Home » Sex Hikaye » Acımadan Hepsini siktim 5. bölüm

Acımadan Hepsini siktim 5. bölüm

Sabah demli çayımla gazeteleri okurken odaya dolan sayfaların çıkarttığı hışırtı ve matbaa mürekkebinin kokusu beni mest etmeye yetiyor hem de giderek Cansu ile yakaladığımız yakınlaşmanın keyifli getirisini düşünüyor onun o sarışın bedenini biran önce çılgınca bir arzu ile kucaklamak istiyordum
Odamın kapısı açıldığında zarif güzel bedeni ile sarı fırtına içeri girmiş ,gözlerindeki o gülümseyiş bir yıldırım gibi içime akmış karnımdan kasıklarıma inmiş ve baksırımın içindeki hayvana kımıldama izni vermişti. İçimdeki o vahşi yaratık bir gülüşle harekete geçiyordu işte. Yavaşça yanıma gelip gazeteleri alıp bir kenara koydu. Elimi kaçlasına atmış eteğinin üzerinden götünü okşuyordum ki
– Yaramazlık yok patron daha işleri halledemedik bugün çok işimiz var
– Ne işi
– Brifing, şu dosyada işte
– Ne dosyası yahu
– Sikilecekler listesi…

İntikam hırsı ile fettan bir kadına dönen Cansu masamın üzerine bıraktığı dosyayı çevirip o muhteşem sesi ile bana izah etmeye başlamıştı bense hem dinliyor hem de götünü okşuyordum buna ses çıkarmıyordu

– Şu gördüğün birinci hedef patron adı Eda, eski kocamın kızkardeşi ah ne çektirdi bana domuz! Kolay bir av olacaktır zira mutsuz bir evliliği var, takıldığı mekanlar şunlar ve sevdiği şeyler seni onun hoşuna gidecek bir şeye çevireceğiz. Bak şu bikinili fotoğrafı fena değil değil mi birkaç kere çıplak görmüştüm diri memeleri var kaltağın
– Seninkiler gibi mi deyip memelerini avuçladım
– Benimkilerden daha iyi patron..ilk hedefimiz bu nasıl
– Eh işte senin kadar…
– Sikeceksin bu orospuyu anlıyor musun hem de amını götünü bir edip sikeceksin..
– Nasıl tanışacağız!
– O kolay öğlen saat 20:00’de şurada ol ve şu kıyafetleri giy olur mu…
– Tamam…

Dosyadaki bilgileri incelemeye başlamıştım, net olarak ne yapacağını bilmesem de bu kadının aklına uymaktan başka bir çarem yoktu ah neler yapıyordum ben böyle, az sonra Berk odaya girdi arkasında cansu ile Cansu onu bir köpek gibi siz çöktürmüş saçlarından tutup önüme getirmiş fermuarımı açıp sikimi avuçlarına almış ve kardeşinin ağzına sokmuştu..

– Seni orospu köpek, demek patronun ablanı sikmek isterken zevkle inliyordun bu yarağın altında ha..kusturana kadar yalatacağım sana bu yarağı adı orospu çocuğu, göttenveren ibne seni…

Dediği gibi de oldu küçük ibnenin gözleri yaşara yaşara aldı yarağımı azğına bir taraftan da tokatlar vuruyordu. Ah azgın sürtük diyordum içimden gözlerinin içine bakarak gözlerimizile birbirimizi kutsayıp sevişirken aşağıda bacaklarımın arasında oğlanın başı bir piston gibi inip kalkıyor bademciklerine kadar değdiriyordum çok geçmeden koyu döllerim bir kırbaç gibi ibnenin boğazına çarpmaya damağına yapışıp boğazına akmaya başladı
Saat 20:00’de belirttiği mekana girdim, taş döşemeleri ile güzel ve ortasında bir fışkiyesi olan lüks lokantanın en uç masasında bana doğru sallanan bir el gördüm Cansu ve Eda aynı masadaydı…

– Bak edacığım sana bahsettiğim patronum!
– Merhaba..

Yemekler yeniyor, ve kırmızı şarap içiyorduk dosyadan okuduğum kadarı ile Eda’nın sevdiği şeylerden bahsediyordum ve yavaşça bacağımı onun bacağına sürtüyor tepkisini ölçmeye çalışıyordum gülümşemler, kahkahalar eşliğinde geçiyordu sohbetimiz. Ufak dokunuşların zaman diye gelen mesajla birlikte yavaşça ürkütmeden sohbet havasında ellerimi Eda’nın omuzuna koyuyor bu mutsuz kadını tavlama çalışıyordum. Tabi aynısını Cansu’ya da yapıyor sinemadan konuşuyor oradan edebiyata geçiyorduk. Saat 24’e geldiğinde hesabı ödeyip daha önceden para manyağı olduğunu bildiğim Eda’nın gözleri önünde yüklü miktar bir bahşiş de bıraktım…

Kızları evine bırakma işini üstlenmiştim Cansu lavaboya giderken en son Eda’yı bırak senden hoşlandı 2 bira içmek için arabayı bir yere çek işi ilerlet hadi göreyim seni patron dedi…

Bu kadar kolay mıydı!

Cansu’yu bırakınca Eda’yı arabanın ön tarafına çekip ne dersin iki bira alıp devam edelim mi dedim olur demişti son sürat bulduğum bir tekel bayisine girip biraları, çerezleri almış ve şehrin ücra ormanlık bir yerine doğru arabayı sürdüm.

Issız orman girişinde, parlayan bir ay hafif bir rüzgar ve bir adamla kadın!
Sohbetimiz ilerledikçe daha da yakınlaşıyor ufak flört aşamasına geliyorduk ki saat gecenin ikisi olmuştu.

– Eşin bir şey..
– Eş mi hahah siktir et onu kimbilir nerelerde sürtüyordur üç gündür yok ortalıkta
– Nasıl ihmal eder senin gibi bir kadını…çok güzelsin oysa
– Sahi mi
– Evet, ben olsam seni..
– Beni..eee hahaha

Ellerimi diz kapaklarına koyup yavaşça okşadım biraz ileriye çıkıp baldırlarını okşamıştım ki sessizce gözlerimin içine bakarak “yapamam “ deyip gitmek istedi ürkütmek istemiyordum elbette. Olur dedim ama olacak olan şimdiden belli olmuştu telefonlarımızı alıp bıraktım onu.

Cansu’ya olayı aktardığımda bir haftaya kalmaz sikersin o kevaşeyi o zaman patron deyip güldü.

Dediği gibi olacak mıydı!

Bir hafta geçmişti Eda ile sohbetlerimiz oluyor dosyasını inceleyerek ona güven, ve sıcaklık aşılıyordum ki bir Pazar sabahı telefonuma gelen mesaj beni allak bullak etmişti.

Benimki yine yok, canım sıkılıyor.Sana geleyim mi

Telefonda boşalmak ister misin? Hemen ara aşkım : 00353 515 737 08