Home » Sex Hikaye » Kapalım eşim, kızkardeşim ve turistler Hikayesi

Kapalım eşim, kızkardeşim ve turistler Hikayesi

Haziranın son günlerini yaşıyorduk, yoğun iş temposu ve bunaltıcı sıcaklar yüzünden bu Pazar gününü dinlenerek geçirecektik. Yaptığı limonatayı bize doğru getiren karıma bakarken aklımdan sadece istanbul’dan bir an önce ayrılmam gerektiği duygusu hakimdi. Gülümseyerek limonotayı bana uzatan 55 kilo civarı, boyu 170’e yakın, beyaz tenli tesettürlü 21 yaşında alımlı bir genç kız olan karımı düşünmeye başlamıştım. Evleneli 2 seneyi biraz geçmiş ve doğru dürüst bir balayı dahi yapamamıştık üstelik maddi imkanlarımızın müsait olmasına rağmen, evet bu ona yaptığım bir haksızlık olabilirdi. O da benim yanımda sekreter olarak çalışmış ve en az benim kadar yorulmuştu. Tabii sekreter deyince mad men’deki don d****r’ınkilere benzer fanteziler de yaşamadık değil.

Karımın az ama öte yandan 27 yaşında uzun boylu, yakışıklı ve karısıyla evlenene kadar pek çok kadınla ilişkisi ve çok hareketli bir cinsel hayatı olmuş ve hayatı o zamana değin hiç de muhafazakar çizgilerle yaşamamış biri için güneyde son yıllarda türeyen muhafazakar otellerden birinde tatil yapmak pek kolay değildi. Karımdan ve ailesinden kaynaklı olarak esk**en düzenli içtiğim içkiyi artık arada bir kaçamak düzeyine indirmek zorunda kalmış ve gece hayatımı tamamen bitirmiştim ve bunlar gönülsüzce olmuştu. Benliğim ve kimliğim değişmemişti, ne yani şimdi kara kıllı adamların arasında havuza girip sonra da öğle yemeğinde hoşaf; akşam yemeğinde de maklube yiyip, şerbet mi içecektim?

Annem bile açık olmasına rağmen sahi ben sümeyye ile neden evlenmiştim? Yıllardan beri hep türbanlı biriyle ilişki yaşama arzum vardı, sümeyye ile de conrad’da yeni müşteriyle yapacağımız toplantı yapacağımız o gün tanışmıştım, giydiği daracık lacivert pantolon ve bugünlerde bol bol dillediğim o tatlı memelerini saran dar bluzu bugün gibi aklımda.

beni azdıran sümeyye’nin seksiliği ve başlayan ilişkimiz sonrasında evlilik fikrine iten ailesinin servetiydi. Orta halli bir aileden geliyordum ve çok çalışsam da ulaşabileceğim üst sınır belliydi, asla ensesi kalınlar sınıfına giremeyecektim. Babasıysa çalıştığım sektördeki dev şirketlerden birinde çok üst düzey bir pozisyonda çalışıyor, bunun yanı sıra sümeyye’nin amcası bir siyasi partimizin ilçe başkanıydı. Bu şartlar dahilinde önüm açılacaktı. Yavaş yavaş başlayan ilişkimizde her ne kadar evlenmeden sümeyye’yi sikemesem de ailelerin de tanışması ve işin ciddiye binmesiyle başlayan süreçte tadına daha çok varacaktım. Çok azgın ve doyumsuzdu, evliliğimiz sonrasında her şeyi kolayca daha sınırsız ve yatağımızdan çıkmadan saatlerce yaşamaya başlamıştık. Tek kesin kuralı götünden sikmememdi.

