Altın Makas 2 – İlk Adım

Kadir abinin dükkanının müdavimi olmuştum artık. Her akşam okul çıkışı uğruyor, dükkanı kapatmasını bekliyordum. Dükkan kapandıktan sonra arka odaya geçip onun seks anılarını iştahla dinliyordum. Fakat bana sikini gösterdiği o akşamı unutamıyor bir şekilde konuyu oraya getirip tekrar o siki görmek istiyordum. Düşünüp taşınıp konuya nasıl gireceğime karar verdim. Dükkanı kapatıp arkaya geçtiğimiz bir akşam “abi benim dalga sen görmeyeli büyüdü belki karıya götürmenin zamanı gelmiştir” dedim. Göster bakayım dedi. Bu sefer heyecanla donumu dizime kadar indirdim. Sikim hızla kalkmıştı. “Amk her an hazır asker durumunda mı senin yarak” diye takıldı önce. Sonra da “dur bakayım karış hesabı bi ölçeyim” diyerek önce karışla sikimi ölçtü. İnce uzun parmaklarının sikime değmesi beni iyiden iyiye azdırmıştı. Onun da azdığını hissediyor ama ne yapacağımı bilmiyordum. Birden aklıma bir fikir geldi. “Seninki kaç karış abi” diye sordum. O malum pis sırıtışını yaparak gel ölç bakayım dedi ve hızla pantolonunu aşağı indirdi. Siki tam kalkmamıştı. Ben karışlamaya yeltenince “böyle olmaz koçum kalkması gerek bi el at da kalksın” dedi. Hiç tereddüt etmeden dediğini yaptım. Esmer kıllı siki yavaş yavaş elimde büyüdü. Zevk aldığı her halinden belliydi. İkimiz de ayaktaydık ve alt tarafımız tamamen çıplaktı. Aldığı zevkle o da beni sikimden kavradı ve sikimle oynamaya başladı. Tek kelime etmeden birbirimize 31 çekiyorduk. Bu durum beni o kadar azdırmıştı ki gençliğin de verdiği etkiyle dayanamayıp boşaldım. Ben son damlayı da fışkırtana kadar elini sikimden çekmedi. Ben de hala onun sikiyle oynuyordum. “Ooo koçum zevke geldin heralde” diyerek sessizliği bozdu. Utancımdan ölüyordum. Sikini de tutmayı bırakmıştım. “Utanma koçum insanlık hali” diyerek beni rahatlattı. Yüzünde pis bi sırıtış vardı. “Sen rahatladın tabi keyfin yerinde beni kim rahatlatacak” dedi. Ona karşı borçlu hissettiğimden “ben yapayım mı abi” dedim. “Olur” diyip pis pis sırıtmaya devam etti. Sırıtması beni tahrik ediyordu. “Al bakalım eline çekmeye başla” dedi. Kendime çektiğim gibi ona 31 çekmeye başladım. Uzun bi süre devam ettiysem de sonuca ulaşamadım. Benim sikim tekrar şahlanmıştı ama o boşalmıyordu. Olmuyo deyip elimi sikinden cekti. Bana kızdığını sandığım için bozularak ” ne yapayım ki” dedim. “Dön arkanı”dedi. “Abi olmaz saçmalama” dedim korkuyla. “Lan dön düşündüğünü yapmayacağım” dedi. Korkuyla çıplak götümü ona döndüm. Yuvarlak ve kılsız götüm tam sikinin hizasındaydı. Korkuyla ve azgınlıkla ne yapacağını beklerken deliğime doğlu ılık bi ıslaklık hissederek ürperdim.

Kafamı çevirdiğimde diz çökmüş deliğimi yalamaya çalışan Kadir abiyi gördüm. Kadir daha derinlere varabilmek için götümün iki kanadını iki eliyle ayırmış dik konumda duran benim deliğime dil darbeleri atıyordu. Bir taraftanda kendine 31 cekiyordu. Neden yaptığını anlamadığım bu eylem bana inanılmaz sevk veriyordu. Onun da zevk aldığı iştahından belliydi. Bi ara kafasını gömdüğü götümden çıkarıp 31 çek diye emir verdi. O diliyle deliğime masaj yaparken ikimiz de 31 çekip zevkten çıldırıyorduk. Kısa bi süre sonra ikimiz de boşaldık. Daha sonra ayağa kalkıp o pis sırıtışını bozmayarak “hoşuna gitti mi koçum” diye sordu. Utanmıştım, cevap veremedim fakat o çok rahattı ve sanki bunun gibi bi durumu defalarca yaşamıştı. “Hoşuna gittiyse yine yaparız” dedi bi taraftan da giyinirken. Cevap vermedim kem küm ettim ve çıktım. İkimiz de geri geleceğimi biliyorduk.

sanaldan düsürdügüm evli kari

ilk defa bir hikaye yaziyorum umarim anlatabilirim bir zamnalar sanal alemde okey siteleri baya iyi is yapiyordu nerde kocasini aldatmak isteyen nerde kacamak yapmak isteyen herkes burlara takilirdi benimde adminlik yaptigim bir site vardi Zaman Zaman dj likte yapiyordum hemen hemen herkesi tanirsiniz
ve birgün o geldi yaseminmis adi tanistik bir kac el oyun oynayip sohbet ettik tabi bi kac istek sarki felan bir kac gün böyle düzenli seviyeli takildik diger admin arkadasa kim oldugunu sordugumda orosbunun teki dedi nasil dedim inanmmam gayet Düzgün biri gibi duruyor dedim oda bana onu camda soydugunu amini parmaklattigini anlatti ilgim daha cok armisti ve bende ekledim biraz sohbet muhabbet derken gece yarisi oldu esin evde degilmi dedim hayir türkiyeye izine gitti dedi ( bu arada ben avusturyada o fransada yasiyor) tabi sohbetimiz ilerlemis rahat konusuyorduk dedim kocani özlemissindir sevisemiyorsundur dedim evet dedi bende sana yardimci olabilirim dedim telefonlarimi aldik verdik bir birimize Telefon sexsi yapmaya basladik söyle sikerim böyle yalarim felan derken telefonda bi bögürmesi vardi ben iyice emin oldum sikilmek istiyordu Telefon muhabbeti bitmisti ertesi gün yeniden telefonlastik bana yanima gelecegini söyledi aramiz 550 km kadardi bende beklerim dedim gel seni sabha Kadar sikecem felan diye azdiyordum hafta sonu icin konustuk ama gelememisti kucuk oglu hastaymis annemlere birakirsam cocugun hasta sen nere gidiyorsun diye tavir yapicaklar deyip gelmekten vazgecmisti
bende ben gelebilirim dedim sevindi ben sölicektim ama gelmezsin diye sölemedim dedi ve cumartesi Sabah yola ciktim erken saatte verdigi adrese ögleen sonra ulasmistim tekrar telefonlastik ve beni gelip oldugum yerden Aldi eve gittimizde cocuklar evdeydi onlari babsi gile yolladi kucuk oglu biraz daha iyidi ve oda onlarla gitmisti butun ev bize kalmisti yol yorgunlugu vardi uzerimde eve gectik oturduk biraz muhabbet ederiz diye düsünmüstüm bana beni begenmedinmi yoksa dedi hayir dedim begenmemek nerden cikti simdi dedim
karsimda oturuyordu ve yanima geldi elini dizime atip oksamaya basladi bacak arama Dogru dudaklarimiz birbirine kenetlenmisti dilimi emiyor sikimle oynuyordu bende karsilik veriyordum ayaga kalkti elimden tutup yatak odasina Dogru gidiyorduk o önde ben arkada yürürken kalcalarini oksuyordum ve sikimi kicinin arasi denk getirdim acele etme butungun ve gece seninim dedi yatak odasina girdik ve direk yataga attim ustune ciktim deliler gibi öpüsüyordum üzerindeki tsrotü siyirdim gögüslerini agzima alip emmeye basladim beni kollariyla gögüylerine bastiriyordu ye beni sik der gibi nefes alis verisi degismeye basladi yarak yemeyi sevdigi cok belliydi askim erkegim demeye basladi sikimi agzina istiyordu 69 yapip birbirimizi zevkten zevke ucurmaya baslamistik öyle bi yaliyorduki kafasindan baslayip tasaklalrima Kadar geldi biraz daha kay öne Dogru dedi bende kaydim göt deligimin etrafinda dilini dolastireiyordu dur amk orosbusu dedim ben seni sikicem sen beni degil deyip ters dönüp o sicacik Amin icine girmek icin Hazir olan sikimi aminun ustune koyup Ileri geri oynatiyordum hadi erkegim sik beni orosbun yap demeye basladi bende isin zevkini cikarmak icin sokmuyor kivrandiyordum lan siksene am buldun ne oynuyon pezevenk dedi bende sikimi tek hamlede gömdüm ocone bir ahhh sesi geldi yavas sik srefsiz deyip sarildi bana ellerimi kicima alit beni kendine cekiyor sinuna Kadar sokmam icin yalvarircasina gözlerime bakiyordu bir 5 dk böyle siktikten sonra yatagin kenarina getirip domaltim ve o guzel amciga arkadan giriyordum nasil askim senin icin yaniyor sondür atesimi erkegim gibi laflar ediyordu sik beni kadininyap her istediginde sen gellemezsen ben gelip siktircem bu ami sana diyordu ami iyice sulanmisti artik uzerine Dogru uzanip boynundan öpmeye basladim ve yavas yavas gidip geliyordum harikasin askim sok hepsini sik amcigimi atesimi al derken titremeye basladi bosaliyordu bende daha fazla dayanamayip cikardim icinden nereye bosalmami istersin dedigimde sok icine icine bosalt amimin icine döllerini doldur dedi bende tekrar amina sokup bir ka git gel daha yaptiktan sonra amina bosaldim ve ustune yigilip kaldim yol yorgunuydum malum yana gecip uzandim bi sigarayaktim yarragimin ucundaki dölleri yaliyordu sigarami bititrince sen odadan cikma sakin dedi bende banyaya gitmem lazim dedim gittim temizlendim odaya girdim sen uzan biraz uyu dedi cocuklar aksam yemegine eve gelicekler birazdan Burda olurlar dedi bende tammam deyip uzanip biraz uyumaya calistim beni resmen odaya kilitlemisti cocuklar beni görmesin diye hikayenin geri kalanini begeni ve yorumlara göre yazicam uzun gecede kocasina vermedigi götü nasil aldigimida anlaticam 🙂

Tülayla ilk seksimiz

Herkese merhaba

Biliyorum hikayelerimi pek sevmiyorsunuz 🙂 Size uzun süre kopuk bir ilişkimiz olan Tülay ile tanışmamızdan birkaç yıl sonra ilk seksimizi anlatıcam. Adı gerçekten Tülay değil çünkü kendisi şu an özel bir tv kanalında sizin tanıma ihtimaliniz olabilecek bir pozisyonda çalışıyor.

