baştan çıkardığım hatun

“Affedersiniz Bayan Shaffer”

Lynn karnından dirseğine doğru hızlıca döndü ve Hans’ın yılışık yüzüne korku dolu bir bakış fırlattı.

“Oh.. Beni ürküttün.”

“Oh, bunun için özür dilerim Bayan Shaffer. Niyetim sizi korkutmak değildi.” dedi Hans neredeyse tatlı bir şekilde gülümseyerek.

“Tamam, tamam” dedi, Lynn kalkarak.” Beni korkutmadın, ben sadece…” Akşam üzeri güneşinden yarı gölgede kalmış, başında dikilen devasa bedene gözlerini dikerken sesi kısıldı.

“Şey, sizi ürküttüğüm için özür dilerim o zaman. Bay Johnson sizi aşağıya bara götürmemi ve bir şeyler ikram edebilir miyiz diye sormamı istedi.”

“Ne kadar nazik. Tabii siz de. Çok isterim.” Lynn, Hans’ın ona uzattığı eli tuttu ve otururken onu ayağa kaldırmasındaki rahatlığa şaşırdı. “Bornozumu ve eşyalarımı alayım.”

Genç kadının eşyalarını almak için güverteye eğilmesi, dolgun, yuvarlak memelerinin bikinisinden olabildiğince taşmasına neden olurken, Hans izliyordu. Siki çoktan canlanmaya başlamış ve ilk ürkek sertleşmeyle jean pantolonunun fermuarını zorluyordu. Bayan Shaffer bunu farketseydi…

“O zaman aşağı ineceğim ve biraz buz kıracağım, Bayan Shaffer.”

“Durun, bekleyin, hazırım.” Lynn güneş losyonunu, havlusunu ve önceden okumakta olduğu kitaplarını topladı ve omuzundan düşen bornozunu giymek için çabaladı.

“Durun, size yardım edeyim, Hanımefendi” Hans, Lynn’in ufak bedenine doğru eğildi ve elini, yumuşak, yanmış tene hafifçe değdirerek, bornozu biçimli omuzuna doğru çekti.

“Teşekkürler dedi Lynn, eşyalarını havlunun içine yerleştirerek. “Sanırım, şimdi hazırım.”

Hans gülümsedi ve küpeşteden ana güverteye açılan kapıya doğru önden ilerledi. Burası aynı zamanda geniş kamaralara doğru açılıyordu. Geçerken Harry’ye bakmadı ancak Harry’in ona baktığını biliyordu.

“Çok teşekkürler, Bay Johnson” dedi Lynn. “İçki saati olduğunu bilmiyordum”

“Son bir kez, Lynn, adım Harry.” ve sıcak bir şekilde gülümsedi.

“Oh, özür dilerim… Harry…. Unuttum.”

“Boşver. Aşağıya in, Hans seninle ilgilenir.”

“Ne güzel” Lynn cevapladı. “Hemen döneceğim.”

Harry, muhasebecisinin güzel vücudunu, aşağıya ana güverteye doğru kaybolurken seyretti. Kendi kendine gülümseyerek saatine baktı ve Vera’nın rotasını güneydoğuya çevirdi.

“Sizin için ne hazırlayayım?” Johnson’ın içki dolu barına ulaştıklarında, Hans sordu.

“Oh. Bilmiyorum. Soğuk bir şey.”

“Bir cin toniğe ne dersiniz?”

“İyi olur.” Lynn havluya sarılmış tomarı masaya koydu ve kabinin etrafına baktı. Mobilyaların lükslüğü ve onlara harcanmış para her zamanki gibi onu hayrete düşürmüştü. Etraflarını saran garip sessizliği bozmak için “Ne kadar güzel bir tekne bu, hala etkisindeyim.” dedi.

“Ya evet öyle.” Hans geveledi.
Lynn, Hans’ın cümlesine bir şeyler daha eklemesini bekledi ve bir şey söylemeyince…

“Ne zamandır Harry için çalışıyorsun? … yani Bay Johnson için demek istedim.”

“Bir kaç yıldır.”

Lynn yine bekledi ve kaslı denizci yine ayrıntılara girmedi. Tekrar kamaranın etrafına baktı ve sonra da Hans’a. Bir cin tonik için alışılmadık uzun bir zaman harcamış gibi göründü ona. Adamın varlığından belli belirsiz bir rahatsızlık hissetti; devasa bedeninin tehdit edici olmasından ve herhangi bir şey söylemese de bakışlarını asla ondan ayırmamasından dolayı.. Sadece içkisini alıp, yukarı yeniden çıkana kadar sürecek, konuşacak bir konu düşünmeye başladı.

“Hımm… Burcunu tahmin edeceğime bahse girerim,”

Hans ona baktı, rahatsızlığını gördü ve bundan büyük keyif alarak,

“Haydi tahmin et bakayım.” dedi.

“Hımm… Boğa?”

“Değil”

“Akrep?”

“Üzgünüm.”

“Vazgeçtim, nedir sen söyle?” Keşke bu konuyu hiç açmasaydım diye düşünerek sordu.

“Başak.” Davetkar bir muziplikle dudakları heceleri yavaşça telaffuz etti.

“Ooh, gerçekten buna inanamıyorum!” Lynn rahatsız bir şekilde kıkırdadı. Hans gülmedi. Manalı bir bakışla gözlerini Lynn’e dikti. Lynn ” Hayret, cin toniğimi hazırlaman çok zaman aldı.” dedi gergin bir ifadeyle. Zoraki hafif bir gülümsemeyle, “Seni barmen olarak bir sonraki partime çağırmam.”

Hans espriye hiç tepki vermedi.

“Astrolojiyle ilgileniyor musun?” diye sordu.

“Ha, evet.” Lynn rahatsızca cevapladı. “Tabii, kesinlikle! Ya sen?”

“Ben de.” Hans, güçlü erkekliğinden çok açık bir şekilde gözü korkmuş bu küçük çaresiz kızı izleyerek durumun tadını çıkarıyordu. “Bu konuyla ilgili seveceğini düşündüğüm bir kitabım var.”

“Ooh, gerçekten mi?” dedi Lynn sahte bir merakla. Sadece boğucu kamaradan kaçmak ve yukarı ferahlatıcı deniz esintisine dönmekti tek istediği. “Ne hoş, bir ara kesinlikle görmek isterim” dedi Lynn.

“Gidip getireyim o zaman” dedi Hans. Ana kamaradan ön güverte kapısına, kendi kamarasına doğru ilerlerken..

“Yo hayır,” dedi Lynn çabucak. “Hiç zahmet etme lütfen.”

“Ne zahmeti. Hadi gel.” Hans kamarasının kapısını açtı ve bir kenarda durdu. “Bu güzel teknenin bu bölümünü gördüğünü sanmıyorum.”

Lynn duraksadı. Kendi kamarasında bu güçlü adamla yalnız kalmayı hiç istemiyordu.

Hans ona doğru ilerledi ve içkisini uzattı. Yüzüne olabildiğince masum bir ifade vermeye çalışarak,

“Neyin var? Sorun ne?” diye sordu.

“Yok hayır, bişeyim yok,” dedi Lynn pat diye. Kendini gülünç hissetmişti. Adamdan neden bu kadar korkmuştu? Hiçbir şey olamazdı ona Tanrı aşkına, burada teknede… Başka kadınlar olsa Hans’ın açık ilgisinden memnun olur ve gururları okşanırdı. Neyim var benim acaba. Küçük bir çocuk değilim diye aklından geçerken, artık dönüş yoktu. Daveti kabul etmek zorundaydı. “Bir şey yok, kitabı görmek isterim.”

Lynn teslim bayrağını çekerken, bir heyecan ürpertisi Hans’ın sırtından aşağıya hızlıca geçti ve karıncalanarak kasıklarında toplandı. Kazandığını biliyordu ve kaçınılmaz olanı hiçbir şeyin durduramayacağını da… Johnson’un aşırıya kaçmama uyarıları, Lynn’in bağırarak itiraz etme ihtimali ve hatta Neptün’ün (Roma deniz tanrısı) kendisi bile; onun dar, küçük amcığını sikmekten ve kabaran bedeninin tüm gücüyle menisini tam içine patlatmaktan alıkoyamayacaktı.

Ona sürtünerek geçerken ve kamarasına adım atarken Lynn’in dolgun vücudunun tatlı kokusunu içine çekti. Lynn dört adım atarak küçük mekanın sonuna doğru yürüdü ve beklentiyle ona döndü. Hans iri sikinin, aralarındaki o dört adımlık mesafeyi tek bir hamlede kapatmaya çalışırcasına, ileri Lynn’e doğru sıçradığını farketti. Arkasından kapıyı kapatmak için çabucak döndü. Nabız gibi atan siki, hiç olmamış şekilde kabarmaya başladı ve yukarı doğru çılgınca fırladı, o an bir acı hissetti; iri başını yumuşakça saracak, çalkalayacak, kıvranacak, içinde döndürecek, yakıcı, beyaz, sıcak spermin tüm yükünü emerek boşaltacak dar, ıslak, taze vajinayı umutsuzca aramaktaydı.

Hans nefesini kontrol etmeye çalıştı. Göğsü inip kalkıyordu şimdi ve bunu durdurmaya çalışmak sadece durumu daha kötüleştirdi. Kasıklarından yayılarak göğsünü sıkıştıran ve onu amansızca küçük, sıkı bir düğüme çeviren, inanılmaz zonklayan bir sızı hissetti. Birazdan şehvetli, genç güzelin sıcak, terleyen baldırlarının arasında inip kalkacağını bilen bacakları titremeye başladı.

Aslında Lynn, Hans’ın hala ona sırtı dönük durmasından rahatsız olmuştu. “Bir sorun mu var?” diye sordu.

“Yo…” Boğazı aniden daralıp, nefesini tutarken, Hans tiz bir ses çıkardı. Boğazını temizledi ve bedenini umutsuzca kontrol etmeye çalıştı. Yapamadı. Etrafta oyalanmak için zaman yoktu; oyun oynamaya, durumu kolaylaştırmaya harcanacak zaman… Kamarada yankılanan bir klik sesiyle Hans kapının kilidini çevirdi. Artık kamarada Hans’ın derin, umutsuz nefes almasının dışında tümüyle sessizlik vardı.

Kaptanın ne yapmayı planladığını anladığında Lynn’in bedeninden felç edici bir korku titremesi geçti. Bu delilik diye düşündü çılgınca. O kim ki? Delirmiş olmalı… Ve Lynn onun deli olduğuna karar verdi birdenbire. Azgın arzuları ile bunun yarattığı ürkütücü tutkularının giderilmesi arasında duran herşeyi yoketmek üzere meydan okuyan feci bir şehvetle çıldırmış bir deli… Hollanda’lının şehvetini doyurmasının önünde duran tek şeyin, kendi çaresiz, savunmasız bedeni olduğunu anladığında, Lynn buz kesildi.

“Hans!” diye bağırdı Lynn, sesindeki saçma korkuyu kontrol etmeye çalışarak. “Ne yapıyorsun?”

Kaptan ona döndü yavaşça, zalim bir maskeyle kaplanmıştı yüzü. “Ne mi yapıyorum?” diye bağırdı. Umutsuzca kıvranan sikinin sıkıca gerdiği pantolonun cebine anahtarı güçlükle sokuşturdu. “Şimdi inekler kaçmasın diye ahırın kapısını kilitliyorum. Bir kapıyı kilitliyor diğerini açıyorum.”

Hans elini aşağıya fermuarına indirip, kopçasını el yordamıyla ararken Lynn dehşet içinde izledi.

“Yo, HAYIRRRRR …” Kapana kısılmış genç kadın geriye doğru çekildi, korkulu ilk gözyaşları dehşete kapılmış yüzünden bir anda aşağıya akmaya başladı.

“İşte bu kadar, benim için ağla bebeğim” Hans tacizkar bir şekilde baktı. “İstersen bir çığlık atmayı dene. Güverteden kimse duymaz seni.”

Lynn, Hans’ın haklı olduğunu biliyordu; Vera’nın motor gürültüsü ve denizin sesinden… Güçlü denizci en sonunda fermuarının kopçasını açtı ve yavaşça aşağıya doğru çekti. Lynn dehşetle büyülenmiş bir şekilde izledi bunu. Tel tel ilk apış kılları ve sonra da Tanrı’nın cezası o müthiş kabarmış güm güm atan siki ortaya çıkmıştı. Hans’ın hevesle sarsılan yalnız siki kuvvetle hücresinden kurtuldu ve tam kasıklarının ortasında dikildi, gittikçe büyüdü ve Lynn’e patlayacağını düşündürene kadar kabardı. Kendi histerik durumunda düşünebileceği tek şey Hollandalı’nın iç çamaşırı giymediğiydi. Hans’ın devasa, zonklayan kolonu pantolonunun fermuarından bir mızrak gibi fırlarken, Lynn hedefin kendi boğazı olduğunu hissetti. Hans ona doğru adım attı.

“Hayır …… Hans …… lütfen .. bunu yapma ….” ve Hans’ın bunu yapacağını, o kocaman penisini sertçe onun küçük, isteksiz amına ittireceğini birdenbire anlaması, onu bir mermi gibi vurmuş ve öldüreceğini düşündürmüştü.

Çığlık atmak için ağzını açtı ancak hiçbir şey çıkmadı ve o bir kaç saniyede Hans aralarındaki kısa mesafeyi katetti ve Lynn’in küçük ağzına kendininkini yapıştırdı; içine çekerek ve aç bir şekilde yiyerek … Hans kollarını uzatarak, onu kendisine çekti. Acıtır şekilde ellerini kadının kollarına batırdı, ağzı derin, vahşi bir öpücükle onunkini şiddetlice içine çekti.

Lynn direndi, ama ne var ki Hans sarılıp, onu daha yakınına getirerek, fırıl fırıl dönen ıslak dilini kadının ağzına daldırdı. Aynı anda bornozun üzerinden bedeninde gezdirdiği ellerini yumuşak, dolgun kalçalarına gömdü ve kadının ürkmüş bedenini, sertleşen kendi cinsel organlarına doğru kuvvetlice çekti.

Hans, çaresiz genç kadının kadife, ıslak ağzının tüm tepe ve boşluklarını tattı. Kadına sıkıca ve kuvvetlice sarıldı, tüm kaslar gerginleşmiş, elleri ve kolları onu bir mahkum gibi kelepçelemişti. Memeleri hoşça güçlü göğsüne bastırdı. Gönülsüz, korkudan sinmiş amcığını kendine sertçe yaslayana kadar bir baldırını Lynn’in bacaklarının arasında dolandırdı. Lynn, umutsuzca bir hareketle başını kurtarmaya çalıştı ancak Hans bir eliyle başını yakalayarak, ağzını yeniden daha derin ve daha sert bir şekilde kendininkine çekti.

Kendi bedeni, onu bu kadar kolayca tutan bu dev vahşininkiyle kıyaslanamayacak kadar küçüktü. Onun için fazla güçlüydü ve ondan kurtulması imkansızdı. İçgüdüsü ona bayılmış numarası yapmasını söyledi. Belki onu kandırabilir, onu incittiğini düşündürebilir, belki sonra bu vahşi saldırıyı durdurabilirdi. Ancak bunun faydasız olduğunu anladı. Hans onu öldürebilir, hatta çılgın şehvetinden dolayı bunun farkında bile olmazdı.

Şimdi bedeninde dolaşan elleri, yumuşak, yuvarlak kalçalarının üzerinde ilerledi ve ardından küçük, yumuşak memelerini avuçladı. Aniden bir elini sırtına uzatarak, sütyenin kopçasını koparırcasına çözdü. Elini ince sütyeninin altında dolaştırdı ve meme başını okşayarak aniden sertleştirdi. Bu beklenmeyen hareketin sıcaklığı damarlarından ve kan akışından usulca süzüldü. Farkında olmadan, ağzının içini sondajlayan dili isteklice emdi ve kasıklarında, memelerinde ve göbeğinde gezinen zevk dalgalarının tüm bedenine yayıldığını hissetti.

“Oh, evet, bebeğim, sen de istiyorsun … İstemezmiş gibi yapıyor, ama istiyorsun.” Hans’ın ağzı onunkini bıraktı ve aşağıya boynuna ve yanaklarının altına ilerledi. Ellerinin bornozunu soyduğunu, el yordamıyla kollarından çıkarmaya çalıştığını farketti. Şimdi, beyninde şimşek çaktı, şimdi tam sırasıydı. Tüm gücünü toplayarak kendini kurtarmaya çalıştı. Bir anlığına serbest kaldı ancak Hans ileri doğru atıldı, onu bileğinden yakalayarak ve oyuncak bir bebek gibi döndürerek sırtını ranzaya yasladı.

“Şimdi, zavallı, yaşlı Hansie’yi burada yalnız bırakmazsın, değil mi?” O zaman yalnız kalıp ne yapsın kendi kendiyle mi oynasın. Seninle oynasa daha hoş olmaz mı, bebeğim, olmaz mı?”

“Aman Tanrım” dedi Lynn. İri yarı kaptanın pantolonun üst düğmelerini çözmesini, üstünden yere bırakmasını ve çıplak kasıklarının tüm gücünü ortaya çıkartmasını izlerken sızlandı. Hans önünde ahlaksızca dikilirken, bedeninden mızrak gibi çıkan kalın sert siki beklentiyle güm güm atıyordu. Müstehcen bir sırıtışla, elini aşağıya doğru indirip morumsu, soğan biçimli başın üstündeki, kalın, sünnetsiz deriyi ileri geri sıvazlamaya başladı.

“Budur, değil mi bebeğim?” Onu maruz bıraktığı düpedüz utanç dolu işkencenin tadını çıkarırken, Hans sırıttı.”Peki, bunu, o küçük, taze amcığının içine kaydırana kadar bekle sadece, ona gerçekten minnettar olacaksın.”

“Kes artık! KES ŞUNU!” diye bağırdı kadın. Ancak o aldırmadı… Sert ranzaya yapışmışcasına yatan kadına sırıtmayı sürdürdü. Lynn, Hans’ın eliyle sert, etli sapı sıvazlamasından hipnotize olmuş, izliyordu. İnanılmaz kalınlığı, bilinçaltını allak bullak etmişti. Bu beni öldürür Tanrım diye düşündü.

Şehvetten çıldırmış denizci ona doğru ilerledi.”Bana yaklaşma. Yaklaşma … Lütfen?”

“Üstündeki şu bornozu çıkarsana, bebeğim, yoksa ben mi çıkarayım?”

Lynn, yarı şok vaziyette donmuş gibi, tamamen hareketsiz kaldı. Hans’ın kaba elleri, bikini altını yavaşça, çok yavaşça kalçalarından, baldırlarından çıkarırken, elleri bacaklarının içlerinde yumuşakça gezindi. Lynn sırtına doğru çıkan bir ürperti hissetti ve bilmeden zevkden inledi.

“İşte böyle bebeğim. Yaşlı Hansie, seni hayatının en büyük sikişine hazırlıyor, sakince dur şimdi!”

Lynn, tüm vücudunda heveslice dolaşan, tenini ateş gibi karıncalandıran, meme uçlarını sertleştiren ve amcığının gizli mağarasını nemlendiren ellerinin az çok farkındaydı.

“Tanrım, seyredilecek nefis bir manzarasın!” diyerek Hans yutkundu ve onu yukarıya, şehvetten heyecanlanmış kendi çıplaklığına doğru çekti, küçük memelerini sertçe göğsüne dayayarak dümdüz etti, elleri kıçının yuvarlak dolunayını avuçladı ve sikinin sert, kasılan gövdesi karnının yumuşak etini oyuncaya dek onu yakınına çekti.

“Oh bebeğim, iyi bir parça olacaksın … evet olacaksın … Oh bebeğim, o senin pembe minik amcığını ölümüne sikeceğim … Seni sırt üstü yatırıp, şu güzel bacakları başının üstüne kaldıracak ve bu yarağı, sen tadını alana kadar şu yumuşak beyaz karnının dibine kadar tıkayacağım.”

“Oh Tanrım …” Yüzü Hans’ın omuzlarına dayalı, neredeyse anlaşılmaz bir şekilde inledi. Müstehcen sözlerin aniden uyandırdığı erotik heyecanı idrak edemiyordu. “Oh, lütfen Tanrım, Hayır.” …

Hans, güçlü bedenini kaldırıp, üzerinde hareket ederken, çaresiz genç kadın ranzanın hafifçe bel verdiğini hissetti. Çabucak bacaklarını kapatmaya çalıştı ancak Hans’ın dizi ondan önce oradaydı. Hayır, bu bana olamaz!

“Tatlım, sadece şu güzel bacaklarını açsan ve Hansie’nin eve gelmesine izin versen ne olur” Onun burada mükemmel, büyük bir siki var, kendini küçük bir yuvaya sıkıştırmak için ölüyor.”

“Hayır Hans … lütfen Tanrım … Yapma … Lütfen!”

“Kahretsin, aç şunları!” Hans homurdandı ve Lynn gönülsüzce bacaklarını açtı; amının parlak ağzını onun merhametine bırakarak .. Kaptan diğer bacağını kaldırdı ve gönülsüzce yayılmış am dudaklarının üzerine amirane bir şekilde kendini yerleştirdi. Baş parmaklarını amının parlak pembe kıvrımlarına dayayarak, yumuşak, yuvarlak baldırlara avuç içlerini düz bir şekilde yerleştirdi. Ortaya çıkmış ıslak, mercan pembesi eti görmek için yavaş bir şekilde, uysalca titreşen dudakları kenara çekti. Parmağını biraz, belli belirsiz, klitorisin ufak kabartısında gezdirdi.

“Oh, çok güzel. Dayanılmaz kadar güzel.” dedi Lynn, kendinden geçmiş bir halde inleyerek. Dev denizci güçlü cüssesini aşağıya onun üstüne indirdi. İri bedeni Lynn’in küçük bedenini kaplamıştı. Lynn bu ahlaksız saldırı karşısında sızlandı. Hans, güçlü ve kıvrılmış bedeninin ağırlığıyla onu hapsederek sıkıca tuttu. Eli sızlayan sikini ararken ve kabarmış başı, hafifçe amcığının ıslak, zarif dudaklarına değdirip, yumuşak apış kıllarını aralamak için aşağı ve yukarı doğru sürterken, Lynn kafasını vahşi bir şekilde ileri, geri sallamaya başladı. İşte o anda Hans bir sevinç çığlığıyla, sikini, gönülsüz amcığının sıkı, ürkek ağzına doğru sertçe ittirdi.

Bir an için, Lynn o sığmaz, karnını yarar diye düşündü ve o zaman Hans’ın içinde olduğunu anladı. Soğan başlı dev yarağı, Lynn’i nefes almak için yutkunmak zorunda bırakan bir aceleyle, içine, dibine kadar kaydı. “Ahhhhhhhhhhhhhhhhhh!”

Çaresiz genç kadın, rahatlamak için nafile bir çabayla çılgınca debelendi. Ancak bu hareket, sadece erkekliğinin büyüyen gövdesinin, ihanet eden verimli amcığının çok daha derinlerine gömülmesine yaradı. Kaya gibi sert sik, Lynn’e baldırlarının sürekli basınçtan ikiye ayrılacağını düşündürene kadar ıslak duvarları genişleterek, isteksiz karnını vahşice sondajladı. Sonra pelvisini onunkine yankılanır şekilde tokat gibi şaklattı. Spermle davul gibi şişmiş taşaklarının, sıkıca kilitlenmiş kıçının yukarı kalkmış yanaklarının arasında şiddetle sallandığını hissetti.

“Tanrım… Lütfen… Durdur şunu!” Lynn, acı içinde çığlık attı.

Ancak seksden çıldırmış kaptan durmadı. Rahminin derinlerindeki ani işgale kendini alıştırması için ona bir saniye bile vermeden, birdenbire vahşi bir boğa gibi onu sikmeye başladı. Lynn, üstünde şehvetten çarpılmış yüzü, ağzı açık çaresizce seyretti. Hans merhametsizce içine dışına çekiç gibi çakarken, o maskenin ardında yatan şeyin ne olduğunu bulmaya çalışıyordu. Sonra, birden, acımasız vuruşların neden olduğu yakıcı ağrılara odaklanmış zihni, harap olmuş vajinasınının derinlerinde yavaş yavaş oluşan karıncalanma hissinde yoğunlaştı.

Lynn, daha iyi bir kaldıraç olacak şekilde dizlerini yukarı çekerek, sikten gerginleşmiş amcığını onu bir fırça gibi gıdıklayan Hans’ın kalın, kıllı apış arasına iyice yasladı. Lynn, kalçalarını yukarı ittirirken, Hans, kandan-şişmiş uzun sapı, bir tek kabarmış başı içinde kalacak şekilde rahminden çekti. Tümüyle çıkarır korkusuyla şişlenmiş kasıklarını yukarı, Hans’a doğru kaldırdı ancak o da karşılık olarak yeniden ileriye, damlayan ıslak amının derinlerine doğru ittirdi. Diplerine doğru kayan kauçukumsu et başının, hararetli amının duvarlarını ayırdığını hissederken, doyumsuz aç gözlü vajinası, koca deve doğru sıkıca kenetlendi; duvarları kaplayan sinirler, zonklayan formunun her parçasını beynine iletiyordu. Lynn, acıdan ziyade zevk hissederek, her uzun iç-darbede artık havada asılı duruyordu. Artık hemen almaya hazır amına Hans pelvisini bastırırken, taşaklarının ikiz torbalarının, gönüllüce açılıp, ortaya çıkmış kıçına hafifçe şaplattığını hissetti. Bu his mükemmeldi ve Lynn bir sonraki dalış çok daha derinlere gitsin diye, bacaklarını sonuna kadar olabildiğince açtı.