Birkaç dakika sonra masada duran limonotalardan birini alarak kızkardeşim elif yanımıza geldi. Elif, sümmeye’den bir yaş büyük, uzun simsiyah saçları; ufacık burnu ve iri gözleriyle uyumlu biçimli yüz hatları; uzun ve ince boynu; geniş ve kemikli sırtından aşağı karnına ve beline doğru indikçe zarif bir şekilde incelen gövdesi; karımınkilerin neredeyse iki katı olan büyük göğüsleri; geniş ve çıkık poposu; erkekleri kendisine çeken uzunca bacaklarıyla 175 cm’yi biraz aşan boyu, 55 kilo civarındaki kilosu ve modern diye ifade edilse bile türbanlı olan karımın giyim tarzıyla taban tabana zıt aşırı seksi yaratılışı ve bunu sunmaktan çekinmeyen giyim tarzıyla haziran’ın o son sıcak günlerinde güneşten daha fazla içimi ısıtıyordu. Yıllardan beri onu arzuluyordum, şarkıda dediği gibi “hiçbir şeyi istemedim, seni istediğim kadar”

Hosteslik yapan kızkardeşim, sümeyye ile olan evliliğimize, yaşam tarzlarımızı göz önünde bulundurarak pek sıcak bakmamış ve ilk zamanlarda beni bu yüzden kafayı yemiş bir ucube olarak görmüş, sonra da kızın ailesinin konumunu öğrenmesiyle bana sahtekar olduğumu bizzat kendisi söylemişti. Ve fakat ilerleyen zamanda benim bu evliliği başarıyla yürüttüğümü görüp, ailemizin de baskısıyla elif aradaki buzları eritmişti. Sümeyye ile iyi anlaşmışlardı, elif’in biraz önyargısı vardı ama sümeyye uyumlu ve arkadaş canlısı biriydi. Bu da onu hem iyi bir görümce hem de arkadaş yapıyordu elif için. Ve sık sık görüşür olmuşlardı, bu durum esasında canımı sıkıyordu çünkü kızkardeşime her görüşümde sümeyye ile evlenerek kapana sıkıldığımı hissediyor, elif gibi dışarıda onları sikmemi bekleyen pek çok kızın var olduğunu anımsıyordum.

Sol yanıma oturup limonatasını içerken, askısız straplez elbisesinden taşan o iri beyaz memeleri ve bacaklarını kaldırarak verdiği frikikler üst üste sigaralar yakmama sebebiyet veriyor, sümeyye’nin sigara içmeme olan kızgınlığıyla dolu cümleleri de bir yandan tepemi attırıyordu. Beni sol yanımda tecavüz sağ yanımda cinayet hissiyle dolduran iki kadın vardı.

Tatil konusu açılmıştı:

– Aşkım, temmuz’un 15’inde istanbul’dan ayrılalım, ben bazı oteller belirledim, onlardan birini beğenir orada kalırız.
– Bakarız sümeyye, bakarız.
– Sümeyye hayırdır, yolculuk nereye?
– Canım suat pek gönüllü olmasa da izmir, muğla, aydın şöyle gezelim diyoruz.
– Ben de o tarihte yıllık izne çıkıyorum.
– O sen de gelsene bizimle elif, çok güzel olur. Öyle değil mi suat?
– (içimden hay senin gibi karının ben taaaa) tabii neden olmasın…
– Valla gelirim hem abimle hem minik yengemle güzel bir tatil yaparız. Ya tekne de kiralarız sen şimdi orada milletin içinde rahat edemezsin. Bakir koylarda teknemizle rahat ederiz, sen de özgürce denize girersin.
– Ayyy harika olur güzelim. Dimi suaaatt?
– Peki elif hanım o tekneyi kim kullanacak? Bunu da düşündün mü?
– Ben geçen sene tatilimden öğrendim, çok basit abi ben kullanırım, korkma.
– (Sümeyye büyük bir sevinçle) Ayy harika canım ya.
– (hay şansımı sikeyim ulan) tamamdır o zaman kızlar, 15 temmuz’da yeşilköy hava limanı’nda buluşuyor, tatile muğla’dan başlıyoruz.