İnternette tanışmıştık. Sonra ailesiyle tanıştım. Onun için önce Alanya’ya sonra İstanbul’a gittim hatta bir yılbaşı için Denizli’de buluştuk. İstanbul’da Sonisphere 2010 konserleri vardı. Headliner’ın Rammstein olduğu cuma günü arkadaşlarımı ekerek Beşiktaş’ta adını bilmediğim şu yokuşlu cadde de eski bir evde buluştuk. İnönü stadının yanı… Ev kankasının eviydi. Adını vermeyeyim şu an manken 🙂

O süreçte biz ayrılalı 1 yıl kadar olmuştu. Eve gittik. Saat 12 civarında çift kişilik yatağa uzandık. Tülay’ı yavaş yavaş soyuyordum ve o kadar süre çıktık ama vücutlarımızı hiç tanımıyoruz diye şakalaşıyorduk. Oral seks yapmayı severim ve Tülay bunu iyi bildiğinden önce beni kendine doğru sertçe çekti ve yine aynı sertlikte alt dudağımı ısırıp “beni yala” diyerek saçımdan çekip kafamı karnına bastırdı. Nasıl bu kadar azdı lan diye düşünerek onu yalamaya başladım. Uzun ve düz bir vajinası vardı. Çizilmiş gibi dümdüzdü. Her iki tarafını ayrı ayrı dilimle baştan aşağı geziyor ve ayırmaya çalışıyordum. Klitorisini dilimle yoklamak için ellerimle vajinasını açtım ve dilimin ucundan gidebildiğim kadar ortasına kadar klitorisini yoklamaya çalıştım. İlginç bir inlemesi vardı. Gözlerine bakmaya çalışıyordum ama yüzü tavana bakacak şekilde gözlerini kapatmıştı. Gözgöze gelemedik. Sonra yanına çıktım ve hadi beni yala dedim. Bence aklında o yoktu çünkü yüz mimikleri pek istekli değilmiş gibi onayladı. Önce eline aldı. Kırmızı ojeleri ellerini hep beğenmiştim ama ilk defa dokunuyordu bana. Bir süre bana mastürbasyon yaptı ve sonra yanlızca dudaklarını dokundurdu. Beni sanırım bir kaç dakika boyunca öptü. Oral seksi yapmayacağını düşünürken birden ağzının içine aldı. Sıcak ve kaygan hissine bayılmıştım. Dudaklarını aralayıp testislerime kadar iniyor sonra tekrar yukarı çıkıyordu. Gerçekten neden daha önce yapmadık bunu diye sordum, gülümsedi ve yüzüme bakmadan devam etti.

Oral seksin beni bir miktar uyuşturduğunu ve geciktirici etkisini yaptığını düşünüyorum hep. Bu hissi yeterince aldığıma karar verdim ve tekrar onun üzerine çıktım. Göğüslerini emerken “daha önce seks yaptınmı?” diye sordum. Cevap “evet” oldu. Ne yalan söyleyeyim o an biraz bozuldum. 1 yıllık bir arada bir başkasıyla seks yapmıştı. Sonra aptal bir gülümsemeyle yavaşça içine girdim. Az önceki ilginç inlemeleri geri geldi. Tülay yeterince ıslaktı ve hızlanmaya başladım. Misyoner pozisyonu öpüşmek için ideal olduğundan pozisyonu değiştirmemek için özen gösteriyordum. Tülay gerçekten zevkliydi. İçinde her an boşalıyormuş hissini yaşıyordum ve bu his harikadır. Biraz yavaşladım çünkü nefes alışverişleri sıklaşmıştı. Orgazm olacağını düşündüğümden kasıklarımı kasıklarını değecek kadar içeri sokup yavaşça geri çekiliyordum. Hızla çarpıp yavaş yavaş çekilmeme bayıldı. Böyle devam et diye inlediğini hatırlıyorum. Yorulmaya ve terlemeye başlamıştım. Haziranın ilk haftasıydı galiba. Sonra Emre napıyosun kız altına hızlan diye kendimi telkin ettim ve kalan tüm enerjimi tüketecek şekilde hızlandım. Yatak duvara çarpıyor, Tülay bağırıyor bizim Emre’nin dizleri zevklerden titriyordu. 5 dakika sonra boşalma hissi iyice güçlendi ve yavaşladım ama o his bir türlü geçmedi. Kendimi geri çektim ve karnına boşaldım. Birazı boynuna birazı yastığa birazı nevresime… Sonra yanyana uzandık ve saçma bir şekilde beyaz sarayda yahudi soykırımını anlatan bir oda olduğunu ve onun bundan ne kadar etkilendiğini konuşurken sigaralarımız içtik.

Sonrasında Tülay’la bir defa daha İstanbulda ki o gece inanılmaz güzel bir oral seks yapmıştı, İzmir’de ve Ankara’da bir kaç defa daha seks yaptık. Artık neden bilmiyorum görüşmüyoruz. Arada aklıma gelir gülümserim.

Feribotta Başlayan Hikayem.

Merhaba ben Kaan 20 yaşındayım.A-p kişiliğe sahip biriyim. Bu olay yaklasık 3-4 gün önce başımdan geçti. Normalde Bandırmada yaşayan biriyim, 3 aylık tatil için İstanbula gelicektim.Yolculuğumu da feribotla gerçekleştiricektim. Orda sevişebilceğim birini tahmin etmiyordum ve aklımda da yoktu. Neyse sefer saati geldi koltuğuma geçtim.Şans ki tam erkekler tuvaletinin karşısına denk gelmişim. Ben geleni geçeni izlerken hep öndeki kabarıklığa gözüm takılır ve birkaç kişiyle göz göze gelsem de hiçbiriyle iletişime geçemedik. Ben umudumu kestim. Bacak bacak üstüne attım popomu geriye çıkardım, müzik dinlemeye başladım. İşte o an ordan duran cevheri farkettim. Tam çaprazımda oturuyordu. Takım elbiseliydi,hafif kirli sakallı en sevdiğim tiplerden.. Baya bi süzmüş olmalıyımki dönüp baktı bana hemen kafamı çevirdim. Dergi okuyordu, bende önündeki kabarıklığa dalmış gitmiştim. Birden bana dönüp
-Çok ilgini çekti galiba.
+Efendim ?dedim gayriihtiyari.
-Dergi diyorum çok ilgini çekti sanırım,mankenler falan gözünü ayıramıyosun.
+Hee yok ya öyle dalmışım işte kusura bakma.
-Yok canım ne kusuru gel yanım boş beraber bakalım dergiye,dedi. Ve istediğim olmuştu.
Geçtim yanına oturdum öyle başladık muhabbete öğrenci olduğumdan bahsettim, o da İstanbul-Bandırma arası calısan bi firmada çalışan bi yöneticiymiş. Öğrenci olduğumu söylediğimde böyle kızlardan siizn okulda da vardır,düşürüyosundur sen tipin falan da gayet iyi deyince dünyalar benim oldu. Bende ‘Eh oluyo işte ufak tefek’ deyip geçiştirdim. Dergiye bakmaya başladık, gözlerim yine onun alete kaydı, o da bunun farkında arada bi aletini düzeltiyo,kaçamak bakış atıyo. Bende aynı şekil karşılıkverdim, aletimi düzelttim güldü.Sonraki sayfayı açınca Kıvanç Tatlıtuğla bi hatunun fotografı çıktı.
-Bu adam da baya yakışıklı he,dedi
+Bence senin de ondan aşağı kalır yanın yok, dedim gülerek
-Gercekten öyle mi düşünüyorsun?
+Tabikii
– O senin tatlılığın canım , dedi 🙂
Baktım böyle olmıcak bir hamle yapmanın zamanı geldi dedim.
Ya şurdaki modelin üstündeki gömlek cok iyiymiş dedim elimi de dergiyle aletinin tam ortasına koydum. Sertliği hissedince
‘ Hayırdır yaa baya etkilendin galiba,baksana taş gibi olmuşsun’ dedim.
Şöyle bi çevresine bakındı fazla kişi yoktu zaten feribotta. Birden benim aletimi tutarak ‘ Senin de benden aşağı kalır yanın yok sende kaldırmıssın aleti gözümden kacmadı sanma ‘ dedim bende gülerek ‘ napıyım etkılenıyo insan’dedim.
İş böyle ilerlerken dergiyi düşürdü elinden biraz da benım tarafıma düştü, bende ben alırım diyip eğildim baya hemde çatalımı göstermek maksadıyla ve başarmıştım birden bi sıcak el hissettim arkamda. ‘ Napıyosuunn biri görücek.’ dedim nazlanır gibi.
-Dayanamadım böyle bi güzelliğe azdırdın beni 2dakıkada.
+Bende şuan senın dudaklarına yapısmamak icin zor duruyorum, dedim
– Yaa demek öyle
+Evet
– Arabam aşağıda İstanbula indikten sonra bişeyler yapmak istermisin? dedi. Bende kaçırır mıyım
+Tabikii ,dedim gülerek
İnmemize 1 saat falan kalmıştı zaman geçmiyodu adeta , kimseye çaktırmadan bacaklarımızı birbirine sürtüyoruz , arada el atıyorum aletine falan çok adrenalinliydi.
Sonra sonunda vakit geldi aracına indik çıktık trafiğe. Oturduğum semtin yakın biyerine kadar geldik,ıssız bir yer aramaya başladık. Sonunda bir çamlık gibi biyer bulmuştuk zaten saat 11,30 gibiydi pek kımse yoktu.
Birden dudaklarıma yapıştı, o zevkle o sıcaklıkla karşılığımı verdim bende hemen en az 5 dk öpüştük bir yandan da üstümüzü soyuyoduk ben onun gömleğini çıkardım o benim tişörtümü arkaya geçtik yatırdık koltukları. Sırtüstü yatırdım onun boynunu , gögsünü yalayarak asagıya dogru ınıyodum. Zevke gelmiş olmalıki hafıf hafıf ınlıyodu. Dahada aşağıya inip pantolonunu cıkardım boxerla kaldı. Boxerin üzerinden dil atıyordum aletıne deli oluyordu. Hadii al artık ağzına dedikce benim daha da hoşuma gidiyodu. Bende daha fazla dayanamadım indirdim boxerı orta kalınlıkta 15 cm civarında bi aletle burun buruna geldim. Çok tatlıydı emmeye doyamıyodum. Yaklasık 2 dk oral yaptıktan sonra geliyorum dedi ve boşaldı. Artık sıra sende dedim ve bu sefer o aldı altına beni dudaklarımdan baslayarak boynumdan öptü dakikalarca , gögüslerimi emdi. Boxerımı da indirdikten sonra 17 cmlik aletimi büyük bi iştahla yalamaya basladı. Cok zevk alıyodum basını iyice bastırıyodum sikime doğru. 2-3 dakıka sonra gelıyorum dedım ağzıma boşal dedi ve büyük bi patlamayla ağzına boşaldım hepsini yuttu. Çok iyiydin dedi. Bende ikimizde öyleydik canım dedim. Anal yaptırıyo musun diye sordu. Bende hayır sadece sürtmene yalamana izin veririm ama içime girmek yok dedim. Deliğim dardı hiç pasif olmamıştım,korkuyodum birazcık. Peki madem deyip arkamı çevirdi temiz o dapdar deliğimi yalamaya basladı suan anlatırken bile heyecanlanıyorum, harika bi duyguydu müthiş zevk alıyordum. Birkaç dil darbesinden sonra kendımı kaybettım nerdeyse inliyordum. Aleti hiç inmemişti, sürtmeye basladı götüme. Böyle bi güzel göte sokmamak olmazdı ama sana saygı duyuyorum dedi. Gidip geldi öyle götümün yanakları arasında 2 dk sonra sırtıma doğru bosaldı. İkimizde ter içinde kalmıştık , temizlendik güzelce üzerimizi giyindik ve artık veda vakti gelmişti. Beni evime kadar bıraktı, numaralarımızı aldık halen de görüşüyoruz.
Görüşmek isteyen varsa yorum vs. atabilir. 🙂

Çikolata Yüzünden Seks Manyağı Ol

u.
Birden elimdeki yarağı kalp gibi atmaya, ucundan beyaz bir
sıvı fışkırmaya başladı. “Ohhhh,
bitirdin beni küçük kevaşeee, ohhhhhh!” diye inledi. Sonra da siki
elimin içinde yavaş yavaş küçülmeye başladı. O an korku
ile ellerimi çektim. Durmuş ağa gözleri kaymış bir
şekilde, “Aferin sana, çok memnun ettin beni!” deyince çocukça
sevindim. “Hadi üstünü başını düzelt, ellerini de derede
yıkayıp, sularını götür, annen merak etmesin!” dedi.
Ben dediklerini yaparken, o da toparlandı ve “Yarın öğleden
sonra su doldurmaya gel, bak sana neler getireceğim!” deyip
yanımdan uzaklaştı.

