Home » Fetiş (Fetish) Hikayeler » mustafa gül amca hikayesi 2

mustafa gül amca hikayesi 2

Ben 32 yaşında derli toplu denebilecek 180 boyunda 75 kilo açık kumral biriyim. Annemle ayrı oldukları için uzun yıllar babamla birlikte yaşadım. Dört yıl önce ise kendi hayatımı kurdum. Eşcinsel olduğumu ilk kez on dört yaşımda çıplak bir erkek gördüğümde anladım zamanla erkek vücudunu keşfettim ve eşcinselliğimi aileme de anlatarak huzura erdim.

İlk deneyimi mi babamın yakın arkadaşı Orhan amca ile yaşadım. 17 yaşındaydım birazda sessiz sakin bir çocuktum. Her yıl olduğu gibi bir hafta sonu Orhan amcanın Çeşme’de ki yazlığına gittim. Oğlu Alp arkadaşım olduğu için o haftayı birlikte geçirecektik. Ancak Cuma öğleden sonra diş ağrısı tutan Alp’i annesi İzmir’e götürmek zorunda kaldı ve dişçide işleri bitmediği için geceyi İzmir’de evde geçirecekleri haberini aldık ve böylece Orhan amca ile baş başa kaldık.

Orhan amca yakışıklı sayılmazdı daha çok “stocky” denilen tiplerdendi, 40 yaşlarında, saçları hafifçe seyrelmiş ve kırlaşmıştı. Ancak dikkati çeken biriydi. Hiç unutmuyorum kırmızı mayosunda ki kabarıklık, taşaklarının hiçte fena olmadığını adeta bağırıyordu. Orhan amca aynı zamanda arkadaşları arasında çapkınlığı ile de tanınıyordu. Bizim evde kadın olmadığı için babam ve arkadaşları genelde bizde toplanır ve ben de bu toplantının ana maddesi olan seks ilişkilerini kapıdan çaktırmadan dinlerdim. Böylece tüm arkadaş grubunun çoğu iç sıkıcı seks hayatlarını adeta ezberlemiştim.

Neyse, o gece Çeşme’de baş başa kalınca Orhan amca ile önce yemek yedik, yemekte ikimize de şarap koydu, açıkçası içkiye pek dayanıklı olmadığımdan yarım şişeden sonra kafayı buldum. Gece ilerledi, sohbet ve televizyondan sonra Orhan amca kapıları kapattı ve “ben film seyredeceğim sen de kal istersen” dedi ve hem kendine hem de bana birer bardak şarap koymayı da ihmal etmedi. Tabii koyduğu filmin porno olacağını açıkçası tahmin etmemiştim. Film başladı ve Orhan amcanın da sohbeti başladı. Uzun uzun kadınları nasıl siktiğini, seks yapmadığı gecenin sabahında kendini nasıl hasta gibi hissettiğini soluksuz anlatmaya başladı. Bu arada benimde başım şaraptan ve bu detaylardan dönüp duruyordu. Orhan amca arada şortundan sikini ellemeyi, düzeltmeyi ve yerleştirmeyi de ihmal etmiyordu. Şortunun önündeki kabarıklık adeta şortunu delip geçecekti. Bu görüntü beni anormal azdırmıştı. Ben de taş kesmiştim ama saklamak için de elimden geleni yapıyor, bacaklarımı üst üstte atmış oturuyordum. Herhalde kıpkırmızıydım da.

Film devam ederken Orhan amca “bak rahatsız olmayacaksan ben şu şorttan kurtulmak istiyorum” dedi. Elbette “hayır olmam” dedim ve der demez şortu sıyırıp yere attı. Göz ucuyla baktığımda yanımda ki koltukta oturan adamın aleti azman bir şeydi. İri kıllı taşaklar ve uzunca bir sik. O sırada film bitti ve Orhan amca dal taşak ortada ve taş gibi yarakla yeni film koymak üzere yerinden kalktı. TV’nin önüne eğildi göt arasının tüm güzelliği ortaya çıktı. Sonunda yeni filmi koyup yerine döndü. Film başlarken bana döndü ve “çıkar sende şu şortu hiç mi sik, taşak görmedik, utanma” dedi. Ben içkinin de verdiği tuhaf gevşeklikle şortumu çıkarttım. Baktı ve “fena değilmişsin sende, babasının oğlu” dedi ve kendi sikini eline alıp filme döndü.

