki Meryem ana evini ziyaret etmek istedi ve beraberce gittik.ziyaret edip hacı olduktan sona geç olduğu için kuşadasında bir otelde kaldık. akşam yemeği için,bize katılması için kuşadasında yaşayan yeğenimi aradım, başka şehirde olduğunu be gelemeyeceğini ama eşinin gelebileceğini, onun içinde bir değişiklik olacağını ve onu arayıp bize katılmasını ifade etti.
Az sonra eşi Ayten aradı ve çok sevindiğini ve akşam otele geleceğini söyledi.
Otelin nefis manzaralı restoranında buluştuk, Ayten,40 yaşlarında, balık etli,esmer,seksi bir kadındı,lisanı da iyidir.yemek güzel geçti, içkiler içildi,bir ara dans ederken, aytenİn dişiliği,taş gibi vücudu, sanki aklımı başından aldı.
Yemekten sonra, ben ayteni evine bırakmak için,ikimiz otelden ayrıldık, fakat Ayten yolda başının döndüğünü ve galiba sarhoş olduğunu söyledi.Evine kadar çıkardım, bana kahve yapacağını ve gitmememi söyledi,kahveden sonra,ikili koltukta oturup televizyon seyrediyorduk,ki,bir şeye gülüp şakalaşırken, aniden bir elektiklenme oldu,bir an bakıştıktan sonra, dudaklarımız birleşti ve çılgınca öpüşmeye başladık.
ellerimiz birbirimizin vücudunda dolaşıyordu.
yavaşça kaldırıp, kucağıma aldım ve yatak odasına götürüp yatağa bıraktım,artık benimdi ve soymaya başladım, önce elbisesini, sütyenini ve g-string kilodunu çıkardım,bende acele soyundum,üzerine çıkıp, sevişmeye başladık, çok güzel karşılık veriyordu,altımda kıvranıyor,inliyordu.dudaklarını çılgınca öpüp,yüzünün her tarafını,kulak memelerini emip,yalıyordum.meme uçlarını nazikçe elleyip emmeye başlayınca,altımda yılan gibi kıvrılmaya başladı,aniden, bana sıkı sıkı sarılarak ve sarsılarak boşalmaya başladı.mneme uçlarının emilmesinden çok tahrik olduğunu söyledi.

Hiç boş bırakmıyordum,hemen,penisimi ağzına verdim, harika emmeye ve sokup çıkarmaya başladı,elleri ile de taşaklarımı avuçlayıp,okşuyordu.hemen boşalmak istemiyordum.ağzından çıkarıp, vücudunun altlarına, öperek,emerek,yalayarak inmeye başladım,O da boş durmuyor, elleri her tarafımda dolaşıyordu,bacak arasına girip, parmaklarım ile şeftalisinin dudaklarını açıp, emmeye ve yalamaya başladım bir yandan da, parmağımı da arka deliğine skoup çıkarıyordum,çok zevk aldığını söylüyor ve de çığlıklar atıyordu. hadi artık çok istiyorum diyerek penisimi eline alıp,şeftalisine yerleştirmek istiyordu,içine boşalayım mı dedim, tabi ki çok istiyorum,o yönden merak etme dedi.
bacaklarını kaldırıp,sürtmeye başladım, içine girmem için,yalvarıyordu, aniden içine soktum, çığlıkları odanın içinde yankılanıyordu, bacaklarını belime doladı sanki içinden çıkmamı istemiyordu.doğruldum, penisim içinde,deliler gibi öpüşmeye başladık, çok geçmeden, beraberce sarsılarak harika bir şekilde boşalmaya başladık.
Bir müddet sonra içinden çıktım.terlemiştik.yanına uzandım ve öpüşmeye başladık.
Çok zevk aldığını, hiç böyle sevişmediğini,pişman olmadığını,ortamın,alkolün de tesiriyle,kendinin de bunu çok istediğini söyledi.
o gece sabaha karşı bir posta daha seviştik, bu defa arkadan da girdim,sahip oldum,şimdiye kadar,hiç yapmamış.canının önce yandığını ama daha sonra zevk aldığını söyledi.
Sabah kahvaltıdan sonra, bunun aramızda kalacağını,kimbilir belki ilerde tekrar olurmu dedik ve bol bol öğüşerek yanından ayrıldım ve otele gidip, müşterimle buluştum.

escort bayan olarak bende tecavüze uğradım

Meraba, ben 22 yaşında fahişelikle geçimini sağlayan bir kadınım.
Adım Eda.
Bundan 2 sene önce başıma gelen bir tecavüz olayını anlatmak istiyorum. Bir gün beni daha once para karşılığında 4-5 kere siken Orhan adındaki biri beni arayarak o gün parası olmadığını ama çok istediğini söyledi. Bende tabiki hayır dedim parası olunca gelmesini söyledim. Ama o kadar ısrar ediyordu ki çok azdığını soyledi ve illede beni sikmek zorunda olduğunu soyledi.Ben de başka fahişeye gitmesini söyleyerek “defol git paran olunca gel” dedim. O da bana “ ben seni sikmesini bilirim amına koyduğumun orospusu” deyip sinirlenip telefonu kapattı.