Sabah oldu,
herzamanki koşuşturma içinde öğleden
sonra olmasını bekliyordum. Öğleden sonra anneme,
“Anne dereden su getireceğim!” dedim. Annem de, “İyi
olur, akşam hepimiz yıkanırız, 5-6 sefer ediver
kızım!” dedi. Kovaları alıp hemen dere kenarına
koştum. Etrafa bakındım ama kimsecikler yoktu. 3 sefer eve
gittim geldim, halen Durmuş ağa gelmemişti. Dere kenarına
4. varışımda Durmuş ağa oradaydı, beni görünce
sırıtmaya başladı. Eliyle ‘Gel’ işareti yaptı.
Hemen yanına koştum. “Hele bir gel şu tarafa geçelim, bak
sana ne vereceğim!” deyip, elimden tutarak beni biraz ilerideki
çalılıkların arkasına götürdü. Bizi burada kimsenin
görmesine imkan yoktu. Sonra elini cebine atıp bir şey çıkardı,
o an gözlerim parladı. Bu Gofretli çikolatalardandı, daha önce
Hülya’nın elinde, birde muhtarın oğlu Ali yerken görmüştüm.

Çikolatayı
bana uzattı, ama ben tam alacakken çekti. Ben saf saf yüzüne bakarken,
“Hele şu entaririnin üzerini bir sıyırıver küçük
yosmam benim!” dedi. Ne dediğini tam anlamamıştım, ama
hemen yaka düğmelerimi çözüp, entarimin üstünü atletimle beraber belime
sıyırıverdim. Durmuş ağa çikolatayı elime
verirken, kendi de bana iyice sokuldu. Kısacık boyumla göğsüne
anca yetişiyordum. Ben çikolatayı yerken, o dizlerinin üzerine çöküp,
belimi sıkıca kavradı ve dünkü gibi göğüslerimi
ağzının içine alıp uçlarını emmeye
başladı. Biryandan da, “Çok tatlısın, tazeciksin,
ohhhh!” diye mırıldanıyordu. Ben halen yavaş
yavaş çikolatamı yiyordum.

Sonra elleri
entarimin eteğinden içeri süzülüp minicik kalçalarımı
sıkıp okşamaya başladı. Halen göğüslerimi öpüp
yalıyor, tamamını ağzının içine alıp
alıp çıkarıyor, bu sırada da sürekli
şapırtılı sesler çıkartıp, “Çok
güzeller, her yerin minicik orospu, deli oluyorum sana!” diye
mırıldanıp duruyordu. Bir süre göğüslerimi göbeğimi
öpüp durdu, bu arada elleri sürekli kalçalarımı,
kasıklarımı okşayıp duruyordu. Ben de o sırada,
hem çikolata yemenin verdiği mutlulukla, hem de okşanmanın ve
öpülmenin verdiği o değişik duyguyla, içimde bir şeylerin
kıpırdanmaya başladığını hissediyordum. Yine
bacak aramda değişik birşeyler oluyordu, sonra amımın
sulandığını hissettim. Bir an işedim sandım. Ama
çok değişik bir duyguydu bu.

Sonra
Durmuş ağa kulağıma yanaşıp, “Aferin çabuk
öğreniyorsun, kısa süre sonra çok iyi öpüşürsün sen!”
dediğinde, kendimi sanki çok önemli bir şey yapmış gibi
hissettim. O anda gözüm sikine takıldı, dünkü gibi kocaman
olmuş, başı mantar gibi şişmiş, dimdik duruyordu.
“Hadi okşa sikimi! Dün yaptığın gibi yapacaksın,
hadi mutlu et ağanın kalkmış yarağını, küçük
meleğim!” dediği anda ellerim birden sikini kavrayıp
sıvazlamaya başladı. Bir süre daha göğüslerimi öpüp
okşadı, bu sırada bacaklarımı ve
kasıklarımı da sürekli okşuyor, hafif hafif
sıkıyordu.

Dilimle önce
biraz yaladım, çikolatanın tadı ağzıma gelince çok
hoşuma gitti ve dondurma yalar gibi hızlı hızlı
yalamaya başladım. Aynı zamanda da sikinin gövdesini iyice
kavramıştım ve sürekli yukarı aşağı
okşayıp duruyordum. “Aferin küçük yosmama, ohhh yala
ağanın sikini, bak nasılda mutlu ediyorsun beni, ohhhhh!”
diye inleyip, sikinin başına biraz daha çikolata sürdü. “Hadi
şimdi ağzını kocaman açıp sikimin
başını ağzına al!” dedi. Ağzımı
kocaman açıp, sikinin kafasını ağzıma aldım, ama
çok büyüktü, bütün ağzımı doldurmuştu, burnumdan zor nefes
alıyordum. Ağzımın içi tekrar çikolata tadı ile
dolmuştu. Sonra şeker emer gibi emmeye başladım.

Durmuş
ağanın elleri sürekli her tarafımı okşuyor, nerem denk
gelirse öpüyordu. Vücudumu tekrar ateş basmıştı. Onun
sikini okşayıp yalamak bende değişik duygulara neden oluyordu,
adını koyamadığım ama hoşuma giden
duygulardı bunlar. Durmuş ağa, “Dilinle etrafını
yala, ohhhhh, ucunu ağzına sokup çıkar, em onu, em
yarağımı küçük orospu!” diye mırıldanırken,
ensemden tutmuş sikine bastırıyordu. Dediklerini pek anlamıyordum,
ama anladığım kadarıyla ne derse yapmaya
çalışıyordum. Durmuş ağa yavaş yavaş belini
oynatmaya başladığında, sikinin gövdesi elimde, ucu
ağzıma girip çıkıyor, siki ağzıma girdiğinde
ucunu emiyor, hafif çıktığında dilimle yalıyordum.

Durmuş
ağa, “Bak birazdan beni çok mutlu edeceksin, ağanın beyaz
beyaz dölleri akacak, sakın kaçırma ağzını, yut
onları, tamam mı küçük orospum benim?” dedikten sonra, belini
daha hızlı oynatmaya başladı. Artık yarak
gırtlağıma kadar girip çıkıyordu, bu biraz midemin
bulanmasına neden oluyordu. Ama ben halen sikini yalayıp, emmeye ve
okşamaya çalışıyordum. Bir süre sonra Durmuş ağa,
“Ohhhhhh, ağzını siktiğim küçük yosmaaa, al sana
ağanın dölleri, ohhhhh, amını da sikip dölleyecem senin,
ohhhhh, ağzını sikeyimmm senin, ıhhhhhhhh!” diye,
inleyip hırladı ve sikinden beyaz bir sıvı
fışkırmaya başladı. Sikini ağzıma ittirip
ensemden bastırınca, ağzım o sıvıyla
dolmuştu. Çoğunu yutmuştum o sıvının, ama
tadı değişik gelmiş, midem bulanmıştı.
Kafamı hemen çektim, öğürmeye başladım.

“Durmuş
amca midem bulandı!” dediğimde, “İlk kez
tadıyorsun ya ondan, onlar benim döllerimdi, ağzını sikip
döllerimi yutturdum sana, ohhhh, çok zevk verdin bana orospum, zamanla
aışırsın küçük fahişem benim!” dedikten sonra
beni kucağına oturtup, sağ eli ile belimi sıkıca
kavradı. Kucağında ufacık kalmıştım.
“Bak şimdi ben de seni mutlu edeceğim! Hele bir tadını
al, ondan sonra hep peşimde koşacaksın!” dedikten sonra
omuzlarımı, göğüslerimi öpmeye başladı. Sonra
diğer elini donumun içine kaydırdı. Donum
sırılsıklamdı, “Ağam donum ıslak, utanıyorum!”
dedim. “Utanma meleğim, o senin zevk suyun, amın keyiflenince
böyle ıslanır, sikilip boşalmak ister!” dedikten sonra,
elini donuma yice sokup, parmağı ile amımın deliğini
okşamaya başladı. “Bak buraya am denir, eğer sikimi
buraya sokup boşalırsam, amını sikmiş olurum!”
dedi. Sonra kafasını göğüslerime gömüp göğüslerimi
ağzının içine alıp uçlarını emmeye
başladı. Göğüslerim ağzının içinde yok olurken,
eli de amımı daha hızlı okşamaya başladı.

Durmuş
ağa, “Bu yaşadığına boşalmak denir,
işte sen de beni boşalttığında böyle hissediyorum! Nasıl,
mutlumusun?” dedi. Halen kollarım boynunda sarılı idi,
başım omuzunda duruyordu. O ise yavaş yavaş vücudumu
okşuyordu. Bu duygu bile çok güzeldi. “Durmuş amca çok güzeldi, birdaha
yap!” diye inlemeli bir sesle kafamı kaldırıp ona
baktım. Durmuş ağa bir kahkaha atıp, “Ben sana demiştim
küçük kaltak, hele bir tadını al ondan sonra vaz geçemezsin diye! Amcığının
ateşi sönmedi galiba, ama şimdilik bu kadar yeter, sonra gene
yaparız!” dedikten sonra dudaklarıma yapıştı. Bir
süre öpüştükten sonra beni kucağından indirip, üstünü giyinmeye
başladı. Ben de üzerimi giyindim.

[Nilüfer] ALINTI!

Kocam sikemeyince arkadaşına verdim

Kocam Sikemeyince Bol Bol Siktiriyorum

Öfkeyle, nereye gittiğimi bilmeden hızlı adımlarla yürüyüp duruyordum. Dağ evinde çıplak kocamın önündeki pörsümüş erkekliği, bir yandan işyerinden gelen telefonla görüşmeye çalışırken, bir yandan bana çaresizce bakışları gözümün önünden gitmiyordu. Hırstan gözümden yaşlar dökülüyor, etrafımdaki güzellikleri s*s perdesinin arkasından görüyordum.

Neden sonra kendime geldim. Dağlık arazide giderek yukarılara yükselen eğimli dar patikada hızlı yürüyüş temposu iyi gelmişti öfkeme… Soluk soluğa kalmıştım. Etrafıma bakındım. Nereye gelmiştim böyle?

Cennetten bir köşeydi sanki… Her taraf yemyeşil bitki örtüsüyle kaplıydı. Yeşilin her rengi üstüme üstüme geliyordu… İsmini bilmediğim ağaçlar, yerlerde otlar, etrafı çevreleyen dağlarda yankılanan türlü türlü kuş cıvıltıları… Su sesi geliyordu kulağıma kuş cıvıltılarının arasında… İleride sıklaşan ağaçların arasından geliyordu şırıltı… Köyün içinden akan dere olmalıydı bu, kaynağı burasıydı demek ki…

Biraz daha ilerledim. Vadinin tabanında akan dereyi gördüm… Patika yolun biraz altında, dağdan taşıdığı millerle kumdan çakıldan minik bir düzlük oluşturmuş, kayaların arasından şırıl şırıl akıyordu. Hayranlıkla, huzur içinde suyun sesini dinledim. Derin bir nefes alıp yeni yeni ayırdına varmaya başladığım çamların, dağdan esintiyle gelen kekiklerin, dağ çiçeklerinin, çimenlerin kokularını ciğerlerime çektim.