İkinci film karanlık bir atmosferde başladı, bir adam ve kadın karanlık bir sokakta öpüşüyorlardı ve bu biraz uzunda sürdü açıkçası. Sonunda kadın diz çöktü ve adamı emmeye, sikini ve taşaklarını, yalamaya başladı. Kadın adamı yavaşça çevirdi ve duvara yasladı, adamın boynunu emerken cebinden bir kelepçe çıkartıp adamı kelepçeledi. Adam yarım ağız itiraz ederken, kadın adamın pantolonunu indirdi ve götünü yalamaya başladı. Orhan amcanın reaksiyonu “bak bu çok güzeldir” oldu. Kadın adeta adamı diliyle sikmeye başladı, adam zevkten kudurmuş, siki dim dik olmuştu. O anda kadın donunu indirdi ve içinden kocaman bir yarak çıkarttı ve hiç duraksamadan adamın götüne geçirdi. Adamın gözleri yerinden çıkacak gibi oldu, itiraz edip bağırmaya başladı ama karanlık arka sokakta ona yardım edecek kimse yoktu. Ben de artık çekingenliği bırakmış elime almış asılıyordum. Orhan amca baktı ve gülerek “ooo bakıyorum alet sulanmış” diye yorum yaptı. Filmin ilerleyen sahnelerinde filmin başrol kahramanı sürekli travestiler ve erkekler tarafından sikildi, kullanıldı ve sonunda yine başladığı gibi sokakta kelepçeli olarak bırakıldı.

Film bitince Orhan amca “hadi evlat yatalım artık dedi” ve birlikte yukarı çıktık. Her ikimizin siki de sulanmış yerlere damlalar akıyordu. Yerden şortumu aldım yukarı merdivenden çıkarken kalçalarımda bir el hissettim ve “Burası da sulandı mı?” dedi. Dondum kaldım merdivende. Kalçamı yakalayan el mengene gibiydi ve bırakmıyordu, canım yanıyor ama bıraksın da istemiyordum. Karanlık merdivende sıcak bir vücut bana yapıştı ve üzerimde ki tshirtü sert bir şekilde çıkarttı. Beni kucağına aldığı gibi yukarı odaya çıkarttı ve yatağın ortasına adeta fırlattı. Dışardan gelen hafif ışıktan iri aletinin beni tehdit eder gibi üzerime geldiğini fark ettim. Bir anda Orhan amcanın kollarında çaresizce hareketsiz yatıyordum. Hiç konuşmadan dudaklarımdan başlayarak her tarafımı öpmeye, yalamaya başladı öyle ki sanki iki dakika sonra kaybolacağım da vakit kazanmaya çalışıyordu. Ne kadar zaman geçtiğini bilmiyorum ama dilini göt deliğime sokana kadar geçen süre zarfında her yerim Orhan amcanın sakalları ile çizilmiş, kalçalarım ellerinde ezilmiş ve vücudum dilinin bıraktığı salyalarla ıslanmıştı. Benim yapabildiğim ise sadece inlemek ve inlemekti.

Elleriyle kalçalarımı ayırıp dilini deliğime soktuğu anda ise başım adeta tavana vurdu. Bu nasıl bir zevkti adam sadece dili ile beni perişan etmişti, sikini düşünmek bile istemiyordum. Uzun ve iri dili beni sikerken ellerinden biriyle sikimle oynuyor, taşaklarımı sıkıyor, bazen eline bulaşan sıvımı parmaklarını bana emdirerek temizletiyordu. Bacak omuza pozisyona getirip beni ikiye katladıktan sonra midye gibi açılmış deliğimi yalamaya devam etti aynı zamanda iki parmağını birden ağzıma sokup emdirmeye başladı. Bana adeta birazdan emeceğim sikine neler yapmam gerektiğini öğretiyordu. Pek te kıllı olmayan göt deliğim Orhan amcanın salyaları ile dolmuştu adeta. Arada salyalar dışarı sızıyor onları parmakları ile içeri itiyordu. Her parmak girişi acıyla beraber müthiş bir haz veriyordu bana. Bu arada ellerimi ne zaman sikine götürsem sert bir şekilde elimi itiyor “sırası gelince” diyordu.