O gece diğer fahişe arkadaşlarımla her günki gibi her zamanki yerimize gittik ve müşteri bekliyorduk.Sonra 30 yaş civarlarında bir erkek bana yaklaştı ve ne kadar istediğimi sordu ben de 薘 dolar” dedim. Ŗ kişi olsa 400 dolar olur mu biraz fantazi yapalım para önemli değil öderiz” dedi. Bende bir taşla iki kuş diye düşünerekten “tamam” dedim. Zaten daha önce ters ilişki deneyimim defalarca olduğu için en fazla ne yapabilirlerki boşver para alıcam nasıl olsa diye düşündüm.
Arabasına bindim “nereye gidiyoruz” diye sordum.”Bizim bir bekar evimiz var” dedi giderken de bacaklarımı okşuyordu. Sonra ıssız bir yola girdik ben artık korkmaya başlamıştım.Çünki yol o kadar ıssızdı ki öldürse bile kimsenin duymayacağı bir yerdi. Sonra orman gibi bir yerin içinden geçip eski bir eve girdik. “Arkadaşın nerde” dedim.”Gelecek birazdan” dedi. O arada öpüşmeye başladık.”Al bakalım sikimi yala orospu” dedi ve sikini ağzıma verdi. Aslında o tarzda konuşmasına biraz uyuz olmuştum birden tavırları değişti bana karsı.O kibar erkek gitti yerine başkası geldi.Sikini yalamaya başladım sonra dışardan bir sürü erkek konuşma ve gülüşme sesi gelmeye başladı ben biraz ürkmüştüm. Ve birden kapı açıldı içeri 8-9 erkek girdi ve ben çırılçıplaktım önce ne oldugunu anlayamadım. “Noluyo yaa” dedim “Seni sikmeye geldik yavrum ne olcak” dedi içlerinden biri. “Sadece 2 erkek olacak dedin bu kadar erkeği kabul edemem” dedim. “Kabul etsende etmesen de seni sikeceğiz yavrum” dedi. Birden arkadan en son girenlerden birinin Orhan olduğunu gördüm. Baya korkmuştum “Noluyo ya” dedim. Orhan “ben sana seni bu gece sikeceğim demedimmi amına koyduğum parayı verince yarrağı yemeyi biliyorsun şimdi paramız yokken mi böyle oldu al sana 10 tane yarrak” dedi.

Bayağı korkmaya başlamıştım. Ellerinde içkiler porno filmler “fantazi yapacağız bu gece sabaha kadar” diyorlardı.Hatta ben 9 erkek olduğundan korkmama rağmen 3 kişi daha girdi yani toplam 12 erkek olmuştu.
Ben korkumdan bağırmaya başladım “kahretsin” dedim küfür etmeye başladım Orhana. Sonra birden bir tanesi geldi yatağa ellerimi sağ ve sol üst koşelerden bağladı ve bacaklarımı da üst sağ ve sol köşelere olmak üzere iyice beni gerdirip bağladı. Artık amım tabak gibi ortada gözlerinin önündeydi.Her işe çıkışımdn önce temizlendiğimden vücudum ve amımın çevresi her daim kaymak gibi olurdu.Bu görüntüm erkeklerin iştahını daha bir kabartmış ve onları deliye döndürmüştü. Orhan ilk başta gelmedi bir tanesi sikmeye başladı beni. Orhan izliyordu sadece. “Ne o yavrum ilk defa yarrak yiyormuş gibi korktun” dedi. Benim hiç sesim çıkmıyordu o kadar korkmuştumki hiç bir ses çıkaramıyodum sadece gözlerimi kapatıp bir an önce bu tecavüzün bitmesini bekliyordum. ilk sikmeye başlayan bitirdi ve suratıma boşaldı. ikincisi sikmeye başladı o da bitirdi suratıma boşaldı. Bu arada bir porno film açtılar filmde kadını aynı anda hem götünden hem amından sikiyorlardı “eyvah inşallah akıllarına bu gelmez” dedim. Sonra bir tanesi “bu amcığı böyle de sikelim oğlum sabaha kadar alem yapacağız valla” dedi. Bu arada beni siken de suratıma boşaldı gene. Artık suratım dölden görünmüyordu bile. Sonra gelen “ben bu orospuyu domaltıp sikeceğim oğlum” dedi. Ellerimi çözdü beni domaltıp bağladı ve sikmeye başladı bu 5’inci sikmeye başlayandı diğerleride izleyip gittikçe azıyorlardı. En kötüsü bir kere siken bir daha beni o halde görünce gene siki kalkıyor bir daha istiyordu. Yani 12 erkek beni defalarca sikecekti o gece belki 50 posta atacaklardı bana.