Derenin kenarına kadar ilerledim. Tertemiz, berrak bir suyu vardı. Eğilip elimi soktum, önce tadına baktım birkaç yudum alıp… Sonra avuçlarımla tekrar tekrar su alıp yüzüme çarptım. Yürüyüş temposuyla terleyen yüzümü yıkadım. başımı kaldırıp etrafıma, dört bir yana bakındım dikkatlice…

Yeryüzündeki tek insan, Havva gibiydim şu dağın başında… Kuş cıvıltılarından başka bir kul yoktu etrafta… Üzerimdeki askılı tişörtü çıkarıp kenara koyuverdim. Derenin serin suyunu bolca alıp yüzüme yüzüme çarptım. Gözlerimi kapatarak yüzümü, saçlarımı ıslatan suyun boynumdan çıplak göğüslerimden bedenime, okşayarak, süzülerek inişini hissettim. Su damlaları bir erkeğin nazik okşayışları gibi iri memelerimin arasından kendine yol bularak iniyordu aşağılara…

Yalnız olmanın verdiği rahatlıkla, üzerimde sadece bir kısa kloş etek ve spor ayakkabılarımla huşu içindeydim bu ıssız vadide… Tam rahatlamış, huzur içinde etrafımdaki güzellikleri izlemeye başlamıştım ki, ileriden bana seslenen kocamın dağda yankılanan sesini duydum.

“Güüll…” diye bağırıyordu…

Canım sıkıldı. Başımı çevirip baktım. Arkamdan beni aramaya çıkmış olan kocam nefes nefese bana doğru geliyordu. Patika yoldan inip yuvarlana yuvarlana yanıma, derenin kenarına kadar geldi. Dili bir karış dışarıya çıkmış, eğilip dizlerinden destek almaya çalışıyordu.

“Aşkım, ne arıyorsun bu dağ başında buralarda? Sana yetişmeye çalışıcam diye koşturmaktan bittim valla…” Sinirlerim geriliverdi bir anda yine… Tersledim,

“Gelmeseydin sen de… Ne diye geldin?”

“Merak ettim Gül… Öfkeyle çıkıp gidiverdin.” Etrafına bakındı tedirgin tedirgin… “Yalnız başına… Kadın halinle…” Gözlerini açarak ilk defa görmüş gibi hayretle çıplaklığıma baktı… “Böyle çırılçıplak… Ne yapıyorsun sen karıcım?” Acıyla güldüm,

“Merak etmiş…” Öfkem kabardı yine, sesim giderek yükselmeye başladı. “Niye merak ediyorsun ki? Burda da yalnızım, evde yatakta da yalnızım ben… Sen… Sen işinle evlisin. Ben kadınım ama sen erkek misin? Sikmeyi bile beceremiyorsun, erkek müsveddesi… Bıktım artık senin kalkmayan sikinle uğraşmaktan… Anlıyor musun? Bıktım… Bıktım…”

Gözlerimden yaşlar akıyordu bunları yüzüne haykırırken… Yaklaştı, beni kollarının arasına almaya, yatıştırmaya çalıştı.

“Yapma karıcım, üzme beni… Biliyorsun iş stresi, şu bu… Geçici işte… Üzme beni… Seni deli gibi seviyorum. Geçecek bunlar… Bir çaresine bakarız… Yıpratma kendini… ”

“Dayanacak halim kalmadı benim… Gencecik kadınım ben… İhtiyaçlarım var… Geçecek geçecek diyorsun, bunca zamandır geçmedi işte… Hep aynı, hep aynı… Her şey para demek değil ki… Sevişmek istiyorum. Yanıyorum. Ateşimi söndür istiyorum. Ama nerde?”

Öfkeden deliye dönmüştüm, kendimi kaybetmiştim adeta… Her zamanki, ölçülü ev kadını gitmiş, başka bir Gül gelmişti sanki.. Bir elimle kloş mini eteğimi tutup yukarı kaldırdım. Külot yoktu altımda… Diğer elimle çıplak kadınlığımı avuçlayıp ona gösterircesine sıktım,

“Şuna bak… Yanıyor bu… Amım yanıyor… İçine girilsin istiyor. Erkek gibi erkek olsan, doyurursun bunu… Aç bırakmazsın… Neden kalktık geldik buraya? İşinden, şehirden uzaklaş diye… Stres bitsin, sikin kalksın diye, cinsel yaşamımız düzelsin diye… Ama sen ne yapıyorsun? Burada bile iş düşünüyorsun.”

“Yapma Gül… Yaşadığın lüks hayatı, arabaları, yazlığı, her şeyi unutuyorsun. O iş sayesinde oluyor bunlar… Bu kadar büyütme” Artık ikimiz de burun buruna, bağırmaya başlamıştık birbirimize…

“Senin olsun hepsi… Al başına çal. Her şeyim var ama, erkeğim yok. Şimdiye kadar aldatmadım seni, boynuzlamadım, ar namus dedim. Ama bitti artık. Dayanamıyorum. Ayrılalım. Erkek istiyorum ben… Kadınlığımı yaşatacak erkek istiyorum. Bana seksi yaşatacak, beni adam gibi sikecek,sikilmeye doyuracak erkek istiyorum, anlıyor musun beni?”

“Azgın fahişe… Bir sürü vibratör aldım sana… Oynayıp duruyorsun işte onlarla… Şimdiye kadar şikayetin yoktu, benim yanımda sokup çıkarıyordun kızışmış amcığına… Şimdi ne oldu?”

“Aptal herif… Gerçek erkeğin sikinin yerini tutar mı onlar? Sen ne anlarsın? Erkeğin altında ezilirken orgazm olmanın zevkini vermez o sahte plastikler… Öpüşmezler sikişirken… Sevip okşamazlar, bedenime sarılmazlar, öpüp koklamazlar… “

“Abartma işte azgın fahişe…”

“Fahişe ha? Bunca zaman o küçük pipinin kahrını çeken, seni boynuzlamayan ben fahişeyim ha? Ama gör sen, boşanıcam senden, gidip istediğim gibi gerçek erkek bulacağım kendime… Bir işaretime bakar. Senin yanında bile asılıyorlar, en yakın arkadaşların hatta… Haberin yok senin… Gidip erkek bulucam. Hatta erkek değil, erkekler… Birden fazla… Erkekler bulacağım. Koca yaraklı erkekler… Doya doya sevişicem onlarla… Kadınlığımı, gençliğimi, güzelliğimi yaşayacağım. Cinselliğin tadına varmak istiyorum artık… Seksin… Sevişmenin… Sikişmenin… ”

Sustum sonunda…. Bir şey söylemeden bakıştık. Öfke patlaması yaşıyordum. Kocam da şaşırmış, ne diyeceğini bilemeden bakakalmıştı yüzüme… İlk defa böyle bir patlama yaşıyorduk evliliğimiz boyunca… Kısa bir sessizlik oldu. Derenin şırıltısı… Kuşların cıvıldamaları… Rüzgarın sesi… Konuşmadık bir an… Kinle bakışıyorduk. Sonra o sessizliği tok bir erkek sesi bozdu,

“Biz yardımcı olalım mı gençler?”

“Ayy…” diye bir çığlık koparıp korkuyla başımı sesin geldiği yöne, patika tarafına çevirdim kocamla aynı anda… Patika yolun kenarında iki adam… Ellerinde birer tüfek, sırtlarında çanta, gözleri bizde, daha çok bende, sırıtarak bakıyorlar… Sırtlarındaki yelekler, pantolonlar, ayaklarındaki kalın botlardan ava çıktıkları belli oluyor.

Nasıl bu kadar rahat olabildim, nasıl böyle çıplak kalmaya cesaret edebildim diye kendi kendime kızarak aniden eğildim, yerdeki tişörtümü alıp arkamı döndüm erkeklere, sırtıma geçirdim. Tekrar onlara döndüğümde nerdeyse burun buruna geldim adamlarla…

Bir anda patikadan aşağıya inmiş, yanımızda bitivermişlerdi ben tişörtümü giyene kadar… Kocam beti benzi atmış bir halde adamlarla benim arama girip beni perdelemeye, korumaya çalışarak,

“Ne.. Ne diyorsunuz siz arkadaşlar? Ne işiniz var burada?” diye kekeledi.

Korkuyla erkeklik gösterisi arasında kalmış bir tavrı vardı. Ve ben bile etkilenmemiştim onun söylediklerinden… Korktuğu o kadar belli oluyordu ki… Nitekim öndeki adam tınmadı bile,

“Siktir lan…” diyerek eliyle kocamın kolundan tutup yan tarafa savurtuverdi. Bu ani hareketi beklemeyen kocam yerdeki çakılların üzerine seriliverdi boydan boya…

Adamla göz göze geldik. Bende de korku, ama daha çok öfke vardı. Bu iki yabaninin çıplak bedenimi görmesine sebep olmuştum. Kendime, kocama, adamlara öfke doluydum.

Adamlarsa yiyecek gibi bakıyorlardı bana, tişörtün saklayamadığı, inip kalkan göğüslerime, mini eteğimin meydanda bıraktığı çıplak bacaklarıma… Lider tavırlı olan önümde, diğeri yan tarafıma geçmişler beni seyrediyorlardı. Elimde olmadan ürperdim, göbeğimi açıkta bırakan tişörtün eteklerini tutup çekiştirdim, örtmeye çalıştım. Ben göbeğimi örtmek için alttan çekince bu kez memelerim çataldan aşağı açıldı. Kendi haline bıraktım ben de…

Esmer, sakalları uzamış, iri yapılı, ayı gibi bir şeydi önümdeki adam… Önü açık, göğsünün kılları görünen kareli gömleğinin kollarını sıvamıştı. Tüfeği tutan kürek gibi elleri, kalın bilekleri göze çarpıyordu.

“Deminki muhabbetiniz yarım kaldı bayan…” dedi o kalın sesiyle… Alaycılık vardı biraz sesinde, çokça istek, şehvet… Gözlerindeki bakışlar tamamlıyordu o şehveti… Dişisini görmüş vahşi hayvan bakışları vardı o gözlerde…

“Ne muhabbeti? Ne diyorsunuz siz?” dedim.

“Kocanla yaptığın muhabbetten bahsediyorum. Hani sikemiyordu seni kocan… Kendine erkek bulacaktın gidip… Amcığın yanıyordu hani… Yarak istiyordu… Sikilmek istiyordu… O muhabbet diyorum…”

Elindeki tüfeği bir anda indirip namlusuyla eteğimi kaldırıverdi. Korkuyla irkildim, eteğimi indirmeye, iki vahşinin gözleriyle sikmeye başladığı kadınlığımı örtmeye çalıştım. Kendimi bir adım geriye attım. Arkama baktım telaşla, arkamda dere var, gidecek yerim yok. Yan tarafa bir adım atayım dedim, ikinci adam sırıtarak önüme geçip engel oldu hareketime… Önümde de koca ayı… Kaçacak yerim yok. Çaresiz kaldım.

“Kocamla benim aramda bunlar… Sizi ilgilendirmez. Bırakın gidelim.” dedim öfkeyle…

“Yoo… Artık bizi de ilgilendiriyo. Kamu malı oldunuz, halka açıldınız bağıra bağıra… Biz centilmen adamlarız bayan… Kulak misafiri olduk, derdinizi duyduk, zor durumda olduğunuzu öğrendik. Size yardıma geldik. Sizin derdinizi hallediverelim gari dedik, öyle mi Rıfat? Yalan mı diyom?”

“He valla… Doğru söylüyon ağam…” dedi yardakçısı… Sırıtıyordu. Bana bakıyordu direkt, nerdeyse salyaları akacaktı açık ağzından… “Yardım edek size bağyan… Heç merak etme, bi çırpıda hallederiz derdini, tasa etme… Senin dermanın oluruz. Sike doyururuz seni…”

Bunu söylerken elini pantolonun önüne atmış, kabarıklığını okşuyordu hayvan… Arsız, yüzsüz herif, bir anda siz’li konuşmaktan vazgeçmiş, sen demeye başlamıştı cümlenin ortasında… O anda kocam yerden kalkıp aramıza giriverdi. Kollarını açıp beni heriflerin sikici gözlerinden korumaya çalıştı.

“Bakın, sorun istemiyoruz tamam mı? Bırakın çekip gidelim. Başımıza bir şey gelecek olursa fena halde başınız ağrır. Siz kim olduğumu bilmiyorsunuz benim…” diye efelendi. Yardakçısının ağam diye hitap ettiği ayı gülerek sordu,

“Peki sen bizim kim olduğumuzu biliyo musun beyfendi?”