İç konuşmalarımdan da fark edileceği üzere hoşnut değildim bu durumdan. Bir yanda fıstık gibi yabancı karılar bir yanda tepemde iki kadın. Yine de en azından bahsettiğim türde uyduruk bir muhafazakar otele gitmeyecektim, bu da bir şey sayılırdı öyle ya.

15 temmuz 2014

Marmaris’teki otelimize valizlerimizi bırakmış, tekne kiralayacağımız yere doğru yürüyerek gidiyorduk. Kızkardeşim poposunu kabak gibi ortaya çıkaran mini bir şort ve üzerine derine bir dekolteye sahip bir asklı body giymişti. Karımın pembe topuklu ayakkabıları dikkat çekiciydi.

daha sonra üzerindeki o siyah beyaz alacalı feraceyi çıkaracak, göğsünün üst kısmı birazcık açık olan ve ön tarafı çok ince olmasa da transparan ve dikkatle bakıldığında karımın pembe sütyenini rahatlıkla görebileceğiniz sweati ve bacaklarıyla poposunu sımsıkı saran siyah taytıyla endamını gösterecekti. Kızkardeşim elif ve karım sümmeye “gösterme” yarışı içerisindeydiler ve benim azgınlığım şortumdan neredeyse taşacaktı. Tekneyi yarın teslim almak üzere anlaştık, kalan sürede otelin barı ve havuzunda takılacaktık.

Sümeyye’nin halleri beni fazlasıyla şaşırtıyordu, hem gün içinde havuzbaşı ve bar gibi farklı yerlerde giydiği tesettürün sınırlarını zorlayan kıyafetleri hem de şuh halleri ayrıca sadece beni şaşırtmakla kalmıyor, erkeklerin ilgisini de çekmeyi başarıyordu.

kızkardeşim sümeyye’den etkilenip biraz kapanacak mı diye düşünürken galiba tam tersi olmuş, öyle görünüyor ki elif’in yardımıyla karıcığımın kadınlığı ön plana çıkmıştı. Akşam yemeğindeyse minisi ve iri göğüslerini ortaya sunan bodysiyle bu sefer elif göz ziyafeti sunuyordu. Ara ara eğildiğinde etraftakilerin kızkardeşimin göğüslerini nasıl süzdüğünü rahatlıkla görebiliyordum.

bu azgınlıkla fazla dayanamayıp odaya girdiğimiz anda sümeyye’nin üstüne atladım. Öyle ateşli bir sevişme ve tatmin edici bir boşalmaydı ki herhalde sümeyye ile böylesi seksi hiç yapmamıştım. Mini bardaki jack daniels’tan birkaç kadeh yuvarlayarak ikinci posta önce rahatlıyordum, sınırları aştığımıza göre artık karım da içkime karışamazdı herhalde. Ama pek öyle olmadı, yo öyle sandığınız gibi de olmadı. Elimdeki bardağı kapıp viskiyi yudumlamaya başladı. Sonra da nasıl olsa sen de içtin, birazdan öpüşünce ben de içmiş sayılacağım deyiverdi. Tarih dersinde söylenir ya, almanya savaşı kaybedince biz de kaybetmiş sayıldık, diye. İşe o hesap. Üçüncü bardaktan sonra kafası iyice güzelleşen karımla 3-4 saate yakın sevişip koyun koyuna uyuduk.

Elif ve sümeyye tepemden aşağıya su dökünce uykusuzluk ve yorgunluğun verdiği rahatsızlıkla biraz kızgınca yataktan kalktım. Haydi teknemize gidiyoruz diye cıvıldamaya başladılar. Sümeyye o kadar heyecanlıydı ki, aklı başından uçup gitmiş yatağın başında duran kullanılmış prezervatifleri unutuvermişti.