Hans şehvetten delirmiş sikini çıkarmak için kalçalarını geriye çekti. Doyumsuz amına daha hızlı bir devinimle çarparken, taşakları büzülmüş ufak götünü sertçe tokatladı.

“AAAAAAAHHHHHHHH!” Omurgası boyunca aşağı-yukarı birbirlerini kovalayan, her biri dikkat çekmek için rekabet eden fantastik hislerden dolayı çığlık attı.

İçinde, derinlerinde spermin oluşturduğu baskıyla denizcinin kaynayan ağır taşakları, çıplak kıçına yaslanmış aşağıda sallanırken, Lynn, onlardaki zonk zonk atan yaşamı hissedebiliyordu. Uzun, kalın yarağındaki enerjik devinim, Lynn’in tutku uyanmış bedeninin her tarafına gittikçe artan dalgalar gönderiyordu. Lynn onunla bir ritm tutturdu; iç vuruşlarda kalçalarını kaldırarak yukarı doğru ittiriyor, o çekilirken kalçalarını geri çekiyordu.

Hans’ın şehvetten kalkmış yarağı daha da büyüyormuş gibi görünürken ve sikişi daha, daha da hızlanırken, rahminde yanan ateş çoğaldı. Amından ıslanmış sik, onu sıkıca kavramış vajinasının içine ve dışına daha, çok daha kolaylıkla kaydı. Amının duvarları, zonklayan sikin her noktasını sarıp, sıkarken, Lynn çok daha yüksek doruklara çıkıyordu. Lynn, tüm bedeninin, aç gözlü amcığının bir parçası haline gelmiş olduğunu hissetti. Çıplak bedenine delicesine vuran bu etli dev gövde tarafından tümüyle tüketilmenin, o kadar mükemmel bir zevk yaratabileceğini önceden hiç hayal etmemişti. Bacaklarını mümkün olabildiğince yukarı kaldırarak, ateşli, sıcak rahminde muazzam bir güçle kavradığı harika siki içine çekmek ve emmek için baldırlarında heyecanla titreyen kasları germeye ve gevşetmeye başladı.

Lynn’e sanki bedeni tüm dirençten kurtulup zevke yöneliyormuş gibi geldi ve arzuladığı, ancak tanımlayamadığı yeni heyecanların kasıklarından sel gibi aktığını hissetti. Çok geçmeden, kaptanın usta ellerinin kıçında gezindiğini farketti ve ışıltılı ham bir zevk dalgası omurgasında yayıldı. Hans, ortaya çıkmış anüsüne parmağını dokundurduğunda ve aniden onu içine, sıkı direncine ittirdiğinde hissettiği ufak acı, tüm teslimiyetiyle kıyaslandığında hiç birşeydi ve zonklayan devasa sik ardarda darbelerle kasıklarını parçalara ayırsın diye, vahşice debelenmeye başladı.

İri sik başının rahminde daha da kabardığını hissederken, karnı kontrolsüz bir şekilde sarsıldı. Hans’ın sıcak sıvıyı her an püskürtmeye hazır olduğunu biliyordu ancak şu an dikkatini, kendi titreyen karnında artan spazmlara odaklamıştı. Sonra, aniden dev kolon, yanan amcığının içine, diplerine gömüldü ve başı onu patlayan bir balon gibi doldurdu. Patlayarak emici, sıcak rahmini dağlayan, parçalarcasına kükreyen dev dalgalar gibi, uzun kalın penisinde ilerleyen sıvının ilk ani sıcaklığını hissettiğinde, karnı büyük spazmlarla sarsılmaya başladı.

“OOOOOOoooohhhh! AAAhhhhhhhhhhh!” Püsküren koca alet, kendi orgazmından gelen sıcak, yapışkan meniyle amını doldurmaya başladığı an, Lynn de kendi orgazmından çığlık attı. Dev, kabarmış baştan delice fışkıran her damlayı hissedebiliyordu ve bu o kadar harika bir histi ki tüm rahmi bu zevke karşılık vererek patladı. Şehvete aç amcığı, içinde çılgınca sarsılan sike olabildiğince sıkı bir şekilde kenetlendi ve delice bir kasılmayla kendi menisini keyiflice püskürttü.

“AAAAAAaaaaaaaaahhhhh!” Bedenini kaplayan patlayıcı dağlayıcı arzuyla, muhteşem zevkin doruklarına tırmanırken, çığlığı başının içinde yankılandı. Çoşkulu bir şekilde kıvranan bedeninin üstünde gerilmiş olan adamın sırtına tırnaklarını batırdı ve onu, aşağıya, inip kalkan memelerine doğru sertçe çekti. Onun sıcak teniyle zaptedilmek istiyordu. Fışkıran sıcak sıvının hepsini alabilmek için sonuna kadar açılmış kalçalarını kaldırarak yukarı ittirdi ve kendi beyaz yapışkan menisi kasılan kıllı tepeden sel gibi akarak, aşağıya, yukarı kalkık, beyaz kıçının çatlağına (yarığına) doğru yavaşça ilerledi. Bedeninin tüm sıvıyı tamamıyla boşaltması sonsuza kadar sürecekmiş gibi geldi. Zaman zaman titreyen iki beden yavaşça dinginleşti ve Vera’nın güvertesini esrarengiz bir sessizlik kapladı.

“Tanrım” dedi Hans. İlk kendine gelen. “Tanrım”

Lynn yumuşakça inledi. Hans ona minnettar bir şekilde baktı.

“Bebeğim” dedi, “Bugüne kadar sikiştiğim en olağanüstü kadınsın”

Hafifçe gülümserken Lynn’in gözleri hala kapalıydı. “Hiç..,” söylemeye çalıştı. “Ben de hiç…” Sesi yavaşça kayboldu.

“Evet, bebeğim, ben de aynısını hissediyorum.”

Aniden Lynn’in yüzü bulutlarla kaplandı. Sersemce tutkularından sonra, bilinci tekrar yerine gelmişti ve ilk önce kim olduğunu, sonra nerede olduğunu ve en sonunda da uygunsuzca birbirine karışmış menilerinin okyanuslarıyla çevrilmiş durumda, amının içinde sönmüş sikiyle kımıldamadan duran adamın kim olduğunu hatırladı.

Lynn gözlerini açamıyordu. Kendisine bu müthiş zevki veren adamın kocası olmadığını görmeye ve ona bakmaya tahammülü yoktu.

“Git….lütfen..” Lynn mırıldandı.

“Ne oldu?” Hans mırıldandı.

“Lütfen…git…uzaklaş…”

Hans, tümüyle (sahip olduğu) boyun eğdirdiği ancak ona büyük zevk veren küçük kadına baktı.

“Tamam, bebeğim, şimdilik seni yalnız bırakıyorum ama tekrar görüşeceğiz.”

“Hayır…” Lynn sızlandı, ” Ben….asla… Asla bir daha…”

“Emin ol ki göreceksin, bebeğim. Geriye dönüş yok artık. Tümüyle yepyeni bir dünyaya adım attın ve sana bişey diyeyim mi? Daha hiç birşey görmedin.

“Lütfen….”

“Gidiyorum, tamam. Şu kahrolası pantolonumu giyeyim.” Hans kalktı, pantolonunun düğmelerini ilikledi ve tişörtünü gelişigüzel bir şekilde üstüne geçirdi.”Senin gibileri tanırım, bebeğim. Çok iyi bilirim. Uyandın artık bir kere ve bir daha uyku yok. Yine görüşeceğiz.”

“Oh hayır… hayır….”

“Oh evet, evet.” Hans kapıyı açtı ve ranzasında büzülmüş, arkasında hıçkıran figüre dönüp bakmadan kamaradan dışarıya doğru yürüdü.

SON

sonu gelen mutluluk

Merhaba 29 yaşında yakışıklı sayılacak ortalama biriyim 170 bo5 75 kiloyum ara ara bu tür hikaye sitelerinden yazılanları okuduğum oldu aslında bi çoğuna kendim dahi inanmıyodum fakat bu tür hikayeler yaşamaya başlayınca bunları paylaşmak istedim öncelikle bu yazdıklarım tamamen onay alınarak yazılmış şeylerdir.bir süredir netten tanıştığım bankacı bi bayan vardı evli ve 29 yaşında 168 boyunda ince bakımlı azgın biriydi ve güzeldide ben işlerim dolayısıyla yurtdışında bulunuyodum ve baya yoğundum biz yaklaşık bir sene falan görüşmedik daha sonra bi gün telefonum çaldı karşımdaki bi bayandı ve kendini tanıttı ben meral dedi bu arada ismi daha doğrusu takma ismi meraldi.
Daha önce bir oyun sitesinde baya bi muhabbet etmiştik msn üzerinden flörtümüz harikaydı sonra birdaha görüşmemiştik. biraz hal hatırdan sonra hızlıca konu bizim eski muhabetlere cinsen sohbetlere döndü ilk defa bukadar birini arzulamıştım hemen buluşalım dedim reddetti fakat 1 hafta sonra kocasının 3 günlüğüne şehirdışına gideceğini ve mutlaka benimle beraber olmak istediğini söyledi.
Bende işlerimi ayarlayıp beklemeye başladım hayatımda ilk defa evli bi kadınla gizlice sex yapıcaktım gerçi daha önce tek gecelik beraber olduğum kadınların evli olma ihtimalide var ama evli olup olmadıklarını bilmediğim için ilk diyorum neyse bana evini tarif etti fakat eve ben haber vermeden gelme dedi çünkü kocası hala evdeydi çantasını hazırlayıp çıkacak ondan sonra ben eve gidecektim neyse biraz evlerinin orada bekledikten sonra apartmandan tarif ettiği gibi birisi çıktı ama sonuçta güvenemedim elemanı takip ettim bu arada beni arıyo hadi gel dio bende daha evi bulamadığımı birazdan gelebileciğimi söylüyorum eleman otogara gitti dediği ilin otobüsüne bindi bende gönül rahatlığıyla geri döndüm ve geldim dedim apartmanda kimsenin farketmemesi için kapıya çöp bırakacağını ve kapıyı aralık bırakacağını söyledi bende bu sırada merdivenlerdeydim söylediği kata çıktım gerçekten kapıda çöp vardı gerçekten söyledikleri doğruydu büyük bi heyecanla içeri girdim karşımda beni bekliyo oda heyecanlıydı ama hala aklımda şüpheler vardı
Eve girer girmez meraba dedim kapıyı kilitledim anahtarı cebime koydum sonra evi dolaştım içeride kimse yoktu iyice rahatladım sonra canım kusura bakma dikkatli olmam gerekli netten tanıştık dedim oda bana hak verdi ve şöyle bi baktım gerçekten çok hoş olmuş benim için hazırlanmış kot mini etek giymiş üzerinde beyaz bi body beni elimden tutup salona davet etti el ele salona geçtik hala inanamıyordum oda buna inanamıyordu hiç kocasını aldatmamış ama bir süredir aklında varmış böyle birşey benide en uygun aday olarak seçmiş yolculuğumun nasıl geçtiğini sordu geldiğim için teşekkür etti gerçekte daha yakışıklı olduğumu söyledi ikimizde hiç acele etmiyorduk. önümüzde 3 gün vardı bana birşeyler hazırlamış biraz yemek yedik sohbet ettik ikimizde birbirimizi daha yakından tanıdıktan sonra öpüşmeye başladık gerçi iyi öpüşemiyodu. ama sonuçta ordaydım öpüşürken bacaklarını okşuyordum bacakları bembeyaz yeni ağda yapmış süper görünüyordu sonra boynunu öpmeye emmeye somurmaya başladım kulak memelerini emiyordum oda ellerini saçlarımın arasına sokmuş kafamı kendine bastırıyodu bacaklarını aralamış amımıda okşa der gibiydi bense hiç acele etmiyor ağır hareketlerle onu dahada deli ediyordum nefesimi boynunda hissetmesini sağlıyordum sonra azgın bi şekilde bana bakıp sik beni yeter artık dedi kaç gündür bu anı bekliyorum dedi Ben oralı bile olmadım tekrar boynunu yalamaya devam ettim elimide yavaş yavaş bacaklarından kasıklarına çektim kasıkları yanıyodu alev gibiydi bu arada memelerini bodysinin üzerinden öpmeye yalamaya çalışıyordum o daha fazla dayanamadı bodysini çekiştirip memelerini ağzıma verdi memeleri gerçekten güzelfi sertti boyutlarıda normaldi meme uçlarını dişleyip ufak ufal ısırdıkça ince ince inlemelerini duydum meme uçlarını ısırıp dişlerimle kendime doğru çekiyordum onunda içi gidiyo gözleri kayıyodu elimi amına doğru attığımda ıslak olduğunu farkettim doğruldum ve bodysini çıkarttım gözleri parlıyodu südyenininde kopçasını ufak bi parmak hareketiyle çözdüm memelerini bir süre daha yalayıp yoğurduktan sonra göbeğinden aşşağıya doğru indim mini eteğini sıyırdığımda jartiyerinin ve tangasının o kışkırtıcı duruşu beni deli etti tangasının üzerinden amını koklamaya başladım nefesimi hissediyo ve kalp atışları hızlanıyodu önce kasıklarını öpmeye başladım heryeri yanıyodu amı kabarmış sulanmıştı.tangasını hafifçe yana çektim amı tertemiz pembe ve çok şekilliydi tamda istediğim gibiydi bu yüzden iştahla amını yalayabilrdim önce amını üzerinden öpmeye başladım.daha sonra amının üst tarafına dilimi sürtmeye başladım elleriyle kafamı amına bastırıyodu bi elimle am dudaklarını ayırdım o pespembe amını şapurdatarak yalamaya devam ettim dilimi içine soktukça kasılıyordu ben klitorsine dil değdirdikçe kendinden geçiyodu arada bi elimlede memelerine asılıyordum amını yaklaşık yarım saat yaladıktan sonra parmaklarımı sokmaya başladım o kendinden geçmişti bile kendi kendine mırıldanıyordu parmaklarımı soktukça ohhhh diyor sikmem için yalvarıyoduben elimle onu boşalttım.bana teşekkür etti nerdeyse 7 aydır boşlamıyorum dedi sıra bende erkeğime hizmet etmek istiyorum dedi ok dedim ben ayağa kalktım ayakta bi süre öpüştük sonra benim tshortümü çıkarttı vücüduma hayran olduğunu söyledi ve vücudumu öpmeye başladı sonra eğildi diz çöktü kemerimi gözlerimin içine baka baka çözdü pantolonumun düğmelerini teker teker sökerken yüzünde hınzır bi gülümseme vardı pantolonumu çıkarttı başladı gülmeye dedim noldu yok bişey boxerına güldüm dedi benimde boxerlarım meşhurdur çeşit çeşit vs 🙂 ) neyse zaten benim aletim boxerın içinden kabarmıştı gülerkende aletimi dışardan nasıl bişey olduğunu anlamaya çalışıyodu gözleri kilitlenmişti boxerımı sıyırdı gerçi aletim çok büyük değildir 19 cm ama sanırım kocasınınki çok küçük bu nee dedi dedim ne var çok büyük alamam dedi ama bi an önce bu yarrağın tadına bakmak istiyorum der gibi dedi ağzına zar zor sığıyordu yalamaya başladı sikim iyice sertleşti şişti ağzındayken yanaklarından sikimi görebiliyodum gırtlağına kadar sokmaya başladım zorlanıyodu hepsi ağzına girmiyodu ben iyice havaya girdim ve sertleşmeye başladım kafasını saçlarından tutup sikime bastırıyodum sikim ağzını doldurmuş burnuda kasıklarıma) dayanmış nefes alamıyodu sonuna kadar al ağzına sürtük dedim sert şekilde seni birazdan parçalıcam amını götünü dağıtıcam dedim biraz daha bekledim sikimi çektim nefes nefese kalmış şekilde tükürüklü bi şekilde sikimi ağzından çıkardı o şekilde ıslak ıslak sikimi yalattım taşaklarımıda yala sürtük diyip ona komutlar verip yönlendiriyordum bi süre sikimi yalattıktan sonra onu güçlü kollarımla kaldırıp koltuğa fırlattım işte erkeğim der gibi bakmaya başladı.sonra yarrağımı amına dayadım amına sikimle fırça atmaya başladım beklemediği bi anda birden soktum amına koduğumun kaltağı istediğin buydu dimi dedim ogggghhh dedi sok erkeğim sik beni dedi ben pompalamaya başladım sikimi dibine kadar sokup çekiyordum amı genişlemediğinden sikim amının heryerini dolduruyordu bende gayet memnundum halimden arada sikimi komple çıkartıp sonra tekrar sokuyor tekrar çıkartıp sikimle amına sopa gibi vuruyordum yaklaşık 10 dk bu şekilde siktikten sonra koltuğa domalttım arkasına geçtim mini eteğini beline toplayıp tangasını yana iyice çekip sikimi arkadan amına soktum şap şup die sesler geliyodu her vuruşumda gözleri kaymış şekilde sik benii die inliyoduu erkeğe hasret kalmışım şimdi beni sik yarrağa doyur erkeğim diyordiyordu amımı sik amım senin ne yaparsan yap köküne kadar sok diyordu önümde domalmış.şekilde pompalarken kalçalarını tokatlayıp ellerimle memelerine asılıp okşuyordum saçlarından tutup kafasını arkaya çekip boğazını sıkmaya başladıkça erkeğim orospun yap beni demeye başladı malın yap kullan beni diyordu bende o godoş kocan seni böyle sikmiyormu dedim senin gibi deil nolur devam et sik beni orospu yap beni die inliyordu ben amını o pozisyonda 10 dk siktim sonra ben koltuğa oturdum yüzü bana dönük şekilde üstüne oturmasını söledim içine al yarrağımı dedim oda eteğini tekrar beline topladı tangasını kendi çıkarttı ve sikimi elleriyle tükürükleyip kafasını usulcana amına denk getirdi ve üzerine oturdu bende beline sarıldım o üzerimde zıplarken kalçalarını tokatlayıp memelerini hoyratça okşamaya emmeye başladım orospu seni ne yapıp edip evine erkek aldın sen gerçek bi fahişesin kocan varken başka erkekğin altına yatıyosun sen azgın bi orospusun diyip onu dahada azdırıyodum aşkım sikin çok güzel harika sikiyosun kocam olsa şimdiye kadar çoktan boşlamış beni yarıda bırakmıştı harikasın sen diyordu sonra o üstümde sabit durdu ben alttan sokup sokup çıkartıyordum ben dahada hızlı pompaladıkça aşkım durma sik boşalıcam demeye başladı bende gaza geldim daha hızlı bi makina gibi sokup sokup çıkartıyodum arada sikim amından çıkyodu kendi hızlı bi şekilde sikimi kavrayıp amına daldırıyodu sonra beni sımsıkı sararak tırnak izleri göğsüme çıkacak şekilde sarsıla sarsıla boşaldı bense sikmeye devam ediyordum böylece boşlaması dahada şiddetli oluyordu üzerime yığıldı aşkım nolur duralım yoruldum dedi olmaz sürtük sikicem seni ne dersem onu yapacaksın parçalıcam seni dedim ben koltukta yan yattım oda önüme geldi kaşık pozisyonunda amını yavaş yavaş sikmeye devam ettim sonra biraz kendine geldikten sonra tekrar domlattım amına fırça atıp sikimi tükürükledim götüne dayadım yarrağımı napıyosun aşkım olmaz dedi sus sesini çıkarma amına korum dedim biraz yokladım girmiyo aşkım amımı sik girmez o nolur amımı sik dedi kes sesini kaltak evine erkek alıyosun sesini çıkartma ne diyosam onu yap dedim sakın kıpırdama dedim biraz daha tükürükledim yüklendim kafası götüne zar zor girdi çığlığı bastı kendini öne atmaya çalıştı ama belinden sımsıkı tutup bırakmadım aşkım çek nolur çek çok acıyo diyordu ben oralı bile olmadım bi iki sok çıkar yapıp alışmasını sağladım bi süre sonra acı sesi kesildi

Oda tempoya ayak uydurmaya çalışıyodu aşkım götüm çok dar acıyo ilk sen sikiyosun nolur yavaş ol demeye başladı götü biraz alıştıktan sonra sikimi çıkartıp götünün açıldığını görüp tekrar sokmaya başladım belli bi süre sonra sikimin tamamını içine almaya başladı ve inlemeye başladı aşkım götümü çok güzel sikiyosun bundan sonra hep sana siktiricem kendimi sen benim sikicimsin artık diyordu götünüde bi on dk siktikten sonra sikimi çıkartıp ağzını açtırdım aşkım ağzıma boşalma kusarım diyordu bende bi damlasını bile ziyan edersen yersin dayağı diyip ağzına hırlaya hırlaya boşladım ama yutamıyodu burnuunu kapatıp zorla yutturdum sonrada sikimi yalatıp iyice temizlettim koltukta beraber uzandık bi süre o şekilde uzandıktan sonra kalk bana içecek bişeyler getir erkeğine hizmet et dedim oda( zevkle sikicim dedi kırıta kırıta gitti içecek bişeyler getirdi bana çok yakışıklı olduğumu ve gerçekten iyi siktiğimi söyledi bundan sonra seni bırakmam sürekli sana kendimi siktiricem dedi. yorumlarınızı bekliyorum

ben musa ve ceyda

Ben, eşim ve sevgilisi
(alıntıdır)
Her şey eşimle sex hayatımıza renk katmak için biribirimize fantezilerimizi anlatarak başladı. Eşimin fantezileri genellikle romantik sevişme ile ilgiliydi. Ancak, benim submissive fantezilerimi öğrendikten sonra, sevişmelerimiz sırasında zaman zaman dominant rolü oynamaya başladı. Zamanla bu rolde oldukça başarılı olmaya başladı. Eşimin seksi kıyafetler giyip, siyah naylon çorapları ve uzun topuklu ayakkabıları ile beni önünde diz çöktürmesi, ayaklarını öptürmesi, önünü ve arka deliğini yalatması, sık sık oynadığımız fetiş oyunlarıydı. Eşim, benim bu oyunlardan aldığım zevki görünce zamanla kendisi de zevk almaya başladı.

Bazen beni önünde diz çöktürür, üç dört kez orgazm olana kadar kendini bana yalatırdı. Yine böyle bir günde, eşim sevdiği bir porno filmi izliyor ben de bir yandan onun önünü yalıyor, bir yandan da kendimle oynuyordum. Yine dört beş kez orgazm olmuştu. Bana sırt üstü yere uzanmamı söyledi. Ben uzandıktan sonra gelip ağzımın üzerine oturdu. Bir müddet ağzımın üzerinde gidip geldikten sonra “Ağzını aç” dedi. Ağzımı açar açmaz bir anda neye uğradığımı şaşırdım. Ağzıma işemeye başlamıştı. O ağzıma işerken kendimle oynuyordum ve sonunda sarsılarak boşaldım. Eşimin yüzündeki muzur gülüşü unutamıyorum. Daha önce bunu yapmasını eşimden bir kaç kez istemiştim ama her seferinde geçiştirmişti. O günden sonra bunu zaman zaman yapmaya başladık. Bazen çişini azar azar yapar ve ağzımı çişiyle doldurur, ağzımdakileri içmemi emreder ve sonra tekrar doldururdu. Hepsini içmekte zorlanırdım. Ama bir kaç kez hepsini bana zorla içirdiği de oldu.

Zamanla bir takım sex oyuncakları almaya başladık. Kelepçe, tasma, dildo, vibratör en sık kullandıklarımızdı. Bir keresinde eşim bana ayaklarını öptürüyor, bir yandan da ona aldığımız dildoyu içine sokup çıkarıyordu. Ellerim arkadan kelepçelenmiş, taş gibi sertleşmiş sikimi yatağın kenarına sürterek doyuma ulaşmaya çalışıyordum. Eşim de bunu gördükçe daha da zevke geliyor, inliyordu. Bir ara bana takmış olduğu tasmanın zicirini kendine doğru çekti ve gözümün içine bakarak “Dildoyu içime sokup çıkarırken ne düşünüyorum biliyor musun?” diye sordu. Ne düşündüğünü sordum. Cevabını duyduğum zaman kulaklarıma inanamadım. Eşim, eski erkek arkadaşlarından biriyle beraber sex yaptığını, bu sırada benim onları seyredip kendimle oynadığımı düşündüğünü söyledi. Sonrasında eski sevgilisinin onun içine geldiğini düşündüğünü söyledi. Bunu duyunca kendime dokunmadan oracıkta geldiğimi hatırlıyorum. Eşimin başka bir erkekle yatması, benim en büyük fantezimdi. Henüz gelmiş olmama rağmen sikim hala dimdikti. Eşim bunu görünce “Devam etmemi ister misin?” diye sordu. Tereddütsüz “Evet” diye cevap verdim. Eşim “Anlaşılan bu fantezi sevgili kocamın çok hoşuna gitti” derken, yüzünde yine o çok bildiğim muzur gülücük belirdi. İçindeki dildoyu çıkarıp ağzıma doğru uzattı ve “Devam etmemi istiyorsan, erkek arkadaşımın sikini yalaman gerek” dedi. Duyduklarıma inanamıyordum. Ağzımı açıp onun içinden çıkan dildoyu büyük bir zevkle yalarken, o da ayaklarıyla sikimi okşuyordu. Eşim daha sonra saçlarımdan tutup kafamı bacaklarının arasına sokarken, “Hadi gel kocacım, erkek arkadaşımın amıma boşalttığı menileri yala bakalım” dedi. Eşimin amını büyük bir iştahla yalarken, sikimi eşimin bacaklarına sürtüyordum. Eşim heyecanladığımı görünce “Bakıyorum pek bir heyecanlandın. Godoş olmak hoşuna gitti galiba” dedi. Sadece boğuk bir inilti çıkarabildim. Eşim “Sevgilimin menisini bu kadar sevdiysen, bir dahaki sefere söyliyeyimde senin ağzına boşalsın. Ne dersin?” dedi. Bu son cümleyi duyunca kendimi tutamadım ve eşimin bacaklarına bir kez daha boşaldım. Eşim bunu görünce kahkahayı bastı. “Ooooo, godoş kocamın ne fantezileri varmış da bana anlatmıyormuş” dedi. Utancımdan kıpkırmızı olmuş ama bu aşağılanmadan bir o kadar da keyif almıştım. Daha sonra biribirimize sarılıp yatarken, “Bu fantezi çok hoşuna gitti anlaşılan” dedi. Karıma, onun başka biriyle yatarken seyretmenin en büyük fantezim olduğunu, ama çok istememe rağmen bunu kendisine anlatacak cesareti kendimde bulamadığımı söyledim. Eşime bu fanteziyi nasıl uydurduğunu sordum. O da benim bu fantezimi bilgisayardaki tarama geçmişime tesadüfen baktığı sırada, ziyaret ettiğim siteleri ve okuduğum hikayeleri gördüğünde öğrenmiş olduğunu itiraf etti. Okuduğum hikayeler ona oldukça ilginç gelmişti. Önce çok şaşırmış, hatta bir süre biseksüel olduğumu düşünmüştü. Ancak okudukça bu tür fantezilerin bir çok çiftin sex hayatını süslediğini öğrenmişti. Zamanla bu fantezi onun da hoşuna gitmeye başlamıştı. Bu olay bundan yaklaşık yedi yıl önce oldu.