“Nerden bileyim kim olduğunuzu bu dağ başında? Ne önemi var şimdi bunun?” dedi kocam…

“Bak iştee… Ne güzel, kimse kimseyi tanımıyo… İşimizi görüp gidicez, sizin derdinizi de halledicez. Güzel karını bir güzel sikicez…”

“Ne diyorsun ulan sen?” diye bağırarak yakasına sarıldı kocam, kendini kaybetmiş gibiydi. Daha cümlesini bitiremeden, ağanın elini kaldırmasıyla kocamın suratına okkalı bir Osmanlı tokadı yerleştirmesi bir oldu. Kendi etrafında şöyle bir dönen kocam yere yığılıp kaldı. Elleriyle yüzünü tutuyor, burnundan kan boşanıyordu.

“Kal orda şehir züppesi…” diye hırladı tepesinde ağa… “Kalkarsan gebertirim. Hasan benim adım… Dediğimi yaparım, ona göre ayağını denk al… Biz seksi karının ifadesini alırken, karnını doyururken sen orda uslu uslu oturacaksın, tamam mı? Anlaştık mı? Başını salla, anladığını anlayam ben de… Yoksa gebertirim şuracıkta seni, leşini köpekler yer…”

Kocam kanlı ağzı burnuyla başını salladı evet anlamında çaresizce… Ben ise ümitsizce bakınıyordum. Ne kaçacak yerim vardı, ne de yardım edecek birileri… Bu dağ başında yapayalnızdım bu ayılarla… Hasan bana döndü kocamı azarladıktan sonra,

“Şimdi gelelim sana küçük hanım…” dedi. “Vakit geldi. Şu derdin neymiş bana da anlat bakalım. İyice anlayalım, ona göre çare bulalım derdine…” derken elindeki tüfeği adamına uzatıyordu. Üstündeki avcı yeleğini çıkarıp attı. Sikici bakışlarla beni baştan aşağıya süzerken gömleğinin düğmelerini açtı, onu da çıkardı.

Belden yukarısı çıplaktı şimdi. Ayağında pantolon ve kalın botlar kalmıştı. Kıllı bedeni kas yığınıydı. Her hareket ettiğinde kasları yumru yumru görünüyordu kalın bedeninde… Geniş göğsü, dümdüz karnı, nerdeyse belim genişliğinde pazuları, kocaman pençeleri… Tıpkı bir ayı gibiydi karşımda…

Ani bir kararla yan tarafa atıldım birden, karşıma Rıfat çıktı yine… Durdum, ikisi yan yana geçişimi, kaçışımı engelleyecek şekilde karşımda duruyorlardı. Arkamda dere vardı, sesini duyuyordum.

Ben de arkamı döndüm, dereye doğru atıldım. Su dizlerime geliyordu ilk anda… Buz gibi suyu bacaklarımda hissedince titredim. Erkekler arkamda duraklamışlar, beni izliyorlardı. Niye takip etmiyorlar diye düşünerek ilerledim, karşı kıyıya geçmeyi, kaçmayı düşünüyordum.

İki adım daha atınca su birden derinleşiverdi. Bir anda belime kadar suya gömülmüştüm. İki üç metre genişliğindeki derenin bu kadar derin olması bir anda şaşırttı beni… Suyun akıntısı da güçlüydü. Tam ortadaki bir kayaya tutunmak zorunda kaldım. Su nerdeyse beni götürecekti, öyle şiddetli akıyordu burada… Hasan seslendi arkamdan,

“Boşa uğraşma güzelim… Balım… Geçemezsin. Bizi bile zorlar bu su, ilerde köprüden dolanırız. Hadi gel bu tarafa sultanım… Amın götün donacak yoksa, hasta olacaksın.”

Kayaya zorlukla tutunmuş vaziyette, hırsla dört bir yana bakındım. Dişlerim takırdıyordu suyun soğukluğundan… Doğru söylüyordu, su geçilecek gibi değildi. Kendimi bıraksam diye düşündüm, hemen vazgeçtim.

Hangisi daha kötü diye düşündüm bir an… Boğularak ölmek mi? Yoksa bu ayıların gönlünü yapmak mı? Ölmek? Yo, bu genç yaşımda, hele boğularak ölmek… Geriye dönmeliydim. Belki… Bir umut… Yalvarsam, yakarsam, bırakmalarını istesem, ayaklarına kapansam…

Korka korka ellerimi bıraktım. Akıntıya karşı koymaya çalışarak bir iki adım attım. Hasan kıyıdan tüfeğinin namlusunu uzatıyordu tutmam için… Ucundan yakaladım, ondan destek alarak şiddetli akıntıyı alt etmeye çalıştım, kenara yaklaştım.

Suyun zemini iri kayalarla doluydu, yosun kaplı, kaygan… Spor ayakkabının tabanı yosunlu kayada kayıverdi birden… Boylu boyunca kapaklandım suyun içine… Nefes boruma kaçan suyun etkisiyle öksürmeye başlamıştım ki, Hasan iki adımda yanıma geldi, elini uzatıp yakalayıverdi elimi, tutup hızla kendine çekti. Kaldırıp kucakladı. Kuş gibi kaldırıp kollarının arasına aldığında hala öksürüyordum.

Yine iki adımda dere kenarına çıktık. Buz gibi suyun etkisiyle dişlerim resmen trampet çalıyordu. Titriyordum. Belden yukarısı çıplak adam ıslak ayaklarıyla hiç etkilenmemiş görünüyordu soğuk sudan… Beni kucağından indirip ayaklarımı yere bastırdı.

Üstümdeki sırılsıklam olmuş askılı tişört ıslak bedenime yapışmış, tüm hatlarım meydanda, sanki hiçbir şey giymemişim gibi duruyordu. Meme uçlarım tüm ayrıntılarıyla tişörtün ıslak kumaşından görünüyordu. Hasan elini uzattı, ıslak tişörtün yakalarından tutup cart diye yırttı, bir anda çıkarıp attı.

Neye uğradığımı şaşırmış, aptal aptal bakınıyor, memelerimi kapatmaya çalışıyordum. Hasan eğilip yerdeki kalın oduncu gömleğini alıp sırtıma geçirdi. Gömleğini battaniye gibi sardı ıslak ve çıplak bedenime… Kollarıyla da kendine çekip sımsıkı sardı beni…

Ohhh… İyi gelmişti. Ayının ter kokan gömleğinin sıcaklığı içimi ısıtmıştı bir anda… Başımı kıllı göğsüne gömmüş, gözlerim kapalı, kendimi kollarına bırakmıştım. Neden sonra, dişlerimin takırdaması geçince kendime geldim, kollarından sıyrılıp kurtuldum, kendimi geriye çektim biraz… Üç erkeğin gözleri benim üzerimdeydi. Üçü de hayran hayran bana bakıyorlardı.

Baktım, üstümdeki oduncu gömleğinin önü tamamen açıktı. Benim kavun irisi memelerim meydanda, uçları parmak gibi kabarmış vaziyette, memelerim inip kalkıyor… Elimle gömleğin yakalarını tutup örtmeye çalıştım ne kadar örtebilirsem… Tabi bu arada iki tecavüzcü adayım da göreceklerini çok yakından görmüşlerdi.

“Offf…” diye inledi Hasan. Uzattığı elinden kaçınmama rağmen göğüslerimi zorla avuçlayıp okşadı… “Harikasın yavrum. Senin gibisini görmemiştir bu dağlar… Taş gibi memelerin var anam avradım olsun”

“Dokunma bana…” diye tısladım, memelerimi avuçlayıp acıtan eline vurdum. Güldü,

“Az önce sarılıyodun bana yavrum? Dokunma demiyodun, içime gircektin.”

“Donuyordum ondan… Sana bayıldığımdan değil geri zekalı…”

Bu kez tokat benim yanağımda patladı. Kocama vurduğu kadar olmasa da yine canım yanmıştı. Ay diye bağırıp yanağımı tuttum. Kıvılcımlar çakıyordu gözlerimde, yanağım kıpkırmızı yanıyordu. Islak, uzun saçlarımdan tutup başımı çekti, dudaklarını hırsla, sertçe dudaklarıma bastıra bastıra öptü. Sonra da geri çekti, gözlerimin içine bakarak,

“Terbiyeli ol. Yoksa başına geleceklerden ben sorumlu olmam. Ayağını denk al kadın…”

Adamın kuvvetli pençeleri etime geçtiği yeri morartırcasına sıkıyor, canımı yakıyordu. Çırpındım umutsuzca, kaçmaya çalıştım, beceremedim. Pençelerinden kurtulamadım. Beni tuttuğu gibi sürükledi, biraz ilerideki çimenlerin üzerine yatırdı zorla…

Ben altında çırpındıkça hoşuna gidiyor, gevrek gevrek gülerek çaresizliğimle alay ediyordu. Arada bir eğilip tüm ağırlığını üstüme veriyor, altında ezerek dudaklarıma yumuluyor, öpüyordu. Çıplak göğsünün kıllarını meme uçlarımda hissediyordum öpmek için eğildiğinde…

Yoruldum sonunda… Çırpınmaktan vazgeçtim, kollarım iki yana düştü hareketsiz… Üzerimdeki ayı her yerimi ayrı mıncıklıyor, bıyıkları, sakalları yüzüme, yanaklarıma, boyunlarıma bata bata öpüyordu her yerimi… Gömleğin yakalarını iki yana açmış, meydana çıkan memelerimi avuçluyor, sıkıyor, uçlarını parmaklarının arasında ovalıyordu. Kasıklarım karıncalanmaya başladı birden… Meme uçlarımdan bir elektrik akımı tüm vücuduma yayılıyordu sanki…

Hasan ellerimi tutup başımın üzerinde birleştirdi, bastırdı. Kasıklarını kasıklarıma bastırıyor, kıpırdamama fırsat bırakmıyordu. Pantolonunun önündeki sertliği hissettim durunca… Taş gibi batıyordu karnıma, göbeğime…

Ben hareketsiz durunca bacaklarıyla bacaklarımı aralayıp arasına girdi, sertliğini kadınlığıma yapıştırdı. Zaten kısacık etek biz boğuşurken sıyrılmıştı belime kadar, altım çıplak vaziyetteydim. Pantolon kumaşının üzerinden penisinin sıcaklığını hissettim organımın dudaklarında…

“Ihhh…” diye inledim. Kendime inanamıyordum. Bu kadar kaçınma, mücadele, çırpınmanın sonunda zevk alıyordum. Ayının sikinin sıcacık teması beni zevkten inletiyordu.

Son darbe oldu bu… İnlememi duyunca daha bir hırslandı adam… Dudaklarımı kemirmeye, memelerimi acıtarak yoğurmaya, bedeninin ağırlığını arttırmaya başladı. Başımı yana çevirdim gözlerimdeki isteği, şehveti görmesin diye… Daha kötü oldu.