Beni sırt sütü yatırdıktan ve ellerimi başımın üzerinde mengene gibi elleriyle bir araya getirip adeta kelepçeledikten sonra sikini yavaşça yüzüme sürttürmeye başladı. Sikin sıcaklığı, kıllı taşakların kokusu ve sikinden akan sıvıların tadı şimdi yüzümde ve dudaklarımdaydı. Dilimi çıkarttırıp sikinden akanları ağzıma almamı istedi ve ben her yerini yaladıktan ve emdikten sonra bacaklarıyla ellerimin hareket etmesini engelledi ve götünü yüzüme yapıştırıp deliğini yalamamı istedi. Bir anda boğulacağımı sandım. Daha önce hiç duymadığım erkek kokusuyla karşılaşmıştım burada. Kıllı göt arasını elleriyle araladı ve dilim deliği buldu. Dilimi dik hareketsiz tutmamı söyleyerek adeta dilimin üzerine oturup kalktı ve deliğini emmemi istedi. Harika bir duyguydu bir erkeğin deliğini emmek onun yüzünden aldığı zevki izlemek. Yeterli olduğunu düşünüp aniden kalktı ve sikini ağzıma sokuverdi. Gene ellerim elleriyle kelepçelenmiş ağzım amcık gibi sikiliyordu. Taşakları çeneme vuruyor, ben kusacak gibi oluyordum ama vaz geçmiyordu. Azmış bir hayvan gibiydi. Birden sarsılmaya ve bağırarak boşalmaya başladı. Bir yandan da “yut”, “yut” diyordu. Zaten yapacak başka şeyim yoktu siki gırtlağıma dayanmış malzemeyi içeri gönderiyordu, bana kalan malzemenin tadını çıkarmaktı. İlk kez tattığım sperm biraz tatlı, biraz ekşiydi ve de etrafa nefis bir koku bırakıyordu. Yani hayvanca söylemek gerekirse tam anlamıyla döllenmiştim. Taşaklardan akan spermleri de yalayıp yuttuktan sonra biraz gevşeyen Orhan amca bana uzun zamandır beni nasıl sikmek istediğini ve yolunu bulmaya çalıştığını anlattı. Beni kollarına aldı ve dudaklarımın kenarlarından sızan spermlere aldırmadan öpmeye başladı beni. Beni almış vücuduna bastırmış, hem emiyor hem kokluyor hem de öpüyordu, elinde hiçbir şeye hayır diyemeyen adeta oyuncağı olmuştum. Bir süre sevişmeye devam ettik; koltuk altlarım, göğüs uçlarım emilmiş ve yalanmıştı. Göğüs uçlarım emilmekten şişmişti adeta. Hoş vücudumda bu tek taraflı mücadele de kabarmayan yer kalmamıştı.

Bütün bu öpüşler ve yalamaların ardından Orhan amca yeniden dirilmişti. Kalın yarağı gene dimdik olmuştu. “Hadi bakalım çalışma sırası sende ” diyerek eliyle yakaladığı kafamı doğruca sikine bastırmış, kesinlikle ellerimi kullanmama izin vermeyerek “sadece ağzınla” komutu vermişti. Bu emir üzerine dilim ve ağzım sikinin üzerinde çalışmaya başlamıştı. Her bir milimini emerek dilleyerek adeta tapınıyordum sikine. Dilimin ucunu sik deliğine sokmaya çalışıyor, taşakları emiyor, öpüyor ve kokluyordum. İlk defa “deep throat” nasıl yapılır bu gece öğrendim. Gırtlağa kadar almanın bu kadar zor olacağı açıkçası aklıma gelmemişti. Yerinde doğrulan Orhan amca ben sırtüstü yatarken başımı yataktan aşağı sarkıttı ve ağzıma sokmaya başladı. Ağzımdan köpükler, salyalar geliyordu ama o durmuyor daha çok bastırıyordu. Aynı zamanda ağzımdan çıkan salyaları eliyle alıp deliğime sürüyor ve parmaklarıyla içeri itiyor, anladığım kadarıyla beni sikilmeye hazırlıyordu.