O günden sonra eşim beni tahrik etmek için bu fanteziyi sık sık kullanmaya başladı. Sex hayatımız eskisinden çok daha renkli olmaya başlamıştı. Bu şekilde aşşağılanmak beni her seferinde olağan üstü tahrik ediyordu. Eşim de her seferinde bu fanteziyi daha da geliştiriyor, ve fantezilerimizde bana akla hayale gelmedik şeyler yaptırıyordu.

Bir akşam, yemeğimizi yerken “Yemekten sonra hazırlan bara gideceğiz” dedi. Aslında bu tür programları beraber yapardık. Sesinde fantezilerimiz sırasında kullandığı dominant tonu sezmiştim ve bunun arkasından bir şey çıkacağını hissediyordum. Yemek sonrasında hazırlanırken eşimin her zamankinden daha seksi kıyafetler giydiğini farkettim. Oldukça kısa ve dar bir mini etek giymişti. Aklından ne geçtiğini sorunca, bana bu akşamki bar ziyaretimizin her zamankinden biraz daha farklı olacağını söyledi. Bara ayrı ayrı gireceğimizi, kendisinin onu tatmin edecek gerçek bir erkek bulmak için yalnız kalması gerektiğini söyledi. Önce şaka yaptığını zannettim. “Ciddi misin sen?” diye sorduğumda, “Ne o, godoş kocam beni kıskandı mı?” diyerek sırıttı. “Evet kıskandım ama sikim de taş gibi oldu” dedim. Karım elini sikime attı ve sertliği hissedince “Ooo, bakıyorum da godoş sevgilimin küçük siki kalkmış” dedi. O akşam barda ayrı köşelere oturduk ve biribirimizi tanımıyormuşuz gibi davrandık. Eşim kendisine bir kadeh şarap ısmarladı. Uzunca bir süre şarabını yudumladıktan sonra ikinci şarabını istedi. Bu sırada eşimden daha genç olduğu belli olan yakışıklı biri barmenden içki istemek için eşimin yanından bara doğru uzandı. Bu arada bar da iyice kalabalıklaşmıştı. Adam içikisini beklerken karımla sohbet etmeye başladılar. Ben, barın onlardan uzak köşesinde oturduğum için ne konuştuklarını duyamıyordum. Üstelik bar da oldukça gürültülüydü. Konuşmaları gittikçe uzadı ve sonunda adam eşimin yanına oturdu. Uzunca bir müdddet konuştuktuktan sonra adam eşimi dansa kaldırdı. İlk danstan sonra gelip bara oturduklarında konuşmaları oldukça samimi bir hal almıştı. Eşimin attığı kahkahalardan oldukça eğlendiği belliydi. İkinci kez dansa kalktıklarında oldukça samimi bir şekilde dans etmeye başladılar. Ben oturduğum yerde kalkan sikimi saklamaya çalışıyordum. Tekrar gelip yerlerine oturduklarında adamın eli eşimin omuzlarındaydı. Hatta zaman zaman diğer eliyle eşimin bacaklarını okşuyordu. İnanılmaz şekilde tahrik olmuştum. Bir müddet sonra eşim hesabı istedi ama adam ona hesabı ödetmedi. Adamla vedalaşan eşim bardan ayrılırken bana çaktırmadan dışarı çıkmamı işaret etti. Arabaya bindiğimizde elimi sikimin üstüne attı. Sikimin taş gibi olduğunu hissedince, gülerek “vooov, başka bir erkekle flört etmem küçük sikli godoşumu tahrik etmiş” dedi. Eve gittiğimizde bana amını yalatırken, bir dahaki bara gidişimizde tanıştığı adamı eve atacağını, eve arabımızla dönerken benim onlara şöförlük yapacağımı, onların ise arkada sevişmeye başlayacaklarını, eve gittiğimizde onlara içki servisi yapacağımı, daha sonra ben onları seyrederken adamla öpüşeceklerini, sonrasında ben oturma odasında beklerken adamla elele yatak odasına geçeceklerini, adama bizim yatağımızda kendini siktireceğini, daha sonra adamı gönderip adamın menilerini boşalttığı kondomun içindekileri bana yutturacağını söylüyordu. Bu bar fantezimiz her ikimizi de çok tahrik etmişti. Bunu bir kaç kez tekrar ettik. Her seferinde eve döndüğümüzde deli gibi sevişiyorduk. Bir keresinde yine bardan eve dönmüştük ve eşim yine bana amını yalatıp eve attığı adamla ne yapacaklarından bahsediyordu. Fantezisinde adamla yine yatak odasına geçeceklerini, soyunup yatağa girdikten sonra beni yanlarına çağıracağını, benim eşimin dantelli kilotlarından birini giyerek yatak odasına girmem gerektiğini, yatak odasına girdiğim zaman benden adamın sikini öpmemi isteyeceğini, daha sonra benden adamın sikini ağzıma alıp onu iyice sertleştirmemi isteyeceğini, sonrada adamın sikini tutup karımım amına kendi ellerimle yerleştirmem gerekeceğini ve onlar sikişirken bana adamın taşaklarını yalatacağını, her ikisi de tatmin olduktan sonra bana hem amını hem de adamın sikini yalayarak temizleteceğini anlattı. Eşim bunları anlatırken ben onun amını yalıyor bir yandan kendimle oynuyor ve arada sikimi karımın ayaklarına sürttürüyordum. Adamın sikini ağzımla temizleyeceğimi söylediği kısımda kendimi daha fazla tutamayarak karımın ayaklarına boşaldım. Karım, “Sevigilimin sikini ağzına alma düşüncesi, sevgili godoşumu etkiledi galiba” diyerek boşaldığım ayağını ağzıma uzattı ve bana ayağındaki menileri yalatırken eliyle kendini tatmin etti.

Bir keresinde bana kendini saatlerce yalatmış ve dilim yorgunluktan halsiz kalmıştı. Ellerim arkadan kelepçelenmiş olduğu için kendimle oynayamıyor ama doyuma ulaşmak için sabırsızlanıyordum. Eşimin bir kez daha gelmek istediğini biliyordum ama yorgunluktan dilimi onun istediği gibi kullanamıyordum. Eşim doğrularak yüzüme yaklaştı ve “Sevgili godoş kocam yoruldu galiba” dedi. Yorulduğumu ve boşalmak istediğimi söyledim. Ellerimi çözdü. Ben de hemen elimi sikime atarak masturbasyon yapmaya başladım. “Henüz değil, acele etme” dedi. Çaresizce elimi sikimden çektim. Yüzüme hafif bir tokat attı ve “Ne zaman geleceğine ben karar veririm anlaşıldı mı?” dedi. Bana ilk kez tokat atıyordu. Çok hoşuma gitmişti ama çok da utanmıştım. Yüzüne bakamıyordum. Eşim çenemin altından tutarak yüzümü yüzüne doğru yaklaştırdı ve birden suratıma tükürdü. Bunu da ilk kez yapıyordu. Aşırı tahrik olmuştum. Kendimi tutacak halde değildim. İnleyerek “Lütfen” diye yalvardım. Bir tokat daha attı ve arkasından tekrar yüzüme tükürdü. Sikim taş gibi olmuş, patlamak üzereydim. Eşim de bunu sezmişti, ancak oyunu devam ettirmek istiyordu. “Boşalmana bir şartla izin veririm” dedi. Dayanacak gücüm kalmamıştı. Her türlü şartını kabul edeceğimi söyledim. “Aferim godoşum, ben de bunu duymak istiyordum” dedi ve devam etti, “Bir dahaki sefere sevgilimi eve getirdiğimde senden bir babydoll giymeni istiyorum” dedi. “Daha sonra onun önünde diz çöküp onun sikini ağzına alıp kaldıracaksın” dedi. Konuşacak halim kalmamıştı. Tamam demek istedim ama ağzımdan sadece bir inilti çıktı. Eşim bir tokat daha attı. “Hep beraber yatak odasına geçeceğiz, ancak bu sefer yatağa uzanan ben değil sen olacaksın” diye devam etti. Ne demek istediğini anlamamıştım. “Anlamadın mı? Sevgilimin altına yatacaksın” dedi. İtiraz eder gibi yüzüne baktım. Sesim soluğum kesilmişti. Bir şey söyleyemedim. “Sevgilimin altına yatacaksın ve onun sikini içine alacaksın. Anlaşıldı mı?” dedi. Cevap verememiştim. Bu sefer daha sert bir tokat daha attı, sonra da sikimle oynamaya başlarken “Anlaşıldı mı?” diye tekrar sordu. Ağzımı açamadan boşaldım. Yere yığılıp kalmıştım. Eşimse kahkahayı basmış “Sevgili kocacığım godoşluktan ibneliğe terfi etti diyerek gülüyordu”.

Eşimin fantezilerimiz konusunda kendisini giderek daha rahat hissettiğini farkediyordum. Eskisine göre daha seksi giyinmeye ve kendine daha çok özen göstermeye başlamıştı. Biribirimize daha çok yaklaşmış ve evliliğimiz her zamankinden daha keyifli olmaya başlamıştı. Ben fantezimin tadını çıkarıyordum, eşim de yeni farkettiği dişiliğinin tadını çıkarıyordu.

Bir gün sex sırasında, işi ile ilgili olarak zaman zaman görüştüğü Mark isminde birinin onunla flört ettiğini ve bir akşam eşimi yemeğe davet ettiğini söyledi. Beni tahrik etmek için zaman zaman bu tür hikayeler anlatırdı. Önce yine böyle bir hikaye anlattığını zannettim. Ancak eşim bu sefer gerçek olduğunu söyledi. Adamla aralarında geçen konuşmaları bana anlatırken, bir yandan da sikimle oynuyordu. Adamın hoş biri olduğunu, bir gün fantezimizi gerçekleştireceksek onun iyi bir aday olduğunu düşündüğünü söyledi. Eşim bunları anlatırken ben orgazmın sınırına gelmiştim. Eşim de bunu farketti ve bana “Şimdi ona kadar sayacağım. Eğer kendimi Mark’a siktirmemi istiyorsan, on demeden önce boşalacaksın” dedi. Daha beş demeden, ben sarsılarak boşalınca eşim şuh bir kahkaha atarak “Merak etme sevgilim, yakında sana boynuzlarını takacağım” dedi. O gece biribirimize her zamankinden daha sıkı sarılarak uyuduk.

O geceden sonraki sevişmelerimizde Mark’ın adını kullanmaya başladık. Eşim, benim onun çıplak vücudunu seyrederek masturbasyon yapmamdan çok hoşlanırdı ve benim masturbasyon yapmamı seyrederken bir yandan kendiyle oynar, bir yandan da ikimizi de tahrik eden fanteziler anlatırdı. Daha önceleri bu fantezilerde isim kullanmazdı, ama artık bir isim vardı. Mark ile neler yapacaklarını anlatarak ikimizi de orgazmın doruklarına ulaştıyordu. Önceleri bu fantezimizi gerçekleştirme konusunda eşimin tereddütleri olsa da, fantezinin bizi biribirimize ne kadar yaklaştırdığını farketmesiyle beraber, doğru zamanda bunu gerçekleştirmemiz konusunda bir tereddütü kalmamıştı. Önceleri benim isteğim üzerine bana domine ederken, artık kendisi de bundan zevk almaya başlamıştı. İstediği zaman istediği erkekle yatabileceği düşüncesi, buna karşı benim ona sadık kalmam ve o istemediği sürece hiç bir kadına yaklaşamayacağımı bilmesi hoşuna gitmeye başlamıştı. Bir gün bana bir iş toplantısı sırasında çekilmiş bir fotografı gösterirken, işte bu da sana boynuz takacağım adam diyerek kahkahayı bastı. Eşim ve ben kırklı yaşlarımızdaydık. Mark ise otuzlu yaşlarında oldukça yakışıklı bir adamdı. Mark konusunda ne düşündüğümü sorduğunda hiç tereddüt etmeden iyi bir aday olduğunu söyledim. Eşim “Madem sen de benimle aynı düşünüyorsun, sanırım artık onun yemek davetine evet dememin zamanı geldi. Ne dersin?” diye sordu. “Kesinlikle sana katılıyorum” dedim ve eşime Mark konusunda istediği kadar ileri gidebileceğini söyledim. Eşim de “Bu sözünü unutma” diyerek gülümsedi. Bundan yaklaşık bir hafta sonra akşam yemeğimizi yerken, eşim sana bir müjde vereceğim diyerek, Mark ile konuştuğunu ve bir sonraki akşam yemeğe çıkmayı kararlaştırdıklarını söyledi. Bir anda karnıma yumruk yemiş gibi oldum. Eşim de bunu farketmişti. “Senin istediğini zannediyordum. Özür dilerim. Yarın onu arayıp yemeği iptal edeceğim” dedi. Bir yandan kıskanmış olmama rağmen, diğer yandan çok tahrik olmuştum. Ona “Hayır, sakın iptal etme” dedim. Eşim kalkıp yanıma geldi ve bana sarıldı. “Emin misin?” diye sordu. Ben de önüme bakmasını söyledim. Eşim elini bacaklarımın arasına atınca taş gibi kesilmiş olan sikimi hissetti. “Hımm anlaşıldı” diyerek muzurca gülümsedi ve ateşli bir öpücük verdi. “Ancak, çok heveslenme. Bu bir tanışma yemeği. Her şey yolunda giderse, ona fantezimizden bahsedeceğim, ama o ne düşünecek henüz bilmiyoruz” dedi. Eşim haklıydı. Benim varlığım Mark’ı rahatsız edebilirdi. Bu durum karşısında eşime, isterse fantezimizden ve benden bahsetmeden onunla birlikte olabileceğini, sonrasında eve gelip olanları bana anlatabileceğini söyledim. Eşim bu fikirin hoşuna gitmediğini ve fantezimizi birlikte gerçekleştirirsek keyifli olacağını düşündüğünü söyledi. Aslında tam da duymak istediğim buydu. Ertesi gün eşim sabah işe gitmek üzere hazırlanırken ben de sertleşmiş sikimle onun hazırlanışını seyrettim. O gün işe her zamankinden daha şık ve seksi bir kıyafetle gitti. Gün boyunca bir kaç kez beni telefonla arayarak akşam eve geç geleceğini, Mark ile yemeğe çıkacaklarını hatırlatmayı ihmal etmedi. Her seferinde inanılmaz derecede tahrik oldum. İş yerinde tuvalete gidip masturbasyon yapmamak için kendimi zor tuttum.

İş çıkışı eve gidip bir şeyler atıştırdıktan sonra karımın yemekten dönmesini beklemeye başladım. Saatler geçmek bilmiyordu. Sonunda dayanmayarak cep telefonundan karıma mesaj attım. Karım “Mark ile yemekteyiz” diye kısa bir mesajla karşılık verdi. Saat 23:00 civarında karım beni aradı. Eve doğru dönmekte olduğunu söyledi. Sesinden çakırkeyf olduğu anlaşılıyordu. Onu sabırsızlıkla beklediğimi söyledim. Bir yandan da hayal kırıklığına uğramıştım. Anlaşılan Mark durumu kabullenmemişti. Karım bir müddet sessiz kaldıktan sonra “Ha bir de unutmadan, bir misafirimiz var” dedi. Nutkum tutuldu, ne diyeceğimi bilemedim. Kalbim hızla çarpmaya başlanmıştı. Sadece “Tabii o da buyursun” diyebildim. Kapının zili çaldığında heyecandan elim titriyordu. Hep birlikte içkilerimizi alıp oturma odamıza geçtik. Havadan sudan konuşmaya başladık. Mark gayet kibar ve hoşsohbet bir adamdı. Bir ara karım mutfağa gitti ve biraz sonra bana seslendi. Mutfağa gittiğimde bana sarılıp dudaklarımdan öpmeye başladı. Elini önüme attı ve “Nasıl hayatından memnun musun?” diye sordu. Gayet memnun olduğumu söyledim. “Pek sertleşmemişsin. Seni daha çok memnun etmemi ister misin?” diye sordu. Bunu duyunca sikim karımın elleri altında sertleşmeye başladı. Bunu farkeden karım muzurca gülümsedi ve beni tekrar öpmeye başladı. Dudaklarımız ayrıldıktan sonra, onu öperken farklı bir şey hissedip hissetmediğimi sordu. Hissetmediğimi söyledim. Yolda Mark’a oral sex yaptığını söyleyince sikim taş gibi oldu. Karım bir kez daha dudaklarımdan öperken “Fantezimizi yaşamaya hazır mısın?” diye sordu. Sadece başımı sallayabildim. Bana Mark’a fantezimizden bahsettiğini, Mark’ın da durumdan gayet memnun olduğunu söyledi. “Hadi sen misafirimizle biraz sohbet et, ben kendimi hazırlayıp geleceğim” diyerek yatak odasına gitti. Biz Mark ile sohbete devam ederken karım salona geldi. Üzerine şeffaf denilebilecek siyah kısa bir elbise giymişti altına da yüksek topuklu siyah bir ayakkabı giymişti. İçinde sütyen yoktu. Göğüs uçları belli oluyordu. Gidip Mark’ın yanına oturdu. Elbisesi o kadar kısaydıki, oturduğu zaman nerdeyse kilodu görünüyordu. Karım alkolün de etkisiyle oldukça rahat davranıyordu. Elini Mark’ın önüne atıp, pantolonunun üzerinden onun siki ile oynamaya başladı. Kalbim yerinden fırlayacak gibiydi. Sikim taş gibi olmuş, kilodumun ıslanmaya başladığını hissediyordum. Mark da boş durmuyordu. Bir kolunu karımın omuzuna atmış, bir yandan onun boynunu öpüyor, diğer eliyle ise göğüslerinden birini okşuyordu. Karımın tahrik olmaya başladığı her halinden belliydi. Bir müddet sonra Mark’ın fermuarını açarak elini içeri soktu. Mark’ın sikine ulaştığı zaman, Mark’tan derin bir inilti geldiğini duydum. Mark kemerini açıp pantolonunu ve boxerını çıkardı. Siki taş gibi olmuştu. Karım Mark’ın sikiyle oynarken bir yandan da bana bakıp gülümsüyordu. Ben ise farkında olmadan elimi önüme atmış kendimle oynamaya başlamıştım. Daha sonra karım elbisesini üstünden çıkardı. Sütyen giymediği için sadece dantelli siyah kilodu ile kalmıştı. Eğilerek Mark’ın sikine öpücükler kondurmaya başladı. Mark’ı ağzına aldığı sırada gözlerimin içine gülümseyerek bakıyordu. Elimi sikimden çekmek zorunda kaldım. Yoksa oracıkta boşalacaktım. Biraz sonra karım ayağa kalkarak, Mark’ın elinden tuttu ve onu yatak odasına doğru götürmeye başladı. Yanımdan geçerken eğilerek dudağıma bir öpücük kondurdu. Dudağı Mark’ın sıvısı ile ıslanmıştı. Karım bunu farkettiğimi görerek haince sırıttı ve kulağıma eğilerek “Seni seviyorum” dedi. Mark’la elele yatak odasına doğru giderken bana dönerek “Hadi gel bakalım godoşum, hep birlikte senin boynuzlarını takalım” derken gülümsüyordu.

Onların arkasından yatak odasına girdim. Karım soyunmamı söyledi ve dolaptan çıkardığı siyah dantelli kilodunu “Bunu giy” diyerek bana verdi. Karımın kilodunu giyerken, Mark bana bakıp gülümsüyordu. Utancımdan yüzüm kıpkırmızı olmuştu. Ama diğer yandan bu şekilde aşağılanmaktan da sikim taş gibi kesilmiş ve sırılsıklamdı. Karım ve Mark ayakta biribirilerini okşuyorlar, ben de onları seyredip kendimle oynuyordum. Bir ara karım Mark’ın kulağına bir şey fısıldadı. Mark kafasını evet anlamında salladı, karım ise ona “Emin misin?” diye sordu. “Eminim, bununla ilgili bir probelemim yok” diye cevap verdi. Neden bahsettiklerini çok merak ettim. Karım Mark’ın önünde diz çökerek onun sikini ağzına aldı ve iştahla yalamaya başladı. Bir yandan da bana bakıyordu. Daha sonra bana parmağı ile işaret ederek yanına çağırdı. Yanına gidince dizlerimin üzerine çökmemi söyledi. Mark’ın sikini eliyle bana doğrultarak “Hadi öp onu” dedi. Mark’ın siki de taşakları da benimkinden biraz daha iriydi. Önümde kocaman aleti görünce bir an ne yapacağımı bilemedim. Tereddüt ettiğimi gören karım eliyle başımın arkasına hafifçe bastırarak kafamı onun sikine doğru ittirdi. “Hadi canım bunu görmeyi çok istiyorum. Karını düzecek sike güzel bir öpücük ver” dedi. Çekingence öptüm. Karım “Seni godoş yapacak adam daha fazlasını hakkediyor, hadi kocacım korkmadan güzelce öp onu. Onu öpmekten hoşlandığını göster bize” dedi. Karımın sözleri beni çok tahrik etmişti. Karım bir yandan da sikimle oynamaya başladı. Çekingenliğimi atarak daha istekli öpmeye başlayınca “Aferin sevgilim, çok güzel, böyle işte” diyerek beni daha da teşvik ediyordu. Karım bir eliyle Mark’ın sikini dudaklarıma sürttürüyor diğer eliyle de benim sikimle oynuyordu. Ben de dudaklarıma değen siki öpüyordum. Karım bir süre sonra tekrar başımı sike doğru biraz daha ittirerek “Hadi aç ağzını sevgilim” diye fısıldadı. İtiraz edecek çizgiyi çoktan geçmiştim. Ağzımı açmamla birlikte, karım kafamı sike doğru yavaşça bastırmaya başladı. Bir yandan “Hadi al ağzına, yala onu. Sevgilimin sikini hazırla bana. Güzelce em onu” diye teşvik ediyordu. Karım giderek kafamı daha fazla ittiriyordu. Mark’ın siki ağzımın derinliklerini zorluyordu. Mark da tahrik olmuş, sikini ağzıma yavaş yavaş sokup çıkarmaya başlamıştı. Karım “Aferin sana. Sevgilimin sik yalayıcısı oldun godoşum” dedi. Mark’ın siki ağzımda taş gibi olmuştu. Karım ayağa kalktı ve Mark’ı elinden tutarak yatağa sürükledi. Kendini yatağa sırt üstü bıraktı. Daha sonra beni yanına çağırarak “Hadi kilodumu çıkarıver” dedi. Kilodunu çıkardıktan sonra, “Canım Mark’ın kondomunu takıver lütfen” dedi. Yatağın başucundaki dolaptan bir kondom alarak söyleneni itirazsız yaptım. Karım daha sonra Mark’ı üstüne doğru çekti, benim elimi tutarak Mark’ın sikine götürdü ve bana “Hadi yerleştir onu içime” dedi. Mark’ın koca sikini karımın amının ağzına bir kaç kez sürttürdüm. Mark biraz iteleyince, sırılsıklam olan karımın amına rahatça girdi. Karımdan derin bir “Ohhhhh” sesi çıktı. Karımın aşırı derecede tahrik olduğu her halinden belliydi. Gözlerini kapatmış Mark’ın darbeleriyle inliyordu. Mark karıma sokup çıkarmaya başlar başlamaz karım orgazma ulaştı. Mark temposunu hızlandırarak karımı sikmeye devam etti. Ben de karımın boynunu öpüyor ve memlerini okşuyordum. Karım bir ara kulağıma “Seni seviyorum” diye fısıldadı. “Ben de seni” diyerek onu daha bir iştahla öpmeye başladım. Mark giderek hızlanmıştı. Karım tekrar inlemeye başlamış, Mark’ın altında zevkten kıvranıyordu. Karım bir kez daha geldi. Mark’da inlemeye başlamış orgazmın eşiğine gelmişti. Karım ona durmasını söyledi ve yavaşça iteleyerek altından kalktı, yatağın kenarına oturdu ve Mark’a da yanına gelmesini söyledi. Bana Mark’ın bacaklarının arasında diz çökmemi söyledi. Başıma geleceği anlamıştım. Bir yandan bunun olmasını istiyordum, diğer yandan da utançtan kıpkırmızı kesilmiştim. Sonunda şehvet duyguları galip geldi. Mark’ın dizlerinin arasına çöktüm, karım saçlarımdan tutarak kafamı Mark’ın sikine doğru yaklaştırdı. Kondomu çıkararak sikini ağzıma almamı söyledi. Mark’ın siki tekrar ağzıma girince karım onun taşaklarıyla oynamaya başladı. Bir müddet sonra karım Mark’ın sikini ağzımdan çıkardı ve onunla eliyle oynamaya başladı. Bir yandan Mark’a masturbasyon yapıyor bir yandan da taşaklarını okşuyordu. Aradan çok geçmeden Mark boşalacağını söyledi. Karım da “Kocamın ağzına boşalt menilerini” diye fısıldadı ve bana bakıp “Hadi aç ağzını” dedi. Geri dönüş yoktu. Çaresizce ağzımı açtım. Mark o sırada ayağa kaltı ve sikini ağzıma yaklaştırarak masturbasyon yapmaya başladı. Çok geçmeden inlemeye başladı. İlk fışkıran meniler ağızıma girdi. Daha sonra salvo halinde beş altı kez fışkırttı. Bütün yüzüm meniye bulanmıştı. Karımın bu arada kendiyle oynadığını ve bir kez daha boşaldığını farkettim. Karımın bana bakıp, adeta “Gördün mü sana neler yaptırdım” dercesine haince gülümseyerek bakan gözlerini görmemle birlikte daha fazla dayanamadım. Boşalmam için sikimi üç dört kez sıvazlamam yetti. Daha önce bu kadar kuvvetli bir şekilde boşaldığımı hatırlamıyorum.