Domaltıp sikmeye başlayanda bitirdi. Sonra bir sonraki ben “bu karıyı götten sikmek istiyorum arkadaş” dedi ve götümü sikmeye başladı. Daha önce defalarca deneyimim olduğu için alışkındım. O yüzden çabuk boşaldı. Daha sonraki de gene götten sikti o da çabuk boşaldı. Artık her gelen götten sikmeye başlamıştı ve çabuk boşalıyorlardı. Sonra bir tanesi “lan oğlum gelin bu karıya aynı anda iki yarak sokalım” dedi ve ardından beni çözdüler. Sonra bu fikri ortaya atan yatağa sırt üstü yattı. 2 erkek beni tutup onun sikinin üstüne oturttular.Götümü o şekilde sikmeye başlamıştı.Sonra bir tanesi de önden gelip amıma köklemeye başladı.Aynı anda biri alttan götümü sikerken öbürü de amıma köklüyordu. Sonra bir tanesi sikini ağzıma vermeye çalışıyordu.”Yalamam” dedim. “Ne demek yalamam lan” dedi. “Bana yalamam dedin sen öylemi” dedi birden telefonunu aldı ve birilerini aramaya başladı korktuğum başıma gelmişti.3 kişi daha çağırmış ve o 3 kişi de yarım saat sonra geldiler yani toplam 15 erkek olmuştular. Bir kere siken bir daha sikiyordu.Bir de bana tehtid yağdırıyorlardı.”Sikimi yalamazsan 5 kişi daha çağırırım” diye. Hepsinin sikini yalamak zorunda kalmıştım. Hem amımdan hem götümden sikiliyodum hem de bir sürü siki birden ağzıma vermeye çalışıyolardı. Ağzıma o kadar çok boşalan olmuştuki midem bulanmıştı artık.
O kadar tecavüz yetmiyomuş gibi bir tanesi çözdü beni ve banyoya götürdü. Napmaya çalıştığını anlayamamıştım ellerini sabunladı ve sikini de sabunlayıp iyice kayganlaştırdı. Sonra omuzlarım yerde bacaklarım havada olacak şekilde beni banyoda yatırdı kendide üstten sikmeye başladı resmen beni ikiye katlamıştı ve bütün erkekler de benim o şekilde tecavüze uğrayışımı zevkle seyrediyorlar cep telefonlarına kaydediyorlardı. Sonra gene bu siken de boşaldı ve boşalırken zorla sikini ağzıma soktu kafamı sağa sola çevirmeye çalıştım ama hepsi birden engellediler beni. Sonra bir sonraki gene beni banyoda domalttı ve sikmeye başladı önüme de bir tanesi geçti ve “yala bakalım orospu” dedi ve sikini yalatmaya başladı. Artık hiç bir çarem kalmadığından itirazsız bir şekilde yalamaya başlamışdım çünkü hayır dediğimde başka erkekler çağırıyolardı yaladığım ağzıma boşaldı öbürü de hala sikiyordu. Sonra önüme başka bir tanesi geldi o da yalatmaya başladı işkence gibiydi resmen bir türlü bitmek bilmiyordu. Biri bitiyor öbürü geliyordu en kötüsü boşalan bir daha boşalmak istiyordu.
Daha sonra bir tanesi geldi ve beni içeri yatağa götürdü tekrar. Ellerinde cep telefonlarıyla her anı kaydediyorlardı. Sonra beni içeri götüren “yavrum ben sana her köklediğimde ‘oh’ diyeceksin tamammı” dedi, ben “ne oh demesi be saçmalama hem o kadar tecavüz ediyorsunuz ben oh falan demem” dedim. Sonra bir tanesinin belinde tabanca vardı ve tabancayı kafama dayadı ve “amına koyduğumunun orospusu seni burada öldürsek kim bilecek” dedi “ne diyorsa yap her kökleyişinde oh de” dedi. Mecbur kalmıştım resmen porno film çekiyorlardı adam beni domalttı ve bana “kameraya bakıp her köklemede oh diyceksin” dediler kameraya bakıp oh oh demeye başladım her köklemesinde.

Tecavüz gece saat 10’da başlamıştı ve sabaha kadar sürdü ama ne zaman geri dönceğimi bilmiyordum ve çok korkuyordum. Sabahın 5’iydi ve hala sikiyorlardı. Ara sıra duruyorlardı. Bazıları zaten gitmişti sabah işleri olduğu için. Sabah 8’de sadece evde 4 erkek kalmış diğerleri gitmişti. Biran önce oradan kendimi kurtarmak için can atıyordum. Sonra tam hepsi bitti oh be derken sabah 8’de eve 2 kişi daha girdi ve 4 erkek de vardı hepsi birden gene sikmeye başladılar. Hem amımı hem götümü sikiyorlardı. En sonunda onlarda 1-2 saat siktikten sonra “yeter artık lan bırakalım bu amına koyduğumunun orospusunu” dedi Orhan. İçlerinden biri “amına yeterince koyduk zaten” dedi ve beni bırakırlarken bir de dikkatimi çeken verdikleri 400 doları çantamdan geri almışlardı yani bütün bunlar beni bedavaya sikmek için bir tuzakmış. Beni iş beklediğim yere bıraktılar sabah ve taksi tutup eve gittim zaten 3 gün götümün üstüne oturamadım. Amım ve götüm çok fena bir şekilde acıyordu 1 hafta işe çıkamadım.

ÇİGDEM VE NESRİN le grup seks yaptık bayılacaksınız

Nesrin çalıştığım işyerinin en güzel kızlarından biriydi. Departmanın ise en güzeli. Henüz 18 yaşındaydı ve yaş farkından dolayı bana hep abi derdi. Gösterip de vermeyen cinsinden bir orospuydu ve şirkette oynaşmadığı erkek kalmamıştı. Benimle de oynaşır, cilve yapar ancak ona fazla karşılık vermezdim. Sonucu olmayan bir şeye girme niyetinde değildim.