İki erkek bizi izliyordu biraz ötemizde… Elini pantolon fermuarını açıp içeriye sokmuş, sikini avuçlayan Rıfat ve burnunun kanları kurumaya yüz tutmuş kocam… Gözleri açılmış, heyecanla bize bakıyorlardı. Benim çıplaklığıma, Hasan’ın altında kıvranmama…

“Zevk alıyo ağam… Orospu zevk alıyo…” dedi diğeri… Kocamın yanında hem de… Sanki kocam farkında değilmiş gibi… Üstümde beni yiyip duran azgın köpek zevk aldığımı hissetmiyormuş gibi…

“He gardaş… Zevklenmeye başladı kahpe… Yarağın tadını aldı ucundan… Gör bak, neler yapacak bu orospu, nasıl alcak benim yarağı… Sen ne diyosun züppe? Zevk alıyo de mi? Bunca yıldır siktiğin karın senin… Sen daha iyi bilirsin? Söylesene ulan…” Kocam gözleri parlayarak cevapladı adamı,

“Evet… Daha iyi bilirim. Zevk alıyor…”

“Sikeyim mi karını ulan? Senin önünde sikeyim mi ha? Cevap ver züppe…” Rıfat gülerek kocamın ensesine bir tokat attı hafifçe,

“Söyle ulan, ağam siksin mi karıcığını?” Kocam gözlerini bir an bile ayırmamıştı benden…

“Evet…” dedi heyecanla…

“Ne evet? Siksin mi, söylesene…”

“Evet… Siksin… Karımı siksin… Amına koysun… Karımın da istediği buydu zaten… Siksin karımı… Siz bakmayın, numara yapıyor. Amcığı sulanmıştır bile orospunun… Siksin karımı… Sen de sik… İkiniz de sikin kahpeyi… Ben doyuramadım yarağa, siz doyurun bari… Sesi kesilsin, yarak diye diye bağırmasın”

Kahkahalarla güldü ikisi de… Kocam da pantolonunu indirmiş, kalkmış sikini okşuyordu şimdi… Bana… Bu dere kenarında, elin ayısının zorla sikmek üzere olduğu karısına baka baka…

Hasan elini araya sokup pantolonun fermuarını indirdi, sikini çıkardı dışarıya herhalde ki, hemen arkasından suda buz kesmiş kasıklarımın, kadınlığımın üstünde çıplak erkekliğinin ateş gibi sıcaklığını duydum.

İster istemez bacaklarım aralandı biraz daha… Ateş gibi yanan sikini benim yanmaya başlayan amımın dudaklarına sürttü. Evet, az önce buz gibi dere suyunun içinde donan amım şimdi yanıyordu. İstiyordu. Islanıyordum git gide…

Başımı kaldırıp görmeye çalıştım onu… İçime girmeye çalışan erkekliğine baktım. Kıllı bedeninde traş ettiği kasıkları, bileğim kalınlığındaki erkekliği, mor renkteki amıma dayanmış kocaman başı… Başım dönmeye başladı.

O demir gibi, ateşten yanan sikinin gövdesini sürtüp durdu bir süre… Kabaran klitorisimin üzerinde ıslak ıslak gidip geldi kalın yarak… Kıvrandım… Kalçalarım hareketlenmeye başladı. Altımdaki çimenler sırtımı, üstümdeki ayının kılları ön tarafımı okşuyordu sürekli… Zevkten inliyordum artık, kıvranıyordum… Dayanamıyordum. Biraz daha açtım bacaklarımı, içime alabilmek için araladım. Biraz daha…Üstümdeki ayı durdu,

“Ne dersin sultanım? Ağzına layık mı yarrağım? Amın kabul eder mi? Sikeyim mi seni? Bak, kocandan izin aldım. Sik karımı diyo pezevenk kocan… Sen de istiyo musun sikmemi?”

“Evet…” dedim belli belirsiz… Hala duruyor, hareket etmiyordu. Huzursuzca kıpırdandım. Sesimi yükselttim bu kez, istekle, sabırsızlıkla bağırdım. “Evet… Sik beni… İstiyorum işte… İstediğimi biliyorsun hayvan… Sikini istiyorum senin… Yarrağını… Sok artık…”

Sokmadı. Siki kadınlığımın üzerinde dururken eğilip dudaklarımı öptü nazikçe… Titredim. Zevkle ürperdim. Başımı kaldırıp dudaklarını aradım ben de… Alt dudağımı hafifçe ısırdı vahşi herif… Bu hareketi kanımı daha çok kaynattı. Belden yukarımı kaldırıyor, memelerimi onun göğsüne sürtmek, dudaklarını öpmek için kıvranıyordum. Düpedüz gözlerimden yaş geliyordu artık,

“Ohhh… Hadi erkeğim… Hadi sik beni… Becer… Yalvartma beni artık… Sok şu sikini içime… Yarağını sok. Hadi… Hadi… Sikk…”

Am dudaklarımı zorlayan erkekliğin başı içime girdi. Yumruk gibiydi kapımda… Hissediyordum onu… Kalınlığını… Sonra bir anda amıma gömdü sikini… Aahhh… İnsafsızca, vahşice gidip gelmeye başladı vajinamda…

Canım yanıyordu kalın yarak içimi yardıkça… Ama daha fazla da zevk alıyordum. Artık aldığım zevki saklayamıyordum onlardan… Feryat figan, bağıra bağıra sikiliyordum mağara ayısının altında… İlk orgazmımı yaşattı bana… Durmadan devam etti. İçinden sular fışkıran amımda gidip geldi.

Ellerimi bırakmıştı çoktan… İnip kalkıyordu üstümde durmadan… Az önce boşalmama rağmen zevkten kıvranıyordum. Amımda durmaksızın, dinlenmeksizin gidip gelen sikin sürtünmeleri öldürüyordu beni… Boynuna sarıldım. Bedenimi onun kıllı bedenine yapıştırdım. Memelerim ezildi. Boynunu ısırdım zevkten… O da acıyla, zevkle inledi. Hoşuna gitmişti dişlerimi omuzlarında hissetmek…

Kendine yakışanı yaptı. Ayı gibi böğürdü boşalmaya yaklaştığında… Kulağımı yalarken zevkten hırıldıyordu. Bacaklarımı beline doladım. Altında yuvarlandım. Ne istediğimi anladı hemen, yana devrilip beni üstüne çekti.

Bir kısa zaman dilimi bekledim hareketsiz… Hemen gelmesini istemiyordum. Sonra ellerimi göğsüne koydum, oturup kalkmaya başladım üstünde… Çılgın bir tempo tutturmuştuk ikimiz de… Gözlerim kısılmış, dudaklarımı ısıra ısıra amımdaki yarağın zevkine varıyor, her hücremde hissediyordum kalınlığı…

Ben kalın yarağın üstünde inip kalkarken dudaklarımı öptü biri… Gözlerimi açtım. Rıfat… Soyunmuş, çırılçıplak yanımıza gelmişti… Ben de öptüm. Diliyle yaladı dudaklarımı… Öpüştük. Ayağa kalktı sonra… Kalkmış sikini ağzıma dayadı. Onun siki de epey hatırı sayılır bir uzunluğa sahipti. Damarlarını okşadım dilimle, ağzımın içine alıp emdim. Alttan Hasan sona yaklaşmış, memelerimi avuçlarken, hızla, hırsla vajinamın içine içine vurduruyor, darbeleri beni sıçratırken, ben ağzımın içinde Rıfat’ın sikini emiyordum.

Hasan sonunda amıma boşaldı. Son bir kasılmayla döllerini içime püskürtürken ben ikinci kez gelmeye başladım. Gözlerim kaydı, Rıfat’ın ağzımdaki sikini çıkarıp beline sarıldım düşmemek için… Rıfat saçlarımı kavramış, tükürüklerimden ıslanan sikini sıvazlayarak otuzbir çekiyordu hızla… O da spermlerini yüzüme attırdı kısa sürede… Dalga dalga yüzüm gözüm bembeyaz spermleriyle kaplandı.

Kendimi sırt üstü yan tarafa, çimenlerin üzerine bıraktım. Hasan yattığı yerde kalmıştı. Rıfat diz çökmüş, kendine gelmeye çalışıyordu. Kendime hayret ediyordum. Kocamla sıcacık yatağımızda yeni evliyken bile beraber boşalmamıştık hiç… Erken gelirdi hep… Beni sik gibi bırakırdı tek başıma… Bugün üç kişi birden aynı anda boşalabilmiştik. İki erkeği mutlu edebilmiştim. Kendim de bulutların üzerine çıkmıştım adeta…

Ben bunları aklımdan geçirirken kocamın gölgesi düştü üzerime… Siki elindeydi. O da sıvazlıyordu sikini… Yüzüne baktım. Yalvarırcasına, aç kalmış bir kedi yavrusunun gözleriyle bakıyordu bana… Haline acıdım zavallının… Bacaklarımı araladım, elimle amımın dudaklarını ikiye ayırdım. Hasan’ın dölleri süzülüyordu am dudaklarımdan…

“Sen de sikmek istiyorsun galiba kocacım…” dedim.

“Evet… Lütfen… Bırak gireyim içine…” diye yalvardı, elindeki yarı sert minik sikiyle…

“Ama beni az önce siktiler aşkım…” Elimi uzatıp Hasan’ın elini sıktım mutlulukla, teşekkür edercesine… Minnetle… Kocama döndüm, “Koca yaraklı biri az önce sikti beni… Amımda senin değil, yabancı bir erkeğin dölleri var… İçime boşalttı taşaklarını… Bak, beyaz beyaz nasıl akıyor spermleri…” Gözleri oramdaydı… İstekle parlıyordu o gözler… Ne istediği öylesine belliydi ki… İstediğini vermeliydim ona…

“Evet karıcım… Dölleri akıyor…” dedi fısıltıyla…

“İstersen temizle onları, öyle sik beni kocacım… Beni siken koca yaraklı erkeğin döllerini yalaya yalaya temizle amcığımı… Sonra sikmene izin veririm belki…” Kocam önümde diz çökünce Hasan yan tarafımda güldü,

“Ulan züppe? Yapacak mısın karının dediğini yoksa?”

“Yapcak valla ağam… Bakışlarını beğenmedim ben bunun…” diye atıldı Rıfat da…

Kocamsa aldırmadı bile onların alaylarına… Dizlerinin üstünde yaklaştı, bacaklarımın arasına girdi. Hala amıma bakıyordu şaşkın şaşkın… Sonra başını eğdi, kasıklarıma kapandı, dilinin ucuyla klitorisime dokundu. En hassas yerimdi ve kocamın dili titretti, ürpertti beni… Sonra da o dilini amımın dudaklarında boydan boya gezdirmeye başladı.

Sündüre sündüre emiyordu amımı… Daha aşağıya indi, diliyle kadınlığımın her tarafını yalıyor, Hasan’ın hala içimden oluk oluk süzülmekte olan döllerini temizliyordu. Dudaklarını olduğu gibi am dudaklarımın üzerine kapattı bir kadınla dudak dudağa öpüşürcesine, vantuz gibi emdi, yaladı yuttu…

Saçlarından tutup başını çektim yukarıya… Doğrulup kalktığında ağzı burnu ıslaktı kocamın… Gözleri parlıyordu. Amımdaki yabancı bir erkeğin spermlerini yalayıp yutmak sikinin iyice sertleşmesine yaramıştı. Bense adeta bir sokak köpeği gibi amımı yalayan kocamın dilinin etkisiyle uçuşa geçmiştim tekrar…

“Mımmm… Hadi gir artık içime kocacım… Sen de sik beni… Sikilmiş karını sen de sik bebeğim… Sikemiyorsun ama, amcığımı çok güzel yalıyorsun… Hakkını yemeyeyim…” dedim istekle…

Dediğimi yaptı. Diğer erkeklerin yarısı büyüklüğündeki sikiyle ıslak amımda gidip gelirken boynuna sarılıp bir bebek gibi kendime çektim kocamı… Öyle tahrik olmuştum ki… Az önce sikilmiş amıma kocamın da girmesi, beni sikmeye çalışması beni öylesine tahrik etmişti ki… Kasılmaya başladım. Sonunda kocam da boşaldı içime… Yanıma devrilip kaldı.