Mark gittikten sonra karıma fantezimi gerçekleştirdiği için teşekkür ettim ve onu ne kadar çok sevdiğimi söyledim. O da beni çok sevdiğini, ancak Mark’la yatmanın da çok hoşuna gittiğini ve bunu bir müddet daha devam ettirmek istediğini söyledi. Ona “Ya ben devam etmeni istemezsem?” diye sorduğumda, yine dudaklarında o muzur gülümseme belirdi ve “Sen benim kölemsin unuttun mu, bu konuda söz hakkın yok” dedi. İkimiz de kahkahalarla gülerek birbirimize sarıldık. Pandora’nın kutusu açılmıştı…

siseli sikimi yedi seda

kızmeslek lisesinde okuyan bir kız arkadaşla çarşıda kankymin sayesinde tanıştık ve Telefonlarımızın numaralarını birbirimize verdik. hergün okul çıkışı aynı tanıştığımız cafede buluşuyorduk.. aradan 2 hafta geçti ve Bana sms çekip okul çıkışı kendisini almamı istedi ve bende okul çıkışı onu aldım hemen okulun arkadasındaki mekana gittik oturduk konuşmaya dalan başladık derken saat bayağı ilerlemiş olacakki birden telefonu çaldı ve arıyan babasıydı, Babasının sert ses tonuyla bağırışını ben bile duydum.Babasının Ezgiye dediği Kelime Nerdesin kız Sen Saat Kaç Oldu..oda tamam baba hemen geliyorum dedi ve bana gece olunca sana ödemeli arama yaparım ararsın dedi ve öpüştük gitti… Dudaklarının tadı Aklımı başımdan aldı… Aynı günün gecesi beni bana ödemeli arama yaptı ve anlaştığımız gibi bende kabul edip açtım telefonu.. sesi biraz kötü geldi bana ve nedenini sordum.. akşam eve geç gittiği için babasından azar işittiği için moralinin bozuk olduğunu söyledi neyse gelelim mevzuya Bana Hemen Bizim evin bahçesine gel konuşmamız gertektiğini söyledi.. bende ewden Çıktığım gibi onların ewinin bahçesinde aldım soluğu ..:p ve çağrı yaptım balkona çıktı ve bana babam gece vardıyasında annemde arka odada uyuyor dedi, ve balkondan eve girmemi istedi.. ve bende ikinci katta olan evlerine 1.katın balkon demirlerine basarak çıktım 2.kata ama yakalacam diye kötüm üçbuçuk atıyordu..: Ve Balkonda Öpüşüp merhabalaştıktan sonra başladık dertleşmeye ve saatin ilerlemesinle bana dahada yakınlaştı ve beni baştan çıkartacak sözler söylemeye başladı.. Bana hiç bir erkeğin penisini görmediğini söyledi ve hiç biriyle sex yapıp yapmadığımı sordu. Bende bayadır abaza olduğumu ve seni herzamankinden dahada çok arzuladığımı söyledim..Ve saat kulesinde vedalaşırken öpüşmenin dahada bir ateşlisi ile , yapıştım dudaklarından ve birbirimizi yalayıp emdikten sonra hızla sweetshırtunu çıkardım ve o el değmemiş göğüslerini yalamaya başladım. ve biri görür diye toparlandı ve gidip içerden bir halı getirdi balkona serdi.. sonra kaldığımız yerden devam ettik Başladım göğsünden yalamaya ve yavaş yavaş sarı kısa ,kısa tüylerle kaplı amına kadar indim ve hafif hafif dil darbeleriyle onu baştan çıkartıyordum ben onun amını yalarken o kendini kasıyor ve zevkten hafif hafif inliyordu sonra 69 pozusyonunda bu yalama işine devam ettik.. o benim penisimi sanki dondurma yalar gibi yalıyordu ben kasılarak azına boşaldım.. ve ikinci şikiş için sarı tüylerle kaplı amına benim tekrar sertleşen penisimi kafasınu sürtmeye başladım ve bana yavaş olmamı daha önce hiç böyle birşey yapmadığı söyledi bende tamam dedim sen sakin ol dedim ve keser sapı gibi olan penisimi tükürükleyip yavaş yavaş amına giriş yapmaya başladım. Ezgininin Derinliklerine inmeye başladığımda artık sikim rahat rahat içinde gidip gelmeye başladı ve ikimiz aynı anda kanla karışık boşaldık ..amının çok acığını ve bana arkadan denememi istedi, bende Tabii dedim ve 3.Posta için sikimi kıvamına getirmesi için ezgiye ağzına verdim ezgi deli gibi yumuldu ve benim tekrar canlandığında bolca tükürükleyip domalttıktan sonra ezginin götüne benim keser sapını dayadım.. ve belindende kelepçe yaptım ezgiyi kendime çekmemle beraber ezginin ağzından acı bir sesle AhhhhHHhhhhh.!! .Götündende Plöffff!! Diye sesle birden ezginin azını kapattım ve sessiz olmasını azcık sabretmesini söyledim.. ve yavaş ,yavaş ezginin mağarasında gidip gelmeye başladım…ve artık oda zevk almaya başlamıştı ki benim gidip gelmelerim hızlandı ve ezginin derinliklerinde benim hayat sularımı boşaltım..toparlanııp biraz dinlendikten sonra ben çıktığım yerden geri inip evimin yolunu tuttum. daha sonraları canımın her istediğinde beraber oluyoduk ama Ailesi olayı duşmuş olcakki ki apar topar oturdukları mahalleyi terkettiler o gün bu gün kendisinden bir haber alamıyorum… :

ilk tecrübem

Merhaba arkadaşlar adım Murat.Bu anlatacağım hikaye tamamen gerçektir. Aynı apartmanda oturduğumuz, Elif’ le aramızda geçen bir hikayedir. Alt katımızda oturuyorlardı, Hatice teyzenin kızı Elif aramızda 2 yaş olmasına rağmen bana abi derdi, bende ona kardeşim gibi görür okulda falan sahip çıkardım, ailesi de bundan çok hoşlanır beni de severlerdi. Bu bir gün eve girerken dış kapının önünde başımı kaldırdım balkonda Elif vardı ne göreyim Elif’in etek altını görmez miyim; gözlerime inanamadım, ne gördüğümü oda anlamıştı. o günden sonra Elif hep aklımdaydı ama ondan uzak durmaya çalışıyordum. Fazla güzel değildi ama fiziği harikaydı, esmer tenli biraz tombul dolgun dudaklı ve dolgun kalçaları vardı. Rüyalarımda banyoda 31 çekerken hep onu hayal ediyordum.
Günlerden bir gün eve geldiğimde resmen tüm mahalleli bize misafirliğe gelmişti. Kendi odam olmasına rağmen evde rahat edemiyordum, sigara içemiyordum mahalleli kınar eleştirir diye çekiniyordum. Mutfakta çayımı içtim annemin pastalarından yemekteydim Elif ‘de anneme yardım ediyordu, onunda canı sıkkındı, yemediği pastayı bana verdi sen seversin dedi, benimle konuştu ya o gerilim birden kayboldu. Ama canı sıkkındı belliydi yüz ifadesinden, dedim ki Elif’e hadi çatıya çıkalım hem ben sigara içerim sende bana yoldaş olursun dedim. Olabilir dedi ama biraz sonra dedi, geldi benimle çatı katına.
Bizim çatı katı yarı teras işlenmemiş taka tukaların durduğu bir yerdi. Eski bir çekyat vardı üstüne oturduk ben sigaramı yaktım lagara lugara yapıyordum fıkra anlatıyordum o ise hiç gülmüyor tebessüm ediyordu. Eleştirircesine bana bakıyordu, Dedim ki Elif’e bak kız gülmezsen şerefsizim seni zorla gıdıklar gülmekten çatlatırım dedim; o ise hadi ya nasıl yapacaksın onu dedi ayağa kalktı, ve ben birden belini kavradım çekyata oturttum bunu gıdıklamaya başladım, bir elimle ağzını kapatıyordum bir elimle gıdıklıyordum. Abartmıştım, O yakın temastayken çok fena olmuştum, vücudunun sıcaklığını hissettikçe deliriyordum. Gıdıklamayı bıraktım elimi ağzından çektim yüzüne baktım kızarmıştı resmen ve birden Elif’e öpmeye başladım dudaklarını yanaklarını boynunu öpüyordum o hiç karşılık vermiyor karşıda koymuyor du, beklide korkuyordu. Bu beni daha da delirtmişti. Elim göğüslerindeydi, Elif’in üzerinde kot pantolon ve boğarlı kazak vardı. Elimi kazağın içine soktum memelerini elliyordum hiç sesi çıkmıyordu sanki şoka girmişti, Elif sırt üstüydü kot pantolonun düğmesini açtım fermuarını indirdim pantolonunu dizine kadar çektim, iç çamaşırını çıkarmak istedim. Nerde şimdiki kızların giydiği gibi tanga ,kilota bir kemer takmadıkları kalmış, o birden dur dedi yırtacaksın anneme açıklayamam dedi. Bende umurumda değil çıkartacağım dedim. Ağlarcasınaydı, o zaman sen çıkar dedim ona şimdiye kadar hiçbir kızı çırılçıplak görmediğimi o ilk kızın kendisi olacağımı söyledim oda bana kendisinin de hiçbir erkeği çıplak görmediğini söyledi meraklıydı aslında, kinayeli bir şekilde bana sende soyun o zaman dedi., durur muyum hiç.
Ben soyunurken iç çamaşırımdaki menileri görünce bana donuna mı işedin diye gülmeye başladı, neyse Elif karşımda yarı çıplak soyunuyordu. Bir kızda görmem gereken her şey önümdeydi. Amı biraz tüylüydü, sonbahar olduğu için biraz titriyordu çıplakken ana yaklaşmayı çekinmiştim o birden bana titrek bir sesle fazla ileriye gitmeyelim olur mu dedi tabiî ki kızdı, çekiniyordu bende buna anlamıştım ama Elif’i yinede sikecektim. İkimizde ayaktaydık ona öyle bir sarıldım ki ellerim poposun da belinde geziyordu, yüzünün her yerini öpüyor yalıyordum. Biraz eğildim göbeğini memelerini öpüyor okşuyordum. Biraz daha eğildim önünü öpüyor, götünü mıncıklıyordum resmen inceliyordum, Elif’e emir verircesine dön dedim döndü götü önümdeydi Elif’te heyecandan olsa gerek gülüyordu, götü beni bitirdi delirtti ayağa kalktım sikimi götüne sürtmeye başladım oda çok fena olmuştu kasılıyordu, huylanıyordu, gereksiz hareketler yapıyordu, aslında o da benim sikimi merak ediyordu ama bir şey söyleyemiyordu, kulağına sessizce çekyatın üzerine geçelim dedim olur dedi hemen oturmaya kalktı, oturmak yok dön kız dedim; o heyecandan olsa gerek hala gülüyordu sikimi göt deliğinin kenarında gezdiriyordum anlamıştı ne istediğimi ilk başta sakın falan dese de ben kararlıydım sikecektim götünü, biraz abandım başını biraz sokmaya çalıştım sıkıyordu kendini, çektim sikimi geriye videolarda gördüğüm gibi parmağıma sokup biraz genişletmek istedim rahatsız oldu yalı yulu konuşmaya başladı ama nafile genede denedim, sonra tekrar sikimi götüne dayadım abanmaya başladım başı biraz girmişti, heyecan dan ölmek üzereydim, hemen çıkar çıkar acıyor dedi kurtulmaya çalışıyordu, o daha heyecanlıydı ,inildiyordu, iniltileri beni delirtiyordu, sıkma kendini dedim rahatla çıkarıyorum içinden dedim, anladı yalan söylediğimi sıkma dedim götünü, soluk soluğa kalmıştım çıkarıyorum dedim oda bana nefes nefes kalmış hadi oradan yalancı dedi çıkarmaya niyetin olsa çoktan çıkarırdın dedi. Kulağına çok güzel olduğunu, kaç zamandır bu günü hayal ettiğimi söylüyordum. Hatta ona yalvarıyordum, kasma kendini diye o ise tirtir titriyordu. Kendisi soyunmuştu istiyordu, biliyordum ve bana bu senin için der gibi döndüğü bir anda, yani götünü sıkmadığı bir anda bir abandım sikimin yarısı götüne girmişti. Götü alev gibi yanıyordu, resmen kedi yavrusu gibi gurulduyordu, ömrümde hiç tatmadığım zevki yaşıyordum, biraz bekledikten sonra göt deliğinde gidip gelmelere başlamışdım. Gözlerinden yaşlar akıyordu kıvranıyordu, eminim şimdiye kadar hiç çıkarmadığı sesleri çıkarıyordu ama umurumda değildi bir ara bağıracak diye korktum, tam o sırada öyle bir boşaldım ki götüne 31 çekerken hiç bu kadar akmamıştı dölüm. Bir süre yüz üstü yattı çekyatın üzerinde ağlıyordu, bende ona tekrar sarılmaya teselli etmeye çekiniyordum. Götünü gördükçe tekrar tahrik oldum. Cesaretimi toplayıp, sarıldım buna omzuna beline okşuyordum, oda teselli ararcasına biraz gevşemişti, huysuzluğu yoktu. Artık alışmıştım göt nasıl sikilir diye ellerimle göt yanaklarını ayırdım. O tekrar hırçınlaşmaya başladı ama o mor delik bana yalvarıyor du resmen sik dercesine yarağımı göt deliğine dayadım, bir elimle ağzını kapattım. Sikimin başını yavaş yavaş sokmaya başladım, artık kolay giriyordu ilki kadar zor değildi. Ama Elif acı çekiyordu ben zevk alıyordum yarrağımı köküne kadar sokmuştum, ben Elif’in ağzını kapatmıştım ama biride benimkini kapatması gerekiyordu. İkincisi daha zevkliydi git gellerin sayısı ne oldu bilmem ama uzun sürdü. Öyle bir boşaldım ki anlatamam. Elif tirtir titriyordu, gözlerinde yaşlar vardı. Elleri bile titriyordu. Beni itti aptal maptal deyim beddualar ediyordu hemen giyinmeye başladı, yüzünde vücudunda kızarıklıklar vardı, uyarmaya çalıştım hiç önemsemiyordu. Bende giyinmeye başladım konuşmak istedim ama nafile, pişmanlık duyuyordu eminim, hemen kendi evlerine gitti yaklaşık 2 hafta falan benimle hiç konuşmadı.
Bir gün merdivenlerde denk geldik bana döndü kısık ve titrek bir sesle sana bir şey soracağım dedi; ben de sor dedim, hiç birine anlattın mı? Yaptıklarımızı? diye sordu, bende ona hiç kimseye anlatmadığımı, ona değer verdiğimi ve seninle tekrar beraber olmak istiyorum dedim. Bana çatıda yaşadıklarımızı daha önceden planlayıp planlamadığımı sordu. Dedim ki ona daha önceden planlasaydım ukalaca yanıma krem alırdım dedim, oda bana nerde sende o nezaket demez mi, hemen atladım konuya davet ettim çatıya, kremi ben getiririm dedi mutluluktan ölüyorum sandım artık oda istiyordu. Tamam çatı biraz pis ama orası benim ilk milli olduğum yerdi artık. Devam edecek……

asumanın kankası ayşe

Elif’le olan beraberliğimizden sonra bahtım açılmıştı sanki! Tanıdığım bütün kızların götüne bakar olmuştum. Ama Elif’le çıkıyordum. Elif’in bir arkadaşı vardı adı; Raziye.
Raziye fizik olarak çok kötüydü güzelde değildi, göğüsleri bile yoktu kısa boylu buğday tenli bir kızdı. Ama o küçücük gözleriyle adamı yiyecek gibi bakardı aslında iyide bir kızdı. Elif’in sırdaşıydı. Yanıma ilk o gelir, beraber Elif’i beklerdik, falan filan. Raziye biraz daha serbest bir kızdı tek kaldığımızda akşamları ne yapıyorsun falan filan sorardı, Elif gelince susar hiç belli etmezdi. Bende Elif’e hiç bahsetmezdim. Bir gün Raziye bize evine çağırdı ailesi de vardı. Onun odasına geçtik müzik dinliyor, muhabbet ediyorduk. Raziye cumartesi günü evin boş olduğunu isterseniz arkadaşları da çağırır parti yapabilir dedi. Elif ben ailemden izin alamam dedi, Elif’te öyle söyleyince fazla üstelemedik. Parti olayı yatmıştı. Bir gün Elif’le okula konuşa konuşa giderken aklıma okuldan kaçmak geldi. Çok baskı yaptım ama Elif’i ikna edemedim, Ticaret Lisesine gidiyorduk. Elif’i okula bıraktım okulun yukarısında kafe vardı oraya giderken karşıma Raziye denk geldi, geç kalmış koştura koştura okula gidiyordu. Seslendim nereye gidiyorsun kız dedim; oda bana ya sen dedi; ben okulu astım valla, sende gel dedim kaçalım okuldan dedim. Baktı durakladı ne yapacağız? Dedi, bende bilmem, belki çamlığa gideriz ya da sen nereye istersen dedim. Kararlaştırdık çamlığa gitmeye, otobüse bindik çamlığa girdik parkta gezindik dağa çıkmaya karar verdik. Çamlık dağında 1.çeşme diye bir yer vardı oraya gidiyorduk konuşuyorduk Raziye devamlı burada Elif olsaydı! bak burası tam size göre söyle böyle dercesine bazı şeyleri bildiğini ima edercesine konuşuyordu. Ses duyuyordu koluma giriyordu köpek havlıyordu koluma giriyordu. Korktuğunu söylüyordu, yanıma yaklaşıyordu bir ara dinlenmek için bir kenarda oturalım dedim, oda şurası olabilir biraz dinlenelim dedi, dinlendiğimiz yerin karşı tepesinde taş ocağı vardı. Raziye’nin üzerinde ise malüm önlük vardı, çantayı attı üzerine bir oturdu bacaklar fora, dikkatim dağıldı o ufacık minyon kız dağ havasımıdır nedir bilmem inanılmaz dürtülerim artmıştı. Konu Elif’e dönmüştü Raziye bana Elif’i sevip sevmediğimi sordu; cevap netti seviyorum dedim. Ve bana birden iyi ki Elif gelmemiş dedi. neden? Dedim; gelseydi sen onu burada var ya o ho hoo diyip elini salladı, imalı konuşmalara devam ediyordu. Ama aklım Raziye’nin bacaklarındaydı, Raziye çok sıcak kanlıydı rahat tavırları vardı. Onun yanında kuracağım cümleleri hiç seçmezdim, yeri gelir argo konuşur, yeri gelir küfürlü konuşurdum.
Raziye bana ben senin neyinim yav! dedi; bende ona sen benim baldızım sayılırsın dedim. Oda aniden bana baldız baldan tatlıdır demi diye konuşuyordu, aslında çok net konuşuyordu. Konu gittikçe bel altına inmeye başlamıştı. Bu sefer ben başladım burada Elif olsaydı ne olurdu falan filan diyordum oda malum diyordu sen onu burada kesin sikerdin falan diyordu.
Ona dedim ki; bak kız burada Elif yok. Sen varsın dedim, bir şeyleri artık ima etmeye başlamıştım. Ellerim dizlerinin üstündeydi, ve dizlerini okşamaya başladım. Raziye’nin göz bebekleri büyümeye başladı. Niyetimi anlıyordu. Gittikçe buna yaklaşmaya başlamıştım.
Birden bana yolun üstündeki çalıların oraya çıkalım mı dedi.
Çantaları aldık çalıların oraya girdik kız çok rahattı onun rahatlığı da bana cesaret veriyordu. Bunun ellerini tuttum kendimi çektim birden öpmeye başladım, oda boynuma sarıldı, oturduk yan yanaydık. Öpüyordum devamlı ellerim bacaklarında hatta elimi daha yukarılara çıkardım hiç gık yok kızda, elimi önlüğünün omuzlarından çözdüm belindeki fermuarını indirdim hala gık yok, Raziye elini pantolonumun önüne attı bizim iş biraz daha hızlanmaya başladı. Ayağa katlı önlüğünü çıkardı önümde kilot’lu çoraplı gömlekli bir kız vardı. Gömleğinin düğmelerini çözmeye başladım oda benim kravatımı gevşetti pantolonumu indirdim kız manyak! Kilotumu o indirdi. Onun bu rahat tavırları harikaydı. Çeketimi bir kenara attım gömleğimi çıkardım Raziye’nin kilotunu indirdim kızda hiç sınır yoktu. Bunu çırılçıplak soymak bana öyle bir zevk veriyordu ki anlatamam ikimizde dağda çırılçıplaktık o esintide çıplaklık farklı bir duyguydu. Raziye yere sırt üstü çimenler yattı bende üstüne çıktım öpüşüyorduk. Göğüsleri hiç yok denecek kadar küçüktü. Bacaklarını kaldırdım, kızda hala bir gık yoktu, sikimi amının üzerine getirdim gene gık yoktu, istiyordu yani, bende içine sokmaya denedim gene gık yok, ne yapacaktım ki? Tabiî ki soktum. Bana öyle bir sarılışı vardı ki anlatamam kulağıma sakın içime boşalma dedi. ben de tamam dedim. Anladım ki Raziye kız değildi tecrübeliydi ama bu daha iyiydi. Aklıma takılan ulan bu kızı benden önce kim sikti? Fizik desen fizik yok, Güzellik desen güzel değil. Çıktığı gezdiği biri yok. Sonra dedim ki içimden; ulan sana ne? Kız veriyor işte sik demi. Ömrümde ilk defe birini önden sikiyordum. Tam boşalmak üzereyken müdahale etti çıkar artık çıkar dedi; çıkardım göbeğine boşaldım. Peçeteyle sildi, Ama kız manyak ve azgındı resmen. Elleriyle sikimi avuçluyordu oynarken kaldırdı hemen. Bana resmen 31 çektiriyordu. Üzerime bir oturdu hiç yapmadığım bir şekilde boynuma sarıldı ara sıra resmen ısırıyordu, daha hala istiyordu. Bu sefer o öpüyordu beni. Farklı duygulardı bunlar. Ellerimle götünü avuçluyordum. Orta parmağımı göt deliğinin kenarına getirdim ufaktan ufaktan deydiriyordum, sonra biraz soktum. O daha da etkilenmişti. Anlamıştı o da ne istediğimi üzerimden kalktı arkasına döndü bana götünü gösteriyordu. Yüzüstü uzandı, Daracık götü vardı. Sikimi götünün kenarına getirdim, kalçalarını sürtüyordum. Hafifçe biraz zorladım ıkınıyordu Raziye, ama kız manyak. Zorlayarak ve abanmayla soktum yarağımı götüne, canı yanıyordu ama kızda hala gık yoktu. O küçücük vücuduyla beni delirtmişti. Elif’in kaprisleri vardı, bazen naz yapardı. Ama Raziye başkaydı Kız resmen morarmıştı. Ufacık olduğundan Raziye’yi istediğim gibi yönlendiriyordum. Kızın götünü sikerken vücudum kızın her yerini kaplıyordu. Neredeyse altımda gözükmüyordu. Ellerimi göğsüne getirdim kendime çektim, ikimizde dizlerimizin üstündeydik. köpekler gibi sikiyordum Raziye’yi Öyle bir boşaldım ki anlatamam. Peçeyle tekrar sildim döllerimi. Raziye resmen kendini kanıtlamaya çalışıyordu. Kız manyak benim sikimi ellemeye başladı tekrar. Hiçbir çekintisi yoktu. Aklıma ağzına vermek geldi. Elimle sikimi salladım salladım Raziye’nin ağzına bir soktum anlatamam ya kızın resmen ağzını sikiyordum. Aklım karma karışıktı kızda neyi denemek istesem yapıyordum, sonunda ağzına boşaldım ben bunun. Peçeteyle sildi ağzının kenarını yere tükürüyordu ben utanmıştım aslında. Raziye saate baktı hazırlanalım dedi bende tamam dedim. Dağdan inerken konuşuyorduk. Bana dedi ki Elif duyarsa var ya ikimizi de siker diyordu. Bende ona kimden duyacak dedim. Bilmem sen söylersin dedi bana. Bende ben söylemem deyince birden bana ben Elif’in sırdaşıyım, sende benim sırdaşım olursun dedi.
Aslında bu çok iyi bir fikirdi. Onunda benimde bildiğimiz bir şey vardı, oda biz gene bir yerde muhakkak sikişecekdik. Dağdan inerken ben bunun devamlı götüne elliyordum yani resmen taciz ediyordum hiç rahatsız olmuyordu. Aksine daha da tahrik edercesine tebessüm ediyordu. Ben bunu birden güreşçiler gibi sarıldım öpmeye başladım. Eteğini kaldırdım kız etrafına baktı kimse yok kilotunu indirdim ayakta tekrar sikmeye başladım. Düşünsenize dağ yolunda ayakta kızla istediğim tüm fantezileri yapıyordum. Araba sesi duyunca hemen toparlandık. Dağdan inmiştik çamlığın içinde biraz gezdik her fırsatta bunu öpüyordum, oda beni öpüyordu. Bana dedi ki: bak ben bugün çok güzel bir gün geçirdim dedi, bende ona aynen dedim. Bu olay ikimizin arasında kalsın Elif bilmesin dedi, hatta okuldan beraber kaçtığımızı da bilmesin dedi, bende tamam dedim. Raziye’ye döndüm peki biz bir daha ne zaman sikişeceğiz dedim. Gülerek tabii ki çok yakında dedi. yürüyerek dönüyorduk. Onun evine yaklaşmıştık ve ayrıldık. Arkasından baktım, ulan dedim sıçan gibi ufacık kızı siktim, ama tadı damağımda kaldı. Arkasını arıyordum. Aslında şikayetci de değildim yani. Düşünsenize iki iyi arkadaş var ben ikisini de sikiyorum. İnanması zor eminim ama bunlar benim gerçek deneyimlerim.

antalyadaki otel odası

Sizlere 19 yasinda iken gercek yasanmis hayatiminda yer etmis olan bir animi paylasmak istiyorum.