Mevsim kıştı. İşlerin yoğunluğu nedeniyle departmanın yarısı mesaiye kalmıştık. Herkes dayanabildiği kadar çalıştı, sonunda Nesrin’le başbaşa kaldık. Saat gecenin onbiriydi. Bana yardım etmesi için yanımda oturuyordu. Özellikle yüzü çok çekici, seksi bir kızdı Nesrin. Bakışları ve etli dudakları sikimi kaldırmaya yetiyordu. Yine öyle olmuştu. Eli bacağımın üstünde dolaşıyordu. Bu hep yaptığımız birşeydi. Ancak bu sefer elini kasıklarıma daha çok yaklaştırıyordu. Elini tutup sikimin üzerine koydum. Şaşırmıştı. Elini çekmek istedi ama bastırıp izin vermedim. İleri gitmek istemiyordu. Niyeti her zamanki gibi beni kudurtmak ve bundan zevk almaktı. Elini sikime bastırıp onun sertliğini hissettirince tavrı değişmeye başladı. “Ne kadar sert!” dedi. “Ya hep, ya hiç” dedim ve elini bırakmadan fermuarımı indirdim. Sikimi çıkarttım ve başından sikime doğru çektim Nesrin’i. Sımsıcak ağzı sikimin kafasını yakalayıp emmeye başladı. Herkesin arzu ettiği ama beceremediği şeyi yapıyor, Nesrin’e saksafon çaldırıyordum. Birkaç dakika sonra Nesrin’in ağzı spermlerimle dolmuştu. Utanmıştı ve yüzüme bakamıyordu. Peçeteyle ağzını, dudaklarını sildi. Sonra kalkıp montunu giydi, çantasını aldı. Üstüne gitmek istemedim. Giderken “sen harika bir kızsın” diye kompliman yaptım. Çok hoşuna gitti.
Çalıştığım işyerinde şeftim ve 5 kişilik bir grubum vardı. Nesrin grubun tek bayan elemanıydı. O geceden sonraki bir hafta süresince aramızda çok hoş bir iletişim oldu. Şirkette oynaştığı kişileri tanıdığım için, onlardan bilgi alabiliyordum. Mesela mesaiye kalındığında evine götüren servis şoforüyle arabada oynaşırdı. Bunu yapmıyormuş artık. Grubumun elemanlarından biriyle toplantılarda oynaşır, bacaklarını okşatırdı. Son toplantıda buna izin vermemiş. Yani benim yarağımın tadına baktıktan sonra diğerleriyle ilişkisini kesmiş. O bir hafta içinde çok tahrik edici göz kontaklarımız oldu. Her göz göze gelişimizde çapkınca gülümsedi. İki kere mesaiye kalmasını istedim, ancak kalmadı. Bir haftanın sonunda yine mesaiye kaldık. Adet gördüğü için kalmamış o hafta sonradan öğrendim.
Yine herkes gitmiş, yalnız kalmıştık. Yanyanaydık. Ancak bulunduğumuz katın karşısında olan pazarlama departmanında birkaç kişi hala çalışıyordu. O yüzden dikkatli olmak zorundaydık. Oturduğum masanın önündeki sütun bizi merakla gözlerden gizliyordu. Etrafı kontrol etme şansına da sahiptik. Ancak yine de dikkatli olmak gerekiyordu. Nesrin “onu çok özledim” diyerek elini sikime atıp okşamaya başladı. Bir süre pantolon üstünden okşadı sonra çıkarıp aletimi eline alarak okşamaya devam etti. Bir an evvel ağzına almasını istiyordum. O da aynı şeyi istiyordu ama risk bizi engelliyordu. Hemen hemen on dakika kadar devam etti bu durum. Sonra pazarlamanın ışığının söndüğünü gördüm. Ardından merdivenden inen ayak seslerini. Artık rahatlayabilirdik. Nesrin hemen bacaklarımın arasına girip ağzına aldı sikimi ve yalayıp emmeye başladı. Sıcacık ağzının ıslaklığında eriyordum adeta. Arasıra o çekik gözleriyle bakıp gülümsüyor, bana nasıl zevk verdiğini görmek hoşuna gidiyordu. Kırk yıllık bir porno orospusu kadar iyi yapıyordu doğrusu. Derken son geldi ve ağzının içine patlarken uzun siyah saçlarına asılıp kasıklarıma bastırdım başını. Kızcağız ağzına dolan spermlerimle boğulacaktı neredeyse. Hepsini yuttu. Sonra yanıma gelip oturdu. Sarmaş dolaş bir süre oturduk. Bana hiç bu denli ileri gitmediğini, sadece gösterip de vermemenin ona sadistçe bir zevk verdiğini, ama bundan böyle istediğim zaman bana vereceğini söyledi. Ve oynaştığı diğer kişilerle de ilişkisini kestiğini söyledi.