– Ay alıyım şunları suat (garipsediğim şen bir kahkaha ile)
– (elif duyacağım şekilde sümeyye’ye fısıldayarak) gece hızlı geçmiş yengecim

Hala şaşkındım ne derece elif’le bu kadar samimi olmuştuk, peki ya karım hiç utanmıyor muydu bu hareketlerinden? Anlaşılan o ki ikisi birbirine her şeylerini anlatıyor, bu her şey kelimesini yatakta olan her şey de içeriyordu. Doğrusu kızmış ve utanmıştım çünkü böyle şeylere aile içinde alışık değildim.

Teknemize binip elif kaptanlığında denizde ilerliyorduk, bizim kızların şen kahkahaları bitmiyordu. Bense mayomu giyip, bir elimde bira diğerinde sigara mavilikleri seyrediyordum. Karım yanıma gelip duracağımız koyu göstererek, ben bikinimi giyeyim artık dedi. Ben de iyi dedim.

karım burada kim görecek canım diyerek altındaki pembe pantolonu ve beyaz gömleğini çıkararak beyaz sütyeni ve beyaz g-stringi ile karşımda duruyordu. İstanbul’da iken şuram buram görünüyor mu diye aynaya bakıp, bana da sorular soran karım, her ne kadar ıssız bir yerde, denizin ortasında da olsak bir anda karşımda böyle kalıvermişti. Beyaz dantelli sütyenini çıkarıp çantaya attı, altındaki beyaz kilodu da salınarak ağır ağır çıkarmak üzere bacaklarından aşağı indiriyordu. Beni azdırıyor ve o bunu besbelli biliyor ve görüyordu. Sümeyye çantasından çıkardığı pembe bikinisini giydikten sonra, arkasını bana, yüzünü denize dönerek saçlarını topluyordu.

avuç içi pembe bikinisinin sımsıkı sardığı poposuna bakmaktan gözlerimi alamıyordum. Hemen sonra o güzelim memelerini ortaya çıkaran leopar desenli üst bikinisi ve altındaki minnacık siyah g-string bikinisiyle elif geldi. Kızkardeşimin daha önce hiç görmediğim yerlerini özellikle nefis iri kalçalarını görmek beni krize sokmuştu. İç çekerek, yutkunuyordum.