1989 kisina girildigi günlerde ben Uludagda kis sezonunda calismak icin Otel´in yolunu tutmustum. Virajli ve yorucu bir yolculuktan sonra calisacagim Hotel´e geldim.Personel müdürü ile teferruatlari ve protokolü gectikten sonra calisma arkadaslarimin kalacagi odaya geldim. Bir tek yatak bostu o da ranza´nin üstünde. Pek yatmamistim ama alismaliydim, neyse calismaya ertesi gün basladim ve aralik ayina girildiginde hotel full olmustu. Zenginlerin yani sira sosyete ve sanat camiasindan da bircok kisi vardi.Daha önce tv den gördügüm sanatcilari ve sosyete kisilerini canli görmek beni heyecanlandirmisti.Ama Hotelde en cok iligiyi ceken 50 kisilik manken
( bay/bayan) gurubu cekiyordu. Beni bu gruba vermislerdi.Yogun geciyordu.Sonra bana o grubtan bir erkek sen manken olabilirsin neden olmuyorsun dedi. Ben de ben kim mankenlik kim dedim! Öyle düsünme dedi neden kendine sans tanimiyorsun?Bak gencsin daha degerlendir benden sana tecrübeli birinden tavsiye dedi.Bende dedim bu kisi cok calisarak gecirmem gerek paraya ihtiyacim var askere gidecegim birikimimi iyi yapmaliyim ne elde var ne de avucta dedim. Himm dedi. Neyse kalktilar masadan sonra bana dedi aksam yemeginde görüsürüz dedi. Ben masayi filan temizledim sonra yine calismama devam ettim. Aksam yemegi vakti gelmisti ve herkes yavas yavas yerlerini almis ve aksam yemeginin hengamesi baslamisti yani kosusturmaca.Aksam yemegi bittikten sonra dedigim zat geldi ve bana dedi ” bir saat sonra odama gelir misin ” ? Tamam ama neden dedim. Sen gel seninle konusacaklarim var dedi. Our dedim. Islerimi hizlandirdim. Kafamin icinde sorular ardi arkasina gelmeye basladi acaba ve konusacakti benimle. Islerimi bitirdim ve sefimden izin aldim dogru odama gittim dusumu yaptim üzerime beli düsük dar kotumu giydim üzerimede bir gömlek ve düstüm yola. Odalarin oraya daha önce hic cikmamistim. Cok ilgincti güzeldi simsicak hava vardi koridorlarda.Kapiyi heyecanla caldim ve iceri buyur ettikten sonra birer bardak wiski koydu bize oturduk basladik laflamaya benimle ilgili sorular soruyordu bende cevapliyordum. Sonra yine konu mankenlige geldi dedi kalk bakalim ayaga. Kalktim elleriyle bacaklarimi oksuyor arada sikiyordu güzel bacaklarin var dedi.O öyle deyince icim bir tuhaf oldu sicaklik basti. Sonra arkani dön dedi döndüm tabi düsük bel ve dar kot haliyle hersey ortada:) Bacaklarimi sikmaya devam etti ve kalcalarimi da oksamaya ve sikmaya basladi. Kalcalarin daha da sertmis dedi gülerek. Sonra yine beni döndürdü ve pantolonumun dügmelerini acmaya basladi engel olamadim bir sey de diyemedim tutulmustum sanki yüzüme cok manali ve derin bakinca anladim niyetini. Hizli bir sekilde yaragimi cikararak oo cok iyiymis dedi. Sonra sakso cekmeye basladi bana. Yaragim uzun zamandan beri ilk defa bu kadar sert ve tas gibi olmustu ve dimdik agzinin icinde sicak sicak ileri geri hareket ediyordu. Yaragimi yüzünü heryerine sürüyordu. Nerdeyse yaragimi yiyecekti sandim .Sonra istersen soyun ve yataga gecelim dedi. Yataga yattim basucumda dikildi ve o da yaragini benim agzima verdi ve bende onun yaragina ayni güzellikte muamele ettim. Sonra cekmeceden krem aldi. Azicik masaj yapayim sana dedi. Götümüm üzerine oturdu. Yavas yavas ensemden baslayarak komple sirtimi belimi kremle masaj yapti. Elleri cok hafifti bir tüy gibi ahenkli dolasiyordu sirtimda belimde. Sonra devam edeyim mi masajima dedi evet dedim. Yine ensemden baslayip santim santim asagiya dogru geliyordu ve kalcalarima ellerini degdirdiginde her yanim titredi.Sonra kalcalarimin üstünde kalkmis simsicak yaragini dahada belirgin hissetmeye baslamistim. Sonra kalcalarimdan indi ve göt yanaklarimi iki yana acip diliyle gezinmeye basladi göt deligimin etrafinda ve dil darbelerini deligimin icinde dogru atmaya basladi. Sonra altima yastik koyup götümü kabak gibi meydana cikartti. iyice bacaklarimi da acip deligimin am gibi cikti piyasaya. Sonra yaraginin islanmis kafasiyla deligimin etrafina masaj yapiyordu sonra aniden bastirdi yaragini deligime deligim dardi bir sene olmustu siktirmedigim. Iniltileri hizlanmisti ve cok dar deligin kafasini da sokamiyorum diyordu. Sonra yine kremledi götümü ve parmagini sokup deligimin icinide kremledi. Sonra tekrar denedi yaraginin kafasini deligime sokmayi. Simdi biraz daha iyice olmustu. Kafasini zorlada olsa soktu . Sokunca benim heryerim titredi ve ciglik attim gözlerim yasardi. Biraz bekledi sonra yavas yavas kalinlasmmis yaragini sokmaya baslamisti. Deligimin cevresi am dudagi gibi genislemis ve yaragini tamamiyle sarmisti. Bes dakika sonra yariya kadar soktu dar deligime. Hakikaten dardi mübalaga etmiyorum.Sonra yavas yavas pompalamaya basladi.Tasaklari göt yanaklarima carpiyordu. Sonra onu yataga oturttum ve yüzüm ona dönük yaraginin üzerine oturmaya basladim. Yine Kalin yaragini dar deligime alirken milim milim ilerliyordu icime dogru ve yariya geldiginde bana dogru dogrulup boynumdan öpmeye yalamaya baslamisti.Ve gözlerimin icine bakip sen nasil birsey missin böyle dedi ve kalcalarimindan sikica tutup beni asagiya cektirdi ve yaraginin tamamini sokmustu. Simdi o da titremisti zevkin dorugunda. Sonra ben kontrolü aldim ve ellerimi göbegine koyup yavas yavas oturup kalkmaya basladim ve artik aci hissetmiyordum. Sadece zevk ve anlatilmasi cok güc hatta imkansiz duygu denizindeydim. Geliyorum dedi ve icime bosaldi. Tamamiyle oturup hic hareket etmeden bes dakika öylece durduk. Yaragi yavas yavas inmeye baslarken ben yine yavas yavas oturup kalkmaya baslamistim ki her oturdugumda dibine kadar aliyordum ve götümle bir daire ciziyordum. Sonra 10 dakika kadar bu pozisyonda kaldik ve yaragini yine tas gibi yaptim. Bu sefer beni duvara daya ve arkamdan sik dedim . Duvara beni dayadi ve üstüme iyice abandi. Su anda sana tecavüz ettigimi hayal et. Bana tecavüz edecek kadar cok mu begendin? dedim . Begenmeseydim su anda önümde kollarimin arasinda olmazdin dedi. Sen benim siktigim ilk citir erkeksin dedi. Ben hemen havaya girdim o zorla bana tecavüz etmek istiyormusda ben karsi koyuyordum. Sonra beni yere yatirdi biraz bogustukan sonra ve üzerime abandi benden agirdi 15 kilo filan. Sonra elleriyle göt yanaklarimi acmaya calisiyordu ki basardi ve yaragini döllerinden islanmis vicik vicik olmus deligime soktu ve bu sefer direk dipledi ve sertce sikmeye baslamisti ben numaradan agliyor ve yinede debelenmeye calisiyordum ki her debenlemeye calistigimda yaragini icimde daha da iyi hissediyordum. Sonra kollarimi hafifce bastiriyordu hareket ettiremiyeyim diye. Ve hizli ve sert sekilde dipleyerek sikiyordu. Artik cigrindan cikmistim bende daha da sok daha da sok sabahlara kadar sik diyordum inleyerek. sonra beni kaldirdi ve kucagina alip dogru banyoya götürdü bayai genis olan lavabo deskinin üzerine oturttu ve bacaklarimi omuzuna alip gözlerimin icine baka baka sertce sokup cikariyordu.Bir türlü gelmek bilmiyordu yaniyordu artik deligim. Sonra yine yataga gectik ve beni yan yatirip arkamdan sikmeye basladi ki bu pozisyonda onu vücudunu tamamiyle hissediyordum sicakligi beni daha da tahrik ediyordu. Bu sefer biraz daha yavaslamisti. Tadini cikartiyorduk ve 15 dakika kadar daha bu pozisyonda sikti ve sarsila sarsila icime bosaldi. Sonra dedim böyle kalalim biraz dedim tamam dedi. Ve benim icim gecmis. Uyandigimda yoktu. Masanin üzerinde yazili bir not : ” COK ATESLI BIR GECEYDI VE SENIN ATESIN BENI DE YAKTI. BUNLARI DA SANA BANA YASATTIGIM MÜKEMMEL GECE ICIN SANA HEDIYEM OLSUN. ÖPTÜM …” ve hediye dedigide tam benim maasimin 3 kati para. Bende üstümü giyinip odadan ciktigimda birden götümde hala yaraginin sicakligi ve yakiciligi vardi ve fark ettimki düzgün yürüyemiyorum. Iyi sikmisti beni. Okudugunuz ve zaman ayirdiginiz icin cok tesekkürler. En zevk alici yerlerinizden öpüyorum…FATiH…

yılın ilk saatleri

Telefonum uzun uzun çaldı.Ekranda 15 senelik arkadışım emre ve güzel eşi tülayın fotoğrafı vardı.Açmadım.Açamadım.Emre ile ne konuşacaktım ki.hangi yüzle kanka diyecektim.Tam iki aydır görmüyordum ve konuşmuyordum onunla.sonra ev telefonu çaldı.Annem açtı.Bana seslendi.Telefon sana dedi.Alo dedim.Ve kıpkırmızı oldum.Arayan emreydi.önce hal hatır sordu.Sonra o iki ayönceki olayın talihsiz bir anı olarak kalacağını,ve alkolün etkisiyle o yaşadıklarımızın üzerine sünger çekip yine eski dostluğumuza dönmemiz gerektiğini söylüyordu.Tükrüğüm boğazıma düğümlendi.Söylediklerine sadece tek cümlelik cevaplar verebiliyordum.Ama o gece ve sonrasını hiç unutmuyordum.Ve sonrasında senin eşin tülayı defalarca gördüm diye nasıl söyleyebilirdim arkadaşıma…

güzel bir yılbaşı günüydü.işyerimden hazırlanıp çıktım.Ekstra siparişleri vardı kankam emre ve güzel eşi tülayın.tekila ve çerez istediler.Marketten aldım ve evlerine doğru yola koyuldum arabamla.Evlendiklerinden sonra geçireceğimiz ilk yılbaşıydı.her zaman dışarıda içiyoruz bu akşam ev ortamında beraberce içelim dediler.Zaten ne emreye ne de tülaya hayır diyemedim.

Eve girdiğimde kapıyı emre açtı.Sarıldık birbirimize.Elimdekileri mutfağa götürdüğümde tülay askılı siyah,mini sayılabilecek bol bir elbise,siyah çorapları,güzel makyajı ve yüksek topuklu ayakkabılarıyla karşıladı önce.kendisini çok güzel bulmasam da hep seksi gelmiştir bana.sıcak bir karşılamayla sarıldı.hoşgeldin arkadaşım dedi.parfümü içime doldu.sonra emre ile benim üniversiteden arkadaşım canan girdi kapıdan.İbocum hoşgeldin dedi.sarıldım ona.sıcaık bir karşılamaydı.kıvırcık siyah saçları vardı.esmer bir ten.kırmızı dar ve mini bir elbise,parlak ten rengi çoraplar.çok samimiydik biz.çok iyi arkadaştık.o geceye kadar..

salona geçtim.Kalabalık sayılabilecek bir topluluk vardı.Emrenin abisi,kuzenleri vardı.hepsiyle selamlaştım.ama cananın eşini göremedim.nerde kız senin ki dedim.bu akşam yalnız bıraktı beni dedi.
almanyada kuzenlerinin düğününe gitmiş.ailesiyle arası iyi olmadığı için canan da gitmemiş.tamam dedim.sohbetin belini kırarız bu gece…gülümsedi..ayak üstü bir selamlaşma faslından sonra masaya geçtik.canan yanıma oturmuş ve kalabalık olduğu için sandalyeleri sıklaştırmıştık.canan la ben yapışmıştık nerdeyse.ama bu durumlara senelerdir alışıktık.yemekler yendi.içkiler içilmeye başlandı.cananın parlak çoraplı bacakları benim bacaklarıma sürtüyor,çıplak omzu koluma dediğiyor bazen de sert göğüslerini hissediyordum vücudumda.Ama hiç etkilenmemiştim.senelerce böyleydik arkadaşlarımızla.o benim çok sevdiğim bir arkadaşımdı.. o geceye kadar…