Nesrin genellikle pantolon giymeyi tercih ederdi. Fakat o gün neredeyse mini bir etek giymişti. Belki özellikle yapmıştı bunu. Külotunu çıkarmasını istedim. Sikeceğimi anlamıştı. “Ben de çok istiyorum ama bakireyim” dedi. Ona korkmamasını, kızlığını istemediği sürece bozmayacağımı ve bana güvenmesi gerektiğini söyledim. Dediğimi yapıp külotunu çıkarttı. Onu sandalyeye oturttum ve bacaklarını ayırıp sandalyenin kolluklarına yerleştirdim. Kaymak gibi esmer, tertemiz amcığı gözlerimin önündeydi. Hemen yumulup yalamaya emmeye başladım. Nesrin, herşeyi ilk defa yaşıyordu ve bu yaşadığı şeyle mest olmuştu. Amının yalanması, bızırının emilmesi ona büyük zevk veriyordu. Öyle ki zevk iniltilerine hakim olamıyordu. Sesi fazla çıkmaya başlayınca yalamayı bıraktım ve onu masaya domalttım. Çekmecemde her zaman hazır duran kremimi alıp göt deliğine güzelce sürdüm. Yeni bir şey daha yaşayacağını anlamıştı Nesrin. Sikimi de kremledikten sonra başını deliğe yasladım. “Hayatında ilk defa sikileceksin, hazırmısın?” dedim. Başıyla evet dedi. Yüklendim. Başı kayarak içeri girdi. Sikim yuvasını bulunca hemen içeri doğru ittirdim. Kökledim dibine kadar. Dibi bulunca da gidip gelmeye başladım. Sonra sikimi çıkartmadan Nesrin’i alıp sandalyeye oturdum. Kucağımda inip çıkmaya başladı. Daracık delikte boşalmaya an be an yaklaşıyordum. Tam son noktaya gelmiştik ki telefon çaldı. Ürperdik. Nesrin kalkmaya çalıştı, ancak engel oldum. Ahizeyi kaldırmasını söyledim. Ben de paraleli açtım. Arayan Çiğdem’di. Çiğdem ihracat departmanında çalışıyordu ve Nesrin’in çok samimi bir arkadaşıydı. Nesrin karşısında Çiğdem’i bulunca rahatlamış, kucağımda inip çıkmaya devam etmişti. Meğerse Çiğdem’e ilişkimizden bahsetmiş ve bu gece için yaptığı planları anlatmış. Çiğdem de sonucu öğrenmek için arıyormuş. Ona “operasyon başarıyla devam ediyor” dedi. “Az önce sütümü içtim, şimdi de götten yiyorum” dedi. Hal böyle olunca ben de Çiğdem’e merhaba dedim. Devam ettik. Çiğdem telefonda Nesrin’in zevk seslerini dinledi.
Nesrin’i o gece ağzından ve götünden siktikten sonra sık sık mesaiye kalmaya devam ettik. Daha sonra Çiğdem de aramıza katılmaya başlamış ve harika bir üçlü oluşturmuştuk…

dedemin arkadaşı sikti

slm anlatıcagım hıkaye tamemen gercektır ben okan suan 24 yasındayım ıkı sene once basımdan gecen bı anımı anlatıyorum . bı gun evden cıkıp dedemı zıyaret edıyım dedım uzun zamandır gormuyrdum onu neyse eve vardım baktım dedem bı arkadasıyla evde rakı ıcıyorlar bende gırdım oturdum ıcmeye devam edıyor dedemın arkadası hasan amcada bana sende ıc hem rakı bıter hemde deden az ıcmıs olur dedı benımde aklıma yatmıstı bende ıcmeye basladım sohbet muhabbet derken benım kafam ıyı olmustu dedemde alkolun etkısıyle uyuya kaldı yatagına yatırdık sonra hasan amca gel bende rakı var bızde devam edelım dedı gectık onun evıne hava sıcak oldugu ıcın rakınında carpmasıyla ben ustumu cıkarmıstım altımda caprım vardı bu arada ben sarısın mavı gozluyum vucudumda hıc kıl yok gece 12 ye gelıyordu ıckınınde etkısıyle kafam oldukca guzeldı hasan amca rakıyı masadan alıyımderken benım ustume dokmustu kaprı sırılsıklam olmustu hemen cıkarttım ustumden ama altımda don olmadıgı ıcın hasan amcanın karsısında cırılcıplak kalmıstım ayakta zor duruyordum bu arada hasan amca arkamda bana dayamıs vazıyette sozde benım dusmemem ıcın tutuyordu sonra koltuga gectık benım basım donuyordu hasan amcada ustunu cıkartı o sadece beyaz donuyla karsımdaydı sonra yanıma geldı ellerını goguslerımde gezdırıp kız gıbı memelerın var vucudun var onundekı olmasa kızdan farkın yok dıyordu sonra yaklasıp boynumdan yalamaya basladı bu benımde hosuma gıtmıstı o an ama hasan amcayı ustumden ıtmeye calısıyordum ama yapamıyrdum cunkı hasan amca 1.85 boyu 100 kılosuyla benı altına almıstı bıle anlatmıstı bı keresınde gures yapmıstı 10 sene yanı o kadar gucluydıkı ben altında ezılıyordum boynumu koltuk altımı emerek yalıyordu goguslerım kıpkırmızı olmustu yalarken benı oyle sonra bacaklarımı belıne aldı ve sıkını ufak