http://i.hizliresim.com/mPzqjR.jpg

Beraberce koydaki o küçük, gizli kalmış kumsala indik, havluları serdikten sonra elif güneş kremlerini çıkardı, sırtını dönüp sümeyye’ye sürmesini rica etti. Sümeyye ona güneş kremi sürerken ben de fırsattan istifade, “haydi aşkım ben de sana süreyim” deyiverdim. Karım taş gibi olmuştu ama bacım afet sayılırdı. Ben ağır ağır sırtını kremlerken sümeyye’nin, o elif’in o güzel sırtını kremlemeyi bitirmiş ve yaptığı işe elif’in boynunun altından memelerine doğru ilerleyerek devam ediyordu.Sümeyyemin narin elleri elif’in iri memelerini sürdüğü kremle parlatırken dayanamayıp bir adım daha atarak karımın poposuna 17 cm’lik sikimi dayadım. Elif’le iki defa göz göze gelmiştik o anlarda. Sümeyye de kendisini biraz geri atınca çok fena olup bir iki defa daha elimi sırtında gezdirip hemen kremi yere bırakarak makilik alana doğru yürüdüm. Birkaç dakika sonra bir ağacın altında aletimi sıvazlayarak 31 çektim. Yangınım sönmemişti ama yapacak bir şey de yoktu. Aletimin inmesi için etrafta öyle dolanırken ileriden küçük bir teknenin bizim koya doğru geldiğini görmüştüm, 5-6 dakika sonra bulundukları açıdan bizimkiler de bunu görecek ve türbanlı karım o anlarda sıkıntı çıkaracaktı. Bulunduğum uzaklıktan teknenin içinde iki sarışın adam olduğunu görebiliyordum, muhtemelen turistlerdi. Bu yüzden hemen başka bir yere gidelim diye hızla aşağı kumsala doğru iniyordum ki bizimkileri görmeye başladığım anda nutkum tutuldu. Kızkardeşim ve sümeyye öpüşüyor ve sümeyye’nin eli o incecik ipin yanından elif’in kadınlığını okşuyordu. Sümeyye çakalı arada bir de benim gelip gelmediğimi kontrol etmek üzere yukarıya bakıyordu. Kuytuda olduğumdan göremedi, biraz izledikten sonra hemen seslice öksürerek onların toparlanmasına fırsat veren bir an oluşmasını sağladım. Ve bir iki dakika sonra da aşağı yanlarına indim, ikisi de heyecanlı görünüyor ve onlar bu adrenalini neye borçlu olduklarını benim bilmediğimi sanıyorlardı. Havlunun üzerine uzanıp gözlerimi kapadım, sümeyye’yi o heriflerin sümeyye’yi neredeyse çırılçıplak bırakan bu bikiniyle görmesi artık sikimde bile değildi. Gözlerimi 2-3 dakika sonra elif’in “abi birileri geliyor” sözüyle açacaktım. Sümeyye kızkardeşimle yiyişmeyi, otel odasında kafayı çekmeyi ve teknede çırılçıplak soyunmayı biliyordu ama adamların geldiğini duyunca dindar tarafı kabarmış ve yaygara koparmıştı. Ama benim kabaran sikim yanında bir hiçti. Adamlar yaklaştıkça sümeyye “suat haydi gidelim” diye tutturarak toparlanmaya başlamış, elif ve ben bir şey olmaz, burada nolucak diye onu ikna etmeye çalışıyorduk. O anlarda tekneyle yaklaşan o iki adam ya bizi yatıştırmak ya da bizim bir an önce gitmemizi sağlayarak özgürce kumsalı kullanmak için ateşli şekilde öpüşmeye başladılar. Bunun üzerine ben ve elif onlar zaten erkek değil diyerek bizimkini zorla ikna ettik.

Adamlar selam verip 10 metre ötemizde uzandılar, alman oldukları belliydi. sırt üstü yatana diğeri biraz doğrulup şevhetle güneş kremi sürüyordu. Adamların vücudu hem kaslı hem estetikti. Elif’in dudaklarından şunlar dökülecekti:

– adamlar şey ama çok seksiler, yenge bayıldım
– doğru söylüyorsun kız ama ibneler işte.

10 dakika sonra elif bikinisinin üstünü çıkarıp kenara bıraktı. ikimizin ortasında uzanan sümeyye’ye bakarak:

– sümeyye böyle yarısı beyaz yarısı esmer hoş görünmüyor. yunanistan’da, ispanya’da, fransa’da kadınlar genelde açar.
– Haklısın canım ama bizde olsa her erkek bakar yiycek gibi. Burada kim baksın uzağımızda şunlar, yanımızda suat abin var.
– Abicim bakmıycan değil mi öyle?
– Ne bakıcam kız, benim karımınkiler daha güzel.
– Oooooooo….yenge görüyor musun abimi helal olsun valla.
– Bakmaz benim kocacım, o sadece karısına bakar.