Hazır olduğumu düşünmüş olacak ki beni yüzükoyun çevirdi bir süre yine dilini deliğime sokup çıkarttıktan sonra deliğin etrafına önce tek parmağıyla masaja başladı arada tek parmağını deliğe de sokuyordu. Sıvı azalınca deliğin üzerine tükürüyor ve içeri itiyordu tükürükleri. Bana “bu işi doğal yapmayı severim, yağ falan sürmem” demeyi de ihmal etmedi. Parmakları adeta deliğin ucuna gelince içeri kayıveriyor ve dibi kolayca buluyordu elbette ben de göt yanaklarımı ellerimle iki yana ayırarak deliği ortaya çıkartıyor ve ona kolaylık sağlıyordum.

Ve “hazır mısın?” dediğinde o anın geldiğini anladım. Uzun süredir nasıl bir şey olduğunu anlamaya çalıştığım şey başıma gelecekti. Tam anlamıyla sikiliyordum. Orhan amca eline de tükürüp sikine sürdükten sonra yavaşça başını deliğime dokundurdu. O anın heyecanını herhalde hiçbir zaman unutmayacağım. O sıcak temas bana inanılmaz bir haz verdi ve kalçalarımı hafifçe yukarı itmemle Orhan amcanın başını içeri sokması bir oldu. Hafif bir yanma hafif bir acı vardı şimdi deliğimde ve yanma artarak devam ediyordu. Ben acıyla inlemeye başlayınca Orhan amca içimden çıkmadan uzanıp hemen başucunda ki çekmeceyi açtı ve ufak bir şişe çıkarttı, hafifçe çalkaladı, açtı ve burnumun bir deliğini kapatıp diğerinden koklattı, sonra aynısını diğerine yaptı. O an bu nasıl bir şeydir diye düşündüm, sanki tüm dünyayı içime alabilirmişim gibi geldi. Sonradan öğrendiğime göre “poppers” sayesinde gevşeyen deliğimden içeri Orhan amca rahat ve sorunsuz giriverdi.

Şimdi içimde on sekiz santimlik iri bir aletle yüzükoyun yatmış sikiliyordum. Adam benden zevk alıyor bende ondan zevk alıyor aynı zamanda karmaşık düşünceler içinde babamın arkadaşı tarafından sikildiğimin farkına varıyordum. Bir daha böyle düşüncelere hiç kapılmadım ama o an ben en yapıyorum da demiş ve biraz paniklemiştim. Poppersın da etkisiyle uzun bir sikme süreci başlamış oldu. Orhan amca beni yatağın bir yanından diğerine atıyor, domaltıyor, bacak omuza yapıyor, yan sikiyor, içimden çıkıp ağzıma veriyor, sonra tekrar yüzükoyun yatırıp sikiyordu. Sonunda kendisi yatağa uzandı ve bana “hadi bakalım göster kendini, bin yarağıma” dedi. Her yerim terden ve vücut sıvılarından yapış yapış olmuştu. Odayı ter, sperm ve poppers karışımı baş döndürücü bir koku kaplamıştı ve ben bunu sevmiştim. Hemen Orhan amcanın sikine adeta tırmandım elimle deliğime odakladım ve biraz poppers koklayarak üzerine tek seferde oturdum. Orhan amcadan çıkan “ohhh” sesi duyulmaya değerdi. Taşaklara kadar aldığım sikin üzerinde adeta yılların öcünü alırcasına dans ediyor değme fahişeler taş çıkartırcasına kalçalarımı kıvırıyor havaya kalkıyor ve bir seferde dibine kadar oturuyordum. Daha fazla dayanamayacağını anlayan Orhan amca hemen beni yana attı ve bacaklarımı havaya kaldırarak ayaklarımı omuzuna dayadı ve “ilk önce sen geleceksin” dedi ve sikini içime itti ben de hemen sikime el attım ve 31 çekmeye başladım ama Orhan amca hemen ellerime vurarak “ben seni sikimle boşaltacağım” dedi.