delıgıme dayamıstı ble ıttırıyordu ama ben kendımı sıkıyordum gırmıyrdu oyle denedıkten sonra bı 5 dk savasmıstık o sımkek ıcın bende sıktırmemek ıcın baktıkı sıkemıcek benı kaldırdı benı ayaga oturdu koltuga benıde dızlerıne uzandırdı kalcalarımı tokatlamaya basladı butun gucunle kalcalarımı tokatlıyor arada parmagını sokum delıgımı genısletıyordu 10 dk durmadan tokatlamıstı kalcalarmı sonra ayagı kaldırdı benı kavradı belımden dudaklarımı emıyordu bı elıde gotumde parmakları delıgımı genısletmekteydı boyle 5 dk gectıkten sonra benı yenıden koltuga yatırdı cıktı ustume butun agırlıgı ustumdeydı nefes almakta zorlanıyrdum altında sonra bacaklarımı yenıden doladı belıne ve sıkını yenıden delıgıme dayadı 10 dk kalcalarımı tokatladıgı ıcın sıkamıyordum delıgımı ve yavasca ıcıme gırıyordu ben acının etkısıyle altında ınlerken cok acıyor cıkart dıye yalvarıyordum hasan amcada rahat dur acıtmadan sıkıyım dıyordu sıkı 18 cm falandı bırazda kalın ben tmm deyıp kendımı ona bırktım hasan amca sıkının kafasını sokmustu bıle bak gectı bukadar deyıp dudaklarımı emmeye baslamıstı sonra bacaklarımı omuzlarına aldı ıkı elıyle kalcalarımı ıkıyana acıp bırden kokledı 18 cmlık sıkı kokuke kadar ıcımdeydı benım attıgım cıglıklara aldırıs etmeden pompalamata baslamıstı 5 dk sonra acı azalmıstı bacaklarımı belıne aldı tekrar ve pompalarken dılımı emıyordu boynumu yalıyordu ozellıkle koltuk altımı emıyordu ben altında dagılmıstım ucuna kadar cekıp bırden kokluyordu ve ben her defasında ahh yaptıgımda agzımdan cıkan o havayı ıcıne cekıyordu yarım saat surdu sanırım bu sekılde benı sıkmesı ve sonunda hızlanarak son darbeyıde koklıyerek yapıp bosalmıstı ıcıme 5 10 sanıye uzerımde hareketsız kaldıktan sonra kalktı uzerımden ben bacaklarım acık gotumden koltuga akan dollerle kalkamamıstım yerımden sonra hasan amca elımden tutup kaldırdı benı banyoya goturdu banyoda gotumu yıkıyordu bacaklarımda doller ve kan vardı gotumu yırtılmıstı ıyıce yıkadıktan sonra benı odaya gectık ıkı tanede bıra getırdı ben soguk soguk bırayı bı dıkıste yarıladım sonra konusmaya basladı meger benı sıkmek her zaman onun aklındaymıs vs anlatmaya basladı sonra sıkı yenıden kalkmaya basladı gel agzına al dedı cekımser yaklastım ve yalamaya basladım artık bende ıstıyordum 10 dk yaladıktan sonra ayagı kaldırdı benı gectı arkama ve sokmaya basladı ayakta sıkıyordu benı ellerını belıme doladı ve hızlı hızlı kokluyordu o gece sabaha kadar 4 kere sıktı benı ve bu ılıskı 6 ay surdu takı almanyaya kızının yanına tasınana kadar sımdı aradan 2 sene gectı ve ben yıne sıkılme duygusuyla olgun 50 yaslarında bı erkek arıyorum istdan ılgılenen olgun erkekler bana ozelden tlf numaralarını bırakabılırler

okul arkadaşım yabancıydı ona ülkemizin güzel yerlerini gezdirken sevişiyorduk

Tekrar merhaba kaldığım yerden devam ediyorum. Damlanın kuzenleriyle köyde yaşadıklarım ekrar keyfimi yerine getirmişti. Çünkü yaz o kadar güzel geçmiştiki acaba tekrar gelsin diye bütün sene yazımı iple çekiceğim düşüncesi bana hakim olmuş modumu düşürmüştü. Böylece bu moddanda çıkmış kendime gelmiş oldum. Bizimkiler dönmüş okul başlamıştı ama bizim kolejde ilk iki hafta ders programına geçilmiyor.Bu süre zarfında geçen senenin bir kritiği yapılıyor ve yarı eğlence yarı planlamayla bir oryantasyon uygulanıyordu. Öğrencileri birden sıkmak istemiyorlardı.Hocalarda fazla dersle sıkmıyorlardı genelde eğlenceli geçiyordu saatler tam bu sırada ikinci pazartesi günü ilginç bir olay oldu 3. dersteydik birden kapı çalındı ve müdür bey göründü hocamız ayla hanımın yanına geldi ve birkaç şey fısıltıyla konuştular biz ne oluyor derken müdür bey iyi dersler çocuklar deyip çıktı ve çıkarken kapıdan birine içeri girmesini işaret etti ve o anda hayatımdaki en süpriz heyecanlardan birini yaşadım içeriye 170 boylarında zenci bir çocuk girdi şöyle bir bakınca atletik değildi baya iri ve kiloluydu dudakları işe aşırı kalındı ve gözleri şehla bakıyordu sanki kafayı çekmiş gibi herhalde ırsi özellikleriydi birden göğüs uçlarımın dikleştiğini