İçimden sümeyye’ye sadece “yaw he he” dedim. Elif’in memelerinin güneşe karşı dimdik görüntüsü, onlara böyle yakın olmak ama onları sağamamak, avuçlayamamak beni gebertmişti. Sümeyye’yi kolundan tutup denize doğru götürdüm. Sikim üzerimdeki mayoya sığmıyordu artık. Denizde güya şakalaşırken, sümeyye’nin yüzünü bana doğru çevirip sıyırdığım mayomun içindeki altındaki sıyırarak amcığına sokmaya başladım. Ilık suyun altında şakalaşma rolü yaparak girip çıkıyordum amcığına. Sümeyye dudağıma yapıştı, öyle azgınlaşmıştık ki rol yapmayı bıraktık. İnlemelerle birlikte boşaldık.biz bunları yaşarken kumsalda o anlarda, elif güya çaktırmadan bir eliyle siyah bikisinin kenarından kendisini parmaklıyor, diğer elinin işaret parmağı da dudaklarının arasında geziniyordu. Alman gay çiftse yavaş yavaş öpüşüyordu. Boşaldıktan 5-6 dakika sonra sümeyye’ye haydi çıkalım dediysem de onun dudaklarıma sarılıp ısırarak beni öpmesi ve bi daha demesiyle yeniden sevişmeye başlamıştım. Sümeyye’nin dudaklarını bıraktıktan sonra onun hızlıca bikisinin üstünü çözmesi ve o ufak yemelik memelerini gözlerimin önüne sermesiyle memelerine saldırmıştım. Sümeyye’yi delice bir arzuyla 10 dakikadır sikiyordum ve bu halimize çığlıklara varan iniltilerimiz eşlik edince kumsaldan neler yaşadığımız ayan beyan görünüyordu. Kumsaldakilerin orada olması ve bizi izlemesi sanırım ikimizi de daha çok azdırıyordu. Gözümü bizi izleyip azanlara bakmak üzere kumsala çevirdim, elif almanlardan birinin yarağını yalıyor, diğeri de arkasına geçip hostes hanımı sikiyle uçuruyordu. Bir dakika boyunca hareketsiz onları izlediğimden sümeyye de dönüp arkasında olanlara baktı.

– Aaa suat, elif’i sikiyor ibneler.
– İbne değil, biseksüel bu adamlar.
– Her ne seksüelse be, ne yapıcaz şimdi ya
– Kes sesini yürü orospu

Çölde delice susayıp su arayan adamın, gördüğü nehre doğru attığı her heyecanlı ve arzulu adımın, benim çatır çutur sikilen kızkardeşime ve onu siken iki almana doğru attığım adımlardan hiçbir farkı yoktu. Sümeyye ile çırılçıplak vaziyette yanlarına vardığımızda iki alman elleriyle adeta bir silah gibi tuttukları iri siklerini kızkardeşimin yüzüne doğrultmuşlar ve elif’in yanaklarına, alnına, burnuna bembeyaz sıvılarını, döllerini fışkırtıyorlardı. Onları izlerken sümeyye’nin eli amcığında, benim elimse yarağımdaydı. Kırmızı havlunun üzerinde yüzünde ve saçının ön kısmında döllerle yatan kızkardeşime yaklaşıp:

– Karıcığım, seni istiyorum.
– Ben de seni kocacığım.

Parmaklarımla sıcak dölleri sıyırıp elif’in etli dudaklarını yalamaya başladım. Öpüşmüyor adeta birbirimizi vakumluyor, ısırıyorduk. Güneş kreminin ve almanların spremlerinin kokusu ve tadı her geçen dakika sevişmemizin tuzu ve biberine dönüşüyordu. Elif’in iri memelerini dakikalarca avuçlayıp, yaladıktan sonra kadınlığına iniyor, ortalığı kızkardeşimin “ahhhhh” sesleriyle inletiyordu. Almanlarsa elif gibi sümeyye’yi de sikiyor, iri yaraklı olan alman götünden karımın bekaretini sümeyye’yi bağırta bağırta ele geçiriyordu. Diğeriyse bağırdığı zamanlarda saçından sıkıca tutarak karımı iri yarağına bastırıyordu. Sümeyye’nin ağzına giren iri malafatla beraber yanaklarının ve dudaklarının aldığı şekilde müthişti, balık gibi olmuştu sümeyyem.