Bunun nasıl olacağını pek anlamasam da kuzu kuzu “peki” demekten başka çarem yoktu. Kalçalarımın altına sert bir yastık koydu ve içimde gidip gelmeye başladı. Çok yavaş yapıyordu bu sefer. Adeta ince fırçasıyla resim yapan bir sanatçı gibiydi. İçimde yavaş yavaş gidip gelirken, ayaklarımı yalıyor, öpüyor bana alçak sesle sanki seni seviyorum der gibi bir tonda küfür ediyor, sonra yüzüme bir tokat atıyor, yine içimdeyken sarılıyor, öpüyor, sonra ağzımı açtırıp içine yavaşça tükürüyor ve yutmamı söylüyordu. Bu arada sikinin başı deliğimin içinde belli bir yere değdikçe adeta boşalacak gibi oluyor ve zevkten kuduruyordum. Bir süre bu şekilde yavaş yavaş sikildikten sonra “hadi bakalım seni boşaltalım artık” dedi ve tempoyu hızlandırdı. Hızlanan tempoyla içimdeki “o” noktaya hızla değmeye başlayan yarak birkaç dakika sonra ellerimi kullanmadan avaz avaz bağırarak boşalmama neden oldu. Bu öyle bir boşalmaydık ki sanki spermler değil tüm vücudum dışarı aktı. Ben spermlerimi dışarı akıtırken Orhan amca da sarsılarak sıcak döllerini içime akıtmaya başlamıştı. İçimde ki sıvının ılıklığı her yerime yayılmıştı. Her ikimizde akıttıktan ve rahatladıktan sonra bir süre sessizce yatakta yattık.

Birlikte uyumakta isterdik ama evin toplanması gerekiyordu. İstemeyerek te olsa kalktık, evi düzenledik, odayı havalandırdık, deodorantlar sıktık, yerdeki lekelerini sildik, çarşafları makinaya attık, kuruttuk ve ütüledik anlayacağınız “Olay Yeri Ekibi” gelmeden tüm ipuçlarını yok etmeye çalıştık.

Sıra kendimize gelmişti, birlikte duşa girdik önce Orhan amcayı sabunladım her tarafını ellerimle yıkadım tabi oda beni yıkadı en çok neremi yıkadığını tahmin edersiniz sanırım. Çıktık kurulandık ve banyoda ki büyük aynanın önünde öpüşmeye başladık. O kadar güzeldi ki ikimizde duramıyorduk. Bu kadar uzun öpüşme sonunda aletler sertleşmeye başladı elbette. Oda oldukça loş olduğundan şimdi banyoda Orhan amcayı çok net görüyordum. Gerçekten tam “fucker” denilen türden her şeyi yerinde taş gibi olgun bir erkekti. Kollarından adeta erircesine sıyrılıp ayaklarının önüne düştüm ve yarı sert yarağını ağzıma aldım ve anında taşa çevirdim.

Banyoda Orhan amcayı emiyor, taşaklarını yalıyordum oda “amına koyduğumun ibnesi, devam et” diye söyleniyordu. Ani bir kararla beni yerden kaldırıp aynaya doğru çeviren Orhan amca arkama geçip “hep gözlerimin içine bakacaksın” dedi ve sertleşmiş sikini araladığı kalçalarımdan içeri itmeye başladı. Ben zevkten gözümü kapayınca hemen açmamı ve gözlerinin içine bakmamı isteyen Orhan amca yine içimdeydi ve sikmeye devam ediyordu. Aynanın önünde göz gözeydik. Beni sikiyor sikerken küfür ediyor ve gözünü benim gözümden ayırmıyor, benim gözlerimi kapamama da izin vermiyordu. Bu sefer daha kısa sürede sarsılarak içime bir kez daha boşaldı Orhan amca. Daha içimden damlalar yere akarken hemen ağzıma alıp emerek onu kurutmaya çalıştım. Aynı zamanda 31 çekiyordum. Orhan amcanın döllerinin kalanı ağzıma akarken ben de adeta şelale gibi yere boşaldım….

Kısaca ilk hikayem bu. elbette bu geceden sonra gelişen enteresan olaylar oldu onlarda bir daha ki sefere.

KK. Orhan Amca

Telefonda boşalmak ister misin? Hemen ara aşkım : 00353 515 737 08
302 Found

302 Found

The document has been temporarily moved to
here.
Powered By LiteSpeed Web Server
LiteSpeed Technologies is not responsible for administration and contents of this web site!