resmen ıslandığımı farkettim handan hoca ellerini çırparak çocuklar beni dinleyin dedi bu arakadaşınız taye dedi aslen nijeryalı babası diplomat olarak burada görevlendirilmiş o yüzden şimdilik bizimledevam edecek dedi kendisi çatpatta olsa ingilizce konuşabiliyormuş bizde kolej olduğumuz için senelerdir ingilizcemizi ilerletebilmiştik sınıfta gülüşmeler konuşmalar başlamıştı handan hoca sessiz olun diye bağırdı ve taye ye müsait bulduğu bir yere geçmesini söyledi ben uzun boylu olduğum için en arkadaydım ve yanımda boştu gözlerimle benim bulunduğum sıraya gelsin diye hem bakıyor hem diliyordum oda herhalde elektriklenme oldu benim olduğum sıraya kadar geldi ben hemen bir hareketle yana kaydım oda bu işarete gülümseyerek cevap verdi ve yanıma oturdu o zaman daha iyi farkettim bayağı iriydi düşündüğümdende bizim çocukları münasebetsiz espriler yapmayın sakın diye handan hanım uyardı ama dinleyen kim aman deniz 30 cm den fazla yaklaşma malum falan sakın aşağı bakma dudakların uçuklar sonra diye aslında çokda münasebetsiz sayılmazdı söyledikleri farkında değillerdi ama beni dahada tahrik ediyordu. Taye ise olaylardan bişey anlamadığı için sadece şaşkın bakıyor arada bakışlarımız birleşince gülümsüyordu sonra herkez yine dalgasına bakmaya başladı normalde tayeye sarmaktan vazgeçmezlerdi ama tatilde nereye gidilmiş neler olmuş muhabbeti ağır başmıştı çokda iyi olmuştu bende taye ile konuşmaya çalışıyordum ne zaman türkiyeye geldiler ne kadar kalıcaklar nerde kalıyorlar gibi sorular soruyordum oda çatpat ingilizcesiyle cevap vermeye çalışıyordu henüz geleli iki hafta olmuş ama arada öğrendiği birkaç kelimeyle türkçe dili döndüğünce cevap vermeye çalışıyordu buda onu dahada sevimli yapıyordu. anlaşılan enaz iki yıl babasının görevi yüzünden buradaydı ve buna benimde hiç itirazım olmazdı konuşurken aramızda garip bir elektriklenme oluyordu ve ikimizde bunun farkındaydık diğer kızların ilgisini çekmemişti çünkü onlar yakışıklı uzun boylu atletik tipleri beğeniyorlardı ama ben gökte ararken tam tipim yanıma düştü diye seviniyordum üzerinde turuncu kısa kollu tshirt vardı ve iri kolları ve ipeksi kara teni beni kendimden geçiriyordu arada sözde işaret eder gibi bişey anlatırken veya sorarken kollarına dokunuyordum ve bundan enaz onunda benim kadar tahrik olduğuna emindim.ertesi gün ne kadar doğru düşündüğümü anlamamı sağlayan olay oldu yine taye ile konuşurken ona fırsattan istifade dokunuyordum bu arada benim farketmediğim bir gelişmeyi aniden farkedince şok olmuştum tayenin üzerinde ogün okulun hangi spor branşına katılacağını tespit için çalışmaya katıldığından eşofman ve tshirt vardı ve benim dokunuşlarım üzerinde umduğumdanda büyük bir etki yapmıştı birara hafif sıkılıp terlediğini farkettim sınıfmı çok sıcak derken gözlerimi aşağıya kaydırdığımda gördüğüm manzara ilk anda beni şok eden ve dudaklarımı ısırmama yol açan etkisiyle beraber durumu gayet net anlamamı sağlamıştı karşımda inanılmaz bir görüntü vardı aşağıda tayenin kasıklarından kalın bir ağaç eşofmanıda zorlayarak sıranın alt kısmına dayanmıştı kalın iri ağaç diyorum çünkü hasan hocanın büyük ve kalın aletinin pantolonunu nasıl zorladığını defalarca görmüştüm ama böylesi çok başka birşeydi daha uzundu ama dahada önemlisi enaz iki katı kalın olmalıydı sıra durdurmasa daha ne kadar şişecekti kimbilir ağzımdan biranda what is this sözleri döküldü tayeye baktığımda oldukça utanmış ve fena halde terlemiş olduğunu gördüm ilk şoku atlattıktan sonra ingilizce dokunabilirmiyim diye sordum ama aynı zamanda sorunun cevabını beklemeden ellerim harekete geçmişti zaten tayenin şaşkınlıktan dili tutulmuştu ve cevap vericek durumda değildi sol elimle eşofmanını önden yakalıyıp ileriye çekerken sağ elimi daldırdım ve inanılmaz bir hissi yaşadım sanki okulun bayrak direğini tutmuştum avuçladığım parmaklarımın uçlarının birleşmesi bir yana enaz bir el daha boşluğa sığardı iyice sıkıyordum derisi ipeksi olmasına rağmen elimi ileri geri hareket ettirmeye çalıştığımda epeyce zorlandım