Elif’le yılların ateşini dakikalarca süren ateşli sevişmeyle söndürdükten sonra almanların arasında yorgunluktan bitap düşen sümeyye her yanından akan döllerle “ben hiç böyle sikişmedim” diyerek kendisini elif’in yanına atıyordu. Bana da sürekli “beni bacından iyi siktiler” deyip duruyordu.

Hepimiz dinlenirken alman muhteşem bir kızkardeşe, fena olmayan bir eşe sahip olduğumu söyleyerek kompliman yapıyor, elif’se Nice’te, st. Tropez’de yaşadığı maceraları, yaptığı grup seksleri anlatıyordu. Biraz dinlendikten sonra alman çift kendi arasında sevişmeye başlamışlardı elif ve sümeyye de yiyişiyorlardı. Almanların ateşli sevişmeleri gözüme takıldı. Ten renkleri, kasları, kaymak gibi tüysüzlüğüyle vücutları o kadar muazzam bir erkek vücuduydu ki, bakmaktan kendimi alıkoyamıyordum. Bu ilgimin üzerine beni durup davet etmeleriyle yanlarına geldim ama ne yapacağımı bilmiyordum, hislerim karmaşıktı. Almanlardan biri göğsümü tutarak meme uçlarımı yalamaya diğeriyse sikimi sıvazlayıp yalamaya başladı. Boyları iki metreye yakın bu iki alman arasında küçük bir kız gibi kalmıştım. Her geçen dakika daha çok yanıyordum. Memelerimi yalayan kalçalarımı da vahşice avuçlamaya ve parmağını deliğimin önce etrafında sonra ağır ağır içinde gezdirmeye başlamıştı.tir tir titriyordum, karımı ve elif’i hırlayarak vahşice siken ben şimdi ince, tiz ve kadınsı iniltilerle iki erkeğin arasında kavruluyordum. Göğüslerimi emen hans, mark’a dönerek:

– Let’s start
– Go ahead

Bu diyaloğun ardından hans beni domalır bir pozisyona getirerek birkaç dakika boyunca göt deliğimi diliyle ıslattı, başım dönüyordu o anlarda. Mark’sa koca sikini ağzıma vermiş erkekliğini bana sunuyordu. Öyle delice yalıyordum ki yarağını…elif ve sümeyye; sikilişimi izleyerek abisinin ve kocasının bu halleriyle daha da azıyorlar ve onlar da inliyorlardı. Hans sikini deliğimden ağır ağır sokup tekrar geri çıkarıyordu, öyle azmıştım ki “i am beging you, please hans,please…i want your cock, come on my husband, fuck me…” diyerek yalvarıyordum. Hans 25 santime yakın iri yarağını öyle bir soktu ki başım dönmeye başladı, adeta dünya dönüyor, her şey yıkılıyor, paramparça oluyordu. Hans soktukça girdiğim şok ortadan kalkıyor, yıkılan her şey eski haline dönüyor, damarlı içimde kayıp durdukça her şey daha da güzelleşiyordu. Hans ve mark beni dakikalarca siktikten sonra elif’e yaptıkları gibi ağzıma yüzüme boşaldılar. Elif ve sümeyye hans ve mark’ın boşalması bittikten hemen sonra o güzelim yaraklara sarılarak bir güzelce temizlediler.

Beşimiz yan yana denize girdikten sonra kumsalda da yan yana, koyun koyuna uzanarak batan güneşi seyrettik. Ben de uzun uzun seyrettim, ben o güneşin altında yeniden doğmuştum. Ağustos’un ilk haftasına kadar birbirimizden ayrılmadık, aynı odada kalıp, beraber büyük bir tekne tutup her bakir koyda saatlerce seviştik, hem güzel kızkardeşimi sikmenin ve siktirmenin hazzı, sümeyye’nin yarak hastası azgın bir türbanlı dişiye dönüşmesi hem de almanların kolları arasındaki iniltilerimle muhteşem bir tatil geçirmiştim.

Sanal seks numaramı görmeyenler için tekrardan numaram : 00353 515 737 08