Yattığım yerden kalktım, derenin kenarına gidip suya girdim. Elimi yüzümü, erkeklerin spermleriyle kaplı bedenimi yıkadım, temizledim bir güzel… Geriye döndüm, Hasan’ın gömleğini alıp kurulandım. Sonra da gömleği yere serip plaj havlusuna yatar gibi çırılçıplak uzandım sırt üstü, ellerimi başımın altına koydum… Doymuş, rahatlamış, huzur doluydum. O seks yapamamanın verdiği gerginlik bitmişti artık…

Erkekler de suya girip temizlendiler. Sonra da giyinmeye başladılar. Gözleri bendeydi yine… Hiç sakınmadan çıplak yatışıma bakıyorlardı hala doymamış, aç gözlerle… Bacaklarımı aralayıp tüysüz kadınlığımı okşadım bir güzel… Sonra da,

“Eeee? Şimdi ne yapıyoruz bakalım?” dedim beklentiyle… Hasan ile Rıfat bakıştılar bir an, sonra bir kocama, bir bana baktılar. “Burada bitecek mi? Bu kadar mıydı?” dedim gülümseyerek, şımarık bir edayla…

“İstersen benim çiftliğe gidelim sultanım, orda devam ederiz.” dedi Hasan. “Cip şu ilerde… Daha rahat ederiz orda, di mi Rıfat?” Rıfat gözleri bende,

“He valla ağam, ben de doymadım daha bu güzelliğe… Bi güzel dadına bakaydım iyiydi.” Kocama döndü, “Avradın hasıymış senin karı beyim… Cins kısrak gibiymiş yemin olsun. Zaptedene aşk olsun… Ama merak etme, ağam doyurur senin kısrağı…” Hasan gülerek,

”Hadi sen de bizimle gel boynuzlu pezevenk… Gel de doymaz karını nasıl doyurduğumu gör, nasıl siktiğimi seyret… Arada sen de sebeplenirsin sayemizde… ”

Hasan elimi tutup kalkmama yardım etti. Ayağa kalkınca sarılıp dudaklarımdan öptü, memelerimi, kalçalarımı sıkıp bıraktı. Üç erkeğin arasında çırılçıplak bekledim. Rıfat iki parça giysimi, ayakkabılarımı toplayıp geldi etraftan…

Tişörte baktım, iki parça olmuştu Hasan yırtınca, giyilecek hali kalmamıştı. Hasan gömleğini uzattı tekrar… Çıplak bedenime onun erkek kokusu sinmiş gömleğini geçirdim, kokusunu içime çektim. Eteğim hala ıslaktı, kurumamıştı, giymedim. Hasan’ın gömleği anca kalçalarımı örtüyordu, yeterliydi. Kendisi de cipten atletini alıp giydi. Yola çıktık hep beraber…

Çiftlik yoluna sapan üstü açık cipin önünde, Hasan’ın yanına kurulmuş, saçlarım uçuşarak giderken beni nelerin beklediğini hayal etmeye çalışıyordum. Rıfat ile kocam arkadaydı.

Hasan’ın bir eli direksiyonda, bir eli üstümdeki tek giysi olan oduncu gömleğinin altında, bacaklarımı okşuyor, çıplak amımı karıştırıp duruyordu. Arkama, deri koltuğa yaslanıp bacaklarımı araladım. Kendimi memnuniyetle koca ayımın pençelerine, ıslak amıma girip çıkan dolma gibi parmaklarına bıraktım.

Artık mutluydum.

facebookta karşılaştığım evli arkadaşımı siktim

merhaba ara ara hikaye yazmaya calısıyorum işten güçten zaman bulabildikçe 🙂
hiç uzatmaya gerek yok:) lise yıllarında sınıfımızda iki tane hatun var ama cok sexy geliyorlardı bizlere ve butun sınıf heralde kesinlikle niyetlerine 31 çekmiştir:)
lise bittikten sonra üniversiteye gittim ve uzun yıllarda tekrardan kendi şehrime dönmedim. döndükten sonra o iki kızdan birisiyle bir şekilde güzel bir sex yaşadım ama asıl anlatacağım diğer sarışın olan kız hakkında bu hıkaye …
sarışınlar benı çok çekmez ama sırf lise yıllarında niyetlendiğim birisi oldugundan dolayı bu kızla facebookta karsılastık.. evlenmiş çocuk sahibi olmuş ve ayrılmış eşinden… belki bır yıl boyunca sanki avını bekleyen aslan gibi hiç asılmadım en uygun zamanı bekledim.. bir gün çalıştıgım yerde denk geldi bana naber nasılsın vs den sonra hadi bi yerlere gidip oturalım dedım. oturduk muhabbet muhabbet derken ayrılmasını felan anlattı. ben hala atlamıyorum onun bana yaklasmasını saglamaya calısıyordum… aradan bi kaç ay daha geçtikten sonra yine hadi dışarı cıkalım muhabbetı geldi ve ben artık yıllar sonra bir seyler olacagını dusunerek gun bugundur dedım. arkadaşltan evin anahtarını aldım ve hatunla da bulusup bi yerlere gidip oturduk…

bi kahve çay faslından sonra seni kaçırmama ne dersın dedım ? durdu düşündü sadece hadı tamam peki dedi…

arabaya bındık ve nereye kacırmamı ıstersın kilit sorusundan sonra cevap işte karsımdaydı – senın kabılıyetıne kalmış.. bakalım nereye kacırabılırsın… hemen eve dogru yöneldim..zaten cevaplar ardı ardına gelıodu…

eve gırdık telefonu caldı konusurken hemen sarıldım ve konustugu anda yavasca benımle opusmeye basladı..

hatun gerçekten de gögüsleri iri kalçaları da cocuklardan sonra biraz daha genişlemiş ama tam kıvamında.. ellerimle yoklamaya basladıkca yumusacık vucudunu hıssetmeye basladım…

öpüşüyoruz ama delice ısırırcasına dudaklar birbirlerini yiyip bitiriyordu… yavas yavas soyunmaya basladık …
o cıtcıtlı body ı icat edenin zaten … neyse… en sonunda o cıtcıtlı body de cıktıgında yumusacık tenıne saldırmamak ıcın kendımı zor tutuyordum…

hemen yataga dogru uzandım ve bırazcık opustukten sonra benımkını elıne alarak bu kocamanmıs dedı… sonra asagılara dogru ındı ve agzına almaya basladı… sen bunu nerde buyuttun neredeydın yıllarca dıyerekten bana fena bır sekılde saxo cekıyordu…

sonra bende onun bacaklarının arasına dogru kayaraktan dılımle deli etmeye basladım… hadı diyerekten ınlıyordu ıcıme gır artık dıye dıye… ama hersey yavasca deli ederekten kendımı tutuyordum…

tam dayadım bacaklarının arasına ve sertmı gıreyım yavascamı dedım? tabı kı yavas dedı once…

ıcıne gırerken yavasca hatun wuwwwww dıyerekten ınlıyordu..

asıl daha gormedıgı bılmedıgı bı sey vardı .. ben geç boşalırım hersey bende bıter ben ne zaman ıstersem boşalırım ve hatunu 1. defa boşalttım ama ben hala uzerınde gidip geliyorum…

ters çevirdim yere yuzukoyun sekılde hatunu ıkıncı defa boşalttıgımı parmaklarıyla 2 ısaretı yaptıgında anladım… resmen ona calısıyordum…

ıster ınanın ıster ınanmayın ama hatun tam 5 defa boşaldı ve ben hala dımdık beklıyordum…

anal teklıfımı ıse hayır bundan cok daha kucugunu ıcıme zor almıştım daha once senınkını alamam dıyerekten reddettı.. zorlamadım bende…

yeter artık bana dedı cok yoruldum dedı ve agzına aldı senı de boşaltayım dıye… bi heralde on dk kadar boşaltmaya calıstı ama dediği tek söz bir erkegı boşaltmak ıcın bu kadar ugrasacagımı tahmın bıle edemezdım dedı… devamlı bana sen neredeydın yıllardır nerede buyuttun bunu dıyerek agzına almaya devam edıodu…benden daha once deneyımlerını de anlattı bana sevısırken ama hep uc bes dk da boşaldıklarından ve kucuk penıslerınden bahsettı senin gibisini hiç tanımadım diyerekten bır saatı askın sureden sonra bende boşaldım ve boşaldıktan sonra devam edelım mı dıyen bır erkek vardı karsısında 🙂 yeter ya dedı gec kalıyorum cıkmamız gerek bu ne hala dımdık dıye soylenıyordu 🙂

arada bır yıne sevısıyoruz cok azdıkca ve bıraz daha zaman gecsın onunla grup yapmak istiyorum… tabı kı çiftlerle veya bı kızla… bakalım ıkna olurmu dersınız ? 🙂

lise yılları bititkten sonra 15 yıl bekledım resmen 🙂

şimdilik daha grup yapamadım kimseyle sadece bırebır kızlarla ıdare edıyorum:):)

en az bir saat deli olmak isteyen varmı ? ne dersınız ???? :):):)

bol sexli gunler dileklerimle…

Suna ile kaçamaklarımız

Herkese merhaba, burada yazacaklarım tamamen gercektır, hıcbır alıntı veya abartı yoktur, belkı anlatım dilim cok zayıf kalabilir.

İsmim Okan İstanbul GOP tayım. 35 yaşında 189 boyunda 100 kilo beyaz tenli bi erkeğim. 2014 Nisan ayında online people a gırdım ve onume gelen her bayana hedıye gonderdım, ilk gunlerde cok cevap alamadım ama daha sonraki günlerde kısa mesajlaşmalarım oldu orada ki bayan arkadaslarla, daha sonrasında Suna ya da hedıye gonderdıgım ıcın kendısınden cevap aldım ve mesajlasmaya basladık, Suna Güngören de oturuyormus yakın olunca daha da bı uzattık sohbetı facede, kendisi 38 yasında 178 boyunda 90 kusur kılo oldugunu soledı ( tabı yalan solemıs 105 kıloymus sonradan ogrendım bende )
göçmen oldugunu da ekledı. face de resımlerını ınceledım tek tek Hükümet gibi kadın dedikleri kadın versıyonuydu Suna 🙂

Suna evli, bir çocugu oldugunu ve kocası ile bazı problemleri olduğunu yazdı bana, günlerden pazardı ve kocası da evdeymiş benimle sohbet ederken. ben de evli oldugumu ve eşimle problemlerın oldugunu , kendısını daha yakından tanımak ıstedıgımı ve yanlıs anlamazsa cep telefonu numarasıı alabilirmiyim diye sordum kendısıne, Suna hıc tereddut etmeden yazdı bana 🙂

Cep numarasını alır almaz kendımı tanıtan bı mesaj attım telefonuna ve mesajlasmaya oradan devam ettık, kendısı bana kocasının ve mısafırlerının evde oldugunu soledı mısafırler gıdınce mesaj atabılecegını soyleyıp mesajlasmayı kestık. akşam ustu suna mesaj attı ve ben evden dısarı cıkıp telde kendısıyle 5 dakıkalık bır tel gorusmesı yaptım her sey gayet guzeldı. Pazar gecesı yatmadan once faceden de ıyı geceler mesajımı gondermeyı ıhmal etmedım.

Ertesı gun pazartesı sabahı kalkar kalkmaz Sunaya telden gunaydın mesajı yazdım, çalıştıgını bıldıgım ıcın tele gelen mesaj gun ıcınde sıkıntı yapmıcaktı ıkımız ıcınde 🙂
mesajımdan 5 dk sonra gerı cevap geldı ve bu benım cok hosuma gıttı, düşünün evli bir kadın görüşmeyi devam ettiriyor ertesi gün, bu iyi bir gelişmedir. bazen adın bı gun konusur ertesı gun ben evlıyım benı arama der Suna ole yapmadı ve bız gun ıcınde 100 mesaj belkı 10 arama gerceklestırdık. Suna abisiyle ortak bı magaza işletiyorlar o yuzden bu kadar bol vaktı oluyormus 🙂

Belki 1 hafta ya da 2 hafta bu sekılde devam ettık telden ve faceden gorusmeye en sonunda Mayıs ayında görüşmeye karar verdık ve Gülhanede gorustuk. Tramway tarafndakı kapıdan gırınce solda kucuk sus havuzları var Suna o tarafa dogru donup sırtına gırıs kapısına cevırmıstı ve ayakta duruyordu, o kısımda bır tek o vardı ve tel ıle aradıgımda bana dogru donunce güzel bır bayan ile bulustugumu anlamıstım. Yanına yaklaştım ve ” Merhaba Okan ben” o da ” Merhaba Suna ben de ” deyip tokalaşıp opustukten sonra yolda yürüyelim mi dedim ve kabul etti. Gülhane parkında ortadaki yolda Hükümet gibi bir kadınla yan yana yürüyordum ve kadını güldürüyordum yaptıgım espirilerle içimden “oğlum bu iş oldu” dedim 🙂
Parkın içinde sahile bakan çay bahçeleri vardır tepede orada çay içmeye karar verdik ve oturup bir demlik çay içtik o esnada birbirimizi daha yakından tanımaya çalışıyorduk kendı hayatlarımızdan bahsedıyorduk, Suna 89 yılında gelen Bulgar göçmenlerındenmıs. biz böyle seylerı konusurken Suna nın teli çaldı ve benim suratıma baktı o anda ben tabine oluyor gibisinden “eşin mi” dedim yok ” annem ” dedi.