çünkü aletinin üstünde acaip damarlar vardı tayenin anlından ve şakaklarından terler süzülüyordu ama kimse durumun farkında değildi millet kendi aleminde olduğu için handan hanım sesi güzel olanlara şarkılar söyletiyordu tüm sınıfta hem ellerini çırparak eşlik ediyor aradada şebeklik yapıyorlardı kimsenin bizi farkedecek durumu yoktu zaten en arka iki sıra boyunca sadece biz ikimiz vardık ve milletin arkası bize dönüktü ellerimin açlığı vücudumun açlığına karışmıştı göğüs uçlarım sertleşmiş dimdik olmuşlardı ve deliğim fena halde ıslanmıştı eşofmanı çekiştiren elimi bırakmadan diğer elimi çıkardım ve ağzımla elime bolca tükürdüm ve o şekilde elimi yine adeta ormana daldırdım öyle diyorum dibine doğru ormna gibi kıl vardı ve aletide koca bir çınardı sanki elimdeki sıvı avucumla beraber temas edince tayenin o kalın dudakları acaip bir ohh sesiyle aralandı tam başına gelip orayı sıktığımda halini görmeliydinizöyle bir kasıldıki acaip zevk aldığı belliydi ellerini göğüslerime götürmeye kalktı bu görülebilirdi bakışlarım ve kafamı sallayarak itiraz ettim ve biraz öne eğildim ve arka tarafımı işaret ettim sol eliyle kalçalarımı okşamaya başlamıştı o kolej eteklerinin boyu kısadır bilirisiniz birazda çekiştirince herşey ortaya çıkar sağ elide baldırlarımdaydı ileri geri hareket ediyordu çok büyük elleri vardı doğrusu ama yumuşacıktı ipeksiydi hatta elleri kasıklarıma gelmiş ama benim önümdeki ufak ayrıntıyı fark edememişti ben bakışlarımla itiraz edince bu sefer sol elini arkadan eteğimin altına kaydırdı yok denecek kadar ufak kilodumun kenarından çekiştirerek arka deliğimi bulmaya çalıştı kısa bir süre sonrada buldu ve ıslak olduğunu görünce şaşırdı ama yine duraksamadan parmağının bir kısmını soktu çok kalın parmakları olduğunu söylememe gerek yok sanırım acaip zevk aldım hele iyice hareket etmeye başlınca bende kendimden geçmeye ve elimdekiyle daha hızlı oynamaya başladım.onunda nerdeyse patlamak üzere olduğunu farkedince ağzıma boşalmasını çok istedim ama ortam buna uygun değildi olası patlamalarının gidiceği yerler herşeyi mahvedebilirdi o anda çevreme bakındığımda cevabı buldum uzun pet su bardaklarından vardı köşede teneffüslerde sıcaktan çok su içiyorduk hemen onu aldım ve tayenin eşofmanını aletini ortaya çıkarıcak şekilde aşağı çektim ve pet bardağı kafasına geçirmye çalıştım ama olmadı çünkü büyük pet bardağı bile küçük geliyordu mecbur fışkırtacağı deliğe denk gelicek şekilde başına dayayıp bastırdım bir yandanda el hareketlerimi son derce hızlandırdım ardı ardına kasılmalar başladı bardağın dibine çarpma seslerini yüksek sesle şarkı söylenmesine rağmen duyabiliyordum ama iyiki sınıf duyamıyordu tayenin titremeleri ve kasılmalırı bitince parmağınıda deliğimden çekti ben bir peçeteyle bir yandan başını temizleyecek şekilde bastırıken bir yandanda bardağı dökülmeycek şekilde doğrulttum ve muhteşem görüntüyle karşılaştım az önce tayenin parmağını çektiği deliğim resmen sızladı bardağın yarısına yakını doluydu ve çok daha değişik bir kıvamdaydı adeta krema sıkılımıştı bardağa bu fırsatı kaçıramazdım tayenin şaşkın bakışları arasında biraz eğilip kimsenin göremiyeceği şekilde dikledim bardağı inanılmaz yoğun ama birazda acı bir tadı vardı ve ağzımda dolaştıra dolaştıra tadına vara vara üç partide hepsini yutarak bitirdim. ve o anda tayenin bir başka ilginç görüntüsüyle karşılaştım aleti boşalınca inmiş aşağı doğru sarkmıştı ama kasıklarından aşağı sanki bir kobra yılanı sarkıyodu hasan hocanın iri yarrağının kalkık hali ancak bu kadardı birden birazda olsa risk alıp bu zevki bana tattıran sıra arkadaşıma teşekkür etmeye karar verdim ve kimsenin görmeyeceği şekilde eğilip aletinin başını dudaklarıma götürdüm ve dilimi tepesinde üçtur gezdirdikten sonra dudaklarımla vakumlu bir öpücük kondurdum garip bir oh sesi takip etti bunu tabi sonrada eşofmanını yukarı çektim ve birbirimize gülümsedik anlaşılan yeni sınıf arkadaşımla pekçok konuyu etüd edip üzerinden geçmemiz gerkecekti ne diyim herkezinde dediği gibi eğitim şart