haydi bize müsade.. biz yılbaşına nişantaşında giricez dedi emrenin akrabaları.gitmeyin,oturun desekte planlar daha önceden yapılmıştı.uğurladık hepsini.. ben,emre,tülay ve canan kalmıştık.. aslında çok da iyi olmuştu.hep beraber masayı toparladık.çerezleri,çikolataları,hafif mezeler ve içkileri sehpaya koyduk.bu gece içecektik.bu içkiler bitecekti.tv nin karşına doğru oturduk.üçlü koltuğa oturdum ama yönümü tvye doğru değilde ikili koltukta oturan tülay ve emreye döndüm.sırtımı kola yasladım.canan da yaslandığım kol kısmına oturdu koltuğun.kolunu dirsekten itibaren benim geniş omzuma dayadı.tülay karşımdaydı,bacak bacak üstüne atmış baldırına kadar açılmıştı.kaçamak bakışlar atsamda dikkatlice bakamadım.omzuma vurdu canan kay ibocum dedi.yanına oturayım.az knara kaydım,kolve benim arama sıkıştı,itti ama çekilmedim ,tekrar yaslandım ona,gülüştük.. off ayaklarım sızladı dedi Tülay,ayakkabısını çıkardı.çorabın altından ayakları çok seksi geldi bana.biraz uzun sayılabilecek bir şekilde baktım.cananın dikkatini çekmiş olacak ki dürttü beni.sonra kendi de çıkardı ayakkabılarını.kırmızı oje vardı,ne o canan dedim.kırmızı yılbaşında uğur getirir dedikleri bu olsa gerek dedim,o oje değil iççamaşırı ibocum dedi.ben ojelerini görüyorum ama dedim.merak etme diğeride kırmızı dedi.tülayda bakalım bu yıl uğur getirecek mi bize canan dedi.size getiriyorsa bana da getirir çünkü benimki de kırmızı dedi emre,gülüştük.bende pantolonunun bel kısmından kırmızı iç çamaşırımı gösterdim.bu şansın bi kısmı da bana dedim.oooo sesleri geldi kızlardan…
içkiler şişe şişe gidiyordu.sohbet saat ilerliyordu.bi ara konu ilişkilere geldi.yanımdakiler hep evliydi sonuçta.karı koca ilişkisi ve seks oldu konumuz.çok samimi olduğumuz için bu konularıda rahatça konuşuyorduk aslında.ama hiç bu akşamki gideceğimiz kadar derinlere gitmemiştik.emre rakı şişesini tekrar getirince Tülay hooop dedi,sızıp kalma bu gece lazımsın bana dedi..emre merak etme aşkım ben hep yanındayım senin dedi.hoopp dedi canan,yapan var yapamayan var canını istedmeyin insanın.. hadi sen birkaç gün sonra kavuşacaksın ben ne yapıcam dedim.. güldüler.. Tülay istersen emre kırklareli escort bu gece senin olsun dedi.bende neden olmasın dedim.zaten senden önce benim yanımdan ayrılmazdı emre sen girdin aramıza dedim. Gerçektende öyleydi.Emreyle yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmezdi.her şeyimizi bilir ne yaparsak beraber yapardık.grubumuzdaki arkadaşlarda bize takılırlar bizde aynı espriyle karşılık verirdik…
nasıl emre,eski performansın devam ediyor mu dedim.tülaya sormalı dedi.tülay içkisinden bir yudum aldı.idare eder işte dedi.nasıl yani dedi canan.tülay anlatmaya başladı.çok çalışıyor ve çok yoruluyor. Ses çıkarmıyorum tabi ama ben daha sık istiyorum.bazen sabahlarıda o anın tadını yaşamak istiyorum dedi.o anların tadı hiçbir şeyde yok dedi canan.hele vaktin varsa üstüne 15 dk uyursan bütün günün keyifli geçiyor dedi.kızım ben zaten sabah 7 de uyanıyorum,7,30 da işte olmam lazım nasıl yapalım sabah sabah dedi.tamam bişey demedim sadece olsa güzel olur dedim dedi Tülay.sonra konu değişti ama yine sekse geldi.cananın bacakları bacağımdaydı bi ara başı döner gibi oldu içki etkisiyle başını omzuma koydu.bende elimi beline attım.kalçasına yakın bir yere elimi koydum.elbisesinin üstünden tangasını hissediyordum.cananın eli bacağımdaydı.bazen güzel kırmızı ojeli elleriyle elimi tutuyordu. Ve ben o gece ilk defa tahrik oldum.içkininde verdiği cesaretle cananın tangasının üzerinde elimi gezdirdim.kafasını kaldırdı omzumdan arkaya yaslandı.elim arkasında kalça ile bel arasında kalmıştı. Çekmedim oda çekmem için fırsat vermedi zaten.
Evli çiftler ne sıklıkta yapar dedim.tülay ilk evlendiğimizde her gece dedi.ama sonra sonra azaldı.şimdi hafta içi bir hafta sonu iki defa yapıyoruz dedi.ooo siz yine iyisiniz dedi canan.. bizim evliliğimizin ikinci yılı biz haftada bire düştük.yetiyo mu sana dedim.hayır bazen senin gibi yapıyorum dedi.o nasılmış dedi hınzır bi gülümsemeyle emre,,elizabet yani dedi canan.kızım biz bekarlığımızda yapardık onu dedi Tülay,tamam işte ben ara sıra devam ediyorum dedim dedi.gülüştük yine.artık konu masum ilişki sohbetlerinden seks sohbetlerine gelmişti.elim hala cananın belindeydi.o içkisini alıp koyarken öne arkaya gittikçe elim kalçalarına doğru kayıyordu.iyiden iyiye azmıştım.karşımda seksi Tülay,frikikleri dönüp ermeyi öpüşü cananın parlak çoraplı bacaklarına temasım ve limin tamamen orda oluşu beni deli ediyordu.ve eminim odada olan herkes te aynıydı.sizi en çok ne azdırır diye sordum ortama.biraz sessizleşti ortalık,bu soruyu içkili olmasam asla sormazdım.karşımdakinin azgın olması dedi Tülay, boynuma ve sırtıma hafifçe dokunuşlar dedi canan,emre çok açık mı konuşayım bilememdim diye cevap verdi.karısı Tülay bi anda ona dönmüş ve hınzırca gülmüştü.hadi emre dedi.sevişirken bana söylediklerini söyle dedi.canan gülerken bana doğru eğilmişti.dirseklerini kendisine uzak olan dizime koymuş,sırtını önüme sermişti.göğüsleri bacaklarıma değiyor ve kumaş pantalonumdan yükselen sikime değiyordu.bu azgınlıkla elim kalçasından sırtına doğru kaydı.resmen emre ve tülayın karşısından cananı okşuyordum.emre de tülayın sırtını okşuyordo.
Canan düzeltti kendini.mutfağa gitti.bir şişe tekila tuz ve limon getirdi ve diğer elinde boş bir şişe vardı.tülay ve emre ise uzun uzun öpüşüyorlardı.hadi dedi canan.madem içimizdekileri söylemioruz, söyletelim o halde.her kes birbirine baktı.bakışlarla tmm demişti her kes.sehpayı kenara çektik. Yere oturduk,Tülay siyah çorabının verdiği rahatlıkla frikik vererek oturdu.bacak arası karşımdaydı ancak hiçbir şey görünmüyordu.canan da yanıma oturdu.baldırına kadar görebiliyordum ama ermenin bakışlarına göre ondaki manzara daha iç açıcıydı.herkesin kafası güzeldi.düşünseydik kalkıp giderdik ordan ama düşünmüyorduk belki de hiç birimiz düşünmek istemiyorduk.
Boş şişe çevrildi.tülaydaydı.doğruluk dedi.en sevdiğin pozisyon dedi canan.69 dedi bi anda Tülay. Çevirdi ermeye geldi.doğruluk seçimini beklerken cesaret dedi emre.çok kızmıştı Tülay.belki de bu sayede kocasını çok rahat konuşturacağını umuyordu.pantalonunu çıkart dedi sinirli bir şekilde, kimse bir şey demiyor sadece oyunun kurallarına uyuyorduk.emre ayağa kalktı ve çıkardı kotunu.kırmızı likralı baerıyla kaldı.siki dimdikti.baxırın düğme yerinden siyah kılları görünüyordu.emre çevirdi.canana geldi.doğruluk dedi.eşini aldattın mı sorusu geldi.bu soru karşısında şaşıran biz evet cevabı karşısında daha da çok şaşırmıştık.kiminle dedim.canan gülümsedi,şişe gelirse sorarsın ibocum dedi.. ve çevirdi şişeyi.şişe yine emre ye geldi.bu kırmızı don kırşehir escort sana uğur getirmedi sanırım dedim.güldüler.doğruluk dedi.gülay yine sinir olmuştu.kendisinde cesaret diyor,başkası gelince doğruluğu seçiyordu.kaç santim dedi canan.emre 18 cevabını verdi.tülay güldü hadi canım varmı o kadar dedi.ve sen görürsün gibisinden bakış attı.emre şişeyi çevirdi bana geldi.cesaret dedim. kimseden çekincem yoktu.canan yanındayken tahrik oldun mu dedi.evet dedim.canan da Emrecim bu kadar basit sorular sorma lütfen dedi.birer tekila attık.
Çevirdim.tülaya geldi.hiç tereddüt etmeden cesaret dedi.emreye kızgındı ve her şeyi yapabilecekti. Ermeye baktım.çok rahattı.gidipgelmelerden sonra cesaretimi topladım ve çorapları çıkart dedim. Ayağa kalktı,emre ise bana kızgınlıkla değil de karısına hayranlıkla bakıyordu.eteğini tam kaldırmadan elini uzatıp çorabını çıkartı.pürüzsün ve düzgün bacakları çıktı ortaya.biraz önceki pozisyonda yere oturdu.kırmızı tül tangası gözümün önündeydi.bakışlarım direkt ordaydı.kılsız amcığının tepesi belli oluyordu.ışığı biraz karartalım mı dedi canan.belk**e benim bakmamı kıskandı.hayır dedi Tülay,herkes istediğini görsün.ve şişeyi çevirdi.emreye geldi.yine cesaret dedi.ortalık bir anda gerginleşti.tülay hadi dedi baxırını çıkarda görsün herkes 18 cm liği dedi.emre her kese baktı.canan merak içindeydi.emre kalktı baxırı çıkardı.18 değildi.15 cmdi en fazla. Ama dik duruşu ve sertliği güzeldi.oturdu yerine ve çevirdi şişeyi.canana geldi.ortama kapılan canan cesaret dedi.belki üzerinden elbise atmak istiyordu. Ama emre hadi dedi.öp gülayı dudaklarından.şaşırmıştım.evli çiftler birbirlerine kızıp bizi ateşliyorlardı.canan uzandı gülayda karşılık verdi.o an inanılmaz ateşliydi.dudakları değdi önce sonra dillerini çıkarıp birbirlerine dillerini soktular.alt dudaklarını emdiler.dayanamadım gülaya uzanan cananın açılan baldırlarını okşadım.emrenin siki yukarı aşağı oynuyordu.ayrıldılar.şişe bu sefer bana geldi.cesaret dedim.hadi sen çıkar küçük iboyu dedi canan.emre kadar var mısın.ayağa kalktım.önce pantalonumu sonra da baxerımı çıkardım.sikim ermeninki kadardı ama biraz daha kalındı.her kesin gözü üstümdeydi.yerime oturdum çevirdim.canana geldi.cesaret dedi.elbiseni çıkar dedim.straplez elbisesinin fermuarını indirdi.sütyen yoktu.sert ve dik memeleri çıktı ortaya .uçları kahve rengi ve dimdikti.belinden sıyırdı.çorabı ve kırmızı tangasıyla kaldı.arka kısmı tamamen ipti.ön kısmı da dantelliydi.vücudunda hiç kıl yoktu.çevirdi tülaya geldi.en giyinik o kalmıştı.kıyafet çıkarmak istemedi sanırım yada emre yi çıldırtmak için doğruluk dedi.emre ile sevişirken başkasını hayal ettin mi dedi canan.evet dedi Gülay.emre şaşırmıştı.kimi dedi.sıra sana gelirse sorarsın aşkım dedi.tülay çevirdi ermeye geldi yine.emre yine cesaret dedi.hadi o zaman dedi.iboya bi sakso çek…ohaa lafı çıktı hepimizden.ama oyunun kuralıydı ve kafalar güzeldi.emre bana doğru yaklaştı.bende dizlerimin üzerine doğruldum.sikim dimdikti.emre yaklaştı.önce koklar gibi yaptı.sonra Tülay elini uzatıp sert sikimi kökünden kavradı.hdi aşkım dedi.göster cesaretini.tülay sikimi tutmuş kocasının ağzına sunuyordu.açtı ağcını emre,gömleğimi çıkardım artık çırılçıplaktım.popomda bir el hissettim.canan popomu okşuyordu.bu beni deli etmişti.emre önce başını yaladı diliyle.hayır dedi Tülay.sakso çekeceksin.emre kızdı ve ağzını açıp alabildiği kadar ağzına aldı sikimi.offf diye sesler yükseldi.elim saçlarına gitti.15 senelik kankam bana sakso çekiyordu ve ben keyif alıyordum.yerime oturdum.her kes iyiden iyiye sarhoş ve azgındı.hoşuna gittimi canın istedi mi dedi karısına.mmmmm diye ses çıkardı Tülay.emre çevirdi.tülaya geldi.cesaret dedi kocasına.hadi dedi sende bak kankamın tadına. Heyecanlanmıştım.tanıştığımız günden beri bana seksi gelen bu çıtır hatun bana sakso çekecekti hemde kocasının yanında.önce eliyle sıvazladı sikimi.yukarı aşağı otuzbir çektirir gibi yaptı.belli ki tadını çıkaracaktı.dizlerimin üstündeydim yine.tülay bana doğru dizlerinin ve ellerinin üzerinde uzandı.sikimi ağzına aldı.sonra iyice soktu derinlere.çıkardı başını yaladı.emre tülayın elbisesini yukarı doğru sıyırdı ve tangasını çıkardı.tülayın küçük ve pürüssüz götü karşımdaydı.emre karısının amıyla oynarken bende salarını tutmuş sakso çektiriyordum.canan olanlardan iyice tahrik olmuş parlak çorabının üzerinden amını okşuyordu.saçlarından tuttum.yukarı doğru kaldırdım.gözlerine baktım ve öpüşmeye başladık.dudaklarımız kenetlenmiş dillerimiz ağızlarımın içinde gidip geliyordu.sikimde bir el hissettim yine.ve bir ağız.emrah mıydı canan mı.. umrumda da değildi..ben sadece tülaya odaklanmıştım.elbisesinin üzerinden memeleriyle oynuyordum.iniltiler çıkarıyordu.emre karısının fermuarı çözmüş elbisesini sıyırıyordu.çok geçmeden elbise dizlerinin dibine düştü.ve sütyenin kopçasını ben açtım.minik göğüsleri karşımdaydı.emmek için hafif eğildiğimde sikimdeki cananı gördüm.elleri taşaklarımda fırsat buldukçada sikimi yalıyordu.emre tülayın arkasında kızıltepe escort tangasını çıkarıyordu.sonra yukarı doğru çıktı.öpe koklaya.. ensesini ve boynunu öptü.ben tekrar dudaklarındaydım.gözümü açtığımda emreyle göz göze geldik.aramızda karısı Tülay vardı ve biz öpüşmeye başladık emreyle.inanılır gibi değildi.o kadar ateşli ve zevkli öpüşüyorduk ki daha fazla dayanamadım ve tüm şiddetimle boşaldım cananın ağzına.boşalmıştım ama canan hiç çıkartmamıştı ağzından.emmeye devam ediyor spermlerimi son damlasına kadar yutuyordu.sikim hiç inmedi diyebilirim.
Ermenin dudaklarını bırakıp canana yöneldim.biraz öpüştükten sonra sırt üstü yatırdım ve çorabının ağ kısmını yırttım.kırmızı tangasını kenara sıyırdım.önce kokladım.is gibiydi.vücut kremi kokuyordu. Sonra ağzımı dayadım.dudaklarını ısırarak emmeye başladım.artık zevk çığlıkları atıyordu.içime çekiyordum zevk sularını.parmağımı amına soktum. Derin bir ah çekti.ve popomda bir çift el hissettim.kıçımı ayırıyordu.hafifçe dönüp baktım.emre tülayı domaltmış arkasından emerken.tülayda benim kıçımı tükrüklemiş kıç deliğimi yalıyor ve parmağını sokmak içi hafifçe bastırıyordu.kendimi gevşettim çünkü bu benim hep hoşuma gitmiştir.tülay parmağını kıçıma soktu ve parmağıyla siker gibi sokup çıkartıyordu.emre de tülayın arkasına geçmiş domalmış karısını sikmeye başlamıştı bile.emre soktukça zevke gelen Tülay parmağını daha sert ve daha derin sokmaya başlamıştı.canan gözlerime baktı ve hadi ibocuk sik artık beni dedi.göbeğinden yukarı çıka çıka ağzına vardım.yaladığım amının tadını ona verdim.ve kaygan amına bir hamlede geçirdim sikimi.. ohh diye bir çığlık attı.bacaklarını blime doladı.kaygan amcığnda gidip geliyordum. Ama bi taraftan da gözüm Tülay ve emredeydi. Bu fark eden Tülay cananın yanına geldi.öpüşmeye başladılar.sonra yüzüne oturdu ve ermenin siktiği amını cananın ağzına verdi.tülayla yine yüz yzeydik.ela gözleri iyice kısılmıştı zevkten.minik göğüslerini okşuyor ve beni öpüyordu.emre ayağa kalktı.boşalmamıştı.sikinin kafası iyice şişmişti.gülayla benim yanıma geldi.biz öpüşürken sikini aramıza soktu.sik önce gülayın sonra da benim ağzımdaydı.bir taraftan da cananı sikmeye devam ediyordum.emrenin siki tülayın ağzındayken emre homurdanara boşaldı.sik ağızdan benim ağzıma geçti.emre bir kez benim ağzıma fışkırttı.tadı aynı benim spermlerimin tadındaydı.ağzımdan çıkardım.emre üstümüze doğru boşalmaya devam etti.tülay ın ağzıan yapıştım yine.ağzımın içindeki spermleri onun ağzına verdim.hepsini yuttu.ağız tadı mükemmeldi.ve bu anın heyecanıyla oda canananın ağzına boşaldı.cananda kasılmalar başladı amcığı iyice kasıldı.bu duruma daha fazla kalamadım bende cananın içine boşaldım.ve en son canan çığlıklar atarak geldi.
Am suları ve spermler birbirine karışmıştı.hepimizde halıda uzanıyorduk.canan çorabını ve tangasını çıkardı.içki şişelerine uzandı ve dolu oalnlardan birini dikti kafaya.sonra bana uzattı bende içtim ve sırayla hepimiz bir şişeyi bitirmiştik.kimse kendine gelmek istemiyordu.ilk hamle emreden geldi.cananı yanına geçip öpüşmeye başladılar.elimi uzatıp sikini tuttum.okşadım.tülay bana sakso yapmaya başlamıştı bu akşam ikinci defa.emrenin sikini bıraktım.o cananın içine daldı.koltuğa kalktım oturdum.tülay kucağıma geldi.sikimi amının dudaklarına doğru sürttü ve içine aldı hepsini.öpüşüyorduk.ve bu öpüşmeler o kadar hoşumuza gidiyordu ki asla bırakmıyorduk birbirimizi. Götünü ileri geri oynatıyordu.amcığı darıcıktı.sikmek büyük keyif veriyordu.bende elimi uztıp göt deliğiyle oynuyordum.sikmek istermisin ordan dedi.severmisin dedim.ilk olacak dedi.çıldırmış gibiydim.koltuğa domalttım ve yalamaya başladım götünü.tükrüklerimle ıslatıyor zaman zaman sulanan amının sularını sürüyordum.bir parmağım girmişti bile.doğruldum ve sikimin başını götüne dayadım ve bastırdım.biraz sert bastırmış olmalıyım ki derin bir ahh çekti.ama geri dönüşü yoktu. Biraz daha braz daha derken sikimin yarısı girmişti.tülay zevk ve acıdan koltuğu ısırıyordu.ve içinde gidip gelmeye başladım.taşaklarım amına çarpıyor şlap şlap ses çıkıyordu.sarsıla sarsıla boşaldı ve bende götüne doğr akıttım menilerimi.koltuğa oturmuştu Tülay,kıçından meniler süzülüyordu. Bende yerde oturup cananla ermeye bakıordum. Cananın ayakları o kadar seks duruyordu ki..ayak ucuna doğru gitti.emrenin beline dolanan ayağını alıp emmeye başladım. Parmaklarını.aralarını,topuklarını emiyordum.ve ermenin cananı sikerken ki popo hareketlerini izliyordum.derken çığlık atarak boşaldılar.hepimiz yorgun bir vaziyetteydik.cananın ayakları sayeseinde benim aletim yine sertleşmişti.hadi emre dedim.bu iki bayanda boşalttı beni.şimdi sıra sende..yanıma geldi ve saksoya başladı.bu sefer şişe oyunundakinden daha iyi yapıyordu.tülay kalktı ayağa bu böyle olmaz dedi ve tv ünitesinden krem getirdi.emrenin kıçını kremledi. Benimde sikime sürdü kremi.emreyi domalttı. Benim sikimden tutup kocasının götüne yaklaştırdı.kökle dedi kökledim.ahhh dedi emre ama içindeydim.darıcıcıktı.bir yanımda canan bir yanda Tülay benim ermeyi sikişimi izliyorlar ve merenin sikini okşuyorlardı.cananda benim kıçımı parmaklıyordu.hadi hep sen hep sen olmaz dedi Tülay. Beni domalttı emre geçti arkama.parmaklarla zaten alışıkın olan popoma soktu sikini.parmaktan daha güzeldi sert ve sıcak sik.pompalamaya başladı.ve içime akıttı bütün menilerimi.

Gözümü açtığımda hava aydınlanmıştı.hepimiz çırılçıplak ve sızmıştık.seks ve alkol aklımızı almıştı.başım ağrıyordu.üç arkadaşımda çırılçıplak yerde yatıyordu.mutfağa gidip ilaç içtim iki tane. Banyo ya gittim.tuvaletimi yaparken kıçımın sızısını hissettim.birazda kan gelmişti götümden.onları temizlerken Tülay girdi banyoya.elimle sikimi kapatmak istedim.gülümsedi.onca şeyden sonra kapatmaya mı çaışıyrsun dedi.yaptığımız çok yanlıştı demeye kalmadan önümde eğildi ve işedikten sonra silmeye fırsat bulamadığım sikimi ağzına aldı.artık ayıktık ve ne yaptığımızı biliyorduk.ayağa kalktı elimden tutup yatak odasına götürdü.tülay bu çok yanlış diyordum hep ama dinlemedi.yatağa yatıp açtı bacaklarını amı karşımdaydı.uzandım üstüne.misyoner pozisyonunda siktim bir süre.ben yattım o üstüme çıktı.ve boşaldı.ama ben hala dik ve serttim.yan yatırdım.bir ayağını kaldırıp arkasına yanaştım.uzanıp sikimi amına yerleştirdi.içinde gidip gelmeye başladım.bir elimle klitorisini oynuyordum.ama bir türlü boşalamıyordum çünkü siktiğim arkadaşımın karısı ve yataklarındaydık. Bana doğru döndü ne oldu dedi.bu yanlış sanırım dedim.gel buryaa dedi. Beni yatırdı ve kıçımı parmakladı.bu hoşuma gitmişti.ve saksoya başladı.çok geçmeden ağzına boşaldım.yuttuktan sonra bana gülümsedi sen boşalmak iin götüne parmak istiyorsun demek dedi.sarıldı bana.bir süre yattık sarmaş dolaş.uykuya daldı.ben gözümü kırpamıyordum.sessizce kalktım,üstümü giydim ve evdev çıktım.
Yaptıklarımız bir an aklımdan çıkmıyordu.aradan bir hafta geçmiştiki Tülay aradı,açmadım.aradı açmadım.ve mesaj gönderdi.özledim seni diye…azmıştım.arabama atladığım gibi Emrelere gittim. İşte olduğunu biliyordum.kapıyı Tülay açtı.seksi bir jartiyer ve bir babydool vardı.yatak odasına götürdü. Ayak parmaklarında siyah ojeler vardı.içerisi kalın perdelerle karantılmıştı.ayaklarını sundu önce bana deli gibi emiyor ve bacaklarını okşuyordum.o gece cananın ayaklarını yalamamdan çok etkilenmişti. Kasıklarını ve baldırlarını yaladım öptüm ve o güzel amcığı.emre o günden beri simemişti bu amcığı.taze duruyordu.defalarca sikiştik emrenin yatağında.kapıdan çıkarken seninle daha çok fantezilerimiz var dedi beni öperek..
Ben arkadaşımın yüzüne bakamaz ve telefonlarına cevap veremiyordum ama karısı tülayı sikmeye devam ediyordum.emre ise o geceden sonra pişman olduğumu zannediyor ve benle görüşmek istiyordu.belki de o geceyi oda unutamamıştı…

kocam hiç bir şeymiş

Merhaba ben Bursa’dan Cavidan, 27 yaşında, kapalı giyinen, ince yapılı, uzun boylu (1.75 cm), 63 kiloda bir bayanım. Çevremden güzelliğimle ilgili çok sözler duyarım. Evleneli 2 yıl oldu ve çocuğum yok. Belçika’da yaşayan 36 yaşındaki teyzemin oğlu İlhan abi (ben ona çocukluğumdan beri abi derim), eşini ve kızını, karısının memleketi olan Hatay’a bırakıp köyümüze, yani Bursa’nın bir ilçesi ve onunda bir köyüne geldi. İlçenin ve köyün adını söylemek istemiyorum. Annemin kadın hastalığı vardı, İlhan abi, “Hadi anneni İstanbul’a, doktora götürelim!” dedi. Ben de kocamdan izin aldım, annemle birlikte, İlhan abinin lüks arabasıyla, İstanbul’da, tanınmış bir kadın doğum doktoruna gittik. Annem muayene oldu, rahim kanseri imiş. İlhan abi ile konuşup, 3-4 gün içinde ameliyat olmasına karar verdik. İlhan abi bana, “Gelmişken sen de muayene ol!” diye tutturdu. Ben karşı geldim, ama annem de ısrar edince, utana sıkıla mecburen, kocamdan başkasına göstermediğim mahrem yerimi, zorla da olsa doktora gösterdim…

Doktor bana sadece, “Evlimisin?” diye sordu. Ben de, “Evet.” dedim. Doktor yorum yapmadan dışarı çıktı, İlhan abi ile görüştü. Sonuç olarak bir hastalığımın olmadığını söyledi. İlhan abi doktorla konuşup, annemin ameliyat gününü belirlediler. Doktor, annemin 10 gün kadar hastanede kalması gerektiğini söyledi. Oradan ayrıldık. Annem bana söylenmeye başladı, “Kocaman kadın oldun, daha temiz olmasını beceremiyorsun! Pis olduğun için mi muayene olmak istemedin?” diye benimle çekişiyor, İlhan abi bizi dinliyordu. Ama bize müdahale etmedi. Sadece, “Cavidan sen damadı ara, durumu söyle, en az 10 gün buralardayız, annemin yanında kalacaksın!” dedi. Ben de aradım. Kocam beni kırmazdı, hemen kabul etti. O gün hastane yakınında uyduruk bir otelde kaldık ve ertesi gün annemi hastaneye yatırdık. Sağlam hasta olduğu için refakatçı kabul etmediler. Biz dışarı çıktık. İlhan abi, “Hadi ufaklık, kendimize doğru dürüst bir otel ayarlayalım, buralarda bir hafta felekten gün çalalım! Ama benimle gezecek ve yaşayacaksan, kendine bakman gerekiyor, sana biraz bakım yapalım!” deyip, lüks bir kuaförün önünde durdu…

İçeri girdik, birkaç kadın saçlarını yaptırıyordu. Patroniçeyi dışarı çağırdı, bir şeyler konuştu, sonra içeri girip bana patroniçeyi göstererek, “Seni ona emanet ediyorum, sözünden çıkma, dediklerini yap, ben saat 18.00 gibi alırım seni!” deyip gitti. Saate baktım, daha yaklaşık 4 saat burada idim, aklımdan bu kadar zaman ben ne yapacağım burada diye geçirdim, aynı zamanda İlhan abi boylu poslu, zengin ve yakışıklı birisi, yengem de olmadığına göre, herhalde çapkınlık yapmaya gidecek diye düşündüm, soru sormadım. Patroniçe çalışanlardan birini çağırıp, “Bu hanımefendiye tırnaktan başlayıp en son saç teline kadar temizleyip bakım yapılacak. Buradan çıkarken kendini tanımayacak!” diye emir verdi…

Uzatmayayım, etek traşım dahil, istemesem de bana bakım yaptılar. Bu arada benimle ilgilenen bayan bana, “Hadi iyisin, zengin birini bulmuşsun, iyi değerlendir!” dedi. Ben, “O benim abim!” dedimse de, “Ben böyle abileri çok gördüm, değerlendir derim başka birşey demem!” diye kesip attı. İlerleyen dakikalarda konuşurken artık abim demiyordum, desem de inanmayacak diye. “Bak kızım demedi deme, buradan çıktıktan sonra seni bir mağazaya götürecek, güzel kıyafetler, yani seksi kıyafetler alacak! Biraz cilve yaparsan kuyumcuya da götürür seni, güzel hediyeler aldırabilirsin. Daha sonrada lüks bir otele attı mı, senden karşılığını isteyecek!” dedi. “Olmaz abla, o öyle şeyler yapmaz!” filan desem de, “Kızım tecrübelerimiz konuşuyor, bu dediklerim çıkmazsa gelip bana anlatırsın, tamam mı?” dedi. Ben de, “Tamam!” dedim. Bu arada benim işim bitti, oradaki dergilere bakmaya başladım. Renkli kıyafetler, mini etekler, iç çamaşırları tanıtan dergiyi bayağı karıştırdım. Bana bakım yapan bayan gelip, “Ha şöyle, o dergideklerden aldır, kendini ucuza getirme!” diye kulağıma fısıldadı. İçime kurt girdi, ama yine de o benim teyzemin oğlu, böyle bir şey olmayacak diye de düşünüyordum.

Saat 18 olduğunda İlhan abi geldi. Beni görünce, “Ufaklık senmisin?” diye şaka yapıp, “Sen arabaya git!” dedi. Ben de itirazsız gittim, kuaföre kadar para ödediğini bilmiyorum. Ama merak ta ediyordum, bayanın dedikleri olacak mı diye. Arabaya bindi, “Açlık durumu nasıl? Karnımızı doyuralım mı? Yoksa önce otel mi ayarlayalım?” dedi. Ben cevap vermeden, “Önce otel!” diye söylendi. Çok lüks bir otele geldik. İlhan abi iki yataklı bir oda kiraladı ve bir günlük ücretini ödedi, “Memnun kalırsak, en az 10 gün kalacağız!” dedi. Otelde yemek menüsünü de öğrendik, oradan çıktık. Benim aklıma kuafördeki bayanın sözleri geliyordu sürekli. İlhan abi, “Hadi ufaklık, senin üstüne başına da bir şeyler alalım, güzelliğini tamamlasın!” dedi. Büyük bir mağazanın park yerine girdik. Yukarı çıkarken, “Parasını düşünme, limitsiz kredin var, ne istiyorsan alabilirsin!” dedi. Mağazaya girdik, bizi sanki önceden tanıyorlarmış gibi samimi bir şekilde karşıladılar. Benim şaşırdığımı görünce, İlhan abi, “Arkadaşımın mağazası!” dedi. Mağaza sahibi Hasan, “İlhanım, mağaza sizin!” deyip bir bayan çağırdı, “Hanımefendiye yardımcı olun!” dedi ve İlhan abi ile patron odasına geçtiler…

Ben bir takım iç çamaşırı, herzamankilere benzer şeyler, etek, elbise, başıma da desenli bir örtü aldım. Masraf olmasın diye de fiyatlarını soruyordum, fakat söylemiyorlardı. Bir ara benimle ilgilenen bayan yanımdan ayrıldı, patron çağırmış. Geri geldiğinde, “Hanımefendi aldıklarını değiştirmemiz gerekecek!” dedi. “Niye?” değimde, “Patronun emri, daha güzel şeylerle seni yeniden tanımlayacağız!” dedi. Ben de pek anlamasam da, tamam demek zorunda kaldım. Kuafördeki dergide gördüğüm kıyafetlerden giydirdiler. Bunları yaparken yine kuafördeki bayanın sözleri aklıma geldi, (Gerçekten İlhan abi beni sikecek mi?) demeye başladım, bir taraftan da, (Yok olmaz, hem ben evliyim, hem o evli, o iş olmaz!) diye düşünüyordum. Neyse mağazada işimiz bitti, İlhan abinin yanına gittik. Tezgahtar bayan, “Efendim, sizin emrettiğiniz gibi bir şeyler ayarladık!” dedi. İlhan abi de, “Hadi ufaklık şimdi karnımızı doyurma zamanı!” dedi. Patron, “Misafirimiz olun, beraber yiyelim?” falan dedi, ama İlhan abi, “Yok, ufaklıkla baş başa yiyeceğiz!” dedi ve vedalaşıp çıktık…

Kuafördeki bayanın dedikler bir bir oluyordu. Şimdi de kuyumcu derse, kesin bu gün sabaha kadar beni sikecek diye düşünüyordum, bir taraftanda beni sikmek isterse ne yaparım diye düşünüyorum. Rezillik çıkarma ihtimalim yok ya, herhalde boyun eğeceğim diye düşünmeye başlamıştım ki, “Aslında sana şimdi bir kuyumcuya gidip güzelliğini tamamlayacak bir şeyler daha almamız lazım ya, önce şu karnımız doyuralım bakalım!” deyip otelin yolunu tuttuk. Otele vardığımızda, otel görevlileri arabadan 3-4 poşet alıp odaya götürdüler. Halbuki benim aldığım en fazla 2 poşet olur. Herhalde İlhan abi de kendine birşeyler aldı diye düşündüm. Otelin lokantasına çıktık, mükellef bir yemek yedik. İlhan abi yemeğin yanında birşeyler içti, bana da, “İç!” dedi, ama ben, “İçmem, hayatımda hiç içmedim.” dedim. “Herşeyin bir ilki var, birşeyler söyleyim de iç!” dedi ve garsonu çağırıp kırmızı şarap söyledi. İlhan abiyi kırmamak için bir kadeh içtim. Bana bir kadeh daha doldurup içmem için ısrar edince, ben içimden, (Tamam, olay anlaşıldı, itiraz ve kaçış yok bu gece, galiba İlhan abinin yarağını yiyeceğim!) diye geçirip, kendimi bu gece sikilme fikrine alıştırmaya çalışıyordum. O doldurduğu kadehi de içtim, hesabı ödeyip odamıza çıktık…

Kanaat getirmiştim, beni kesin sikecekti, ama merak ediyordum, bakalım nasıl isteyecek diye. İçeri girince içeride iki oda vardı, büyük odanın içerisinde büyük bir yatak, küçük odada da tek kişilik bir yatak vardı. İlhan abi, “Ben duş alacağım!” deyip duşa girdi. Duşunu aldıktan sonra havluya sarılarak çıktı, büyük odaya girip, geniş bir şort giyip, üzerine birşey giymedi. Ben zaten esk**en İlhan abinin vücudunu biliyordum, ama hiç beni sikmek isteyen biri olarak bakmamıştım. Çok karizmatik, kaslı bir erkekti. Yatağa uzandı, “Hadi canım sen de duşunu al, sonra da aldıklarını bana göster bakalım!” dedi. Ben de duşa girdim. Her tarafım bakımdan geçmişti, ister istemez elim amcığıma gitti, (Hadi bugün sana ziyafet var, kadının dediği gibi tadını çıkaralım!) diye aklımdan geçirdim ve bu duygu hoşuma gitmeye başlamıştı…

Banyodan çıktım, “Hadi göster şunları bakayım!” deyince, içeri girmeden, “Abi ben utanırım, bunları sana gösteremem!” dedim. “Hadi utanma, utanılacak birşey yok, giy bakayım!” dedi. Utana sıkıla, iççamaşırların aralarında en masum olanlarını giyip, üzerime de bornozu giyip içeri girdim. Bana gülerek, “Ne o kız, mağazadan bornoz mu aldın?” dedi. “Hayır, utanıyorum!” dedim. “Bak kalkarım şimdi, hadi!” deyince, arkamı dönüp bornozu çıkardım. “Vay vayyy! Bizim ufaklığa bak! Bu ne güzellik kız? Vücudun hiç bozulmamış, yoksa daha kız mısın?” dedi. “Abi yaa, biliyorsun ki evliyim!” dedim. “Hadi önünü dön!” dedi. “Dönemem!” falan dediysem de, “Burda biz bizeyiz, hadi dön!” dedi. Utana sıkıla döndüm. “Vayyyy, tahminimden de güzelmiş! Hadi diğerlerini de göster!” diye emretti. Ben de kayıtsız şartsız uydum, mağazada elime bile alamadığım külodu ve aynı renkteki sütyeni giydim. Kendimi podyumlardaki mankenlere benzeterek içeri girdim. Elimle amcığımı kapatmaya çalışıyordum, “Çek kız elini! Onun kıymetini bilmeyen birine seni verdik diye zaten vicdan azabı duyuyorum!” dedi. “Niye öyle diyorsun abi?” dediğimde, “Peki doktor sana niye evlimisin diye sordu, biliyormusun?” dedi. “Hayır, bilmiyorum…” dedim. “Ben biliyorum, ama daha sonra söylerim!” dedi. Bu arada sürekli eliyle kalkan yarağını kapatmaya çalışıyordu.