Sunanın yanıma geleceğini bi arkadaşı ve annesı bılıyormus ıkısı evde merak edıyorlarmıs ne oldu dıye ben de Sunaya rahatlıkla acıp konusabılecegını ve benden de slm solemesıni dedım 🙂 suna gerekli konusmayı yaptı ve teli kaptınca ben hadi yürüyelim dedim çünkü hava kararmıstı ve park 10 da kapanacaktı park kapanmadan o banklarda suna ıle opusmek ıstıyordum daha dogrusu yiyişmek 🙂

çay içerken ettiğimiz sohbet esnasında Suna nıyetı şe kelımelerle ” ikimzde evliyiz, senden o yönde bı beklentım yok sevgılm olsun ıstıyorum ve bu ılk olucak cok ıyı bılmıyorum” etmişti.

parkın ıcınde yarı ısık goren yarı karanlık banklardan bırısıne oturduk ve el ele tutsmaya basladık daha sonrasında etrafı gözeterek kacamak yankatna opmeler dudaktan opmeler vesaıre basladı , yalnız ben sunanın göguslerını oksayınca suna delı gıbı dudagımı emmeye basladı , ben acıkcası bırısıne o halde yakalanmaktan tırstım ve elımı cektım. 1 saate yakın bankta yıyıstık. ve sonrasında kalkıp yuruduk. Sunayı evıne bıraktım ben de evıme gectım .

Yorumlarınızı merak edıyorum, sadece yazmak ıstedım olmus mu 🙂
devamı da var elbet halen gorusuyoruz

TURİZM’DE YAŞADIKLARIM son bölüm

(ALINTI)

Merhabalar,adım Ozan.27 yaşındayım ve şuan Muğla’da oturuyorum.Size anlatacağım olay bundan 4 yıl önce ben 23 yaşımdayken başımdan geçmeye başladı.Turizm bölümünü bitirmiştim ve bitirene kadar da dışarıdan aldığım kurslar ile İngilizce,Fransızca ve Rusça öğrenip 3 yabancı dili öğrenmiştim.En sonunda herkesin yaptığı gibi bende bir otele başvurmuştum.İstanbul’da okumama rağmen otelim Antalya’da çıkmıştı ve otele alınmıştım.İlk olarak bir gemiye verilecektim ve seyahat gemilerinde hizmet edecek daha sonra da beğenilirsem otele alınacak veya tekrardan daha büyük gemiler ile devam edecektim çalışmaya.Mayıs ayının son haftasındaydık ve benim ilk işim olacaktı,sabahın çok erken saatlerinde bindik gemiye.

Geminin sorumlu müdürü bizi önüne dizdi ve toplam 4 kişi olduğumuzu gördüm.Sorumlu müdür konuşmaya başladı “Arkadaşlar,birkaç arkadaşımız son anda çıkan pürüzler yüzünden aramıza katılamayacağından bu sefer ki turu birkaç kişi daha az yürüteceğiz.O yüzden size burada büyük iş düşüyor. “ dedikten sonra herkese görevlerini dağıtmaya başladı.Bana geldiğinde “Sen,geminin en üst katından ve masaj salonundan sorumlusun.Eğer masaj isteyen birden fazla kişi olursa telefon ile bana ulaşıyorsun ben hemen oraya birini göndereceğim. “ dedi.Herkese görevi dağıtıldıktan sonra “İlk defa gemide çalışacak kim var?” diye sordu.Bende “Ben varım efendim. “

Müdür,diğerlerine dönerek “Siz gidebilirsiniz. “ dedi.Bana yaklaştı ve “Seninle konuşalım biraz,takip et beni. “ dedi.Kendi odasına gelmiştik.O masasına geçti ve bende önünde ki koltuğa oturdum.Bana “Bak evlat,gençsin ve kanın kaynıyor olabilir ama asla müşterileri rahatsız edecek hareketler yapma. Onlara sulanma,olacağı varsa olur ama asla yavşama. “ dedi.Bende “Tamam efendim. “ dedim.Müdür “Senin gemide yeni olduğunu biliyordum zaten o yüzden masaj bölümünü sana verdim.Orada işini hakkınla yaparsan çok güzel bahşiş alırsın. “ dedi.Teşekkür ederek kalktım ve en üst kata kendi bölümüme çıktım.En üst katta ki odalar suit odalardı ve sadece 2 tane vardı.Az odaya bakacaktım ama odalarda ki insanlar daha zengin olacaklardı.

Saat 11.00 gibi gemiye yavaş yavaş gelmeye başladılar yolcular ve bende kendi bölümüme gelecekleri bekliyordum.En sonunda bir çift geldi bizim kata,hemen bavullarını aldım ve taşımaya başladım.Genç bir çifte benziyorlardı ve büyük ihtimal daha yeni evlenmişlerdi.Bavullarını odalarına bıraktıktan sonra “Başka bir isteğiniz var mı?” dedim.Erkek olan elime 20 lira sıkıştırıp “Yok kardeşim sağol. “ dedi ve bende odadan çıktım.Biz aylık üzerinden değil çıktığımız gemi seyahati üzerinden para alıyorduk.Bende ilk seferimde tam 2 hafta çalışacaktım ve 2 hafta boyunca 800 TL alacaktım.Odadan çıktıktan sonra hemen dosyadan kayıtlara baktım merak ettiğim için.Gelenler daha yeni evli çiftmiş ve özel balayı için yer ayırtmışlar.Erkek olanın ismi Mehmetmiş ve 23 yaşındaymış,kızın ismi ise Ecem ve 22 yaşındaymış.

Odaya çok hızlı girip çıktığım için kızı tam süzme fırsatım olmamıştı.Diğer odada yatacak kişiler gelememişler ve o oda bu seferlik boş kalacakmış.Çok sevinmiştim çünkü boş kalan odalarda o katın görevlisi kalabiliyordu o yüzden o odada bana kalmıştı.Öğlen yemeğinden sonra aşağıya masaj salonuna indim ve beklemeye başladım.Birkaç saat geçmişti aradan ki kapı açıldı ve “Kimse var mı?” diye bir ses duydum.Hemen kapıya yöneldim ve “Hoş geldiniz. “ dedim.Kapıda yaşı en fazla 16-17 olan genç bir kız duruyordu.Kız “Ben masaj yaptırmak istiyorum. “ dedi.Bende “Tabi,buyrun.Önce isminizi almam gerekiyor. “ dedim.Gülümseyerek “Ceren. “ dedi.Bende “Buyrun Ceren hanım 3 numaralı odaya geçin. “ dedim.Ceren geçti odaya ve bende hazırlanıp havlumu ve yağlarımı aldıktan sonra 3 numaralı odaya girdim.

İçeriye girdiğimde Ceren çıplak bir şekilde yatıyordu ve sadece kalçalarını kapatacak bir havlu örtülüydü.İçeriye girdim,yağı elime sürdükten sonra vücuduna masajımı yapmaya başladım.Öncelikle sırtından başladım.Ceren ile konuşmaya başladık,kendisi sürekli bana sorular soruyordu ve kendisini anlatıyordu. erkek arkadaşı ile gelmiş buraya.1.70 boylarında,buğday tenli,kumral saçlı,çıkık ve yusyuvarlak kalçaları olan bir kızdı.Havlunun arasından amı ortam loş bir ışıkta olduğu için görünmese bile onun vücuduna dokunmak yetiyordu bana.

45 dakikalık bir masajdan sonra bitirmiştim.Ceren çok teşekkür etti.Bende hemen odadan çıktım ve ellerimi yıkadıktan sonra Ceren masaj salonunun duşuna girdi.Yıkandıktan sonra teşekkür etti ve elime bir para sıkıştırıp “Parmaklarını harika kullanıyorsun.Çok rahatladım teşekkürler. “ dedi.Daha sonra gülerek masaj salonundan çıktı gitti.Bıraktığı para da 50 TL gibi bir paraydı.Oturmuş dinleniyordum ki 20 dakika geçmeden bir telefon daha çaldı.Özel olarak odada masaj istediğini söyleyen bir kadın vardı.Oda numarasını aldığımda bu benim kat görevlisi olduğum yere gelen daha yeni evli çiftti.Birazdan geleceğimi söyleyerek kapattım ve yine hazırlığımı yapıp odanın önüne gittim.Kapıyı tıklattım ve kapıyı Mehmet açtı.

Beni görünce “Geç. “ dedi.İçeriye geçtiğimde Mehmet,Ecem’e “Ben duşa giriyorum. “ diye seslendi ve duşa girdi.Büyük ihtimal ben gelmeden önce seks yapmışlardı ki zaten odanın içerisine girdiğimde anlamıştım.Yerde boxer vardı ve çarşaflar dağılmıştı resmen.Ecem yatakta sırt üstü yatıyordu apar topar giyindiği belliydi.Altında mini kırmızı bir etek üzerinde ise askılı bir body vardı.Bana bakarak “Hemen başlayabilir misin masaja?” dedi.Bende “Tabii ki. “ dedim.Bacaklarının birini kaldırdım ve altına havlu koyarken gördüğüm manzara müthişti.Apar topar hazırlandığı için altına külot giymemişti ve bacaklarını ayırınca hafiften amını tamamen gördüm.Hafif kızarıklık vardı ve daha tam kapanmamıştı şimdi seks yaptıklarından emindim.Mehmet bey bir süre sonra dışarıya çıktı ve yanımıza gelip eşini dudağından öpüp “Hayatım ben havuza gidiyorum. “ dedi ve çıktı odadan.

Eşini benimle odada yalnız bırakabilmişti.Ya gerçekten çok güveniyordu ya da eşinin başkasıyla birlikte olması onun umrunda değildi.Artık odada ikimiz baş başa kalmıştık ve ben masajıma devam ediyordum.Yorgunluk,seks ve rahatlatıcı masaj birleşince bir süre sonra Ecem hanım uyumuştu ve bende bunu fark edince aklıma birkaç şey geldi.Öncelikle omzundan sarsarak “Ecem hanım,Ecem hanım. “ diye seslendim fakat ses gelmeyince işime koyuldum.Öncelikle eteğini beline kadar sıyırdım ve kalçalarını tamamen çıplak bıraktıktan sonra okşamaya başladım.Kalçalarını ayırarak göt deliğine ve amına bakmaya başladım.Hafifçe okşuyordum fakat uyanır diye çok ileriye de gitmek istemiyordum.Biraz okşadıktan sonra tekrardan mini eteğini indirdim ve çekmecesini açtım.

Külotları karşımdaydı ve biraz baktıktan sonra kırmızı dantelli külot ile siyah bir tanga alarak odadan toparlanıp çıktım. Tangayı hemen kendi odama bıraktıktan sonra masaj salonuna inerek malzemeleri oraya bıraktım.O gün başka bir olay olmamıştı.