Biraz sonra, “Hepsi bukadar mı aldıkların?” diye sordu. “Benim almadığım kıyafetler de var burada, herhalde yanlış göndermişler?” dedim. “Hayır yanlış değil, ben aldım! Onları da yarın giyersin. Yoruldun, gel yanıma otur, biraz muhabbet edelim!” deyip yanına çağırdı. Zaten üstümdeki iççamaşırlarıyla her yanım açıkta gibiydi, utanarak yanına vardım, yatağın kenarına oturdum. Günümün nasıl geçtiğini filan sordu, “Utanıyorsan şu battaniyenin altına gir!” dedi. “İyi olur!” deyip yatağa girdim. Bir süre sonra saçlarımı okşamaya başladı, “O pezevenk kocan senin kıymetini bilmiyor, üzülüyorum senin için!” dedi. Benim yanıma yanaşıyordu. Bir anda dirseğinin üzerine kalkarak, “Sana kadınlığını yaşatmak istiyorum, bana müsaade edermisin?” dedi. “Nasıl olur, sen benim abim sayılırsın!” dedim. “Bugün olmayıveririz!” dedi. “Yapamam!” filan dedim, ama o, “Sen yapmayacaksın, ben yapacağım! Eğer utanırsan, beni görme, çek şu battaniyeyi başına!” deyip, başıma çekti…

“Abi yapma!” filan dedim, ama çare yoktu, bu gün beni sikecekti, hiç olmazsa o zevk alsın diye, ona arkamı döndüm. Arkadan yanaşıp, saçlarımı koklayıp, kulak memelerimi öpmeye başladı. Kocamda görmediğim bir heyecan duyuyordum. Bir taraftan da varlığı ile yokluğu tartışılır külodumu ve südyenimi çıkardı, arkama kazık gibi ve alev alev yanan yarağını dayadı. Ben yönümü dönemiyordum, ama arkadan amcığıma geçireceğini hissediyordum. Biraz öptükten sonra beni çevirdi. Gözlerimi açamıyorum, ama müthiş heyecan duyuyordum. Taa aşağılara, ayağıma kadar indi, öpüp yalayarak amcığıma kadar gelince, “Annenin konuşmasından burasının kıllı olduğunu tahmin etmiştim, ama tam bana göre hazırlamışlar, onlara teşekkür ediyorum!” deyip, diliyle amımın dudaklarını açmaya başladı. Kocam daha beni doğru dürüst soyup ta amıma bakmamıştı bile…

Ufak ufak gözlerimi açıp bakmaya başladım. O amımı yaladıkça, ben de popomu kaldırarak, dilinin daha derinlere girmesini sağlıyordum. Yukarılara doğru uzandı, memelerimi okşamaya başladı. Memelerim avuçlarında kayboluyordu. Böylesine bir zevk alacağımı düşünmüyordum, onun yaptığı masrafların karşılığı olarak onunla görev olarak birlikte olur gider yatarım diye düşünüyordum. Ama resmen kudurmuştum. Bir an önce yarağını görmek ve yemek istiyordum. Dudaklarımı öperken, aşağıdan da amcığımı birşeyler zorluyordu. Fakat onun altında şort vardı. Biraz daha dudaklarımı öptükten sonra aniden üzerimden kalktı ve “1 saniye bekle!” deyip diğer odaya geçti. Biraz sonra elinde bir rulo kağıt havlu ve çırıl çıplak olarak içeri girdi. Ben gördüğüme inanamadım, önündeki yarak eşşek siki gibi sağa sola sallanıyordu. Yarağından gözümü alamadığımı görünce, “Ne o, daha önce hiç yarak görmedin mi?” deyip yatağın kenarına gelip dikildi. Elini bana uzatarak benim yataktan doğrulmamı sağladı ve yatağın kenarına çekerek ayaklarımı aşağıya indirdi. O koca şey şimdi ağzımın hizasına geldi. “Hadi, ne duruyorsun, ellesene!” diye emretti…

Korka korka ellemeye çalışıyordum ki, “Bu ne kız, taze gelinin yarağa dokunduğu gibi dokunuyorsun! İlk defa mı yarak görüyorsun?” dedi. “Böylesini ilk defa görüyorum!” dedim. Elimi değdiğimde kazık gibi olduğunu hissettim. Dibine kadar sıvazlayarak elledim. Saçımdan tutarak yarağını ağzıma sokmaya çalışıyordu. Bense sadece başının etrafına dudaklarımı değdirebiliyordum. Bir anda kollarımdan tutarak kaldırdı. Zaten benden çok uzun boylu ve güçlü idi. Göğsüne başımı bastırıp, popomu avuçlayarak beni kendine çekti, yarağını aramızda sıkıştırmıştık. Biraz böyle bekledikten sonra beni kucakladığı gibi yukarı kaldırdı. Ben de düşmemek için boynuna sarılıp bacaklarımı beline doladım. Bu pozisyonda sanki yarağını bacaklarımın arasına aldım, amcığımın dudakları arasına sıkıştırmıştım. Biraz dans eder gibi sarılı durduk, sonra yavaşça beni yatağa yatırdı, bacaklarımı onuzuna alarak, o kocaman şeyin dibinden tutarak, aşağı yukarı kaygan amcığıma sürtmeye başladı. Korkuyordum aslında, ama ne olacaksa olsun artık diye düşünüyordum…

Aşağı eğilerek, “Benim küçük sevgilim, şimdiye kadar sana kadınlığını hissetirmemişler, hazırmısın?” diye sordu. Gözlerimle evet dediğim anda dudağıma yapıştı ve abandı. Sanki amcığıma birisi kolunu sokuyordu. Dudakları dudaklarımı hapsettiği için bağıramadım, ama geri itelemeye çalıştım. Ne mümkün, dibini bulmuştu. Biraz öyle bekledi. Dudaklarımı ağzından kurtardım ve “Offf, ne yaptın abi, biryerlerim yırtıldı!” dedim. “Kızlığını bozdum, kocan olacak beceriksiz seni 2 yıldır adam gibi sikememiş, doktor senin halen kız olduğunu söyledi bana!” deyip, biraz geri çekilerek yatağın başında bulunan kâğıt havluyu alarak altıma koydu, sonra yarağını amcığımdan çekti ve kanların akmasını sağladı. Ben kanı görünce kızlığımın daha yeni bozulduğuna kanaat getirdim…

Amcığımdaki ve yarağındaki kanları sildikten sonra, yarağını yeniden soktu amcığıma. Yavaş yavaş dibine kadar girip çıkıyordu. Memelerimi emiyor, dudaklarımı öpüyor, güzel sözler söylüyordu. Az sonra beni bir titreme tuttu, amcığım karıncalanmaya başladı, gözlerim kaydı, bayılacakmışım gibi, sanki uçacakmışım gibi hissediyordum kendimi. Hiç böyle olmamıştım, gelmek böyle oluyor demek ki diye düşündüm. Ne kadar süre beni böyle sikti bilmem ama, bana bayağı uzun geldi. Ben bu sürede 2 sefer daha geldim herhalde. Sonunda o da gelmek üzereydi, “Hamile kalmak istermisin canım?” dedi. Ben hemen, “Hayırrr!” dedim. O da o kocaman yarağını amcığımdan yavaş yavaş çıkararak, dibinden tutup göbeğime doğru attırmaya başladı. 2 yıldır evliyim, kocamın böyle tazzikli attırdığını görmemiştim. Bana kağıt havluyu vererek temizlenmemi işaret etti. Ama ben iyice yorulmuştum, ellerimi ve bacaklarımı yana açarak yatağa ölü gibi uzandım. “Ah yavrum, çok mu yoruldun? Sen kıpırdama ben sana hizmet ederim!” deyip beni temizledi. Sonra yanıma yatıp, arkamdan sarıldı ve “Dinlen sevgilim, geceler uzun, artık benimsin, benim iznim artık bitene kadar buradayız, tamam mı?” dedi. “Sen nasıl istersen abiciğim!” dedim.

İlk gecemizde 2 defa daha pozisyon değiştirerek sikiştik. Ertesi gün kendimize geldiğimizde, hastaneye annemin yanına gittik. Annem bendeki değişikliği görünce, “Ha şöyle, kadına benzemişsin! Aferin İlhan oğlum, iyi yapmışsın!” dedi. Sanki benim ilk defa adam gibi yarak yediğimi hissetmiş gibiydi. Annemin ameliyatı zor geçti. Ama biz 10 gün balayı yaptık. Son sikiştiğimizde hamile kalmaya karar verdim ve içime boşalmasını sağladım. Köye gidince de, “Doktorda tedavi oldum!” deyip kocamla yattım.

Şimdi İlhan abiye benzeyen bir çocuğum var.

her tarafta siktiler hikayesi

İktidarsız Kocam 2… Dere kenarında sikildim

Öfkeyle, nereye gittiğimi bilmeden hızlı adımlarla yürüyüp duruyordum. Dağ evinde çıplak kocamın önündeki pörsümüş erkekliği, bir yandan işyerinden gelen telefonla görüşmeye çalışırken, bir yandan bana çaresizce bakışları gözümün önünden gitmiyordu. Hırstan gözümden yaşlar dökülüyor, etrafımdaki güzellikleri s*s perdesinin arkasından görüyordum.

Neden sonra kendime geldim. Dağlık arazide giderek yukarılara yükselen eğimli dar patikada hızlı yürüyüş temposu iyi gelmişti öfkeme… Soluk soluğa kalmıştım. Etrafıma bakındım. Nereye gelmiştim böyle?

Cennetten bir köşeydi sanki… Her taraf yemyeşil bitki örtüsüyle kaplıydı. Yeşilin her rengi üstüme üstüme geliyordu… İsmini bilmediğim ağaçlar, yerlerde otlar, etrafı çevreleyen dağlarda yankılanan türlü türlü kuş cıvıltıları… Su sesi geliyordu kulağıma kuş cıvıltılarının arasında… İleride sıklaşan ağaçların arasından geliyordu şırıltı… Köyün içinden akan dere olmalıydı bu, kaynağı burasıydı demek ki…

Biraz daha ilerledim. Vadinin tabanında akan dereyi gördüm… Patika yolun biraz altında, dağdan taşıdığı millerle kumdan çakıldan minik bir düzlük oluşturmuş, kayaların arasından şırıl şırıl akıyordu. Hayranlıkla, huzur içinde suyun sesini dinledim. Derin bir nefes alıp yeni yeni ayırdına varmaya başladığım çamların, dağdan esintiyle gelen kekiklerin, dağ çiçeklerinin, çimenlerin kokularını ciğerlerime çektim.

Derenin kenarına kadar ilerledim. Tertemiz, berrak bir suyu vardı. Eğilip elimi soktum, önce tadına baktım birkaç yudum alıp… Sonra avuçlarımla tekrar tekrar su alıp yüzüme çarptım. Yürüyüş temposuyla terleyen yüzümü yıkadım. başımı kaldırıp etrafıma, dört bir yana bakındım dikkatlice…

Yeryüzündeki tek insan, Havva gibiydim şu dağın başında… Kuş cıvıltılarından başka bir kul yoktu etrafta… Üzerimdeki askılı tişörtü çıkarıp kenara koyuverdim. Derenin serin suyunu bolca alıp yüzüme yüzüme çarptım. Gözlerimi kapatarak yüzümü, saçlarımı ıslatan suyun boynumdan çıplak göğüslerimden bedenime, okşayarak, süzülerek inişini hissettim. Su damlaları bir erkeğin nazik okşayışları gibi iri memelerimin arasından kendine yol bularak iniyordu aşağılara…

Yalnız olmanın verdiği rahatlıkla, üzerimde sadece bir kısa kloş etek ve spor ayakkabılarımla huşu içindeydim bu ıssız vadide… Tam rahatlamış, huzur içinde etrafımdaki güzellikleri izlemeye başlamıştım ki, ileriden bana seslenen kocamın dağda yankılanan sesini duydum.

“Güüll…” diye bağırıyordu…

Canım sıkıldı. Başımı çevirip baktım. Arkamdan beni aramaya çıkmış olan kocam nefes nefese bana doğru geliyordu. Patika yoldan inip yuvarlana yuvarlana yanıma, derenin kenarına kadar geldi. Dili bir karış dışarıya çıkmış, eğilip dizlerinden destek almaya çalışıyordu.

“Aşkım, ne arıyorsun bu dağ başında buralarda? Sana yetişmeye çalışıcam diye koşturmaktan bittim valla…” Sinirlerim geriliverdi bir anda yine… Tersledim,

“Gelmeseydin sen de… Ne diye geldin?”

“Merak ettim Gül… Öfkeyle çıkıp gidiverdin.” Etrafına bakındı tedirgin tedirgin… “Yalnız başına… Kadın halinle…” Gözlerini açarak ilk defa görmüş gibi hayretle çıplaklığıma baktı… “Böyle çırılçıplak… Ne yapıyorsun sen karıcım?” Acıyla güldüm,

“Merak etmiş…” Öfkem kabardı yine, sesim giderek yükselmeye başladı. “Niye merak ediyorsun ki? Burda da yalnızım, evde yatakta da yalnızım ben… Sen… Sen işinle evlisin. Ben kadınım ama sen erkek misin? Sikmeyi bile beceremiyorsun, erkek müsveddesi… Bıktım artık senin kalkmayan sikinle uğraşmaktan… Anlıyor musun? Bıktım… Bıktım…”

Gözlerimden yaşlar akıyordu bunları yüzüne haykırırken… Yaklaştı, beni kollarının arasına almaya, yatıştırmaya çalıştı.

“Yapma karıcım, üzme beni… Biliyorsun iş stresi, şu bu… Geçici işte… Üzme beni… Seni deli gibi seviyorum. Geçecek bunlar… Bir çaresine bakarız… Yıpratma kendini… ”

“Dayanacak halim kalmadı benim… Gencecik kadınım ben… İhtiyaçlarım var… Geçecek geçecek diyorsun, bunca zamandır geçmedi işte… Hep aynı, hep aynı… Her şey para demek değil ki… Sevişmek istiyorum. Yanıyorum. Ateşimi söndür istiyorum. Ama nerde?”

Öfkeden deliye dönmüştüm, kendimi kaybetmiştim adeta… Her zamanki, ölçülü ev kadını gitmiş, başka bir Gül gelmişti sanki.. Bir elimle kloş mini eteğimi tutup yukarı kaldırdım. Külot yoktu altımda… Diğer elimle çıplak kadınlığımı avuçlayıp ona gösterircesine sıktım,

“Şuna bak… Yanıyor bu… Amım yanıyor… İçine girilsin istiyor. Erkek gibi erkek olsan, doyurursun bunu… Aç bırakmazsın… Neden kalktık geldik buraya? İşinden, şehirden uzaklaş diye… Stres bitsin, sikin kalksın diye, cinsel yaşamımız düzelsin diye… Ama sen ne yapıyorsun? Burada bile iş düşünüyorsun.”

“Yapma Gül… Yaşadığın lüks hayatı, arabaları, yazlığı, her şeyi unutuyorsun. O iş sayesinde oluyor bunlar… Bu kadar büyütme” Artık ikimiz de burun buruna, bağırmaya başlamıştık birbirimize…

“Senin olsun hepsi… Al başına çal. Her şeyim var ama, erkeğim yok. Şimdiye kadar aldatmadım seni, boynuzlamadım, ar namus dedim. Ama bitti artık. Dayanamıyorum. Ayrılalım. Erkek istiyorum ben… Kadınlığımı yaşatacak erkek istiyorum. Bana seksi yaşatacak, beni adam gibi sikecek,sikilmeye doyuracak erkek istiyorum, anlıyor musun beni?”

“Azgın fahişe… Bir sürü vibratör aldım sana… Oynayıp duruyorsun işte onlarla… Şimdiye kadar şikayetin yoktu, benim yanımda sokup çıkarıyordun kızışmış amcığına… Şimdi ne oldu?”

“Aptal herif… Gerçek erkeğin sikinin yerini tutar mı onlar? Sen ne anlarsın? Erkeğin altında ezilirken orgazm olmanın zevkini vermez o sahte plastikler… Öpüşmezler sikişirken… Sevip okşamazlar, bedenime sarılmazlar, öpüp koklamazlar… “

“Abartma işte azgın fahişe…”

“Fahişe ha? Bunca zaman o küçük pipinin kahrını çeken, seni boynuzlamayan ben fahişeyim ha? Ama gör sen, boşanıcam senden, gidip istediğim gibi gerçek erkek bulacağım kendime… Bir işaretime bakar. Senin yanında bile asılıyorlar, en yakın arkadaşların hatta… Haberin yok senin… Gidip erkek bulucam. Hatta erkek değil, erkekler… Birden fazla… Erkekler bulacağım. Koca yaraklı erkekler… Doya doya sevişicem onlarla… Kadınlığımı, gençliğimi, güzelliğimi yaşayacağım. Cinselliğin tadına varmak istiyorum artık… Seksin… Sevişmenin… Sikişmenin… ”

Sustum sonunda…. Bir şey söylemeden bakıştık. Öfke patlaması yaşıyordum. Kocam da şaşırmış, ne diyeceğini bilemeden bakakalmıştı yüzüme… İlk defa böyle bir patlama yaşıyorduk evliliğimiz boyunca… Kısa bir sessizlik oldu. Derenin şırıltısı… Kuşların cıvıldamaları… Rüzgarın sesi… Konuşmadık bir an… Kinle bakışıyorduk. Sonra o sessizliği tok bir erkek sesi bozdu,

“Biz yardımcı olalım mı gençler?”

“Ayy…” diye bir çığlık koparıp korkuyla başımı sesin geldiği yöne, patika tarafına çevirdim kocamla aynı anda… Patika yolun kenarında iki adam… Ellerinde birer tüfek, sırtlarında çanta, gözleri bizde, daha çok bende, sırıtarak bakıyorlar… Sırtlarındaki yelekler, pantolonlar, ayaklarındaki kalın botlardan ava çıktıkları belli oluyor.

Nasıl bu kadar rahat olabildim, nasıl böyle çıplak kalmaya cesaret edebildim diye kendi kendime kızarak aniden eğildim, yerdeki tişörtümü alıp arkamı döndüm erkeklere, sırtıma geçirdim. Tekrar onlara döndüğümde nerdeyse burun buruna geldim adamlarla…

Bir anda patikadan aşağıya inmiş, yanımızda bitivermişlerdi ben tişörtümü giyene kadar… Kocam beti benzi atmış bir halde adamlarla benim arama girip beni perdelemeye, korumaya çalışarak,

“Ne.. Ne diyorsunuz siz arkadaşlar? Ne işiniz var burada?” diye kekeledi.

Korkuyla erkeklik gösterisi arasında kalmış bir tavrı vardı. Ve ben bile etkilenmemiştim onun söylediklerinden… Korktuğu o kadar belli oluyordu ki… Nitekim öndeki adam tınmadı bile,

“Siktir lan…” diyerek eliyle kocamın kolundan tutup yan tarafa savurtuverdi. Bu ani hareketi beklemeyen kocam yerdeki çakılların üzerine seriliverdi boydan boya…

Adamla göz göze geldik. Bende de korku, ama daha çok öfke vardı. Bu iki yabaninin çıplak bedenimi görmesine sebep olmuştum. Kendime, kocama, adamlara öfke doluydum.

Adamlarsa yiyecek gibi bakıyorlardı bana, tişörtün saklayamadığı, inip kalkan göğüslerime, mini eteğimin meydanda bıraktığı çıplak bacaklarıma… Lider tavırlı olan önümde, diğeri yan tarafıma geçmişler beni seyrediyorlardı. Elimde olmadan ürperdim, göbeğimi açıkta bırakan tişörtün eteklerini tutup çekiştirdim, örtmeye çalıştım. Ben göbeğimi örtmek için alttan çekince bu kez memelerim çataldan aşağı açıldı. Kendi haline bıraktım ben de…

Esmer, sakalları uzamış, iri yapılı, ayı gibi bir şeydi önümdeki adam… Önü açık, göğsünün kılları görünen kareli gömleğinin kollarını sıvamıştı. Tüfeği tutan kürek gibi elleri, kalın bilekleri göze çarpıyordu.

“Deminki muhabbetiniz yarım kaldı bayan…” dedi o kalın sesiyle… Alaycılık vardı biraz sesinde, çokça istek, şehvet… Gözlerindeki bakışlar tamamlıyordu o şehveti… Dişisini görmüş vahşi hayvan bakışları vardı o gözlerde…

“Ne muhabbeti? Ne diyorsunuz siz?” dedim.

“Kocanla yaptığın muhabbetten bahsediyorum. Hani sikemiyordu seni kocan… Kendine erkek bulacaktın gidip… Amcığın yanıyordu hani… Yarak istiyordu… Sikilmek istiyordu… O muhabbet diyorum…”

Elindeki tüfeği bir anda indirip namlusuyla eteğimi kaldırıverdi. Korkuyla irkildim, eteğimi indirmeye, iki vahşinin gözleriyle sikmeye başladığı kadınlığımı örtmeye çalıştım. Kendimi bir adım geriye attım. Arkama baktım telaşla, arkamda dere var, gidecek yerim yok. Yan tarafa bir adım atayım dedim, ikinci adam sırıtarak önüme geçip engel oldu hareketime… Önümde de koca ayı… Kaçacak yerim yok. Çaresiz kaldım.

“Kocamla benim aramda bunlar… Sizi ilgilendirmez. Bırakın gidelim.” dedim öfkeyle…

“Yoo… Artık bizi de ilgilendiriyo. Kamu malı oldunuz, halka açıldınız bağıra bağıra… Biz centilmen adamlarız bayan… Kulak misafiri olduk, derdinizi duyduk, zor durumda olduğunuzu öğrendik. Size yardıma geldik. Sizin derdinizi hallediverelim gari dedik, öyle mi Rıfat? Yalan mı diyom?”

“He valla… Doğru söylüyon ağam…” dedi yardakçısı… Sırıtıyordu. Bana bakıyordu direkt, nerdeyse salyaları akacaktı açık ağzından… “Yardım edek size bağyan… Heç merak etme, bi çırpıda hallederiz derdini, tasa etme… Senin dermanın oluruz. Sike doyururuz seni…”

Bunu söylerken elini pantolonun önüne atmış, kabarıklığını okşuyordu hayvan… Arsız, yüzsüz herif, bir anda siz’li konuşmaktan vazgeçmiş, sen demeye başlamıştı cümlenin ortasında… O anda kocam yerden kalkıp aramıza giriverdi. Kollarını açıp beni heriflerin sikici gözlerinden korumaya çalıştı.

“Bakın, sorun istemiyoruz tamam mı? Bırakın çekip gidelim. Başımıza bir şey gelecek olursa fena halde başınız ağrır. Siz kim olduğumu bilmiyorsunuz benim…” diye efelendi. Yardakçısının ağam diye hitap ettiği ayı gülerek sordu,

“Peki sen bizim kim olduğumuzu biliyo musun beyfendi?”

“Nerden bileyim kim olduğunuzu bu dağ başında? Ne önemi var şimdi bunun?” dedi kocam…

“Bak iştee… Ne güzel, kimse kimseyi tanımıyo… İşimizi görüp gidicez, sizin derdinizi de halledicez. Güzel karını bir güzel sikicez…”

“Ne diyorsun ulan sen?” diye bağırarak yakasına sarıldı kocam, kendini kaybetmiş gibiydi. Daha cümlesini bitiremeden, ağanın elini kaldırmasıyla kocamın suratına okkalı bir Osmanlı tokadı yerleştirmesi bir oldu. Kendi etrafında şöyle bir dönen kocam yere yığılıp kaldı. Elleriyle yüzünü tutuyor, burnundan kan boşanıyordu.

“Kal orda şehir züppesi…” diye hırladı tepesinde ağa… “Kalkarsan gebertirim. Hasan benim adım… Dediğimi yaparım, ona göre ayağını denk al… Biz seksi karının ifadesini alırken, karnını doyururken sen orda uslu uslu oturacaksın, tamam mı? Anlaştık mı? Başını salla, anladığını anlayam ben de… Yoksa gebertirim şuracıkta seni, leşini köpekler yer…”

Kocam kanlı ağzı burnuyla başını salladı evet anlamında çaresizce… Ben ise ümitsizce bakınıyordum. Ne kaçacak yerim vardı, ne de yardım edecek birileri… Bu dağ başında yapayalnızdım bu ayılarla… Hasan bana döndü kocamı azarladıktan sonra,

“Şimdi gelelim sana küçük hanım…” dedi. “Vakit geldi. Şu derdin neymiş bana da anlat bakalım. İyice anlayalım, ona göre çare bulalım derdine…” derken elindeki tüfeği adamına uzatıyordu. Üstündeki avcı yeleğini çıkarıp attı. Sikici bakışlarla beni baştan aşağıya süzerken gömleğinin düğmelerini açtı, onu da çıkardı.

Belden yukarısı çıplaktı şimdi. Ayağında pantolon ve kalın botlar kalmıştı. Kıllı bedeni kas yığınıydı. Her hareket ettiğinde kasları yumru yumru görünüyordu kalın bedeninde… Geniş göğsü, dümdüz karnı, nerdeyse belim genişliğinde pazuları, kocaman pençeleri… Tıpkı bir ayı gibiydi karşımda…

Ani bir kararla yan tarafa atıldım birden, karşıma Rıfat çıktı yine… Durdum, ikisi yan yana geçişimi, kaçışımı engelleyecek şekilde karşımda duruyorlardı. Arkamda dere vardı, sesini duyuyordum.

Ben de arkamı döndüm, dereye doğru atıldım. Su dizlerime geliyordu ilk anda… Buz gibi suyu bacaklarımda hissedince titredim. Erkekler arkamda duraklamışlar, beni izliyorlardı. Niye takip etmiyorlar diye düşünerek ilerledim, karşı kıyıya geçmeyi, kaçmayı düşünüyordum.

İki adım daha atınca su birden derinleşiverdi. Bir anda belime kadar suya gömülmüştüm. İki üç metre genişliğindeki derenin bu kadar derin olması bir anda şaşırttı beni… Suyun akıntısı da güçlüydü. Tam ortadaki bir kayaya tutunmak zorunda kaldım. Su nerdeyse beni götürecekti, öyle şiddetli akıyordu burada… Hasan seslendi arkamdan,

“Boşa uğraşma güzelim… Balım… Geçemezsin. Bizi bile zorlar bu su, ilerde köprüden dolanırız. Hadi gel bu tarafa sultanım… Amın götün donacak yoksa, hasta olacaksın.”

Kayaya zorlukla tutunmuş vaziyette, hırsla dört bir yana bakındım. Dişlerim takırdıyordu suyun soğukluğundan… Doğru söylüyordu, su geçilecek gibi değildi. Kendimi bıraksam diye düşündüm, hemen vazgeçtim.

Hangisi daha kötü diye düşündüm bir an… Boğularak ölmek mi? Yoksa bu ayıların gönlünü yapmak mı? Ölmek? Yo, bu genç yaşımda, hele boğularak ölmek… Geriye dönmeliydim. Belki… Bir umut… Yalvarsam, yakarsam, bırakmalarını istesem, ayaklarına kapansam…

Korka korka ellerimi bıraktım. Akıntıya karşı koymaya çalışarak bir iki adım attım. Hasan kıyıdan tüfeğinin namlusunu uzatıyordu tutmam için… Ucundan yakaladım, ondan destek alarak şiddetli akıntıyı alt etmeye çalıştım, kenara yaklaştım.

Suyun zemini iri kayalarla doluydu, yosun kaplı, kaygan… Spor ayakkabının tabanı yosunlu kayada kayıverdi birden… Boylu boyunca kapaklandım suyun içine… Nefes boruma kaçan suyun etkisiyle öksürmeye başlamıştım ki, Hasan iki adımda yanıma geldi, elini uzatıp yakalayıverdi elimi, tutup hızla kendine çekti. Kaldırıp kucakladı. Kuş gibi kaldırıp kollarının arasına aldığında hala öksürüyordum.

Yine iki adımda dere kenarına çıktık. Buz gibi suyun etkisiyle dişlerim resmen trampet çalıyordu. Titriyordum. Belden yukarısı çıplak adam ıslak ayaklarıyla hiç etkilenmemiş görünüyordu soğuk sudan… Beni kucağından indirip ayaklarımı yere bastırdı.

Üstümdeki sırılsıklam olmuş askılı tişört ıslak bedenime yapışmış, tüm hatlarım meydanda, sanki hiçbir şey giymemişim gibi duruyordu. Meme uçlarım tüm ayrıntılarıyla tişörtün ıslak kumaşından görünüyordu. Hasan elini uzattı, ıslak tişörtün yakalarından tutup cart diye yırttı, bir anda çıkarıp attı.

Neye uğradığımı şaşırmış, aptal aptal bakınıyor, memelerimi kapatmaya çalışıyordum. Hasan eğilip yerdeki kalın oduncu gömleğini alıp sırtıma geçirdi. Gömleğini battaniye gibi sardı ıslak ve çıplak bedenime… Kollarıyla da kendine çekip sımsıkı sardı beni…

Ohhh… İyi gelmişti. Ayının ter kokan gömleğinin sıcaklığı içimi ısıtmıştı bir anda… Başımı kıllı göğsüne gömmüş, gözlerim kapalı, kendimi kollarına bırakmıştım. Neden sonra, dişlerimin takırdaması geçince kendime geldim, kollarından sıyrılıp kurtuldum, kendimi geriye çektim biraz… Üç erkeğin gözleri benim üzerimdeydi. Üçü de hayran hayran bana bakıyorlardı.

Baktım, üstümdeki oduncu gömleğinin önü tamamen açıktı. Benim kavun irisi memelerim meydanda, uçları parmak gibi kabarmış vaziyette, memelerim inip kalkıyor… Elimle gömleğin yakalarını tutup örtmeye çalıştım ne kadar örtebilirsem… Tabi bu arada iki tecavüzcü adayım da göreceklerini çok yakından görmüşlerdi.

“Offf…” diye inledi Hasan. Uzattığı elinden kaçınmama rağmen göğüslerimi zorla avuçlayıp okşadı… “Harikasın yavrum. Senin gibisini görmemiştir bu dağlar… Taş gibi memelerin var anam avradım olsun”

“Dokunma bana…” diye tısladım, memelerimi avuçlayıp acıtan eline vurdum. Güldü,

“Az önce sarılıyodun bana yavrum? Dokunma demiyodun, içime gircektin.”

“Donuyordum ondan… Sana bayıldığımdan değil geri zekalı…”

Bu kez tokat benim yanağımda patladı. Kocama vurduğu kadar olmasa da yine canım yanmıştı. Ay diye bağırıp yanağımı tuttum. Kıvılcımlar çakıyordu gözlerimde, yanağım kıpkırmızı yanıyordu. Islak, uzun saçlarımdan tutup başımı çekti, dudaklarını hırsla, sertçe dudaklarıma bastıra bastıra öptü. Sonra da geri çekti, gözlerimin içine bakarak,

“Terbiyeli ol. Yoksa başına geleceklerden ben sorumlu olmam. Ayağını denk al kadın…”

Adamın kuvvetli pençeleri etime geçtiği yeri morartırcasına sıkıyor, canımı yakıyordu. Çırpındım umutsuzca, kaçmaya çalıştım, beceremedim. Pençelerinden kurtulamadım. Beni tuttuğu gibi sürükledi, biraz ilerideki çimenlerin üzerine yatırdı zorla…

Ben altında çırpındıkça hoşuna gidiyor, gevrek gevrek gülerek çaresizliğimle alay ediyordu. Arada bir eğilip tüm ağırlığını üstüme veriyor, altında ezerek dudaklarıma yumuluyor, öpüyordu. Çıplak göğsünün kıllarını meme uçlarımda hissediyordum öpmek için eğildiğinde…

Yoruldum sonunda… Çırpınmaktan vazgeçtim, kollarım iki yana düştü hareketsiz… Üzerimdeki ayı her yerimi ayrı mıncıklıyor, bıyıkları, sakalları yüzüme, yanaklarıma, boyunlarıma bata bata öpüyordu her yerimi… Gömleğin yakalarını iki yana açmış, meydana çıkan memelerimi avuçluyor, sıkıyor, uçlarını parmaklarının arasında ovalıyordu. Kasıklarım karıncalanmaya başladı birden… Meme uçlarımdan bir elektrik akımı tüm vücuduma yayılıyordu sanki…

Hasan ellerimi tutup başımın üzerinde birleştirdi, bastırdı. Kasıklarını kasıklarıma bastırıyor, kıpırdamama fırsat bırakmıyordu. Pantolonunun önündeki sertliği hissettim durunca… Taş gibi batıyordu karnıma, göbeğime…

Ben hareketsiz durunca bacaklarıyla bacaklarımı aralayıp arasına girdi, sertliğini kadınlığıma yapıştırdı. Zaten kısacık etek biz boğuşurken sıyrılmıştı belime kadar, altım çıplak vaziyetteydim. Pantolon kumaşının üzerinden penisinin sıcaklığını hissettim organımın dudaklarında…

“Ihhh…” diye inledim. Kendime inanamıyordum. Bu kadar kaçınma, mücadele, çırpınmanın sonunda zevk alıyordum. Ayının sikinin sıcacık teması beni zevkten inletiyordu.

Son darbe oldu bu… İnlememi duyunca daha bir hırslandı adam… Dudaklarımı kemirmeye, memelerimi acıtarak yoğurmaya, bedeninin ağırlığını arttırmaya başladı. Başımı yana çevirdim gözlerimdeki isteği, şehveti görmesin diye… Daha kötü oldu.

İki erkek bizi izliyordu biraz ötemizde… Elini pantolon fermuarını açıp içeriye sokmuş, sikini avuçlayan Rıfat ve burnunun kanları kurumaya yüz tutmuş kocam… Gözleri açılmış, heyecanla bize bakıyorlardı. Benim çıplaklığıma, Hasan’ın altında kıvranmama…

“Zevk alıyo ağam… Orospu zevk alıyo…” dedi diğeri… Kocamın yanında hem de… Sanki kocam farkında değilmiş gibi… Üstümde beni yiyip duran azgın köpek zevk aldığımı hissetmiyormuş gibi…

“He gardaş… Zevklenmeye başladı kahpe… Yarağın tadını aldı ucundan… Gör bak, neler yapacak bu orospu, nasıl alcak benim yarağı… Sen ne diyosun züppe? Zevk alıyo de mi? Bunca yıldır siktiğin karın senin… Sen daha iyi bilirsin? Söylesene ulan…” Kocam gözleri parlayarak cevapladı adamı,

“Evet… Daha iyi bilirim. Zevk alıyor…”

“Sikeyim mi karını ulan? Senin önünde sikeyim mi ha? Cevap ver züppe…” Rıfat gülerek kocamın ensesine bir tokat attı hafifçe,

“Söyle ulan, ağam siksin mi karıcığını?” Kocam gözlerini bir an bile ayırmamıştı benden…

“Evet…” dedi heyecanla…

“Ne evet? Siksin mi, söylesene…”

“Evet… Siksin… Karımı siksin… Amına koysun… Karımın da istediği buydu zaten… Siksin karımı… Siz bakmayın, numara yapıyor. Amcığı sulanmıştır bile orospunun… Siksin karımı… Sen de sik… İkiniz de sikin kahpeyi… Ben doyuramadım yarağa, siz doyurun bari… Sesi kesilsin, yarak diye diye bağırmasın”

Kahkahalarla güldü ikisi de… Kocam da pantolonunu indirmiş, kalkmış sikini okşuyordu şimdi… Bana… Bu dere kenarında, elin ayısının zorla sikmek üzere olduğu karısına baka baka…

Hasan elini araya sokup pantolonun fermuarını indirdi, sikini çıkardı dışarıya herhalde ki, hemen arkasından suda buz kesmiş kasıklarımın, kadınlığımın üstünde çıplak erkekliğinin ateş gibi sıcaklığını duydum.

İster istemez bacaklarım aralandı biraz daha… Ateş gibi yanan sikini benim yanmaya başlayan amımın dudaklarına sürttü. Evet, az önce buz gibi dere suyunun içinde donan amım şimdi yanıyordu. İstiyordu. Islanıyordum git gide…

Başımı kaldırıp görmeye çalıştım onu… İçime girmeye çalışan erkekliğine baktım. Kıllı bedeninde traş ettiği kasıkları, bileğim kalınlığındaki erkekliği, mor renkteki amıma dayanmış kocaman başı… Başım dönmeye başladı.

O demir gibi, ateşten yanan sikinin gövdesini sürtüp durdu bir süre… Kabaran klitorisimin üzerinde ıslak ıslak gidip geldi kalın yarak… Kıvrandım… Kalçalarım hareketlenmeye başladı. Altımdaki çimenler sırtımı, üstümdeki ayının kılları ön tarafımı okşuyordu sürekli… Zevkten inliyordum artık, kıvranıyordum… Dayanamıyordum. Biraz daha açtım bacaklarımı, içime alabilmek için araladım. Biraz daha…Üstümdeki ayı durdu,

“Ne dersin sultanım? Ağzına layık mı yarrağım? Amın kabul eder mi? Sikeyim mi seni? Bak, kocandan izin aldım. Sik karımı diyo pezevenk kocan… Sen de istiyo musun sikmemi?”

“Evet…” dedim belli belirsiz… Hala duruyor, hareket etmiyordu. Huzursuzca kıpırdandım. Sesimi yükselttim bu kez, istekle, sabırsızlıkla bağırdım. “Evet… Sik beni… İstiyorum işte… İstediğimi biliyorsun hayvan… Sikini istiyorum senin… Yarrağını… Sok artık…”

Sokmadı. Siki kadınlığımın üzerinde dururken eğilip dudaklarımı öptü nazikçe… Titredim. Zevkle ürperdim. Başımı kaldırıp dudaklarını aradım ben de… Alt dudağımı hafifçe ısırdı vahşi herif… Bu hareketi kanımı daha çok kaynattı. Belden yukarımı kaldırıyor, memelerimi onun göğsüne sürtmek, dudaklarını öpmek için kıvranıyordum. Düpedüz gözlerimden yaş geliyordu artık,

“Ohhh… Hadi erkeğim… Hadi sik beni… Becer… Yalvartma beni artık… Sok şu sikini içime… Yarağını sok. Hadi… Hadi… Sikk…”

Am dudaklarımı zorlayan erkekliğin başı içime girdi. Yumruk gibiydi kapımda… Hissediyordum onu… Kalınlığını… Sonra bir anda amıma gömdü sikini… Aahhh… İnsafsızca, vahşice gidip gelmeye başladı vajinamda…

Canım yanıyordu kalın yarak içimi yardıkça… Ama daha fazla da zevk alıyordum. Artık aldığım zevki saklayamıyordum onlardan… Feryat figan, bağıra bağıra sikiliyordum mağara ayısının altında… İlk orgazmımı yaşattı bana… Durmadan devam etti. İçinden sular fışkıran amımda gidip geldi.

Ellerimi bırakmıştı çoktan… İnip kalkıyordu üstümde durmadan… Az önce boşalmama rağmen zevkten kıvranıyordum. Amımda durmaksızın, dinlenmeksizin gidip gelen sikin sürtünmeleri öldürüyordu beni… Boynuna sarıldım. Bedenimi onun kıllı bedenine yapıştırdım. Memelerim ezildi. Boynunu ısırdım zevkten… O da acıyla, zevkle inledi. Hoşuna gitmişti dişlerimi omuzlarında hissetmek…

Kendine yakışanı yaptı. Ayı gibi böğürdü boşalmaya yaklaştığında… Kulağımı yalarken zevkten hırıldıyordu. Bacaklarımı beline doladım. Altında yuvarlandım. Ne istediğimi anladı hemen, yana devrilip beni üstüne çekti.

Bir kısa zaman dilimi bekledim hareketsiz… Hemen gelmesini istemiyordum. Sonra ellerimi göğsüne koydum, oturup kalkmaya başladım üstünde… Çılgın bir tempo tutturmuştuk ikimiz de… Gözlerim kısılmış, dudaklarımı ısıra ısıra amımdaki yarağın zevkine varıyor, her hücremde hissediyordum kalınlığı…

Ben kalın yarağın üstünde inip kalkarken dudaklarımı öptü biri… Gözlerimi açtım. Rıfat… Soyunmuş, çırılçıplak yanımıza gelmişti… Ben de öptüm. Diliyle yaladı dudaklarımı… Öpüştük. Ayağa kalktı sonra… Kalkmış sikini ağzıma dayadı. Onun siki de epey hatırı sayılır bir uzunluğa sahipti. Damarlarını okşadım dilimle, ağzımın içine alıp emdim. Alttan Hasan sona yaklaşmış, memelerimi avuçlarken, hızla, hırsla vajinamın içine içine vurduruyor, darbeleri beni sıçratırken, ben ağzımın içinde Rıfat’ın sikini emiyordum.

Hasan sonunda amıma boşaldı. Son bir kasılmayla döllerini içime püskürtürken ben ikinci kez gelmeye başladım. Gözlerim kaydı, Rıfat’ın ağzımdaki sikini çıkarıp beline sarıldım düşmemek için… Rıfat saçlarımı kavramış, tükürüklerimden ıslanan sikini sıvazlayarak otuzbir çekiyordu hızla… O da spermlerini yüzüme attırdı kısa sürede… Dalga dalga yüzüm gözüm bembeyaz spermleriyle kaplandı.

Kendimi sırt üstü yan tarafa, çimenlerin üzerine bıraktım. Hasan yattığı yerde kalmıştı. Rıfat diz çökmüş, kendine gelmeye çalışıyordu. Kendime hayret ediyordum. Kocamla sıcacık yatağımızda yeni evliyken bile beraber boşalmamıştık hiç… Erken gelirdi hep… Beni sik gibi bırakırdı tek başıma… Bugün üç kişi birden aynı anda boşalabilmiştik. İki erkeği mutlu edebilmiştim. Kendim de bulutların üzerine çıkmıştım adeta…

Ben bunları aklımdan geçirirken kocamın gölgesi düştü üzerime… Siki elindeydi. O da sıvazlıyordu sikini… Yüzüne baktım. Yalvarırcasına, aç kalmış bir kedi yavrusunun gözleriyle bakıyordu bana… Haline acıdım zavallının… Bacaklarımı araladım, elimle amımın dudaklarını ikiye ayırdım. Hasan’ın dölleri süzülüyordu am dudaklarımdan…

“Sen de sikmek istiyorsun galiba kocacım…” dedim.

“Evet… Lütfen… Bırak gireyim içine…” diye yalvardı, elindeki yarı sert minik sikiyle…

“Ama beni az önce siktiler aşkım…” Elimi uzatıp Hasan’ın elini sıktım mutlulukla, teşekkür edercesine… Minnetle… Kocama döndüm, “Koca yaraklı biri az önce sikti beni… Amımda senin değil, yabancı bir erkeğin dölleri var… İçime boşalttı taşaklarını… Bak, beyaz beyaz nasıl akıyor spermleri…” Gözleri oramdaydı… İstekle parlıyordu o gözler… Ne istediği öylesine belliydi ki… İstediğini vermeliydim ona…

“Evet karıcım… Dölleri akıyor…” dedi fısıltıyla…

“İstersen temizle onları, öyle sik beni kocacım… Beni siken koca yaraklı erkeğin döllerini yalaya yalaya temizle amcığımı… Sonra sikmene izin veririm belki…” Kocam önümde diz çökünce Hasan yan tarafımda güldü,

“Ulan züppe? Yapacak mısın karının dediğini yoksa?”

“Yapcak valla ağam… Bakışlarını beğenmedim ben bunun…” diye atıldı Rıfat da…

Kocamsa aldırmadı bile onların alaylarına… Dizlerinin üstünde yaklaştı, bacaklarımın arasına girdi. Hala amıma bakıyordu şaşkın şaşkın… Sonra başını eğdi, kasıklarıma kapandı, dilinin ucuyla klitorisime dokundu. En hassas yerimdi ve kocamın dili titretti, ürpertti beni… Sonra da o dilini amımın dudaklarında boydan boya gezdirmeye başladı.

Sündüre sündüre emiyordu amımı… Daha aşağıya indi, diliyle kadınlığımın her tarafını yalıyor, Hasan’ın hala içimden oluk oluk süzülmekte olan döllerini temizliyordu. Dudaklarını olduğu gibi am dudaklarımın üzerine kapattı bir kadınla dudak dudağa öpüşürcesine, vantuz gibi emdi, yaladı yuttu…

Saçlarından tutup başını çektim yukarıya… Doğrulup kalktığında ağzı burnu ıslaktı kocamın… Gözleri parlıyordu. Amımdaki yabancı bir erkeğin spermlerini yalayıp yutmak sikinin iyice sertleşmesine yaramıştı. Bense adeta bir sokak köpeği gibi amımı yalayan kocamın dilinin etkisiyle uçuşa geçmiştim tekrar…

“Mımmm… Hadi gir artık içime kocacım… Sen de sik beni… Sikilmiş karını sen de sik bebeğim… Sikemiyorsun ama, amcığımı çok güzel yalıyorsun… Hakkını yemeyeyim…” dedim istekle…

Dediğimi yaptı. Diğer erkeklerin yarısı büyüklüğündeki sikiyle ıslak amımda gidip gelirken boynuna sarılıp bir bebek gibi kendime çektim kocamı… Öyle tahrik olmuştum ki… Az önce sikilmiş amıma kocamın da girmesi, beni sikmeye çalışması beni öylesine tahrik etmişti ki… Kasılmaya başladım. Sonunda kocam da boşaldı içime… Yanıma devrilip kaldı.

Yattığım yerden kalktım, derenin kenarına gidip suya girdim. Elimi yüzümü, erkeklerin spermleriyle kaplı bedenimi yıkadım, temizledim bir güzel… Geriye döndüm, Hasan’ın gömleğini alıp kurulandım. Sonra da gömleği yere serip plaj havlusuna yatar gibi çırılçıplak uzandım sırt üstü, ellerimi başımın altına koydum… Doymuş, rahatlamış, huzur doluydum. O seks yapamamanın verdiği gerginlik bitmişti artık…

Erkekler de suya girip temizlendiler. Sonra da giyinmeye başladılar. Gözleri bendeydi yine… Hiç sakınmadan çıplak yatışıma bakıyorlardı hala doymamış, aç gözlerle… Bacaklarımı aralayıp tüysüz kadınlığımı okşadım bir güzel… Sonra da,

“Eeee? Şimdi ne yapıyoruz bakalım?” dedim beklentiyle… Hasan ile Rıfat bakıştılar bir an, sonra bir kocama, bir bana baktılar. “Burada bitecek mi? Bu kadar mıydı?” dedim gülümseyerek, şımarık bir edayla…

“İstersen benim çiftliğe gidelim sultanım, orda devam ederiz.” dedi Hasan. “Cip şu ilerde… Daha rahat ederiz orda, di mi Rıfat?” Rıfat gözleri bende,

“He valla ağam, ben de doymadım daha bu güzelliğe… Bi güzel dadına bakaydım iyiydi.” Kocama döndü, “Avradın hasıymış senin karı beyim… Cins kısrak gibiymiş yemin olsun. Zaptedene aşk olsun… Ama merak etme, ağam doyurur senin kısrağı…” Hasan gülerek,

”Hadi sen de bizimle gel boynuzlu pezevenk… Gel de doymaz karını nasıl doyurduğumu gör, nasıl siktiğimi seyret… Arada sen de sebeplenirsin sayemizde… ”

Hasan elimi tutup kalkmama yardım etti. Ayağa kalkınca sarılıp dudaklarımdan öptü, memelerimi, kalçalarımı sıkıp bıraktı. Üç erkeğin arasında çırılçıplak bekledim. Rıfat iki parça giysimi, ayakkabılarımı toplayıp geldi etraftan…

Tişörte baktım, iki parça olmuştu Hasan yırtınca, giyilecek hali kalmamıştı. Hasan gömleğini uzattı tekrar… Çıplak bedenime onun erkek kokusu sinmiş gömleğini geçirdim, kokusunu içime çektim. Eteğim hala ıslaktı, kurumamıştı, giymedim. Hasan’ın gömleği anca kalçalarımı örtüyordu, yeterliydi. Kendisi de cipten atletini alıp giydi. Yola çıktık hep beraber…

Çiftlik yoluna sapan üstü açık cipin önünde, Hasan’ın yanına kurulmuş, saçlarım uçuşarak giderken beni nelerin beklediğini hayal etmeye çalışıyordum. Rıfat ile kocam arkadaydı.

Hasan’ın bir eli direksiyonda, bir eli üstümdeki tek giysi olan oduncu gömleğinin altında, bacaklarımı okşuyor, çıplak amımı karıştırıp duruyordu. Arkama, deri koltuğa yaslanıp bacaklarımı araladım. Kendimi memnuniyetle koca ayımın pençelerine, ıslak amıma girip çıkan dolma gibi parmaklarına bıraktım.

Artık mutluydum.